
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu hafta, son dönemin en önemli ve eğlenceli filmlerinden Free Guy/Gerçek Kahraman filmini konuştuk. Keyifli dinlemeler.
Transkript
Altyazı M.K.
Selamlar arkadaşlar, Sinematris''e hoş geldiniz.
Bu haftaki programımızda gerçek kahraman Free Guy filminden bahsedeceğiz.
Yakın zamanın göstereme giren önemli filmlerinden bir tanesi.
Oldukça yüksek bütçeli, gösterişli, eğlenceli, bol oyunculu, bol tasarımlı.
Çok keyifli bir film, güzel bir film.
Ben iyi bir film olduğunu düşünüyorum, izlemenizi öneriyorum şimdiden.
Bugün tabi inceleyeceğiz, biraz anlatacağız neyini izleyeceksiniz, neyinden belki tatmin olmayabilirsiniz.
İyi kötü taraflarını, zayıf güçlü taraflarını anlatmaya çalışacağız.
çalışacağız ama bu film biraz ilginç bir film arkadaşlar aslında.
Çok böyle geniş kitlelere hitap eden ya da çok böyle eğlencelik gişe filmlerinde fazla ilginç içeriklere pek rastlamıyoruz.
Onun için de aslında bu filmi incelemek istedim.
Biraz ilginç bir tarafı var diyorum ondan bahsedeceğim ama genel olarak bakarsak keyifli bir iki saat geçirmeyi hedeflemiş gibi görünüyor.
Bir gişe filmi gibi görünüyor.
Ve aslında günümüz gişe kalıplarını düşünürseniz bir gişe filminin ihtiyacı olan her şeye eksiksizce sahip arkadaşlar.
İyi kötü anlamda söylüyorum bunu.
Hem yani bir gişe filminin ihtiyaç duyduğu her şeyi taşıyor o açıdan güçlü.
Ve gişe filmlerinin genel zayıflıklarını da aynı şekilde üzerinde taşıyor.
İşte o açıdan da biraz üzerine bir şeyler söylenmesi gereken bir film.
Hemen sohbete gireyim hiç uzatmadan.
90'lı yılların sonunda 2000'li yılların başında.
sinema tarihi aslında çok güzel bir alt tür kazandı.
Daha önce de sinema tarihinin daha geçmiş dönemlerinde de buna benzer filmler yok değil ama ve neredeyse bunları diyorum hani eleştirel dünyada bir isim verildiği ve bunun da artık bir alt tür olarak kabul edildiği dönem 90'ların işte ortasından
sonra 90'ların sonu ve 2000'lerin başı gibi.
Bu hangisi biliyor musunuz arkadaşlar?
Aydınlanma filmleri ya da Uyanma filmleri, uyanış filmleri deniyor bunlara.
Nefis örnekleri var.
Çok iyi örnekleri var. Şimdi alt türün adını verince belki kafanızda oluşmamış olabilir.
Hemen örnekler vereyim bunun üzerine.
Hemen oluşacak kafanızda eminim.
Dövüş Kulübü, Matrix, Amerikan Güzeli, Pleasantville, Truman Show, Altıncı His, Dark City gibi filmler.
Bunlar çok net aydınlanma filmler arkadaşlar.
Ne demek bu? Büyükşehir'de bir metropolde yaşayıp Tüketim toplumunun işte kapitalist düzenin genel paradigmalarını yani kabul etmek zorunda kalmış ya da bunların altında ezilen
işte sabah işe gidip akşam evine gelen belli beğenileri, belli toplumsal eğilimleri ister istemez kabul eden ve bunların bir parçası olan hani günümüz tüketim toplumunun dediğim
gibi o paradigmaların içerisinde sıkışıp kalmış ve kendi kişiliğini, kendi şahsi beklentilerini, beğenilerini bir türlü yaşayamayan hani kendinden başka bir gücün
sanki hayatını biçimlendirdiği ve bunu ya bundan kurtulamayan bir birey diyelim günümüz kapitalist sistem bireyi, köle tırnak için hani dövüş kulübünde en iyi bu
işlemde aslına bakarsanız ama az önce adını verdiğim bütün uyanış filmlerinde aynı tema var.
