
Haftanın Gündemi, Jurassic Evreni ve Yeniden Doğuş Filmi
10 Temmuz 2025 · 27 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu haftaki programımızda, haftanın sinema gündemini, Jurassic Evreni'ni ve şu an gösterimde olan Yeniden Doğuş Filmi'ni inceledik. Keyifli dinlemeler.
Transkript
Herkese merhaba, Sinematris't'e Görkem Ögel'i birliktesiniz.
Bu haftaki programımızda üzerine konuşulacak çok şeyimiz var.
Hazırsanız başlayalım.
Geçtiğimiz son birkaç haftada çokça izlenen, bilinen, önemli filmlerin bir kısmı hala gösterimde.
Ejderhan'ı nasıl eğitirsin hala gösterimde.
28 yıl sonra hala gösterimde.
Lilo ve Stitch, Görevimiz Tehlike, F1, Elio filmleri hala gösterimde.
Bu hafta gösterime giren eski filmlerin bence en çarpıcısı Ice Age filmi.
Buz Devri çok sevilen bir animasyondur biliyorsunuz.
Gerçekten de harikaydı.
İşte onun ilk bölümü gösterime girdi.
Tekrar Buz Devri'ni sinema salonunda büyük perdede izlemek isteyecek arkadaşım olur mu bilmiyorum ama buradan hatırlatmış olayım.
Issız Adam filmi Türk sinemasının yakın döneminin önemli projelerinden bir tanesi diyebiliriz Issız Adam için.
O da şu an gösterimde.
Tom Hanks'in başrolünde olduğu Cehennem diye bir film var.
2000'li yılların çok satan yazarlarından biri olan Dan Brown'un Melekler ve Şeytanlar romanıyla başladığı diyelim.
İşte Da Vinci Code vardı, Melekler ve Şeytanlar vardı ve bir de işte Cehennem vardı.
Onun yazdığı romanlardan uyarlanan filmler çokça ilgi görmüştü.
İşte şu an gösterimde olan Cehennem filmi de bu romanların bir tanesinin uyarlaması zaten.
Daha önce de bahsettiğim gibi bundan...
sonra salonlarda gündemde her zaman gösterime girmiş eski filmler olacak.
Bu haftada gösterimde olan eski filmler bunlardı.
Bir de gelecek programdan size hızlıca bahsetmem lazım.
Sizin bu programı dinleyeceğiniz hafta sonu yani 11 Temmuz'dan itibaren James Gunn'ın başlattığı yeni DC sinematik evreninin
önce filmi olan Superman gösterime girmiş olacak.
Zaten çok büyük bir ahsaklık olmazsa önümüzdeki hafta da ben Superman'i izleyip onun üzerine ve Superman'in tarihi üzerine size bir program yapmaya çalışacağım.
Evet şimdi gelelim sinemanın gündemine.
Herkes tatil kafasına girmiş olmasına rağmen gişeler İzlediğiniz için teşekkür ederim.
F1 filmi hafta sonunda yaklaşık 60 milyon dolar hasılat yaparak iyi bir çıkış yaptı diyebiliriz.
Haftanın en önemli gündemlerinden bir tanesi Michael Madsen'in hayatını kaybetmesiydi.
Michael Madsen Quentin Tarantino'nun en sevdiği oyunculardan bir tanesiydi.
Rezervuar Köpekleri, Kill Bill gibi çok önemli filmlerde Tarantino'yla birlikte çalışmıştı.
Tabii ondan başka da Donnie Drasko...
The Doors, Sin City gibi çok önemli filmlerde de rol almış.
Gayet tanınan, bilinen, önemli bir oyuncuydu.
67 yaşında hayata gözleniyordu.
Gerçekten genç yaşında Michael Madsen'i kaybettik diyebiliriz.
Aynı zamanda Madsen bir şairdi.
Edebiyata da ilgisi vardı.
Birçok şiir kitabı çıkarmıştı.
Bir başka kayıp da...
Daha çok fantastik dörtlü filmiyle tanıdığımız Avustralyalı oyuncu Julian McLachlan'du.
