
Cambly’de yıllık paketler aylık aboneliklere göre %60 daha iyi fiyatlarla, Cyber Monday Fırsatını kaçırmayın! Yılın en düşük fiyatlarını yakalayın:
12 aylık aboneliklerde ayda 249 TL’den başlayan fiyatlarla! 6ortam kodunu kullanarak şimdi başlayın!
Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi
Twitter: @OrtamlardaB
Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com
Farkındalık Defteri: https://www.podcastbpt.com/ortamlarda-satilacak-bilgi
Bu bölüm "Cambly" hakkında reklam içerir.
Transkript
Cambly, Ortamlarda Satılacak Bilgi'yi sunar.
Herkese merhaba, hoş geldiniz.
Ben Merve'niz. Geçenlerde size bir bölümde Tao Te Ching'den böyle kısaca bahsetmiştim.
Hangi bölümdü Merve diyorsanız inanın hatırlamıyorum, bilenler yeşillendirsin.
Bugün bunu konuşacağız arkadaşlar.
Bu eserin M.Ö.
6. yüzyılda Çinli bilge Lao Tzu tarafından yazıldığı düşünülüyor.
Klasik bir metin ama yani M.Ö.
6. yüzyılda bir insan nasıl bu kadar güncel ve nasıl bu kadar güzel şeyler yazabilir?
Gerçekten hayretler içerisinde kaldım ve ruhuma da dokunan bir eser oldu.
Kitabın yazarı olduğu düşünülen bilgi Lao Tzu.
Adının anlamı da şu. Çince'de Lao yaşlı demek.
Zi ise üstad bilgi anlamına geliyor.
Lao Tzu yani Tao düşüncesinin kurucusu olarak kabul edilen bir isim.
Yeryüzüne gelmiş en etkileyici ruhani kişiliklerden biri olarak görülüyor.
Tao dediğimiz şey ise asıl yol anlamında arkadaşlar.
Tao Te Ching bu açıdan önemli bir eser.
Çünkü Çin'in dini geleneğine ait en orijinal öğretilerden biri bu.
5000 yıllık Çin yaratılış efsanesinin temel kavramı arkadaşlar.
Ve Lao Tzu 2500 yıllık bu eseriyle bize aslında bu felsefenin böyle 81 şiirsel özdeyişle bir sunumunu yapıyor diyebiliriz.
Tarihsel ve kutsal kabul edilen bir eser.
Hani nasıl ki Hristiyanlar için İnceli, Yahudiler için Tevrat, Müslümanlar için Kur'an önemliyse bu eser de Çinliler için çok önemli.
Taoizm inancının ana kitabı olarak kabul ediliyor.
Tao Çin kültüründe ana yaratıcı anlamında kullanılıyor.
Anılan temel bir kavram.
Ve Tao evreni bu dünyayı ve bu dünya üzerindeki her şeyi yaratan temel güç arkadaşlar.
Böyle sürekli devinen, sürekli değiştiren, dönüştüren bir enerjinin ana kaynağı.
Yani aslında doğanın özü, doğanın ruhu diyebiliriz.
Tao ezeli ve ebedi olandır.
Ve ne başı vardır ne de sonu vardır.
Emel ve sen bize Allah'tan bahsediyorsun ya da Tanrı yaratıcı yaratan evren artık ne diyorsunuz?
Evet arkadaşlar gördüğünüz gibi çok.
benzer ama Lao Tzu kitabında Tao için sanki tanrıdan da eskidir diye bir şey söylüyor.
Yani tek tanrılı dinlerdeki tanrıyı kastederek.
Hani ondan da eskidir diyor.
Tao, Lao Tzu tarafından anlatılan özellikleriyle insanlara ve insanların kaderlerine karşı Tarafsız ve ilgisiz az sonra göreceğiniz üzere.
Yani bugün aslında deizm dediğimiz şeyin ilk versiyonu da diyebiliriz bu açıdan bakarsak.
Deizm ne bilmeyenler için?
Herhangi bir din, işte bir peygamber, vahiy vs.
bunlar olmadan arkadaşlar bireyin kendi sezgileriyle, kendi aklıyla...
Kendi kalbiyle Tanrı'nın varlığına inanması.
Ve deizme göre evet bir yaratıcı vardır.
Bu evreni kusursuz bir şekilde yaratmıştır.
Ama dünyanın işleyişine müdahale etmez.
Bu. Deizm Deus'dan geliyor.
Hani kök olarak Deus zaten Tanrı demek.
Ama Deus Mozart diyoruz ya.
Tanrı'nın sevgilisi demek değil mi?
Onu daha önce konuşmuştuk. Oradan aklınıza gelsin.
Ya da Müslümanlar Deus diyorlar ya.
Dinsiz gördükleri insanlara Deus.
Deus aklınızda kalır.
Deizm yaradancılık demek arkadaşlar.
Peki neden Tao Te Ching Deizm'in tarihteki ilk örneklerinden biri dedim?
