
Büyük Cambly indirimi başladı! Ayda 289 TL’den başlayan fiyatlarla İngilizcenizi geliştirin, geleceğinize yatırım yapın.
link: https://cambly.biz/60uzayli
Kod: 60uzaylı
Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi
Twitter: @OrtamlardaB
* Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com
Farkındalık Defteri: https://www.podcastbpt.com/ortamlarda-satilacak-bilgi *
*Bu bölüm "Cambly" hakkında reklam içerir*
Transkript
Cambly Ortamlarda Satılacak Bilgi'yi sunar.
Herkese merhaba ben Merve.
Bugün yaklaşık bir buçuk sene aradan sonra belki de iki sene olmuştur tam hatırlamıyorum.
İlk kez bir tarikat bölümü yapacağım arkadaşlar.
Oldlar bilir daha önce size bir sürü şeytani tarikat liderini anlatmıştım.
Dünyaca ünlü olanları.
Bugün yine son zamanlarda çok ilgimi çeken evil bir tarikat lideriyle geldim.
Malum platformda belgeseli de var.
Adam böyle bir sürü kitap yazmış hala yaşıyor.
Hala ona inananlar var bunca şeye rağmen.
Zaten en şaşırtıcı olan da buydu benim için.
Dünyanın dört bir yanında hala müritleri var ve bu konuyu araştırırken böyle sürekli içimden abi siz kafayı mı yediniz ya derken buldum kendimi itiraf ediyorum.
Geçen günde arkadaşıma anlatıyordum bu tarikati.
Bir yerde böyle gülmekten boğuluyordum anlatamadım.
Yine kesin öyle olacak.
O kısmı nasıl anlatacağım bilmiyorum.
Neyse hadi başlayalım.
Şimdi bir saniye Ramazan ayındayız ve eminim çoğunuz bu podcast'ı şöyle açtınız.
Tövbe estağfurullah. Ufo dini ne ya?
Uzaylıların peygamberi.
Var ama var. Ya bir de bu son dönemlerde çift çiftçi hoca mı ne var gündemde?
Pakistan'da bir tarikat liderimine kendini sufi rehber olarak tanıtmış.
Sufi rehber dikkatinizi çekelim ama insanları suratına tükürüyor iyileştirmek için.
Ya o bir tane fenomen de oraya gitmiş.
Türk fenomen. Hani işte görüntü ne oluyor ne bitiyor burada diye.
Yazık virüs kapmış buradan geçmiş olsun diyorum kendisine.
Tarikatın adı bile komik.
Çuf çuf tarikati nedir ya?
Bir de uçan spagetti canavarına inananlara gülüyorsunuz.
Pasta faryanizm dini.
Böyle bir şey var uçan spagetti canavarı.
Hep söylüyorum. Ona da ben bir podcast yapayım hatta.
Pasta faryanizm yani pasta makarnadan geliyor.
Faryanizm nereden geliyor? Bob Marley bölümünü dinleyenler anladı.
Rasta faryanizm dinini anlatmıştım size o bölümde uzun.
Bunun uzunu anlatmıştım. Oradan geliyor ikisini birleştirmişler.
Bir de bu dinin mensupları din de değil aslında bu parodi din diyeyim daha doğrusu.
Uçan spagetti canavarına inananlar diyorlar ki abi akla fiziğe aykırı olan her şeye inandınız.
Bizce bize de inanırsınız.
Bence çok haklı bir isyan.
Şu tarikatlara bakınca hele bugün anlatacaklarım.
Şimdi arkadaşlar önce kısa bir özet geçeceğim size.
Nedir bu UFO dini ve nasıl tarikata dönüştü?
Bunlardan bahsedeceğim ve neden sonradan haklarında pek çok dava açıldı?
Yani hakkında bilinmeyen pek çok şeye değineceğim bu bölümde.
Hani belgeselin dışına çıkacağız.
Onun kitaplarına da baktım çünkü ben.
Dediğim gibi bir sürü kitap yazmış ama Türkçe'ye çevrilmemiş.
Oradan işte çocukluğuna indim.
Böyle bir araştırmalar yaptım.
Geldim. Şimdi gerçek adı Claude Maurice Marcel Varian arkadaşlar.
30 Eylül 1946'da Fransa.
Yansa da küçük bir kasabada doğuyor Vichy şehrinde.
Babası bilinmiyor. Buranın altını hep çiziyor zaten.
Babamı tanımıyorum bilinmeyen birisi.
Tanımadığım bir babadan dünyaya gelmişim.
Bunun hep altını çiziyor.
Babası Yahudi bir mülteciymiş arkadaşlar söylemine göre.
Diyor ki ben diyor bir mağarada doğmadım.
Bir klinikte doğdum ama doğumum gizlendi diyor.
Şimdi burada bir parantez açacağım.
kendini böyle bir İsa'laştırma, Musa'laştırma, bir peygamberleştirme çabası var.
Yani bu doğum hikayesinde fark ettiniz mi bunu?
Merve belki tesadüf olmuştur diyebilirsiniz.
Peki şunu demesi de mi tesadüf arkadaşlar?
Kitabında diyor ki 25 Aralık 1945'te annem bana Gebe kalmış diyor.
Aa ne tesadüf değil mi?
Tam da Noel zamanı yani Hazreti İsa'nın doğumunu kutlandığı gün annesinin rahmine düşmüş.
Bir de diyor ki ediyor ana rahmine düşmekle neticede doğum aynı sayılır.
Hani Hazreti İsa'yla ben aynı gün demeye getiriyor.
Abi tamam da annenin tam o gün yani 25 Aralık günü gebe kaldığını nereden biliyorsun değil mi?
Doğumla ilgili bence çok bir bilgisi yok.
Erken doğum, geç doğum bunları bilmiyor.
Bir de demiş ki Aralık ayı neredeyse 2000 yıldır çok önemli bir tarih demiş.
Adamın Eylül'de doğması dışında bir sıkıntı yok.
Neyse onu işte büyükannesi ve teyzesi büyütüyor, anneannesi büyütüyor.
Yani bu arada annesi ve anneannesi de ateistmiş arkadaşlar.
Kurmuş olduğu din de zaten ateist bir temele oturuyor.
Ya aslında çocukluğu böyle...
Diğer tarikat liderleriyle çok benziyor baktığınız zaman.
Büyük çocukluk travmaları var.
Annesi mesela onu doğurduktan sonra klinikte gizlice doğuruyor dedim ya.
Sonra Rahal'i uzun süreler boyunca arkadaşımın oğlu diye tanıtmıştır.
Yani kendi oğlum dememiştir.
Bir de Rahal henüz 1 yaşındayken 1947 yılında büyükannesiyle yaşamış oldukları evin yakınında garip bir uzay aracı.
Bir gemi gördüğünü iddia etmiş anneannesi ve bunu hiç kimselere diyememiş.
Tabii bu Rael'in uydurması da olabilir.
İşte güya anneannesi işte halüsinasyon görüyorsun ya derler diye kimselere diyememiş bunu ama Rael'e itiraf etmiş sonradan.
Tabii doğruysa. Bir de çocukluğunda yine bence çok önemli bir detay bu.
Yaşadığı yerde yaşlı bir adam var ve bu adamın uzun bir pelerini var.
Garip bir adam böyle giyimi kuşamı garip.
Çocuklar da ondan zaten çok korkuyorlarmış.
Yetişkinler adamla alay ediyorlarmış ve İsa Mesih diyorlarmış alay ederken.
Ama dalga geçme amaçlı.
Ve bu adam hiç çalışmazdı diyor Rael.
Bu benim dikkatimi çekti. Çünkü ileride kuracağı tarikatın altyapısında da bu var.
