
Yeni sezonda Cambly ile hayallerine ulaş %55 indirimle İngilizce konuş!
%55 indirimden, tamamen ücretsiz Cambly kaynaklarından ve ücretsiz deneme dersinden faydalanmak için kod: 55sanat * Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi Twitter: @OrtamlardaB * Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com Farkındalık Defteri: https://www.podcastbpt.com/ortamlarda-satilacak-bilgi * *Bu bölüm "Cambly" hakkında reklam içerir*
Transkript
Ses bir ki deneme.
Herkese merhaba. Ortamlarda Satılacak Bilgi'ye hoş geldiniz.
Ben Merve. Az önce şey diyordum.
Az önce sesimi denemek için şöyle yapıyordum.
Ho ho ho. Bu ne ya?
Bu arada hastayım.
Sesim bir tuhaf gelebilir.
Ne biçim bir açılış yaptık?
Geçen şey dedim ya arkadaşlar açılışımı değiştireyim mi falan diye.
Herkes demiş ki kalsın öyle biz alıştık.
Aman konfor alanımızdan çıkmayalım.
Açılışımız böyle kalsın.
Herkese merhaba. Ortamlarda Satılacak Bilgi'ye hoş geldiniz.
Ben Merve. Az da şey sabahların sultanı Seda Sayan gibi açmak istiyor gönlüm ama.
O zaman günaydın.
Bugün ne konuşacağız Merve?
Yüz okuma sanatını konuşacağız arkadaşlar.
Hemen ciddileştim.
Geçen gün aldığım kitapları paylaşıyordum Instagram'da.
Aralarında adli ve kriminal psikoloji uzmanı Murat Kaplan'ın yüz okuma sanatı kitapları da vardı.
Üç kitap ve çok fazla mesaj geldi.
Merve bu kitapları oku bize podcast yap diye.
Tamam dedim. Bence de çok ilgi çekici bir konu.
Ben küçükken de böyle şeyler çok ilgimi çekiyordu ya.
Hep hayatım boyunca gizemli ilimlere böyle şeylere çok çekilmişimdir.
O zaman hadi hemen başlayalım.
Bu arada siz bu konuya podcast isteyince ben hemen Instagram'dan Murat Hoca'yı buldum.
Mesaj attım ona. Hocam dedim böyle böyle işte ben kitabınızı aldım podcast yapmayı düşünüyorum.
Çünkü çok isteniyor dedim.
Hani müsaade istemiş olmak adına.
Ve o kadar sevecen, o kadar cana yakın birisi ki böyle takıldığın yerler olursa çekinme bana sor dedi.
Hatta ara ara sordum ve hemen cevap verdi.
Sağ olsun çok teşekkür ediyorum buradan ona.
Ve kitaplarını okurken de böyle sürekli kendimi şöyle buldum.
Keşke dedim ben de bu konuda uzman olsaydım.
Gerçekten çok özendim.
Kendisi dediğim gibi adli ve kriminal psikoloji alanında insan tanıma yöntemleri uzmanı.
İşte yüz okuma, beden dili, el yazısı ve imza alanında da uzmanmış.
Hatta savaş sanatları alanında da tanınan bir isim.
Çinli ustalardan 40 yılı aşkın bir süre geleneksel savaş sanatları çalışmış.
Onlardan ustalık yetkisi almış.
Yani Murat Hoca'nın sırf eğitimini anlatsam podcast biter.
İyisimi siz kitaplarını okuyun arkadaşlar.
Göreceksiniz zaten. Bu arada kitapları çok okunabilir bir dille yazmış.
Yani böyle çok jargon kullanmamış.
O da hoşuma gitti benim. Şimdi kitabın girişindeki sözle başlayalım o zaman.
İnsan yüzü özü söyler, gerisi sözü söyler.
Bakalım insanların yüzü bize neler anlatıyormuş.
Bu arada kitapta böyle altın...
Ne yalan söyleyeyim.
Millete bakıp bakıp.
Ay falan diye bugün mesela kafede oturuyorum karşımdakileri inceliyorum.
Bir ara içimden şöyle diyordum sen yılan sen şeytan.
Arkadaşlar bu kitaplar kendimizi tanımamız için bir el kitabı niteliğinde bunu belirtmek isterim.
Bu bölümde ben size kısa bir özet geçmeye çalışacağım ama dediğim gibi siz mutlaka 3 kitabı da okuyun.
Gerçekten çok çarpıcı bilgiler var.
Şimdi yüz okuma sanatı nedir?
Nereden çıkmıştır? Öncelikle buradan başlayalım.
Yüz okuma sanatı yaygın olarak Çin'de kullanılmış ve burada geliştirilmiş.
Kökleri zaten çok eskilere dayanıyor.
Yani tarihe gittiğimizde bir şeyi de bu Çinliler keşfetmesin değil mi?
Kadim Çin'de insan yüzünün ve bedeninin fiziksel özelliklerini analiz ederek Öncelikle o kişinin sağlık durumu hakkında bir fikir edinmeye çalışıyorlar ve bu yaptıkları tespitlerle beraber
bir önleyici hekimlik tavsiyesinde bulunmaya çalışıyorlar.
Burası çok önemli arkadaşlar.
Daha önce de bir bölümde bahsettim diye hatırlıyorum.
Batı tıbbında hastalandıktan sonra size bir şeyler yaparlar ama Doğu tıbbında önleyici hekimlik vardır.
Yani hastalanmadan önce bir şeyler yapılmaya çalışılır.
İşte bu elde etmiş oldukları veriler doğrultusunda o kişinin duygu, düşünce, davranış ve karakter özelliklerini de yorumlayabilmek için kullanılan bu çalışmaların bütününe yüz okuma
sanatı deniyor. Burada altını çizeyim.
Çin tıbbı uzmanları bu yüz okuma yöntemlerini...
kişilik analizi için kullanmıyor arkadaşlar.
Hastalık risklerini teşhis edebilmek adına önleyici hekimlik reçeteleri yazabilmek için kullanmışlardır.
İşte önceleri hastalık teşhisi için kullanılan bu yöntemler hastalıkların kök sebepleri olan yaşam tarzları, düşünce eğilimleri, beslenme alışkanlıkları ve yaşam
algı haritaları gibi bu temel konulardan yola çıkarak kişilerin algı haritaları, davranış eğilimleri ve karakterleri Veriyle ilgili verilerin analizi dediğim gibi önce Çin'de başlıyor sonra dünyada
yaygın bir şekilde kullanılıyor bu yüz okuma sanatı.
