
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Bu bölüm 81. Altın Küre Ödülleri hakkında konuştuk
Transkript
Herkese merhaba, Sinematris't'e Görkem Ögel'i birliktesiniz.
Bu haftaki programımızda üzerine konuşulacak çok şeyimiz var.
Hazırsanız başlayalım.
Genel olarak Oscar'ın habercisi gibi görülür.
Oscar kadar prestijli ya da Oscar kadar ölçekli değildir ama hemen hemen ona yakın bir yapı ve tavır sergiler diyebiliriz.
Geçtiğimiz yıllarda üzerine çok fazla spekülasyon dönmüştü.
İşte birilerinin satın alındığı, adil dağıtılmadığı, belli kişilere torpil geçirdiği falan üzerine çok fazla eleştirilmişti gerçekten.
Ondan dolayı normalde yani bu zamana kadar...
Hollywood Yabancı Basın Birliği tarafından dağıtılan ödüller bu spekülasyonlardan dolayı bu yıl el değiştirdi ve başka bir yapımcı ve organizasyon tarafından dağıtıldı.
Ben şöyle ödüllere ve adaylara baktığımda gerçekten genel olarak bu yılın en öne çıkan yapımlarının organizasyon kapsamına alındığını görüyorum.
Yani çok da böyle gözden kaçan fazla film görmedim.
Ve ödül alanlara da baktığımda genel olarak böyle kabaca bir iki sürprizin dışında gerçekten hak edenlerin aldığını düşünüyorum.
Sözü çok da uzatmadan hemen adayları ve kazanan filmleri size saymaya ve üzerine yorumlarım yapmaya çalışayım.
Ha bir de şunu belirteyim.
Oscar'daki gibi değil altın kürelerde en iyi film ya da en iyi oyuncu dallarında dram ya da müzikal komedi diye iki ayrı klasman tercih ediliyor ve birden çok oyuncu ve film ödülü
veriliyor. Onu da hatırlatmış olayım.
Bu sene en iyi drama film dalında Anatomy of Fall, Killers of the Flower Moon, Maestro, Past Life, Zone of Interest ve Oppenheimer adaydı.
Ve bu filmde ben bir tanesini izlemedim.
Sadece The Zone of Interest'i izlemeye fırsatım olmadı.
Onun dışındaki filmleri düşündüğümde Oppenheimer, Christopher Nolan'ın son filmi, zaten yılın en iyi filmlerinden bir tanesiydi.
Ve en iyi drama film dalında kazandı Oppenheimer ödülü.
Bence gayet adaletli olmuş Oppenheimer'a bu ödülün verilmesi.
Müzikal ya da komedi dalında en iyi filmse Yorgos Lantimos'un son filmi Poor Things aldı.
Bu filmden izlemedim onun için üzerine yorum yapamayacağım ama diğer adaylara baktığımda Air, Barbie, My December, The Holdovers hepsi de iyi filmler ama gerçekten Poor Things biraz daha öne çıkıyordu böyle.
Üzerine çok fazla konuşuldu.
Puanlar, notlar, eleştirel yorumlar falan çok yüksek gerçekten.
İzlemediğim halde hani bu yorumu yapıyorum ama biraz hak etmiş gibi görünüyor.
Yılın en öne çıkan filmi olduğu için.
En iyi yönetmen dalında da maestro ile Bradley Cooper, Past Lives a Selling Song, Oppenheimer'a Christopher Nolan, Barbie ile Greta Gerwig, Killers of the Flower Moon ile Martin Scorsese ve Poor Things ile de Yorgos
Lanthimos aday oldu. Bu aday listesi yönetmenlerde hani yılın en iyi filmlerinin yönetmenlerini gerçekten aday göstermişler ve Oppenheimer'ın yönetmeni Christopher Nolan bu ödüle layık görülmüş.
Bence hiç de şaşırtıcı değil.
Dediğim gibi yılın en öne çıkan filmi...
