
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu haftaki programımızda 98. kez verilen, 2026 yılı Oscar Ödüllerini konuştuk. Keyifli dinlemeler.
Transkript
Herkese merhaba, Sinematris't'e Görkem Öge ile birliktesiniz.
Bu haftaki programımızda elbette Oscar ödüllerini konuşacağız.
Bu yıl 98. kez verildi adaylıklarda bazı küçük sürprizler vardı hatta rahatsız olduğumuz bazı noktalar da olmuştu ki ben bunları geçtiğimiz Sinematris'tlerde sizlerle paylaşmıştım
bugün yine kısaca hatırlatmaya çalışacağım çok az sürpriz var kimin alacağı belliydi ondan dolayı da Bu yılın Oscar dağıtımının çok da heyecan yaratmadığını söyleyebiliriz.
Genel olarak gecenin ışıltısı diğer yıllardan çok da farklı değildi.
Gayet neşeydi. Kırmızı halıda bütün ünlüler röportajlar verdiler.
Mode dünyasının da gözü Oscar gecesinin kırmızı halısındaydı.
Espriler, sohbetler, politik söylemler, iğnelemeler falan yani genel Oscar ışıltısından çok da geride olmayan bir Oscar gecesinin geçtiğini söyleyebiliriz.
Ben öncelikle Oscar adaylarındaki beklenmeyen birkaç detayı sizinle paylaşmak istiyorum.
Birincisi bu yıl en iyi animasyon dalında Japon çizgi filmleri tarihinin en çok hasılat yapan filmi ve bu yılın da genel puanlara ve beğenilere
bakarsak da en çok sevilip ilgi gören filmlerden bir tanesi olan Demon Slayer Infinite Castle filminin herhangi bir dalda ama özellikle de en iyi animasyon
dalında Oscar'a aday gösterilmemesi yılın en büyük sürprizlerinden bir tanesiydi.
İkincisi 2000'lerin en büyük yönetmenlerinden biri olan Chan Wolf Park'ın No Other Choice filminin En azından en iyi yabancı dilde Oscar adayı filmlerinin arasında
gösterilmemesi çok büyük sürprizdi.
Ancak bu yılın en büyük sürprizi Sinners günahkarlar filminin toplam 16 dalda Oscar adayı olup sinema tarihinin en fazla
dalda Oscar adayı olan filmi konumuna gelmesiydi.
Kötü bir film değildi elbette ancak Oscar tarihi düşünüldüğünde ve hatta 2025 yılının öne çıkan filmleri düşünüldüğünde bunların arasında sivrilen bir
film olduğunu iddia etmek çok büyük bir abartıydı bence.
Ve bu duruma ben peşinen şu yorumu yapmıştım ki dağılım nasıl olursa olsun gecenin peşin galibi zaten Sinners filmidir.
Demiştim ve hala da bu fikirdeyim.
Sinners filmi toplam 4 dalda Oscar aldı.
Yani gecenin en çok Oscar alan ikinci filmi oldu.
Gecenin galibi zaten Savaş Üstüne Savaş oldu.
Sinners filmi sinema tarihine ve Oscar tarihine geçti.
Şimdi evet gelelim Oscar dağıtımına.
Önemli olan adayları da belirteceğim ve bunlar üzerine de fikirlerimi sunmaya çalışacağım.
Şimdi yılın en iyi filmi savaş üstüne savaş olduğu hiç şaşırtıcı değil.
Bunu zaten defalarca kez dile getirmiştik.
Son birkaç yıldır zaten ondan önceki döneme göre 5 ya da en fazla 6 film aday gösterilirdi.
Artık 9-10 film aday gösteriliyor.
Zaten bu filmlerde yılın en iyi filmleri bizce bunlar.
Demiş oluyor akademi.
Çok sayıda filmi en iyi filme aday gösterirken.
Bu filmleri hızlıca sayayım.
Bir de 2025'in en önemli filmlerinde size kısaca bir hatırlatmış olayım.
