
Evital, online sağlık hizmetlerini erişilebilir hale getiren bir dijital sağlık platformdur.
Kullanıcılar; psikolojik danışmanlık ve beslenme danışmanlığı hizmetlerini online olarak alabilir, ücretsiz ön görüşmeyle ihtiyaçlarına en uygun uzmanı seçebilirler.
Daha fazlası için: https://s.evital.app/paldirkultur25
PALDIR25 koduyla tüm psikolojik danışmanlık veya beslenme danışmanlığı seansınız %25 indirimli.
Kitaplarım📚
Sanat Ajandası: https://www.kitapyurdu.com/kitap/sanat-ajandasi-zamansiz-fleksi-kapak/695649.html&filter_name=sanat+ajandası
Müzede Bir Macera: https://www.kitapyurdu.com/kitap/muzede-bir-macera/665748.html&manufacturer_id=274522
Renklerle Dost Bir Aile: https://www.kitapyurdu.com/kitap/renklerle-dost-bir-aile/704697.html?srsltid=AfmBOoooqZzin9T2vzwPFBS5OErlEu9QeivP3XNsfdrRmxrq5OQf0LEY
Instagram'a da beklerim♥️
Transkript
Herkese merhabalar. Uzun bir aradan sonra Powder Culture'a hepiniz hoş geldiniz.
Ben Pınar ve sizleri gerçekten çok özledim.
Uzun bir ara diyorum ama bana başta böyle birkaç ay gibi gelmişti.
En son bölümü 7 ay önce kaydetmişim.
Ama hiç dert değil. Hem sizin de özlediğinizi mesajlarınızdan çok iyi anlıyorum.
Ve bundan sonra ara vermeden sanat ve tarih hakkında bol bol konuşmaya devam edeceğiz.
Ve artık sürpriz bir konuğum da var.
Merhaba ben Onur. Artık eşimle bilmeyenler için podcast kaydedeceğiz ama bu bölümde daha çok Onur dinleyici olarak katılacak.
Gelecek bölümde bambaşka bir seriye başlayacağız ama şu an konuşacağımız Medusa daha çok benim tarihi kadınlar serimden.
Aslında bu bölümü çekme fikrim bayağı böyle bir aydınlanma yaşadıktan sonra oldu.
Yunan mitolojisiyle ilgili bir kitap okuyordum Pandora'nın Küpü adında.
Daha çok mitolojideki kadın kahramanlara odaklanıyor ve orada Medusa'nın bir canavar...
olmadığını, haksızlığa uğrayan ve çok acılar çekmiş bir kadın olduğundan bahsediyordu.
Ve benim Medusa'yla hikayem de çok eskiye dayanıyor.
10 yaşlarımda ilk kez Yerebatan Sancı'na gittiğimde o ters dönmüş Medusa başından çok etkilenmiştim ve aslında çok korkmuştum.
Ondan sonra da benim için Medusa böyle hep korkutucu bir canavardı.
Sonra belki hatırlarsın Percy Jackson'da da Uma Thurman oynamıştı.
Ben Percy Jackson'ı çok severim.
Ve orada da yani o kadar böyle o Kusay ne çok korkutucuydu yine.
Percy Jackson'ı sen dedikten sonra hatırladım ama onun dışında şöyle bakıyorum 2010 gibi bir Titanların Savaşı diye bir film vardı değişik bir mikrolojik film.
Orada da Percy'ü sana karakterdi ve o yüzden Medusa'yı görüyorduk.
Percy'ü sana da birazdan değineceğiz ama önce bir Medusa'yı detaylıca işleyelim diyorum.
Başlayalım o zaman. Başlayalım.
Kendisinin hiç mutlu bir aile tablosu yoktu.
Babası Deniz Tanrısı Forkis, annesi de Forkis'in kız kardeşi Keto'ydu.
Ve bir sürü kuzenleri de olsun, kardeşleri de olsun hepsi canavardı.
Medusa ve iki kız kardeşine aslında Gorgolar deniyor.
Gorgos da eski Yunanca'da korkunç demek.
Şimdi burada bir şeye dikkat etmenizi istiyorum.
Aslında Medusa'nın hikayesini ve bütün mitoloji kahramanlarının hikayesini pek çok farklı kaynaktan okuyoruz.
Medusa'nın da ana kaynakları Hesiodos'un işler günleri ve o videosu.
Rus'un dönüşümleri. Burada Hesiodos tabii daha antik Yunan'da, daha eski bir kaynak.