Oppenheimer'ı ve Christopher Nolan çok iyi yönetmenlik sergilemeye devam ediyor.
Ondan dolayı Christopher Nolan Oscar ödülü de yok.
En iyi yönetmen Oscar'ını henüz almadı.
Ondan dolayı artık Oppenheimer'ı bu yıl çok yüksek olasılıkla en iyi yönetmen Oscar'ını alacaktır diye tahmin ediyorum.
İşte bu altın kürelerde Christopher Nolan'ın aldığı ödül Oscar'ın habercisi gibi görülebilir.
Drama dalında en iyi kadın oyuncu ödülü Martin Scorsese'nin Donulay Katilleri'ndeki performansıyla Lily Gladstone'a verildi.
Bence bu gerçekten gecenin en büyük sürprizlerinden bir tanesi.
Çünkü diğer adaylara baktığımda...
Nihat filmiyle Annette Banning, Anatomy of Hell filmiyle Sandra Hüller ve Maestro filmiyle Carrie Mulligan gecenin en büyük adaylarıydı yani.
Bu üç performansı da ben izledim.
Hatta bir de Past Lives filmiyle Greta Lee var.
Onun da performansı çok övüldü.
Bu saydığım dört oyuncudan bir tanesinin alacağını tahmin ediyordum ben.
Hatta şunu söyleyeyim. Özellikle alacağını düşündüğüm oyuncu Anatomy of Hell filmiyle Sandra Hüller'dı.
Anatomy of All filmi Cannes Film Festivali'nde altın palmiye ile ödüllendirildi ve filmi başından sonra Sandra Huller taşıyor, götürüyor.
Çok iyi bir performans sergilemişti.
Ondan dolayı ben ödülü yani o oyuncunun alacağını düşünüyordum ama Lily Gladstone bir de çok böyle geçmişte çok sayıda ödül almış, çok iyi tanınan bir oyuncu değildi.
Bu filmde birçok kişi, dünya diyelim hatta Lily Gladstone'u tanıdı.
Ondan dolayı bu ödülü alması bence gecenin diyorum en büyük sürprizlerinden bir tanesiydi.
Müzikal ya da komedi dalında en iyi kadın oyuncu ödülünü ise Paul Things ve Emma Stoll aldı.
Burada da güçlü adaylar var aslında.
Barbie ile Margot Robbie var mesela.
Yani yılın en büyük yıldızı diyebiliriz Margot Robbie için.
My December filminde Natalie Portman'a daha önce Oscar'ı var.
Çok sayıda ödülü var. Natalie Portman'ın çok seçkin bir oyuncu.
Her performansı neredeyse Oscar'a veya herhangi bir ödüle layık görülebilir.
No Hard Feelings filmiyle Jennifer Lawrence burada ödül alabilecek adaylardan bir tanesi gibi görünüyordu ama bence film o kadar iyi değildi.
No Hard Feelings'ı ben izledim.
Yılın en iyi ve önemli filmlerinden bir tanesi olarak anılamayacağı için No Hard Feelings Jennifer Lawrence'ın ödül alması biraz şaşırtırdı belki ama diyorum özellikle Barbie ile Margot Robbie ve My December ile
Natalie Portman gerçekten güçlü adaylardı ama Emma Stone Poor Things filmiyle ödülü kucaklamayı bildi.
Drama dalında en iyi erkek oyuncu ödülleri de gerçekten çok tartışmalı, çok iyi adaylar var burada.
Dolunay Katilleri'ndeki performansıyla Leonardo DiCaprio, Maestro filmindeki performansıyla Bradley Cooper, Southburn'daki performansıyla Barry Coygan gerçekten büyük adaylardı ama...
Hani kim aldı diyeceksiniz.
Tabii ki Oppenheimer'la Cleon Murphy aldı.
Yılın en öne çıkan filmi gerçekten Oppenheimer.
Ve buradaki performansıyla da Cleon Murphy her yerdeydi.
Yani sürekli karşımızdaydı.