Diğer adaylar F1, Frankenstein, Hamnet, Muhteşem Marti, Manevi Değer, Günahkarlar Sinners, Tren Düşleri.
Gizli Ajan ve Bugonya filmleriydi.
Bunlar gerçekten 2025'in en öne çıkan filmleriydi diyebiliriz.
En iyi erkek oyuncu dalında Günahkarlar filmiyle Michael B.
Jordan ödüle ulaşan oyuncu oldu.
Bence bu bir sürpriz.
Hemen hızlıca size diğer adayları da sayayım.
Muhteşem Marti filmiyle Timothy Chalamet, Savaş Üstüne Savaş filmine Leonardo DiCaprio, Mavi Ay filmiyle Ethan Hawke ve Gizli Ajan filmiyle de Wagner Moura
diğer adaylardı.
Bana sorarsanız ödüle ulaşması muhtemel dördüncü oyuncuydu Michael B.
Jordan. Bence en büyük iki aday vardı.
Birincisi Muhteşem Marti filmiyle Timothy Chalamet'ti ki bence ödülü gerçekten hak eden Timothy Chalamet'ti.
İkinci en büyük aday Chalamet'le denk seviyede Gizli Ajan filmiyle Wagner'ı Maurer'aydı ki.
Başka birçok ödülü zaten Wagner'ı Maurer almıştı.
Demek ki çok iyi bu rolde bütün ödülleri götürdü diye.
Onun için onun gücü yani Oscar'daki olasılığı biraz daha artmıştı böyle.
DiCaprio zaten daha önce bir kez en iyi erkek oyuncu Oscar'ı aldığı için onun alması çok da muhtemel görünmüyordu ama belki aradan sıyrılıp ikinci Oscar'ı alır mı diyorduk.
Ki Mavi Ay filmiyle Ethan Hawke'ın performansı da çok iyiydi zaten.
Müthiş bir oyunculuk sergiliyordu ve Ethan Hawke çok prestijli bir oyuncudur.
Harika işleri var kariyerinde.
Ondan dolayı... Hani onu böyle liste başına koymuyorum ama bana göre ilk üç aday zaten Chalamet, DiCaprio ve Maura'ydı.
Michael B. Jordan aklıma bile gelmemişti gerçekten yani.
Ama işte Sinners filminin popüleritesinden dolayı aldığını düşünüyorum ben.
Michael B. Jordan'ın gecenin en büyük sürprizlerinden bir tanesiydi.
En iyi kadın oyuncu dalında Jussie Berkeley Hamlet filmindeki performansıyla ödüle ulaştı.
Bu hiç şaşırtıcı bir şey değil.
Belki bir olasılık biraz parlatılmıştı.
Bacaklarım olsaydı seni tekmelerdim.
Filmindeki performansıyla Rose Byrne yılın en büyük adaylarından biri gibi görünüyordu.
Onun dışında Bugonya ile Emma Stone bir sıyrılır mı?
Üçüncü Oscar'ını alır mı?
Zannetmiyordum ben. Jesse Berkeley bence yine de en büyük adaydı ve ödüle de ulaşmayı bildi.
En iyi yardımcı erkek oyuncu dalı bence bu yılın...
En çarpışmalı dallarından bir tanesiydi.
Savaş üstüne savaştaki Champagne benim de liste başımdı.
Yüksek olasılıkla o alacak diyordum.
Buna ek olarak savaş üstüne savaşta Benicio Del Toro da muhteşem bir performans sergiliyordu ki Del Toro zaten Oscar'lıdır, zaten çok prestijli, harika bir oyuncudur.
Buna ek olarak Frankenstein filmindeki performansıyla Jacob Elordi başka birçok ödül sisteminden ödülle döndü.
Yılın en parlak isimlerinden bir tanesiydi ki şu an uğultulu tepelerle de zaten gündemi...
Meşgul ediyor ama buna ek olarak manevi değer sentimental value filmindeki performansı Stalin Skarsgård'un mükemmeldi.