Onun yazdıklarında Medusa'nın nasıl lanetlendiğinden, geçmişinden pek bahsedilmiyor.
Ama Ovidius'ta Medusa'nın eskiden böyle güzeller güzeli olduğundan, saçlarının en dikkat çeken yeri olduğundan ve lanetlenmesinin ardından insanları taşa çevirdiğinden bahsediliyor.
Biz daha sonrasında da pek çok kaynakta okuduğumuz için bunların böyle bir aslında karışımını...
size anlatmaya çalışıyorum.
Aslında bir noktada da hepsi.
Bizim alıştığımız şekilde bir din anlayışı olmadığı için eski Yunanlılar da ki bunu şöyle de görebiliyoruz ya da işte Romalılar da işte mesela Julius Caesar, Kaiser'dan olsun işte Vespasianus olsun Roma İmparatorları
tanrısallaştırılıyor. Yani tanrı ünvanları alıyorlar.
Fakat bunlar tabii ki de tapındıkları tanrılardan farklı oluyorlar.
Hani Bizim anladığımız gibi bir din değil.
O yüzden bunlar çok farklı hikayeler olabilir.
Yani Medusa'nın birden fazla hikayesi olabilir ve birden fazla hikayesine çok farklı yerden insanlar inanıyor olabilir.
Yani mitoloji hiçbir zaman tek bir gerçek değildi aslında.
Evet yani insanlar aynı tanrılara inanıyorlar, aynı tanrıları kabul ediyorlar ama hepsinin hikayesi aynı olmuyor.
Onlara adak sundukları, en çok tapındıkları tanrılar bile bazen bir olmuyor.
Bu şehirden şehire bile değişebiliyor.
Hani o yüzden... Hemen bizim alışla geldik bildiğimiz dinler gibi yorumlamamak lazım.
O yüzden o videosun hikayesi...
O videosun döneminde inanılan bir Medusa hayatıdır.
Belki esiyordasın ki o zaman unutulmuştur.
Yani bilemeyiz. Benim mitolojiden aslında en çok etkilenme nedenim biraz daha insana dair ne varsa anlatması.
En karanlık yönlerimizde, en acı gerçeklerimizde her şeyde bizim yüzleşmemizi sağlıyor.
Mitolojik hikayeler benim için.
Biz şimdi Medusa'nın hikayesine geri dönelim.
Biraz daha o lanetlenme, daha can alıcı noktalarına.
Medusa demiştik kız kardeşleri var.
Bunlar aynı zamanda çıkardıkları böyle ürkütücü seslerle de...
Çok çiz ve keskin seslerle de ünlüler.
Ama Medusa'yı kardeşlerinden ayıran en önemli özelliği aslında ölümlü olması.
Anne babası da kız kardeşleri de hepsi ölümsüz.
Bir tek o ölümlü. Peki nasıl oldu da Medusa'nın güzelim saçlarını yerini yılanlar aldı?
Aslında bunu da çok iyi bildiğimiz bir tanrı ve tanrıçanın kaprisleri yüzünden olduğunu söyleyebilirim.
Şöyle ki bir gün Medusa Athena'nın tapınağındayken Poseidon'unu görüyor ve güzelliğinden çok etkilenip ona zorla sahip oluyor.
Ve Medusa hamile kalıyor.
Ne bekleriz? Bilgelik tanrıçası Yüce Athena Poseidon'un cezalandırmasını.
Ama hem Poseidon hem de Athena aslında bu hikayede benim için büyük bir hayal kırıklığı oldu.
Çünkü Athena Poseidon'u cezalandırmak yerine gitmiş Medusa'ya tapınağında böyle bir saygısızlığa neden olduğu için önce bu olay sırasında kalkanı ile o meşhur kalkanı ile gözlerini kapatmış.
Daha sonrasında da Medusa'nın saçlarını yılana çevirmiş.
Yani aslında Medusa dediğimizde de aklımız hemen böyle bir kötücül bir varlık bir...
yaratık gibi ama aslında onun geçmişi de bambaşka değil mi?
Kesinlikle öyle. Medusa'nın yaşamı dışlanmışlığın ve dönüşümün de hikayesi.
Bugün hepimiz kendi içimizde de bir Medusa taşıyor olabiliriz.
Bir düşündüğünüzde bastırılmış öfkemiz, dinlenmeyen sesimiz, yüzleşemediğimiz korkularımız hepsi var.
