
Haftanın Gündemi ve 78. Cannes Film Festivali
29 Mayıs 2025 · 22 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu haftaki programımızda haftanın sinema gündemini ve 78. Cannes Film Festivali'ni inceledik. Keyifli dinlemeler...
Transkript
Altyazı M.K.
Herkese merhaba, Sinematris't'e Görkem Ögeli birliktesiniz.
Bu haftaki programımızda üzerine konuşulacak çok şeyimiz var.
Hazırsanız başlayalım.
Neresinden bakarsanız bakın sadece sinema adına değil elbette.
Selebriti dünyası, bir yandan moda, vizyon, konuşulanlar, sohbetler falan.
Evet güzel yani sadece sinema...
gözüyle Cannes Film Festivali'ne bakmaya elbette gerek yok.
Bir eğlence organizasyonu olarak baksak da gündümü meşgul ediyor diyebiliriz.
Ve bu arada şu an gösterimde olan Şafağa Kadar ve Sondura Kanbağı filmlerini de izledim.
Onların da birer incelemesini size sunmak istiyorum ama Cannes Film Festivali tabii daha önemli bir gündem değil mi?
Tabii. Şimdi Cannes Film Festivali'ni konuşmadan olmaz.
Cannes Film Festivali ezer diyelim ve biz bu iki filmi şimdilik bir kenara ayırıp Kan Film Festivali'ne odaklanmaya çalışalım.
Ve bu arada görevimiz tehlikeyi de en kısa zamanda izleyip size bir incelemesini sunmaya çalışacağım.
Onun da sözünü burada vermiş olayım.
Bu senenin Kan Film Festivali incelemesine geçmeden önce ben yine size gündemde neler var, salonlarda neler var bunlardan kısaca bahsetmeye çalışayım.
2025'in en parlak...
Projelerinden iki tanesi son iki hafta içerisinde gösterime girdi.
Bir tanesi geçtiğimiz hafta giren Sondra Kanbağı filmi gösterime girdiği hafta sonu 50 milyon doların üzerinde hasılat yaparak o hafta sonunun...
Ve ilk haftasında da toplam 150 milyon dolar hasılat yaparak gişenin lideri konumuna geldi.
Genel olarak puanları da yüksek denebilir.
Yani sinema severler serinin son bölümü olan kan bağı filmini de...
Pek de sahipsiz bırakmamış gibi görünüyor.
Ve son haftada elbette Tom Cruise'un yapımcılığını ve başrolünü üstlendiği artık kaç 8.
bölüm oldu galiba.
8. bölümüyle Görevimiz Tehlike son hesaplaşma filmi gösterime girdi.
Benim bu programı yaptığım gün itibariyle henüz ilk hafta sonu hasılatı belli değil ama gayet ilgiyle karşılanmış gibi görünüyor.
Şu an gündemde olan en önemli...
iki filmin görevimiz tehlike ve son durak kan bağı filmi olduğunu söyleyebiliriz.
Elbette son birkaç haftanın gündemde olan filmleri hala gösterimde.
Bir tanesi Minecraft Movie hala gösterimde.
Thunderbolts filmi hala gösterimde.
The Sinners filmi hala gösterimde.
Şu an hasılat listelerine baktığımızda da yılın en çok izlenen filmi artık kesinleşti diyebiliriz.
Daha Mayıs ayındayız ama 2 milyar dolar hasılata ulaşan.
Çin'den gelen animasyon film Neza 2, 2025'in daha şimdiden en çok izlenen filmi konumuna gelmiş durumda.
Bu birincilik kürsüze herhalde değişmeyecektir diye tahmin ediyorum.
2 milyar dolar zaten sinema tarihinin en çok izlenen ilk 3-5 filmi arasına girdiği için Neza 2 bu konumunu kaybetmeyecektir diye tahmin ediyorum.
The Minecraft Movie 930 milyon dolara geçti yani yüksek olasılıkla o da yılının en çok izlenen filmi.
Halen yılın en çok izlenen 3.
filmi Kaptan Amerika, Cesur Yeni Dünya filmi 415 milyon dolar hasılatla yılın en çok izlenen üçüncü filmi konumunda.