McLachlan'ı ise 56 yaşında kaybettik.
Gerçekten çok genç bir yaş.
Çok sayıda harika projede yer alabilecek bir oyuncuydu.
Geçtiğimiz haftanın önemli gündemlerinden bir tanesi de The Running Man projesinin fragmanı ve aynı zamanda tabi projenin de açıklanmasıydı.
Stephen King'in yazdığı bir romanın uyarlamasıydı 1987 tarihli başrolünde Arnold Schwarzenegger'in oynadığı Running Man filmi.
Bence çok da iyi bir film değildi ama yine de kendi döneminde bir etki yaratmış bir filmdi.
Yani sevilen bir filmdi. Yeni projenin başrolünde Glenn Powell var ve yönetmenlik koltuğunda da Edgar Wright var.
Edgar Wright yakın zamanın yine önemli yönetmenlerinden bir tanesi.
Yeni Running Man projesi öncüsünden de iyi olabilir diye düşünüyorum.
7 Kasım'da gösterime girecek.
Yüksek olasılıkla ben bu filmi izleyip...
Size bir incelemesini sunmaya çalışacağım arkadaşlar.
Haftanın bir başka önemli gündem maddesi İskoçyalı projesi.
Şimdi İskoçyalı ta 1980'lerde yapılmış başrolünde Christopher Lambert'la Sean Connery'nin oynadığı Ölümsüz savaşçıların yüzyıllara yayılan mücadelesini
anlatan gayet böyle fantastik, aksiyonlu, gizemli, mistik çok güzel bir aksiyon filmiydi yani.
O bayağı severi vardı. İşte aradan bu kadar zaman geçtikten sonra başrollerinde...
Henry Cavill ve Russell Crowe yine Superman projesinde Henry Cavill'in babasını canlandırmıştır Russell Crowe.
İşte yeni İskoçyalı projesinde de Henry Cavill ile Russell Crowe'u tekrar bir arada izleyeceğiz.
Çarpıcı bir film olabilir.
Onu da merakla bekliyoruz diyebiliriz.
Haftanın son gündem maddesi de Tim Burton'ın yaratıcılığını yaptığı Wednesday dizisinin devamı geliyor arkadaşlar.
İlk sezon... 250 milyon izleyici sayısına ulaşmıştı.
Bu gerçekten çok iyi bir rakam.
Bu kadar meşhur, bu kadar sevilen bir dizinin devamının yapılmaması zaten mümkün değildi ki.
Bence gecikti bile. Yani ben daha da erken bir dönemde yapılacağını tahmin ediyordum.
Ama yeni Wednesday sezonu da çokça ilgi görecek gibi geliyor bana.
Evet haftanın önemli sinema gündemleri bunlardı.
Şimdi gelelim yeniden doğuş filmine ve Jurassic Park evrenine.
Şimdi Jurassic Park arkadaşlar ilk bölüm ta 1993 tarihinde yapılmıştı.
Sinema tarihi içinde yakın zamanın genel sinema eğilimleri açısından da çok önemli bir film.
Bu önemi 3 ana başlık altında toplayabiliriz.
Şimdi birincisi Jurassic Park filmi George Lucas ile Steven Spielberg'in 1970'lerde başlattı.
Hangi filmlerde başlamıştı bu?
Josh Lucas'ın Star Wars'u Steven Spielberg'in de Indiana Jones filmleriyle başlamıştı.
Bu iki yönetmen bu iki projeyle gişe sinemasının formüllerini yenilemişlerdi.
Bunu geçtiğimiz sinema adreslerde ben birçok kez andım.
Şimdi tekrar onun detayına girmeyeyim.
Bir anlatım dinamiği var yani onların keşfettiği.
Bugün günümüzde yani ta 70'lerden bugüne neredeyse 50 yıldır tüm gişe sineması bu formülü uyguluyor arkadaşlar.
İşte bu gişe formülünün En güçlü takipçilerinden ve o formülü ileriye taşıyan filmlerden bir tanesiydi Jurassic Park.
