
Dijital sağlık ekosistemi Eczacıbaşı Evital’le tanışmanın tam zamanı. Tüm psikolog ve diyetisyen görüşmelerinde %20 indirim için PORTAL25 kodunu kullanabilirsiniz. Eczacıbaşı Evital’i indirmek için tıklayınız: https://s.evital.app/PORTAL25
*Bu bölüm "Eczacıbaşı Evital" hakkında reklam içerir.
Transkript
Eczacıbaşı Evital ile ilgili reklam içerir.
Hiç kendinizi gözünüzde büyüttüğünüz oldu mu?
Genelde herkes kendimizi hafife aldığımızı, aslında potansiyelimizin daha fazla olduğunu dayatır bize.
Kişisel gelişim sektörü bu tarz demeçlerle doludur.
Ama bir de tersten düşünelim.
Belki de bazı hedeflerimiz için kendimizi fazlaca gözümüzde büyütüyoruz.
Sandığımız kadar kalın derili olmadığımızı fark ettiriyor hayat bize bazen.
Birine kırıcı söz söylüyoruz ve bu sözü söylerken kendimizden o kadar eminiz ki ama hemen sonrasında vicdan azabı çekmeye başlıyoruz.
Etrafımızdaki kuralları, yasaları çiğnemenin zevkini tatmak istiyoruz ama toplum tarafından yalnızız.
Raskolnikov genç bir üniversite öğrencisidir.
Petersburg'un kasvetli bir muhitinde.
Küçücük bir odada kirada kalmaktadır.
Hikaye başlar başlamaz kendisinin kiracısına olan borcunu öğreniriz.
Ama sanmayın ki en büyük derdi budur.
İşin aslı Raskolnikov bir süredir depresyon halindedir.
İnsanlarla görüşmez ve tamamen kendi karanlık düşüncelerine kapılmıştır.
Bir hedefi vardır. İşlemek istediği bir olayı kafasında tasarlıyordur.
Bir taraftan kendisinin bu olayı yapabilecek kudrette olduğunu düşünür.
Ama bir taraftan da olay hakkında düşünmeye başladıkça midesi bulanır.
Karakterimizin yaşadığı muhitte en az onun zihni kadar korkunçtur.
Etrafta sarhoşlar, hırsızlar, fahişeler cirit atmaktadır.
Ve Raskolnikov tüm bu hezimet içinde hayata tek tutunma gayesi olarak hedefini bize gösterir.
Peki nedir bu adamın kafasında tuttuğu o ulvi hedefi?
Raskolnikov tefeci olan bir kadının apartmanına giriş yapar.
Bu apartmandan girerken evin tasarımını, mimarisini, merdivenini titizlikle inceler.
Çünkü eğer ki hedefini yakalanmadan gerçekleştirmek istiyorsa planını iyi kurmalıdır.
Tefeci kadın gerçekten de antipatik diyebileceğimiz bir tiptir.
Kaba, görgüsüz, suratsız ve insanın hayat enerjisini emen bir kadındır.
Ayrıca bu kadının evi her ne kadar eski püskü olsa da eş aldırının düzeninde bir titizlik vardır.
Raskolnikov düşünür, bu tefeci kadın nasıl olur da bu kadar titiz olabilir diye.
Ama daha sonra tefeci kadının bir de kız kardeşi olduğu aklına gelir.
İsmi de Lizaveta. Lizaveta tefeci kadına kıyasla çok daha içine kapanık, uysal ve mazlum diyebileceğimiz bir kişiliktir.
Tefeci kadın Raskolnikov'a bana borcun var biliyorsun değil mi mimarinde ifadeler kullanır.
Raskolnikov da en son saatini rehin olarak bırakır kadına.
Saatini belirken içi bir açıdan rahattır çünkü daha sonraları Raskolnikov bu saati geri alacağından emindir.
Raskolnikov ayrıca tefeci kadını gözlemleyerek onun arkada odada bir sandığa sahip olduğunu ve tüm paraları ve rehin eşyalarını buraya topladığını anahtarı da cebine koydu.
Aklının bir köşesine yazar.
Apartmandan çıkan karakterimiz Petersburg sokaklarında dolaşırken yine o aynı mide bulantısını hisseder.
İçinden ani bir alkol içme isteği geçer.
En son kendisini bir tavernaya atıp bira içtikten sonra rahatlamıştır.
Planı konusunda artık daha iyi hissediyordur.
Bir kere kendisi kibirli, insanları küçük gören ve onlardan kendisini uzaklaştıran, karmaşık düşüncelere sahip bir adamdır.
Kendini topluma karşı yabancılaştırmış ve tefeci kadın başta olmak üzere diğer insanlara karşı kendisini daha özel hisseden biridir.
Peki nedir Raskolnikov'un hedefi?
Kitap bize direkt söylemez ama Raskolnikov'un hedefini dolaylı yoldan çok güzel anlatır.
Raskolnikov tefeci kadını öldürmek istiyordur.
Bu kadından hem iğrenir, ayrıca kadının parasını ve eşyalarını çalarak rahata kavuşabilecektir.
Kadının hiçbir değeri yoktur ve bu kadının ölümüyle dünya bir şey kaybetmeyecektir.
Ama Raskolnikov yine de bu cinayeti düşündükçe o hissettiği mide bulantısından kaçamaz.
Birini öldürme düşüncesini bir türlü sindiremez ve vücudu da böyle bir olay için hazırlıksızdır.
Dostoyevski'nin bu arada muazzam bir kitap başlangıcı yazdığını da söylemem gerek.
Karakterimizi bize yavaş yavaş tanıtması, motivasyonunu sindire sindire öğrenmemiz çok keyifli bir süreç gerçekten.
Raskolnikov tavernada sarhoş bir adamla tanışır.
Marmeladov. Bu adamın görüntüsünden bile kendisinin feci bir alkol bağımlısı olduğu anlaşılmaktadır.
Ama her şeye rağmen bu adamda bilgece ve zarif bir duruşta yatmaktadır.
Raskolnikov'la iletişime geçen bu adam karakterimizi hayat hikayesine anlatmak ister.
Marmeladov aslında gururlu ve soylu bir aileden gelen kadınla evlidir.
Ayrıca kendisinin bir kızı da vardır.
Sonya. Bu kızın kaderi ise tam bir trajedidir.
Ailenin fakirliği sonucu bu kız bir an önce para kazanmak adına fahişliğe başlamış ve bu süreçte ruhunu kaybetmiştir.
Peki tüm bu anlarda Marmeladov ne yaptı diye soracak olursanız, kendisi başlarda vicdan azabı hissettiğinden ve evin erkeği olduğunu bildiğinden bir işe başlamış, ailesine destek olmak istemiş ama sonra da tahmin edebileceğiniz üzere
alkolizmden dolayı işine devam edememiştir.
Marmeladov bu hayat hikayesini anlatırken bir taraftan kendisinden nefret ettiğini söyler ama bir taraftan da bir kader mahkumu gibi kendisine yaklaştığından günün sonunda kendisine acımaktadır.
Marmeladov tabernadan evine dönerken Raskolnikov ona eşlik eder.
Marmeladov'un evine geldiklerinde Raskolnikov'un gördüğü manzara tam bir ıstırap hikayesidir.