Nerelerde kullanılıyor?
Mesela istihbaratla ilgili saraya birini alacaklar ya da bir danışman alınacak ya da hazinede çalışacak biri seçilecek.
O zaman bile faydalanılmış bu yüz okuma sanatından.
Ya da mesela saraya bir elçi geldiği zaman onunla yüz okuma sanatı bilenler ilk başta muhatap oluyormuş.
Tabii hiç belli etmeden yapıyorlar bunu.
Çin dışında nerelere yayılmış?
İşte Kore, Japonya, Hindistan, İran ve yakın coğrafyalardaki diğer ülkelerde eski Asya'da Yunan ve Mısır kültürlerinde de kullanılmış yüz okuma sanatı.
Tıbbın babası olarak kabul edilen Hipokrat hatta Aristoteles ve Platon da yüz okuma tekniklerinden bahsetmişler.
Hipokrat tabii ki hastalıkların teşhisi için Aristoteles ise böyle daha çok kişilerin ruhsal durumlarıyla ve davranış eğilimleriyle ilgili tespitler için kullanmaya çalışmış.
Denatura Animalism isimli kitabında insanın karakteri ile beden yüz yapıları arasında dikkat çeker derecede bağlantılar olduğundan bahsetmiş.
Hatta insanların beden ve yüz yapılarını belli hayvanlara benzetmiş.
Aristoteles bu şekilde değerlendirmiş ve bu incelemelerinden sonra demiş ki belli özelliklere sahip olan insanlar benzerleri oldukları hayvanların karakter özelliklerini taşırlar demiş.
Yani hangi hayvana benziyorsanız.
onun karakter özelliğini.
taşıdığınızı iddia etmiş Aristoteles.
Avrupa'da ise 13.
yüzyılda artık yüz yokuma o kadar popülerleşiyor ki fizyogonomi adıyla bir dönem Avrupa Üniversiteleri müfredatlarında kendine yer edinmeyi bile başarmış.
Sonra bu yöntemleri şahsi menfaatleri için kullanan böyle kötü niyetli insanlar çıktıktan sonra 16.
yüzyılda Kral 8. Henry tarafından yasaklanıyor fizyogonomi ve 18.
yüzyılın sonlarına doğru yeniden bir şaha kalkıyor, gündeme geliyor.
Hatta Amerika Kan başkanlarından Abraham Lincoln'un kabinesini oluştururken yüz okuma tekniklerinden faydalandığı da söyleniyor.
Merve peki bizde bu konuya hiç mi ilgi duyan olmamış demiş olabilirsiniz.
Tabii ki olmuş. Halit Ziya Uşaklıgil'in Ruhun Nisanı İlmi Sima isimli bir kitabı var.
Ama bu kitabı da Johan Kasper ki kendisi İlmi Sima'nın üstadlarından biri sayılıyor.
Ondan faydalanarak yazmış.
Bayağı etkisinde kalmış hatta.
Ve bu kitabında der ki Halit Ziya Uşaklıgil.
Üslup insanın ta kendisidir demiş.
Bence çok doğru. Bir de bu konuyla alakalı Erzurumlu Hakkı'nın Ünlü Marifetname adlı bir eseri var.
Mutlaka duymuşsunuzdur.
astronomi, anatomi, coğrafya, tarih gibi konuların yer aldığı böyle ansiklopedin niteliğinde bir eser marifetname.
Hatta bu eserle ilgili şöyle bir hikaye var çok hoşuma gitti.
İbrahim Hakkı bu eserini tamamladıktan sonra İstanbul'a götürmek üzere bir arkadaşıyla birlikte yola çıkıyor ve yolculuk esnasında bir handa konaklıyorlar ve bu handaki hancı kendilerine o kadar iyi
hizmet ediyor ki. İyi bir insan gibi görünüyor bu hancı ve İbrahim Hakkı'nın fizyogonomi ile huyu ilişkisine o tarif ettiği özelliklere bu hancı hiçbir şekilde uymuyor.
Ve İbrahim Hakkı'nın gözüne o gece uyku girmiyor bu adam yüzünden.
Çünkü şey diye düşünüyor hani benim yazdıklarımla bu adam nasıl uyuşmaz acaba bir hata mı yaptım bir yerlerde diye düşünüyor.
Neyse işte sabah oluyor hazırlanıyorlar handan ayrılıp yola çıkacaklar.
Hancıya ücret ödemeleri gerekiyor ve adam o kadar böyle büyük fahiş bir fiyat istiyor ki.
İbrahim Hakkı'nın yanındaki o arkadaşı bu parayı vermek istemiyor, direniyor, hakkını arıyor ve hancı o hakkını aradıkça böyle git gide aksileşiyor hani parayı vereceksiniz diye.
Yani dünkü adamla hiçbir alakası yok.
Sonra İbrahim Hakkı arkadaşına dönüp diyor ki ver aa diyor yani ne istiyorsa ver.
Çünkü bu adam az daha bana dün gece eserimi yaktıracaktı diyor.
Bu da böyle bir hikaye arkadaşlar.
Günümüzde kriminolojinin doğuşunda bile bu yüz okuma sanatı var.
Ünlü Rus iç hastalıkları uzmanı Zaharin'in klinik dersler ve seçme makaleler kitabında da bu konuya değinilmiş.
Hastaların dış görünüşüne bakarak sağlık durumları işte bağışıklık sistemleri hakkında önemli verileri hatta karakter özellikleriyle psikolojileri hakkında isabetli bilgileri almamızın
mümkün olduğundan bahsetmiş Zaharin.
Çin evren bilimine göre ise her insanın atalarından devralmış olduğu bazı fiziksel özellikler var ve yaşam algımız, reflekslerimiz, davranış kalıplarımız ve hayattaki pek
çok tercihimizi bu fiziksel özelliklerimizin şekillendirdiğine inanıyorlar ve buna da başlangıç enerjisi adını vermişler.
Orjinal niyet başlangıç enerjisi demişler buna çok hoşuma gitti.
Bu enerjinin işte ya da bu niyetin insanın yüzünde kalıcı hatlar ile kendini gösterdiğini düşünüyorlar Çin evren bilim uzmanları ve yüzdeki bu belirteçleri eğer doğru bir şekilde analiz edebilirsek
diğer verilerle birlikte yorumlayabilirsek o kişinin genetik geçmişi hakkında veya onu ileride bekleyen sağlık sorunları hakkında bilgilere ulaşabileceğimizi de iddia etmişler.
