
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu haftaki programımızda, 97. Kez düzenlenen, 2025 Yılı Oscar Ödüllerini konuştuk. Keyifli dinlemeler.
Transkript
Herkese merhaba, Sinematris't'e Görkem Ögel'i birliktesiniz.
Bu haftaki programımızda üzerine konuşulacak çok şeyimiz var.
Hazırsanız başlayalım.
Bu yılın da öne çıkan filmleri, aday olacak filmleri zaten belliydi.
Belli olan filmlerin çok büyük çoğunluğu adayda olmuştu.
Ki Mart gecesi Oscar ödülleri dağıtıldı.
Oscarları size kendi yorumlarımla, bilgilerimle aktarmaya, incelemeye çalışayım.
Ve yine Oscar sohbetine geçmeden önce şunu da belirtmem lazım.
Şimdi ben size bir özür boşluyum.
Neden? Şundan dolayı.
Yılın kazananı, gecenin kazananı Anora filmi üzerine ben size bir inceleme sunmadım.
Neden? Çünkü bu yılki Oscar ödüllerinde bana en silik gelen film Anora'ydı.
Beni sürekli dinleyen arkadaşlar zaten farkındadır ki bu yılın önü çıkan filmlerinin hemen hemen hepsini programlarımızda konu ettik.
Wicked'ı anlattık, Brutalist'i anlattık, Emilia Perez'i anlattık, Substance'ı anlattık, Flow'u anlattık, işte Conclave'ı anlattık.
Yani hemen hemen hepsini zaten ben size sundum ve Anora filmi bu yapımların içerisinde...
Gerçekten bana göre en arkada kalan yapımdı.
Tamam hoş Cannes Film Festivali'nde en iyi film ödülünü almıştı ama mesela Cannes Film Festivali'nde en iyi senaryo ödülünü alan The Substance filmi Anora'dan çok daha fazla konuşulmuştu
yani çok daha fazla parlamıştı.
Ben Anora'yı o zaman izlemiştim zaten ve izlediğimde tamam güzel yani fena değil ama diğer Oscar adaylarını düşündüğümde Hani gerçekten çok arkada kalan bir film olmuştu
bana göre. Ondan dolayı da hani Oscar gecesinin öne çıkan yapımı olacağını inanın ki hiç düşünmemiştim.
Buradan da Anora ile ilgili ve elbette bu yılki Oscar ödülleri ile ilgili filmini bir de hani bu yorumla açık etmiş oldum zaten.
Anora'nın 5-6 dalda Oscar adayı olmuştu.
Beş dalda Oscar almış olmasına ben gerçekten inanamadım.
Böyle bir şey olamaz.
Diğer adayları düşünüyorum.
Brutalist, Emilia Perez, Conclave, Bob Dylan tam bir bilinmez filmi.
Bu filmlerin hepsi bence Anora'ya nazaran çok daha parlak ve çok daha fazla sayıda Oscar almasını beklediğim filmlerdi.
Ondan dolayı...
Diyorum hani ben Anora'nın size bir incelemesini sunmadım.
Ne yapayım şimdi hani bu hafta elbette Oscar'ları konuşacağız.
Eğer istiyorsanız arkadaşlar lütfen bana özelden yazın.
Yani işte Twitter'dan, Instagram'dan, diğerlerden yazın.
Görürken bize Anora'yı bir anlat ya.
Hani biz bu filmi izledik.
Hani yorumlarını merak ediyoruz.
Ya da biz bu filmi izlemedik.
Bize bir anlat, tanıt diyorsanız.
Oscar'ın galibi olunca elbette yılında en iyi filmi hem en iyi film Oscar'ını da aldı.
En iyi yönetmen Oscar'ını da aldı.
En iyi kurgu Oscar'ını aldı.
Ya inanamıyorum yani gerçekten Anora'nın bu başarıya imza atmış olmasına ben inanamıyorum.
Ondan dolayı eğer bu filmin bir incelemesini benden istiyorsanız arkadaşlar diyorum.
Bana özelden yazın ben de size Anora'yı anlatayım.
Evet şimdi biz ödülleri tek tek ben size anlatmaya, hatırlatmaya, üzerine yorumlarımı yapmaya çalışayım.
