
Yıl devam ediyor, başlamak için hala vaktin var! İngilizce öğrenmeye başlamak için en doğru zaman şimdi! 1 ay yerine 12 ay seçerek %60 tasarruf fırsatını değerlendirebilirsin.
Ayda 249 TL’den başlayan fiyatlar seni bekliyor. Fırsatı kaçırmamak için son 48 saat!
Kod: STARTORTAMLARDA
Detayları İncelemek İçin Tıklayın.
Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi
Twitter: @OrtamlardaB
Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com
Yeni çıkan kitabım “Kendimi Nasıl İyileştiririm?”i almak için: https://amzn.eu/d/0wFlqHl
Bu bölüm "Cambly" hakkında reklam içerir
Transkript
Cambly, Ortamlarda Satılacak Bilgi'yi sunar.
Herkese merhaba, hoş geldiniz.
Ben Merve. Bugün yine uzun zamandır beklediğiniz bir konuyla geldim.
UFO'ları konuşacağız arkadaşlar.
Ama bu sadece bir giriş bölümü olacak, devamı gelecek.
Niye gülüyorsun Merve demiş olabilirsiniz.
Çünkü kafamdan şu geçiyordu bu podcast'a başlarken.
Instagram'da karşınıza çıkıyordur.
Ahlelele, ahlelas diye bir şey var ya böyle korku dolu bir müzik.
Arkaya onu koymak istiyorum.
E hadi o zaman başlayalım.
Şimdi bugün ne konuşacağız arkadaşlar?
UFO'ları konuşacağız. UFO'lar 101 gibi bir bölüm olacak bu.
Dünyanın yüzyıllardır en merak edilen gizemlerinden biri biliyorsunuz.
Merve sence uzaylı diye bir şey var mı diyorsanız neden olmasın derim.
Çünkü evrenimiz çok büyük.
Samanyolu'nda yüz milyarlarca yıldız ve belki de onların etrafında yaklaşık yüz milyar dünya benzeri gezegen olduğu iddia ediliyor.
Niye olmasın? Dünyamızda sadece onlardan biri.
Isaac Asimov'a soruyorlar uçan dairelere inanıyor musun diye.
Hatta telepatiye inanıyor musun?
İşte antik uzaylılar, Bermuda şeytan üçgeni ya da ölümden sonra.
ki hayata diye soruyorlar.
Bu arada bunlara da bölüm gelecek.
O yüzden bunları belirttim.
Hayır diyor arkadaşlar. Defalarca hayır diyor.
Ben sadece kanıta inanırım diyor.
Ben birbirinden bağımsız gözlemler tarafından doğrulanan gözlemlere, ölçümlere ve mantıklı düşünmeye inanırım diyor.
Ne kadar çılgınca ve saçma olursa kanıtı olan her şeye inanırım diyor.
Ama bir şey ne kadar çılgınca ve ne kadar saçmaysa O zaman daha sağlam ve somut kanıtın olması gerekir diyor arkadaşlar.
Asimov Amerika'da bir bilim insanı ve bilim kurgu edebiyatının mihenk taşlarından biri.
Ve onun gibi düşünen milyonlarca insan var.
İşte kardeşim bir kanıt gösterin inanalım diyen belki de onlardan birisisiniz.
E kanıt var ya işte videoları falan internette görüyoruz diyenler.
Şimdi arkadaşlar 1960'lardan bu yana NASA bir milyonun üzerinde UFO iddiası.
İhbarı alıyor ama bir tanesi bile düşünüldüğü gibi çıkmadı diyorlar.
Bunların %95'i tanımlanamayan değil.
tanımlanabilen cisim çıkmış.
Az sonra burayı anlatacağım. E tamam madem UFO diye bir şey yok hadi buna inanalım desem ABD neden bu araştırmalara böyle deliler gibi para harcıyor ya da UFO'larla ilgili izinsiz açıklama yapanlara neden ulusal
güvenlik ihlali yaptın diye çok ağır cezalar veriyorlar.
Böyle bir şey varsa niye bizden saklasınlar ya da saklıyorlar diyorsanız.
Çünkü işin ucunda ışık hızı var arkadaşlar.
Zaman yolculuğu var.
Boyut değiştirme, görünmezlik, anti gravitas...
bildiğimiz uzay ve uzay zaman kavramlarının ortadan kalkması, geleceğin teknolojisi, geleceğin bilimi ve düşünsenize nasıl bir güç dengesi değişimi olacak orada.
Ve böyle bir teknolojiye erişmek gerçekten korkunç bir güç sağlar bir ülke için.
Hani dünyayı tek başına kontrol etmeye bile yetecek bir güçten bahsediyorum.
Kim ister böyle bir gücü paylaşmayı düşünsenize.
Yani Kopernik devrimi gibi bir şey.
Hani insan merkezli dünya görüşü sarsılacak arkadaşlar.
Kökünden böyle bir şey varsa eğer.
Dinler, ideolojiler, dünya düzeni hepsi yerle bir olur.