Bu 410 milyon yani yılın en çok izlenen üçüncü filmi için yüksek bir hasılat sayılmaz.
Yani 400 milyon dolar sınırının üzerine çıkacak başka filmler olacaktır yüksek olasılıkla.
Mesela Görevimiz Tehlike üçüncülüğe kadar yükselecek gibi geliyor bana.
Tabii ezberden konuşmayalım ama dördüncü en çok izlenen film 2025'in.
335 milyon dolar hasılatla Thunderbolt ve 5.
de Sinners filmi.
O da 330 milyon doları hemen hemen yakaladı.
2025'in en çok izlenen ilk 5 filmi bunlar.
Ama evet bu sıralama mutlaka başka güçlü projelerle değişecektir diye tahmin ediyorum.
Şimdi önemli bir proje var.
Bundan yine geçmiş sinematristlerde bahsetmiştim.
Darren Aronofsky'nin yeni filmi Cards Tailing.
Cards Tailing'in başrolünde de yakın zamanın en parlak yıldızlarından bir tanesi olan Austin Butler yer alıyordu.
New York'taki suç dünyası ile ilgili bir film olacağını da söylemiştik.
İyi bir proje olacak diye tahmin ediyoruz demiştik.
İşte Cards Tailing'in fragmanı yayınlandı.
Merak eden arkadaşlar mutlaka bir göz atsınlar.
Bu filmden beklentilerimiz yüksek ve...
29 Ağustos'ta Türkiye'de gösterime girmesi planlanıyor.
Neredeyse 3 ay kadar bir zaman var.
Darren Aronofsky'den yeni bir bomba geliyor gibi görünüyor.
Umuyorum ki çok da iyi bir film olacaktır.
Zamanı geldiğinde tabi izlemeye ve sizlere bir inceleme sunmaya çalışacağım.
Yakın zamanın yine parlayan iki yıldızını bir projede anacağız ama bunun üzerine uzun uzun konuşmak lazım.
Şimdi uzun konuşmayacağım gösterimi girdiğinde bundan bahsetmeye çalışırım.
Barbie projesinin yönetmeni Greta Gerwig tabii o Barbie projesindeki başarısıyla Hollywood'un da neler yapacak diye beklenen sinemacılarından bir tanesi haline geldi.
Greta Gerwig Narnia.
diyebildiğimiz fantastik edebiyatın en önemli eserlerinden bir tanesinin yeni uyarlamasını yapacak Yönetmenliğini üstlenecek.
Bu çok önemli bir proje olacak gibi görünüyor.
Şimdi Narnia daha önce bunun filmleri yapılmıştı yani.
Hatta özellikle 2000'li yılların başında gösterime giren Peter Jackson'ın yönettiği Yüzüklerin Efendisi projeleri çok başarılı olunca fantazi türündeki sinema filmleri böyle tabii bir yükselmiş
gibi olmuştu. Yüzüklerin Efendisi de bitince biz fantastik filmler yapalım.
Fantastik edebiyat uyarlamalarına biraz daha fazla alan açalım.
Diyen yapımcılar Narnia romanlarını sinemaya uyarlamışlardı ve Len Efendisi'nin başlattığı rüzgardan yararlanmak istemişlerdi.
O projeler sevilmişti genel olarak yani kötü filmler değillerdi ve gişede de başarısız olmamışlardı ama Elbette tabii böyle bir yüzüklerin efendisi Rüzgar'ı da yaratamamışlardı.
İşte o filmlerin üzerine aradan 15-20 yıl kadar bir zaman geçtikten sonra Narnia romanlarının öncüsü yani o macerayı başlatan öykünün uyarlamasını
yapacak Greta Gerwig.
Bu proje merakla bekleniyor diyebiliriz.
İşte Greta Gerwig'in yeni Narnia uyarlamasında Yakın zamanın parlak oyuncularından biri olan Carey Mulligan'ın oynayacağı da açıklandı.
Carey Mulligan 3 kez Oscar adayı oldu ve kariyerinin başlangıç dönemlerinde hani sevimli tatlış güzel sarışın...