Çok popülerdi. Hem filmden dolayı hem de performansı da gerçekten iyiydi tabii.
Hani Oppenheimer onun üzerineydi.
Onun canlandırdığı karakter üzerine olduğu için ben drama dalında en iyi erkek oyuncu ödülünü Cleon Murphy'nin almasına hiç şaşırmadım.
Müzikal ya da komedadalık sürpriz denebilir yani.
Bana göre değil.
Bence sürpriz değil çünkü müthiş bir oyuncu aldı.
Filmi henüz izlemediğim için yorum yapamayacağım ama adayların arasında yılın öne çıkan birkaç filmi ve performansı var.
Dream senaryoyla Nicolas Cage.
Nicolas Cage artık usta bir oyuncu yani.
Çok fasad filmlerle de birazcık gözden düşmüş gibi görülüyor belki ama yine de Nicolas Cage'in herhangi bir ödülü almasına herhalde hiç de şaşırmayız.
Wonka filmiyle Timothy Chalamet, genç bir oyuncu, genç bir yetenek.
Dune serisindeki başrol performansıyla çok öne çıktı ama başka birçok filmde de güzel performanslar sergiledi.
Air filmiyle Matt Damon, ben Air üzerine bir program yapmıştım.
Matt Damon'ın performansı orada gerçekten çok güzel.
American Fiction filmiyle Jeffrey Wright ve Beauty is Afraid filmiyle Jacqueline Phoenix, Jacqueline Phoenix'i en son Ridley Scott'ın Napoleon projesinde başroldeyiz dedik.
O da zaten Oscar ödüllü oyuncu yani Jacqueline Phoenix.
Hangi dalda ödül alsa herhalde şaşırmayız.
Diyorum bu adayların hepsi ödül aldığında şaşırılmayacak oyuncular.
Ancak Alexander Payne'in son filmi Türkiye'de henüz gösterilmemiş olan Holdovers'la Paul Giamatti'nin ödülü kucaklaması.
İzlemediğim halde bunu rahatlıkla söyleyebiliyorum ki hiç de şaşırtıcı değil.
Çünkü Paul Giamatti müthiş bir oyuncu.
Bir jön değil yani öyle yakışıklılığıyla işte kaslı vücuduyla böyle star rolleriyle falan meşhur olmuş ya da öne çıkmış bir oyuncu değil.
Tamamen yeteneğiyle bugüne kadar karşımıza harika performanslar ve karakterler çıkarmış olmasıyla saygınlık uyandırmış bir oyuncu gerçekten.
Ondan dolayı püler olmuş bir oyuncu değil hiçbir zaman.
Hatta kariyerinin büyük kısmında yan rollerde performanslarıyla bilinir, tanınır daha çok Paul Giamatti.
Ama diyorum müthiş bir oyuncudur yani onu izlemek gerçekten çok keyiflidir.
Ondan dolayı...
müzikal ya da komedi dalında en iyi erkek oyuncu ödülünü Paul Giamatti'nin almasına ben hiç de şaşırmadım diyorum.
En iyi yardımcı kadın oyuncu ve erkek oyuncu dalları var.
Bunlar da gerçekten çok ciddi çarpışmaların olduğu, nefis adayların olduğu dallar.
Oppenheimer'la Emily Blunt.
Oppenheimer'ın eşine hayat verdi Emily Blunt.
Çok iyi bir performans sergiledi.
Nihat filminde drama dalında en iyi kadın oyuncu Van Anette Beining'in yanında yer almıştı Judy Foster.
Judy Foster'ın zaten iki tane Oscar'ı var.
Başka o kadar çok ödül aldı ki Judy Foster'ın hiçbir ödül almasına şaşırmayız.
May December'da az önce en iyi kadında aday olduğunu söylediğim Natalie Portman'ın yanındaki karakteri canlandıran Julianne Moore.
O da Oscar ödüllü oyuncu.
Çok sayılı ödül almış bir oyuncu.
Çok iyi bir oyuncu. Salt Burn filmindeki Rosamund Pike.
