
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Film önerilerinde bu hafta animasyon türü ile karşınızdayız. Bizi bambaşka dünyalara davet eden 5 ayrı film seçtik. Keyifli dinlemeler.
Transkript
Altyazı M.K.
Selamlar arkadaşlar. Sinemadres'e hoş geldiniz.
Bu haftaki programımızda film seçkilerine, film tavsiyelerine devam ediyoruz ve animasyon sinemadan bahsedeceğiz.
Animasyon sinema üzerine de söylenecek birçok şey var aslında.
Uzun yıllar boyunca animasyonun sadece çocuklara hitap eden bir tür olduğu üzerine birçok sohbet yapılmıştır.
Artık herhalde bu düşüncede olan sinema sever pek kalmadı.
Son yıllarda özellikle Ice Age, Shrek falan gibi çok geniş kitlelere hitap eden, çok neşeli, çok eğlenceli, içerisinde güzel mesajlar falan da olan, yani yetişkinlerin de izlemekten keyif
aldığı, çok ciddiye almasa da diyeyim en azından herkesin ama keyifle izlediği filmler ortaya çıktı.
Çok daha geçmişe dayanıyor bu.
Zaten Japon sinemasına hani animelere, mangalara, Japon çizgi romanlarına manga, Japon çizgi filmlerine anime deniyor.
O dünyaya girersek zaten bu işin çok daha fazla geçmişi var.
70'lere 60'lara kadar gidiyor bu ama normalde animasyon sinema, Japonya'dan gelen animeler ve mangalar 90'lı yılların ortasında çok tüm dünya tarafından tanındı, bilindi.
Ve özellikle Matrix filmiyle de tekrar yeni bir hayran kitlesi kazandı.
Yine animasyon sinemanın ve bana göre de bilim kurgu tarihinin de en güçlü filmlerinden bir tanesi olan Ghost in the Shell'den çok etkilenmiş bir filmdi.
Orada dediler ha animasyon sinema bu çizgi filmler öyle çoluk çocuk işi de değilmiş neler o varmış bu dünyada diyen ciddi bir animasyon sever kitle kazandı sinema dünyası.
Odan dolayı artık animasyonun sadece çocuklara hitap eden bir tür olduğunu düşünmen pek fazla sinema sever kalmadı diye düşünüyorum.
Tabii sevebilirsiniz, sevmeyebilirsiniz o başka ama ben bugünkü seçkimde...
Bayağı da böyle yetişkin işi, animasyonlar seçmeye dikkat ettim.
Tabi bir anlamda animasyon sinemayı en geniş kitlelere ulaştıran şirket de Pixar herhalde.
Hollywood'un bünyesinde.
Ve Pixar da gerçekten çok tatlı işler yapıyor arkadaşlar.
Çok neşeli, çok keyifli.
Birçoğunun tonu böyle çocuk filmi olacak kadar olmasa da birçok yetişkin sinema severe çok da ciddiye alınacak.
gibi gelmeyebilir. Yani biraz böyle hani hafif kalıyor gibi hissedilebilir ama teknik işçilikler, sinematografiler, tasarımlar, filmin akışları, kurguları hani günümüz sinemanın gereklilikleri
bağlamında da düşünürsek yani teknik olarak da çok iyi filmler.
Çok güzel akıyorlar. Harika karakterler yazılıyor.
Harika replikler yazılıyor.
Yani çok neşeli. Gerçekten çok keyifli.
Zaten Hollywood gişe sineması da hani yetişkin işi olsa da böyle işte aksiyon, kan revan, dövüş vesaire olsa da içerik olarak Teknik olarak yine çok iyi ama ne kadar ciddiye alıyoruz ki bir düşünün yani hani çoğu Hollywood filmini
eğlenmek için böyle oturup izleyip aa güzelmiş işte eğlendik korktuk işte gerildik güldük gibi izleyip geçiyoruz yani hani çok böyle ciddiye alınıp çok böyle hayatımıza etki edecek ya da bizi böyle
düşündürecek sarsacak çok fazla film zaten görmüyoruz.
O anlamda animasyon sinemayla aslında Hollywood gişe filmini ciddiye alma anlamında söylüyorum.