Yani kimilerine göre yılın en iyi performansıydı ki.
Skarsgård çok prestijli bir oyuncudur.
İsveçlidir, kuzeyin sinemacısıdır.
Başka o kadar çok harika performansı var ki.
Yani hangi ödülü alsa hiç şaşırmayız.
Bu dört oyuncunun biri alabilirdi.
Diğer aday Günahkarlar filmiyle Delroy Lindo.
Çok zengin bir kariyeri var gerçekten ve çok da iyi bir oyuncudur ama bence bu dalda liste başı sayılmazdı.
Sean Penn'in almasına hiç şaşırmıyorum.
Bu arada Sean Penn'le ilgili birçok Oscar notu var.
Bunların en azından bu program bazında önemli olanlarını size hatırlatmak istiyorum.
Birincisi Sean Penn bu yıl Oscar törenine gelmedi ki kendisi...
en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında liste başıydı.
Kendisinin bundan haberi olmaması düşünülemez.
Ancak buna rağmen törene gelmemişti.
Ona ödülünü verecek olan Kieran Culkin geçtiğimiz yıl ödülünü alan oyuncu ödülü ona vermek üzere sahneye çıktı ve ne yazık ki burada olamadı.
Couldn't be here. Yani burada olamadı dedi.
Or didn't want to dedi.
Yani belki de istemedi.
Birçok kişi buna dikkati çekti ki Sean Penn sinema tarihinin 3 Oscar alan 4.
erkek oyuncusu oldu.
İki tanesi en iyi erkek bu yıl aldığıysa en iyi yardımcı erkek ama neticede yani Oscar tarihine geçmiş en önemli erkek oyunculardan bir tanesi oldu.
Ki şöyle de bir not var Sean Penn son derece politik bir isim ve hayatı boyunca...
Çok sayıda önemli politik siyasi olayın bizzat içerisindeydi ve kendisi geçtiğimiz yıllarda Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski'yi bizzat ziyaret etmişti.
Ona destek olduğunu söylemişti ve almış olduğu iki Oscar'ın bir tanesini ona hediye etmişti.
Bunun videosu internette var tıklarsanız görebilirsiniz gerçekten çok ilginç bir video.
Zelenski baya şaşırıyor böyle hani bunu kabul edemem gibilerinden bir şeyler söylüyor böyle.
Yani aslında kendi Oscar'ını Zelenski'ye vererek biraz da sanki Oscar'ı çok da önemsemiyormuş gibi bir görüntü veriyor.
Yani ondan dolayı aslında bu akademinin antipatisini de çekebilecek bir şey değil mi?
Yani ona bir ödül vermişsiniz o ödülü giriyor.
Kendince iyi bir sebeple olsa da başka birisine veriyor yani.
Ama işte buna rağmen bu yıl...
En iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü Akademi Sean Penn'e verdi.
Törene katılmamış olmasına rağmen tekrar hatırlatmış olayım.
Yani Sean Penn üzerine söyleyecek tabii çok şey var ama güzel bir daldı bu gerçekten yani.
Burada güzel bir yarışma söz konusuydu diyebiliriz.
En iyi yardımcı kadın oyuncu dalındaysa Weapons filmiyle Amy Madigan bu ödüle ulaştı.
Biraz parlatılmıştı zaten yani biraz bekleniyordu konuşuluyordu.
Ekran süresi en az olan adaydı.
Onun dışında manevi değer filmiyle Ella Fanning Genç yaşına ve tırnak içinde popüler sarışın imajına rağmen nefis bir performans sergilemişti.
Olabilirdi. Savaş üstüne savaş filmindeki performansıyla da Teyana Tyler biraz öne çıkıyordu yani.
Belki alabilirdi diyorduk ama yine de Amy Madigan'ın bu ödülü almasına şahsen ben hiç şaşırmıyorum.
En iyi yönetmen ödülü Paul Thomas Anderson'a gitti.
Şaşıran var mı? Zannetmiyorum.