Şimdi bu birinci önemi.
İkinci önemi neydi?
CGI dediğimiz Computer Generated Images.
Tam çevirisiyle bilgisayarda yaratılmış imajlar.
teknolojisini sinema tarihine kazandıran film olmasıydı.
Yani Jurassic Park'tan önce siz korkutucu imgeler, yaratıklar, canavarlar falan yaratacak iseniz maketler yapmak zorundaydınız.
Elbette yani bu teknolojinin çok etkileyici, çok gerçekçi değil mi?
En önemli kelime bu. Doğru kelime bu yani.
Gerçekçi olmasını bekleyemezsiniz.
Ondan dolayı Jurassic Park'a kadar bunların Çok etkileyici güçlü filmler olması mümkün olmuyordu.
İşte ondan dolayı da Jurassic Park bilgisayarda yaratılmış gerçekçi imajlar olgusunu sinema tarihine kazandıran filmdi.
Üçüncü önemi de şu ki...
çok yüksek gişe hasılatına ulaşmıştı.
Kendi döneminin en çok izlenen filmi olmuştu.
Bu filmden sonra Steven Spielberg Dreamworks yapım şirketini kurup yapımcılığa adım atmıştı.
Ki 1993 yılı Steven Spielberg'in kariyerinde çok önemli bir yıldır.
Neden? Aynı yıl içerisinde de Şintlerin Listesi filmini yapmıştı Steven Spielberg.
İşte Jurassic Park filmine kadar Entelektüel kitle tarafından çok da dikkate alınmayan ve bu bağlamda yetişkinlere hitap etmeyen bir sineması olduğu iddia edilen Steven
Spielberg aynı yıl içerisinde Şintler'in listesi filmini yaparak gayet entelektüel içerikli, tarihsel içerikli, düşünsel içerikli ve yetişkinlere de hitap
eden bir sinema yapabildiğini kanıtlamıştı.
İşte Jurassic Park Steven Spielberg'in gişe sinemasına yatkın izleyicilere hitap etme döneminin son filmiydi Jurassic Park.
Artık yani o konudaki, o filmlerdeki başarısı zirveye ulaşmıştı.
İşte ondan sonra da daha yetişkin, daha entelektüel, içerikli filmlere 1993 yılında Jurassic Park filmiyle adım atmıştı diyebiliriz.
Arkadaşlar şu başarıya bakar mısınız ya?
Bir yıl içerisinde yani 1993 yılında hem sinema tarihinin...
Dişi sineması açısından en başarılı filmini yapıyorsunuz.
Zirveye çıkıyorsunuz ve...
O kadar çok para kazanıyorsunuz ki kendi yapım şirketinizi kuruyorsunuz ve aynı yıl içerisinde de Şintlerin Listesi gibi sinema tarihinin en muhteşem filmlerinden bir tanesini yapıyorsunuz.
Entelektüel içerik mi dersiniz, tarihsel içerik mi dersiniz, düşünsel artık politik mi dersiniz?
Tabii politik sinema açısından da Şintlerin Listesi gerçekten çok önemli bir film.
Yani özetle üçüncü madde olarak da...
Steven Spielberg'in sinema tarihindeki önemini, gücünü zirveye çıkaran filmlerden bir tanesi Jurassic Park'tı diyebiliriz.
Bu üç maddeye bir madde daha ekleyebilirim.
Jurassic Park filmi aynı zamanda çok önemli bir sektör refleksi filmiydi.
Ne demek sektör refleksi?
Şöyle ki dünyadaki...
Belli bilimsel, sosyal, kültürel, politik gelişmelere bir mecranın tepki vermesi demek.
İşte 1990'lı yıllarda genetik teknolojisi bir atılım yapmıştı.
İnsanın DNA zinciri çözüldü.
Artık insan klonlama teknolojisini gerçekleştirebilir bir bilimsel seviyeye ulaştı diye çokça haberler yapılıyordu.
Yani bunun üzerine çok fazla tartışma deniyordu.