Bu birey bir gün geliyor böyle ya hani ben ne yapıyorum buradan, ne işim var benim hani Nereden geldik, nereye gidiyoruz?
Bu toplumun genel eğilimleri, genel beğenilerini ben kabul ediyor muyum, seviyor muyum?
Ben acaba istediğim hayatımı yaşıyorum, istediğim işimi yapıyorum, istediğim insanlarla mı görüşüyorum?
İşte bu toplumsal ön kabulleri, sistemin bireye dayattığı ön kabulleri neden kabul ettiğini sorgulayan ve...
Bu söz konusu kabullerden, söz konusu sıkışmışlıktan, söz konusu o sıkıcı ve artık hani makineleşmiş denebilir bir anlamda.
Hayattan kurtulmaya çalışan, bunun farkına varıp bundan rahatsız olan bireyin filmleri arkadaşlar bunlar.
Uyanış bu. Hani söz konusu uyanış, bahsettiğimiz uyanış bu.
Şimdi bu filmlerin hepsinde benzer tema var ve biraz da aslına bakarsanız hani birbirinin zıtkutu...
Kutbu gibi görülen gişe filmleriyle sanat filmlerinin baya baya böyle ortasında yer alan bir alt tür bu.
Çünkü geniş kitlelere hitap eden iyi hasılatlar yapmış böyle ciddi paralar kazanmış ve hemen herkesin ilgisine mazhar olmuş.
Ama aynı zamanda da entelektüel dünyada hani eleştirel dünyada da...
Ciddiye alınmış, üzerine yazılar yazılmış, eleştiriler yazılmış, hatta kitaplar yazılmış.
Bunun üzerine teoriler üretilmiş filmler bunlar.
Ya da üretilmiş teorilerin de incelemesini yapmış filmler bunlar.
O nedenle bu filmler o yıllarda çok sükse yapmıştı hatırlıyorsunuzdur.
Yaşı yeten arkadaşlar zaten bizzat yaşamıştır.
Biraz daha genç arkadaşlar da mutlaka bu filmleri ilerleyen zamanlarda izlemiştir.
Ve öyle sanıyorum ki değerlerini mutlaka fark etmiştir.
İşte aslına bakarsanız Free Guy filmi arkadaşlar bu külliyatın son temsilcilerinden bir tanesi.
Onu takip ediyor aslında. Ve direkt olarak da çok benzediği bir film var.
Truman Show filmi arkadaşlar.
Yani şimdi kopyası demeyeceğim.
O yakışıksız bir ifade oluyor ki zaten bu film herhangi bir filmin kopyası olmak için gerçekten fazla çalışılmış ve oldukça güçlü bir film.
Hani bu filmi hiçbir filmin direkt kopyası olarak göremeyiz aslında.
Ama neticede belli temanın etrafında toplanan filmler ister istemez birbirine biraz benzer ya işte.
Hani zaten birbirine benzeyen filmlere...
Bir süre sonra ya da birbirine benzeyen filmler işte sayısı 3, 5, 10, 20 atıyorum hani belli bir baraj sınırı açtıktan sonra zaten o filmlere bir tür ismi verilmeye başlanıyor.
Genel olarak zaten hani sinemanın, sinema taksonomisinin ya da işte eleştirel dünyanın yaptığı bir şey bu.
Hemen hemen tüm sanat dağlarında da var zaten.
Bu filmler sonra bir grup oluşturuyor, bir alt tür oluşturuyor falan.
İşte aydınlanma filmleri de böyle.
Free Guide'a diyorum bu alt türün, bu ortak temaya sahip filmlerin son örneği.
Ve yani şimdi çok uzatmayayım.
O şeyden fazla bahsetmeyeyim.
Hani o alt türün içerisinde bir sürü böyle bu filmlerin ortaklıkları var.
Yani atıyorum o uyanıyor ya o karakter.
Hani uyanışı yaşayan bir baş karakter var ya.
Sistemin içerisinde sıkışıp kalmış.