Hamlet'le Chloe Zaho ikinci Oscar'ına ulaşır mıydı?
Diğer dallar zayıf olsaydı belki ulaşırdı.
Yani Anderson bu yıl hiç film yapmasaydı.
Belki olabilirdi.
Onun dışında manevi değer filmiyle Joachim Trier tertemiz alırdı.
Yani bence Chloe Zaho'dan bile önce Anderson'dan sonra ödülü hak edecek.
Bence Joachim Trier olurdu.
Onun dışında Muhteşem Marty filmiyle John Safdie yönetmenliği iyiydi ama Oscar'a ulaşacak kadar da iyi bir yönetmenlik midir?
Şüpheliyim. Anderson zaten hak ederek bu ödüle ulaştı diyebiliriz.
Şimdi en iyi orijinal senaryo Oscar'ı günahkarlar filmine gitti.
Bana göre... kesinlikle hak edilmeyen bir ödül bu arkadaşlar.
Sinners filminin popüleritesinden dolayı ve bir de senaryoyu yazan da filmin yönetmeni olan Ryan Coogler zaten.
Şimdi ona en iyi yönetmeni vermiyoruz tabii Anderson'ı vereceğiz.
Hani ona da bir Oscar verelim.
Senaryoyu o yazmış bari onu verelim gibi bir denkleme gördüm ben.
Çünkü diğer adayların özellikle iki filmin senaryosu Yani Sinners'tan yani ben yan yana bile koymam arkadaşlar.
Yani birincisi Cannes'daki en büyük ödül olan Altın Palmiye'ye ulaşan Görünmez Kaza filmi.
Cafer Panahi'nin İran sinemasının yakın dönümün en parlak isimlerinden bir tanesi.
Ve senaryosu mükemmeldi bence.
Yani There Was Just An Excellent filminin senaryosu nefisti.
Yılın en iyi senaryolarından bir tanesiydi.
Ama ondan da daha iyi bir senaryo vardı.
Elbette Joachim Trier'in sentimen...
Mental Value, manevi değer filminin senaryosu bence yılın en iyi senaryosuydu belki de yani.
Enfes incelikte, enfes karakterler, enfes dönüşümler, enfes incelemeler, alt metinler muhteşem bir senaryoydu bence.
Ki Joachim Trier'in yönetmenliği de incelikli.
Kuzey'in sineması biraz soğuktur böyle daha sabit planlar, biraz soğuk bir görüntü yönetimi falan okey.
Yani akademinin çok da hoşlanacağı bir yönetmenlik tarzı değildir zaten Kuzey'in sinemasının yönetmenliği.
Ama Sentimental Value'nun senaryosu varken abartılı bir politik üst metin diyeceğim alt metin demeye dilim varmıyor.
Yine size Sinners filminin incelemesini sunduğum programa buna özellikle vurgu yapmıştım.
Yani günahkarlar filmi evet kötü bir film değil ancak abartılı bir siyahi politik ayrımcılık filmi.
Siyahi sinemaya ve tabi ki siyahilere torpil geçen, onları kutsayan, onları öne çıkaran siyahlar onurlu, dürüst, pırıl pırıl, kendi halinde harika bir
gruptur. Beyazlarsa şeytandır, vampirdir.
Onların huzuruna, mutluluğuna, keyfine...
Parmakadan hani o biraz abarttı hadi ben de söylemi bir abartayım.
İğrenç insanlardır diyen bir senaryo neredeyse.
Sinırsın senaryosu yani çok kaba bir senaryo.
Ondan dolayı görünmez kaza filmi ve manevi değer filmlerinin senaryosu varken günahkarlara en iyi senaryoyu vermek inanılır gibi değil.
En iyi uyarlama senaryo dalı gerçekten çarpışmalıydı.
Buradaki filmlerin hepsinin senaryosu güzel ve savaş üstüne savaşa gitti.
