
Haftanın Gündemi, Gösterimdeki Filmler ve Atatürk Bölüm 2.
1 Şubat 2024 · 17 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Haftanın Gündemi, Gösterimdeki filmler ve Atatürk Bölüm 2.
Transkript
Herkese merhaba, Sinematris't'e Görkem Ögel'i birliktesiniz.
Bu haftaki programımızda üzerine konuşulacak çok şeyimiz var.
Hazırsanız başlayalım.
Ben geçtiğimiz yıllarda Oscar adayları açıklandığında bunun üzerine özel bir program yapıyordum ama...
Bu sene yapmak istemiyorum çünkü adaylar arasında neredeyse hiç sürpriz yok diyebilirim.
Hem 2023 yılı üzerine yaptığım programda hem de Altın Küreler üzerine yaptığım programda andığım filmlerin hemen hemen hepsi Oscar adayları arasında varlar zaten.
Yani gerçekten 2023 yılının en öne çıkan filmleri Oscar'da aday gösterildi diyebiliriz.
Ondan dolayı zaten Oscar ödülleri dağıtımında onun üzerine bir program yapacağım.
Orada uzun uzun anlatmaya çalışacağım.
Yine de merak eden arkadaşlara hatırlatmış olayım.
Adaylar açıklandı. İsteyenler tabii ki listelere bakabilir.
Şu an gösterimde çok sayıda film var.
Oppenheimer tekrar gösterime girdi.
Herhalde hem aldığı ödüllerden hem üzerine hala çokça konuşuluyor olmasından hem de Oscar adaylıklarında da çok sayıda dalda aday olmasından dolayı yapımcılar hani bu filmin daha bayağı izleyicisi
olacaktır. Hadi tekrar gösterime sokalım diye düşündüler herhalde.
Gündemdeki önemli filmlerden bir başkası da muhtemelen Cem Karaca'nın Gözyaşları filmi olsa gerek.
Biliyorsunuz yakın zamanda Türk müzik tarihinin önemli simaları üzerine yapılan filmler Artık neredeyse bir alt tür oldu Türk sinemasında.
Çok sayıda böyle film yapıldı.
İşte Cem Karaca'nın gözyaşları da unutulmaz müzisyen.
Türk müzik tarihinin en önemli en güçlü isimlerinden bir tanesi olan Cem Karaca'yı anlatan bir film.
Özenli bir proje gibi görünüyor.
Önemli oyuncular var. Düz izlemediğim için üzerine bir şey söyleyemeyeceğim ama onu da hatırlatmış olayım.
Bilgisini çeken arkadaşlar filme göz atabilirler.
Gündemde dediğim gibi çok sayıda film var.
Türk yapımı, yerli komediler, aile dramları, animasyon filmler, birkaç korku filmi vs.
güzel bir gündem var. Yani bence salonlar baya zengin bu aralar.
Onun dışında...
Şu an gösterimde olan filmlerden önemli bir tanesi, ben de bu filmi izledim, Wonka filmi.
Wonka filmi Roland Dahl adlı yazarın 1964'te yazdığı ve çok satan Çikolata Fabrikası romanının uyarlaması.
Bu roman daha önce 1971 yılında uyarlanmıştı.
Ondan sonra Tim Burton tarafından 2005 yılında uyarlandı ve en sonda 2023 yılında Wonka adıyla uyarlandı.
Çok renkli, sevimli, şirin, güzel bir konusu var.
Böyle bir çikolata dehası olan Willy Wonka'nın hikayesini anlatan.
Burada biraz daha farklı bir ülke anlatılmış.
Eski filmlerde Willy Wonka'nın çikolata fabrikasını açmış, işletiyor.
Çok meşhur bir çikolata dairesi olarak tanındığı hayatının dönemini anlatıyordu.
Son Wonka filmi ise Wonka'nın ilk kez bu işe adım atışını atıyor.
Yani biraz daha gençlik dönemlerini anlatıyor.
İyi bir film yani çok iyi bir film değil bence ama renkli güzel sanat yönetimi, müzikleri, çekimleri, yarı müzikal denebilecek bir film.
Çok sayıda şarkı var filmde.
Hani müzikaller sevimlidir, güzeldir.