Marmeladov'un karısı Katerina tam çökmüş bitmiş bir kadındır.
Kocasını görür görmez ona bağırıp çağırmaya başlar.
Raskolnikov bu sırada ailenin durumuna Barmelodov'un hayatını mahvetmesine ama özellikle Sonya'nın ailesi için kendi vücudunu pazarlamasına o kadar üzülmüştür ki o kadar borcu olmasına rağmen bu aileye bir miktar para bırakır.
Ertesi sabah Raskolnikov evinde temizlikçisi Nastasya tarafından uyandırılır.
Nastasya karakterimize çorba ve çay getirdikten sonra bir de kağıt parçası vermiştir.
Raskolnikov'a annesinden bir mektup gelmiştir.
Anne mektubunda Raskolnikov'a kız kardeşinden bahseder.
Dunya bir hizmetli olarak Svidrigailov ismindeki varlıklı bir adamın yanında çalışmaktadır.
Svidrigailov, Dunya'ya sarkıntılık etmesi sonucu Dunya'nın kasabadaki itibarı o zengin adam yüzünden lekelenmiştir.
Dunya'da çözüm olarak çareyi Luzin isminde başlatmıştır.
başka bir adamla evlenmekte bulacaktır.
Dunyabaşlar'da evlenme fikrine sıcak bakmasa da tıpkı o Sonya gibi günün sonunda kendini feda ederek evlenme teklifini kabul edeceğini söylemiştir.
Mektupta ayrıca kız kardeşinin bu evliliği sonucu karakterimizin de mevki makam sahibi olacağı, iniştesinin varlıklarından faydalanacağı anlaşılır.
Raskolnikov mektubu okuduktan sonra kafayı yer.
Sokağa çıkıp yürürken kendi kendine konuşmaya başlar.
Kararı bellidir. Kız kardeşi Dunya'nın istemediği bir evlilik yapmasına karşı çıkacaktır.
Raskolnikov bu evlilik sonucu fayda görecek olsa da kız kardeşinin kendisini feda etmesine asla dayanamaz.
Sokakta yürürken yaşlı bir adamın genç ve sarhoş bir kızı takip ettiğini görür.
Raskolnikov hemen devreye girerken polis de olan yerine yaklaşır.
Karakterimiz polislere şu kızı alın evine bırakın deyip Üstüne bir de polislere para verir.
Polis parayı alsa da taciz edilen kıza karşı bir hassasiyet göstermez ve Raskolnikov da parasının boşa gittiğini düşünür.
Raskolnikov bu sırada etrafındaki apartmanlara baktığında en iyi arkadaşı Razumihin'in evine yaklaştığını fark eder.
Raskolnikov bu dostuyla tam 4 aydır hiç görüşmemiştir.
Razumihin'den bahsetmek gerekirse Raskolnikov ne kadar karamsar ve içe kapanıksa Razumihin de bir o kadar canlı ve dışa dönük birisidir.
Kabaca baktığımızda Raskolnikov Razumihin'den daha karizmatik, daha zeki bir insan gibi gözükür.
Ama Razumihin'de olup Raskolnikov'da olmayan bir şey vardır.
Akıl sağlığı. Raskolnikov öyle zor mental süreçlerden geçmektedir ki ne zekasını ne de potansiyelini kullanabilecek bir haldedir.
Oysa zihniyle bir uyum halinde olan Razumihin pozitif enerjisiyle hem kendisine hem de insanlara iyi gelmektedir.
Bu iki karakter arasındaki farka baktığımızda akıl sağlığının kıymetini görüyoruz değil mi?
Ben de bu vesileyle bu podcast bölümümüzün sponsoru olan Evital'den bahsetmek istiyorum.
Eğer ki sağlık problemleriniz için hem pratik hem de etkili bir danışmanlık almak istiyorsanız Evital mobil uygulaması tam da size göre olacaktır.
Diyelim ki mental sağlığınız konusunda destek almak istiyorsunuz veya size uygun bir beslenme rutinini bir türlü oluşturamadınız.
Belki de genel sağlık sorunlarınız bir süredir canınızı sıkıyor ve tüm bu süreçleri kendi başınıza değil de bir sağlık profesyonelinden yardım alarak açmak istiyorsunuz.
İşte Evital mobil uygulaması sayesinde size uygun sağlık profesyonelleriyle online görüşmelerinizi istediğiniz yer ve zamanda yapabiliyorsunuz.
Evital bizlere pratik, sade ve kullanıcı dostlu bir arayüz sunduğundan uygulamaya rahatça alışabiliyorsunuz.
Üstelik avantajlı seans paketleri sayesinde bütçenize en uygun olan seçenekten devam edebilirsiniz.
Tabii online bir uygulama olmasının en büyük fırsatı nedir?
İletişim kolaylığı değil mi?
Evital'de uygulama içindeki sağlık profesyonelleriyle dilediğiniz zaman mesajlaşabiliyor, iletişim kurabiliyorsunuz.
Hadi derseniz ki ben önce Evital'i denemek istiyorum, bakalım memnun kalacak mıyım diye, Evital bizlere ücretsiz bir ön görüşme fırsatı da sunuyor.
Sağlık Bakanlığı tarafından tescih edilen Evital uygulaması, diploma onaylı sağlık profesyonelleriyle size ve sağlığınıza yardım etmeye hazır.
Evital uygulamasının linkini bu podcast'in açıklama kısmında belirttim.
Şimdi kaldığımız yerden devam edelim.
Marmeladov'a ve karısı Katerina'ya dönelim.
İkisinin de parçalanmış, kaybolmuş ama yine de zarif ruhlar olduğunu söyleyebiliriz.
Özellikle Marmeladov tam bir paradokstur.
Yaptığının yanlış olduğunu ve ailesini mahvettiğini bilmesine ve tüm bu süreçten deliler gibi vicdan azabı çekmesine rağmen yine de alkolü ve yıkıklığı hayatından çıkaramıyordur.
Ama Raskolnikov bu adamda bile derinlik görmeyi başarmıştır.
Marmeladov gerçekten de farkındalık sahibi ve kompleks bir kişiliktir.
Katerina desen hiçbir suçu olmamasına rağmen böyle bir kocayla ceza Üstüne bir de hastalıklarla boğuşmuştur.
Bu iki karakter kendince bir zarafete ve gurura sahiptir.
Ayrıca bu kısımlarda Raskolnikov'un yardımsever ve insani tarafına da şahit oluruz.
O kadar borcu olmasına rağmen halen Marmeladova para verebilmesi bir taraftan hoşumuza giderken Raskolnikov'un kibrini bu durumdan ayrı görmemek gerekir.
Raskolnikov bu aileye acımış gibi gözükse de bir taraftan onların böyle bir hayatı seçtiğini düşünüp soğukkanlılıkla onlara bakabilmektedir.
Bu parayı verirken bile vicdan ve vicdansızlık arasında...
gidip gelen bir karakterimiz var.
Hatta Raskolnikov kız kardeşi için üzülür ya, ondaki bu üzüntünün altında bile bir kibir dozu yatmaktadır.
Sonuçta Dunya'nın erkek kardeşine fırsatlar sağlamak için kendisini feda ettiğini düşünmesi, işte tam böyle bir düşünme sekansı bile bir bencillik içeriyordur.