Okey. Onun dışında Bugonya, Frankenstein, Hamlet ve Tren Düşleri filmleri yılın zaten iyi filmleri ama bunlara rağmen savaş üstüne savaşın almasına ben hiç şaşırmıyorum.
Heh şimdi geldik bir başka tartışmalı filme.
En iyi görüntü yönetimi Director of Photography, DOP derler genelde sektörde.
En iyi sinematografi ödülünü Sinners filmi aldı yine.
Arum, Buralt, Arkapau diye siyahi kadın görüntü yönetmeni.
Bakın belirtiyorum özellikle.
Buraya geleceğiz. Diğer adayların hepsinin görüntü yönetimleri şıkır şıkır bence.
Frankenstein. Muhteşem Marti, Savaş Üstüne Savaş ve Tren Düşleri bu filmlerin hepsinin görüntü işçiliği bence güzel zaten.
Günahkarların üzerine yaptığım programa yine yani günahkarlar üzerine fikirlerimi merak ediyorsanız lütfen o programı dönüp bir izleyin.
Bakın orada hep belirttiğim şeyler burada karşıma geliyor.
Yani tabii bir yandan hoşuma gidiyor hani isabetli tespitler yapmış olmak ama bir yandan da canımı sıkıyor.
Bakın o incelemede ben demiştim ki film teknik olarak o kadar da iyi değil arkadaşlar demiştim.
Oscar'ı alması zaten bence her şekilde abartılı yani.
Ve filmin görüntü yönetmeli Arum Duralt Arkapav, evet siyahi kadın görüntü yönetmeni ve ne yazık ki birçok sinema ortamında şu cümlenin geçtiğini gördüm
ben. Sinema tarihinin en iyi görüntü yönetmeni Oscar'ını alan ilk siyahi kadın görüntü yönetmeniymiş Arkapav.
Bunu belirtmeden geçemeyeceğim arkadaşlar.
Tamam işte sektörde kadınlar öne çıksın.
Tamam eşit işe eşit ücret.
Erkek de kadın da aynı parayı alsın elbette.
Arkadaşlar şahsi fikrime göre bir görüntü yönetmeninin cinsiyetini ve hele hele bakınız hele hele rengini belirtmek direkt olarak ayrımcılıktır
bence. Siyahileri ya da kadınları sektörde daha iyi bir konuma getirmektense Tersi etki yaratan bir şeydir.
Ben filmi izlerken görüntü yönetmeninin rengine mi bakıyorum?
Benim şunu demem lazım bir sinema sever ve sinema incelemecisi olarak.
Ya bu filmin gerçekten görüntü yönetmeni çok iyiymiş ya.
Kimmiş acaba bu arkadaş diye açıp iyi bir görüntü yönetmeni.
Ben bu sinemacıyı takip edeyim diyeyim.
Ama siyahi olduğu için değil ya da bir kadın olduğu için hiç değil.
Zaten kadın sinemacı diye bir şey bile ben bunu duyduğumda bile gerçekten böyle sinir oluyorum arkadaşlar.
Bu işin cinsiyeti yoktur artık.
Lütfen aşalım şunları ya.
Bu ayrımı koymak bence bu ayrımı desteklemektir zaten.
Neyse ama bakınız aynı zamanda fikrimi tekrar belirtiyorum.
Bence Günahkarlar filmi yılın en iyi görüntü yönetimi Oscar'ını alacak seviyede.
iyi bir görüntü yönetimi işçilerine sahip değil şahsi fikrime göre.
Yapım tasarımını Frankenstein aldı.
Frankenstein zaten toplam 9 dalda Oscar adayı olmuş olmasına rağmen ki abartılıydı bence yani 9 çok o film için biraz abartılı.
3 dalda Oscar aldı ve onların da hepsi zaten teknik dallar işte yapım tasarımının Frankenstein alması bence çok şaşırtıcı değil ama bana sorsanız hamlete verirdim.
Bence 1600'lerin İngiltere'sini nefis yansıtıyordu çok.