Ya da insanlık işte gerçekten bu bilgilere hazır değil diyen bir kesim de var.
Hazırız kardeşim atın üstümüzü.
Şimdi öncelikle UFO ne demek?
Buradan başlayalım. Tanımlanamayan cisim demek arkadaşlar.
Tanımlanamayan uçan nesne.
Ve genellikle dünya dışı yaşam taşıdığı iddia edilen gizemli nesneler bunlar.
Ama halk gözüyle söyleyecek olursam UFO dediğimiz şey uzaylıların uçan aracı.
İşte bu tanımlanamayan uçan cisimlerin UFO adını alması 1940'larda oluyor.
Ama 1950'lere baktığımız zaman dünya çapında çok fazla genellikle de böyle disk şeklinde Uçan daireler gördüğünü iddia ediyor insanlar.
Neden 1950'ler acaba derseniz arkadaşlar.
Çünkü o dönemde biliyorsunuz bir nükleer silahlanma yarışı var dünyada.
1945 atom bombası arkadaşlar.
Ve ondan sonra insanlar artık gökyüzüne daha çok bakmaya başlıyorlar.
Hani olası bir hava tehditinden çok korktukları için sürekli insanların gözü gökyüzünde.
Ve zaten nükleer testler yapılıyor sürekli.
ABD ve Sovyetler Birliği sürekli atom denemeleri yapıyor.
Bu arada Oppenheimer bölümümü dinlemediyseniz onu da dinleyin arkadaşlar.
Bu denemeler tabii gökyüzünde böyle anormal ışıklara sebep oluyor.
Askeri radar sistemleri geliştiriliyor.
İşte bir taraftan yeni uçaklar, bu yeni uçakların prototipleri test ediliyor.
Bunu gören masum halk bu ne idüğü belirsiz şeyleri UFO zannediyor.
Dolayısıyla ihbar üstüne ihbar yayıyor.
İşte tam da bu döneme tekabül ediyor.
Ve tabii 1950'ler bu uzay filmlerinin altın çalı arkadaşlar.
O yüzden insanların etkilenmemesi mümkün değil.
Ki Hollywood bu UFO simgesini oldukça kitleselleştirmiştir.
Bir de arkadaşlar Blue Book diye bir proje var biliyorsunuz.
ABD, Havakove. Yani UFO araştırma programları.
Halk da diyor ki o zaman gerçekten böyle bir şey var.
O yüzden siz bunu inceliyorsunuz.
Yani böyle bir imaj oluşturuyorlar ister istemez.
İnanılmaz da bir askeri gizlilik var biliyorsunuz.
51. bölge falan oralara gireceğiz sonra.
Bu arada geçen gün deli saçması bir habere rastladım arkadaşlar.
Instagram'da şöyle bir haber.
Tam bir Zaytunk haberi.
İspanya İstihbarat Teşkilatı.
CNN'in hazırladığı rapora göre uzaylıların kendi aralarında Türkçe konuştuğu belirtildi.
Kaynak. Kaynağı söylemeyeyim.
Arkadaşlar böyle bir şey olabilir mi ya?
Hadi diyelim ki bir dil konuştular tamam mı?
Dünyaya ait bir dil. Türkçe olacağını sanmıyorum ya.
Daha global bir şey olur.
İngilizce olur muhtemelen.
Bu arada uzaylılar gelse ve bu hikaye gerçek olsa ki umarım böyle bir hikaye yaşamazsınız.
Velev ki yaşadınız arkadaşlar size bir müjdem var.
İngilizcenizi geliştirmek için yine bir Cambly haberiyle geldim.
Eğer İngilizce öğrenme yolculuğunuzu bu yazda ertelediyseniz diğer yaz yaptığınız gibi ve bunun pişmanlığını yaşıyorsanız Cambly'nin şu an Not Too Late kampanyası var.
2025 hedeflerinize ulaşmak için.
Hala zamanınız var arkadaşlar.
Cambly'de şu an %60 tasarlı fırsatıyla ayda 249 TL'den başlayan fiyatlarla üstelik ana dili İngilizce olan eğitmenlerle internetin olduğu her yerde İngilizcenizi geliştirme
fırsatınız var. 12 aylık üyeliklerde geçerli bu fırsat.
Bakın ayda 249 TL diyorum.
Yani dışarıda bir bardak kahve fiyatını İngilizcenizi geliştirme fırsatı diyorum.
Kaçırmayın arkadaşlar. Çünkü sınırlı bir süre için geçerli ve son günler.
Hep soruyordunuz Merve Kembili kodu ne zaman gelecek diye.
Geldi. Bize özel kodumuz start ortamlarda.
Açıklamalara da bırakıyorum.
Ve unutmadan şunu hatırlatayım.
Bu promosyon 48 saat içinde sona erecek.
Lütfen elinizi çabuk tutun.
Bu arada abonelik seçenekleri de çeşit çeşit.
İster küçük gruplarla olan aboneliği seçin, grup çalışmalarına katılın ki çok eğlenceli bir ortam.