Zaten Anor ile ilgili fikirlerimi de orada tekrarlamış olacağım.
Şimdi evet en iyi film dalında ödülü Anor aldı.
Diğer adaylar özellikle brutalist ben öyle tahmin ediyordum.
En iyi film dalında Oscar'a ulaşacak filminden brutalist olacağını düşünüyordum.
Ondan sonra aklıma gelen film The Conclave'di, konsey filmiydi.
Ondan sonra Substance ile Wicked bence böyle kafa kafaya gidiyordu yani.
Hani Conseil ve Brutalist'e vermeyecek olsalar Wicked ya da Cevher'e vereceklerini tahmin ediyordum.
Ama bunların hiçbiri olmadı.
Ha tabii bir de Emilia Perez de vardı.
Bana göre Emilia Perez de.
Anaora'ya göre daha güçlü bir adaydı.
Ancak Emilia Perez'in şöyle bir sıkıntısı vardı.
Yine ben bunu sinematristlerde konu etmiştim.
En son filmin başrol oyuncusu ve bugüne kadar da en iyi kadın oyuncu dalında aday olan...
İlk trans oyuncu olan Sofia Gascon çok böyle sıkıntılı açıklamalar yaptı.
Yani böyle işte İslamofobik falan böyle çok tepki çeken birçok şey söyledi.
Ondan dolayı da Carla Sofia Gascon'un hem de Emilia Perez'in Oscar'lardaki şansı baya bir düştü.
Yani böyle son 1-2 haftada bu film baya gözden düştü.
Ondan dolayı zaten başka bir aday olduğu birçok dalda hiçbir şey alamadı neredeyse film böyle.
Bir anlamda Oscar'dan dışlanmış gibi oldu.
Ondan dolayı da en iyi film almasını beklemiyordum ama en azından Conclave ve Brutalist filmlerinin Anora'dan çok daha ileride olacağını düşünüyordum ama dediğim gibi şaşırtıcı biçimde en iyi
film ödülü Anora'ya gitti.
En iyi erkek oyuncu ödülünü Adrian Brody aldı Brutalist'le.
Yani neredeyse bu artık kesin gibi bir şeydi.
Diğer tüm hani ödül sistemlerinde tüm ödüllerde işte hani Baftalar, Altın Küreler falan her yerde Edwin Burger zaten en iyi erkek oyuncuyu aldı.
O almasaydı kim alabilirdi?
İki tane daha güçlü aday vardı bence.
Bir tanesi Bob Dylan performansıyla Timothy Chalamet'ti.
Ve bir de Conclave filmindeki performansıyla Ralph Fiennes belki en iyi erkek oyuncuyu alabilirdi.
Ama tabii de Sebastian Stan de var.
Trump'ın hikayesinde Donald Trump'ı canlandırdığı performansıyla Sebastian Stan bayağı konuşuldu yani.
O da çok iyi bir performanstı.
O da alabilirdi diyeceğim ama Adrian Brody gerçekten...
Bence bu ödülü hak eden oyuncu oldu.
Ki Adrian Brody ile ilgili şöyle bir iki not var.
Onları da hatırlatmış olayım.
Adrian Brody Roman Polanski'nin Piyanist filminde 2004 yılındaydı yanlış hatırlamıyorsam.
29 yaşındayken en iyi erkek oyuncu Oscar'ını almıştı ve bu ödülü...
En genç yaşta alan erkek oyuncu olmuştu.
Üstün performansı ve o gelecek vadeden parlak oyuncu imajı çok keyifliydi.
Ve bu ödülle de Adrian Brody...
İkinci kez erkek oyuncu Oscar'ını alan en genç oyuncu oldu.
Adrian Brody 1973 doğumlu ve 51 yaşında olup da iki tane Oscar almış olmak gerçekten çok büyük başarı.
Üçüncüsü de gelir belki yani daha önünde gayet uzun bir kariyer var Adrian Brody'nin.
51 yaş çok yani sinema dünyası için orta yaş sayılacak bir yaş denebilir.
En iyi kadın oyuncu dalındaysa yine Anora ile Mickey Madison.
En iyi kadın oyuncu Oscar'ını aldı.
Burada bu ödülün Demi Moore'a verilmemesi gerçekten çok şaşırtıcı bence.