Sadeydi böyle çok abartılı değildi ama çok tadında çok nefis bir yapım tasarımı vardı bence.
Ben olsam o filme verirdim.
En iyi kostüm tasarımını yine Frankenstein aldı.
Yani olabilir diğer filmler de hiç fena değildi ama burada bir film daha var şimdi onu bir daha anacağız zaten.
Avatar Ateş ve Kül.
Fragmanı bile tüm teknik dalları alsa bana göre uygundur.
Ama tamam Frankenstein de kötü sayılmaz.
Hamlet, Günahkarlar, Muhteşem Marti.
Günahkarlar zaten her dalda aday.
Yani okey Frankenstein teknik olarak iyi bir filmdi.
En iyi ses oskarını F1 filmi aldı.
Okey teknik olarak iyi.
En iyi... Makyaj ve saç Oscar'ını Frankenstein'a vermişler.
Tamam olur sıkıntı yok.
Diğer teknik dallar üzerine bir şey söylememe gerek yok.
Çok detayı inmiş olurum.
Ancak en iyi efekt Oscar'ını özellikle belirtmek istiyorum.
İki sebeple tekrar söylüyorum.
Avatar'ın fragmanının aday olduğu tüm teknik dallarda ödül Avatar'a verilmeli bence.
Ve en iyi efekt dalında...
Oscar'a ulaşan film Avatar ateş ve kül oldu.
Bu dalda günahkarlar da adaydı arkadaşlar.
Bunu da ben yine belirtmiştim.
Oscar adayları üzerine yaptığım yorumda.
En iyi efekte Avatar'a rakip film günahkarlar.
That Was Just An Accident da olurdu bence yani filmde hiç efekt yok onu da aday gösterseler olurdu bence yani.
Neyse ya ne kadar saçma ya.
En iyi animasyon film dalında yine altın kürelerde ve başka birçok ödül sisteminde ödüle ulaşan film K-Pop Demon Slayer filmi oldu.
En iyi animasyon Oscar'ını bu film aldı ve bu filmi ben kaçırmışım ve size de bu konuda uyarı yapamamışım.
Bunun için üzgünüm. Hani bu film Türkiye'de gösterime girmedi onun için izleyemedik.
Demiştim daha önce ancak bu film Netflix yapımıymış.
Ben bunu gözden kaçırmışım benim hatam diyorum tekrar özür diliyorum sizden.
Dediğim gibi Demon Slayer Infinity Castle'ın bu dalda aday yapılmaması zaten çok büyük haksızlık iken siz ödülü kime verirseniz verin açıkçası çok da umurumda değildi
yani. Ve son olarak tabii ki en çarpışmalı ve en zor dalı yabancı dilde en iyi film dalıydı.
5 aday var ve 5'i de harika filmler ve 5'inin de hangisi alsa şaşırmazdık.
Manevi değer filmi Sentimental Value filmi ödüle ulaştı.
Bence hak ediyor. Diğer adaylar Gizli Ajan, Görünmez Kaza, Sırat filmi.
Bu yıl az konuştuk ama gerçekten çok çarpıcı ve enfes bir film.
Ve bir de... Hint Rayap'ın Sesi diye Tunus yapımı bir film var.
Bu Türkiye'de daha 1-2 hafta önce gösterime girdi.
Ben de henüz izleyemedim ama filmin puanları inanılmaz yüksek.
Yani diyorum yılın en çarpışmalı dalı buydu ama Sentimental Value filmi yılın en iyi filmlerinden biri olarak da bu dalda ödüle ulaştı.
Ben hiç şaşırmadım. Hak ettiğini düşünüyorum.
Ve Oscar gecesiyle ilgili son birkaç not ekleyeceğim.
Birincisi çok sevdiğimiz harika oyuncu Javier Bardem davet edildiği kendisine mikrofon tutulan ya da kürsüye çıktığı tüm etkinliklerde dile getirdiği gibi yine
Savaşa hayır özgür Filistin mesajını vermekten hiç çekinmedi.