Çalışmama olayı var. Ve Rael'in dikkatini çeken şeylerden biri de.
Hani bu adam nasıl geçiniyor?
Çalışmıyor ama nasıl geçiniyor?
Çocukken bunu düşünmüş. E sonradan zaten Rael de yolunu buluyor.
Nasıl geçineceğini buluyor.
Aynı bu adam gibi. Herkes diyor bu adamdan çekinirdi.
Ama ben diyor çocukken ona çok çekinirdim diyor.
Hatta evine bile gitmiş.
Adamın evine. Ben diyor hep diğer çocuk.
Çocuklardan farklıydım. Böyle kitap okurduğum böceklere bakmayı çok severdim.
Hep böyle bir farklılığını vurgulama var bu biyografisinde.
Bir de çocukken böyle yarış arabası tutkusu varmış 9 yaşından beri.
En büyük tutkun motor sporları oldu her zaman diyor.
Hep bir yarış pilotu olmak istemiş.
Sonra bir katolik yatılı okuluna gönderiliyor ve vaftiz edilmeden cemaate katılıyor.
Bu bir skandala yol açmış zaten.
Sonra okuldan kaçıyor.
Bir sürü olaylar yaşıyor.
İşte otostopla Paris'e gidiyor.
Burada 3 sene kafelerde çalışıyor, kaberelerde.
Müzik yapmaya çalışıyor. Geçimini bu şekilde müzikle sağlıyor.
Ve o sıralarda bir ulusal radyo programı yöneticisiyle tanışıyor.
Şansı dönüyor gibi oluyor.
Plak yapıyor. Yaptığı plak tutuyor.
Popçu olma yolunda ilerliyor.
Yeni adı da Claude Seller arkadaşlar.
Sahne adı. 6 tane single çıkarıyor.
Amacı da burada küçüklüğünden beri hayalini kurmuş olduğu yarış arabasını satın alabilmek.
Takmış yani yarış arabasına.
Hıza takmış daha doğrusu.
Bence belki de UFO'lar, uzaylılar falan işte onların araçları çok hızlı ya.
Işık hızında gidiyor. diyoruz.
O yüzden mi kafayı taktı bilmiyorum artık insanın aklına her şey geliyor.
Para biriktiriyor habire yarış otomobili almak için.
Ama bu müzik yapımcısı var ya intihar ediyor arkadaşlar.
Ondan sonra bütün hayalleri suya düşüyor.
Müziği bırakmak durumunda kalıyor ve ne yapsam ne yapsam diye düşünürken spor muhabiri olarak çalışmaya başlıyor.
Yani değişik bir kariyeri var.
O süreçte bir hemşireyle tanışıyor.
Adı Maripal Cristini ve evleniyorlar.
Bir dergi çıkarıyor o evlendikten sonra.
Kendi yayın evini kuruyor.
Otopop diye bir spor araba dergisi çıkarıyor.
Şimdi arkadaşlar az sonra anlatacaklarımdan sonra belki de bu adamın tarikat kurma hikayesinin arkasında bile bu otomobil sevdası vardı diyeceksiniz.
Ben açıkçası böyle düşünüyorum.
Şimdi size bu belgeselde yer almayan ve bu ilk eşinin onun hakkındaki beyanlarından bahsetmek istiyorum.
2003 yılında Rael için söylemiş olduğu sözler çok çarpıcı.
İlk eşi Marie dediğim gibi 1971 yılında evleniyorlar ve o sıralarda 71 ile 74 arası spor arası.
Arabası dergisi çıkarıyor.
Geçimini bu şekilde sağlamaya çalışıyor.
Daha tarikati falan kurmamış arkadaşlar.
O sıralarda 25 yaşında falan hayalleri olan bir genç.
Eşi diyor ki ben bu adamla 15 sene evli kaldım.
Benim ve çocuklarımın hayatını mahvetti diyor.
Beni istismar etti. Benim beynimi yıkadı.
İnsanları klonladığını iddia etti.
Çok kötü niyetli bir insan diyor bu adam için.
Evliliğimiz sırasında yüzlerce genç kadını seks amaçlı evimize getirdi.
Ve çocuklarım da maalesef ki bu ahlaksızlığa maruz kaldı diyor.
Bana hizmetçi muamelesi yaptı.
Ergenlik çağında çocuklarım vardı.
Onların da beynini yıkadı. Ve ben uzaylı bir ırk için ilahi haber...
Haberciyim deyip duruyormuş insanlara.
Çocuklarına da aynı şekilde. Çocuklarım diyor çıplaklığa ve seks partilerine maruz kalarak büyüdü.
Bir kızı bir oğlu var. Çok alaycı, çok manipülatif, karizmatik bir adam olduğunu söylüyor.
Ve evliliğimizin sadece yarısında evdeydi.
Bu işte tarikat lideri olduktan sonra değişiyor.
Bambaşka bir insan oluyor ve bir günde oluyor arkadaşlar.
Az sonra anlatacağım orayı. Zamanının geri kalanında hep seyahat ediyordu diyor.
Dünya çapında vaazler veriyordu.
Öğrenciler toplamaya çalışıyordu.
Ve evdeyken yüzlerce kadınla...
Yattı diyor. Her gün yeni bir tane kadın getiriyordu eve diyor.
Ve sonra bir gün artık bana ihtiyacı kalmadığını söyledi.
Ve benden ayrıldı.
Çocuklarımı da elimden aldı diyor.
Hatta çocukları da annelerine düşman etmiş.
1971'de evleniyorlar. 2 sene sonra eşi hamileyken Amberty ziyarete gidiyorlar.
Royal'in memleketi burası. Ve bir gün Royal evden çıkıyor.
Bir yanardağın eteğinde sövmüş bir yanardağın eteğinde yürüyüşe gidiyor güya.
Ve döndüğü zaman bambaşka biri olarak geliyor.
Yani Cloud olarak diyor, Royal olarak geri geliyor.
Güya bu yürüyüş esnasında tek başına bu arada bir uzay gemisi görüyor.
Uzay gemisi işte aşağı iniyor ve içinden küçük böyle çocuğa benzer bir yaratık iniyor.
Yeşil bir yaratık uzaylı.
Ve işte bununla konuşuyor. Seni elçi olarak seçtik falan filan diyor.
Buraları anlatacağım az sonra. Yani o günden sonra değişiyor.
Adam bambaşka biri olarak geliyor.
Ve karısı diyor ki Rael için tüm bu Royalian hareketi dediğimiz hareket daha fazla seks yapmak ve cinsel tatminini sağlamak için aslında bir numaraydı diyor.
Onun her zaman... O zaman muazzam bir egosu vardı ve her zaman bir tapınılma ihtiyacı vardı diyor karısı.
Sonradan tarikatten ayrılanlar da aynı şeyi söylüyorlar.
Çok sinsi, çok kurnaz ve manipülatif biri olarak nitelendirmişler onu.
Teyzesi bile diyor ki ya benim yetiştirdiğim çocuk, benim yeğenim nasıl bu şekle geldi, nasıl böyle oldu diye hayretler içerisinde kalmış.
Şimdi bu Rael'in nasıl tarikat kurduğuna, bu tarikati nasıl şekillendirdiğine bakalım.
Öncelikle öğretilerinde neler var?
değinmek istiyorum. Diyorlar ki yaratıcı bir tanrı yoktur.
E bizi kim yarattı o zaman?
Onlara göre, real yenilere göre bizi Elohimler laboratuvar ortamında kendi suretlerinde yarattılar deniliyor.
E Darwin'in evrimini kesinlikle reddediyorlar.
Bundan 22 bin yıl önce Elohim yaşam yaratma yeteneğini keşfetti ve bunu kullanabileceği gezegenler aradı.
Yani insanı yarattı ve daha sonra bir gezegen yarattı.