İsterseniz özel aboneliği seçin, topluluk içinde konuşmaya çekiniyorsanız zaten bunu öneriyorum.
Yok Merve benim vaktim çok dar, hemen böyle hızlıca hedeflerime ulaşsam çok iyi olacak.
Şu dil işini halletsem bir an önce diyorsanız.
Pro abonelik öneriyorum. Fakat benim takipçilerim en çok özel yani birebir olanı tercih ediyor.
Çünkü daha esnek bir öğrenme programı.
İlgi alanınıza göre konular seçip konuşabiliyorsunuz.
Bir de stres yapmadan kendi hızınızla ilerliyorsunuz.
Hani esnek bir öğrenme programı.
O zaman ne diyoruz? Not too late diyoruz arkadaşlar.
Fırsatı kaçırmayın. %60 tasarruf fırsatı.
Ayda 249 TL'den başlayan fiyatlar.
Kodumuzu tekrar hatırlatıyorum.
Start ortamlarda. Detaylar açıklamalardaki linkte olacak.
2025 yılını en iyi şekilde değerlendirmek için hala zamanımız var.
Hadi devam edelim. Ne demiştik?
Hükümetler böyle gizemler yarattığı için insanlar ister istemez böyle düşünebiliyorlar.
2020 yılında hatırlarsanız ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'un çalışanları açıklanamadığını kabul ettiği 3 video yayınladı arkadaşlar.
Ve bunlar düşük çözünürlüklü siyah beyaz videolardı.
Bu da bazı UFO gözlemlerinin gerçekten bilinmeyen olgular olabileceği fikrini daha da güçlendirdi.
Pentagon bile açıklayamayınca böyle bir şey oldu.
Peki ama UFO değilse bunlar ne olabilir?
Alternatiflerimiz neler? Çoğunlukla arkadaşlar bunlar optik yanılsamalar, sıra dışı atmosferik olaylar.
O kadar çok şey var ki arkadaşlar UFO zannedilen böyle hepsini tek tek saymaya kastan podcast biter ama genel olarak söyleyeyim işte meteorlar olabiliyor, iyonosfer deneyleri olabiliyor ki birçok deney yapılıyor böyle gökyüzünde.
Bazı bulut türleri, roket ateşlemeleri, uçaklar, meteoroloji balonları, yıldırımlar, pilot hareleri, Venüs gezegeni özellikle yanlış duymadınız.
Venüs gezegeni en çok UFO zannedilen gezegen.
Böyle böyle bir sürü şey var zaten podcast'ın içerisine gireceğiz oralara.
Hatta atmosfer katına göre değişiyor bu dediklerim.
Bir de arkadaşlar bizim bunları algılama şeklimiz var değil mi?
Mesela otokinetik etki diye bir şey var daha önce duyduğunuzu bilmiyorum.
Kısaca şöyle karanlık ya da böyle şekilsiz bir arka plana baktığınız zaman sabit bir nokta sizi hareket ediyormuş gibi geliyor arkadaşlar.
Bu otokinetik etki.
Hani az önce dedim ya Venüs'ü UFO zannediyorlar bazen diye.
Venüs gezegeninin hareketi bizim fark edemeyeceğimiz kadar küçük.
Ve bu otokinetik etki arkadaşlar.
Yani onun hareket ettiğini zannediyoruz.
Sabit bir nokta bizi hareket ediyormuş gibi gelebiliyor.
Ve Venüs'ü UFO zannedebiliyoruz.
Bir de Fata Morgana diye bir şey var.
Oldlar bilir. Kış mevsiminin tarihi bölümünde anlatmıştım sanırım.
Hani bazen böyle bir gemiyi havada asılı gibi görüyoruz ya.
Denizin üzerinde havalanmış gibi görüyoruz.
İşte bunun sebebi arkadaşlar ışık.
kırılması. Havanın sıcaklığı yukarıdan aşağı doğru değişiyor ya o zaman ışık dalgası kırılıyor.
Eğer çöldeysek serap gördük zannediyoruz.
Denizdeysek de aa gemi uçuyor falan zannediyoruz.
Ya da çok sıcak bir yerdeysek havada asılı duran uzay gemisi görüyoruz bazen değil mi?
Bir şeyleri uzay gemisi zannediyoruz.
Bir kaya belki yuvarlak bir kaya.
Onu havada duruyor zannediyoruz.
Bu Fata Morgana etkisi. Bir de arkadaşlar Parallax diye bir göz yanılsaması var.
Diyelim ki bir uçaktasınız.
Camdan dışarı bakıyorsunuz.
Gece böyle huf Işığı içerisine seyahat ederken uçak tabii hızla hareket ettiği için o an dışarıda gördüğünüz belki sabit bir yıldız size çok yakınsa sanki böyle yer değiştiriyor gibi algılıyorsunuz
onu. Hatta o ışığın sizi takip ettiğini bile düşünebiliyorsunuz.