O karakteri uyandıran şey genellikle mesela bir kadın oluyor.
Dövüş kulübünden Marla.
Matrix'te Trinity. Yani işte Neo'yu seçilmiş kişi kılan kimdi?
Trinity hani o öpücüğü konduruyordu.
Ha meğersem o da işte seçilmiş kişiye aşık olacaktı falan filan.
İşte Trinity. Trum'un şovda yine Trum'un bir aşık olduğu bir kızın peşinden gidip o düzenden kurtulmaya çalışıyordu falan böyle.
Hep bir bir kadının etkisi aslında bu çok da hoş olmayan bir alt bitini ortaya çıkarıyor ama belki de gerçektir bilmiyorum.
Onun yargısını verecek kişi ben değilim ama hani sanki...
O sistemin içerisinde sıkışıp kalmış birey işte aşkı ararken hani cinselliği ya da böyle karşı cinse olan ilgisi belki de o erkeği uyandırıyor gibi bir alt metin de var bu filmlerin içerisinde.
Free Guy filminde de hemen hemen benzer yapı var arkadaşlar.
Bir kadına hani ilgi duyduğu bir kadının peşinden giderken hani onun cazibesine kapılarak belli bir paradigmayı ya da o sıkışmışlığı aşan bir karakter var burada.
Şimdi arkadaşlar bu aydınlanma filmleri dedim ya.
Belli ortaklıkları var.
Evet temaları var ama neticede farklı türlerde olabiliyor bunlar aslına bakarsanız.
Bunu niye söylüyorum? Şöyle ki aydınlanma hani korkulan bir şeyden de aydınlanma olabilir.
Sıkılınmış bir şeyden de aydınlanma olabilir.
atıyorum bir hapisten de hani Matrix gibi gözümüzün önüne çekilmiş bir perdeyi fark edip aydınlanma da olabilir.
Birçok şey olabilir. Farklı türlerde hani benzer temalara rastlıyoruz ama Free Guy filminin sohbetimizin başında bahsettiğim şöyle bir inceliği var.
20-25 yıl öncesinde hani neticede bir sosyal yani internet vardı ama bugünkü gibi bir sosyal medya dünyası yoktu.
Böylesine hızlı haberleşme dünyası 90'ların sonunda henüz dünyayı ele geçirmemişti.
Şu an öyle. İşte Free Guy Aydınlanma
filmi oluyor arkadaşlar. Aydınlanma filmlerinin bir takipçisi.
20 yıl öncesinde hani zirveye çıkmış olan bir türün bugünkü yansıması, takipçisi hatta güzellemesi bile diyebiliriz.
Ama bir yandan da hem interaktif sanal oyunlar, sanal gerçeklik, sanal dünya ve tabii ki internet dünyası yani işte YouTube, Reddit'den tutun da hani aklınıza ne geliyorsa Twitter işte tüm
sosyal medya uygulamaları, sosyal medya dünyası ve herhangi bir...
ilgi alanının çok hızlı biçimde tüketilmesi, hemen tüm dünyaya ulaşması, hemen böyle kitleleri etkisi altına alması üzerine de yani günümüzün internet kullanıcısının ruh halini
de o kadar güzel yakalayan bir film ki yani bir ayağı geçmişte bir ayağı bugün de olan bir film.
O açıdan 90'ların sonu 2000'lerin başıyla günümüz ruh hali arasında çok güzel bir köprü olmuş film arkadaşlar.
Film bence Filmin en başarılı olduğu tarafı bu.
Ve günümüzün ruh halini bu kadar güzel yakalarken ve de aydınlanma filmleri gibi gayet entelektüel, gayet böyle politik, sosyal, kültürel alt metinlere sahip bir akımın devamı
olurken, işte şimdi filmin zayıflığını söylüyorum.
Yani abi bu kadar güzel bir bağlantı kurdun, bu kadar güzel bir damar yakaladın.
Ama hiç mi düşünsel, hiç mi entelektüel, hiç mi böyle alt metinlere biraz kapı açan, biraz olanak veren bir yapı sunmuyorsun ya.