Raskolnikov asla acaba Dunya'nın annesi veya kendi iyiliği için böyle bir evliliği kabul etmiş olabileceğini düşünmez.
Karakterimiz dönüp dolaşıp tüm olayları kendisine bağlayarak yorumlar.
Raskolnikov'dan devam edelim.
Razumihin'in apartmanına yaklaştığını fark eden karakterimiz yine de arkadaşını ziyaret etmek istemez.
İçten içe önce şu hedefimi gerçekleştireyim, cinayetimi işleyeyim, ondan sonra ziyarete giderim diye düşünür.
Kendisini yine içkiye veren Raskolnikov, çimlik bir alanda kısa süreli bir uykuya dalar.
Rüyasında çocukluğundan bir anısını görmektedir.
Sokakta bir grup adam bir atı sadist bir şekilde dövmekte.
Hatta ata işkence etmektedir.
Bu sırada bir çocuk da atın yanına koşarak bu işkenceyi engellemek ister.
Ama at çoktan ölmüştür.
Çocuğun babası onu olay yerinden uzaklaştırır.
Raskolnikov kanter içinde kalkar.
Markete doğru yol alırken tefeci kadının kız kardeşi Lizaveta ile karşılaşır.
Lizaveta ayıküstü sohbetlerinde kendisinin bir hafta evde olmayacağını söyler.
Raskolnikov ilhamla dolmuştur.
Sonuçta tefeci kadının kız kardeşi evde olmayacaksa cinayeti işlemek çok daha kolay olacaktır.
Eğer ki kız kardeşi evde olsaydı Raskolnikov belki de bu masum ve zararsız kadını da öldürmek zorunda kılacağından cinayeti işlemesi çok daha zor olacaktı.
Ama Lizaveta'nın bir hafta evde olmayışı bu cinayeti işlemede karakteristik.
derimizi daha kararlı bir hale getirmişti.
Sanki evren Raskolnikov'a bu cinayeti işlemek için mesaj göndermiş, fırsat vermiş gibidir.
Raskolnikov bu cinayeti bir kaderi olarak görür.
Zor ama hayırlı bir kader.
Raskolnikov apartmanında derin bir uykuya dalar ve akşam vakti uyandığında işleyeceği cinayet için hazırlıklara başlar.
Kendisi bir balta kullanacaktır.
Tefeci kadının apartmanına cinayet için muhteşem bir motivasyonla girer.
Saat akşam 7.30 gibidir.
Raskolnikov bam güm zili çalar.
Ama kimseden cevap gelmez.
Bu sırada içeriden bir kilit açılma sesi duyulur ve tefeci kadın Raskolnikov'u evine davet eder.
Raskolnikov kadına Dikkatini dağıtmak adına bir rehin eşyasını gösterir.
Kadın da bir anlık arkasını döndüğünde Raskolnikov kadının kafasına baltayı tüm gücüyle geçirmiştir.
Kadın kanlar içinde ve ölü bir halde yerde yatmaktadır.
Raskolnikov hemen kadının cebinden anahtarları alıp sandığın olduğu odaya gider.
Ama eşyaları ve parayı doğru dürüst çalamaz.
Eli ayağı birbirine dolaşmıştır.
Tam bu sırada Lizaveta, evet tefeci kadının kız kardeşi apartmana girer.
Bir hafta evde olmayacağını söylemesine rağmen halen eve gelmiştir.
Ve ablasını o kanlar içinde görünce bir çığlık atar.
Raskolnikov tek bir balta darbesiyle o masum Lizaveta'yı da öldürür.
Ama tam kapıya baktığında şunu fark eder.
Kapı ardına kadar açıktır.
Yani koridordan Raskolnikov'u görmüş biri gayet de olabilir.
Raskolnikov hemen baltayı atar ve apar topar kapıyı kilitler.
Bu sırada iki yabancı erkek kapıya doğru yaklaşır ve girmek isterler.
Bir dakikalık bekleyişten sonra bu iki yabancı gider ve Raskolnikov hemen kendisini evin dışına atar.
Raskolnikov baltayı ilk aldığı yere koyar ve apar topar kendi apartmanına doğru yola çıkar.
Dostoyevski'nin yine hikaye anlatımındaki zekasına şahit oluruz.
Gerilimi kurgulayışı, foreshadowing dediğimiz ileriye yönelik aktarımları olsun gerçekten tüyler ürpertici bir hikaye anlatımı görürüz.
Raskolnikov'un Lizaveta'ya acıması.
hatta başlarda onu öldürmek zorunda kalmayacağı için mutlu olması ve o evde yok zannederken birden karşısına çıkması.
İşte bu muhteşem bir anlatıcılığın eseridir.
Tesadüfün tokadını yemiştir karakterimiz.
O kadar enteresandır ki Raskolnikov başından beri kaderin kendisine yardım ettiğini düşünmüş.
Lizaveta'nın tesadüf sonucu bir hafta evden uzak kalacağını kaderin kendisine yardım ettiği olarak yorumlamış ve hayatını tüm o düşünce şeklini kendi kibri üzerine kurmuştur.
Aslında böyle yaparak kendisinin sorumluluktan kaçtığını da söyleyebiliriz.
Kendisinin yaptığı tüm bu hatalar en son Lizaveta'yı da öldürmesiyle karakterimizin yüzüne bir tokat olarak çarpar.
Kader ona yardım filan etmemiştir.
Raskolnikov kendi kafasında kurmuş, etmiş ve her şeyi kendisi mahvetmiştir.
Üstelik Lizaveta'yı öldürmesi Raskolnikov'un tüm o felsefesine de aykırıdır.
Tefeci kadını öldürmesine sebep olarak bu kadının iğrenç ve dünyaya zararlı biri olduğunu düşünür.
Oysa Lizaveta dünyanın en masum ve zararsız varlığıdır.
Kendi halinde garibanın tekidir.
sefesini de paramparça etmiştir.
Bundan sonra kendisinin ne hale geleceğini tahmin etmek çok kolay tabii ki arkadaşlar.
Raskolnikov uykusuz bir gece geçirir.
Hemen kıyafetlerinde kanizi var mı diye bakar.
Cebinde tefeciden çaldığı rehin eşyalarını çıkarır ve onları bir yere saklar.
Odaya giren hizmetçi Raskolnikov'u emniyetten çağırdıklarını söyler.
Raskolnikov ilk başta telaşlansa da emniyetin asla kendisi ve cinayet arasındaki bağlantıyı kuramayacağını düşünür.
Emniyete giden karakterimiz çağrılma sebebi olarak tefeci kadının kendisini borçlu göstermesi olduğunu öğrenir.
O sırada Petrovic ismindeki bir dedektif tefeci kadın ve kız kardeşinin öldürüldüğünü ona söyler.
Dedektif Raskolnikov'a önceki günler neler yapıyordun diye sorar.
Raskolnikov bir şeyler zırvalar ama yine de muazzam bir acı çekiyordur.
Polisin ondan şüphelenmesinin ne kadar mümkün olduğunu fark eder.
Evine dönen karakterimiz tefeciden çaldığı eşyaları alır ve dışarı çıkar.
Başlarda eşyaları nehire atmayı düşünür ama sonradan bu eşyaları bir yere gömmeye karar verir.