Hatta 3 tane gezegen yarattığını, bunlardan bir Birinin de dünya olduğunu söylüyorlar ve böyle bir laboratuvar ortamındaymış gibi insanları buraya bırakıyorlar.
Yani laboratuvarda yaratıp buraya bırakıyorlar.
Hayat akıllı tasarımın ürünüdür diye düşünüyorlar ve ilk insanları da Elohim bilim adamları bundan 22 bin yıl önce aynı böyle bir deney yapar gibi yaratıyor ve dünyaya bırakıyor öyle düşünüyorlar.
Dediğim gibi insanları kendi DNA'larından ve kendi suretlerinden yarattığına inanıyorlar.
Dünyadaki bilim insanlarının insanların ileri teknolojiden yararlanmasını istemediklerini düşünüyorlar.
Çünkü insan ömrünün uzatılmasını bilmemizi istemiyorlarmış.
Ama bazı bilim insanları bu yasağa delip geçmiş.
Gerçek kapasitemizi keşfetmek için yola çıkmışlar.
Bu da böyle bir nevi tanrılaşmak yani ölümsüzlük gibi görülüyor.
Elohimlerden bazıları dünyada sürgünmüş ve insanlarla evlenmişler.
Dünyayı nükleer silmişler.
İlahla yok etmeye karar vermişler ve devasa bir uzay gemisini inşa etmişler.
Sonra bir sel felaketi olmuş ve Nuh tufanı misali bu sel felaketi.
Sonra Yahudiler bu uzay aracına yani bir nevi Nuh'un gemisine binip dünyadan ayrılmışlar.
Sonra Elohimler dünyaya normal insan gücüne sahip peygamberler göndermişler.
Bunları da Real bize aktarıyor.
Yani diyor ki uzay gemisine bindiğimde bana bunları söylediler.
Bir de şunu söylemişler. İncil'de alegorik bir anlatım var.
Aslında işte İncil'deki iyilik ve kötülük ağacı var ya işte Adem'le Havva'nın meyvesini yediği meşhur ağaç.
Gözlerinin açıldığı ağaç.
O ağaç aslında ileri derecede bilgiyi temsil ediyormuş.
Yılan muhabbeti insanların tam böyle bilgiye sahip olmasını tam anlamıyla bilgiye sahip olmasını isteyen uzaylı yaratıcılarmış yılanlar.
Hayat ağacı yaratıcıların ikametgahı.
Adem'le Havva'nın kovuluşu ileri derecede bilgiye erişimin sınırlandırılması anlamına geliyormuş ve adenden yani eden cennetten kovuluş anlamına geliyor.
Nuh'un gemisi ve Babil Kulesi aslında uzay gemisidir.
Semson'un yani Simpson'da deniliyor ona.
Saçları telepatik iletişim için anten görevi görüyormuş aslında.
Ahit sandığı denilen şey İncil'de geçer ya ahit sandığı nükleer bir cihaz.
Yunus'un balık hikayesi hani balık tarafından yutuluyor ya Yunus peygamber.
Bunun da bir denizaltı yani balığın bir denizaltı olduğunu söylemiş.
Şimdi bunlar ne Merve diyorsanız bunlar Ra'ele Elohim'in açıklamış olduğu İncil'deki.
esas gerçeklermiş.
Sonra 1975 yılında Rael Elohim gezegenine götürüldüğünü iddia ediyor ve ona kıyamet çağının yani kıyamet çağı dediği şey atom bombasının Hiroshima'da patlamasından bu yana geçen dönemin peygamberi
olma görevi verildiği söyleniyor.
Yani son peygamber benim diyor Rael.
Ve zaten şu an Japonya'da yaşıyor.
Rael insanlığın gerçek kökenlerini ve doğasını ortaya çıkaracak kişi benim diyor.
Beni görevlendirdiler diyor.
Ve nihayetinde amacı ne Merve derseniz?
Tek dünya hükümeti arkadaşlar.
Tek bir dünya dili, tek bir para birimi.
Masonik bir örgüt bu zaten.
Bunu da nasıl yapacaklar? İleri teknolojiyle, bilimle bunları sağlayacağız diyorlar.
İşte ölümsüzlükte bunlar mümkün olacak diyorlar.
Ölümsüzlük içinde klonlama olayına bayağı böyle bir kafayı takmışlar.
Real, realiyanizmi ilk ateist bilimsel din olarak tanımlıyor.
Az sonra size vaftiz törenlerinden böyle geniş geniş bir şeylerden bahsedeceğim.
Bu vaftiz töreni de önemli.
Buna dönme yasası da diyorlar.
Şöyle şimdi siz diyelim ki bir realiyan olacaksınız.
Oraya gidiyorsunuz. Diyorsunuz ki ben kardeşim Hristiyanlıktan vazgeçtim.
Artık eski inanışım neyse bundan vazgeçtim.
Kilisemden vazgeçiyorum.
Sana bir belge imzalatıyor.
Ve üçüncü gözlerinin bulunduğuna inandıkları hani yüzümüzün ortasında bir bölge var ya ön kemik parçası.
Bunu övdükten sonra kesip buzda saklanması için bir banka kasasında tutanlar varmış arkadaşlar.
Oh my god. Ve yeniden canlanınca lazım olur diye tutuyorlarmış.
İsviçre'deydi sanırım bu. Yılda dört kez vaftiz törenleri var.
Birisi 6 Ağustos 19...
1845'te yani 6 Ağustos tarihinde yapılıyor.
Hiroshima'nın yıl dönümü arkadaşlar atom bombası.
Bugün vaftiz ediliyor Rael yenler 4 kere yılda.
13 Aralık'ta işte Rael'in ilk karşılaşma zamanı Elohim'le.
7 Ekim'de yapıyorlar. Bu da Elohim gezegenine gittiği tarihmiş.
Bir de arkadaşlar Nisan ayının ilk pazar günü yapıyorlarmış.
Bunun da Adem'le Havva'nın Elohim tarafından yaratıldığı gün olarak kabul edildiğini söylüyorlar.
Yılda 4 kez vaftiz törenleri var.
Rael müritlerine değişik bir meditasyon uyguluyor arkadaşlar.
Hepsi çalıntı bunların.
Yani bu meditasyonlar çalıntı, kitaplarındaki şeyler, bilgiler çoğu şey çalıntı.
Sonradan çıkmış zaten ortaya ama kim inanır kimse inanmıyor.
Müritleri devam. Bazıları ayılmış da çok sonradan.
Şimdi Rael ne demek?
Ra adı üstünde Mısır tanrısı Ra.
Elde Elohim'den geliyor arkadaşlar.
Işık getiren gibi bir anlamı var.
Dediğim gibi 1970'lerde bu adam bir yürüyüşe çıkıyor.
Volkanik bir dağın eteğinde.
O sırada bir uzay gemisi iniyor güya.
İçinden işte Elohim adlı uzaylılar iniyor.
Diyorlar ki biz seni seçtik Pikachu.
Sen diyor bizim işte mesajlarımızı yayacaksın.
Uzaylıların mesajlarını yayacaksın.
Bu adam da çıkıyor basına.
İşte diyor ben uzaylılarla karşılaştım.
Bana şöyle dediler, böyle dediler.
Kendine sadık takipçiler bulmayı başarıyor bu şekilde.
Yani diyor ki ben size uzaylılardan...
Vahiy getiriyorum. Ben diyor peygamberim UFO dininin peygamberi benim diyor.
Hazreti İsa da benim kardeşimdir diyor.
Buraya az sonra döneceğim. İnsan bebeğini klonlamak bizim hedefimiz diyor.
Ve gerçekten de böyle şeylerle uğraşıyorlar.