Başka birçok ödülde yine en iyi kadın oyuncu ödülünü Demi Moore almıştı.
Fernanda Torres çok sayıda ödülü aldı.
Diğer adaylar Cynthia Erivo ve Carla Sofia Gascon'u başka ödüllerde pek böyle öne çıkmamışlardı.
Yani ondan dolayı onların öne çıktığını iddia edemem.
Ama Fernanda Torres...
Ama özellikle Demimur yani bu ödül çok yüksek bir olasılıkla Demimur'a gidecek diye tahmin etmiştik.
Herkes öyle tahmin etmişti zaten ki bunun altında başka çok sayıda mesaj var.
Yani Demimur mesela tüm kariyeri boyunca daha önce ben bundan birçok kez size bahsetmiştim sinematrislerde.
Çok da prestijli olmayan ve...
Saygınlığı biraz şüpheli bir oyuncudur Demimur demiştim.
İşte hem farklı performanslarıyla rol aldığı filmler ya da özel hayatındaki çalkantılarla falan.
Ondan dolayı Substance filminde Demimur'un çok güçlü bir geri dönüş yapması çok güzel bir şey.
Bu bir. İki performansı gerçekten çok iyiydi yani müthişti.
Filmi baştan sona taşıyordu ki.
Yaptığı konuşmalarla, haliyle, tavırlarıyla, röportajlarıyla falan böyle çok sempatik, çok tatlış.
Yani daha gençlik yıllarından hatırladığımız hani o sansasyonel, o iyi ve prestijli böyle çok hani güçlü bir kadın oyuncudan çok biraz daha böyle selebriti falan gibi böyle hani bir imaj
sunan Demimur burada son derece olgun, aklı başında, çok da mütevazı, tatlış, harika da bir imaj sunuyordu gerçekten.
Yani bir anlamda...
En iyi kadın oyuncu Oscar'ının Demi Moore'un almamasının altında gerçekten sebepler aramak lazım.
Yani bir şeyler olması lazım.
Tabii şimdi ben size bu sohbetti Demi Moore'u kutsarken Mickey Madison'ı yerin dibine geçirmiş olmayayım.
Yanlış anlamayın. Anoro'daki performansı çok iyiydi.
Çok da parlak böyle çok genç pırıl pırıl bir oyuncu yani okey ben Mickey Madison'da hiçbir derdim yok ama bu yıl Demi Moore o kadar öne çıkmıştı ki Mickey Madison'ın önüne geçmesini beklediğim
için ben ödülü onun hak ettiğini düşünüyorum.
En iyi kadın oyuncu Oscar'ını Mickey Madison aldı.
Yardımcı oyuncu Oscar'larına gelince hani bunları hiç uzun uzun anlatmayacağım.
En iyi yardımcı erkek oyuncu dalımda Kieran Culkin.
Başka bütün ödülleri aldı.
Almadık ödül bırakmadı.
Ve bence de hak etti. Diğer adayların da yine birçoğu iyi.
Edward Norton, Bob Dylan filmiyle.
Yuri Borisov, Anora filmiyle çok iyi bir performans sergilemişti.
The Brutalist'e Guy Pearce.
Guy Pearce zaten harika bir oyuncu.
Adamın kötü rolü yok yani kariyerinde.
Çok sayıda da filmde oynamış olmasına rağmen.
Ve Trump'ın hikayesinde de Jeremy Strong gerçekten nefis bir performans sergiliyordu.
Yani en iyi yardımcı erkek oyuncudaki...
performansları ve oyuncuların hem hepsi harika oyuncular hem de hepsi performanslar da çok iyi ama Kieran Culkin'in hem diğer ödüllerde öne çıkması hem de enfes bir performans sergilemesi hiç de şaşırtıcı
değil. Aynı şeyi de yine en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında Emilia Perez filmiyle Zoe Saldana için söyleyebilirim.
Yine diğer adayların hepsi güzel, hepsi güçlü.
Ariana Grande ve Wicked filminde çok iyiydi.
Conclave filminde Isabella Rossellini çok küçük bir rolü vardı ama elbette Isabella Rossellini harika bir oyuncu yani.
Hani onu hangi adaylıkta görsek şaşırmayız.