Çünkü arkadaşlar yaratıcı yani Tao Te Ching'e göre söyleyecek olursam insanların kaderleriyle ilgilenmiyor.
Bakın Deizm'de de böyle bir nokta var.
Yani her şeyi yarattı ve aşkınlığına çekildi.
Bu Tao inancı Tao'yu bilerek Tao'nun yönettiği yolu izleyerek, onun süreçlerine, onun değişimlerine saygı göstererek Tao ve onun yönettiği doğa ile uyumlu yaşamayı
öneren bir inanç, bir felsefe diyebiliriz.
Ve Tao'culuğun mihenk taşları mütevazılık, yumuşaklık, az da yetinebilme altını çizerim, varlık ve yokluk.
Dolu ve boş. Yin ve yang.
Bunlar Tao'da iç içe bir bütün halindedir arkadaşlar.
Yani Tao aslında böyle baktığınızda çelişkileri, bu dualiteyi bütünleyen bir şey.
Hani az önce Tao'nun bir anlamının da Türkçe'de yol olduğunu söylemiştim ya.
Türkçe'de arkadaşlar tarik ne demek?
Yol demek değil mi? Tarikat bu sözcükten gelir.
Yol. Yani batıda Tao sözcüğünün karşılığı anlam, neden, temel, kaynak gibi sözcüklerle karşılanıyor.
Ama dediğim gibi Tao...
Yol demek yani bu hayatta her şeyin bir yolu var.
Dilimizi geliştirmenin en iyi yoluysa Cambly'den geçiyor biliyorsunuz.
Cambly'de yılın en düşük fiyatlarının olduğu Cyber Monday fırsatı sona ermek üzere.
Yıllık aboneliklerle ayda sadece 249 TL'den başlayan fiyatları kaçırmayın derim.
Bu arada arkadaşlar yıllık paketler aylık aboneliklere göre %60 daha iyi bir fiyata sahip bilginiz olsun.
Kampanya 6 Aralık Cuma günü yani bu Cuma günü sona erecek.
Duyanlar duymayanlara...
etsin. Bazen Instagram'da şöyle mesajlar alıyorum.
Naber nasılsın falan yok.
Yani mesajın önü ardı yok arkadaşlar.
Mesaj şöyle. Kodumuz altı ortağım.
Açıklamalara da link bırakıyorum.
Oradan detayları incelersiniz.
Bu arada unutmadan şunu da belirtmek isterim.
Neden Cambly Merve diyorsanız?
Çünkü eğitmenlerinin bazılarının değil tamamının ana dili İngilizce altını çizerim.
Ayrıca 7.24 pratik yapma imkanınız var.
İnternetin olduğu her yerde canınız ne zaman isterse İngilizce pratik yapabiliyorsunuz.
Geçen bir kafede oturuyorum.
Arka masamdaki kız bir konuşuyor.
Böyle o kadar gıpta eğittim ki dinliyorum.
Cambly ile konuşuyor. Eğitmeniyle.
Tek başıma sıkılırım diyorsanız grup dersleri var.
Çok eğlenceli. Hata yapmaktan korkmayacağınız 10 numara 5 yıldız bir ortam arkadaşlar.
Cambly mutlaka deneyin derim.
Kodu tekrar hatırlatıyorum.
6 ortam. Cyber Monday fırsatını kaçırmayın.
Tao'ya devam ediyoruz. Tao'nun resimsel Çin alfabesindeki karşılığı da yolda araba süren bir sürücü.
Yani böyle bir çizimi var. Tao aslında yol değil arkadaşlar.
O yolda giden, o yönü belirleyen bir rehber, bir sürücü gibi düşünebilirsiniz.
Şimdi bu eserde Tao öğretisinin dünyanın akışını anlatan bir değişim, bir dönüşüm felsefesi olduğunu görüyoruz.
Tao ana enerji anlamında yani yaratıcı temel etken anlamında arkadaşlar.
Tao te ching diyoruz ya Tao ana enerji.
Te dediği şey yaratılan şeylerin, nesnelerin, insanların varlığını belirleyen unsur.
Yani bizdeki karşılığı güç, kuvvet, can.
Erdem, yaşam bunlar.
Bir varlığın özünde olan doğuştan sahip olduğu değer.
T dediği şey varlık sebebi yani ki Tao'nun yarattığı her şey zaten kendi başına bir değer taşıyor.
Ve Tao'da arkadaşlar varlık ve yokluk bir bütün olarak birdir.
Bir aradadır.
Ve Tao'nun en büyük sırrı budur.
Şimdi söyleyeceğim şeye lütfen dikkat.
Tao'da yok sanılan...
Boşluk sanılan şeyler aslında nesnelere ve insanlara gerçek değerini, gerçek anlamını veren şeylerdir.
Şimdi ne demek istiyorum? Dedim ki Tao'da yok sanılan, boşluk sanılan şeyler aslında nesnelere ve insanlara...