Pixar için arada çok fark olduğunu düşünmüyorum ben ama bugünkü seçkimde ben biraz daha, biraz daha böyle yetişkin işi, geniş kitlelerin izlediği takdirde böyle beslenebileceği, keyif alabileceği filmler seçmeye
çalıştım. Hemen bu işin aslında sinema tarihini hani gelmiş geçmiş en büyük üstadı hani animasyon sinemanın en güçlü, en saygıdeğer, en önemli yönetmenlerinden bir tanesiyle başlamak istiyorum.
Tabii ki Japon yönetmen Hayao Miyazaki'nin bir filmi.
Spirited Away arkadaşlar.
İlk tavsiye vereceğim animasyon film.
2001 yapımı. Şimdi Hayao Miyazaki üzerine apayrı bir program bile yapabilirim.
Gelecek programlarımızla birlikte yapabiliriz.
Seven izleyen arkadaşlar varsa.
Hayao Miyazaki çok güçlü bir yönetmen.
Çok öte bir yönetmen. Japon anime sinemasının en böyle en seçkin, en kaymak tabaka yönetmenlerinden bir tanesi.
Onun birçok tabii filmi var ve filmleri de biraz birbirine benzer aslında.
Hani belli temalarla ilgilenen bir yönetmen.
Spirited Away de tam olarak öyle bir film.
Çok kısaca şöyle söyleyeyim.
Küçük bir kız istemeden, farkında olmadan yani bir fantastik bir dünyaya geçiş yapar.
Hani bizim dünyamızdan diyeyim.
Gerçek dünyadan. Ve o fantastik dünyada bir maceraya atılır.
O fantastik dünyada yaşadığı macera o kızın zaten gençliğe ya da yetişkinliğe hani olgunluğa adım atma öyküsüdür.
Aynı zamanda olgunlaşma öyküsüdür.
Sadece gerçek dünyada nasıl yetişkinler çocuklarını elbette her türlü işte tehlikeden, kötülükten vesaire böyle yalıtırlar, korumaya çalışırlar ya normal olarak, evrimsel olarak, içgüdüsel olarak.
İşte kız... O fantastik dünyaya girdiğinde bir sürü tehlikeyle karşı karşıya kalır ve o tehlikelerle kendi aklı, zekası, becerisi, yetenekleriyle baş etmek zorunda kalır.
Çok değerlidir gerçekten Hayao Miyazaki.
Dünyası çok zengindir.
Tasarımları benzersizdir.
Filmleri teknik olarak olağanüstüdür.
Hani normal fanilerin yani oyuncuların oynamadığı bildiğimiz metotlarla yapılan sinema filmlerinden çok daha...
Gerçekten güçlü, geniş, engin dünyalar sunar bize.
Çok değerlidir, çok seçkin bir sinemadır Hayami Yazaki sineması.
Zaten entelektüeller tarafından da birçok kez incelenmiştir.
Böyle ayrıntılı biçimde katman katman yazılmıştır, çizilmiştir.
Spirited Away bana göre onun filmografisindeki en değerli filmlerden, en önemli filmlerden bir tanesi.
Hem Japon animeleri hem de Hayami Yazaki sinemasına adım atmayı düşünürseniz Spirited Away 2001 yapımı çok doğru bir örnek olacaktır.
Çok iyi bir film olduğunu düşünüyorum.
Başyapıt seviyesinde bir film olduğunu düşünüyorum.
Hararetle tavsiye ediyorum.
Geçelim Hollywood'a.
2015 yapımı Inside Out arkadaşlar.
Çok farklı bir film.
Çok neşeli bir film.
Çok güzel bir film gerçekten.
Çocuk filmi diyemem.
Aslında filmde yine küçük bir kız var.
Küçük bir çocuğun aslında yaşadığı hem fiziki, maddi yani hem manevi yolculuğu anlatan ama çok farklı bir biçimde anlatan bir film.
Küçük bir kız var. Çok şeker.
Ailesiyle başka bir eve taşınıyorlar falan.
Okey. Küçük çocukların hayatlarında yaşadığı büyük değişimler onların karakterlerine, kişiliklerine büyük etkiler yaratır ya.