Monica Barbaro yine Bob Dylan filminde gayet iyiydi.
Brutalist'e Felicity Jones gayet iyi bir performans sergiliyordu.
Çok parlak değildi böyle.
Ne bileyim bir Ariana Grande gibi falan veya Zoya Saldana gibi değildi yani.
Ben almasını beklemiyordum ama yine de iyiydi.
Bir de Emilia Perez bir müzikal, müzikli, danslı falan çok sahneler var.
Onun için Zoe Saldana bu ödülü sonuna kadar hak ettiğini düşünüyorum.
Yönetmen ödülü. Şimdi arkadaşlar en iyi yönetmen ödülünü evet.
Anora ile Sean Baker aldı.
Şimdi Sean Baker Amerikan bağımsızlarının şu son 10 senede en parlak yönetmeni gerçekten.
Ben daha önce de yine sinematristlerde bahsetmiştim.
Sean Baker'ı 2015 yılında Tangerine diye bir film yapmıştı ve iPhone'la çekmişti o filmi.
Nefis bir bağımsız filmdi.
Böyle iPhone'la çekilmiş olmasına çok düşük bütçeli bir film olmasına rağmen şıkır şıkır bir filmdi yani.
Harikaydı. Kocaman bir bütçeli de o filmi çekseydiniz ancak o kadar olurdu yani.
Ondan dolayı evet Sean Baker çok parlak bir yönetmen, çok harika bir yönetmen ama...
Bu yıl için şöyle bir şey söyleyeceğim size.
Bu yıl özellikle yönetmenlik olarak diyorum bakınız yani en iyi yönetmen Oscar'ı için bunu konuşuyorum.
Hiçbirinin çok öne çıktığını ve çok parlak bir yönetmenlik sergilediğini iddia edemeyeceğim.
Ya da daha doğrusu şöyle düzelteyim.
Hiçbirinin çok parlak isimler olduğunu iddia edemeyeceğim.
Şimdi Sean Baker...
Brady Corbett evet Brutalist'e nefis bir yönetmenlik sergiledi.
3,5 saatlik devasa bir film ki ben Brutalist'e Brady Corbett'in alacağını düşünüyordum gerçekten.
Yani benim favorim oydu.
Favorim derken duygusal bağ anlamında söylemiyorum.
En sevdiğim yönetmen o benim falan.
Bunu kastetmiyorum. Panoramaya bakınca yani bu 5 filme bakınca onun alacağını tahmin ediyordum.
Emile Perrault ve Jacques Audiard Fransız sinemasının...
Çok büyük isimlerinden bir tanesi artık böyle 70 yaşını geçmiş bir sürü harika film yapmış bir yönetmen.
Alsa olur. Carolyn Ferga sattığınızda müthiş bir yönetmenlik sergiledi gerçekten.
Böyle şıkır şıkır yani nefisti ve yılında en çok konuşulan yönetmeniydi aslına bakarsanız.
Bu diğer yönetmenlerden daha çok konuşuldu.
James Mangold gişeyle sanat sineması ya da Amerikan bağımsızlarıyla Amerikan gişe yönetmenlerinin böyle...
Ortasında yer alan bir yönetmendir.
Yarı bağımsız gibidir böyle.
Stüdyolarla çalışmasına rağmen filmlerine kendi damgasını vurmakta zorlanmayan bir yönetmendir.
Yani çok özel bir yönetmendir gerçekten James Mangold.
Şimdi bakınız bu beş yönetmeni şöyle karşıma alıp baktığımda hiçbirinin en iyi yönetmen Oscar'ındaki şansı bağlamında...
diğerlerine göre çok daha fazla öne çıktığını düşünmüyorum.
Ama Anora gecenin galibi olunca tabii otomatik olarak da Sean Baker öne çıktı ve en iyi yönetmen Oscar'ını da aldı.
Hak etmiyor diyemem.
Çok iyi bir yönetmen ve çok daha iyi işler yapacağına inanıyorum.
Ama Anora'nın bir film olarak yılın en iyi yönetilmiş filmi olduğuna asla inanmıyorum.
Bakın arkadaşlar size ilginç bir şey söyleyeyim.
Bence bu yılın...
En iyi yönetmen Oscar'ını alacak olan yönetmeni adayların arasında bile yoktu.