Rahiliyenler insan klonlamak istiyorlar.
Bir ölümsüzlük bağlantısı var burada.
Rahil böyle bir sürü programlara çıkıyor.
Diyorlar ki sen deli misin nesin hani böyle şeyler söylüyorsun.
O da diyor ki yani göklerde diyor aksakallı bir dede olarak hayal ettiğiniz bir tanrı var.
Sizce hangimiz deliyiz diyor.
İnsanlara böyle cevap veriyor.
Uzaylılar diyor bizi kendi suretinde yarattı.
Evrim teorisini bilim adamları hiçbir şekilde sorgulamadan doğru kabul ettiler.
Ama bu doğru değil.
Biz maymundan gelmedik. Biz uzaylılardan geldik diyorlar.
Her şeyin arkasında bir akıllı tasarımcı var diyorlar.
Bunu da Elohim söylemiş.
Elohimler tanrıdır. Onlara dua edeceksiniz diyor Rayel.
Ve son peygamber benim diyor dediğim gibi.
Dua ediş şekilleri de böyle avuç içlerini gökyüzüne doğru kaldırıyorlar.
Meditatif bir halde gözlerini kapatıp.
Teşekkürler Elohim. Teşekkürler Elohim diye garip garip ilahiler söylüyorlar.
Bu arada aç parantez 1970'lere baktığınız zaman böyle dünyanın her yerinden işte UFO gördük bilmem ne UFO ihbarlarının çok olduğu bir dönem bu.
Özellikle de Amerika'da büyük bir etki yaratıyor.
Hani belki diyorum bu yüzden Keriz silkelemiştir.
Rael bu şekilde yolunu bulmuştur.
13 Aralık 1973'te zaten ilk kez vahiy aldığını söylüyor.
O da şöyle oluyor arkadaşlar onu da anlatayım.
Bir gün böyle dediğim gibi doğa yürüyüşüne çıkıyor.
Volkanik sönmüş bir dağın eti.
yürürken bir anda diyor gökyüzünde parlayan bir cisim gördüm.
Uçan daire gördüm. Gitmek istedim o anda ama gidemedim.
Bir şey beni orada tuttu diyor.
Sonra diyor araçtan yeşil bir uzaylı indi ve benimle diyor çok düzgün bir şekilde Fransızca konuşmaya başladı.
Uzaylı buna demiş ki ben demiş her dili konuşabiliyorum.
Yani her dili konuşmasına gülmüyorum şu anda.
Düşünsenize bir uzaylı ile karşılaşıyorsunuz ve ona diyorsunuz ki nasıl bu kadar akıcı bir şekilde Fransızca konuşuyorsun?
Yani ilk sorduğu soru bu mu olur?
Ben dilimi yutarım be korkudan.
Uzaylı her dili konuşabiliyor ne?
Biz daha İngilizceyi halledemedik Mervet diyorsanız.
Bu senenin ilk ve Cambly'nin artık en büyük indirimi başladı arkadaşlar.
Muhtemelen uzaylı da Cambly'den eğitim almıştır.
Çünkü aylık 289 TL'den başlayan fiyatlarla.
Ve kampanya bittiğinde bu fiyatları bir daha bulamayacağız arkadaşlar.
Biliyorsunuz size ne zaman uygunsa 7-24 Cambly'e istediğiniz yerden bağlanıp eğitim alabiliyorsunuz.
Zamanı, mekanı, konuşulacak konuyu, istediğiniz ana dili İngilizce olan eğitmeni kendiniz seçebiliyorsunuz.
Ben olsam bu uzaylı muhabbetini konuşurum hocalarla.
Amerika'da en sevilen...
sohbetlerden biri olsa gerek.
Yani nedense bu UFO'lar hep oraya iniyor.
Bunu sorun bence. Niye oraya iniyor?
Bize özel indirim kodumuz 60 uzaylı.
Açıklamalardaki linke tıklayıp bu kodla bu büyük indirimden faydalanabilirsiniz.
İster bireysel ders alın, ister 2-3 kişilik grup derslerine katılın.
Canınız nasıl istiyorsa.
Haftada sadece böyle bir saatimizi bile ayırsak yıl sonunda bambaşka bir İngilizce seviyesinde oluruz.
O yüzden bu indirimi kaçırmayın derim.
Geleceğine yatırım yapmak isteyenler 60 uzaylı koduyla hemen bu indirimden faydalanabilir.
Duyanlar duymayanlara iletsin arkadaşlar.
Hadi devam edelim. Bir de kitabı...
var dedim ya gerçeği anlatan kitap diye bir kitap yazmış.
Bu kitabı okuyanlar sonradan müridi oluyorlar.
Hani burada yazanlara baya inanıyorlar.
Kitaptan da biraz bahsetmek istiyorum.
Burada işte değişik şeyler var.
Mesela diyor ki yaratılışta yazılanlar doğru.
Yani Elohim İbranice'de gökten gelenler anlamına geliyor.
İlkellerin tanrı olarak adlandırdığı Elohim aslında gökten gelen bir uzaylıydı diyor.
DNA sayesinde bilimsel olarak insanları kendi suretinde yaratmışlardı.
Ayrıca Musa, İlyas ve İsa Mesih'in bu dünyanın dışı varlıklar yani Elohim tarafından seçilmiş varlıklar olduğunu söylüyor kitabında.
Rael'den sonra kova burcu gelecekmiş.
Yani kıyamet çağı gelecekmiş.
Kova için derler yani işte teknolojinin burcudur ya.
Kova burcu öyle adlandırılır.
Yani ben son peygamberim diyor.
Hazreti İsa bölümünde size bu çağlardan bahsetmiştim.
Rael uzaylı ile ilk temasında uzaylı ona diyor ki telepatiye inanır mısın diye soruyor.
İşte ben diyor bütün dilleri biliyorum diyor uzaylı.
Bayağı sohbet muhabbet etmişler çay kahve.
Sonra diyor ki seni diyor çok zor bir görev için seçtim diyor uzaylı.
Sana diyor anlatacak çok şeyim var.
Uçan daireme gel diyor.
Orada konuşalım diyor. Ve bu uzaylının adının Yahve yani Yehova olduğunu söylüyor.
6 gün boyunca görüştük diyor.
Yahve parlak tanrı demek.
Sonra işte Jüpiter'e dönüyor bu isim.
Jove oluyor, Jüpiter oluyor.
Jove de Roma Panteonu'nda paganların en yüce tanrısı arkadaşlar.
Roma'nın Zeus'u gibi düşünebilirsiniz.
Rael dediğim gibi güya bir yanardağın eteğinde vahiy alıyor.
Neden bunu vurguluyorum ısrarla?
Çünkü Yehova başlangıçta bir volkan tanrısı.
Yanan çalı olayını hatırlayın.
Hani burada ısrarla yanardağ vuruyor.
Vurgulama sebebi bu. Kendini ateş olarak göstermiştir en başta.
Bir de bu tarikate katılanlara baktığımız zaman böyle sosyal bir sınıf yok.
Hani bazı tarikatlar böyle sadece zenginlere hitap ediyor ya burada öyle bir şey yok.
Bir de şu dikkatimi çekti.
Raeliyenlerin içerisinde çok fazla eşcinsel var.
Lezbiyen, transseksüel, gay böyle cinsel yönelimi farklı olan insanlar çok fazla burada.
Bunun sebebi de bizi yargılamadıkları için diyorlar.
Burada utanmaymış, yargılanmaymış böyle bir şey yok.
Yani insanlara sevgiyle kucak açıyoruz diyorlar ama bu sevgi...
Tabii hem başka anlamda sevgilere dönüyor sonra.
Şimdi size en başta bir vaftizden bahsettim ya.
Bu raelyenler de önemli bir şey.
