
Bu videocastte, zamanı en verimli şekilde kullanmak için test ettiğim 9 farklı yöntemi ve kendi deneyimlerimi anlatıyorum. İyi seyirler!
Kitaplarım📚
Sanat Ajandası: https://www.kitapyurdu.com/kitap/sanat-ajandasi-zamansiz-fleksi-kapak/695649.html&filter_name=sanat+ajandası
Müzede Bir Macera: https://www.kitapyurdu.com/kitap/muzede-bir-macera/665748.html&manufacturer_id=274522
Renklerle Dost Bir Aile: https://www.kitapyurdu.com/kitap/renklerle-dost-bir-aile/704697.html?srsltid=AfmBOoooqZzin9T2vzwPFBS5OErlEu9QeivP3XNsfdrRmxrq5OQf0LEY
Instagram'a da beklerim♥️
https://www.instagram.com/senapinarcivan/
https://www.instagram.com/paldirkultur.podcast/
*Reklam ve iş birlikleri için: info@podcastbpt.com
Transkript
Herkese merhabalar, ben Pınar.
Pahadır Kültür video podcastine hepiniz hoş geldiniz.
Gördüğünüz gibi yepyeni bir formatta karşınızdayım ve çok heyecanlıyım.
Çünkü sizlerle sohbet etmeyi çok özledim ve bu yeni video format benim çok hoşuma gitti.
İçime çok sindi. Umarım sizler de keyifle izlersiniz, dinlersiniz ve her hafta sizlerle bu sohbetlerimize devam ederiz.
Bugün zaman yönetiminde nasıl ustalaşabiliriz üzerine konuşacağız.
Bir kitapla başlamak istiyorum.
Geçen gün kitapçıda gezerken başarılı zaman yönetimi kitabıyla karşılaştım ve arkasındaki sorular beni çok etkiledi.
Bölümümüze de sizlere bu soruları sorarak başlamak istiyorum.
Çünkü bu sorular sayesinde siz zaman yönetiminde nasılsınız, bunu da anlamış olursunuz diye düşündüm.
Sorulara başlayalım.
Sürekli bir kaos içinde yaşıyormuş gibi hissediyor musun?
Yapman gereken işler için yeterli zamanı yaratmakta zorlanıyor musun?
Bilgisayarın ya da telefonun gibi aletler seni sürekli asıl işinden alıkoyuyor mu?
Ben bu soruları okuduktan sonra hepsine başımı salladım ve evet dedim.
Çünkü meşgulüm demeyi sevmesem de son zamanlarda zamansızlıktan devamlı olarak şikayet ettim ve Bir sürü yapmam gereken şeyi ertelediğimi, daha sonrasında üşendiğimi fark ettim
ve bu durum hiç hoşuma gitmedi.
Hem bu bölüm bahanesiyle de dedim ki ben bu konuyu artık aşacağım ve benim gibi düşünen insanlara da yardımcı olmak...
Amacını güttüm. Umarım sizler için faydalı olur.
Eğer siz de bu soruların hepsine kafanızı sallıyorsanız doğru yerdesiniz.
Çünkü gördüğünüz gibi her ay zamansızlıktan şikayet ettiğim için yapamadığım podcast'ime tekrardan başladım.
Bu kitapta öğrendiğim bazı uygulamaları yaptım.
Başka yöntemler araştırdım.
Aynı zamanda bölüm sonunda farklı telefon uygulamalarına ve kitap önerilerine de yer vereceğim.
Yani bunların hepsinin toplamında zaman yönetiminde ustalaştım diyemem bir haftanın sonunda ama daha verimli olmak mümkünmüş bunu öğrendim.
Hazırsanız başlayalım.
İlk olarak kurbağaya yöntemiyle başlamak istiyorum.
Eğer size zor gelen işleri sürekli erteliyorsanız ve yapmaya çok üşeniyorsanız bu yöntem tam size göre benim de favori yöntemlerimden biri olduğu için başa koymak istedim.
İsmi biraz garip kabul ediyorum ama faydasını görebilirsiniz.
Bu aslında yazar Mark Twain'in...
Bir sözünden ilhamla oluşturulmuş bir zaman yönetimi tekniği.
Önce sözünü okuyayım.
Eğer işiniz kurbağa yemekse en iyisi kurbağayı sabah ilk iş olarak yemektir.
Ve eğer işiniz iki kurbağa yemekse en iyisi büyük olanı ilk yemektir der Mark Twain.
Önce konuya geçmeden önce bir de kitap önermek istiyorum.