Hepimizde var. Ama hiçbirimiz yalnız değiliz.
Çünkü kendimizi anlamanın ve iyi olmanın yolları var.
İşte bu noktada da yardımımıza evit hale yetişiyor.
Zihinsel durumunuzu değerlendirebileceğiniz bilimsel testlerle ücretsiz ön görüşme seçeneği.
Evital Sağlık Bakanlığı onaylı dijital sağlık platformu, uzmanların diplomaları kontrol edilip sisteme dahil ediliyor ve her yerden danışmanlık hizmetine erişebiliyorsunuz.
Medusa'nın hikayesini belki değiştiremeyiz ama kendi hikayemizi daha sağlıklı bir şekilde yazma şansımız her zaman var.
Evital hepimize bu noktada iyi gelecek, buna inanıyorum.
PADR25 koduyla Evital'de %25 indirimden yararlanabilirsiniz.
Linki de açıklamaya bıraktım.
Tabi Medusa deyince aklımıza...
Hemen Perseus da geliyor.
Medusa'nın lanetlendiği yetmiyor.
Bir de üstüne kahramanımız Perseus onun kafasını almakla görevlendiriliyor.
Perseus dünyaya gelmeden önce bile annesinin başından çok ilginç olaylar geçiyor.
O yüzden bunlara da değinmek istiyorum.
Perseus'un dedesi Argos kralı Akriseos ve bir gün ona bir kain...
Kızın erkek çocuk dünyaya getirirse o çocuk seni öldürecek diyor.
Tabii kralımız da çok korkuyor ve risk almamak için kızı Danae'yi yer altında bir odaya hapsediyor.
Zannediyor ki buraya hiçbir erkek giremez.
Ama işler hiç hesapladığı gibi gitmiyor.
Çünkü Zeus bu hapsedildiği odanın içine çatlaklardan sızmayı başarıyor.
Bunu da altından sağanak yağmura dönüşerek yapıyor.
Zeus zaten boğaya da dönüşmüş, kuğuya da dönüşmüş.
Kadınlar için her şeyi yapıyor.
Danae için de yağmura dönüşmüş ve bu şekilde de Danae'yi hamile bırakmış.
Perseus da bu yüzden Ovidius'un metinlerinde altından doğan olarak geçiyor.
Daha sonra kral tabii ki de kızının hamile olduğunu haberini aldıktan sonra da iyice ürküyor ve bu sefer de bebek doğduktan sonra ikisine ahşap bir sandığa...
kilitleyip denize bırakıyor, salıyor.
Zeus bu sefer yine onları kurtarıyor ve sağ salim bir şekilde kıyıya ulaşmalarını sağlıyor.
Bir balıkçı onları buluyor.
Balıkçı da aslında bir kralın kardeşi.
Polidektes'in kardeşi.
Kralın sarayına ulaştıklarında da Polidektes anında Danae'nin güzelliğinden çok etkileniyor.
Ona sıralı sıkla aşık oluyor ama Perseus'u küçüklüğünden itibaren bir tehdit olarak görmeye başlıyor.
Ve Perseus'u uzaklaştırmak için ona bir görev veriyor.
Medusa'nın başını alma...
görevi. Tabi Perseus o zaman genç olduğu için ve hiçbir şey yaşamamış yani da ve çok korkuyor.
Onu cesaretlendirmek için de bu sefer yardımına Athena ve Hermes Tabi Perseus bu görevinde yalnız değil ona yardım edecek bazı eşyalarının da yanı başında olduğunu unutmayalım.
Bunlardan ilki Hermes'in kanatlı sandaletleri ve Harpi ismindeki kılıcıydı.
Ayrıca Athena Perseus'a bir kalkan vermişti ve yanında Kibisiz isminde bir çanta taşıyordu.
Bunu daha çok böyle büyüdü bir heybe olarak hayal ediyorum ve çok önemli bir görevi de olacak sonrasında bu heybenin.
Ayrıca Hades'in görünmezlik miğferini de yanına almıştı yani çok ballıydı diyebiliriz.
Perseus kanatlı sandaletlerine girip maceralara atılmaya başlıyor.
Tabii ki Gorgoların, kız kardeşlerin diyarına geliyor ve onları derin bir uykuda buluyor.
Medusa'ya bakınca taş keseceğini biliyor.