O yüzden bunu açmak istiyorum. Rael vaftizi denilen bir şey var.
Bu da hücresel planın aktarımını gerçekleştirmek arkadaşlar.
İlk önce buraya gelen raelyenler vaftiz ediliyorlar.
Bu nasıl bir vaftiz Merve?
Şöyle şimdi raele göre hepimiz doğuştan bir enerjiyle.
Genetik bir kodla dünyaya geliyoruz ve hepimiz belirli bir dalga boyuna sahibiz.
İşte bu dalga boyu çok önemli çünkü bizim bütün eylemlerimizi kontrol eden bir bilgisayar var.
Yukarıda Elohimlerin bilgisayarı.
Bizim bütün eylemlerimiz bu bilgisayara gönderiliyor diyor Rael.
Ve kendimizi biz uzaylı yaratıcılarımızla bir hissedebilmek için vaftiz olmamız gerekiyor diyor.
Vaftizi de genelde kendisi yapıyor müritlerine.
Böyle eline bir kase su alıyor.
Elini batırıyor suyun içine.
Sağ elini alnına koyuyor.
Sol elinin ensesine koyuyor. Elohim bizi tanıdı diyor.
Böyle bir vaftiz töreni. Bu hücresel planın aktarımı oluyor Raelian'lere göre.
Bunu yapınca yaratıcıları varsaydıkları Elohim ile temasa geçiyorlar ve onu tanrı olarak kabul ettiklerini göstermiş oluyorlar.
Yani bir nevi dine giriş ritüeli diyebiliriz.
Raelian olmak için bu bir şart.
Daha sonra Rael bu uzaylılarla görüşmeye güya devam ediyor.
İkinci bir teması olduğunu iddia ediyor dünya dışı varlıklarla.
Onlarlıkların onu işte gemilerine bindirip kendi gezegenlerine götürdüğünü iddia ediyor.
Hatta diyor ki yani o kadar güzel bir yerde ki diyor cennet gibiydi diyor.
Bir sürü sincap gördüm diyor.
Pembe sincaplar, mavi sincaplar gördüm diyor.
Ve orada, burası çok enteresan, yüce peygamberlerin olduğu bir masada bir yemeğe katıldım diyor.
Musa vardı diyor, İlyas vardı diyor.
İşte Buda vardı, Hazreti İsa vardı, Hazreti Muhammed vardı diyor.
Böyle bir yemeğe katıldığını iddia ediyor.
Peygamberlerin de hatta hücresel ve DNA müdahalesi işlemin sayesinde hayatta.
Hayatta kaldığını iddia ediyor.
Hazreti İsa güya ona demiş ki yemekte biz kardeşiz demiş.
Ama kafamız nasıl güzel.
Bu ne be? Şimdi arkadaşlar Rael'in şöyle bir mottosu var.
Diyor ki eğer kafandaki kilodu çıkarmak istiyorsan önce kıçındaki kilodu çıkar.
Böyle bir mottosu var.
Ve milleti soyuyor.
Bu Hristiyanlık inancında büyüyenlere çok zıt bir şey.
Yani özellikle Katolik'seniz düşünsenize hani bu tarz bir çıplaklık.
Hani anadan üryan çırılçıplak soyunup geziyorlar.
Kadın erkek karışık. Ve Rael müritlerine bir ayna egzersizi yaptırıyor.
Hani en başta dedim ya yarıldım falan diye.
Burasıydı orası. Bunu nasıl anlatacağım bilmiyorum.
Hepsinin eline bir ayna veriyor.
Düşünün bak çırılçıplaklar insanlar.
Çimlerin üzerine oturmuşlar.
Rael diyor ki hepsinin eline bir ayna veriyor.
Şimdi diyor. Kendi anüsünüze bakacaksınız.
İnceleyeceksiniz diyor. Sebebi neydi ki lanet olsun.
Ve gerçekten hepsi cinsel organlarını incelemiş.
Böyle santim santim inceledik diyor.
Buradaki amaç şu utanmayacaksınız.
Kendi bedeninizden.
utanmamak gibi bir esas var burada.
Bir Raelian diyor ki büyük bir ailenin ferdi olmak gibi bir şeydi.
Hani burada olmak böyle bir duygu.
Tarikata katılma sebepleri de bu zaten.
Ki çoğu insanın böyle işte buraya gelenler de böyle bir manevi arayış içerisindeler.
Hayatlarından memnun değiller.
Bir boşluktalar. Hani böyle bir topluluğa ait olmaktır ya tarikata girme sebepleri insanların.
Burada da aynısı var. Raelianlar kendilerine ait bir yer inşa etmek istiyorlar.
Ki zaten tarikatları daha önce anlattım size liderlerini.
Tarikat liderlerinin bir sonrası Sonraki hamlesi genelde bu olur arkadaşlar.
Kendilerine bir mekan kurmak.
Mesela Jim Jones'u hatırlayın.
David Koresh, Osho bunların yaptığı gibi ve daha pek çoğu bunu yapmıştır.
Neyse rağleyenlerin de bir mekanı oluyor.
Adını da... Eden koyuyorlar yani Aden cennet bahçesi anlamında.
Rael burada yaşıyor zaten.
Burası neden cennet bahçesi diye düşünüyorsanız.
Çünkü arkadaşlar herkes burada çığlık çıplak yani böyle tamamen özgür takılıyorlar.
Hiçbir şekilde yargılama yok, yasak yok, tabu yok.
Ama burada dikkatimi çeken şeylerden biri alkol yasak, sigara yasak, uyuşturucu yasak, seks serbest.
Kim kimle dumduma hiç umurlarında değil.
Seks tamamen serbest. Hatta Raeliyenler diyorlar ki gelecek nesiller bu Aden adını verdikleri yer.
Hac ziyaretine gelecekler diyor.
Ve burada millet böyle dışarıda public sex yapıyor arkadaşlar.
Herkes birbirinin gözünün önünde sevişiyor.
Dediğim gibi burada eşcinseller de çok fazla var.
Neden buraya geliyorlar? Çünkü 80'lerde eşcinseller pek özgür değiller.
Yani onların buraya katılma sebeplerinden biri de buymuş.
Yargılanmamak adına buraya katılmışlar.
Rael sürekli yüzlerce kadınla yattım dermiş.
Bununla övünürmüş, böbürlenirmiş.
Yani müritlerine sürekli ben yüzlerce kadınla yattım diyen bir tip.
Bir de şunu söylüyor sürekli.
Kıskançlık. çok kötüdür.
Kıskançlık duygularınızı köreltin.
E ne yapalım? Partnerlerinizi değiştirin.
Eşlerinizi, sevgililerinizi birbirinizle paylaşın diyor.
Ama kendisi de o kadar kıskançmış bu arada.
Çok ikiyüzlü bir adam. Rael bir anda arkadaşlar simsiyah giyinirken bembeyaz giyinmeye başlıyor.
Böyle bir oşovari giyinmeye başlıyor.
Bir peygamber gibi. Dünya dışı medeniyeti karşılamak için bir elçilik binası yapacağız diyor Rael.
Uzaylılar gelirse onlara bir mekan lazım.
Bir elçilik binası diyor. Böyle bir yer açsak biz de herhalde Mustafa Topaloğlu karşılamayız.
Karşılardı uzaylıları.
Bir de hani Oşan'ın yanında bir kadın vardı ya Ma Anan Şila diye bir kadın vardı.
Hep ona destek oluyordu falan.
Sonradan araları bozulmuştu.
Rael'in de yanında böyle bir kadın var.
Biricit adlı bir kadın. Bu kadın bir bilim insanı arkadaşlar.
Bayağı da iyi bir bilim insanıymış o dönemde.