İmajı biraz vardı böyle ama Carey Mulligan'ın bu imajdan kurtulmaya çalıştığını seziyoruz.
Yani biraz daha böyle prestijli rollerde karşımıza gelmeye çalışıyor.
Biraz daha böyle Oscar'a ya da ödüllere göz kırpan projelerde karşımıza gelmeye çalışıyor.
Onun için böyle bir Hollywood'da bir ağırlığı var diyebiliriz Carey Mulligan'ın.
İyi bir oyuncu zaten ben beğenirim şahsen.
Yani böyle ekran pırıltısı bayağı yüksektir.
İşte Greta Gerwig'in yeni projesi Narnia'da Carey Mulligan'ın olacağı da o film.
Kime olan beklentiyi biraz daha arttırıyor diyebiliriz.
Biraz daha zamanı var.
Ondan dolayı şimdi Narnia projesi üzerine çok fazla konuşmayayım.
O film gösterime girdiğinde hem Narnia evrenini hem eski filmleri hem işte Greta Gerwig'i, Karen Mulligan'ı falan biraz daha detaylı biçimde size anlatmaya ve sunmaya çalışırım arkadaşlar.
Evet şimdi gelelim 78.
Kan Film Festivali'ne.
Son iki haftada bahsettiğim bir iki başlığı burada tekrar hatırlatmaya çalışayım.
Yakın zamanın en büyük bombalarından bir tanesi Amerikan Başkanı Donald Trump'ın Amerika dışında Yapılacak filmlere ekstra bir vergi uygulayacağını
açıklamasıydı. Bu Cannes Film Festivali'nin en önemli gündemlerinden bir tanesi olmuştu.
Ve bir de Cannes Film Festivali yönetimi Cannes Film Festivali'nin kırmızı halısında çıplaklık ve çok abartılı giysilerin yasaklandığı üzerine bir açıklama yapmıştı.
Ben kırmızı halının fotoğraflarını videolarına falan şöyle bir baktım.
Geçtiğimiz yıllara göre biraz kısıtlanmış gibi geldi bana.
Yani hemen her yılın kırmızı halısında çok abartılı giysileri görürdük.
Ya da biraz daha o çıplaklık diyebileceğimiz.
Hadi çıplaklığın sınırını nereden çekiyorsunuz?
Bunun sınırını çizmek pek mümkün değil ama yine de oyuncular ve meşhurlar böyle o yasaklamaya biraz uyumaya çalışmışlar gibi geldi bana.
Tam film festivalin saygınlığı var yani.
E güzel bir şey yani. Böyle çok gündeme bu tip böyle kışkırtıcı girişimlerle çıkmak çok hoş bir şey değil.
Herkes işleriyle çıksın değil mi?
Veya tamam yine hanımlar da beyler de gayet şık olsunlar, hoş olsunlar.
O kırmızılı da güzel bir şey yani.
Bunu ben çok şey yapmıyorum yani.
Çok böyle arka plana atmaya çalışmıyorum yani.
Cannes Film Festivali sinema etkinliğidir kardeşim.
Bırakın şu selebriti ayaklarını falan diyen bir sinema programcısı değilim şahsen.
O da güzel, o da olsun. Elbette tabii ki bizim odağımız daha çok sinema içerikli oluyor.
Halen Oscar'lardan bile bence daha prestijli, daha saygınlı olan bir etkinlik olduğu için yani Cannes bizim ne diyelim hani kalbimizin Oscar'ı diyelim en önemli etkinlik
bence halen Cannes Film Festivali.
Evet lafı da çok uzatmadan bu senenin ödüllerini size kısaca özetlemeye çalışayım.
Tabii kısaca özetlemeye çalışıyorum hemen her sene çünkü Cannes Film Festivali'nin gerçekten çok uzun bir ödül listesi var.
Cannes Film Festivali'nin o ödül sistemini size bir anlatayım mı diyeceğim ama geçtiğimiz yıllarda ben bunun üzerine bayağı uzunca bir program yapmıştım.
Yani Cannes Film Festivali'nin gelenekleri, kendine has ödül dağıt...