Yürüyüşe devam eden karakterimiz en sonunda dostu Razumih Razumihin'i ziyaret etmek ister.
Razumihin bu eski arkadaşını görür görmez telaşlanmaya başlar.
Raskolnikov cidden perişan bir haldedir.
Hem kendisine gelmesi hem de kafa dağıtması için Razumihin arkadaşına bir çeviri işi teklif eder.
Raskolnikov bu teklifi reddedip arkadaşının evinden çıkar.
Evine gelip uyuduğunda yine bir rüya görür.
Rüyasında dedektif Raskolnikov'un kiracısını dövüyordur.
Nastasya Raskolnikov'u uyandırır.
Karakterimiz artık sadece rüyalar, kabuslar görmüyor.
Aynı zamanda halüsinasyonlar da deneyimliyordur.
Bünyesi felaket sayılır. Bu sırada hasta yatan Raskolnikov'la Nastasya, kiracısı Razumihin ve aynı zamanda bir yabancı ilgilenmektedir.
Raskolnikov tam 4 gündür yataktan çıkamaz ve bu günleri nasıl geçtiğini hissetmez bile.
Bu 4 gün içerisinde bir doktor ve bir dedektif onu ziyarete gelmiştir.
Bu süreçte ona en çok yardım eden kişi tabii ki de en iyi dostu Razumihin'dir.
Raskolnikov'da vicdan azabının ne kadar keskin bir şekilde başladığına bakın.
Cinayeti işler işlemez adeta yatalak olmuş birinden bahsediyoruz.
Raskolnikov durmadan geçmiş üzerine düşünüyordur.
O yüzden bu haldedir. Acaba cinayet mahallinde bir ipucu bıraktın mı?
Beni gören oldu mu diye düşüne düşüne adeta kafayı yemiştir.
Dostoyevski bu vicdan azabını sembolik olarak şöyle aktarır.
Hani Raskolnikov'un o kadar amaçlayıp çaldığı rehin eşyaları var ya, işte Raskolnikov bunları ağır bir taşın altına gömmüştür.
İşte o ağır taş karakterimizin üstüne...
çulanan vicdan azabıdır ve her gün gittikçe daha da ağırlaşıyordur.
Ayrıca bu kısımda Razumihin'in ne kadar delikanlı bir adam olduğunu da görürüz.
Dört aydır görüşmemelerine rağmen Razumihin arkadaşı için endişelenmiş, ona yardım etmiş ve onu merak etmiştir.
Razumihin gerçekten ideal, iyi ve mutlu insanı temsil eder bizlere.
O da zorluklar yaşıyordur ama en azından hayatı sıkı bağlarla tutunmuştur.
Raskolnikov gibi kibri uğruna ortalığı mahvetmemiştir.
Raskolnikov kibri temsil eder, Razumihin ise tevazuyu.
Raskolnikov'un odasında Razumihin ve doktor varken bir de sürpriz bir isim belirir.
Dünyayla evlenmek isteyen adam Lusin.
Raskolnikov'da Razumihin'de bu adamı soğuk bir şekilde karşılar.
Luzin'de bu duruma bozulur.
Bu sırada Razumihin ve doktor mahalledeki o tefeci kadın cinayetini konuşurlar.
Razumihin katilin tam bir amatör olduğunu düşünür.
Çünkü bu katil evdeki tüm eşyaları ve parayı doğru dürüst çalamamıştır bile.
Dairede bulunan tam 500 rubleye hiç dokunamamıştır.
Ki bu hiç de az bir para değildir.
Raskolnikov hasta yatığından bile Luzin'e laf atmaktadır.
Kız kardeşimle evlenmeyeceksin der ve aşırı bozulan Luzin'de en son daireyi terk eder.
Doktor ve Razumihin... Aşkınlıkla Raskolnikov'a bakar.
Raskolnikov da en son sinir krizine girer ve herkesi odasından kovar.
Çıkarken doktor Razumihin'e cinayet hakkında konuştuğumuzda Raskolnikov gerilmeye başladı gibi bir ifade kullanır.
Raskolnikov sonunda biraz daha zinde hissetmektedir.
Razumihin'in ona getirdiği kıyafetleri giyer ve dışarı çıkar.
Sokaklarda dolaşırken bir kafeye girmeye karar verir.
Kahvesini söyler ve gazetesini okur.
Kafeden çıktıktan sonra tefeci kadının apartmanına bir bakmaya gider.
İki tane işçi apartmanda tadilat çalışması yapmaktadır.
Raskolnikov kendisini tekrar sokağa atar ve bu sırada bir kalabalığın toplandığına şahit olur.
Kalabalığın merkezinde bir adam yaralı bir şekilde yerde yatmaktadır.
Bu kişi o alkolik baba Marmeladov'dur ve üstünden bir at arabası geçmiştir.
Raskolnikov hemen bu adamı evine götürür ve karısıyla beraber bakımını yaparlar.
Gelen doktor o mağlum haberi verir.
Marmeladov çok ciddi yaralanmıştır ve kurtulamayacaktır.
O an Sonya'da orada bulunmaktadır ve Marmeladov Sonya'nın kolları arasında yaşamını yitirir.
Raskolnikov yine bu aileye bir miktar para bırakır ve ilerleyen zamanlarda onlara tekrar maddi destekte bulunacağını söyler.
Raskolnikov bu hareketinden sonra yine bizi rahatlama hisseder.
Sanki vicdanı kurtarılmış gibidir.
Keyfi biraz yerine gelen karakterimiz Razumihin'le buluşur ve beraber kendisinin dairesine giderler.
Dairede beklenmeyen misafirler vardır.
Annesi ve kız kardeşi Dunya gelmiştir.
Raskolnikov'un giderek dengesizleştiğini görürüz.
Konuşurken hem kendisini savunuyordur ama az daha katil olduğu lafı da ağzından kaçacak gibidir.
Yine bu karakterin karmaşıklığına şahit oluruz.
İki kişiyi öldüren bu adam bir taraftan acıdığı bir aileye son parasını verebiliyordur ama Raskolnikov bu yardımı vicdan azabından yapar.
Razumihin'le arasındaki en büyük fark da budur.
Razumihin bu arkadaşına gerçekten istediği için yardım eder.
Raskolnikov ise Marmeladovlara kendi vicdan azabı yüzünden yardım etmiştir.
Nerede kalmıştık? En son Raskolnikov'un annesi ve kız kardeşi dairesine gelmişti.
İşte bu ikili Raskolnikov'u perişan halde görünce mahvolurlar.
Razumihin onları dışarı çıkarmaya çalışır ve bu sırada kendisinin biraz içkili olduğunu da belirtmem gerek.
Razumihin hatta Dunya'ya o adamla evlenme çok acı çekeceksin o sana layık değil der.
Ve az biraz Razumihin'i gözlemleyen birisi bu adamın Dunya'ya aşık olduğunu fark edebilir.
Razumihin ertesi gün kalktığında bu konuşma için bir pişmanlık hisseder.
Dunya'ya o kadar şey söyleyip içine açmasından dolayı utanır.
Sonuçta her ne olursa olsun bu hoşlandığı kız Dunya Raskolnikov'un kız kardeşidir.
Razumihin kendisini rahat hissedemez ve Dunya ilanesiyle tekrar buluşur.