Bu arada başlangıç enerjisi demişken şimdi Eylül ayına girdik arkadaşlar artık yeni bir sezona adım attık.
Harika bir başlangıç yapmak isteyenler yeni sezonu özel Cambly'de şu an %55 indirim var.
Dünyanın farklı yerlerinden insanlarla bir saat İngilizce pratik yapmak sadece 99 TL.
Bugün kahvecide bir kahve aldım.
Gerçekten düşündüm aynı fiyata o kahveyi böyle evimde yapıp şöyle rahatça koltuğuma yayılıp online Cambly'e bağlanarak böyle native bir hocayla sohbet ederek İngilizce pratiği yapabilirdim diye düşündüm.
Zaten gecesi gündüzü yok.
Size ne zaman uyarsa Cambly'de 7-24 online eğitim alabiliyorsunuz.
Kariyerimi bir adım öteye götürmek istiyorum, akademik hayatımda bir başarı hedefliyorum ya da yeni yeni dünyalar, böyle farklı farklı insanlar tanımak istiyorum diyenler İngilizce hayallerinize
giden yolu döşeyen taşlardan en önemlisi belki de.
Cambly bize özel indirim kodu 55SANAT arkadaşlar açıklamalara bırakıyorum indirim kodunu ve linki.
Bu arada geçen gün size Cambly'nin yapay zeka eğitmeninden bahsetmiştim.
Ücretsiz 7.24 onunla pratik yapabilirsiniz diye.
Bayılmışsınız. İş mülakatına hazırlanıyorsanız, restoranda sipariş verecekseniz ama nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız, bir sunum yapacaksanız falan mutlaka bir bakın.
Kembeli'nin yapay zeka eğitmenine.
Dediğim gibi çok eğlenceli.
Linki aşağıya bırakıyorum.
Hadi devam edelim. Yüzümüzde ya da işte bedenimizin farklı bölgelerinde kendisini çeşitli şekillerde gösteren bir genetik miras var.
Buna Yuan Chi adı veriliyor.
Darwin de demiş ki, yüzdeki ifadeleri...
Kişinin zihinsel halinin bir dışa yansıması olarak değerlendirmemiz şart değildir demiş.
Neden böyle bir şey söylüyor?
Yüz ifadeleri kişinin zihinsel durumunu manipüle edebilir arkadaşlar.
Hatta şekillendirebilir.
Mesela canınız çok sıkkın.
Yüzünüze o an böyle yapay da olsa bir gülümseme kondurdunuz diyelim.
Ne oluyor kısa bir süre içerisinde?
Hayat için 12 kuralda anlatmıştım bunu.
O kötü ruh halinden otomatikman çıkıyorsunuz.
Ne yaptık burada? Burada zihnimizi manipüle ettik değil mi?
Bunu da aklınızda bulundurun derim.
Bir de yüz okuma sanatı deyince tabii ki işin içerisine ne girecek?
Altın oran mevzusu girecek.
Sinir bilim prensiplerine göre bir yüzü çekici bulmamız ya da o yüzün farkına varmamız bile aslında altın oranla ilişkili.
Orantılı yüzleri daha çekici bulma sebebimiz aslında...
Bunun bir sağlık göstergesi olmasıymış ve insan bilinç dışı gördüğü her kişide her nesnede güvenlik temel iletişim kurmak istemesinden dolayı ideal oran olan altın
orana uygun işte yüz tipini arıyor, beden tipini arıyor ya da işte o ölçülere uygun eşyaları ya da mimariyi arıyor demiş Murat Hoca.
Şimdi artık ufaktan böyle yüz okuma sanatına geçiş yapalım.
Baştan şunu belirteyim.
Dediğim gibi bu seride 3 kitap var.
Yüz okuma sanatı 1, 2, 3 diye gidiyor.
Ben şu an çok yüzeysel anlatıyorum.
Sadece böyle altını çizdiğim yerlere ilk kitaptan aktarmaya çalışıyorum.
Siz dediğim gibi hepsini okuyun.
Bu konuda daha ileri gitmek istiyorsanız tabii.
Bu arada indirim kodu da rica ettim ve sağ olsunlar kırmadılar.
Açıklamalardaki linkten ona da ulaşabilirsiniz.
Hatta Instagram'a da koyarım story'e.
Yüz okuma sanatı.
en önemli detaylardan biri mesela bir karikatürist sizi çizse arkadaşlar yüzünüzde böyle en abartılı çizeceği yer neresi?
En dikkat çekecek yer yüzünüzde.
Yüzünüzün en karakteristik yeri bu sanatta en önemli detaylardan biri olabilir.
Bunun altını çizerim.
Bu arada bir insanı ilk gördüğünüz an o 7 saniye içerisinde o kişi hakkında olumlu ya da olumsuz bir kanaate varıyormuşuz.
Sadece ve sadece 7 saniye.
Şimdi eminim akıllarda şöyle bir soru var.
Merve ben estetikliyim nasıl olacak bu yüz okuma sanatı?
Eminim bunu düşündünüz.
Çinli yüz ve beden analizi uzmanlarına göre plastik cerrahi kişinin genel sağlığını, kaderini ve kişiliğini mutlaka ve mutlaka etkiler arkadaşlar.
Neden? Çünkü kendisindeki değişimin...
İç ve dış algıdaki etkisi nedeniyle önce duyguları değişecektir sonra düşünceleri ve sonrasında da davranışları ve kişiliğin de değişeceğini düşünüyorlar.
Tabi burada şu da önemli bu cerrahi müdahaleler keyfi olarak mı yaptırıldı yoksa işte bir kaza neticesinde mecbur mu kalındı bunlar ayrı ayrı değerlendiriliyormuş.
Peki insanların yüzündeki verilere bakarak o kişilerin düşünce ve davranış eğilimleri hakkında nasıl fikir sahibi olabiliyoruz?
Aslında bu 3. kitapta daha ayrıntılı olarak anlatılıyor.
İnsan yüzündeki o mimiklerin oluşmasını sağlayan 43 kas varmış arkadaşlar ve bu kasların her birinin hareketinden sorumlu olan beynimizde belli bölgeler varmış.
Ve bu hareketler davranışlar şeklinde açığa çıkmadan önce bu bölgelerde elektriksel faaliyetler tespit edilmiş.
Hatta Hugo Laufheim duygusal nöro kimyan teorisi doğrultusunda bunu açıklamış.