...sistemi, farklı başlıkları daha nasıl bir strateji güdüyor Cannes Film Festivali.
Bundan uzun uzun bahsetmiştim.
Onun için sözü uzatmamak için buraya çok girmeyeyim.
Sadece şunu hatırlatayım en azından.
Cannes Film Festivali'nde yarışan, ödül alan, seçkiye giren bütün filmler ilk defa Cannes Film Festivali'nde gösteriliyor arkadaşlar.
Yani biz boy gösteren filmlerin...
Hiçbirini Cannes Film Festivali'nden önce izlemiş olmuyoruz.
Şimdi size tanıdığım bildiğim kadarıyla bütün filmleri yönetmenleri falan anlatacağım ama bu yıl biraz daha ilginç bir durum var.
Şöyle ki tüm sinema dünyasına göz önüne alırsak gerçekten...
Daha az tanınan, daha az bilinen yönetmenler ve oyuncular bu sene Cannes Film Festivali'nin seçkisinde bulundular.
Mesela geçen yılı hatırlayacak olursak ödül alan ya da boy gösteren neredeyse bütün filmler, yönetmenler, oyuncular zaten tanıdığımız, bildiğimiz isimlerdi.
İşte bu sene öyle değil.
Ama tabii ki bu güzel bir şey.
Cannes Film Festivali...
harika isimleri, filmleri keşfetmemize ya da tekrar hatırlamamıza olanak veren bir organizasyon olduğu için de çok değerli diyebiliriz.
Evet, şimdi bu sene en büyük ödül olarak kabul edilen altın palmiyeyi İranlı yönetmen Cağfar Panahi I Was Just An
Accident filmiyle aldı.
Şimdi Cafer Panay İran sinemasının benim de yani adını duyduğum önemli yönetmenlerinden bir tanesidir.
Ama başka İranlı yönetmenler kadar da tanınan bilinen bir yönetmen değil gerçekten.
Daha önce birçok festivalde ödül aldı.
Hatta yanlış hatırlamıyorsam 2020 miydi?
Antalya Film Festivali'nde de bulunmuştu.
Yine de İran sinemasının en öncü yönetmenleri...
Kadar da tanınan bilinen bir yönetmen değil.
Altın Palmiye'den sonra gelen büyük ödülü ise Joachim Trier Sentimental Value filmiyle aldı.
Peki Joachim Trier'i nereden tanıyoruz biz?
Özellikle 2021 tarihli Dünya'nın En Kötü İnsanı filmi.
Bu film 2021'de çok konuşulmuştu arkadaşlar.
Norveçli bir yönetmendir Joachim Trier.
Özellikle kuzeyin sinemasına meraklı olan böyle biraz daha entelektüel sinemaya, sanat sinemasına meraklı.
kitlenin 2021 yılı için en sevdiği en böyle konuştuğu film gerçekten dünyanın en kötü insanı filmi olmuştu.
Ben de filmi izlemiştim gösterimdeyken ve iyi bir film olduğunu düşünüyorum.
Bence de gayet güzel bir filmdi yani.
Bir de 2017 yılında Joachim Trier'in yönettiği Telma diye bir film vardır.
Türkiye'de gösterime girmemişti yanlış hatırlamıyorsam.
Telma filmi gayet ilginç bir filmdi.
Hem fantastik hem de korku Türkleri barındıran böyle psikolojik gerilim bir tarafı olan çok enteresan bir filmdi gerçekten.
İşte ben Joachim Trier'i hem dünyanın en kötü insanı hem de Telma filmlerinden hatırlıyorum.
Bir ödül alması, Cannes Film Festivali'nde boy göstermesi hiç şaşırtıcı değil.
Bu filmi de eğer Türkiye'de gösterime girerse ki yüksek olasılıkla girecektir.
Yani böyle daha butik salonlarda olsa da mutlaka ben bu filmi yakalamaya çalışacağım arkadaşlar.
Cannes Film Festivali'nde en iyi yönetmen ödülü Kleber Mendoza Filho adlı Brezilyalı bir yönetmene gitti.