O yüzden Rael'yenler böyle bu harekete daha da bağlanmışlar.
Aa diyorlar işte halo etkisi diyeyim ben buna.
Hani bir bilim insanı. Bakın o bile burada.
Hani o bile destek oluyor.
Biz de katılalım gibi bir durum söz konusu.
Bu kadının amacı... da bir yaratıcı olmak, bir tanrı olmak bir yerde.
E nasıl olacak? Klonlama olaylarıyla değil mi?
O yüzden buna çok eğilim gösteriyorlar.
Bir de dediğim gibi Raeliyenlerin kutsal bir amacı var.
Uzaylılar dünyaya geldikleri zaman onları bir elçilik binasında karşılamak hatta uzay araçlarının inişi için bir pist bile inşa etmeyi düşünüyorlar.
Bu elçilik için tabii çok büyük paralar lazım.
Rael diyor ki 2035 yılında dünya dışı varlıklar dünyamıza cenneti getirecekler.
Ama bunların bir şartı var.
Demişler ki Rael'e uzaylılar önce bizim elçiler...
Elçilik binamızı yap biz ondan sonra geliriz demişler.
Bu elçilik binası da şöyle arkadaşlar yuvarlak kocaman dev bir villa düşünün.
Devasa bir yüzme havuzu düşünün.
Bir de uzay aracı pistleri var olacakmış.
Yani uzaylıların isteği bu lütfen.
Rael'in değil bunları uzaylılar talep etmiş.
Abi vizyonsuzluğa bakar mısınız ya?
Uzaylı yüzme havuzunu ne yapsın?
Kimse sormamış mı bunu?
Yok bir daha koa park yapsaydınız.
Bu parayı nereden bulacaklar peki?
Şöyle arkadaşlar tabii ki railyenler maaşlarını verecekler.
%1'ini verecekler.
Ve her railyen maaşının %10'unu buraya bağışlamak zorunda.
%1'ini de direkt raile vermek durumunda.
Aslında bundan sonra yani işte elçilik binası inşa edeceğiz para lazım falan diyor ya %11'inde çökecek maaşlarının.
Bu durum böyle biraz böyle bir hoşnutsuzluk yaratıyor.
Hemen parayı duyunca tarikattan ayrılanlar oluyor.
Çok zengin müritleri var.
Onlar korkunç paralar bağışlamışlar elçilik binası yapalım diye.
Ya düşünsenize size diyorum ki arkadaşlar uzaylılar için bir elçilik binası inşa etmemiz gerekiyor.
Ben görüştüm uzaylılarla.
İşte bir yüzme havuzu talepleri var.
Biri de villa istiyorlar. Haydi bakalım pamuk eller cebe maaşınızın %11'ini bana vereceksiniz diyorum.
Siz de veriyorsunuz bana inanın.
Yani bu nasıl bir şey ya?
Bir şey demek istemiyorum.
Peki bu elçilik binası nereye kurulacak?
İsrail neden?
Çünkü burası vadedilmiş topraklar onlara göre.
İsrail devletinin varlığının bile tek nedeni budur diyor Rael.
Hani biz burayı kuracağımız için İsrail devleti var falan diyor.
Ki zaten Masonik örgüt deniliyor hakkında yazılanlar Raeliyenler için.
Neyse işte İsrail'e gidiyorlar.
Öncüler gidiyor sadece Raeliyenlerin öncüleri gidiyor.
Ama İsrail Raeliyenleri hiç umursamıyor.
Ve Mesih gelecekti diyorlar.
Bakın geldi size Mesih getirdik.
Alın size Rael diyorlar ama inanmıyor.
Ve İsrail hükümeti bu elçilik binasını kabul etmiyor.
Elçilik binasının inşası için korkunç paralar topluyor Rahel.
Yani 20 milyon dolar ta o zamanlar düşünün.
Merve bu para nerede diyorsanız?
Para Rahel'in cebinde tabii ki.
Elçilik binası için toplanan paralar Indira Gandhi.
Ve şuna çok güldüm.
İnsanlar hani Rahel peygamber olarak görüyorlar ya diyorlar ki peygamberimizi rahat ettirmemiz lazım.
Ne yapalım? Ne istiyorsa yapalım.
Adamın lüks araç tutkusu var.
Ay gülmeden anlatamayacağım.
Özel uçaklara biniyor.
Yarış arabalarına biniyor.
En lüks otel odalarında kalıyor.
En lüks restoranlarda yemek yiyor.
Neden? İtibardan tasarruf olmaz kardeşim.
Ben peygamberim diyor. Sonra yine araba yarışlarına merakı başlıyor.
Bunu da yine railyenler finanse ediyor.
Peygamberin araç yarışında ne işi var dememişler mi Merve diyorsanız?
Dememişler. O diyor ki zaten ben diyor dünyanın en hızlı dini lideriyim.
Alay ediyor bir de. Müritlerinin cebinde para kalmamış düşünün.
Bunun araba sevdası yüzünden, lüksleri yüzünden.
Ve adam hiç çalışmadan yılda sırf kendine 2 milyon dolayla fazla para topluyor.
En başta demiştim ya bu adam çalışmadan nasıl para kazanıyor hatırlıyorum.
Aynı şekilde bu da indiregende.
Ve bu kadar parayı kıyamet gününe kadar bile harcayamaz deniliyor.
Düşünün öyle bir paradan bahsediyorum.
Ve derken Rael balonu patlıyor arkadaşlar.
Şöyle şimdi bu tarikatta ailesi olan küçük bir çocuk var.
4 yaşında bir kız çocuğu tacize uğruyor Rael tarafından.
Ve bu ortaya çıkıyor.
Rael gayet böyle pişkin bir şekilde biz diyor özgürlük konusunda fanatiz diyor her açıdan.
Yani çocuklar da aslında yetişkindir falan diye saçmalıyor.
Hatta... Ra'el ebeveynlere diyormuş ki ebeveynler çocuklarınızı okşayın onlar da sizi okşasın.
Cinsel anlamda. Yani inanabiliyor musunuz?
Bunu söylüyor. Böyle bir pislik.
Ve buna deneyim diyor arkadaşlar.
Bu olan şey deneyim diyor.
Sonra bir gün işte sürekli popüler olmaya çalışıyor.
İşte konuk gidiyor bir yerlere falan.
Çok ünlü bir programa katılıyor.
Ve bu programda eski bir müridi.
Burada 6 sene kalmış Raelian olarak.
Ve daha sonra buradan çok kötü bir şekilde ayrılıyor.
Bu adam buraya da konuk olarak katılıyor.
Rael'e diyor ki sen diyor işte şeytansın diyor.
Senin yüzünden karımı kaybettim.
Karımı başka adamlarla paylaşmak zorunda kaldım.
Harikatta yükselmek için böyle bir şart koşmuş Royal.
Ve diyor ki 6 ve 8 yaşında çocukları varmış.
Senin yüzünden çocuklarıma tacizde bulundum diyor.
Yani taciz diyorum siz anlayın daha ötesi.
Adamın hayatı mahvolmuş, ailesi bitmiş, kendi bitmiş düşünebiliyor musunuz?
Ve hala insanlar bu adama inanıyor bunca şeyin üstüne.
Resmen eş değiştirme kulübü kurmuş ya, Swinger tarikatı.
Pedofili var, ensest var, Swinger var, her şey var ne ararsanız.
11 yaşında bir kız çocuğu bu tarikatın içerisinde tecavüze uğramış, düşünün.
Annesi de buna göz yummuş yükselebilmek için tarikatın içerisinde.
Ve raileyenlerde pedofililer de var.
Küçük yaşta çocuklar istismar iddiaları, davalar var, çalkalanıyor ortalık, çocuklara uyuşturuyor.