Çok da güzel açıklamış. Demiş ki her duygu beyinde belli bir bölge ve kimyayla yani hormonla ilişkilidir.
Bir düşünce eğiliminin yüzdeki mimiklerimiz vasıtasıyla dışa yansıtılmasına sebep olan.
Bu kas hareketlerimizin sıklığı ve şiddeti bir çim arazisinin belli bir yerinden geçen insan sayısı ve sıklığıyla doğru orantılı olarak belirgin iz bırakması gibi yüzde
de zaman içerisinde dikkat çeken izlere, kırışıklıklara neden olmaktadır.
Bu kısmın altını hunharca çizmişim highlighterla.
Zaten kitaplarımla konuştuğumu biliyorsunuz oldular.
Yanına da bayağı böyle notlar almışım.
Not derken...
Neler yazmışım neler.
Şimdi çimenlerin üzerinde yürüdükçe izler oluşuyor ya çimenlerin üstünde.
Belli başta böyle bazı mimiklerimizi de sıklıkla kullandığımız zaman Yüzümüzde tekrar eden o kas hareketlerimizden kaynaklı bir takım izler oluşmaya başlıyor.
Yani kırışıklıklar oluşuyor ve bu izler sürekli tekrar ettikçe o kas hareketleri kalıcılığını ve derinliğini arttırabiliyor.
İşte yüz okuma sanatında önemli noktalardan biri de bu arkadaşlar.
Bu oluşan izleri yorumlayabilmek.
Geleneksel Çin tıbbı çerçevesinde yüzümüzün böyle bazı bölgeleri belli iç organlarımızla eşleştirilmiş ve onların aralarındaki bağlantıya dikkat çekilmiş.
Örnek ver Merve. Mesela sağ gözaltı torbası bölgemiz aslında bu böbreklerimiz.
Sol gözaltı torbamız da böbrek üstü bezlerimiz.
Sağ kaş başlangıç noktası karaciğerimiz.
Sol kaş başlangıç noktası da dalağımızı temsil ediyor.
Çin tıbbı temelli yüz okuma çalışmalarında arkadaşlar bu böyle.
Yüzümüzün bu bölgelerinde eğer böyle dikkat çeken bir anomali varsa renk değişimi olabilir işte kırışıklık olabilir bir iz bir ben bir yara bu tarz şeyler olabilir.
O bölgenin temsil etmiş olduğu organ ve o organa ait duygu karşılığının eşleşmesi gerçekleştirilir ve kişinin duygu, düşünce ve o bağlamda davranış eğilimleri
hakkında fikir sahibi olunabilir.
Mesela arkadaşlar karaciğerimizi temsil eden neresi?
Sağ kaşımızın hemen başlangıç noktası dedim.
Eğer burada böyle dikey bir kırışıklık bir çizgi varsa bu şu demek zaten böyle o bölgeyi yıpratacak kadar çok sık kullanmışız ve Bu bölgenin organ karşılığı ne demiştik?
Karaciğer demiştik. Demek ki karaciğer ile eşleştirilen duyguyu çok sık yaşıyoruz.
Peki bu duygu ne? Karaciğer ile eşleştirilen duygu.
Karaciğerin duygu eşi öfkedir arkadaşlar.
Eğer sağ kaşımızın başlangıç bölgesinde böyle çok çok az bir iz varsa veya belki de hiç yok benim sıfır mesela demek ki öfkeli biri değilim ya da öfkemle başa çıkabiliyorum anlamına geliyormuş.
İnsanlar yüzlerindeki 43 kas sayesinde 10.000'in üzerinde yüz ifadesi oluşturabiliyor.
Yani bizim bildiklerimiz ne var?
Üzüntü var, korku var, sevinç var falan ama 10.000 ne demek ya?
Bakar mısınız? Şu an Jim Carrey'nin yüz okumasını yapmak istedim.
Bu arada kitapta böyle o kadar güzel bilgiler var ki altını çizecek yer kalmamış artık.
O zaman şöyle kısaca toparlayacak olursak beynimizde kas hareketlerimizden, duygu, düşünce ve davranış oluşum süreçlerimizden sorumlu olan bölgelerimizin Hangi sıklıkla uyarıldığı
ve bu uyarılmanın neticesinde yüzümüze yansıyan etkilerine dikkat.
Dediğim gibi nerede kırışıklık var, nerede yara izi var yüzünüzü şöyle dikkatli bir inceleyin.
Bir de şöyle bir detay öğrendim.
Bir insanın yüzündeki o gülme çizgilerine bile bakarak aslında onun mizah anlayışı hakkında bile bilgi sahibi olabiliriz.
Sağ gülme çizgisi daha derin, daha belirgin olan bir kişi demek ki beynin sol lobunun etkisiyle yani analitik akılcı değil mi?
Sol gülme çizgisi derinse de çapraz etki prensibine göre sağ beyin baskın yani daha duygusal, daha sezgisel ve daha yaratıcı olduğumuz söyleniyor.
Aslında bu bir şehir efsanesi olabilir.
Yapılan araştırmalar biliyorsunuzdur.
Parantez içinde hemen buna da değinmek istiyorum.
7 ila 29 yaş aralarında 1011 kişinin beyin görüntüleri incelendi.
Bir araştırma ekibi tarafından tabii ki.
Öyle sağ beyin, sol beyin baskınlığı diye bir şey tespit edilemedi.
Yani bazı beyin işlevleri beynimizin sadece bir yarım küresine ait.
Evet bu okey doğru. Ama işte konuşma etkinliği sol yarım kürede, dikkat eksikliği sağ yarım kürede olmaya meyilli.
Ama insanlarda sağ beyin daha etkin veya sol beyin.
daha etkin olacak diye bir kural yok demiş araştırma ekibinin lideri diyor bunu Dr.
Jeff Anderson bunu da böyle bir hatırlatmış olalım ama şöyle bir gerçek varmış ki Stanford Üniversitesi'nin araştırmasına göre çocuklar günde Yaklaşık 300 kez gülerken yetişkinler
günde ortalama 15-20 defa gülüyorlarmış.
Bence çok çarpıcı. Hatta az önce bir belgesel izliyordum sizlerle de paylaştım uzun yaşamın sırlarıyla ilgili.
Orada bir nine vardı Japon bir nine 101 yaşında.
Yani kadın gerçekten benden daha enerjikti.
Soruyorlar işte nasıl böyle dinsiniz ve hala hayatta kalabildiniz diye.
O da şöyle bir cevap verdi.
Ben çok az öfkelenirim ama çok gülümserim dedi.