İnsanın bir nevi tanrılaşma sürecinin önemli bir aşaması anlamına geliyordu.
Ve bunun üzerine de hem felsefi dünyada hem dini dünyada hem politik dünyada hem bilimsel dünyada çok büyük tartışmalar dönüyordu.
Hemen bir parantez açayım.
Genetik teknolojisinin ilk büyük meyvesi neydi?
Koyun Dolly'ydi arkadaşlar.
Bugünün genç sinema severleri bunu çok iyi bilmiyor, hatırlamıyor olabilirler.
Bir Google yaparsanız göreceksiniz.
Koyun Dolly insanın DNA zincirini kendisinin oluşturarak ortaya çıkardığı ilk canlıydı.
Yanlış hatırlamıyorsam 1995 ya da 96 olması lazım.
İşte Jurassic Park...
Bu genetik teknolojisinin ortaya çıkardığı tartışmaların da üzerine gelen bir filmdi anlı zamanda.
Ya bakar mısınız ne kadar önemli bir film gerçekten yani.
Çok güçlü bir film. Evet şimdi Jurassic Park'ın nasıl bir öyküsü vardı?
İşte bahsettiğim gibi artık genetik teknolojisi belli bir seviyeye gelmiş.
Ve dinozorların hayatta olduğu 65 milyon yıl öncesinden bir sivrisinek fosili bulunmuş.
Bu sivrisinek bir dinozorun kanını emmiş.
İşte bu sineği yer altından çıkarıyorlar.
Onun içerisinden dinozor kanını çıkarıp dinozor DNA'sı elde ediyorlar.
Ve işte... Bu denazor DNA'sından da gelişmişti.
Genetik teknolojisiyle ortaya yepyeni denazorlar çıkarıyorlar.
Öykünün ortaya çıkışı buydu.
Ve işte bir adada denazorların özgürce mutluca yaşadığı bir yaşam ortamı ortaya çıkarılmış.
Ancak elbette işte buraya bilim adamları gelecekler.
Felsefi sohbetler, bilimsel sohbetler dönecek falan.
Ama her şekilde Jurassic Park bu kadar önemli ve güçlü bir film olsa da bir tane önemli klişe kullanıyordu.
Hani bu işin biraz tatsız tarafıydı belki de.
Yolunda gitmeyen bilimsel proje klişesi arkadaşlar.
Ben yine geçtiğimiz sinematrislerde sinemada bilim düşmanlığı biraz iddialı bir isimle bir program yapmıştım ve orada demiştim ki bir sinema filmi de Bilimle lütfen dost olsun.
Bir sinema filminde de bir bilimsel proje ters gitmesin, bir şeyler yoldan çıkmasın.
Yani sinema, bilim asla hedefine ulaşamaz.
İlla bir şeyler yoldan çıkar.
Mesajlı olmayan bir...
Film yapsın Hollywood ya da sinema dünyası diye yalvarmıştım böyle.
İşte Jurassic Park'ta yine aslında sırtını biraz bu klişeye dayandırıyordu.
Ve filmde de şöyle çok önemli bir replik vardı.
Yani hem Jurassic Park filminin hem de tüm Jurassic Park evreninin diyelim.
Temel mesajını içeren bir replikti bu.
Genetik teknolojisiyle oynamak babasının silahını bulmuş çocukla sembolize ediliyordu.
Genetik teknolojisi evet çok önemli bir silahtı.
Ancak insan...
Bunu eline alarak yani işte bir çocuğun eline babasının silahını alması gibi onun ne yapacağını bilemez, onu nasıl kullanacağını bilemez ve istemeden çok büyük yıkımlara ve üzüntülere
sebep olabilir mesajını içeren bir replikti bu.
Ve gerçekten de Jurassic Park filminin temel mesajı buydu.
İşte insanoğlu genetik teknolojisinin gücünü elde etmişti ancak bu teknoloji...
Faydadan çok zarara sebep olacaktı.
O adada bir şeyler yolunda gitmiyordu.