Bu paralaks etkisi. Özellikle de pilotlar bazen ufuktaki yıldızları ya da gezegenleri özellikle de Venüs'ü UFO zannedip ihbarda bulunabiliyorlarmış.
1950'lerde arkadaşlar NASA'ya UFO diye bildirilen ihbarların çoğu Venüs.
İşte paralaks etkisi.
Yani bakış açımız değiştiği için hızla giderken sabit duran şeyi hareket ediyor gibi görüyoruz.
Buna da paralaks etkisi diyoruz.
Bir de arkadaşlar şu var.
CIA 1950'ler ve 1960'larda ABD'de rapor edilen tüm UFO'ların, UFO ihbarlarının yarısından fazlasının ülkenin kendi casus uçakları olduğunu söyledi.
Yani bunlar casus uçaklarımızdı dedi.
Bu uçakların varlığı dikkatle korunan bir devlet sırrı arkadaşlar.
Ve ordu halkın uzaylılar hakkında böyle spekülasyonlar yapmasını, gerçeklerin ortaya çıkmasını tercih ediyor.
Düşünün. Ki 1970'lerde F-117 ve B-2 gibi hayalet uçakları çıkıyor arkadaşlar.
Ve bu konu yepyeni bir boyut kazanıyor.
F-117 Lockheed diye bir uçak var mesela.
Onun tipine bir bakın. Gerçekten ben de olsam ben de bunu UFO zannederim.
Çok acayip bir uçak.
B-2 de aynı şekilde.
Bunlar direkt böyle başka bir gezegenden gelen araçlar gibi duruyor.
Mesela Hortenhoe 229 Flying Wing diye bir şey var arkadaşlar.
Bu da direkt böyle UFO görünümünde bir jet.
Ki bu Nazi Almanyası tarafından müttefiklere...
Son bir saldırı amacıyla yapılmış bir jet'tir.
Ama hiç kullanılmadan savaş bitiyor.
İyi ki. Bunlar hep böyle hayalet uçaklar ve çok garip şekilleri var.
Mesela Flying Pancake diye bir şey var.
V-173. Bu da ABD donanmasına ait bir uçak.
Ve uçan daire şeklinde.
Ve bu uçak arkadaşlar 200 kere test uçuşu yapmış.
Bu Pancake dediğim uçak V-173.
Ve bu test uçuşu sırasında bilin bakalım ne olmuş bu 200 kere test uçuşu yaptığında.
Bölgede yaşayan yerel halk sürekli işte UFO gördük UFO gördük ihbar.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Bunun dışında arkadaşlar bazı droneların öyle bir görüntüsü oluyor ki UFO'ya benziyor.
2017'deki SpaceX'in fırlattığı rokete bakın arkadaşlar arkasında bıraktığı bir iz vardı.
Gerçekten UFO'ya benziyordu bu arada ve çoğu kişi UFO zannetti.
Hatta uzaylı istilası zannedenler oldu Twitter'ı yıkıldı.
Ve bunun üstüne Elon Musk esprili bir tweet attı hatırlarsanız.
İşte Kuzey Kore'den nükleer uzaylı ufosu diye bir şey yazmıştı.
Şu adamla da alay etmeyin ya Kim Jong'la.
Üstümüze roket atar.
Öyle bir psycho çok korkuyorum.
Bu arada evet Elon Musk bunu dediğinde Kim Jong gerçekten füze testi yapıp duruyordu habire.
İşte 2017'de SpaceX zamanı 17 defa füze testi yaptı.
2022'de de bir ay içerisinde arkadaşlar 36 gün içinde 90'ı aşkın füze fırlatmıştı hatırlarsanız test için.
Bu adam neyi test ediyor amacı ne diyorsanız arkadaşlar asıl amacı elbette her diktatör gibi.
Rejimini sağlama almak yani bu nükleer füze programı aslında şu demek bana dokunursanız sizi yakarım anlamına geliyor.
Hani okey ordum size göre güçlü değil belki ama hani sizi havadan vuracak büyük bir güce sahibim demeye çalışıyor.
Neyse o Psycho'ya da bir bölüm yaparız.
Konumuza dönelim. UFO sandığımız şeylerden bahsediyorduk.
Dilek balonları arkadaşlar bunlar bile bazen UFO zannedilebiliyormuş.
Mercek'si bulutlar ki bu bulutlar tipine bakın arkadaşlar gerçekten böyle dev uçan bir daireye benziyor.
Bu Mercek'si bulutların dışında bir de Fall Street bulutları var.
Bunlar da aynı şekilde. Peki resmi kaynaklar ne diyor?
Mesela David Clark diye bir gazeteci var.
Aynı zamanda bir bilim insanı, doçent ve 2008 yılından beri İngiliz ulusal arşivleriyle birlikte Savunma Bakanlığı'nın UFO dosyalarını yayınlaması için büyük bir çaba gösteriyor.
Ve diyor ki arkadaşlar MOD tarafından kaydedilen 12.000 gözlemin büyük bir çoğunluğunun gerçekçi bir açıklaması var.