Yetişkinler gibi değildir çocuklar neticede.
Filmin büyük çoğunluğu arkadaşlar bu küçük kızın zihninin içerisinde geçiyor.
Öyle söyleyeyim. Filmde işte anıların bulunduğu, depolandığı kocaman raflar var böyle.
Kızın karakterini, kişiliğini oluşturan işte özgüven kalesi, işte yetenek adası falan gibi böyle hani bir o küçük kızı ya da yetişkin bir insanı inşa eden tüm manevi
böyle karakter, kişilik özelliklerimiz orada fiziken karşımıza getirilmiş.
Kattığı deneyimler ya da sarsıcı duygusal etkileşimler falan baya böyle muhteşem tasarımlarla fiziksel olarak karşımıza geliyor.
O kızın yaşadığı kişisel duygusal dönüşüm, sarsıntı, etkileşimler fiziken bizim karşımıza geliyor ve filmin büyük çoğunluğu kızın zaten beyninin içerisinde geçiyor.
Kızı ortaya çıkaran çeşitli temel duygusal şeyler var ya böyle hani işte öfke, kıskançlık, işte duygusallık, neşe, sevinç gibi duygular birer karaktere indirgenmiş.
Yani bir an böyle kız öfkelendiğinde kızın kontrolünü yani fiziksel kontrolünü öfke dediğimiz karakter ele alıyor.
O ona bir şeyler yaptırıyor.
Duygusallık öne çıkıyor bazen.
Bazen neşe öne çıkıyor değil mi hepimizde?
İşte bu kızda da öyle duygular bizi esir alıyor ve bize bazı şeyler yaptırıyor gibi.
Yani bir insanın manevi dünyasını, küçük bir kızın manevi dünyasını, kişiliğini, anılarını, tüm hissiyatını diyeyim fiziken karşımıza getiren, inanılmaz neşeli, çok keyifli, çok duygulu,
çok harika bir animasyon. Gerçekten çok keyifli bir animasyon Inside Out.
Oscar'larda da boy göstermişti zaten.
Ve geniş kitleler tarafından izlenmişti, sevilmişti.
Yani böyle çok çocuğunuzu da tabii izleyebileceğiniz.
Gerçekten çok neşeli, çok keyifli ama bir yetişkin olarak da izlediğinizde kesinlikle dikkatinizi çekecek.
Sizi çok etkileyecek, sarsacak.
Çok harika bir dünya sunuyor Inside Out.
Dediğim gibi sevilen bir filmdi zaten.
Geniş kitleler sevdi ama belki duymamışsınızdır.
Yani duymuş da olabilirsiniz. Belki duymamışsınızdır diye söylüyorum.
Kaçırmış olabilirsiniz diye söylüyorum.
Hollywood'dan çıkan en neşeli en keyifli filmlerden bir tanesi bir animasyonlardan bir tanesi de Inside Out'tu.
2015 yapımı.
İzlemenizi öneriyorum arkadaşlar.
Diğer tavsiye edeceğim film yine bambaşka sulara geçiyoruz.
2006 yapımı Scanner Darkly diye bir film arkadaşlar.
Bu çok farklı bir film.
Sıradan bir...
şey değil yani bir animasyon değil.
Şöyle oyunculu animasyon nasıl işte James Cameron Avatar filminde Navileri insanlar oynuyor.
Aslında arkasında başka insanlar var.
Zaten artık bu teknik çok yaygın biçimde kullanılıyor sinemada.
Ya Maymunlar Cehennemi filminin serilerinde de artık bunlar kullanıldı mesela.
Veya King Kong gibi ya da Yüzüklerin Efendisi'ndeki Bazı karakterler Gollum gibi.
Arkasında bir oyuncu oynuyor.
Üzerine bir animasyon karakter giydiriliyor.
İşte Skinner Darkly'de böyle bir film ve rüya gibi bir kadrosu var.
Keanu Reeves var. Robert Downey Jr.
var. Woody Harrelson var. Winona Ryder var.
Harika oyuncular var filmde.
Ve bir bilim kurgu animasyonu aynı zamanda.
Oyuncular oynuyor ama biz onları dediğim gibi çizgi karakter olarak izliyoruz.