Conclave filmiyle Edward Berger bence yılın en iyi yönetmeni Oscar'ını alması gereken yönetmendi.
Yani bunların hiçbiri değil. Ya da en azından şunu söyleyeyim.
Brutalist'le Brady Corbett alabilir.
Okey. Bakın alsa ona hiç şaşırmazdım.
Ve bir de gerçekten Conclave filminin Edward Berger'inden...
Bu ödüle ulaşacağın ulaşmasını beklerdim yani ama adayların arasında bile olmadığı için yani o kadar...
Karpık bir adaylaştırması ve ödül dağıtımı olduğunu da edebilirim.
Geldik özgün senaryoya.
Yine burada en iyi özgün senaryo Oscar'ının Anora'ya gittiğini görüyoruz.
Bence bu ödül düpedüz saçmalık.
Anora'nın o kadar ortalama bir senaryosu var ki Brutalist'i düşününce The Substance'ı düşününce ödülün Anora'ya gitmesi gerçekten anlaşılır
değil yani ki Öykü olarak da bence çok ortalama bir öykü.
Hatta ben aslına bakarsanız bayağı Yeşilçam öyküsü.
Yani işte zengin erkek, fakir kız falan filan bir peri masalı hikayesi.
Son derece sıradan bir öyküsü var.
Senaryo olarak bakarsak da birçok sahnesi olması gerekenden çok daha uzun.
Ki film de bence zaten olması gerekenden gayet de uzun bir film.
Yani Anora'nın öyküsüne sahip bir filmin...
2 saat 20 dakika sürmesi bence gereksiz uzunlukta bir senaryoya işaret ediyor.
Bu dalda Brutalist bence esas bu ödülü almalıydı.
Ondan sonra da alması gereken The Substance'dı ki Substance üzerine yaptığım incelemede ben bundan da bahsetmiştim.
Bence Substance'ın senaryo olarak kusurları var.
Ama en azından akışı çok iyi.
Yani şıkır şıkır akıyor. Hiç böyle boşluk bırakmıyor.
O bir, iki. Bir de fikri ilginç.
Yani öyküsü güzel gerçekten. Çok çarpıcı bir fikirle yola çıkmış bir film olduğu için Substance'ın ben yine Anora'ya göre en iyi özgün senaryo dalında daha güçlü bir aday
olduğunu düşünüyordum. Bu bağlamda Brutalist ve Substance'a rağmen...
en iyi senaryo Oscar'ının Anora'ya gitmesini hiç de adil bulmadığımı söylemek zorundayım.
En iyi uyarlama senaryo dalında Conclave ödülü aldı.
Oh be! Oh yani!
Hani konsey filmi gerçekten yılın en iyi filmlerinden bir tanesiydi.
Neredeyse kusursuz bir filmdi bence.
Yani çok daha fazla sayıda Oscar almasını bekliyordum ben.
Kurgusu nefis, yönetmenliği nefis, senaryosu nefis, yapım tasarımı nefis.
Yani birçok dalda harika bir film.
En azından senaryo hani 5 büyük Oscardan bir tanesi olarak anıyoruz senaryoyu.
Hani Big Five deniyor ya işte film, yönetmen, senaryo, oyuncu, oyuncu.
En azından bunların bir tanesini almasına şahsen ben çok sevindim.
Başka hangi film alabilirdi?
Burada bir Emilia Perez var.
En iyi uyarlama senaryo dalında.
O dil alabilirdi.
Bob Dylan tam bir bilinmez filmi alabilirdi ama burada konsey filminin bu ödülü almasına ben çok da şaşırmadım.
Ha bu arada arkadaşlar ben hemen böyle listeyi karşıma aldım takır takır sayıyorum ama genellikle diğer geçtiğimiz yıllarda ben yılın kazananları ve kaybedenleri diye önce şöyle bir söylüyordum onu unuttum.
Hemen söyleyeyim gecenin kazananı Anora oldu gerçekten.
Onun dışında hep böyle...
Kırık kırık yani kırık kırık.
İşte Brutalist 10 dalda aday olmuştu 3 dalda ödül aldı.
Emilia Perez 13 dalda aday olmuştu 2 dalda ödül aldı.