Az önce bahsettiğim şeyler çıkmış ama...
Bazıları diyor açıklanamıyor diyor.
1978'de 750 tane rapor almışlar arkadaşlar.
Yani UFO gördük diyen 750 kişi var 1978 yılında.
Ama bu döneme baktığımız zaman yine Steven Spielberg'ın 3.
türden yaklaşımlar diye bir filmi var.
O gösterime girmişti. Tam da o döneme tekabül ediyor.
Bunlar önemli detaylar. 1978'de 750 rapor geliyor ve dediğim gibi aynı zamanda da bu ünlü film çıkıyor arkadaşlar.
Üçüncü Sür'den Yaklaşımlar.
O filmde de uzaylılarla kankiyiz.
Yani böyle bir el ele tutuşup halay çekmediğimiz kaldı.
Çok polyanla bir bakış açısı.
Uzaylıları çok iyi gösteriyor.
Sanırsınız ki uzaylılar sponsor olmuş bizi böyle göster diye.
Bizde de şey vardı Buddy diye bir film.
Yerli E.T. arkadaşlar.
Bir çocukla uzaylı dost.
oluyordu. Yani uzaylı diye bir şey varsa umarım böyledir.
Buddy gibidir. Bir de arkadaşlar şey vardı ya.
Dünyayı kurtaran adam. İlk yerli Star Wars denememiz.
Cüneyt Arkın. Kapadokya'da bu arada.
Uzay Kapadokya oluyor arkadaşlar.
Koca koca kayalara tekme atıyor.
Bütçe yok. İmkan yok.
Yani evdeki imkanlarla bu kadar olmuş ama gerçekten en çok güldüğüm filmlerden biri ve bence Türk sinema tarihinin en tuhaf ve en eğlenceli.
Kötü kült filmlerinden diye düşünüyorum.
Bir de şu var arkadaşlar bizim yakışıklı karizmatik Cüneyt Arkanımız.
Gerçekten uzaylılar gelse onlarla teke tek dövüşür ben bunu anladım.
Öyle bir fiziksel enerji sarf etmiş filmde.
Neyse dönelim bu İngiliz gazeteciye David Clark.
David Clark'a şu soruyu soruyorlar arkadaşlar.
Diyorlar ki açıklaması zor olan raporlardan bu işte UFO raporları dedim ya.
Bir tane bir örnek verir misin diyorlar.
Hani az önce dedim ya arkadaşlar çoğu açıklanabilir diye işte meteoroloji balonu çıkabiliyor.
Pilot haresi çıkabiliyor. Venüs gezegeni çıkabiliyor.
Bunlar tanımlanabilenler.
Peki tanımlanamayanlar?
Bunlara bir örnek verin diyorlar.
Çok tuhaf bir olay anlatıyor.
1990 yılındaki Calvin olayından bahsediyor arkadaşlar.
Bilmeyenler için hemen anlatıyorum.
4 Ağustos 1990 akşamı İskoçya'nın Perthshire bölgesinde Calvin adlı küçük bir kasabada Bozkır'da yürüyen iki kişi gökyüzünde böyle parıl parıl parlayan elmas şeklinde bir
cisim gördüklerini böyle devasa bir cisim ve bu cismin havada sessizce asılı durduğunu söylüyorlar ve daha sonra bu cismin hızla kaybolarak yükseldiğini iddia ediyorlar.
Sıkma ziya diyorsanız arkadaşlar olay sırasında 6 tane de fotoğraf çekmeyi başarmışlar ve fotoğraflar İngiltere Savunma Bakanlığı'na iletiliyor fakat bu görseller 32 yıl boyunca
Ve 2022 yılında bu araştırmacı gazetecimiz David Clark bu orijinal fotoğraflardan birini yayınlamayı başarıyor ve global çapta en iyi UFO fotoğrafı olarak adlandırılıyor.
Instagram'a da koyarım bunu. Kelvin olayı derseniz çıkacaktır zaten.
Gerçekten çok net arkadaşlar.
Hatta bu fotoğrafa teknik incelemeler yapılıyor.
Üzerinde herhangi bir oynama var mı diye.
Yok denilmiş ne kadar doğru bilmiyorum ama yok denilmiş.
Ve David Clark diyor ki evet fotoğraf gerçek ama bu yine de gördüğümüzün bir uzaklığı.
Uzaylı gemisi olduğunu göstermez diyor.
Bir de yine açıklaması zor olan raporlardan bir başkası olarak şunu söylüyor.
1980 yılında İngiltere'de Randlesham ormanında bir hadise yaşanıyor arkadaşlar.
Şimdi bu bölge önemli bir bölge.
Çünkü iki tane Amerikan üssü var bakın bu bölgede.
O yüzden bu olaya karışan kişiler sıradan siviller değil.
Altını çizerim burası çok ömerli.
Amerika Hava Kuvvetleri personeli arkadaşlar.