Ve yüzler tabi benzetilmiş hani o oyuncuların yüzleri olduğu belli.
Hani filmi şey olarak izleseniz de animasyon değil normal bir film olarak isteseniz bile oyuncuları tanırsınız yani yüzlerinden falan.
Baş karakter zaten Keanu Reeves'ın yüzü yüz hatları düşünülerek tasarlanmış.
O da oynamış zaten karakteri.
Skinner Darkley yakın gelecekte geçen bir bilim kurgu filmi.
Ve çok biraz hani post apokaliptik film yakın gelecekte geçiyor arkadaşlar.
Biraz ilginç bir film.
Karamsar bir bilim kurgu filmi aynı zamanda.
Gelecekte çok geniş kitlelerin esiri olduğu bir uyuşturucu bağımlılığının söz konusu olduğu biraz karamsar bir dünyada geçiyor.
Böyle dramatik ögeler de var.
Çok düşündürücü şeyler de var içerisinde.
Animasyon film olmasına rağmen çarpıcı oyunculuklar da var.
Yani hani animasyon sinema için oyunculuk.
Yok neticede değil mi? Birçok animasyonda oyuncular oynamıyor.
Karakterleri izliyoruz biz.
Bilgisayar ortamında tasarlanmış karakterleri izliyoruz.
Onun için animasyon film için bir oyunculuk performansından bahsetmek biraz ironik olacak belki ama bu film öyle değil.
Çünkü dediğim gibi oyuncular oynuyor zaten.
Animasyon karakterlerinin arkasında oyuncular var.
Biraz karamsar bir gelecek öngörüsü var.
İşin içerisinde bir polisiye durum var, bir cinayet durum var.
Böyle gayet sürükleyici bir gelecek tasvirini animasyon sinema içerisinde bize veren bir film.
İlginç bir film. Farklı bir film.
Bilim kurgu romanından zaten öyküsünden uyarlanmış bir film zaten.
Richard Linklater adlı yönetmenin yönettiği 2006 yapımı Scanner Darkly'i farklı bir animasyon izlemek istiyorsanız.
Baya daha böyle karamsar bir bilim kurgu filmi izleme kafasını biraz da böyle animasyon dünyaya sığdırmış farklı bir film izlemek istiyorsanız Scanner Darkly'i hararetle öneriyorum arkadaşlar.
Diğer örneğim yine Hollywood'tan ama yine bambaşka bir film.
Yine çok sıra dışı bir filmden bahsedeceğim size.
Nesi sıra dışı?
Şu tarafı sıra dışı.
Animasyon sineması tarihinin tüm karakterleri insan olan ilk filmi arkadaşlar.
Belki de duymuşsunuzdur.
2004 yapımı The Incredibles.
Yenilmezler. Ya o kadar güzel bir film ki.
O kadar neşeli bir film ki.
Yenilmezler dendi de aslında şöyle.
Bir süper kahraman öyküsü.
Aynı zamanda. Ve süper kahraman öyküleri üzerine de muhteşem tespitler yapan bir film.
Çok neşeli, çok eğlenceli ve aynı zamanda çok da okkalı bir aksiyon filmi.
Harika aksiyon sahneleri var.
Böyle bir serüven. Yani süper kahramanlar zaten.
Hani iyiler var, kötüler var falan ama süper kahraman dünyasını da bayağı inceleyen ve yargılayan bir film.
biraz Watchmen filmiyle bazı paralellikler barındırıyor.
Hani işte süper kahramanlar var ama bunlar dünyanın başında biraz da dert olmuş.
Süper kahramanların karşısında konumlanan ciddi kitleler oluşmuş.
Hani süper kahramanlar hiç olmasa daha iyi.
Hani bizim hayatlarımızı mı kurtarıyorlar yoksa kendi egolarını mı tatmin ediyorlar belli değil gibilerinden böyle bir karşıt grup oluşmuş gelecekte ya da süper kahramanların dünyasında.
Süper kahramanlar da bunun üzerine bir hükümet kararıyla yani böyle devlet kararıyla emekli edilmişler.
Süper kahramanlar. Bundan sonra siz süper kahramanlık yapmayacaksınız.