Biliyorsunuz ben kitap önermeden duramam.
Mark Twain'i genellikle Oliver Twist'in maceralarıyla tanısak da ben Adem ile Havva'nın güncesini de önermek isterim.
Çok kısa bir öykü kitabı ama çok keyifle okunabiliyor.
Şimdi zaman yönetimi taktiğimize geri dönersek.
Bunu da aslında şu şekilde özetleyebilirim.
Gün içerisinde çok üşendiğiniz...
Nefret ettiğiniz, bıktığınız bir işiniz varsa, bunu düşünürken bir de gerçekten çok sıkılıyorsanız onu ilk iş olarak yapın.
Yani yiyin. Çünkü onu kurbağa olarak düşünebilirsiniz.
O sizin kurbağanız.
Mesela ben podcast çekerken çok mükemmelliyetçi olduğum için defalarca tekrar edesim geliyor.
Kendime çok yüklenebiliyorum ama bunu beraber aşacağız.
Zaman ilerledikçe çok daha iyi olacak.
Umarım şimdi de beğenirsiniz gerçi.
Konudan çok sapıyorum. Evet eğer bu benim kurbağam podcast çekmek benim kurbağam dersem bunu sabahın ilk iş olarak hallediyorum ve bütün gün sevdiğim işlere ki podcast'ı da seviyorum haksızlık
etmeyeyim çekim aşamasında kendimle biraz kavga ediyorum.
Sonrasında bütün gün sevdiğim işlere zaman ayırıp keyifle günümü geçirebiliyorum ve onu da hallettim deyip kendimi tebrik edebiliyorum.
Siz de bu şekilde düşünebilirsiniz.
En sevmediğiniz, size en zor gelen ve üşendiğiniz işleri sizin kurbağanız olsun.
Ona ilk başta yapın ve bütün gün rahat edin.
İkinci olarak time blocking yönteminden bahsetmek istiyorum.
Bu yöntemde de günümüzü planlarken her bir iş, her bir aktivite için belli bir zaman atayıp o süre boyunca sadece o işe odaklanarak bitirmemizle ilgili bu yöntemi devamlı olarak
uyguladığınızda çok büyük zaman tasarrufları da yapmış olduğunuzu göreceksiniz.
Bu yöntemin alt başlıkları olarak kronometre ve zincir tekniğinden de bahsetmek isterim.
İlk olarak kronometreye de devam edeyim.
Ben son zamanlarda bulaşık yıkamaktan kitap okumaya kadar her şeyde neredeyse kronometreyi açıyorum.
Hepimizin telefonunda kronometre var ama bunu ne kadar verimli kullanıyoruz?
Bu biraz tartışmalı.
Biraz delice görünebilir başta.
Yani koşu yarışçısı gibi her şeyde kronometre açıp kendi kendimle yarışmış oluyorum.
Ama neye ne kadar zaman harcadığımı çok net şekilde görmemi sağladı.
Siz de böyle aktivitelerinizde kronometreyi kullanabilirsiniz.
Yaptığımız işlere uzun saatler harcamak tabii ki de çok önemli ama uzun çalışmak kadar bence mantıklı ve verimli çalışmak da...
Çok dikkat edilmesi gereken bir konu.
Yani siz 5 saat sabahında oturup onun yarısı kadarını video izlemekle sosyal medyayla geçiriyorsanız bunu da aslında kendiniz için o kadar da faydalı bir şey yapmıyorsunuz demektir.
Bunu zaten artık klişe gibi de gelmiş olabilir.
Her yerde duyuyoruz ama en azından kronometreyi açıp...
Zamanınızı nasıl harcadığınızı görürseniz daha fazla farkındalığınızın da oluşacağını düşünüyorum.
Zincirleme tekniğinden de bahsedersem de burada da ev işleri örneğini verirsem bulaşığı, yatak toplamayı, ev toplamayı, çamaşır gibi aktiviteleri birbirine zincirleyerek aynı zaman dilimlerinde yaptığınızda
bu bir süre sonra bir rutin haline geliyor.
Ve zincirleme olarak hızlı hızlı hepsini tamamlamış oluyorsunuz.
Ben bunu aynı zamanda alıntı defteri oluşturmakta da buldum.
Bir alıntı defterim olsun istiyorum, güzel sözleri yazmak istiyorum ama kitap okuyup altını çizmek hep daha kolayıma geliyor ve o hayalimdeki defteri bir türlü yapamıyordum.