Neşeninizi daima insanlarla paylaşın.
paylaşın dedi. Çok hoşuma gitti bu cevabı.
Yani yaşlandığında bile çocuklar gibi gülebilmek çok güzel dedim içimden bunları izlerken.
Bu araştırma geldi aklıma.
Daha dün şey diyordum ya ben çok yaşamak istemiyorum falan diyordum.
Hani yüz yaşımı görmeyeyim falan diyordum.
Bugün de böyle işte güzel sevdikleriyle yaşlanan bir kadın görünce niye olmasın ya dedim kendi kendime.
Kararlılıkta Merve gibi olun.
Neyse devam edelim.
Bu arada bu serinin üçüncü kitabında işte beden dili, davranış ve karakter analizi var.
Yani sadece yüz okumak yetmiyor arkadaşlar.
Bunlar bir bütün olarak ele alınıyor.
Benim şu an yine üst dudağımda bir böyle karıncalanma var.
Sanki böyle uçuk geliyor gibi.
Ben çok uçuk çıkaran bir insanım bu arada.
Ve kitapta yine altını çizdiğim yerlerden biri üst dudaktaki uçuk.
Mide işleviyle ilgili olabilirmiş.
Yani midemizin duygu eşi de nedir?
Endişedir. Ve gerçekten dün çok böyle endişeli.
Bir gün yaşamıştım. Bu arada Murat Hoca böyle ısrarla sağlık durumunuz hakkında kesin tespitlerde bulunmayın diyor kitabında.
Şimdi benim yaptığıma bakın.
Genelde cildimizdeki o kırmızılaşma işte kabarmalar yang tipi enerjiye işaret.
Yağlı ve koyu renkli bezeler yin tipi enerjiye işaretmiş.
Hatta yüzümüzün sağ tarafı yin ile ilişkili değerleri temsil ediyor.
Kadın ya da erkek fark etmeksizin.
Hepimizin yüzünün sağ tarafı daha az duygusal olan kısmımız sosyal maskemiz.
Hani insanlara gösterdiğimiz yüzümüz.
Yang tarafımızda sol tarafımız daha böyle kendimize sakladığımız iç dünyamız burası.
Duygusal, sezgisel tarafımız.
Hani kalp solda ya oradan aklınıza gelsin.
Bu ying yang, ying diye sim geliyor ya.
Ying yang arkadaşlar sağ sol kısmı.
Kalp sol duygular yang buradan aklınıza gelsin.
Kabartı ve bezeler yani uçuklar, iltihaplı şişlikler yang tipi enerji ve bununla ilgili organ, o organla ilişkilendirilen duygularla alakalı.
Ama burası dikkat önemli.
Kısa süreli stres ve uyumsuzlukken çizgi ve kırışıklıklar.
O duygumuzla alakalı uzun süreli stres ve uyumsuzluk anlamına geliyor.
Çünkü yin yang diyeceğim sürekli artık bunu bilmemiz gerekiyor.
Şimdi merak edilen kısımlardan bahsetmek istiyorum biraz.
Alnımızla başlayalım.
Alın geleneksel Çin tıbbı bilgilerine göre sindirim sistemimizle alakalı.
Alnımızın üst kısmı mesane yani idrar torbası.
Alt kısmımız ise bağırsakla ilişkilendirilmiş.
Kaşlar kara ciğer ve hormonlarla alakalı olabilir ama böbrek üstü bezi de sıklıkla onunla da ilişkili olduğu düşünülüyor.
Yoğun kaş tüylerimiz varsa kaşlarımız kalınsa böyle yoğunsa böbrek üstü bezlerde stres ve uyumsuzluk olabilirmiş.
Altını çizerek geleneksel Çin tıbbı bilgilerine göre demek istiyorum.
Aşırı aktif böbrek üstü bezleri strese ilişkili olabilir.
Kaş başlangıcımızdan başlayarak yukarı doğru ilerleyen kırışıklıklar ve izler böbrek üstü bezlere ait uzun süren strese işaret edebilir.
Ve bu da omuz bölgelerinde ve boynumuzdaki kaslarda böyle tutulma ve ağrılara neden olabiliyormuş.
Gözlerimize gelecek olursam iki göz arasındaki mesafe eğer çok açıksa işte iri gözler uzun kirpikler.
Bunlar yin enerjisi küçük ve birbirine yakın gözlerse yang enerjisine işaret ediyormuş.
Göz kapağı alerjisi olan kişilerse işte mesela akciğer ile alakalı olabilir demiş Murat Hoca.
İki kaşın arasına da baba otağı deniliyormuş arkadaşlar.
Bu bölgeye baba mührü baba otağı deniliyormuş.
İki kaşımızın arasına burası dediğim gibi karaciğerle alakalı olabilir.
Ve burada eğer işte bir yaranız bereniz bir pürüzünüz varsa bir derin kırışıklığınız varsa öfke...
bağlantılı olabilir demiştik.
Alkol tüketen, yağlı beslenen biriyseniz bu bölgede pullanma ve pürüz de olabiliyormuş.
Kara ciğer enerjinizde uyumsuzluğun göstergesi o iki kaşınızın arasındaki Dikey çizgi demiştim.
Çin kültüründe zaten bu çizgilere şarap ve yemek çizgisi de deniliyormuş.
Göz altlarımız sağ böbreklerimizle ilişkiliymiş.
Eğer böyle işte gözleriniz şiş ve pörtlekse yin.
Daha böyle koyu halkalar varsa gözünüzün altında yang enerjisi hakimmiş.
Eğer yüzünüzde ekstra şişlik ve kuruluk varsa bu yeterli su içmeniz için olabilir.
Gözünüzün alt kısmında böyle pütürler varsa yin tipi insanlarla rastlanan ürik.
asit fazlalığının işaretiymiş bu.
Göz kapağının içindeki o beyaz görüntü yiğin enerji tipi kişilik.
Kırmızı görüntü varsa Yang insanına ait karakter ve davranışlara işaret ediyormuş.
Yang için az önce duygular demiştim.
İşte kalp, sol, yangın yeri, yang aklımızda kalsın.
Burnumuzsa akciğerlerimizle ilişkili geniş böyle açık burun deliklerimiz varsa daha güçlü akciğerlere işaretmiş bu.
Uzun bir burunsa yin enerjisi.
Ying diye simgeliyor ya.
Yin enerjisi. Küçük ve böyle ucu kalkık bir burnunuz varsa bu yang kimliği.