İşte görselliği, ses işçiliği, oyunculukları falan güzel, keyifli bir film olmuş bence Wonka.
Fena değil yani ilgisini çeken arkadaşlar Wonka filmine göz atabilirler.
Şu an gösterimde olan filmlerden bir tanesi DC sinematik evreninin bugüne kadar en yüksek hasılat yapmış filmlerinden bir tanesi olan Aquaman'ın ikinci filmi Aquaman ve Kayıp Krallık ilk
film gerçekten çokça ilgi görmüştü ancak bence hiç de iyi bir film değildi yani çok hasılat yapmış olması bilmiyorum bence bir yanılsama yani tamam hani eğlenceli mi eğlenceli olabilir neticede bir süper kahraman filmi
ama bence pek de iyi bir film değildi Aquaman.
İkinci film Aquaman Kayıp Krallık ise...
Yani neredeyse çok kötü desem abartmış olur muyum bilmiyorum ama kötü bir film bence.
Yani hiçbir dramatik derinliği yok.
Hiçbir etkileyici tarafı yok bence.
Yani gayet klişelerle bezenmiş.
Hani basılmış efekt, basılmış bilgisayarlı görüntü.
Çizgi film gibi, animasyon gibi gerçekten.
Bence hiçbir inanılırlığı, ikna ediciliği, duygusal derinliği, dramatik derinliği vs.
yok. Keyifli bir akşam geçirmek için izlenebilecek eğlenceli filmler denir ya.
Bence o kapsamda bile olamayan bir film.
Ondan dolayı diyorum ben izledim ama hiç de keyif almadım.
Gerçekten süper kahraman filmlerinin ya da DC sinematik evreninin ya da hadi iyice özeleyinelim Aquaman'in tutkulu hayranı değilseniz bu filmden uzak durun diyorum arkadaşlar.
Diyorum hiç de iyi bir film değil bence.
Şu an gösterimde olan bir başka film bu çok önemli bir film gerçekten.
Geçtiğimiz programlarda ben birkaç kez adını anmıştım.
Bir Düşüşün Anatomisi filmi sonunda bu filmi izleyebildim.
İzledim ve gerçekten hani iyi bir film.
Çok iyi demeyeceğim yani bence biraz abartılıyor böyle hani yılın en muhteşem filmi işte son yılların en mükemmel filmi falan deniyor böyle çok çok kutsanıyor film ama bence o biraz abartılıyor yani o kadar iyi bir film değil ama yine de iyi bir
film kötü bir film diyemem yine yılın önemli filmlerinden bir tanesi olduğunu düşünüyorum ben de.
Üzerine ayrıca bir program yapılabilir, uzun uzun anlatılabilir ancak şimdilik bu kadar anıp geçmiş olayım.
O da şu an gösterimde, yaygın gösterimde değil ama belli salonlarda, başka sinema salonlarında falan ya da daha biraz özel sinemalarda belli zamanlarda, belli seanslarda gösterimi yapılıyor.
Biraz olsun ilginizi çekiyorsa izleyin derim yani.
Bir başka ilginç film, bu film merakla bekleniyordu hatta diyebiliriz.
Rüya Senaryo adlı film, Nicolas Cage'in performansıyla da zaten biraz anılan bir filmdi ama...
Bence biraz haksızlık edilmiş şu anlamda filmin en büyük bombası bence Nicolas Cage değil ilginç bir öyküsü var.
Bir üniversitede profesör olan gayet normal böyle herhangi bir insan olan bir karakterin yüzbinlerce milyonlarca kişi tarafından aynı anda rüyada görülmesi.
İlginç bir fikir değil mi? İlginç bir öykü gerçekten.
Milyonlarca kişi bir kişiyi rüyasında görmeye başlıyor.
Çok enteresan bir çıkış noktasından yola çıkan bir film.
Bu çıkış noktasından gayet ilginç, gayet sarsıcı bir günümüz modern dünya eleştirisi, sosyal medya eleştirisi günümüzde kitlelerin, ortak fikirlerin ya da kitlelerin kapıldığı
bazı düşüncelerin, fikirlerin, korkuların ya da cazibelerin nelere sebep olabildiği ya da nasıl bir çılgınlık ortaya çıkarabildiği üzerine ilginç bir alegori olmuş.