26 Aralık 1980 gecesi Randlesham ormanında Işıklar görülüyor arkadaşlar.
Ve nöbetçi askerler de uçak düştü zannederek koşarak ormana girip araştırmaya başlıyorlar.
Ve bir de ne görsünler? Ağaçların arasında böyle üçgen biçimli metalik bir cisim duruyor.
Ve yerde de bir takım yanık izleri var.
Hemen tabii bunları rapor tutuyorlar.
Ertesi gün buraya tekrar geliyorlar.
Tekrar bakıyorlar. Rapor tutuyorlar.
Ağaçların dalları kırılmış.
Yanıklar var falan. Derken 28 Aralık gecesi üst komutan yardımcısı Albay Charles Holt geliyor arkadaşlar.
Bizzat ekibi. ile geliyor ormana ve ışıkların hareket ettiğini, ağaçların arasında dolaştığını bu ışıkların Ve bir anda gökyüzüne fırladığını görüyor.
Bunu rapor ediyor ve hatta elindeki diktafonla arkadaşlar ses kaydı yapmayı da başarıyor.
Ama sonra bu ışıkların yakınlardaki bir deniz fenerinin ışığı olduğu iddia ediliyor.
İşte diğer ışıkların yıldızlar ve meteorlarla bağlantısı olduğu düşünülüyor.
Bu şekilde konuyu kapatmaya çalışıyorlar.
Tıpkı Ranswell olayını kapatmaya çalıştıkları gibi.
Buna ayrı bir bölüm yapacağım arkadaşlar ama şimdi kısaca değinmek istiyorum.
Şimdi Temmuz 1947 yılında ABD New Mexico'daki bir olay bu.
Razvel olayı dediğim UFO tarihinin en meşhur olaylarından biridir.
Bir çiftlik arazisine arkadaşlar bir cisim düşüyor ve ABD Hava Kuvvetleri önce uçan daire enkazı bulduk diye basına açıklama yapıyor ve hemen akabinde meteoroloji balonuymuş diyorlar.
Yani hükümet önce kabul ediyor ondan sonra da olayı yalanlıyor ve komple teorileri körüklenmeye başlıyor bu olaydan sonra bu yalanlamadan sonra.
Sonra işte yıllar içinde yok işte uzaylı cesetleri bulundu gizlice bunlara otopsi.
yapıldı. Hatta videoları dolandı internette görmüşsünüzdür kesin.
Uzaylı otopsi yazınca çıkıyor.
Çok fake duruyor bu arada bence.
Ama resmi açıklamalara bakacak olursak bu Razvel'e düşen şey aslında Sovyet nükleer denemelerini izlemek için tasarlanmış olan bakın yıl 1947 olabilir de.
gizli bir Amerikan casus balonuydu deniliyor ve bu işte uzaylı otopsisi dedim ya onun videolarında sahte olduğu iddia ediliyor arkadaşlar işte bakmışlar incelemişler sahte demişler bilemiyorum Altan ama bildiğim bir
şey var o da bu olayın bu Razwell denilen kasabaya çok yaradığı Çünkü arkadaşlar şehrin ekonomisi haline geliyor bu UFO olayları.
1992'de Uluslararası UFO Müzesi ve Araştırma Merkezi burada açılıyor.
Ve her sene 1996'dan beri her sene UFO festivali yapılıyor burada düşünün.
Yani resmen bunu bir ticaret kapısına çevirmişler.
E tabi bunu gören insanlar boş durur mu arkadaşlar?
Onlar da bunu bir fırsat kapısı olarak görüyor.
Hatta size hemen en ünlülerinden bu olayların birkaç tanesini anlatayım.
Ohio'da berberlik yapan Ralph Dieter isimli bir adam var.
1966 yılında evinin üzerinde duran iki uçan dairenin fotoğrafını çekiyor ve dükkanında bu fotoğrafları sergilemeye başlıyor.
Kendisi aynı zamanda amatör bir astronom.
Tabi bu dükkanda sergilediği fotoğraflar baya ilgi görüyor arkadaşlar.
Sonra işte fotoğrafları inceliyorlar.
Sahte çıkıyor. Photoshop yapılmış.
İşte oyuncak araba jantıyla yapmış o görüntüyü.
Niye yaptın diyorlar. İşte kızıma diyor UFO fotoğrafı çekeceğime söz verdim.
O yüzden yaptım diyor ve işin içinden bu şekilde sıyrılıyor.
Yani o dönemlerde böyle düşük bütçeli fotoğraflar bile dünya çapında bir fenomen haline gelebiliyor.
Yine böyle başka bir olaydan bahsedeyim.
Florida sahtekarı. olarak geçmiştir tarihe.
1987'lerde yaşanıyor.
11 Kasım 1987'den başlayarak birkaç ay boyunca bir inşaatçı sürekli böyle yerel gazetelere UFO raporları gönderiyor.
Fotoğraflar gönderiyor.
Gerçekten de bunlar polaroid fotoğraflar.
Yani makineyle çekilmiş UFO fotoğrafları.