Dinozorlar insanları öldürmeye başlıyordu.
Ve bir şekilde o adadan insanlar hayatını kurtarabilenler kaçabiliyordu diyelim.
Film öyle bitiyordu. Ve Jurassic Park filminde de çok güzel net bir formül vardı.
İşte insan bunlardan kaçarken en yırtıcı iki dinozor birbiriyle savaşırken insanlar oradan...
Kaçıyorlardı yani. Burada da şöyle bir mesaj vardı.
Evrimsel çizgide hiçbir zaman insan ve dinozor bir arada olmamıştı.
İşte Jurassic Park evreni insanla dinozoru bir araya getirerek şöyle bir mesaj vermeye çalışıyordu.
Evrimsel olarak besin zincirinin en tepesinde insan var.
Biz böyle görüyoruz değil mi?
İşte Jurassic Park filmleri şunu diyordu.
Emin olun onların medeniyeti bizden daha güçlü olacaktır.
Sen dinozorları dünyaya getirirsen dünyadaki en büyük savaş insanla dinozor arasında olmaz.
En gelişmiş iki dinozor türü arasında olur.
Yani sen çok da önemli olmayan bir evrimsel aşama anlamına gelirsin gibi enfeste bir alt metin içeriyordu arkadaşlar Jurassic Park filmi.
İşte bu formülü de...
Bundan sonraki bütün bölümler devam ettirdi diyebiliriz.
Şimdi size Jurassic Park'tan sonra yapılan bölümleri kısa kısa tarihleriyle birlikte hatırlatmaya çalışayım.
Şimdi ilk film evet 1993 yönetmenlik koltuğunda Steven Spielberg var.
Ondan sonra 97 yılında yine yönetmenlik koltuğunda Steven Spielberg vardı.
Jurassic Park 2 kayıp dünya filmi.
Ondan sonra 2001 tarihinde Jurassic Park 3 Steven Spielberg yönetmenlik koltuğunu kendi efekt yönetmeni Joe Johnston'a bırakmıştı.
Ondan sonra 2015 yılında yani 3.
filmden 14 yıl sonra yeni bir üçleme başladı.
Bu üçlemenin adı artık Jurassic Park değildi Jurassic World'tu.
O Jurassic kelimesini seri hiçbir zaman bırakmadı.
Bırakmamalıydı zaten bence de doğru bir strateji o.
Şimdi... Jurassic Park 3'te artık yaşadıkları adada insanın kontrolünden çıkmışlardı ve kendi dünyalarını inşa etmişlerdi.
İşte 2015 yılında yapılan yeni üçlemenin ilk filmi olan Jurassic World filminde yepyeni bir yönetmen, yepyeni oyuncular, yepyeni bir kadro söz
konusuydu. Şimdi ilk üçlemede...
Bence filmlerin iyilik düzeyi merdivenin basamakları gibi aşağıya doğru indi diyebiliriz.
Son film yani Jurassic Park 3 filmi bence yani ortalama bir filmdi.
Çok ilk filmin yanında gayet sönük bir filmdi.
İşte 2015 yılında film hani yeni bir kadroyla yeni bir senaryoyla bayağı da izlendi yani.
1 milyar doların üzerinde hasılat yaptı.
Kaliteli iyi bir gişe filmiydi bence Jurassic World filmi.
Ve öncüsünün neredeyse...
tüm senaryo yapısını, tüm formülünü, mesajlarını, alt metinlerini aynen devam ettiriyordu arkadaşlar.
Ondan sonra 2018 yılında Jurassic World Fallen Kingdom, Yıkılmış Krallık adıyla ikinci üçlemenin ikinci filmi yapıldı.
Bu filmde yine hani basamak basamak böyle aşağı iniyoruz.
Hani yeni üçlemeyle yeni bir kan bulduk böyle bir yükseldik ama bu film ikinci üçlemenin ilk filminden Biraz da hava sattı bence.
Yine yönetmen değişmişti ama ilk filmin oyuncuları aynen burada da aynı karakterlerle devam etti.