Bu sefer asla Dunya'ya öyle tuhaf laflar etmeyecektir.
Gayet sakin bir konuşmayla Raskolnikov'dan bahseder.
Bu üçü tekrardan Raskolnikov'un yanına dönerler.
Karakterimiz bir nebze daha iyidir.
Onlara kızdı ve onları kovduğu için özür diler.
Annesinin ona yolladığı parayı Marmeladov'lara verdiğini itiraf eder.
Ama Raskolnikov tüm bu sakinle Geçmesine rağmen yine de Dunya'dan o adamla evlenmekten vazgeç diyordur.
Dunya da bu sırada cevap olarak evlenerek bir şey yapmıyorum birini öldürmüyorum ki der.
İşte bu laf Raskolnikov'un içine oturur.
Belli etmemek adına kısa sürede kendini toplamaya çalışır.
Bu sırada Dunya'nın karakterinden de çok etkileniriz biz okuyucular.
Gerçekten zeki ve yürekli bir kızdır kendisi.
Hatta Razumihin'le onu yakıştırmaya başlarız.
Bu iki tane İnsani yönü gelişmiş zarif ruhun birbirleriyle iyi anlaşacağı o kadar barizdir ki.
Raskolnikov'un başka misafiri de gelir.
Marmeladov'un kızı Sonya.
Bu kız nazik bir şekilde Raskolnikov'u Marmeladov'un cenazesine ve ardından cenaze evindeki yemeğe davet eder.
Sonya'nın bu sırada ilk fark ettiği şey Raskolnikov'un ne kadar da izbe bir yerde yaşadığıdır.
Sonuçta bu adam iki sefer ailelerine para yardımı yapmıştır.
Ama Sonya fark eder ki bu adam da en az kendileri kadar fakir ve çulsuzdur.
Raskolnikov Sonya'nın teklifini kabul eder.
Bir şekilde toparlanıp o cenazeye gidecektir.
Bu kısımda Raskolnikov ve dedektif Petrovic iletişimine geçelim.
Petrovic gerçekten muazzam zeki bir dedektif.
ve içten içe Raskolnikov'dan şüphelenmeye başlar.
Tabii ki elinde Raskolnikov'u suçlu gösterecek bir kanıtı olmadığından tek çaresinin Raskolnikov'u itiraf ettirmek olduğunu bilir.
Raskolnikov iki ay önce suç işlemek üzerine bir makale yayınlamıştır ve Petrovic de bu makaleden haberdardır.
Makalede karakterimiz kabaca şöyle bir felsefe savunur.
Bazı üstün insanlar vicdanlarına laf geçirebilen ve kendi değer yargılarını dünyaya dikte ettirebilenlerdir.
Diktatörler, katliamcılar, liderler, dünya böyle insanlar Ve bu insanlar işledikleri suçlarla beraber dünyayı daha iyi bir hale getirmişlerdir.
O cüreti gösterebilme cesaretleri vardır.
O yüzden bu kişiler suçlu değillerdir.
Sadece daha üstün bir iyilik yapmak için gereken kötülüğü göze alabilme kudretine sahiptirler.
Petrovic Raskolnikov'u bu tezi üzerine sıkıştırır.
Sonuçta bu felsefeyi benimseyen bir insan gerçekten de bir tefeci kadını rahatça öldürebilecektir.
Petrovic uzaklaşır.
Raskolnikov ve Razumihin baş başa kalmıştır.
Razumihin arkadaşına gerçekten bu dedektif ve ekibi senden şüpheleniyor mu diye sorduğunda Raskolnikov evet cevabını verir.
Petrovic durmadan Raskolnikov'a tuzak sorular sormuş.
Ondan şüphelendiğini bile bile ima etmiştir sonuçta.
Raskolnikov'a bir haber gelir.
Bir yabancı kendisini soruşturuyordur.
Hatta Raskolnikov bu adamın kendisini sokakta takip ettiğini fark eder.
Hemen adamı yakalar. Adamın ona tek cevabı ''Katil'' olmuştur.
Adam Raskolnikov'a soğuk bir bakış atar ve gider.
Raskolnikov o gece uyuduğunda rüyasına tefeci kadın girer.
Raskolnikov rüyada yine bu kadını öldürmeye çalışır ama beceremez.
Kadın da sadece ona bakıp gülmektedir.
Raskolnikov uyandığında odasında Sibitrigaylov'la karşılaşır.
Bu kısımlarda şunu görüyoruz.
Raskolnikov'un işi hiç de kolay olmayacaktır.
Yabancı adamın ona katil diye bağırıp kaçması ve dedektifin şüpheleri olsun günler geçtikçe sanki katil olduğu gerçeği insanlara bir virüs misali bulaşmaktadır.
Onun makalesine baktığımızda zihin yapısına dair taşlar biraz daha yerine oturur.
Raskolnikov'un fikirleri Nietzsche'nin üst insanına benzer.
Bu dünyada olağan insanlar vardır.
Razumihin gibi. Birini öldüremez, birini kıramaz veya kurallardan çıkamaz.
Bir de olağanüstü insanlar vardır.
İşte Raskolnikov kendini bu sınıftaymış gibi zanneder.
Bu olağanüstü insanlar birilerini öldürebilir, kuralları yıkabilir, buna vicdanı elverir.
Çünkü daha iyi bir dünya uğruna bunu yapıyordur.
Şunu da belirteyim, Raskolnikov acı bir şekilde olağanüstü insan sınıfına dahil olmadığını öğrenmiştir.
Sonuçta kendisi ne parayı doğru dürüst çalabilmiş ne de vicdan azabından sıyrılabilmiştir.
Bu kısımda Dostoyevski'nin o dönemde Rusya'daki nihilist akımdan da etkilendiğini ve bu durumdan endişe duyduğunu söyleyebiliriz.
Ama Raskolnikov bir nihilisten ziyade...
bir faydacıdır. Faydacı ahlakı benimsemiştir.
Faydacılık bize eğer ki bir eylem ilk başta yanlış gözükse bile eylemin sonucunda daha fazla insan fayda görecekse o zaman bu eylem yapılmalıdır der.
Bir insanı öldürmek yanlıştır evet ama tefeci kadın huysuz bir insan olduğundan Raskolnikov bunu öldürmeyi kendisine hak bilmiş ve bu cinayet sonucu dünyanın daha iyi bir hale geleceğini düşünmüştür.
Sonuçta tefecinin parasıyla eğitimini tamamlayacak, borçlarını ödeyecek, vatana millete daha faydalı bir insan olabilecektir kendisi.
Enteresan kısım da şudur tabii ki.
Tefeci kadın huysuzdur, yaramazdır, sinsidir ama kötü bir insan mıdır?
O sadece huysuz bir insandır.
Gidip birini öldürmez, birine direkt olarak zarar vermez.
Tüm bunların üstüne o masum ve zararsız kardeş de eklenince Raskolnikov gün geçtikçe ne kadar saçma bir işe giriştiğini fark eder.
İşte gördüğü rüyasında tefeci kadını öldürmeyi becelememesi ve kadının da ona gülümsemesi Raskolnikov'un nasıl çuvalladığını sembolik bir şekilde anlatır.
Şimdi Raskolnikov ve Svidrigailov karşılaşmasına geri dönelim.