Derken bunlar dünya gündemine oturuyor.
Herkes bu adamın işte o fotoğraflarını konuşuyor falan filan.
Ve bir gün arkadaşlar bu adamın eski evinin tavan arasında Köpükten yapılmış böyle maket uçan daireler buluyorlar.
Haliyle diyorlar ki bu adam işte fake fotoğraflar üretmiş bu şekilde.
Fakat ufologlar bu fotoğrafların gerçek olduğunu söylüyor.
Cidden aşırı gerçekçi görünüyor.
Ve bir optik araştırmacı yine bunların gerçek olduğunu söylemiş.
Fakat arkadaşlar bu adamın da rüşvet aldığı söyleniyor.
Hani bu optik araştırmacının.
Bilemiyorum hani gerçeklemesi için para teklif edilmiş midir bu kısmı bilemiyorum ama.
Florida sahtekarlığı yine dünya tarihine geçmiş önemli olaylardan biridir UFO'lar konusunda.
Bir başka ünlü olay bir beyzbol müsabakasında yaşanıyor 2013 yılında Bayley Stadyumunda arkadaşlar.
Hatta Twitter'da falan viral oldu bu.
Böyle o kadar net bir görüntü ki Bayley Stadyumunun üzerinde uçan.
Garip mavi ışıklı bir cisim ve herkes görüyor.
Maçın tam ortasında yaşanıyor bu.
Herkes UFO olduğunu düşünüyor.
Fakat bu yerel bir bilim merkezi var çok yakınlarda.
Onların yapmış olduğu bir fake UFO.
Yani mavi bir drondan yapıyorlar.
Ve o zamandan sonra da bu yerel bilim merkezinde ziyaretçi sayısı %65 artıyor.
Yani demem o ki insanlar böyle dönem dönem işte yok UFO gördük.
İşte fake UFO haberleri bilmem ne.
Bunları yaparak buradan ticari bir rant sağlamaya çalışmışlar gördüğünüz gibi.
Peki UFO'lar gerçekten dünya dışı olabilir mi arkadaşlar?
Şimdi bu konu üzerinde 56 yıldır çalışan bir insan var.
Bu meselelere kafa yormuş.
Aynı zamanda nükleer bir fizikçi ve UFO'lok.
Gerçek bir UFO'lok amatör değil.
Ve arkadaşlar diyor ki işte yarım asırdır neredeyse bu kanıtları inceleyen bir nükleer fizikçi olarak bu kanıtların çok güçlü olduğunu ve bazı UFO gözlemlerinin gerçekten de dünya dışı
Uzay araçları olduğu sonucuna vardım diyor.
Bakın 56 yıldır bu işin içerisinde.
Çünkü şunu söylüyor.
İyi bir karşı argüman yok diyor.
Sadece kanıtları incelenmemiş olan insanlar var diyor.
Hatta ona göre az önce anlatmış olduğum Roswell hadisesi var ya.
O gerçekten de dünya dışı bir araçtı diyor.
Oraya düşen, ormanlık alana düşen.
Fakat ABD'nin bunu sakladığını iddia ediyor.
Ve buna Cosmic Watergate diyor arkadaşlar.
Yıllardır hükümetlerin gerçekleri gizlediğini, uzaylıların aslında gerçekten var olduğu...
Ve onların sinyal falan göndermediğini hani dünya dışından sinyal göndermediğini çünkü zaten onların burada yaşadıklarını burada olduklarını söylüyor.
Onlar buradalar ve bizi izliyorlar diyor.
Bizi derken arkadaşlar bizi niye izlesin şey gibi telefonlarımız dinleniyor sizi kim dinlesin.
Bizi derken nükleer üstleri arkadaşlar.
Nükleer üstlerde olan biteni izlediklerini iddia ediyor.
Çünkü bu UFO muhabbetleri genellikle nükleer üstlere yakın yerlerde görülüyormuş.
Yani öyle söylemiş. Bir de arkadaşlar şöyle bir şey var.
James Webb Uzay Teleskobu'nu biliyorsunuz.
Bu tarz araçlar yabancı gezegenlerin atmosferlerindeki oksijen gibi böyle bio imzaları tespit edebiliyor.
Ve Kaliforniya Üniversitesi'nden Jeff Marcy diyor ki Samanyolu galaksimizde kabaca dünya büyüklüğünde ve sıcaklığında 10 milyarlarca gezegen olması muhtemeldir
diyor. Ve Kepler uzay teleskopundan elde edilen verileri kullanarak samanyolundaki güneş benzeri yıldızların %22'sinin yaşanabilir gezegenlere sahip olduğunu tahmin ediyoruz
diyor. Yani galakside başka başka yaşam barındıran gezegenler olabilir deniliyor arkadaşlar.
Yani gezegen atmosferlerini bu şekilde uzaktan inceleyebiliyoruz.
Böyle tespitler yapabiliyoruz.
Yani bilim bu seviyeye gelmiş.