Gidip ofiste oturup işte evraklarla uğraşacaksınız falan diye bir karar alınmış böyle.
Öyle bir dünyada geçiyor.
Dediğim gibi bütün karakterleri insan.
Yani hiç böyle hani işte böcekler işte ne bileyim ben işte ağaçlar işte bulutlar öyle hani veya işte karakterin kafasının içerisinde geçen Inside Out'taki gibi ya da işte Spirited
Away'deki gibi fantastik bir dünyada geçen falan bir film değil.
Tamamen Bizim dünyamızda geçiyor, günümüzde geçiyor ve tüm karakterlerde insan.
Evliler, barklılar, işe güce gidiyorlar, geliyorlar, çolukluğu, çocukları var, geçim dertleri var.
İşte morguç ödüyorlar bir yandan falan.
Baya böyle karakterler.
Film teknik olarak çok iyi.
Akışı, gücü yani bütün derdini nefis bir şekilde anlatan bir film.
Tasarımları falan ama gerçekçi değil.
Yani baya karikatürist.
Çizmiş gibi böyle tüm karakterler yani abartılı biraz ama çok keyifli, çok neşeli, çok böyle şık, estetik bir film.
Ama metni de bir o kadar yetişkin işi.
Aile içi sorunlar, bir çocuk yetiştirmenin sorumluluğu, işte diyorum geçinme derdi bir yandan.
Hani ev, araba alıyorsun, borcun harcın var.
Evi geçindirmek zorundasın aile babası olarak.
İşte babanın stresi oluyor.
Anne babaya bir yandan destek çıkıyor.
Bir yandan çocukları okula bırakan anne.
Sen bırak bugün benim işim var falan.
Gayet de böyle. Yani büyük şehirde yaşayan, böyle çalışan insanların problemleri.
Bir yandan işte lisede ergen bir kızımız var.
Çok böyle... İşte karşı cinsle etkileşmeye başlamış ama bir yandan da çok canı sıkkın, stres, depresyon altında bir kız böyle.
Daha da küçük bir erkek oğlumuz var.
Çok şirin yerinde duramıyor.
Ondan bekleneceği gibi tabii.
Bir yandan onun dertleri var falan.
Yani dediğim gibi hem böyle günümüz metropolünde, büyükşehirinde yaşayan insanların sorunlarına...
sahip bir film. Bunlardan bahseden bir film.
Hem süper kahraman dünyasına ait tespitleri olan bir film.
Elbette filmde iyiler var, kötüler var.
Dediğim gibi yani çok zengin bir film.
Yani Incredibles çok güzel bir film gerçekten.
Yani yetişkin işi bir film. Zaten devamı da yapıldı.
Bence devam filmi ilk filmi kadar iyi değildi.
Yani ilk filmi izlemeden devam filmini izlemenizi önermem.
Ama ilk film Başlı başına çok iyi bir film.
Çok keyifli bir film. Çok neşeli bir film.
Dediğim gibi bir animasyon olmasına rağmen hani çocukların da keyifle izleyip böyle aksiyon serüven oh ne güzel eğlendik çok güzel bir gece geçirdik diyebilecekleri bir film olduğu kadar da yetişkin izleyicilere
de rahatlıkla hitap edebilecek.
Hani en yetişkin insanım bile böyle hani animasyon sinemayla benim çok da işim olmaz diyen bir sinema severim bile.
İçerisinde çok zengin kodlar bulabileceğini düşündüğüm bir film gerçekten.
Incredibles 2004 yapımı Brad Bird'ın yönettiği film.
Gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum arkadaşlar.
Son filmimden bahsedeceğim ama bu filmden nasıl bahsedeceğim bilmiyorum arkadaşlar.
Gerçekten çok uzun bir öyküsü var çünkü aslında.
Hemen gireyim kısaca anlatmaya çalışayım.
Arkadaşlar film 2005 yapımı Final Fantasy 7 Advent Children adlı bir film.
Şimdi bu filmin öyküsü dediğim gibi gerçekten çok uzun.
Şöyle özetlemeye çalışayım.
2000'li yılların başında arkadaşlar Final Fantasy Spirit is Within diye bir film yapıldı.