Rosamund Pike da çok iyi bir oyuncu.
Bunların hangisi alsa hiç şaşırmayız gerçekten.
Ama ödülü hiç akla gelmeyecek ve çok şaşırtıcı.
Benim şahsen daha önce hiç duymadığım bir oyuncu aldı.
Hangi filmle? Az önce övmekten bitiremediğim Paul Giamatti'nin oynadığı, Alexander Payne'in yönettiği Holdovers filmindeki.
Divine John Rudolph diye bir oyuncu aldı.
Diyorum ben hiçbir filmini izlememişim.
Bugüne kadar hiçbir performansına denk gelmemişim.
Ancak eminim ki Alexander Payne çok iyi bir oyuncu yönetmenidir.
Holdovers'da yüksek olasılıkla çok iyi bir filmdir diye tahmin ediyorum.
Divine John Rudolph en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında ödülü kucakladı.
Hani başka bir gözle izleyeceğiz şimdi filmi izlediğimizde.
En iyi yardımcı erkek oyuncu ödülü kim aldı dersiniz?
Burada da gerçekten bir yıldızlar geçidi var.
Poor Things filminde William Defoe.
Hangi ödülü alsa şaşırmayız.
Dolunay katillerinde Robert De Niro.
Robert De Niro desem yeter herhalde.
Yani bütün ödülleri ona verin.
Yönetmedi ama yönetmen ödülünü de De Niro'ya verin desek.
Hiç kimse şaşırmaz herhalde.
Ya da alsa hiç kimse şaşırmaz herhalde.
Barbie filminde Ryan Gosling.
Elbette film de yılın en öne çıkan filmiydi.
Ryan Gosling de çok hem saygın hem de popüler bir oyuncu.
Şaşırmazdık. Poor Things'de de Mark Ruffalo.
Alabilirdi. Bir sürü Oscar adaylığı var.
Oscar'ı yoktu herhalde. Almış bir de tam hatırlayamıyorum ama yine Mark Ruffalo da çok önemli bir oyuncu.
Hangi ödülü alsa şaşırmayız.
Ancak elbette nasıl Oppenheimer birçok dalda rakiplerini geçip ödülü aldıysa burada da Oppenheimer'daki performansıyla Robert Downey Jr.
en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü kucakladı.
Şaşırtıcı mı? Tabii ki değil.
Robert Downey Jr. canımız ciğerimiz yani.
Onu çok seviyoruz. Müthiş performanslar sergiliyor.
Hem popüler hem de çok saygın bir oyuncu.
Ondan dolayı ödülü kucaklamasına şaşırmadık.
En iyi senaryodalı değil mi?
Çok önemli bir dal gerçekten. Hani en iyi yönetmeni ya da en iyi filmi alamayan iyi filmler senaryoyla genellikle ödüllendiriliyor.
Ve gerçekten bu ödülleri öyle olmuş.
Adaylar yine çok iyi. Barbie filmi en iyi senaryoda aday.
Hiç şaşırmadık. Poor Things hiç şaşırmadık.
Oppenheimer hiç şaşırmadık.
Bence alırdı. Almalıydı belki de ya da.
Dolunay Katilleri Martin Scorsese'nin son filmi Aday senaryosuyla şaşırdık mı?
Hayır. Past Lives hiç şaşırmadık.
Aslında ben şaşırdım senaryosu bence çok vasattı ama yılın öne çıkan filmlerinden bir tanesi olduğu için senaryo ödülünü alsaydı şaşırmazdık diyeceğim ama ben şunu derdim yani en hak etmeyen filme verildi derdim size öyle bir yorum
yapardım ama çok da şaşırmazdım çünkü diyorum popüler bir film.
Peki hangisi kazandı?
Anatomy of Fall filmi kazandı.
Az önce andığım en iyi kadın oyuncuda ve yönetmende andığım film kazandı.
Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye ile ödüllendirilen film en iyi senaryo ödülünü aldı.