Durucu veriyorlar. Seks partileri yapılıyor.
Bunlar konuşuluyor. Ve hala millet Rael Rael diye ağlıyor.
Ona inanıyorlar. Korkunç bir şey gerçekten.
Ve ne diyorlar biliyor musunuz?
Bunca olay oluyor. Davalar açılıyor bilmem ne.
Bir tanesi çıkmış şey diyor. Kendimizi zulme uğrayan ilk Hristiyanlar gibi hissettik diyorlar.
Daha da güçlendik diyorlar bu davalardan sonra.
Abi siz manyaksınız kafayı yemişsiniz ya.
İşte o süreçte Rael ölüm tehditleri alıyor.
Az önce dediğim adam var ya bunu öldürmeye kalkıyor.
Fransa'dan gidiyor Kanada'ya yerleşiyor.
1895 yılında Quebec diye bir yere yerleşiyor.
300 kişi falan gidiyorlar en başta.
Ve bunları böyle işte zaten biliyorsunuz Amerika'da tarikatlar çok fazla.
Çünkü orada inanç özgürlüğü olduğu için tarikat kaynıyor Amerika'da.
Daha önce anlatmıştım bunu size.
İnanç özgürlüğü adı altında.
Bunlar en başta 300 kişiler.
Ve işte diyorlar ki Kanada'dakiler ya işte uzaylılara inanan bir tarikat.
Öyle görülüyor en başta bunlar.
Bilmiyorlar ne kadar evil bir tarikat olduğunu.
Rael burada Ufoland adı verilen bir yer kuruyor.
İşte içeride uzaylı kolyeleri falan satılıyor.
Dünyanın dört bir yanından insanlar geliyor UFO Land'i görmek için.
Güya işte hani bunu geldiler götürdüler ya gezegenlerini gösterdiler yemek yedi falan bu.
Onun aynısını hani içeride dekore etmiş güya hani UFO Land böyle bir şey.
Bir de burası güya arkadaşlar UFO yorumlama merkezi.
Dediğim gibi dünyanın dört bir yanından insanlar geliyor görmek için.
O da orada kendine mürit topluyor.
Bir de Raelianlar kendilerini klonlayıp sonsuza kadar yaşayacaklarına inanıyorlar.
İnsanlara da bunu aşılıyor Raelia.
İşte ölümsüz olabiliriz falan diye.
Zaten 1997'de biliyorsunuz İskoçya'da koyun Dolly klonlandı.
Ve Raelianlar bu Dolly olayından sonra sevinçten çılgına döndüler.
Dediler ki biz de yapabiliriz.
Hani biz de zaten 20 senedir bunu söylüyoruz.
Artık biz de bu klonlama sayesinde sonsuza kadar yaşayacağız.
İnsanları da klonlayabiliriz diyorlar.
Ve bu birçok ülkede yasak klonlama olayı.
Yasa dışı. İnsan klonlamaya kalkışmanın cezası var.
Özellikle Fransa yasaları klonlama lehine olumlu tutum sergileyenlere 3 yıla kadar hapis cezasına çarptıracağını söylüyor.
O yüzden bu iş Fransa'da olmuyor arkadaşlar.
Amerika'nın yolunu tutuyorlar.
Yanında da Bridget tabii ki.
Bridget sağ kolu gibi bir şey.
Bilim insanı olduğu için dedim ya herkes ona güveniyor.
Klonlama muhabbetinde de Bridget çok ön plana çıkmıştır.
Bu arada Bridget bu royal yan olduğu zaman önce eşi terk ediyor onu.
Çocuklarından birinin velayetini kaybediyor.
Sadece bir çocuğu kalmış elinde.
Her şeyini kaybetmiş Raelian olduğu için böyle bir bilim insanı.
Laboratuvarda Amerika'da çalışmaya başlıyorlar klonlama için.
Klanoid diye bir şirket kuruyorlar.
Bu şirketi finanse edenlerden biri de...
Yakın zamanda çocuklarını kaybetmiş bir aile, zengin bir aile.
Diyorlar ki oğlumuzu klonlar mısınız?
Oğlumuz vefat etti. Bunlar da yaparız diyorlar.
Aslında insanların acılarından faydalanıyorlar bir yerde.
Ve bu klonlama olayı için taşıyıcı anneler gerekiyor.
50 tane taşıyıcı anne buluyorlar, gencecik kadınlar.
Bunlardan biri de Bridget'in kızı arkadaşlar.
22 yaşında gencecik bir kız.
Ben de diyor klonlama bebek için taşıyıcı anne olacağım diyor.
Yani kendi kızını da tarikatın içerisine bu kadar sokmuş.
Rael bu klonlama olayını neden bu kadar önemsiyor diye düşünmüş olabilirsiniz.
Çünkü en başta dediğim gibi hani insanlık Elohim tarafından laboratuvarda.
Klonlama tekniğiyle elde edildi ya.
O yüzden hani bunu artık onaylamış olacaklar bu şekilde.
Söylemlerini haklı çıkarmak için uğraşıyorlar.
İnsan klonlama olayının at yapısında bu var.
Ve 2001 yılında insan klonlama üzerine Washington'da bir kongre düzenleniyor.
Rael de çağrılıyor buraya.
Hani bu ne demek arkadaşlar? Rael'i ciddiye alıyor.
Bu var burada. Rael burada diyor ki bilim bizim dinimizdir.
Bilim hayat kurtarır ama batıl inançlar ve din öldürür diyor.
İnsanları nereden vuracağını çok iyi biliyor.
Gördüğünüz gibi bir insan yaratmak deyince bu dine aykırı bir şey değil mi?
O yüzden karşı çıkanlar çok oluyor.
Hani yaratım meselesi sadece Tanrı'ya ait.
Ne demek insanı insan yaratması?
Diyorlar ki koyun doli 277 denemeden sonra oldu.
E siz insan klonlayacaksınız.
Kaç ucubeden sonra olacak bu?
Hani koyun bile 277 denemeyle oldu.
Siz ne yapıyorsunuz? Aslında tıbbi şarlatanlık olarak görenler de var.
Çok sıcak bakılmıyor onu söyleyeyim.
Derken George Bush klonlamaya karşı olduğunu söylüyor.
Yasaklamalıyız diyor. Rael de diyor ki George Bush'a Amerika, Irak'ta yüz binlerce masum sivili öldürürken okey.
Biz dünyaya klon bebekler getireceğiz deyince korkunç bir şey diyorsunuz diyor.
Biz yaratıyoruz, can veriyoruz, yaşatıyoruz diyor.
Siz de öldürüyorsunuz. Yani aslında güzel bir savunma yapmış.
FBI işin içine giriyor arkadaşlar.
Raeliyenlerin evlerini basıyorlar, laboratuvarlarına bakıyorlar.
Ve ABD hükümetinde gitgide endişeler artıyor.
Derken insan klonlamı olmasın diye bunların laboratuvarlarını kilitliyorlar.
Ve bütün insan klonlama faaliyetleri yasaklanıyor Amerika'da.
Ne yapacaklar? Yeni bir yatırımcı buluyor aileyenler.
Amerika'dan başka bir ülkeye gidiyorlar.
Yine laboratuvar kuruyorlar.
Ve genelde çocukları olmayan aileler dediğim gibi finanse ediyor bunları.
Bunlar başvuruyorlar.
Onlar da bu insanların zaaflarını kullanıyorlar.
Ve bir kadın hamile kalıyor bu şekilde.
Yani hamile kaldığı iddia ediliyor daha doğrusu.
Ve bu bebeğe Havva adını verdik diyorlar.
Yani bunun ilk klon bebek olduğu iddia ediliyor arkadaşlar.
Yer yerinden oynuyor 2002 yılında.