Bu filmin şöyle bir iddiası vardı arkadaşlar.
Sinema tarihinin gerçeğe en yakın animasyonu diye sunuldu bu film bize.
Yani filmi izlerken animasyon filmi izlediğinizi anlayamayacaksınız gibi bir iddiayla çıktı bu film piyasaya.
140 milyon dolara mal olduğu sırf bu film için devasa bir stüdyo kurulduğu Japon yapımı film.
Acayip iddialarla sinema dünyasını sallayacak.
Sinema tarihinde bir olay olacak bu film.
Çünkü gerçeğe en yakın animasyon bu film dediler.
İlk defa böyle bir iddia ile bir animasyon film karşımıza gelmişti.
Gerçekten de öyleydi ama sorun şurada.
Onun dışındaki hemen hemen her şeyi filmin çok sıradandı.
Yani sıradan bir bilim kurulu aksiyon filmi gibi bir şeydi böyle.
Çok da o yüzden sinema tarihine büyük bir damga vuramadı film açık söylemek gerekirse.
Ve aynı zamanda bilgisayar oyunu...
Animasyon oyun severlerin de gayet iyi bileceği bir film bu.
Çünkü Final Fantasy bir oyun uyarlaması.
Final Fantasy diye bir bilgisayar oyunu var.
Çok güçlü bir oyun. Geniş kitleler tarafından böyle tüm dünya oyun severleri tarafından sevgiyle, saygıyla karşılanmış ve bol bol oynanmış, tüketilmiş bir oyun.
İşte bunun 1'i, 3'ü, 5'i, 10'u çok büyük serileri yapıldı.
Final Fantasy 7 Advent Children yani size şu an tavsiye edeceğim filmse Bu işte 2000 yılında yapılıp da fiyasko olan filmin ekibinin elinden o film için inşa
edilmiş stüdyodan çıkan bir film.
Öyle söyleyeyim. Teknik olarak olağanüstü.
Ancak bu filmi anarken şunu özellikle belirtmem lazım.
Geçtiğimiz haftalarda aksiyon sineması seçkisi yapmıştım.
Birkaç aksiyon filmi tavsiye etmiştim ya.
Arkadaşlar iddiam şu.
Final Fantasy 7 Advent Children filmi sinema tarihinin en iyi aksiyon filmidir.
Şahsi fikrime göre. Bütün aksiyon filmi önerilerimi işte bu filmi hani o aksiyon seçkimde önermedim.
Çünkü animasyon seçkisi yapacağımı elbette planlamıştım.
Orada anmayı uygun görmüştüm.
Gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorum ki aksiyon sineması için önerdiğim filmlerin hepsinden daha aksiyonlu bir film.
Daha iyi bir film demek belki şüpheli bir iddia olabilir ama şüphe götürür bir iddia olabilir ama Aksiyon severseniz eğer, aksiyon sineması için bir film seçmek istiyorsanız,
bana bir tane aksiyon filmi öner deseniz size bunu öneririm.
Öyle söyleyeyim. İnanılmaz bir aksiyon filmi.
Yönetmenliği, aksiyon sahnelerindeki kareografiler, görsel tasarımlar, kamera kullanımı, karakterler inanılmaz.
Ve aynı zamanda animasyon filmi neticede bu.
Animasyon sinemada size bunu öneriyorum.
Ama geçtiğimiz hafta yaptığım...
Fantastik sinema içerisinde de bunu anabilirdim.
Yine dediğim gibi animasyon sinemada anacağım için bunu yapmadım.
Filmin inanılmaz da bir öyküsü var.
Şimdi bir oyun uyarlaması olduğu için aslında bu filmin böyle doya doya anlayabilmek için hani tüm ayrıntılarını çözebilmek için aslında oyunu da oynamış olmak gerekiyor.
Yani oyun sever arkadaşlar bu filmi bizden hani oyun...
Şimdi ben oyun oynamış bir insan değilim.
Oyun meraklısı sayılmam.
Bu filmin de oyununu oynamadım.
Onun için öyküsünün tüm ayrıntılarını bir oyun sever o kadar bilmiyorum ben de.