Ama şimdi her gün kitap okuduktan sonra 5-10 dakikamı zincirleme olarak alıntı defterimi doldurmaya da harcadığımda aslında bu bir süre sonra umarım bende de bir rutin olacak.
Üçüncü olarak kontrol ve güncelleme yapmanın önemini konuşalım.
Bununla artık yapılacaklar listesi tutun, ajandanız olsun diye tavsiyeler var.
Hepimiz biliyoruz.
Bu biraz daha aslında demin bahsettiğim time blocking yöntemiyle bağlantılı.
Listeylemeler yapıyoruz.
Yapacağımız işlerden çok eminiz.
Ama gün içinde planlamadığımız bazı olaylar gerçekleşebiliyor.
Ve bunlar olduğunda listemizi ne kadar güncelliyoruz?
Açıkçası ben çok üşeniyorum ve evet sabah planımı yapıyorum ama akşama kadar bazen tik bir dağıtmadığım oluyor.
Buna daha dikkat etmeye çalışıyorum artık.
Ayrıca bu planlamaların yanı sıra ileriyi görmem için ve belirsizliklerle daha iyi mücadele etmem için aylık planlamalar yapmanın da çok farkı var.
saydasını gördüm. Günlük yapıyoruz, haftalık yapıyoruz ama aylık planlamalarımızın da kontrol ve güncellemelerini yaparsak hedeflerimize ne derece ulaştığımızda daha net şekilde görmemizi sağlayacak.
Planlamayı çok seviyorum.
Hatta bir defter de göstereceğim.
Kardeşim Berke bana böyle bir defter hediyesi almıştı.
Gerçekten plan yapma hayranıyım.
Hatta o kadar ki itiraf ediyorum geçen yıl bir Notion bağımlısıydım.
Bilmeyenler için Notion bir not tutma uygulaması.
Aynı platform içinde hem tablolar oluşturabiliyorsunuz, özelliğinden yararlanabiliyorsunuz, yazılar yazabiliyorsunuz.
Çok faydalı tabii ki de ama her şey gibi bunun da fazlası zarar.
Ben bazı günlerimi sadece plan yapmakla geçiriyordum.
Çünkü belirsizliğe...
karşı çok büyük bir korkum vardı ve devamlı olarak plan yaparsam önümü daha iyi göreceğime inanıyordum.
Ama bir süre sonra o planları çok fazla görev, çok fazla iş gözümde çok büyütmeye başladım ve...
Bu beni çok büyük bir batağa çevirdi.
En sonunda da Notion uygulamasını silmekte faydayı buldum.
Şimdi tekrardan yükledim ama onu da zamanlayıcı açıp kullanıyorum.
Eğer sizin de aşırı planlamadan muzdaripseniz böyle bir derdiniz varsa plan yaparken zamanlayıcı kullanmanızı tavsiye ederim.
Eğer hiç plan yapmıyorsanız bu bir zaman kaybı diye düşünüyorsanız da her gün bu şimdi ne yapacağım şimdi sırada ne var diye düşünüp yorulmaktansa günde 5-10 dakikanızı bile zamanımızı bunu
da bunu yapacağım deyip planlarsanız aslında çok büyük bir yine zaman tasarrufu elde etmiş oluyorsunuz.
Şimdi kendimize dürüst olup şu soruyu cevaplamamızı istiyorum.
Sana en çok neler zaman kaybettiriyor?
Çoğumuzun cevabını tahmin edebiliyorum.
Sosyal medya, hayatlarımızın büyük bir kısmı telefonda geçiyor.
Bazen... Dostumuz olabiliyor ama çoğu zaman bence telefonlarımız en büyük düşmanımız haline gelebiliyor.
İşim tamamen sosyal medyada olsa da bunu söylemekten çekinmiyorum.
Tabii ki de sosyal medyanın çok faydasını görsem de hem kendi işim için, sizlerle tanıştığım için, yeni bilgiler öğrendiğim için ama bunun fazla kullanımı...
Anı kaçırmamıza neden oluyor.
Başkaları da kendimizi kıyasladığımız için çok büyük mutsuzluklara neden olabiliyor.
Hepimiz bunları yaşıyoruz.
Hatta dijital minimalizmle ilgili çok güzel bir kitap var.
Onunla ilgili başka bir bölümde konuşmak istiyorum.
Bu kısmı o yüzden kısa geçeceğim.
Şöyle bir araştırmadan bahsetmek istiyorum.
Günde ortalama 2-4 saatinizi sosyal medyada geçiriyorsanız bu ortalama yılda 45 gününüze denk geliyormuş.
Bu bile korkunç.