Svidrigailov hatırlarsanız dünyaya sarkıntılık eden ve Lusin gibi o da dünyayla evlenmek isteyen biriydi.
Raskolnikov bu adamı kovmaya çalışırken Svidrigailov ısrarla bir açıklama yapmak istiyordur.
Dünyayı gerçekten saf duygularla sevdiğini ve göründüğünden daha iyi bir adam olduğunu söyler.
Dünyaya o kadar değer veriyordur ki bu kıza tam 10 bin ruble para yardımı yapmak istiyordur.
Raskolnikov kız kardeşinin bu parayı asla kabul etmeyeceğini söyler.
Svidrigailov uzaklaşırken Raskolnikov Razumihin'le buluşur.
Restorana giden ikiliden ilk önce Razumihin konuşur.
Razumihin dedektiflerin gerçekten de Raskolnikov'dan şüphelendiğini ona söyler.
Razumihin halen dostunun yanındadır ve bu dedektifleri birer avanak olarak görür.
Ona göre Raskolnikov asla böyle bir şey yapmaz.
Raskolnikov da bu an içten içe şu senaryoyu düşünür.
Eğer suçlu olduğu ortaya çıkarsa Razumihin nasıl hissedecektir?
O güveni nasıl kırılacaktır?
Bu ikili ayrıca Dunya, annesi ve Dunya ile evlenmek isteyen başka bir adam olan Lusin'le buluşur.
Lusin hemen bu masada Svidrigailov'un arkasından konuşmaktadır.
Bu adam şöyle iğrençtir, böyle iğrençtir der.
Ama Dunya tabii ki bu laflarda abartı olduğunu biliyordur.
Raskolnikov da Svidrigailov'la görüştüğünü ve Dunya'ya bu adamın kendisine 10 bin ruble bırakmak istediğini söyler.
Lusin de bunun üzerine masada gerginlik çıkarınca Dunya bu adamı kovar.
Lusin gittikten sonra ekibin neşesi yerine gelmiştir.
Karakterimizin etrafında gerçekten onu seven figürler.
Razumihin, Dunya ve annesi vardır.
Ama Raskolnikov aniden gerilir ve masadan kalkmak ister.
Ekibin keyfi kaçmıştır.
Razumihin onu yakalayıp geri döndürmek istese de Raskolnikov'la bir süre sessizce bakışırlar.
İşte o bakışma anından sonra Razumihin de bu can dostunun bir katil olabileceğinden şüphelenmiştir.
Raskolnikov Sonya'nın dairesine gider.
Sonya korkmuştur ve böyle bir ziyaret beklemiyordur.
Sonya ile üvey annesi olan Katerina hakkında konuşmaya başlarlar.
Katerina ciddi derecede hastadır ve fazla zamanın kalmadığı herkesçe bilinmektedir.
Sonya yine de Katerina ölse bile Tanrı'nın bu aileye merhamet göstereceğini ve gereken desteği vereceğini düşünür.
Sonya ayrıca tefecinin kız kardeşi olan Lizaveta ile zamanında arkadaş olduklarını Raskolnikov'a söyler.
Hatta Lizaveta Sonya'ya bir haç vermiştir.
Raskolnikov Sonya'dan İncil'deki Lazarus'un hikayesinden bahsetmesini...
ister. Raskolnikov bu kadında fark eder ki kendisi her ne kadar toplum tarafından ayıplanan bir fahişe olsa da dinine bağlılığı ve merhametiyle gerçekten yüce gönüllü bir insandır.
Raskolnikov Sonya'ya yakında arkadaşın Lizaveta'yı kimin öldürdüğünü öğreneceksin der.
Buradan anlarız ki Raskolnikov artık son demleri yaşıyordur.
Bir şekilde suçunu itiraf edecektir.
Karakterimiz ertesi sabah emniyette Petrovic'in ofisine gider.
Ama suçunu itiraf etmek için değil.
Sadece bu dedektifle konuşmak için.
Petrovic Raskolnikov'a kurnazca sorular sorup Suzak hazırlıyordur.
Ayrıca Petrovic Raskolnikov'a suçluları yakalamak için kullandığı psikolojik bir taktikten bahseder.
Taktik şudur. Bir suçludan şüphe duyduğunu belirt ama çok kurcalama.
Çünkü günün sonunda bu suçlu üstündeki şüpheden ve kendi kaygısından dolayı öyle köşeye sıkışacak, öylesine yaşamaktan bizecektir ki en son kendi ağzıyla itiraf edecektir.
Raskolnikov önce sakince dinler, duruşunu bozmak istemez.
Sonra birden Petrovic'e patlar.
Eğer benim katil olduğumu düşünüyorsan adam gibi söyle.
Öyle imalı mimalı konuşma gibi bir ifade kullanır.
Petrovic her ne kadar karakterimizi sakinleştirmeye çalışsa da ona ayrıca cinayetten sonra tefeci kadının dairesini ziyarete gittiğini biliyorum der.
Petrovic bu kısımda zekice ve ustaca taktiklerle Raskolnikov'u adeta nakavt etmiştir.
Hikayede zekasına saygı duyduğumuz insanların başında geliyor bu dedektif gerçekten.
Bu ikili tam konuşurken içeriye Nikolay isminde tefeci kadının cinayetinde şüpheli görülen birisi atlar ve tefeci kadını ben öldürdüm der.
Petrovic tabii ki de tefeci kadını aslında Raskolnikov'un öldürdüğünü biliyordur.
Ama yine de itiraf ettiği için Nikolay'a oracıkta hayır sen yapmadın diyemez.
Raskolnikov odadan çıkar.
Gerçekten acayip bir tesadüf gerçekleşmiştir.
Suçu Raskolnikov yerine başka birisi üstlenmiştir.
Raskolnikov o an eğer Nikolay suçu üstlenmese cidden katil olduğunu itiraf edeceğini düşünür.
Şöyle bir soru yöneltelim.
Raskolnikov neden Sonya'dan İncil'deki Lazarus'un dirilişi kısmını okumasını istemiştir?
Hristiyanlıkta Lazarus'un ölümden dirilmesi İsa'ya dair en güçlü mucizelerden biridir.
Sonya'nın hayatında da böyle bir mucize umudu var mıdır?
O kadar kendisini öldürdükten sonra, ruhunu kaybettikten sonra, birisinin onu diriltmesi, bu fahişe hayatından çekip çıkartması mümkün müdür?
İşte Sonya bu yüzden asla dindar tarafını kaybetmez.
Dini sayesinde yaşama tutunmuştur.
Lazarus gibi tanrısal dokunuşu bekliyordur.
Ayrıca bu hikaye Raskolnikov'un da nihayet dirileceğini, itiraf sonucu aranacağını bize çaktırmadan söyler.
zaten delirmek üzeredir.
İtiraf etmek için yer arıyordur.
Lazarus'un hikayesi nihayetinde Sonya'nın da Raskolnikov'un da kurtuluş reçetesini bize gösteriyordur.
Sonya artık fahişelik yapmak zorunda kalmadığı namuslu bir hayatı hak ediyordur.
Raskolnikov da artık bu vicdan azabından sıyrılıp günahını itiraf etmeye yakınlaşıyordur.