Ben direkt yang. Burada işte yağ bezesi varsa siyah nokta varsa burnunuzun üzerinde yiğin enerjisi bu da işte soğuk algınlığı bronşit sorunları olabilir demek.
Kırmızı böyle kılcal damar çatlakları olan bir burnunuz varsa yang enerjisi.
Bu da alerji, solunum yolları sorunu, sinüs problemleri anlamına gelebilir.
Bir arkadaşım burnu tam olarak böyle hatta at kestanesi yağı falan sürüyordu kılcal damarlar için.
Gerçekten bu sağlık sorunlarını yaşıyor şu an aklıma geldi.
Bu arada bu podcast sonrası bu anlattıklarım üzerinden bir yorum yapın.
Hani sizinle örtüşen şeyler varsa bekliyorum.
Yanaklarınız da akciğerlerinizle ilişkili.
Yanaklarınızın üst kısmında böyle kılcal damarlar varsa bu alerji veya işte sinüs tıkanıklıkları, oksijen eksikliği de olabilirmiş.
Akciğeri etkileyen duygumuz keder ve üzüntü arkadaşlar.
Karaciğer, öfke, böbrek, korku ve şok, dalak, aşırı düşünmek ve endişe, kalp.
Coşku ve canlılık eksikliği, zihinsel huzursuzluk, geleneksel çin tıbbında duygular ve fiziksel sağlık bunlar birbiriyle yakından ilişkili yani bütünsel bir yaklaşım var.
Zihin beden bütünlüğü var gördüğünüz gibi.
Gelelim son durak ağzımıza yani.
Mide ve kalın bağırsakla ilişkilendiriliyor ağzımız.
Üst dudak ve böyle kuru çatlamış dudaklar yang enerjisi tipine işaretmiş.
Mide ve gastritle bağlantılı sorunları da temsil ediyor olabilirmiş.
Yukarı doğru böyle kıvrılan bir üst dudağınız varsa mide asidiyle alakalı olabilirmiş.
Sindirim sorunlarını işaret edebilirmiş.
Alt dudak ise kalın bağırsak ve dalakla ilişkilendiriliyor.
Sarkık ve dolgun alt dudak.
dudağınız varsa bu kabızlık ve işte zayıf bir boşaldım sistemi duygusal iniş çıkışlar anlamına gelebiliyormuş.
Şimdi yüzümüzdeki kırışıklıklara böyle dikkatle bakalım izlere dikkatle bakalım henüz kırışmadım ben diyorsanız böyle nereden kırışacağınızı az çok tahmin edersiniz.
Hani onu belirleyen böyle tam oturmamış ince çizgiler vardır belki yüzünüzde oralara bakın.
Yüzünüzdeki o iz ve kırışıklıklar dediğim gibi böyle sık tekrarlanan duygu ve mimiklerimizi temsil ediyor.
Ne demiştik her duygu beynimizde belli bir bölge ve kimyayla yani hormonla ilişkili.
O zaman hadi başlayalım.
Kaşlarımızın arasındaki...
Dik, kırışıklık, çizgi ya da izler iç organlarımızın zayıflığına dalalet edebilir.
Eğer bu iz sağ kaş başlangıç noktasından başlayarak böyle yukarı doğru dik bir şekilde uzanıyorsa o bölgenin eşi olan karaciğer sorunu ile alakalı olabilir.
Öfke ile ilgili olabilir demiştik.
Yüzümüzün sağ kısmı sosyal maske demiştik ya da anne bölgesi olarak da adlandırılıyor bu bölge.
Eğer bu çizgi sağ kaş başlangıcındaysa Öfke duyguları ve uzun bir süre strese dolanan konu ya da işte buraya dikkat çok ömerli burası.
Annenizle alakalı bir stres olabilirmiş veya anne yerine koyduğumuz bir kadın da olabilir.
Bunu da bir arkadaşıma söyledim bu kitabı okuduktan sonra.
İşte sağ kaşının başlangıcında derin bir çizgi vardı.
Gerçekten annesiyle sorun yaşıyor böyle birlikte şok olduk.
Zaten bu kitapları böyle resmen aynı eşliğinde okudum.
Hani uzun zamandır sıfatıma bu kadar uzun süre bakmamıştım.
Merve benim sol kaşımın başlangıcında benzer bir çizgi var diyorsanız bu da kayınçonuzun işte emmesiyle sıkıntılar yaşadığınızı gösteriyor.
Dalakla ilgili arkadaşlar böyle bir çizgi varsa eğer.
Yüzümüzün sol kısmı babamızla ilişkilendiriliyor bu arada.
Dışa yansıtamadığımız iç dünyamız.
Yani erkek bir figür de olabilir.
Abi olur amca falan olur ama erkek bir figür.
Baba figürünü temsil edebilecek kişilerle ilgili olan sorunlarımız.
Yüzümüzün sol kısmı.
Eğer böyle şakaklarda çökme ve basıklık varsa bu işte koyulaşma varsa geleneksel Çin tıbbı çerçevesinde bağımlılık riski taşıdığımızı gösteren bir detay.
Şakaklarda çökme basıklık ve böyle bir tıkta koyulaşma varsa.
Dikkat! Hepsini zaten tek tek anlatırsam bu podcast bitmez.
Önemli gördüklerimi anlatacağım o yüzden.
Mesela yanaklarımızın üzerinde, elmacık kemiklerimizin üzerinde cilt bozuklukları varsa buna ek olarak böyle kırışıklıklar varsa iş hayatıyla ilgili riskleri temsil ediyormuş bu.
Eğer böyle alnınızda yatay çizgiler, kırışıklıklar varsa bunlar da endişe ve kaygı çizgileri.
Bu çizgilerin böyle çok yoğun olduğu alınlarda çok yoğun kaygılı stresli kişiler diyebiliriz.
Özellikle de 30-35 yaştan önce görülüyorsa kadınlarda olumsuz olarak yorumlanıyor.
Erkeklerde 40 yaş öncesi görülmesi olumsuz olarak yorumlanıyor.
Erken yaşta çıkan alın çizgileri mutsuz evlilik anlamına gelebiliyormuş.
Erkeklerde ise erken yaşta çalışmaya başlamaya işaretmiş.
Ve bir de büyük olasılıkla çok şekerli ve çok yağlı gıdalar tüketip yeterli su içmemekten de kaynaklanabiliyormuş.
Kaz ayağı çizgilerimiz ise bu beni gerçekten şaşırtmıştı.