Bu yüzden geri geri adımlarla onun yüzüne bakmadan...
ona yanaşıyor. Ve bu sırada yine Athena'nın artık gıcık olduğun Athena'nın yardımı da geliyor.
Athena ona bir kalkan veriyor ve kalkandan Medusa'nın yüzüne bakıyor.
Yani onu öldürebilir ama hiçbir şekilde taş kesilmez.
İyi bir çözüm. Kabul etmeliyiz.
Evet şu an hatta sahneyi yaşıyor gibi oldum.
Ben de heyecanlandım.
Daha sonra Perseus Hermes'in kılıcıyla Medusa'nın boynuna keskin bir darbe indiriyor.
Ve bu akan kanlardan da mucizevi iki var.
Varlık ortaya çıkıyor. Biri hepimizin bildiği kanatlı Pegasus.
Diğeri de altın kalıçlı Hirasor.
Yani ölürken bile can vermeyi başarmış bir canavar Medusa.
Bu açıdan da bence çok etkileyici.
Medusa'nın başına Perseus kibis ise o heybeye koyuyor.
Ve hızlıca oradan uzaklaşıyor.
Tabii kız kardeşleri de bunu fark edince Perseus'un peşine düşmeye çalışıyorlar.
Ama o anda da uyanık Perseus'umuz Hades'in görünmezlik miğferini taktığı için de izini kaybettirmeyi başarıyor.
Medusa'nın gücü öldükten sonra da devam etmiş ve Perseus karşılaştığı devleri, canavarı yani gıcık olduğu kim varsa Medusa'nın kafasını gösterip onları taşa çevirerek öldürmeyi başarmış.
Hatta hayatının aşkı olan Andromeda'yı da...
Medusa sayesinde kurtarmış ve aşk yaşamışlar.
Böyle de bir hikayesi var.
Müthiş bir silah. Evet. Tabii bu böyle devam etmemiş.
En sonunda Perseus Medusa'nın başını Athena'ya teslim etmiş.
Athena da düşmanlarının cesaretini kırmak için bu korkunç Gorgo başını Medusa'yı zırhına işletmiş.
Peki sana şöyle söyleyeyim.
Şeyi hatırlıyor musun? Daha geçtiğimiz ay...
Antalya'daydık. Oradaki imparator zırhlarında da hep Medusa vardı.
Evet heykellerin hepsinde vardı. Pegasus'un hemen heykelleri yani o zırh giyen imparator heykellerinde hem Pegasus hem Medusa hala var.
Roma döneminde de yapılıyormuş.
Bu açıdan çok şanslıyız.
Gittiğimiz birçok arkeoloji müzesinde bu tarz heykellerde Medusa başlarını görebiliriz.
Bu hatta antik Roma'dan Rönesans'a gelen bir gelenek.
Yüzlerce yıl boyunca düşmanlarını korkutmak isteyenler miğferlerine hep Medusa başlarını işlemişler.
Hatta tapınaklarda da varmış, sikkelerde de varmış.
Ve şöyle de bağlayabiliriz.
Yerebatan Sarnıcı'ndaki Medusa, ters ve yan dönmüş Medusa başları da hani sarnıç yapılırken aslında o tapınakla...
O antik yapılardan gelen kalıntılardan o sütunlara.
Spolya dediğimiz taşlara benziyor.
Evet o sütunlara şey yapmış.
Bunun da biz yayın öncesinde de konuşmuştuk.
Aslında böyle bir uhrevi bir efsanevi yanı yok.
Büyük ihtimalle onu aldılar ve hani daha sağlam durması için yerleştirip bir ters bir yan şekilde koydular.
Bu hikayeler hoşuna gitti mi şimdiye kadar?
Evet. O zaman şimdi sana iki tane daha hikayem var.
Bunlar daha çok sanat tarihiyle ilgili.
Hazırım. Evet Leonardo da Vinci'nin ve Caravaggio'nun hikayesi.
İkisi de 20'li yaşlarının başında henüz hiç tanınmamış ressamlarken Medusa'yla yolları kesişmiş ve baya bir haşır neşir olmuşlar.
Ve ikisi de aslında kalkan yapmış.
Caravaggio'nun kalkanını kesin görmüşsündür.
Onu da hatırlıyorum evet. Aynen ama Leonardo'nun görmemişsindir.
Muhtemelen. Çünkü aslında günümüze kadar ulaşmamış bir kalkan.
Ve biz bunu Vassari'den dinliyoruz bu hikayeyi.