E ne güzel Merve güzel ama benzer bir teknolojiye sahip dünya dışı yabancı bir ırk da aynısını bizim gezegenimiz için yapabilir.
Yani burada bir hayat olduğu tespit edilmiş olabilir deniliyor.
Bir şey diyeyim uzaylılar dünyayı görmüşlerse de bence gelip yerleşmezler hiç kimse korkmasın.
Dünyayı derken dünya çok güzel canım orada sıkıntı yok.
İnsanları gördülerse eğer gelmezler diye düşünüyorum.
Bunlar ne biçim varlıklar deyip gitmişlerdir.
Şaka bir yana burada zeki ve teknolojik bir ırkın yaşadığını bilebilirler deniliyor arkadaşlar.
Eğer böyle bir tespitte biz bulunabiliyorsak onlar da bulunmuşlardır.
Daha da öteye gidecek olursam askeri radar sinyallerimiz, atom silahı testlerimiz bunları tespit de edebiliriz.
Zaten biz onlara bir mesaj gönderdik.
16 Kasım 1974'te biz resmen uzaya, belki uzaylılara ulaşır diye bilmiyorum, Arecibo mesajı olarak bilinen bir sinyal gönderdik.
Buradaki amacımız da şuydu.
İşte selam uzaylılar, biz dostuz, bakın koordinatlarımız da burası gibi bir şey.
Ya niye böyle bir şey yapıyorsunuz?
Bir konum atmadığımız kalmıştı.
Buradaki amaç insanlığın...
varlığını bütün evrene duyurmak.
Astronom Frank Drake'e ve ekibi bu mesajı gönderiyor.
Hatta şu an hayatta değiller.
Bu ekibin içerisine bu arada Carl Sagan'ın da katkısı var.
Ne mesaj göndermişler Merve derseniz.
Kontrolüm bitti beni ara.
Arkadaşlar bu mesaj bir insan CV'si gibi.
Yani insanın nasıl bir şey olduğu, DNA'sı, ortalama boyu, işte güneş sistemindeki yerimiz nedir, dünyanın konumu özellikle belirtiliyor, DNA'mızın yapısında neler var falan filan.
Ve bu mesaj 25 bin ışık yılı uzaklıktaki Herkül takım yıldızındaki M13 küresel yıldızına gönderiliyor.
Yaklaşık 300 bin yıldız barındıran bu M13 küresel kümesi özellikle seçiliyor arkadaşlar.
Çünkü bu mesajın gönderildiği tarihte ve yerde gözlemsel olarak en uygun ve birbirine yakın geniş yıldız topluluğu burası.
Ve şimdi söyleyeceğim için sıkı tutunun bu mesajın hedefine ulaşması için ne kadar zaman gerekiyor biliyor musunuz?
En az bin kuşak geçmesi lazım.
Bizim üzerimizden bin kuşak geçecek.
Yani bin kuşak sonraki torunlarımızın zamanında belki anca ulaşacak.
Mesaja cevap gelirse de zaten bizim yolladığımızdan bu torunlarımızın haberi olmayacak.
Ortalığı karıştırdığımızdan hiç kimsenin haberi yok.
Bu arada arkadaşlar bu Arecibo mesajı ilk mesaj.
O yüzden önemli. Tabii ki sonrasında uzaya pek çok mesaj gönderdik.
Yazar Arthur Clarke'ın dediği gibi iki olasılık var.
Ya evrende yalnızız ya da değiliz.
Eşit derecede korkutucu.
Ve Enrico Fermi'nin şu sorusuyla kapatmak istiyorum bu bölümü.
Soru şu. Herkes nerede?
Bu arada eğer gerçekten uzaylı diye bir şey varsa ve beni dinliyorsanız ey uzaylılar umarım Yoda gibisinizdir.
Küçük yeşil bilgeler.
Çünkü zaten dünyadaki çoğu insan Darth Vader'dan farksız.
Dediğim gibi arkadaşlar bu sadece kısa bir girişte.
İleriki bölümlerde küçük yeşil adamları yani uzaylıları ve bunların çeşitlerini konuşacağız.
İşte antik uzaylılar, bunlarla yakın temas iddiaları, Razvel olayı, Blue Book projesi, kaşırıldığını iddia edenler, komplo teorileri, 51.
bölge, işte hükümetlerin gizli dosyaları ve daha pek çok şeyi konuşacağız.
Tabii uzaylılar tarafından kaçırılmazsam beklemede kalın.
Cambly Ortamlarda Satılacak Bilgi'yi sundu.
Ufaların sırrını henüz çözmesek de dünyanın sırrını çok iyi biliyoruz.
İletişim ve bu iletişimin ortak dili İngilizce arkadaşlar.
Cambly size ışık hızında değil adım adım İngilizce pratik yapma imkanı sunuyor.
Kodumuzu tekrar hatırlatıyorum.
Bize özel kodumuz start ortamlarda açıklamalarda da bulacaksınız.
Sadece 48 saat geçerli unutmayın.
Kendinize iyi bakın. Hoşçakalın.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