Rüya senaryo iyi bir film.
En azından ilginç bir film.
Pickles Cage'in performansı gerçekten çok iyi.
Ancak film bence bu iddialı, bu ilginç, bu sarsıcı öyküsünü çok da iyi işleyemiyor.
Yani ben filmi izlerken...
ha of işte hani öykü şuraya giderse gerçekten çok ilginç olur falan diye böyle bir kendimce filmden bir beklentimi böyle biraz arttırdım böyle bir çok muhteşem bir şey izliyorum galiba falan dedim ilk yarım saatte ama
o kadar bu hani bu ilginç fikri bu çarpıcı fikri çok da iyi kullandığını düşünmüyorum ama yine de yılın parlak filmlerinden bir tanesi olduğunu söyleyebilirim rüya senaryonu izlemenizi tavsiye ediyorum
yani biraz daha ilginç fantastik ve sosyal kültürel politik tespitler yapmaya meraklı filmlere ilginiz varsa Dream senaryoyu izlemenizi tavsiye ederim.
Ve şu an gösterimde olan hala iyi ki en önemli filmlerden bir tanesi bence tabii ki ve tabii ki hangisi hangisi hangisi Atatürk 1881-1919
bölüm 2 filmi.
İlk film üzerine ben zaten uzun uzun bir program yapmıştım.
Filmi uzun uzun anlatmıştım, almıştım.
Çok iyi bir filmdi bence ilk film.
Ne kadar anayım bilmiyorum.
Zaten hani Türk sinemasının bir borcuydu bu film diye anmıştım ben zaten bu projeyi.
Ve eğer böyle bir borç varsa da bu film bu borcu fazlasıyla ödemiş de demiştim.
İşte şimdi ikinci bölüm gösterimde ve bence ikinci bölümde zaten hani ikisi bir arada çekilmişti.
Hani çok uzun bir öncesi hikayesi var zaten.
Ondan ilk programda ben bahsetmiştim.
Şimdi uzun uzun tekrar etmeyeyim.
Disney için bir mini dizi olarak tasarlanıyor.
Sonra işte Ermeni lobisidir, Yahudi lobisidir, film engelleniyor vs.
Bir sürü karışık hikaye var orada.
Merak eden ve bilmeyen arkadaşlar geçtiğimiz haftalarda yaptığım programda gerekli bilgileri alabilirler.
Ondan dolayı yani ikinci film de zaten bir bütün olarak çekildiği için farklı bir şey beklemiyorduk.
Yani neticede Atatürk ikinci film, he işte bir film yaptık tuttu hadi ikincisini yapalım gibilerinden bir proje olmadığı için ilk filmin gücünü, tekniğini, duygusunu, güzelliğini, derinliğini, her şeyini Aynı
şekilde devam ettirmiş. Müthiş bir film olmuş.
Gerçekten çok iyi bence.
İkinci bölüm de çok iyi. Hatta ilk filmde olmayan iki şey daha var burada.
Birincisi Atatürk'ün psikolojik dünyasına da pencere açan çok sayıda sahne ve nefis yan öyküler var.
Harika gerçekten. Yani burada Atatürk'ün duygusal dünyasına, iç dünyasına, psikolojik dünyasına, kendi iç çatışmalarına biraz daha giriyoruz.
Bu çok güzel. Yani film ona oraya girmiş ve çok güzel işlemiş.
İşin o tarafını da İkincisi de filmin sonunda hani ilk filmde hiçbir spoiler yoktu.
Ben hiç spoiler uyarısı yapmadan falan böyle bayağı filmi anlatmıştım.
Öyküsünü falan hani tüm fikirlerimi.
Öykünün detaylarının üzerine edindiğim fikirleri sizinle paylaşmaya çalışmıştım.
Ama hani bu filmi anlatacak olsam mesela spoiler uyarısı yapmam lazım.
Filmin son yarım saatinde güzel spoilerlik hikayeleme numaraları kullanılmış.
Çok da güzel olmuş. Bunun üzerine belki de ayrıca bir program yaparım.
Şimdi ikinci filmle gösterimi girdi.
Ondan dolayı birinci filmde ikinci film artık 4-4,5-5 saat falan var herhalde.