Diyorum çok da şaşılacak bir şey değil bence.
En iyi uluslararası film diye bir dal var.
Bu Oscar'daki yabancı dilde en iyi film.
Yani Amerikan'da üretimi olmayan film gibi bir dala denk geliyor.
Orada da Anatomy of Fall.
Diğer iyi rakiplere rağmen mesela Past Lives orada, Fallen Leaves orada.
Onları geçip ödülü aldı.
Diyorum çok da şaşırtıcı değil.
En iyi animasyon film dalı biraz ilginçti ve tartışmalıydı bence.
Şöyle tartışmalıydı diyorum.
Birincisi Süper Mario Kardeşler filmi bu yılın en öne çıkan animasyonuydu gerçekten.
1 milyar 300 milyon doların üzerinde bir hasılatla yılın Barbie'den sonra en çok izlenen ikinci filmi oldu ve gerçekten iyi bir filmdi.
Ha tabi biraz çocuk işi bir filmdi dürüst olmak gerekirse onu belirtmiş olalım ama yine de hani bu kadar popüleriteye altın küreler dayanamaz ödül verir belki dedik ama Ha bir tane daha film var özellikle onu anmam lazım.
2018 yılında Spider-Man'in Into Spider-Verse diye bir film yapıldı.
Müthiş bir animasyon gerçekten.
Yani bildiğiniz Örümcek Adam karakterinin animasyon filmi 2018'de yapıldı.
Bu yılda o filmin devam filmi yapıldı.
Bakınız arkadaşlar bu iki film bugüne kadar yapılmış bütün yani normal oyunculuk kurmaca Örümcek Adam filmlerinin hepsinden daha iyi.
İnanılmaz iyi filmler gerçekten.
Yani hasılatları falan da yüksek ve bütün ödüllerde de aday oluyorlar.
Hiçbir ödül alamadı bugüne kadar bildiğim kadarıyla.
Başka filmler onları geçti ama çok iyi filmler.
Yani herhangi biri Oscar ya da Altın Küre alacak olsaydı şaşırmazdım.
Ancak yine burada ne Super Mario kardeşlere ne de Spider-Man'e verilmedi.
Kime verildi? Hayao Miyazaki'nin Çocuk ve Balıkçıl filmine verildi.
Burada derim şu yorumu yapmam normal olur bence.
Yani Miyazaki'nin adının geçmesi insanların yani önünü iyiliklemesine yeterli bir sebep gerçekten.
Hayao Miyazaki Japon yönetmen, animasyon, sinemanın gelmiş geçmiş en büyük üstadlarından bir tanesi.
Hoş çocuk ve balıkçıl filmi çok da iyi bir film değil.
Ben izleyemedim bir türlü fırsatım olmadı.
Çok istiyordum izlemeyi ama Türkiye'de başka sinema salonlarında gösterildi.
Onlar da böyle... Hani ayda 2-3 gösterim orada 2-3 gösterim orada falan yapılıyor.
Yani bir türlü yetişemedim gerçekten.
Fırsatım olmadı izlemeye.
Ondan dolayı üzerine bir yorum yapamıyorum.
Ve dediğim gibi duyduğum kadarıyla Miyazaki'nin en iyi filmlerinden bir tanesi olmadığı söyleniyor falan.
Ama yine de diyorum altın küreler.
Hayo Miyazaki'nin saygınlığına yüz çeviremedi anladığımız kadarıyla.
En iyi animasyon film hem Süper Mario kardeşler hem de Spider-Man'in hem iyiliğine ya da popüleritesine nazaran.
Ödülü alan çocuk ve balıkçıl filmi oldu Miyazaki'nin.
Başka ödüller de var ama çok da uzatmayacağım.
Diğer ödüller işte müzikler vesaire falan filan daha.
Teknik dallarda birkaç ödül var.
Şu noktayı vurgu yapmam lazım.