Raskolnikov halen bu anda bile Sonya'nın dini tarafına küçümseyici yaklaşır.
Dini sayesinde teselli bulduğunu zannedip bu kadını zayıf biri olarak görür.
Sonya kurtuluşa hazırken Raskolnikov'un biraz daha sırap çekmesi gerekiyordur.
Lucy'ne geçelim. Lucy fark eder ki artık Dunya ile evlenmesi mümkün değildir.
Çoktan bu kızın nefretini geri döndüremeyecek biçimde kazanmıştır.
Tabi Lucy'nin özellikle Raskolnikov'dan nefret eder.
Bir taraftan içini şu düşünce yer.
Acaba Dunya ve annesine daha fazla para yardımı yapsaydım işe yarar mıydı?
Lucy'nin Raskolnikov'a karşı kini geçmiyordur.
Çok adice bir plan hazırlar.
Raskolnikov'un zayıf noktası zaafı Sonya'dır.
Lucy'nin de Sonya'ya zarar verecektir.
Gider ve Sonya'ya sen benden 100 ruble çaldın iftirasını atar.
Sonya'nın annesi Katerina çılgına döner.
Hemen kızının ceplerini boşaltırken gerçekten de cebinden 100 rublenin düştüğünü görür.
Ama bu sırada Lucy'nin bir arkadaşı Lucy'nin Sonya'nın cebine çaktırmadan 100 ruble koyduğunu söyler.
Raskolnikov da anlar ki bu Lucy'nin alçakça bir planla Raskolnikov'a ve Sonya'ya zarar verecektir.
karar vermek istemiştir. Lusin gissede çıkan olay sonucu Marmeladovlar kiracıyla tartışarak evden kovulmuştur.
Raskolnikov, Sonya'yı ziyaret eder.
Ve bu sırada işlediği cinayeti, daha doğrusu cinayetleri, tefeci kadını ve kız kardeşini öldürdüğünü Sonya'ya itiraf eder.
Sonya her şeye rağmen, merak etme yanında olacağım bu süreçte diyordur.
Raskolnikov ayrıca bu cinayeti neden işlediğini de ispat etmek ister.
Para için işlememiştir bu cinayeti.
Kendi tabiriyle bir Napolyon olmak istemiştir.
O makalesindeki üst insan olabileceğini kendine ispat etmeyi arzulamıştır.
Kibirinden bahseder. Diğer insanlarla kıyasla kendini ne kadar üstün ve özel gördüğünü anlatır.
Sonya ise cevap olarak senin asıl cezan Tanrı'dan uzaklaşmaktı der.
Ve eğer huzura kavuşmak istiyorsa, Tanrı'nın kendisine huzur vermesini istiyorsa bu günahını halka açık bir yerde haykır der.
Raskolnikov başta kabul etmese de tek reçetenin itiraf olduğunu sonunda kabullenmiştir.
Sonya da Hapishanedeyken Raskolnikov'u göreceğine dair yemin eder ve ona kendisindekine benzer bir haç verir.
Artık ikisi de haçlarına, çarmıha girilmeye, yeniden doğuşa hazırdır.
Gerçekten bu ikisi arasındaki sohbet edebiyatın gördüğü en etkileyici diyaloglardan biridir arkadaşlar.
Okumuş olanlarınızı hatırlar gerçekten göz doldurucu.
Şimdi şöyle enteresan bir kıyas yapalım.
Lusin ve Sonya'yı karşılaştıralım.
Dışarıdan bakan birisi Lusin ve Sonya'yı kabaca analiz ederek Sonya'nın daha kötü bir insan olduğunu düşünebilir.
Lusin varlıklıdır, güçlüdür, Sonya zayıftır ve toplum tarafından hiç tasvip edilmeyen bir iş yapmaktadır.
Oysa gerçekte Sonya, Lusin'den kat be kat daha yücedir, daha değerlidir.
Lusin tam bir materyalist, dünyayla olan manevi bağlarını koparmış, o kaba insanı temsil eder.
Dünya ile evlenmenin sadece parayla mümkün olabileceğini zanneder ve elindeki materyalist materyal güçlerle istediğini alabileceğini düşünür.
Dunya gibi zarif bir ruh da kendisini reddedince, Dulcin gerçekle yüzleşmek yerine çirkinleşmeyi seçer.
Kitapta bu karakteri tanıyınca hep böyle içimizden bu karakteri bir güzel dövmek gelir.
Raskolnikov ve Sonya'nın duygusal konuşması sonrası odaya giren kişi Sonya'nın üvey annesi Katerina'nın delirdiğini söyler.
Katerina çocuklarını dans ettirip sokakta dilencilik yapıyordur.
Sonya hemen Katerina'ya koşar.
Raskolnikov da odasına döner.
Odaya gelen Dunya'ya karakterimizin diyecekleri vardır.
Razumihin iyi bir insan ve onu beğeniyorum der kız kardeşine.
Bu sözleriyle Raskolnikov'un kız kardeşi ve can dostu arasında bir ilişki başlatmak istediğini anlarız.
Sonuçta artık katil olduğunu itiraf edecektir ve kız kardeşini de gönül rahatlığıyla dostluyor.
Katerina'ya ulaştığında gördüğü manzara cidden felakettir.
Katerina geri döndürülemeyecek biçimde akıl sağlığını kaybetmiştir.
Oraya gelen polisler Katerina'yı sakinleştirmeye çalışsa da Katerina giderek daha da delirir ve en son kan kusmaya başlar.
Bu kusmalar ciddi seviyeye ulaşır ve Sonia Katerina'yı evine götürür.
Katerina geçirdiği bu ciddi nöbet sonrası kurtulamaz ve Sonia da gözyaşlarıyla Katerina'nın bedenini kucaklar.
Svidrigailov ortaya çıkar ve bu süreçte Raskolnikov'a bir teklif yapar.
Dunya'ya vermeyi düşündüğü parayı Katerina'nın cenazesi ve kalan çocuklar için destek olarak vereceğini söyler.
Ayrıca Svidrigailov Raskolnikov'a sen Sonya'yla konuşup cinayetleri itiraf ederken kulak misafiri oldum, senin bir katil olduğunu biliyorum der.
Raskolnikov yine kendisini sokaklara verir.
Sonya'ya suçunu itiraf etmiş, Svidrigailov kulak misafiri olmuş ve tüm bunların üstüne Katerina hayatını kaybetmiştir.
Udasına gelince Razumihin'le karşılaşır.
Razumihin, Nikolay ismindeki bir adamın suçu itiraf ettiğini ve dedektif Petrovic'in de başta inanmasa da artık Nikolay'ın suçlu olduğuna inandığını söyler.
Ardından odaya Petrovic gelir ve Raskolnikov'dan özür diler.
Cinayetin başından beri Raskolnikov'u suçlu görmüş, yazdığı makaledeki düşünce yapısından hareketle bu cinayeti işlediğini sanmış olduğunu itiraf eder.
Ama ardından bu dedektif bir dönüş yapar ve tekrardan Nikolay'ın itirafına inanmadığını söyler.
Nikolay tıpkı bir çocuk gibidir ve o kadar da zeki değildir.
Dedektifin nihai kararı asıl suçun elinde bir delil olmamasına rağmen Raskolnikov olduğudur.