Genç yaşta böyle kaz ayağı olan erkeklerin başarısız evlilik yapacağı gibi bir yorum var.
Çünkü zorlamalı gülme refleksidir.
Yani yapay gülümsemesinin arka planında aslında kadınları etkileme eğilim olduğu düşünüldüğü için.
Hani kaz ayağı çizgileri bu şekilde yapay gülümsemelerden çıkabilir diye düşünülmüş herhalde.
Tabii ki tek bir bulgu yetmez.
Hemen adamları kadınları yaftalamayın aman diyeyim.
Şimdi gözaltı çizgileri ve torbaları böbreklerle alakalı olabilir ve gözaltı torbaları böbreklerimiz korkuyla ilişkilendiriliyor demiştim.
Genelde mükemmelliyetçi insanlar da rastlanırmış bu.
Sorumluluk sahibi böyle hata yapmaktan korkan sosyal ve mesleki kaygı güdenler de olabiliyormuş.
Eğer böyle torba değil kırışıklık varsa bu kişinin aslında erdemli bir olduğunu, iyi bir olduğunu gösterirmiş.
Eğer çökük ve morsa gözaltımız evil.
Hemen haç çıkartıp kutsal su atıyoruz.
Çünkü şeytani oldukları düşünülüyor.
Hatta bu morlukların üzerinde böyle nike çizgiler varsa dinlen dinlen kaç.
Şaka şaka. Yani bu tek bir bulgu yetmiyor dediğim gibi.
Biz profesyonel değiliz.
Yani bu işin geyini yapıyorum.
Aman diyeyim yani ciddiye almayayım.
Yarın bir kalkıyormuşum.
Benim gözler böyle olmuş. Evil diyorum ya.
Hemen bu kaydı yok ederim.
Peki burun kökü çizginizde yatay bir çizgi varsa bu ne anlama geliyor?
Sıkı tutunun. Bunlar libido killer arkadaşlar.
Libidosu zayıf kişiler bu şekilde olabiliyormuş.
Yani hormonsal sorunları olabiliyormuş.
Burun kemerinizin üzerinde yatay çizgiler varsa kırışıklıklar.
Yaşamınızda sağlıkla bağlantılı bir takım talihsizlikler yaşayabileceğinizi gösteriyormuş bu detay.
Merve ben çok gülmüyorum.
Hayatımda da öyle çok mutlu bir insan olmadım ama gülme çizgilerimin maşallahı var diyenler pankreas sorunu yaşayacak olabilirler ya da yaşıyor olabilirler.
İletişim becerisi yüksek.
İnsanlarda da bu çizgiler oluyormuş.
Dudağınızın üzerinde bir takım işte benler, noktalar, izler varsa bu da zayıf bir dolaşım sistemi olduğunu gösteriyormuş.
Benim var gerçekten dolaşım sistemim de zayıf.
Eğer üst dudağınızın üzerinde böyle dikey çizgiler varsa buna sigara çizgisi de deniyordu sanırım.
Bu dalakla alakalı olabiliyormuş.
İşte hayal kırıklığı çizgisi de deniliyor buna.
Çevrenizde böyle çokça yardım ediyorsanız insanlara makarnalarınızı Karşılığında vefa görmediğinizi düşünüyorsanız üst cüzdanın üzerinde böyle dikey çizgiler olabilir.
Kitaptan bir örnek vermek istiyorum yine.
Kafası böyle belenine göre küçük ve yukarıya doğru sivilerek ilerleyen bir yapıda biri olsun karşınızda yumurta kafalı dediğimiz insanlarından biri.
Bu Çin kültüründe sır saklayamayan, güvenilmez, menfaatçi kişi olarak tanınıyor ama bunu destekleyen başka dayanaklarımız var mı?
Burası önemli. Çünkü mesela işte burun delikleri büyük ve karşıdan görünüyorsa sır saklayamayan, patavatsız, delikoducu biri olabilir.
İşte üstüne bir ağzı büyükse, üstü daha dolgunsa konuşmayı da seven biri gibi algılayabilirsiniz, düşünebilirsiniz.
Kulağına bakarsanız eğer kulağı böyle kafasından uzak ve küçükse ve kulağı böyle sivrilerek yukarı doğru çıkıyorsa kulak memesi de neredeyse yok gibiyse bu kişinin menfaatçi, asi, geçimi
zor, entrikacı ve bencil olduğunu gösterebilir.
Çenesine bakarsanız alt kısmı böyle dışarı doğru çıkıksa yine bencilliğin ve menfaatçiliğin, kibrinin göstergesi olabilir.
Üstüne bir de elmacık kemikleri böyle aşırı çıkıksa dişleri de çarpık ve iri ise söz söylerken kaba biri olabilir gibi gibi.
Yani bir sürü destekleyecek unsur lazım öyle tek başına bir şeyle olmuyor gördüğünüz gibi.
Zaten en başta dediğim gibi yüzünüzde böyle diğer insanlardan size ayıran nokta neresiyse hani karikatürünüz çizilse neresi ön plana çıkar dedim ya en dikkat çekilen yer orayla başlayın.
Bir de ilk kitapta böyle pek çok teknik var yüz okuma sanatıyla ilgili.
Mesela genel yüz tipleri 5 element yorumu var.
Bir sürü var bu arada. Yuvarlak yüz mesela elementi suymuş arkadaşlar.
Böyle şefkatli, yardımsever, iletişim ustası.
Uzun ve oval yüz narsist kişilik özelliği olabilir ama pratik sistemli düzenli insanlarmış.
Üçgen yüz ateş elementi gelişmiş bir zeka.
Yüksek kabiliyet, güçlü, yaratıcı ve ateşli.
Elmas yüz tipindeyseniz eğer insan yönetme beceriniz yüksek olabilir.
Armut yüz şekliniz varsa eğer bu da sıcakkanlı ve uyumlu olabileceğinizi gösteriyormuş.
Kare yüz, analitik, kararlı, saldırgan ve hükmedici gibi gibi yüz şeklini böyle detaylıca anlatmış.
Bir de üç köşk analizi yöntemi var.
Dediğim gibi bir sürü yöntem var kitapta.
Hepsini tek tek anlatsam bitmez podcast.
Bu arada bu üç köşk analizi yönteminde mesela alnımızın ölçüsü arkadaşlar.
Bu bizim düşüncemizi simgeliyormuş.
Alnımızın ölçüsü. Eğer alnımız genişse bu bizim entelektüel arayışa önem veren biri olduğumuzu gösteriyormuş.