Bu sene yeni bir dal var altın kürelerde ve ben bilmiyorum çok saçma buldum ama belki ilerleyen yıllarda ilginç filmler bu dalda ödüllendirilerek bu dalın neden ödül sistemine katıldığını bize
anlatmış olurlar belki. Dalın adı aynen şu.
Sinema ve boks ofis başarısı.
Yani gişede en yüksek başarı elde eden filmlere verilen bir ödül anladığımız kadarıyla bu.
Bu senede hangi film aldık?
Yılın en çok hasılat yapan filmi Barbie.
Ondan dalıyor ona veriliyor. Yani yüksek olasılıkla her sene yılın en çok hasılat yapan filmine bu ödül verilecek.
Yani ne anlamı var diyeceksiniz.
Ama şöyle bir güzellik yapabilir Altın Küre ve o zaman da bence güzel bir şey yapmış olur.
Yani ilginç bir noktaya dikkat çekmiş olur.
Nasıl bir şey biliyor musunuz?
Maliyet gişe getirisi oranına dikkat edebilir.
Ya da belki çok küçük maliyetle geniş kitlelere ulaşma başarısına erişmiş filmleri burada ödüllendirebilir.
İlginç bir nokta olur bu.
Çünkü sinema tarihinde çok küçük paralara mal olup da geniş kitlelere ulaşan ve büyük hasılat rakamlarına ulaşan çok sayıda film var.
Ondan dolayı... Çok kötü bir şey olmayabilir yani bu dal.
Gerçekten ilginç bir dal olabilir.
Diyorum hani her sene eğer yılanın en çok izlenen filmi böyle takır takır verirlerse bir anlamı olmaz.
Onu biliyoruz zaten. Yani başka açılardan bazı filmler kutsanmak istenir de bu dalda ödüle layık görülürse Altın Küre güzel bir şey yapmış olur.
Hemen hızlıca size bu dalda aday olan diğer filmleri sayayım.
Zaten hiç de şaşırmayacaksınız.
Guardians of Galaxy yılanın en çok izlenen filmleri listesindeydi.
John Wick çok izlendi zaten popüler.
Mission Impossible elbette öyle.
Oppenheimer elbette öyle.
Spider-Man Across the Spider-Verse.
Bakın az önce andığım ve övdüğüm Spider-Man'in animasyon filmi burada da adı yolmuş.
Çünkü çok iyi asılat yaptı.
Çok övüldü. Tyler Swift'in The Eras Tour diye bir belgeseli var.
Tyler Swift çok popüler bir isim olduğu için burada aday gösterilmiş.
Okey çok da ilginç değil.
Ve yine az önce andığım Süper Mario Kardeşler'in filmi de bu dalda aday olmuş.
Hiçbiri bence şaşırtıcı değil ve Barbie'nin kazanması da bence çok da şaşırtıcı değil.
Ondan dolayı hani şöyle kabaca baktığımda arkadaşlar ben...
Hani bir diyorum iki tane oyuncu dallarında sürprize rastladım ama onun dışında çok da sürpriz içeren bir ödül gecesi olduğunu düşünmüyorum.
Son olarak şunu söylemek istiyorum.
Ben peki dizi izlemediğim için ya da hatta hiç diyeceğim yani dizi izlemediğim için diziler üzerine verilen ödülleri çok da yorumlayamayacağım.
Üzerine bir şey söyleyemeyeceğim ama sadece anıp geçmiş olayım.
Bu yılın herhalde en öne çıkan dizisi Succession dizisi.
Birçok dalda ödül aldı.
Hani yılın en kutsalan böyle altın kürelerde en öne çıkan dizisi o oldu.
Burada diyorum sadece anmış geçmiş olayım.
Şimdilik Oscar'a kadar bu sohbete kısa bir ara vermiş olalım diyorum.
Evet bu haftada her hafta olduğu gibi fikirlerimi sizlerle paylaşmaya çalıştım.
Bu haftalık bu kadar.
Önümüzdeki hafta tekrar görüşmek üzere.
Teşekkürler. Bir
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