İlk sanat tarihçisi kendisi.
Büyük sanatçıların hayat hikayeleri ilk kitabında.
O kitap da muhteşem bu arada.
Orada şöyle anlatıyor.
Leonardo'nun babasından bir tanıdığının bir isteği var.
Adamın bir kalkanı varmış ve üzerine resim çizilmesini istiyor.
Piero da kimin istediğini söylemeden Leonardo'ya bu kalkanı veriyor.
Ve buna diyor ki bir şeyler çiz.
Yani ciddiye bir de almayabilir aslında ama bu hayatının görevi olarak kabul ediyor o zaman.
Ve aylarca atölyeye kapanıyor.
Burada ne yapıyor? Önce böyle kalkanın şeklini hiç beğenmiyor.
Onu düzeltmiş. Sonrasında kertenkeleler, böcekler böyle bir sürü...
Atölyesini pisleş gibi kokan bir atölyeye dönüşmüş o çalışırken.
Ve orada bayağı böyle en ürkütücü kalkanı yapmaya çalışmış aslında.
Ama şöyle olmuş kalkanı isteyen de Piero da unutup gitmiş.
Çok tatlı dinliyorsun şu an.
En sonunda bir gün Leonardo babasını atölyeye davet ediyor.
Ve böyle her yer...
Karartmış işte kalkanın üzerine de bir perde gibi bir şey çekmiş.
Piero geldiğinde perdeyi açmış ve inanılmaz dehşete düşmüş.
Babası da çok korkmuş.
Başta gerçek gibi sanki Medusa'nın kesik başı gibi hissetmiş.
Ve Leonardo da işte şimdi amacıma ulaştım diyerek çok keyiflenmiş.
Daha sonra Piero bunu almış ama çok değerli olduğunu hissetmiş.
Çok etkileyici olduğu için de bunu hiç o tanıdığına vermemiş.
Gitmiş bir tüccara satmış.
O tanıdığına da başka kıytırık bir kalkan etmiş.
diye etmiş. Babası da çok uyanık.
Kesinlikle. Bence mantıklı olarakmış.
Ama Leonardo'ya da hiçbir şey koklatmamış.
Gerçi Leonardo'nun umurunda mıydı o da tartışılır ama sonrasında tabii tüccar da bunu Milano dükküne satmış.
Daha yüksek bir paraydı.
Yani Piero'nun babası da karlı çıkmamış.
Bundan yaklaşık 100 yıl sonra da bu sefer Caravaggio'nun Roma'daki stüdyosundayız.
Hatta o zamanlar sadece birinin yanında karın tokluğuna çalışıyormuş.
O dönemlerde de modeleyi de ayıracak parası olmadığı için resimlerinde genelde kendini de model olarak kullandığını biliyoruz.
Medusa da aslında Caravaggio'nun kendisi.
Yani belki de tek onun eserinde Medusa'yı erkek olarak görüyoruz.
Caravaggio'nun eserinde de beni en etkileyen sanki her an o Medusa'nın çığlığını duyacak gibi olmamız.
Ufuzide onu canlı da görmüştüm ve çok etkilenmiştim.
Onda benim de en çok gözleri dikkatimi çekmişti.
Özellikle böyle aşağı doğru kesik.
Sanki kesik bedenine doğru bakıyor ve bütün saçları olan yılanlarında hepsi sanki böyle canavriyle farklı bir tarafa hareket ediyor gibi.
Ben dinleyicilerimize de farklı farklı Medusa tasvirlerini zaten ekleyeceğim.
Açıklamada hepsini bulabilirsiniz.
Benim için çok keyifli bir bölümdü ve herhalde şu an kıpkırmızı olmuşumdur heyecandan.
Benim için de dinlemesi keyifliydi.
Sanki Medusa'nın hikayesini tamamen yaşadık.
Evet. Ve haksızlığa uğradığını kabul ediyor musun?
O videosunun anlatısına göre evet.
Tam bir tarihçi yaklaşımı yaptın.
Ben bundan sonra Medusa'nın her zaman yanındayım.
O kesinlikle bir canavar değil.
Artık o bizim kahramanlarımızdan biri.
Gelecek bölümde yepyeni bir konseptle sizlerle olacağız.
Ben şimdiden çok heyecanlıyım.
Tepkilerinizi çok merak ediyorum.
Kendinize çok iyi bakın. Sanatla ve tarihle kalın.
Sağlıcakla kalın. Görüşürüz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