Wicked Filmi 10 dalda aday olmuştu 2 dalda ödül aldı.
Substance 5 dalda aday olmuştu sadece 1 dalda ödül alabildi.
Conclave 8 dalda aday olmuştu sadece 1 dalda ödül alabildi.
Bob Dylan tam bir bilinmez filmi 8 dalda aday olmuştu ve hiç Oscar alamadı.
Yani herhalde Gecenin Kaybedeni olarak da Bob Dylan tam bir bilinmez filmini anmamız gerekiyor.
Yani en büyük kaybeden herhalde o.
Devam ediyorum Oscar'lara.
En iyi sinematografi yani en iyi görüntü yönetimi Oscar'ı Brutalist filmine gitti.
Çok şaşırmıyorum. Gerçekten Brutalist'in görüntü işçiliği, görüntü yönetimi çok iyiydi.
Yine ben üzerine yaptığım programda buna ayrıca bir vurgu yapmaya çalışmıştım.
Yani görüntü yönetimi çok iyi.
Onun dışında kim alabilirdi?
Bence Dune Çöl Gezegeni diyeceğim.
Yani teknik olarak zaten bütün teknik dalları Dune Çöl Gezegeni'ne verseniz çok şaşırmazdım.
Birazdan bu konuya tekrar döneceğim.
Şimdilik geçiyorum. Bir de Emilia Perez'in görüntü yönetimi bayağı iyiydi.
Bunların bir tanesi alsa çok şaşırmazdım ama yine de Brutalist'in ben bu ödülü hak ettiğini düşünüyorum.
En iyi kurgu ödülü Anora'ya gitti.
Yani biliyorsunuz ben çok sivri yorumlar yapmak istemiyorum.
Böyle çok sivri kelimeler, ifadeler kullanmak istemiyorum ama siktirin oradan ya.
Yani en iyi kurgu dalındaki.
Tüm diğer adaylar anoradan iyi arkadaşlar.
Hepsi. Adaylar hangileri?
Konsey filmi. Mükemmel bir kurgusu var.
Emilia Perez çok iyi bir kurgusu var.
Wicked arkadaşlar yılın en iyi kurgusu bence.
Wicked filmi.
Bu yılın açık ara, bakınız açık ara, teknik dallarda ki üzerine ben bir program yapmıştım, dinleyen arkadaşlar hatırlayacaktır.
Bu yılın bütün teknik dallarını Wicked'e verseniz şaşırmam ve yadırgamam demiştim.
İnanılmaz bir kurgusu var ve diğer kurgu adayı da Brutalist.
O da 3,5 saatlik bir film.
Çok büyük teknik işçilikler, özel filmler.
3 saat sürelere sahip olup kendilerini izletebilirler.
İşte Brutalist de 3,5 saatlik bir film olmasına rağmen şıkır şıkır akıyordu yani.
Hiç sıkılmadan izledik ki ağır bir dönem dramı falan böyle işte.
Macar bir sanatçının hayatı falan böyle çok aksiyon değil, bilim kurgu değil, serüven filmi değil.
Ona rağmen Brutalist filminin 3,5 saatlik süreye rağmen kendisini izletebilmesi zaten mükemmel bir kurguya işaret ediyor.
Wicket'ın bence kurgusu o kadar iyiydi ki yani diyorum hani bakınız diğer tüm adaylar hepsi çok iyi.
En vasatı Anora gittiler kurgu Oscar'ını Anora'ya verdiler ya olamaz böyle.
O kadar bence gecenin en saçma Oscar'ı bu arkadaşlar olamaz yani böyle bir şey olamaz.
Ben olmayan başka filmleri düşünüyorum.
Ne bileyim ya Dune Çöl Gezegeni mesela nefis bir kurgusu var.
En olmadık filme en iyi kurgu Oscar'ının gitmesine inanamıyorum ama işte aldı.
Yani bir şekilde aldı. Anora'ya verdiler.
En iyi yapım tasarımı şimdi birazdan bu konuya döneceğim dediğim Wicked filmi en iyi yapım tasarımı ödülünü aldı.
Bu yıl teknik dalların ben özellikle 3 tane filmin arasında dağıtılacağını düşünüyordum.