Karşımızda 5 saatli koskoca muhteşem bir Atatürk ve Osmanlı'nın yıkılışı ve modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş öncesi diyelim kuruluş demeyelim.
Kuruluş öncesi hikayesi var artık.
Ben ilk fırsatımda bu iki filmi arda arda tekrar bir günümü ayırıp baştan aşağı izlemek istiyorum.
Diyorum onun üzerine belki de ayrıca bir program yaparım.
Bir şeyler anlatırım. Belki bazı fikirleri mi oluşur ayrıca sizinle paylaşmak istediğim.
Çok keyifli olur gerçekten.
Yani bunu yapmak isterim. Özetle şu an gösterimde olan Atatürk 1881-1919 bölüm 2 filmi de çok iyi bir film.
Hala gösterimde izlememiş arkadaşlara tabii ki gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.
Ancak bu noktada Atatürk filmi için belirtmek istediğim bir iki nokta var filmin içeriği dışında.
Şimdi ilk filmle ilgili benim şöyle bir eleştirim olmuştu.
Birincisi filmin bir finali yok demiştim ama onun da gerekçesine uzun uzun anlatmıştım.
Yani çok kötü bir taraf olarak kabul etmemek lazım demiştim.
Onun başka sebepleri var demiştim.
İkincisi de film aslında adı tam olarak ne demiştik?
Atatürk 1881-1919.
Filmin tam adı bu demiştim ve film tam olarak da bu isimle gösterime girmişti.
Ancak ilk film...
1881'den 1915'e kadar olan kısmı anlatıyor.
Ve bu önemli detay filmin tanıtımında verilmiyor demiştim.
Ya bu resmen bir tanıtım sunum hatası kusuru gerçekten.
Yani böyle bir şey olmaması lazımdı demiştim.
Bu filmin de tanıtımında ne yazık ki afişte böyle kocaman Atatürk 2 yazıyor.
Şimdi arkadaşlar bu da çok yanlış.
Bu Atatürk 2 değil ya bu Aquaman 2.
İşte Iron Man 2 öyle değil ki bu 2 değil.
Bölüm 2, bakınız bu çok önemli bir detay gerçekten.
Yani böyle bir tanıtım olmaz, böyle bir isimlendirme de olmaz zaten.
Birçok sinema sayfasında aslında bu proje öncelikle bir televizyon filmi olarak ortaya çıktığı ve tanıtıldığı için zaten işte IMDB'de falan mesela öyle geçiyor.
Yani Atatürk 1881-1919 TV serisi, hani bir televizyon projesi.
olarak tanınıyor. Kayıtları o şekilde geçti.
Ne yazık ki bu çok kötü bir durum aslında gayet biz ne oldu şimdi yani sinema salonda bu filmi deneyimledik değil mi?
Sinema filmi olarak deneyimledik.
Ondan dolayı aslında bir televizyon projesi olarak tanıtılması da pek doğru değil.
İşte bakın bunlar o yani işte çekim öncesinde veya gösterime girme aşamasında olan çarpıklıkların hep böyle filme yansıması.
Çok üzücü gerçekten. İşte yine ilk bölümde yapıldığı gibi ikinci bölümde de Çok ciddi bir sunum ve tanıtım problemi var.
Yani bu film Atatürk 2 olarak tanıtılmamalı.
Net bir şekilde Atatürk 1881-1919 bölüm 2 olarak tanıtılmalıydı.
Bu çok kötü oldu bence.
Yanlış bir algı yaratıyor.
Ve bir noktaya daha dikkatinizi çekmek istiyorum.
Bana sosyal medya hesaplarımdan mesaj atanlar oldu ve soru soranlar oldu.
Bu soru ne biliyor musunuz? İlk filmi nerede izleyebiliriz?
Şimdi bakınız bu da çok önemli.
İlk film gösterime girdi.
Haftalarca gösterimde kaldı ve yaklaşık 1 milyon 600 bin kişi tarafından izlenerek 2023 yılının en çok izlenen filmlerinden bir tanesi oldu.
Yani Satürk bölüm 1 gişede zaten başarılı oldu.
Ancak gişeden kalktı.