Yakasında da kocaman böyle yani uzaktan da görülebilecek bir savaşa hayır rozeti vardı.
Kayda değer bir alkış koptu yani bunların rahatsız olan insanlar da olmuştur elbette.
Yine Filistin ve savaş karşıtı.
mesajları gecenin en çok konuşulan detaylarından bir tanesiydi.
İkincisi şimdi son birkaç haftadır aslında bu haftanın gündeminde dilime gelmişti.
Size anlatacaktım ama fazlaca magazinel bir konu olduğu için ben çok böyle magazin haberlerini sizinle pek paylaşmak istemiyorum.
Meşhurları konuşmak istemiyorum ama bu Oscar gecesini de etkileyen bir nokta oldu herhalde ya da olduğunu düşünenler var.
Onun için burada belirteyim.
Şimdi birkaç hafta önce Timothee Chalamet Bale ve opera sanatının artık eskisi kadar ilgi görmediğini, sevilmediğini, bale ve dansı kim izliyor ki?
Gibi bir açıklama yapmıştı.
Tabi bunun arkasına işte bu sanatları desteklemeliyiz aslında hani bunlar değerli sanatlar, güzel sanatlar onları destekleyelim gibi bir açıklama yapmıştı.
Ama Çalemet'in hani bunları kim izliyor ki?
Dediği öne çıkarıldı ve bunun üzerinden Çalemet çok ciddi bir linçe maruz kaldı.
Bunun üzerine birkaç bale sanatçısı kalktı.
Timoti Çalemet'e laf attılar.
O kim ki ne oluyor ki falan gibilerinden.
Ve bunun üzerine zaten adını hatırlayamadım.
Bir tıklarsanız görürsünüz.
Bir bale sanatçısı da zaten Oscar gecesinde bir dans gösterisi yapmak üzere davet edildi.
Bu davetin de Çalemet'in bu açıklamasına misilleme olarak yapıldığı üzerine de fikirler dile getirildi.
Ve buna ek olarak da Timoti Çalemet'in bu açıklamasının Oscar'lardaki adaylığını da riske soktuğu üzerine de fikirler yürütüldü.
Şimdi buna göre de en iyi erkek oyuncu ödülünü Michael B.
Jordan aldı ya. İşte kimileri eminim diyecek ki Timothy Chalamet'in bale ve opera sanatını aşağılamasından dolayı ödülü alamadı.
Diyenler olacaktır ancak ben bu fikirde değilim arkadaşlar.
Bilmiyorum hani ola da bilir tabi ama bana o kadar da büyük boylu bir durum ve açıklama ya da linç gibi gelmiyor bu.
Biraz geçici bir şey gibi oldu.
Ve tüm bunlara ek olarak da yani yılın en önemli filmleri bunlardı.
Evet Oscar bunların hepsini aday yaptı ve ödül verdi ama Bu yıldan önümüzdeki yıllara, on yıllara kalacak çok da fazla film olmuş mudur?
Zannetmiyorum. Bence en çok hatırlanacak filmler Hamlet olabilir, Savaş Üstüne Savaş olabilir, Paul Thomas Anderson'ın 11 kez aday olup hiç Oscar alamaması ve sonunda alması.
diye belki sinema tarihinde dipnet olarak anılacak bu iki film olabilir.
Yani onun dışında bu filmlerin çok da gelecek nesillere kalacak değerde ve güçte filmler olduğunu açıkçası ben pek düşünmüyorum.
Bu bağlamda bu yılın Oscar ödüllerinin genel ışıltı oranına göre geride kalmadığı ama film kalitesi olarak biraz geride kaldığını düşündüğümü
söylemekten de geri duramıyorum arkadaşlar.
Evet. Bu hafta 2026 Oscar ödüllerini incelemeye ve Oscar ödülleri üzerine fikirlerimi size sunmaya çalıştım.
Bu haftalık bu kadar.
Önümüzdeki hafta tekrar görüşmek üzere.
Teşekkürler. Fikrinizden
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