Raskolnikov etrafta Svidrigailov'u aramaya başlar ve onu bir kafede bulur.
Svidrigailov ona halen dünyaya dair olan arzusunun bitmediğini söyler ve kafeden kalkar.
Svidrigailov Raskolnikov'un suçlu olduğunu biliyordur ve kardeşi dünyaya der ki benim odama gel sana abinle ilgili bir sır vereceğim.
Dunya en son dayanamaz ve Svidrigailov'un odasına doğru girer.
Svidrigailov gerçekten de Raskolnikov'un bir katil olduğunu ve o iki kişiyi öldürdüğünü söyler.
Dunya anlam veremez ve öfkelenmeye başlar.
Svidrigailov'un ise bir teklifi vardır.
Eğer abinin yakalanıp ceza almasını istemiyorsan benle evlen der.
Svidrigailov Dunya'nın üzerine yürür, ona saldırmaya yeltenecektir.
Dunya bir silah çıkarır.
Svidrigailov ona... Hadi vur beni diye yalvarır.
Giderek Svidrigailov daha da yakınlaşır ama o yakınlıkta bile anlar ki dünya bu adamı asla ama asla sevmeyecektir.
Svidrigailov kızın silahını alır ve gitmesine izin verir.
Kendisinin bu silahla başka bir işi vardır.
Petersburg sokaklarında anlamsızca dolaşırken en son kendisini Sonya'nın yanına atar.
Svidrigailov Sonya'ya para teklif eder ve bu parayla Raskolnikov Sibirya'da hapisteyken Onu ziyaret edebileceğini söyler.
Ardından evlenmek istediği başka birinin ailesine gidip onlara da para bırakır.
Oteline gider ve şafak vakti gibi uyanır.
Yanına Dünya'nın silahını almıştır.
Sokakta nöbet tutan bir askerin yanına gider.
Onun karşısındayken silahı kendi şakığına dayar ve askere der ki eğer bana ne oldu diye sorarlarsa Amerika'ya gitti dersin.
Ve Svidrigailov Dünya'nın silahıyla kendi kafasına sıkar.
Raskolnikov annesinin yanına uğrar.
Bu sırada annesi Raskolnikov'un olağanüstü insan felsefesini anlattığı makalesini okumuştur.
Ve oğluna makaleyi pek anlamasam da beğendim der.
Raskolnikov makalesine mide bulantısıyla bakar.
Annesi de bu sırada oğlum sen ileride çok iyi yerlere geleceksin der.
Raskolnikov'un zekasına duyduğu güvenden bahseder.
Raskolnikov da annesine her ne olursa olsun beni sevmeye devam edecek misin der.
Annenin cevabı tabi ki evet olmuştur.
Raskolnikov kız kardeşinin yanına gider ve ona intihar fikrini ciddi ciddi düşündüğünü söyler.
Ama sonuç olarak intihar etmeyecek ve suçunu itiraf edecektir.
Raskolnikov itiraftan önce bir kişinin daha yanına uğrayacaktır.
Raskolnikov bu kızdan bir haç alır.
Sonya da onu dualarla uğurlar.
Raskolnikov ilk başta toplu bir ortamda suçunu haykırmak istese de bunu beceremez.
Emniyete gider ve dedektif Petrovic'e suçunu itiraf eder.
Raskolnikov Sibirya'daki bir hapishanededir ve itirafın üzerinden tam 9 ay.
Cinayetin üzerindensi neredeyse 1,5 yıl geçmiştir.
2 ay sonra Razumihin ve Dunya evlenir.
Raskolnikov'un annesi ise akıl sağlığını kaybettiği sürecin sonunda hayatını da kaybeder.
Raskolnikov yine de her şeye rağmen işlediği cinayeti bir günah olarak görmez.
Sadece hata yapmıştır.
Oyunu yanlış oynamıştır.
Bu sırada Sonya karakterimizi hapishanede ziyaret etmektedir.
Bir ziyaretlerinde karşılıklı oturup ellerini tutuşturmuşlardır.
Raskolnikov o an Sonya ile temas halindeyken bir aydınlanma yaşar.
Sonya gerçekten de her şeye rağmen kendisini sevmektedir.
Ama Raskolnikov'un asıl inanamadığı şey şudur.
Kendisi de Sonya'yı sevmektedir.
İçi sevgiyle dolar ve güçlendiğini hisseder.
Sonya'nın verdiği haçla bir bütünleşme yaşar ve bu sevgi duygusu sayesinde bir yeniden doğuş gerçekleşir.
Raskolnikov işte bu an...
tam anlamıyla bir huzur hissetmiştir.
Bir katil olmasına, uzun bir süre hapis yatacağı gerçeğine, çevresindeki sevenlerini de büyük bir hayal kırıklığı uğratmasına rağmen Sonya ile aralarındaki o karşılıklı sevgi duygusu karakterimizin yüreğini doldurmuştur.
Hikayemizin bir kısmında Sonya Lazarus'un dirilişinden bahsetmişti.
İşte Raskolnikov'un Sonya ile kurduğu bağ bir nevi ölmüş Lazarus'un tekrardan hayata dönmesi gibidir.
Raskolnikov Sonya'nın aşkı sayesinde bu hayata en baştan başlayacak ve hayatla daha sıkı bağlar kuracaktır.
Hikayemizdeki temalardan biri yabancılaşmadır.
Raskolnikov hikayenin başından beri toplumdan ayrılmış, kopuk bir adamdır.
Kendisini üstün gördüğünden ona yardım etmeye çalışan herkesi, Sonya'yı, Razumihin'i, annesini, kız kardeşini ve hatta dedektifi bile başından salmaya çalışmıştır.
Cinayetini itiraf ettikten sonra bile bu izolasyondan kaçamaz.
Tekrar tekrar kendisine yardım etmek isteyen insanları engeller.
Ancak en sonunda bu kadar izolasyon ve yabancılaşmaya dayanamaz ve halen onu seven Sonya'ya karşı kendini teslim eder.
eder. Bu aşkla beraber karakterimizin kibri de kırılmıştır.
Bu kısımda kitabın ismine tekrar dönüş yapalım.
Suç ve ceza ismini duyduğumuzda kabaca şöyle bir hikaye zannederiz.
Karakter suç işler ardından o suçun cezasını çeker.
Oysa Raskolnikov suç işledikten sonra bile çok karmaşık ruh hallerine girdiği için tam olarak cezasını çektiğini söyleyemeyiz.
Karakterimiz bazen tefeci kadının gerçekten de ölmesi gerektiğini düşünür ve kendisine ne kadar üstün olduğunu hatırlatırdı.
Raskolnikov suçu hikayenin başında işlemişti ama cezasını da Ancak hikayenin sonunda, suçunu itiraf ettiği zaman değil, Sonya ile ortak bir yola baş koyduktan sonra çekmeye başladı.
Anlayacağınız başta işlenen suçun cezası ancak hikayenin sonunda kendine bir yer buldu.
Ve ondaki rahatlama artık cezasını doğru bir şekilde çekebileceğine emin olmasından geliyordu.
Ve evet arkadaşlar galiba yaptığım en uzun podcastlerden biri oldu ve artık bitirmek için de uygun bir zaman.
Kendinize iyi bakın ve bir dahaki podcastlerde görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