Ondan sonra 2022 yılında Jurassic World Dominion filmi.
Bizdeki çevresiyle hakimiyet filmi yapıldı.
Valla puanlarına notlarıma baktığımda bugüne kadar yapılmış.
Jurassic filmleri içerisinde en düşük puana sahip olan filmin bunun olduğunu görüyorum.
Ama ben biraz haksızlık yapıldığını düşünüyorum.
Bu film bence fena değildi yani iyi bir filmdi.
Bir de özelliği var serinin içerisinde.
Jurassic World Hakimiyet filminde Steven Spielberg'in yaptığı 90'lı yıllarda yapılan eski üçlemenin baş karakterleri burada yeni üçlemenin
karakterleriyle bir araya geliyordu.
Bu çok güzel bir hamleydi bence.
Yani bu filmin diğer Jurassic filmlerine göre çok daha düşük puanlara sahip olmasının sebebini inanın bilmiyorum.
Bence fena değildi yani.
Serinin içerisinde kötü bir noktada olmadığını düşünüyorum ben.
Şimdi geldik Jurassic World Rebirth filmine.
Bence tüm serinin en vasat filmi.
Neden? Şimdi bir kere öykü arkadaşlar çok şey vasat yani hiçbir ilginçlik yok.
Filmin senaryosunda David Coep'in imzası var.
David Coep çok sayıda harika filmin senaryosuna imza atmış.
Hollywood'un çok önemli senaristlerinden bir tanesi.
Yani David Coep nasıl bu kadar basit bir senaryoya imza atmış.
Çok şaşırdım. Hemen kısaca size filmin öyküsünü anlatmaya çalışayım.
Zaten siz de anlayacaksınız bence.
Evet artık Bir önceki üçlemede ne olmuştu?
Dinozorlar tüm dünyaya yayılmıştı artık.
Yani insanların kontrolünden çıkmıştı dinozorlar.
Bu filmde artık dinozorlar şimdi tabii onların yaşadığı döneme göre yani 65 milyon yıl öncesine göre dünyanın baya bir değişiklik gösterdiği için dinozorlar hayatta kalmakta
zorlanmışlar. Sadece ekvatora çok yakın tropik iklim bölgesi içerisinde hayatiyetini sürdürebilmişler.
Çok sayıda dinozor zaten ölmüş yani.
Popülasyon son derece azalmış ve bu şekilde de insanların da dinozorlara ilgisi azalmış.
Hani o eski üçlemede işte dinozor parkları vardı.
İşte insanlar dinozorlar görmek için büyük bir ilgi vardı.
Bu devasa bir sektör haline gelmişti.
İşte yeniden doğuş filminde artık bu pırıltıdan bu heyecandan eser yok anladığımız kadarıyla.
Yani dinozorlar yavaş yavaş yeryüzünden siliniyor gibi bir hava var.
Dediğim gibi ekvator çizgisi üzerindeki bir bölgede yaşayan dinozorlar var ve bir ilaç şirketi dinozor DNA'sından kanser hastalığını tedavi
edebilecek bir teknoloji üzerine çalışıyor.
Hem karada yaşayan hem denizde yaşayan ve de havada yaşayan yani uçan.
3 ayrı büyük dinozordan kan örneği alınması gerekiyor ki kanser tedavisi yapılabilsin.
Bu arada Jurassic Park yeniden doğuş filmi son filmden yaklaşık 30 yıl sonrasında geçiyor arkadaşlar.
Onu da belirtmiş olayım. İşte bu ilaç şirketi Scarlett Johansson'un canlandırdığı Zora Bennett diye bir serüven karakteri var burada.
İşte bir ilaç şirketi çalışanı geliyor Zora'ya diyor ki evet hadi gidelim bir dinozor adasından en büyük 3 dinozordan...
Kan örneği alalım gelelim.
Filmin ana öyküsü bu aslında.
Bundan sonrasını anlatmama bile gerek yok.
Yeni yeni karakterler işin içerisine giriyor.