Ben çareyi telefonu kapatmakta buldum.
Özellikle akşamları 7-8 gibi telefonumu kapatıyorum.
Kitabıma izlediğim filmim...
çok daha iyi odaklanmamı sağlıyor ve gerçekten dinlenmiş hissediyorum.
Gün içinde sosyal medya kullanımınızı azaltmak için de Freedom uygulamasını tavsiye ederim.
Bu uygulama sayesinde de hesaplarınızı istediğiniz süre boyunca blokey edebiliyorsunuz.
Bunun da çok faydasını gördüm.
Beşinci sırada mola vermenin önemi var.
Bunu şu şekilde anlatabilirim.
Bir çok fazla mola verenler vardır.
Bir de mola vermeyi unutup su bile içmeyen, yemek yemeyen, ayağı...
hiç kalkmayan insanlar vardır.
Ben ikinci kategorideyim.
Yani iyi mi kötü mü bilmiyorum ama aşırı odaklanma sorunum var.
Kendimi unutacak kadar bazen.
Eğer o işi seviyorsan ve tamamlamak için Çok hırslıysam gerçekten bütün gün ayağa bile kalkmadan çalışabiliyorum.
Bunda şöyle bir kötü yan oluyor.
Evet bütün gün odaklandığınızı fark ediyorsunuz ve ben telefonuna da bakmıyorum.
Hiçbir şey yapmıyorum. Sadece çalışıyorum.
Bir bana seslendiğinde bir de sinirleniyorum.
Ama yani o kadar uzun süreler çalıştığınızda hipnotize oluyorsunuz aslında.
Yani bilgisayar başına bakıp uyuyor musunuz uyumuyor musunuz belli değil.
O işi evet hep çalışıyorsunuz.
Onu açtık. Zamanlayıcı da açsak, şey de yapsak.
Çalışıyorsunuz ama hiç mola vermediğinizde beyniniz çok yorulduğu için bitiyor aslında.
Yani bilmiyorum belki de uykuya geçiyor benimki.
Ama bir kalkıp yürüsek, yemek yesek...
o işi çok daha kısa sürede tamamladığımızı da fark edeceğiz.
Monolar üretkenliğimizle çelişmez.
Aslında daha üretken olmamız için bize katkı sağlar.
Mono vermeyi de unutmayalım.
Bu en çok kendime ve benim gibi olanlara.
Altıncı sırada ise bugün ne yaptım takvimi var.
Artık sonlara doğru yaklaşıyoruz.
Benim de konuşmaktan dudaklarım yamulmaya başladı.
Neyse. Bu takvim fikrini ben pandemi döneminde bulmuştum ve çok düzenli olarak doldurmuştum.
O zamanlarda bir yandan tezimi tamamlamaya çalışıp bir yandan da kendi e-ticaret mağazamı kurmuştum.
Ve bir A4 kağıdına dümdüz bir kağıda her gün neler başardığımı yazıyordum.
Kaç sayfa okuduğumu, tezimi kaç sayfa yazdığımı, ne araştırmalar yaptığımı ve sonrasında da kaç satış yaptığımı eklemeye başladım.
Bugün bir de dönüp baktığımda...
Her gün neler başardığımı görmüş olmak beni çok motive ediyor.
Çok güzel bir anı bırakmış oldum.
Bir hafta önce tekrardan başladım.
Belki size de ilham olur.
Siz de böyle her gün neler başardığınızı yazarsınız.
Hep çok büyük hedeflerde takılı kalıyoruz.
Ama kendimizi küçük hedefler içinde bence kutlamak gerekiyor.
Ve aslında sonuçta küçük küçük adımlar bizleri başarıya götürüyor.
Son maddemize geldik.
Değişmeyecek şeyler için kendini üzmeyi, kendini hırpalamayı, zamanını boş harcamayı bırak.
Hepimizin hayatında bir sürü şeyler olabiliyor.
Hem iyi hem de kötü hastalıklar olabiliyor, güzel haberler olabiliyor.
Ya da bazen canımız hiçbir şey yapmak istemiyor.
Bazen de elimizde olmayan koşullar nedeniyle çalışmalarımız, zamanımız bölünebiliyor.
Bu aslında bu bölüm...
Hesapta yoktu. Dün başıma gelen bir oday nedeniyle bunu da eklemek istedim.
Aslında en muzdarip olduğum konu olsa da herhalde kendime yalan söyleyerek bunu hiç eklememiştim.
Dün saat 6.30 gibi kalktık.
Onur bir yandan sempozim için yazısına hazırlanıyordu.