Ama yine de filmi izleyip keyif alabileceğiniz kadar anlayabiliyorsunuz ve zaten bambaşka bir dünyada geçiyor.
Günümüz dünyasında geçmiyor yani.
Günümüz dünyasında var olan birçok temel olguya isabet eden başka olgular var filmde.
...atıyorum yaşam akıntısı var...
...işte farklı karakterler var...
...fantastik ruhlar var...
...çok zengin bir dünya...
...çok fantastik bir dünya aynı zamanda...
...ama... ...aynı zamanda çok günlük karakterler de...
...hani o gün için en azından...
...film dünyası için söylüyorum...
...karşınıza geldiğinde...
...günlük hayatta da süre giden karakterler var...
...işte çocuklara...
...hasta ve... ...bakılamayan, ebeveyn olmayan çocuklara...
sahip çıkan bir nevi huzur evi gibi diyeyim yani.
Çocuklara sahip çıkan bir karakter var.
İşte onun yardımcısı var. İşte petrol aramalarına giden bir karakter var.
Petrol çıkaran veya atıyorum işte başka işlerle uğraşan paketçi vesaire tipler var böyle.
Gayet böyle günlük hayatı da bizim bildiğimiz dünyaya yakın hayatlar yaşayan karakterler de var ama aynı zamanda Şöyle çok kısaca özetleyebilirim.
Zorlanıyorum çünkü çok karmaşık bir film.
O günün dünyasında yaşam akıntısı denen bir soyut ama aynı zamanda somut olan büyük bir gücü, dünyada var olan bir gücü, bir enerji kaynağı olarak kullanan bir şirket ve o şirketin
ortaya çıkardığı bazı savaşçılarla...
Bunların karşısında yer alan, bunların içerisinden çıkmış ve karşısında yer alan başka bir grupla savaşan ama olağanüstü bir fantastik ögeleri içerisinde barındıran bir savaşta yer alan karakterler
var. İşte askerler, anti askerler gibi vesaire böyle çok dediğim gibi çok zengin bir film.
Final Fantasy 7 Advent Children bir aksiyon olarak, bir animasyon olarak, bir fantezi olarak ve aynı zamanda bir bilim kurgu olarak gerçekten çok öte bir film.
Acayip tasarımları var.
İnanılmaz karakterleri var.
Sinematografik olarak yani yönetimi, kurgusu, ışıkları, kamera hareketleri gerçekten çok üst düzey.
Çok çok üst düzey. Film çok fantastik olduğu için.
Dediğim gibi çok uç bir film olduğu için.
Çok uç dünyaları söz konusu ettiği için.
Yani kadraş konusu ettiği için.
Hani filmi izlerken içerisine girmekte belki zorlanabilirsiniz.
Ne anlatıyor ya bu film.
Yani uçmuşlar gibi görünebilir size.
Gayet mümkün olabilir.
Yani içine girmekte zorlanabilirsiniz ama eğer bunu başarabilirsiniz, filmi ikna edici bulursanız ve filmin içerisine girebilirsiniz.
Benzersiz bir dünyayla karşılaşacaksınız.
Gerçekten çok etkileyici bir film.
Gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.
Sadece böyle bir klip izliyormuş gibi.
İzleseniz bile yani Google'a atıyorum tıklayın hani filmden birkaç sahne böyle bir fikriniz olsun diye izlemeye çalışın diyeceğim.
Birkaç çarpıcı sahnesinin videosu var YouTube'da.
Bambaşka bir dünyaya girdiğinizi fark edeceksiniz diye umuyorum.
O kadar söyleyeyim yani biraz riskli bir öneri olduğu Final Fantasy 7 aslında ama...
Şahsen benim dediğim gibi sinema tarihinin en iyi aksiyon filmi olduğunu düşündüğüm bir filmi de yani size tavsiye etmem çok sarı dışı olmaz herhalde.
O nedenle bu filmi de biraz uç bir film olsa da biraz farklı bir film olsa da gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.
Bence başyapıt seviyesinde bir film arkadaşlar.
Evet bu haftalık da bu kadar.
Biraz yoğun bir program oldu galiba.
Sizi yorduysam üzgünüm. Çok teşekkür ediyorum dinlediğiniz için.
Başka bir programda görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