Zora bir ekip topluyor. Birlikte adaya gidiyorlar.
Ve bu kan örneklerini alma süresince her macera sekansında birileri ölüyor tabii.
Ve bu filmde bir de yan öykü var.
Kendi teknesi, iki çocuğu ve işte kendi kızının sevgilisi olan bir karakterle birlikte bir deniz yolculuğuna çıkmış bir baba bir dinozor saldırısına uğruyor.
Dinozor kanı almaya giden ekip de bu aileyi kurtarıyor.
Bu filmde bir tek farklılık diyorsanız yani illa farklı bir şey arıyorsanız tek bir şey var.
Burada da zaten söyleniyor bir önceki üçlemede geçmişte hiç var olmamış.
Yeni dinozor türleri ortaya çıkarıyordu genetik laboratuvarı.
Daha yırtıcı, daha çarpıcı.
More teeth diyorlardı.
Hani daha fazla diş istiyor dinozor severler gibi bir kelime kullanılıyordu böyle.
Bir Jurassic filminin daha fazla izlenmesinin temelinde more teeth, daha fazla diş var gibi bir iç eleştiri yapıyordu film.
Daha fazla dişe ulaşabilmek için de genetik laboratuvarları daha büyük ağızlı, daha yırtıcı, daha kulak tırmalayan, çığlıklar atan dinozor türleri ortaya çıkarmaya çalışıyorlardı.
İşte bu filmde de adaya giden bu maceracı ekip geçmişte hiç görmediğimiz farklı dinozor türleri onlardan kaçmak zorunda kalıyorlardı.
Yani işte bu...
Jurassic World yeniden doğuş filmi arkadaşlar bir noktadan sonra dinozor filmi olmaktan çıkıyor.
Çünkü karşımıza gelen farklılaştırılmış diyelim dinozorlar artık bence dinozor değil yani öyle bir dinozor yok.
Biz amatörler için bile dinozor olmadığı belli olan yaratıklar kullanılmış.
Bence bu çok yanlış bir strateji.
Daha çarpıcı olalım, daha garip dinozorlar yaratalım ki daha sarsıcı Jurassic filmleri yapabilelim, daha ürkütücü olalım.
Olmuyor abi bu olmadı yani.
Bu iyi bir strateji değil bunu ne olursunuz yapmayın.
Ama işte bu filmdeki dinozorlar artık çirkinler bence hiç dinozorluktan çıkmış hiçbir etkileyicilikleri çarpıcılıkları yok.
Ondan dolayı hiçbir yenilik farklılık ilginçlik sunmayan.
eski filmler kadar da çarpıcı ve güçlü olamayan yeniden doğuş filminde bir de artık dinozorluktan çıkmış yaratıklarla karşı karşıya gelmek beni hiç mutlu etmedi.
Ondan dolayı Jurassic World yeniden doğuş filminin hem günümüz sineması içerisinde hem de Jurassic evreni ve serisi içerisinde hiç de iyi bir
noktada olduğunu düşünmüyorum arkadaşlar.
Bu filmle şimdi yeni bir üçleme başlamış gibi oldu böyle.
Yani bir ilk üç yapıldı sonra bir üçteye yapıldı şimdi bir film daha yapıldı.
Bir de bakın adı Rebirth yani yeniden doğuş deniyor.
Hani sanki... Yeni bir üçlemenin ilk filmi gibi sunuluyor bize.
Şimdi bakalım bu filmin gişesi nasıl gidecek?
Henüz bilmiyoruz. Eğer gişede başarılı olursa yeni Jurassic filmleri yaparlar, devam eder.
Yani para kazandıkça devam eder arkadaşlar.
Bitmez. Onu yapacak bir şey yok ama ben yeni üçlemenin...
Çok da iyi filmler olacağını düşünmüyorum.
Evet bu haftada her hafta olduğu gibi fikirlerimi sizlerle paylaşmaya çalıştım.
Bu haftalık bu kadar.
Önümüzdeki hafta tekrar görüşmek üzere.
Teşekkürler. Fikrinizden
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