Ben de podcast'in son rötuşlarını yapıyordum.
Saat 8.30 civarında bir anda her şey gitti diye bağırdı.
Ben ne olduğunu anlamadım.
Ve baktığımızda o...
O saat boyunca yazdığı, iki saat boyunca yazdığı yazıların hepsi silinmiş.
Bilgisayar kendi kendine Word dosyasını silmiş.
Bu hepimizin başına gelmiştir.
Burada önemli olan tabii ki de üzücü bir olay ama ne tepki verdiğimiz böyle bir olaya.
Onların tepkisini söylemeden önce kendimi söylemek istiyorum.
Ben ne yapardım? Önce bağırırdım.
Bilgisayarı ya da masaya vururdum.
Çok dürüst konuşacağım.
Sonrasında şikayet etmeye başlardım.
Neden bunlar hep benim başıma geliyor?
Yeter artık bir şey yapmayacağım.
Hep bunlar bana oluyor derdim.
Kızarmaya bile başladım.
Çünkü bu olayları o kadar yaşayıp aynı tepkiler verdim ki.
En sonunda da bunun çözülmeyeceğini anlayınca o gün ya hiç çalışmazdım ya da çok mutsuz bir şekilde.
Mutsuz olurdum şu anda düşündüğümde bile.
Direkt yaşamış gibi oldum.
Yani o günüm kötü geçerdi.
Aslında o iki saatlik çalışmanın kaybı bütün günüme etkilerdi.
Ben küçüklükten beri böyleyim ve bunu aşmaya çalışıyorum.
Bunda da en çok aslında Onur bana yardımcı oluyor.
Çünkü o ne yaptı? Evet iki saatlik çalışması boşa geçti ama sonrasında çözemeyeceğini anlayınca birazcık ara verdi ve hiçbir şey olmamış gibi yazmaya devam etti.
Ben bunu görünce cidden çok etkilendim.
Ve işte ben de böyle olmalıyım diye düşündüm.
Her bölümün sonunda sizlere kitap ve film önerileri de yapacağım.
Bu bölüm için... 3 farklı kitap seçtim.
İyi ki bu bölüme de ilham olan Başarılı Zaman Yönetimi kitabı.
Yalnız bu kitabı almak isteyenler için küçük bir uyarıda bulunmam gerek.
O da yazar bu kitabı.
Yanlış hatırlamıyorsam 2002 ya da 2003 yılında yazmış.
Yani sosyal medya yok.
Zamanımızı şu anda harcayan pek çok uyarıcı yok.
Onun yerine e-postalar ve evrak düzenleme ile ilgili iki farklı bölümü var.
Yani biraz eski kalmış olabilir ama yine de ofiste çalışıyorsanız size faydasını sağlayacak bazı tekniklerden de bahsediyor.
İkinci olarak Instagram'dan yıllardır takip ettiğim, çok sevdiğim Ayça Karaman'ın...
Karar ver planla ve harekete geç kitabını da tavsiye etmek istiyorum.
Hayatınızı düzene sokmak için çok faydalı olacak bilgiler içeriyor.
Ve son olarak pandemi döneminde hayran olduğum bir kitaptan bahsedeceğim.
Bunda da ismini söyleyemiyorum.
Procrastination. Zor bir kitap ismi.
Procrastination. Erteleme hastalığıyla baş etmek için, savsaklamayı bırakmak için size çok iyi taktikler veriyor.
Kesinlikle çok kısa ama unutamayacaksınız.
Etkili olacak bence bu kitap.
Bana öyle olmuştu. Telefon uygulamaları tavsiyem olarak da bölüm başında bahsettiğim sosyal medyanızı belli sürelerde bloke eden Freedom uygulamasının yanı sıra yapılacaklar listemesinde
çok faydasını gördüğüm Todayist uygulamasını ve odaklanma sürenizi ayarlamak için Focus Keeper'ı da tavsiye ederim.
Bunlar da her zaman kullandığım uygulamalar.
Zamansızlıktan şikayet eden arkadaşlarınız, tanıdıklarınız varsa bu bölümü dinlemesi için ona gönderebilirsiniz.
Bana... Bu bölümü çekmesi bir de ilaç gibi geldi.
Umarım sizler de keyif almışsınızdır.
Dinlediğiniz platformdan beni takip etmeyi ve yeni bölümleri kaçırmamak için bildirimleri açmayı da unutmayın.
Haftaya yepyeni bir Pahadır Kültür bölümünde görüşmek üzere.
Sizleri seviyorum.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