Hangi filmde? The Secret Agent.
Evet İngilizce'den tam çevresiyle gizli ajan filmi.
Bu filmin IMDB notları işte Rotten Tomatoes veya Letterboxd notları falan tavan gerçekten.
2 saat 40 dakikalık bir suç draması anladığımız kadarıyla.
Brezilya sineması zaten geçmişten beri iyi bir sinemadır aslında.
Hem Oscar'a yabancı dilde en iyi film dalı var ya oraya bol bol proje yollar.
Cannes Film Festivali'nde çok sayıda Brezilya'da yönetmen proje ödülü almıştır.
Yani Brezilya sinemasında böyle mutlaka bir...
Göz atarız yani sinemayla ilgilenenler olarak, sinema severler olarak.
İşte bu senede Brezilya Cannes Film Festivali'ne anladığımız kadarıyla harika bir film yollamış ve buradan en iyi yönetmen ödülüyle dönmüş olması Brezilya sinemasını bizi hiç
de şaşırtmıyor. En iyi erkek oyuncu ödülü yine Kleber Mendoza Filho'nun en iyi yönetmen ödülü aldığı Secret Agent filminin başrolü Wagner Moura
'ya gitmiş. Hemen bir baktım ben bu oyuncuyu tanıyor muyum acaba daha önce bir projesini izledim mi diye.
Birkaç tane filmini izlemişim şöyle bir hatırlamaya çalıştım performansını tam hatırlayamadım.
Yani şu rolde çok iyiydi gerçekten diyemiyorum size yani tam hatırlayamıyorum ama herhalde Cannes Film Festivali kötü bir performansı en iyi erkek oyuncu ödülünü verecek değildir.
Diyorum Secret Agent filmi de Türkiye'de yüksek olasılıkla gösterime girer bir yerlerde yakalarız yani bir şekilde yakalarız.
Yakaladığımızda... Ben hem bu oyuncu ile ilgili hem de bu filmle ilgili fikrimi sizinle paylaşmaya çalışacağım.
En iyi kadın oyuncu ödülü Nadia Melitti'ye gitti Little Sister filmiyle.
Bu film biraz ilginç.
Tunuslu yönetmen Hafsia Herzin'in yönettiği Tunus yapımı bir film.
Türkiye'de gösterime girer mi girmez mi bilmiyorum.
Ben takipte olacağım.
Ancak şu notu düşmeden edemeyeceğim.
Nadia Melitti.
İlk kez oyunculuk yapmış bir oyuncu.
Yani onun kariyerine IMDb sayfasına girip baktığınızda başka hiçbir filmde rol almadığını görüyoruz.
Şunu düşünebiliyor musunuz?
İlk defa bir filmde oyuncu olarak yer alıyorsunuz ve o performansınızla Cannes Film Festivali'nde en iyi oyuncu ödülünü alıyorsunuz.
Her oyuncunun hayalidir herhalde bu.
Yani inanılmaz bir başarı gerçekten.
Müthiş bir şey. Ondan dolayı ben Nadia Melitti'nin performansını ve kendisini de yani gerçekten çok merak ediyorum.
Diyorum internette şöyle bir baktım araştırdım Nadia Melitti diye.
Yani meşhur Bir oyuncu değil ki başka projesi yok bir şey yok hiçbir şey yok yani bilmiyorum hani bir eğitim var mı bir şey var mı.
Zaten hani oyunculuk eğitimi alıp ya da bir yerlerden gelip de oyunculuk yapıyorsa okey hani biraz daha böyle bir hani bir kilometresi vardır en azından ama hiç yoksa yani sıfır oyunculuk
deneyimiyle çıkıp. Bu başarıyı imza attıysa daha da çarpıcı bir şey gerçekten.
Daha da harika bir şey. Ama her şekilde ben çok merak ettim.
Nadia Meliti'nin incelenesi olduğuna eminim diyeyim.
Evet Cannes Film Festivali'nde bir de özel ödülü var.
Bu da çok enteresan bir projeye gitmiş.
Şöyle söyleyeyim şimdi Çinli bir yönetmen var.