Yani sunmamış film arkadaşlar.
Çok güzel bir damar yakalamış.
Güzel bir öyküsü var.
Çok güzel alt metinleri var.
Nefis bir karakterden yola çıkıp bir aydınlanma öyküsü anlatıyor.
Güzel anlatıyor öyküsünü.
Gerçekten çok güzel anlatıyor.
Ama o kadar pop görünüyor ki, o kadar gişe görünüyor ki.
Hani filmi izleyip geçiyorsunuz.
İşlediği hiçbir ayrıntıyı ya da konu edindiği temanın derinliğini falan hiçbir şekilde incelemenize fırsat vermiyor.
Hatta bunu neredeyse engellemeye çalışıyor gibi bir durum var.
Akıyor geçiyor film. Evet çok eğlenceli, çok keyifli ama sanatsallıkla işte eğlence.
Hani aslında bunlar birbirini her zaman dışlayan olgular değildir elbette.
Hani onu söylemeye çalışmıyorum yanlış anlamayın ama.
Hani işte gişe filmiyle sanat filmi kabaca bir zıt iki...
Kutup gibi görünür ya böyle hani bunların ortasında olmak biraz güçtür, zordur işte.
Az önce bahsettiğim gibi aydınlanma filmleri gibi çok nadir film gruplarına nasip olan bir mertebe bu ki harika bir şey bu.
İşte bu filmde orada yer alabilecek bir yapı hani içerirken böyle hani onu başarabilecekken sanki bilerek, isteyerek bunu yapmamış ve gayet ucuz, sadece
keyifli iki saat geçirmek isterken o zengin temasını Çok da umursamamış çok da zenginleştirmemiş çok da incelememiş bir filme dönüşüyor arkadaşlar.
İşte işin zayıf tarafı da biraz bu.
Ve incelediği konuları hem o aydınlanma filmleri dediğimiz alt türe hiçbir şey eklemiyor.
Yine hiçbir şey söylemiyor.
Hem de hani diyorum hem günümüzün işte internet dünyası işte sosyal medya dünyası oyun dünyası vesaire gibi.
günümüz geniş kitlelerinin ruh halini, hayatı bakışını, dünyasını son derece etkileyen bu olgular üzerine de pek de böyle bir şey yapmıyor yani.
Pek bir inceleme, bir eleştiri, bir tespit de sunmuyor.
Sadece işte atıyorum işte oyun şirketinin sahibinin gayet para göz oluşu falan gibi böyle gayet klişe, gayet alıştığımız hani çok uzun yıllar önce izlediğimiz birçok filmde de karşımıza gelen Çok
ince bir eleştiri sunuyor gibi bir durum var ortada.
İşte o tarafı bana şey geldi arkadaşlar.
O tarafına üzüldüm. Gerçekten üzüldüm yani.
Bu kadar iyi bir yapı oturtmuşken hiç mi oraya prim yapmazsın be abi?
Hani biraz orayı incele ya.
Biraz bir şeyler söyle böyle.
Şimdi bu filmin bence zayıf karnı arkadaşlar.
O açıdan film zayıf.
Gerçekten zayıf. Yüzeysel bir film.
İzle geç filmi açıkçası.
İşlediği tema öyle değil.
Adım attığı alanlar öyle değil.
Ama kendisi öyle. İşte bu da biraz nasıl diyeyim böyle hani bu genel olarak eleştirel dünyada biz buna şey diyoruz yani onun ekmeğini yiyen diyoruz.
Ekmeğini yiyor hani hem sosyal medyanın işte hem aydınlanma filmlerinin işte internet dünyasının oyun dünyasının falan ekmeğini yiyen filmler diyoruz buna.
O açıdan biraz sıkıcı biraz üzücü.
Ancak hani bu açıdan film eleştirilebilir işte eleştirdim bence o açıdan zayıf film ama hedeflediği şey ise o hani eğlence sunmaya sadece bize eğlence sunma hedefinde dedim ya film için onu da arkadaşlar
yani o kadar iyi yapıyor ki o kadar keyifli yapıyor ki.