Bir tanesi Wicked.
bir tanesi düğün çöl gezegeni bir de gladiyatör düşünüyordum ben.
O da baya yani Ridley Scott çok büyük paralar harcamıştı falan.
Okey. Birkaç dalda böyle teknik dalda ödül alsaydı şaşırmazdım ama yapım tasarımda bir de Conclave çok iyiydi.
Yine ben üzerine yaptığım programda bahsetmiştim.
Karşımıza Mükemmel bir Vatikan getirmiş Conclave gerçekten.
Hani Vatikan'daki papa seçimi, öncesi dönen dolapları, entrikaları falan anlatan bir filmdi Conseil.
Ondan dolayı alsa şaşırmazdım.
Brutalist diğer bir adaydı.
Yani yapım tasarımında çok öne çıkan bir film olduğunu düşünmüyorum ben Brutalist.
Yine iyi bir işçilik vardı.
Yani kötü demiyorum. Hani alsa çok şaşırmazdım ama özellikle Wicked varken bu dalda hiçbir başka filmin adının geçeceğini düşünmüyorum ben şahsen.
En iyi yapım tasarını ödülünde Wicked'ın almasına gayet sevindim.
En iyi kostüm tasarım yine Wicked.
Okey bence sonuna kadar hak ediyor.
İşte buradaki diğer adaylar Conseil yine Conclave ve Gladiator filmleriydi.
Valla bunlar da alsa şaşırmazdım.
Onlar da iyi çünkü ama Wicked gerçekten fersah fersah ileride.
En iyi ses ödülünü Dune Çöl Gezegeni aldı.
Yine ben Dune üzerine yaptığım programda özellikle bakın bunu söylediğimi hatırlıyorum.
Filmin inanılmaz bir ses işçiliği var demiştim.
Ve gerçekten Oscar'ı da aldı.
Onun dışındaki en güçlü aday bence Wicked filmiydi.
Onun da müthiş bir ses tasarımın vardı ama Dune'un almasına şaşırmıyorum.
Onun dışında diğerlerini anmaya gerek var mı?
Pardon özellikle iki tanesini daha anacağım.
Birincisi Effect. En iyi görsel efektlerde Dune Çöl Gezegeni Oscar'ı aldı.
Hiç şaşırmadım. Diğer adaylar da aslında bayağı güçlü.
Mesela bir tanesi Elion Romulus filmi.
Çok iyi efektleri vardı.
Ne anlamda? Daha ilkel bir tasarımı vardı.
Elion Romulus filminin.
Çok böyle dijitalize, ileri teknoloji değil.
Biraz daha ilkel, biraz daha mekanik bir sanat yönetimi vardı.
Ondan dolayı da efekt tasarımı biraz daha şeydi böyle.
Daha özenli olmalıydı böyle.
İlginç olmalıydı. Ondan dolayı Elion Romulus filminin en azından adaylık almış olmasına şahsen ben sevindim.
Bir diğeri Maymunlar Cehennemi Yeni Krallık filmi.
Bence vasat bir filmdi ama teknik işçiliği fena değildi.
Görsel efekt dalında Wicked filmi de adaydı.
Alsaydı çok şaşırmazdım.
Dediğim gibi bu yılın teknik dallarında Dune ve Wicked en öne çıkan filmlerdi bence.
İşte Dune aldı okey sıkıntı yok ben gayet de mutlu oldum bundan diyebilirim.
Son bir daldan bahsedeceğim.
Bundan hatta uzun uzun bahsetmek istiyorum.
En iyi animasyon film.
Bu yılın gerçekten...
En büyük çarpışmalarından bir tanesi de en iyi animasyon film dalındaydı.
Beni sürekli dinleyen arkadaşlar geçmiş haftalarda, aylarda bu konuya girdiğimi hatırlayacaklardır.
Baftalarda, altın kürelerde falan birçok kez bahsettim.
Bu yıl Ters 102 filmi 1.4 milyar dolar hasılatla yılın en çok izlenen filmi olmuştu ve gerçekten harikaydı.
Ondan sonra Vahşi Robot diye bir film yapıldı.
O da işte 350 milyon dolar falan gibi bir hasılat yapmıştı.
Yani fena bir hasılat yapmamıştı ve çok iyi bir filmdi.