Bi Gan... diye.
20'li yaşlarının sonunda 30'lu yaşlarının başına buna rağmen birçok uzun metraj yönetmiş.
Yani çok genç yaşta sinemaya girip harıl harıl bir şeyler üretmiş bir yönetmen anladığım kadarıyla.
Hiçbir filmini izlemedim, tanımıyorum ve araştırdığım kadarıyla bugüne kadar yaptığı hiçbir filmde Türkiye'de gösterime girmemiş.
Yani dünyada geniş dağıtım ağına girmemiş.
Ondan dolayı çok tanıdığımız bir yönetmen değil.
Ancak işte Cannes Film Festivali'nde Resurrection İngilizceden tam çeviriyle Diriliş adıyla yaygın gösterime girmiş.
Bunu anlıyoruz. Cannes'de özel ödülü alması bu genç yaşına rağmen harika bir şey gerçekten.
Bir gun'ın. İşte bu filme de çok merak ediyorum.
Filmin türü de ilginç.
Bilimkurgu drama bir film böyle ve 2 saat 40 dakikalık bir film.
Yani bu kadar genç bir yönetmenin işte 2,5 saatten daha uzun bir bilimkurgu dramayla Cannes Film Festivali'nde özel ödülü alması.
Çok çarpıcı yani. Biraz olsun ilginiz varsa böyle daha sıra dışı, daha ilginç, daha yeni genç nesil sinemacıların imza attığı ilginç işleri.
Bir de Çin sineması. Bakın Çin sineması gümbür gümbür geliyor.
Bir kulağımız bir gözümüz orada olmalı diyorum ben.
Burada da onu anmış olayım.
Ve bir de evet şimdi bunu keşfetmiş olmayacağız.
Tekrar anmış olacağız.
Cannes Film Festivali'nde en iyi senaryo ödülü de Belçikalı Darden kardeşler diye bir ikili vardır.
Jean-Pierre Darden ve Luc Darden diye iki kardeştir bunlar.
Avrupa sinemasının diyeyim şimdi kendileri Belçikalı oldukları için tabii böyle bir Hollywood sinemacısı değiller yani.
O kadar tüm dünya tanımıyor olabilir ama yine de Avrupa sineması için, Kuzey'in sineması için.
Gayet bilinen, sevilen, tanınan sinemacılardır.
Bir de kardeşler yani çoğunlukla bütün projelerini birlikte geliştirdiklerini biliyoruz.
Birçok harika filmleri var. Bir de sadece yazar ve yönetmen değiller.
Yapımcılar da aynı zamanda.
Çok sayıda önemli filmin yapımcılığını üstlenmişlerdir.
Mesela en yakın tarihten bir örnek vereyim.
2024'ün en önemli filmlerinden bir tanesi olarak kabul edebileceğimiz...
Emilia Perez filminin ortak yapımcıları arasındadır.
İşte bu yılda Young Mothers filmiyle en iyi senaryo ödülünde layık görüldüler.
Şaşırmıyoruz çok değerli sinemacılardır.
İşte bu sene Cannes Film Festivali bu değerli sinemacıları bize tekrar hatırlattılar ve Young Mothers yani tam çevirisiyle Genç Anneler filmi de adını mutlaka kenara yazacağımız
ve 2025 yılı içerisinde Umuyoruz Türkiye'de gösterime gelir ya da bir dijital platformda bir yerde yakalayabilirsek izlemeye çalışacağımız filmlerden bir tanesi oldu arkadaşlar.
Evet başka çok sayıda ödül var.
Diğer dağıtılan ödülleri merak eden arkadaşlar artık kendileri baksınlar diyeyim ben çok da lafı uzatmayayım.
Bu sene Cannes Film Festivali'nin en önemli ödüllerini alan isimler ve projeler bunlardı.
Evet bu haftada her hafta olduğu gibi fikirlerimi sizlerle paylaşmaya çalıştım.
Bu haftalık bu kadar önümüzdeki hafta tekrar görüşmek üzere teşekkürler.
Bir podcast
fikriniz var ama nereden başlayacağınızı bilmiyor musunuz?
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