Filmin gayet güzel mesajlar verebileceği ya da derin alt metinlerin açılımlarını bize sunabileceği yapıyı terk edişini affediyorsunuz.
O kadar söyleyeyim. Affettirecek kadar keyifli, neşeli, eğlenceli bir film yapmışlar.
Tasarımları çok güzel.
Renkleri, kostümleri, mekanları, araç, alet, ekipman.
Filmin kurgusu çok iyi.
Nefis akıyor gidiyor. Hiç sıkılmıyorsunuz.
Tiplemeler çok güzel, karakterler çok güzel.
Hani başroldeki Ryan Reynolds zaten hani yakın dönemin en böyle neşeli, sevilme, tatlı adamlarından bir tanesi.
Çünkü gerçekten çok keyifli bir oyuncu.
Çok güzel oynuyor. Çok böyle entelektüel filmler yapan bir adam değil şimdilik gördüğümüz kadarıyla.
Çok entelektüel dünyaya falan işte böyle atıyorum Oscara, Moskara ödül sistemine falan çok göz kırpan bir oyuncu gibi görünmüyor.
Hani adam filmi yaparken eğleniyormuş gibi görünüyor ve o enerji de...
Gerçekten izleyiciye yansıyor bence.
Çok keyifli yani Ryan Reynolds'ı bu filmde izlemek.
Deadpool filmiyle daha çok Deadpool karakteriyle geniş kitlelerin tanıdığı bir oyuncu oldu.
Orada da çok iyiydi bence. Harikaydı yani.
Şu an düşündüğümde Deadpool karakterini ondan başka oynayabilecek başka bir oyuncu gerçekten aklıma gelmiyor.
O hani o neşeli eleştirel hınzır böyle şey.
Haylaz tarafı o kadar güzel gitmişti ki Deadpool filmine.
İşte burada da aynen öyle bir yapı var arkadaşlar.
O film o açıdan çok başarılı.
Ve... Diyorum hani bir taraftan film zayıf ve hani vasat denebilecekken bir taraftan keyifli ve eğlenceli.
Bir güzel tarafı daha var filmin arkadaşlar.
O kadar güzel filmlere göndermeler yapıyor ki hani işte filmlerde artık gönderme zaten hani...
Neredeyse tüm sinema dünyasının en azından Hollywood filmlerinin diyeyim çok sevdiğim şey.
Başka filmlere saygı duruşunda bulunma, göndermeler yapma, o filmi hatırlatma falan.
Burada zaten başka yakın dönemde bir de gösterime girmiş.
Hani böyle çok 10 sene, 20 sene, 30 sene önceki büyük önemli başyapıtlara falan göndermeler yok gayet.
İşte bu sene, geçen sene falan izlediğimiz gayet keyifli, eğlenceli gişe filmlerinden harika alıntılar var.
Yani neredeyse kare kare böyle.
Şimdi hiçbirini söylemeyeceğim çünkü filmi izleyerek fark etmeniz çok daha keyifli olacaktır sizin için.
Harika göndermeler var ve onları çok güzel kullanmış.
Çok eğlenceli ve neşeli kullanmış bence.
Filmin o başka filmlerden de alıntılar yapması da bence filmi güçlendiren daha da keyifli hale getiren şeylerden bir tanesi.
O nedenle arkadaşlar kabaca genel olarak son bir yorum yapacak olursam bence iyi bir film.
Eğlenceli bir film, keyifli bir film.
İzlemenizi ben şahsen öneriyorum.
Eminim beğeneceksiniz.
Yani çok iyi bir film olduğunu düşünmeseniz bile çok keyifli 2 saat geçireceksiniz gerçekten.
O nedenle Free Guy filmini, gerçek kahraman filmini tüm sinema sever arkadaşlara öneriyorum.
İzlemenizi tavsiye ediyorum.
Evet bu hafta gerçek kahraman filminden bahsettik.
Yakın zamanın en önemli, en keyifli filmlerinden bir tanesi.
Önümüzdeki hafta tekrar görüşmek üzere.
Teşekkürler. Kısa
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