Yani gösterime bitti. Şu an hiçbir yerde ilk bölüm yok.
İşte ikinci bölümü izleyecek bazı arkadaşlar.
Ya biz ilk bölümü izleyemedik.
Kaçırdık. Şimdi ikinciyi izleyeceğiz ama bunlar birbirinden ayrılamaz bir bütünün parçaları olduğu için insanlar ya Görkem biz ilk filmi nerede izleyebiliriz diye bana sormaya başladılar.
Evet bir baktım gerçekten yok.
Yani aslında ikinci bölüm gösterimi girdiğinde en azından ilk bölümü izleyememiş ve ikinci bölümü de elbette hani izleme fırsatı bulmuş.
İzlemek isteyen arkadaşların ilk bölümü izleyebilecekleri birkaç salon olmalıydı.
Bakınız bu çok önemli bir stratejik hata bence.
Çünkü bir de şöyle bir durum var birlikte çekilen projeler için söylüyorum.
Yalnız yanlış anlamayın hani işte birinciyi yaptık aradan 3 sene geçti ikinciyi yaptık.
Şimdi bu başka bir şey orada zaten ikinci bölümü gösterime sokan yapımcılar ilk bölümü zaten hani insanların tanıdığını bildiğini ve onun üzerine devam bölümlerinin izleneceğini varsayıyorlar ama birlikte çekilen projelerde
arada bir süre olması lazım.
Mesela sinema tarihinden şöyle bir örnek vereyim.
Yüzüklerin Efendisi serisinin 3 bölümü toplam 9 saatlik bu proje bir arada çekilmişti.
Yani en başından arda arda gösterime gireceği belliydi.
Ve o filmler o zamanlar tam birer yıl arayla gösterime girmişti.
Ve o zaman da birer yıl arayla gösterime gireceği en başında söylenmişti.
Bakın arada hani bir boşluk var.
Yani ikinci filmi de izleyeceksiniz diyelim siz.
İlk filmi zaten izlemiş oluyorsunuz.
Ya da izlemek için bol bol zamanınız oluyor zaten.
Bu çok önemli bir nokta. İşte Atatürk projesinde böyle bir tanıtım.
Sunum ve gösterim hatası yapılmış durumda.
Yani birinci film gösterime girdi.
Çok da uzun kalmadı.
Yani bayağı izlendi diyorum.
Yılın başarılı filmlerinden biri oldu ama o kadar da uzun bir süre sayılmaz.
Yani insanlar kaçırabilir.
E sen filmi gösterime sokuyorsun.
Zaten kısa bir süre sonra ikinci filmi sokuyorsun.
Ondan dolayı ikinci filmin hasılatı son baktığında 600 bin falandı.
Yani ilk film 1.600 izleniyor.
İkinci film 600 bin izleniyor ve ilk filmin karşısında yani gayet de düşük bir rakam tabii ki.
İlk filmin hem izleyici sayısına bakarsak hem de aldığı notlara bakarsak ikinci filmin daha az izlenmesi için hiçbir gerekçe görmüyorum.
Burada da bir hata var yani bir sıkıntı var.
Ondan dolayı ne yazık ki bu kadar muhteşem bir proje çeşitli işte yapım, sunum, gösterim, tanıtım vesaire hatalarıyla da ne yazık ki biraz aşağı çekilmiş durumda üreticileri tarafından
hem de. Çok üzücü gerçekten ama ben yine de Atatürk 1881-1919 projesinin uzun yıllar hatırlanılacak, tekrar tekrar izlenecek, anılacak bir proje olacağını düşünüyorum.
Elbette başka platformlar falan da alacaktır yani çok geniş bir kitle bu filmi mutlaka izleyecektir diye tahmin ediyorum.
Ondan dolayı Atatürk bölüm 2 çok iyi bir film.
İlk filmin üzerine bir şeyler de katarak devam etmiş öykü.
Atatürk'ü izleyin. İzleyin arkadaşlar lütfen izleyin yani nefis bir film.
Evet bu haftada her hafta olduğu gibi fikirlerimi sizlerle paylaşmaya çalıştım.
Bu haftalık bu kadar.
Önümüzdeki hafta tekrar görüşmek üzere.
Teşekkürler. Fikrinizden
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