Gerçekten harikaydı yani.
Senaryosu, karakterleri falan nefis yani.
Onun dışında Bir Salyonguz'un Anıları filmi başka birçok ödül sisteminde ödüle ulaşmıştı.
Şimdi bakınız bu üç film çok güçlü ama Flow Bir Kedinin Yolculuğu filmi hem Altın Kürelerde işte hem Baftalarda falan başka birçok ödül sisteminde.
Bu üç güçlü filmi geride bırakarak ödüle ulaşmıştı.
Ve ben de özellikle Flow'u izleyip size bir inceleme sunmuştum.
Aslında Flow filmini size yeterince de detaylı sunamadığımı hissettim yani.
O film daha da detaylı bir incelemeyi hak ediyormuş bence.
En iyi animasyon Oscar'ı da özellikle Vahşi Robot ve Ters 102 filmlerine rağmen Flow filmine gitti.
Hem işte bir Litvanya yapımı olması hem çok daha düşük bütçeyle küçük ölçekli bir film olması buna rağmen çok duygulu olması ve bir parantez o film üzerine size
sunduğum incelemede değinmediğim iki konuyu burada belirtmek istiyorum.
Bir filmde hiç replik olmaması konuşma olmaması.
İki genellikle animasyonlarda Hayvanların konuşturularak insanlaştırılması ve onlara birer karakter kazandırılmasının
bir yaklaşım olarak benimseniyor olmasına karşı duran bir film olması.
Flow bir kedinin yolculuğu filmdeki baş karakterimiz kedi.
Hani şu anda da herkes sosyal medya şey diyor.
Hatta filmin yapımcıları yönetmenleri de şey demiş.
Şimdi hiç replik yok ya filmde.
O kedi hiç insanlaştırılmıyor yani.
İnsani duygular, insani konuşmalar, insani ilişkiler hiçbir şey yok.
Tamamen gerçek bir kedi olarak çizilmişti.
Hani bu anlamda adı da yoktu.
Ve işte yapımcılar, yönetmenler falan demişler ki hani kedimize Flow adını verelim.
Çünkü hani kedinin adı yok.
Hiçbir hayran kediye, o başördeki kediye adıyla hitap edemiyor ya.
En iyi animasyon Oscar'ını ve başka birçok ödülü.
ters yüz ve vahşi robot filmlerine nazaran bu filmin almasının özellikle iki sebebi var diyorum arkadaşlar.
İşte bunlar. Bir, filmde hiç replik yok.
Konuşma yok, hiçbir şey yok.
İki, buradaki başroldeki kedi gerçek bir kediyle tamamen uyumlu.
Yani hiç insanlaştırılmamış bir karakter.
Yani resmen bir gerçek bir kediye verdik yani.
Vahşi robottaki mesela işte kuşlar falan filan.
Hepsi insanlaştırılıyor, konuşturuluyor falan.
İsimleri var, bir karakterleri var, bir tiplemeleri var falan.
İşte Flow filminde bu olmadığı için de filmi ayrıca kutsuyorum ben kendi adıma.
Çok seviyorum ve başarılı buluyorum.
Ondan dolayı en iyi animasyon film Oscar'ının da Flow bir kedinin yolculuğu filmine gitmesine şahsen ben çok sevindim.
Evet arkadaşlar yine böyle...
Yani mümkün olan en çok filme, ödüle, başlığa uğramaya çalışarak size 2025 yılı Oscar ödüllerini incelemeye, yorumlamaya çalıştım.
Umarım doyurucu bir inceleme sunabilmişimdir.
Ve yine geçmiş Sinematris'tlerde birçok kez bu noktaya vurgu yapmaya çalıştığım gibi Geride
bırakılan yılında özetinin çıkarıldığı organizasyon olarak görülür.
İşte biz de bu sene bunu yaparak 2024 yılını geride bırakmış oluyoruz.
Bundan sonra da artık önümüze bakacağız.
Evet bu haftada her hafta olduğu gibi fikirlerimi sizlerle paylaşmaya çalıştım.
Bu haftalık bu kadar.
Önümüzdeki hafta tekrar görüşmek üzere.
Teşekkürler. Bir podcast
fikriniz var ama nereden başlayacağınızı bilmiyor musunuz?
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