Aslında bir basın açıklaması yapıyor Raelian'ler.
İlk kez klon bebek yaptık diye bir laboratuvarda.
Nasıl yaptınız diyorlar.
Koindoli'de uyguladığımız tekniği uyguladık diyorlar.
Raelian klon bebek için.
Ve bu klon olayından sonra dünyada Raelian'lerin adını artık herkes duyuyor.
Bilim insanları bunun daha mümkün olduğunu söylüyor.
Bunlar sahtekar diyorlar.
Çünkü ellerinde yeterli bir ekipman yok.
Hani öyle bir laboratuvar yok bunların üretim yapabileceği.
Yapamazlar diyorlar ama gel gelelim insanları kandırmışlar.
Laboratuvarda bir insan yarattık falan.
diyorlar. Sonra işte Bridget'i mahkemeye çıkarıyorlar.
Diyorlar ki yemin et doğru mu söylüyorsun?
Kadın diyor ki yemin ederim çocuğun adı Havva ve İsrail'de.
İşte gördün mü çocuğu? Görmedim ama işte videolarını gördüm.
Yalan yani yalan oldu aslında çok belli en başından ama inananlar tabii inanıyor.
Ne zaman doğdu diyorlar bu bebek?
26 Aralık'ta diyor. Ay tesadüfe bakın 26 Aralık.
Sonra tarikatın içinden direkt bir bilim insanı bu laboratuvarda çalışmış.
Diyor ki klon bebek falan yok.
Hepsi yalandı diyor. Böyle bir şey olmamış.
Daha sonra gazeteci bir kadın ve fotoğrafçı Fotoğrafçı bir arkadaşı o da kadın.
Rael yenlerin arasına sızmayı başarıyorlar ve 9 ay boyunca gözlemliyorlar.
İşte fotoğraflar çekiyorlar çaktırmadan.
Bu arada kadınlar da soyunuyorlar.
Hani anadan üryan geziyorlar onlar da aynı şekilde.
Aynada diyor işte hani üstümüze baktırdılar.
Bize mastürbasyon yapmak zorunda kaldık.
Neler neler yaşıyorlar. Bu kadın gazeteci diyor ki Rael kadınların itaat etmesine bağımlı bir adamdı diyorlar.
Rael'in tarikatinde melekler tarikatı adı verilen bir kadın grubu var arkadaşlar.
Bunlar Rael yenlerin en...
Güzel kadınlarının arasından seçilmiş.
En seksi, en arzulanan kadınlar.
Yarı çıplak geziyorlar.
Amaç. Bu kadınlar güya Elohimleri karşılayacak olan grup ve Elohimler Rael'e demişler ki bize melekler tarikatı diye bir tarikat kur demişler lol.
Raeliyenlerin rahibeleri gibi düşünebilirsiniz bunları bir geyşa gibiler.
Bu melekler Rael'le de birlikte olmak zorundalar ve bu melekler tarikatındaki kadınlar aralarında ikiye ayrılıyorlar.
Beyaz tüyler ve pembe tüyler olarak iki grup var.
Beyaz tüyler Elohimlerle ve Rael'le beraber olanlar başka insanlarla da olabiliyorlar ama pembe tüyler...
Elohim ve onların dünyadaki temsilcileri için ayrılan kadınlar.
Diğer kadınlar da cinsel perhizdeler.
Onlara yasak. Pembe tüyler Rael ile sözleşme imzalamış.
Seni asla reddetmeyeceğiz.
Ne zaman gelirsen gel. Bizimle ne zaman bir cinsel birliktelik yaşayacaksan.
Biz sana her zaman okeyiz diye bir sözleşme gibi bir şey imzalıyorlar.
Ve senden gelenleri de.
Kabul edeceğiz. Atıyorum işte Rael diyor ki bu adamla birlikte olacaksın.
Okey demek zorunda. Böyle bir tarikat.
Bir nevi seks kölesi arkadaşlar bu kadınlar.
Rael'in seks köleleri.
Rael kiminle beraber olacaksınız derse onlarla olmak zorundalar.
Bu arada Rael evli arkadaşlar.
Sophie diye çok genç çok güzel bir karısı var.
Ve Rael Sophie'den 30 yaş büyük.
15 yaşında. Bu kızla tanışıyor ve annesine diyor ki ben diyor seçilmiş kişiyim.
Elohimler de bu kızı seçtiler bana eş olarak vereceksin diyor.
Annesi de veriyor böyle sapkın bir şey.
Sophie Playboy dergisine bu işte Rael Yenleri tanıtmak için arkasında ufolu böyle çıplak çıplak pozlar veriyor karısı.
Ve Sophie onunla 25 sene evli kalıyor.
Daha sonra kadını bir çöp gibi sokağa atmış Rael.
Ve 16 yaşında kızlarla birlikte oluyor zaten.
Reşit olmayan kızlarla tam bir seks bağımlısı.
Sonra işte bu içeri sızan gazeteciler 2003 yılında bom...
Kumbayı patlatıyorlar. 9 ay boyunca ne yaşadılarsa, ne gördülerse hepsini yazıyorlar.
Bir anda gözler Rahel'in üstüne çevriliyor.
Artık böyle zaten para kazanamıyor.
Eskisi gibi gelir elde edemez oluyor.
Pılını pırtını topluyor.
2007 yılında müritlerin arkasına bırakarak Japonya'ya taşınıyor.
Şu an hala hayatta ve Japonya'da yaşıyor.
Hala müritleri, inananları var.
Onu hala peygamber olarak gören insanlar var.
Yine gencecik bir eş almış kendisine.
Kendinden 30 yaş küçük bir eşi var şu anda.
İşte senelerdir neredeyse yarım asırdır insanları kandırmaya devam ediyor.
Ben peygamberim diye Elohim Elohim diye şarkılar söylemeye devam ediyorlar.
Ve hala çok zengin. Bu arada Japonları da müridi yapmayı başarmış.
Hani dünyanın en zeki insanlarının olduğu bir ülke.
Onları da yapmış. Neden Japonya?
Çünkü Fransa'da ve Amerika'da kalsaydı yargılanacaktı.
Bu arada bir ara Afrika'ya da gidiyor.
Böyle insanlar çıldırmış gibi karşılıyorlar onu.
Siyahilerden de çok mürit topluyor.
Hatta onlara diyor ki eğer kendinize saygı...
Hanginiz varsa zaten Hristiyan olmaya devam etmezsiniz diyor.
Siyahilere böyle söylüyor.
Ve 2003 senesinde demiş ki ben Buda'nın renkarnasyonuyum.
Buna da inanmışlar. Ve son dönemlerde kendini artık böyle o şeye benzetmiş gitgide.
Hatta felsefesini de böyle benzetmeye başlamış.
Sonuç olarak arkadaşlar real uyuşturucu kaçakçılığı, fuhuş, silah ticareti, silah satışı, pornografik kasetler, ensest, pedofili bunlarla suçlanan bir adam.
Ve hakkında pek çok dava açılmış ama hala mürit.
toplamaya, vaazler vermeye devam ediyor.
Hala deliler gibi ona inanan insanlar var.
Bugünlük benden bu kadar.
UFO dini ve UFO dini peygamberini de anlatmadın be Merve demezsiniz.
Tarikatlar serisinin devamı gelecek merak etmeyin.
Bu arada Cambly kodumuzu tekrar hatırlatmak isterim.
60uzaylı yalnız kodumuz ateş ediyor.
Beni Instagram'dan takip etmek isteyenler için adresim açıklamalarda olacak.
Merve biz de buradayız ve OSB tarikatına mürit olmaya geldik diyenler bana bu adresden ulaşabilirsiniz.
Beni hangi platformda Hoşçakalın.
Kendinize iyi bakın. Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