Kitaplar ve diğer öğrenme, gelişme ve zihinsel çalışma yöntemleri ilgimizi çekebilirmiş.
Geniş alınırlar. Benim alnımdan...
5 otobanı geçebilir mesela.
O kadar abartmayayım ama geniş sayılır.
Ben 5 element ve 5 temel yüz tipinden toprak tipi kişilik çıktım mesela.
Dolgun yüzlü, sakin, istikrarlı ve güvenilir.
Ağzı sıkık ve işkolikmiş bu toprak tipliler.
Öfkelenirse de boynu ve kulakları kırmızı olurmuş diye yazıyor.
Gerçekten bunlar bende var direkt.
Kulak tipimize göre bile yüz okuma çalışmaları var.
Mesela kulağımızın şekli öğrenme becerimizi gösteriyormuş.
evren biliminde aşırı sert ve aşırı kırılgan kulaklar yüksek tansiyon riskini artırıyormuş.
Çok esnek ve çok ince bir kulağınız varsa bu da güçsüzlük ve dayanıksızlık olarak değerlendiriliyormuş ve hatta kulağımızın pozisyonu bile önemli çünkü dinleme ve öğrenme hızımızı temsil ediyor kulaklarımızın
pozisyonu. Mesela kulaklarımızın başımıza olan uzaklığı onay ya da isyana meyilli olup olmadığımızı gösteriyormuş.
Dışa doğru çıkıksa eğer kulaklanırsınız bu sizin isyanınızdır.
Yani maili olabileceğinizi gösteriyor.
Yapışıksa böyle karşıdan baktığınız zaman kulağınız yok gibi görünüyorsa.
Benim kulağım tam olarak böyle bu arada.
Bu da sizin dinleme becerinizin oldukça yüksek olduğu anlamına geliyormuş.
Siz çoğu zaman uyumlu, mülayim ve toplum tarafından kabul gören saygın insanlarmışsınız.
Eğer bu tarz bir kulağınız varsa, büyük kulaklarım var, kalın kulak memem var diyorsanız bu acımasızlığın göstergesi olabiliyormuş.
Ağzımızın büyüklüğü ise eğlence ile olan ilişkimizi gösteriyormuş.
Büyük bir ağzınız varsa bu sizin eğlenceli, sosyal bir kişilik olduğunuzu, konuşmaya düşkün olduğunuzu gösteriyormuş.
sessiz işte mahremiyet böyle içe kapanıklık içtenlik olarak yorumlanmış kalın bir üst dudağınız varsa açık sözlü dobra bir insan olabilirsiniz ince bir üst dudağınız varsa sözünü
açıkça söylemeyen ama ima etmeyi yeğleyen Ketum kişiliklerin göstergeçliymiş bu.
Kalın bir alt dudaksa hitabet ve ikna kabiliyeti anlamına geliyormuş.
İnce alt dudaksa çekingen duygularını oldukça zor ifade eden kişilermiş.
Ve kalın dudaklar karar verme konusunda oldukça zorlanıyorlarmış.
Ben gerçekten zorlanıyorum.
Kısa böyle ufak tefek minyon insanlardan pek olumlu bahsedilmemiş arkadaşlar.
Dikkat edin denilmiş hatta.
Düzgün sıralı böyle sağlıklı dişleriniz varsa eğer.
Bu sizin kolayca, hızlı, isabetli bir karar verme yetinizin olduğunu gösterebiliyormuş.
Çarpık dişlilerse tam tersi.
Eğer kirpiğiniz böyle düzse açık sözlü ve samimi olabilirmişsiniz.
Hatta ikinci kitapta imza ve yazı şeklimize göre bile kişilik analizleri yapılmış.
Yani bu konu lebi derya bir konu.
El yazısı ve imza üzerinden kişilik analizleri var.
İkinci kitapta grafoloji deniliyor buna.
Bu da beni çok ilgimi çekiyor.
Merve azıcık da buna değin diyorsunuz şu an.
duyabiliyorum çünkü çok merak ettiniz değil mi çok az bahsedeceğim size bundan çok uzattık yine bölümü mesela büyük harflerle atılan imzalar yüksek bir özgüven işte dışa dönük bir karakter
dobra ve patafatsız kişiler olabiliyorlarmış.
Bazen çok saf böyle çok naif tepkileri de olabiliyormuş bir insanların.
Şu an aklıma biri geldi ve gerçekten tam olarak böyle küçük harflerle atılan imza sakin, sessiz, utangaç ve içe kapanık biri olabileceğinizi gösteriyormuş.
Eğer böyle okunaksız, karmaşık bir imzanız varsa bu da sizin iletişim sorunu yaşadığınızda huysuz bir kişilik olduğunuzu da gösterebiliyormuş.
İmzanızın içinden böyle bir çizgi geçiyorsa bu sizin kendinizi acımasızca eleştirdiğiniz anlamına gelebiliyormuş.
Yazı yazarken böyle çok güzel bir el yazınız varsa bu sizin mükemmelliyetçi olduğunuzu tahammülsüz ve fazla detaycı hatta pimplikli olabileceğinizi de gösteren bir detay olabilirmiş.
Kuralcı, disiplinli ve yüksek kaygılı da olabilirmişsiniz.
Böyle mükemmel yazanlardan bahsediyorum.
Eğer sözcükler arasında böyle çok fazla mesafe bırakarak yazıyorsanız arasından tır geçecek kadar böyle sıkılmış daralmış bir ruh haliniz olabilir.
Eğer az mesafe bırakıyorsanız da çok arkadaşınızın olabileceğini sosyal bir kişilik olabileceğinizi söylemiş Murat Kaplan.
O zaman bir podcastın daha kapanışını bu kitaplarda çokça vurgulanan şu sözde yapmak istiyorum.
Kalbinizi değiştirirseniz.
Yüzünüzü değiştirirsiniz.
Yüzünüzü değiştirirseniz kaderinizi değiştirirsiniz.
Açıklamaları bırakmış olduğum linke tıklayarak bize özel 55 sanat kodu ile Kamile'nin çılgın indiriminden hemen faydalanabilirsiniz.
%55 indirim var.
Sonra duymadım demeyin. Bu çarşamba günü yine beraberiz.
Beni hangi platform üzerinden şu an dinliyorsanız takip etmeyi unutmayın.
Sana ne ya ben kaçak dinliyorum belki kardeşim diyenler.
Yüz okuma sanatından sizi bulurum.
Öpüyorum sizi. Kendinize iyi bakın.
Bay bay. Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