Gerçek değerini, gerçek anlamını veren şeylerdir dedim.
Lao Tzu bunun için bir tencere örneği veriyor.
Bayılıyorum bu örneğe. Tencereyi işlevsel yapan şey nedir arkadaşlar?
Kendi ismi yani tencere mi?
Değil. O içindeki boşluktur değil mi?
Yani biz o boşluk sayesinde bir şeyler yapabiliyoruz o tencereyle.
İşte insan da kalbini bu şekilde boş yani saf tertemiz tutmalı demek istiyor.
Ne diyordu Bruce Lee? Su gibi ol.
Bu söz çok derin bir sözdür.
Tao'nun özünde de bu var.
Su gibi olmak var arkadaşlar.
Tıpkı su gibi yumuş.
Su gibi akışkan olmak nedir bu yumuşaklıktan kasıt?
Çünkü arkadaşlar yumuşak olan su sert taşı deler yener değil mi?
Yumuşak ve baş eğen konumdaki o su sert olanı alt ediyor günün sonunda.
Yin ve yang dediğimiz Tao'nun birliğini temsil eden şeyler yani iç içe geçmiş siyah beyaz yarım daireler biliyorsunuz yin yang.
Bu Tao'nun özünü temsil ediyor o yüzden önemli.
Şöyle düşünün işte erkek ve dişi iyi ve kötü.
Aydınlık ve karanlık.
Siyah beyaz gibi düşün. Kuru fasulye pilav gibi de düşünebilirsiniz.
Yani bunlar Tao'nun bütünlüğünü oluşturuyor.
Lao Tzu az sonra göreceğiniz üzere vermiş olduğu öğütlerde genel olarak söyleyecek olursam işte az da yetinmeyi, ölçülü olmayı öğütlüyor genelde.
Kibirden uzak durun diyor.
İnsanlara yüksekten bakmayın diyor.
Mütevazı olun. Az da yetinin.
Ölçülü yaşayın. Bunları vurguluyor sürekli.
Bir de Wu Wei diye bir kavram var Tao'da.
Bu da şu demek. Akışına bırakmak.
Yani hayatı zor... Ama böyle patates gibi oturalım hiçbir şey yapmayalım hep söylüyor mu bunu?
Bu anlamda demiyor arkadaşlar. Sen ne gerekiyorsa yap gerekeni elinden geleni ardına koyma ama ondan sonra akışına bırak diyor.
Hani zorlama oldurmaya çalışma bir akış var ona bırak diyor.
Akıntıya karşı kürek çekme diyor.
Rüzgarı karşına alma rüzgarı arkana al ki hareket ettirebilsin seni diyor.
Bu arada bir parantez açıp şunu da belirtmek isterim.
Eğer bu eseri okursanız bazı yerlerde böyle ne diyor bu ya hani.
Allah Allah kimi yermiş kimi sövmüş diyebilirsiniz.
Muhtemelen Confucius da sövüyor.
Çünkü ikisinin yıldızı pek barışmıyor.
Yani Confucius Çin'de devlet düzeni bozulup kaos çıktığında insanlara işte ahlaka dönün, eski törelere dönün bunları öğütlüyor.
Devletinize sadık olun, yöneticilerinize sadakatli olun, itaatli olun diyen bir insan.
Suçlulara ağır cezalar gelsin, idamlar gelsin diyen biri.
Lao Tzu işte buna karşı çıkıyor.
Yani bu sertliğe karşı çıkıyor ki zaten Tao'nun özünde yumuşaklık var, akış var.
Neticede arkadaşlar Lao Tzu'nun ki böyle birinin yaşayıp yaşamadığı da kesin değil bunu da belirteyim ama yaşadığını varsayarak nihayetinde 81 yaşında 81 özdeyiş bırakarak ülkesini terk
edip gittiği rivayet ediliyor.
Ve Lao Tzu'nun memleketi terk ettikten sonra Hindistan'a gidip Buda olduğunu düşünenler var.
Hatta işte Buda'yı eğittiğini söyleyenler bile var ama tabi Budacılar bu iddialara diyorlar ki Lao Tzu kim ki hani yani Buda'nın öğrencisi bile olamaz diye karşı çıkıyorlar.
Budizm, Taoizm, Konfüçyüzcülük konuşamadım.
Konfüçyüzcülük anladınız siz.
Hep böyle bir çekişme halinde bunlar ama Budizm ve Taoizm'in özünde benzer şeyler var.
Sevgi var, barış var. İşte doğaya yaklaşım konusunda bir benzerlik taşıyorlar.
Sonradan zaten bir yakınlaşıyorlar daha böyle artık dostlarla bir tavır içerisindeler.
Bir de arkadaşlar şöyle bir rivayet var.
Lao Tzu adında bir bilgiye kişi var.
Yaşadığı toplumdaki o yozlaşmaları görüyor.
İnanılmaz sıkılıyor bundan ve batıya gitmek üzere yola çıkıyor.
Yolda da onu bir bekçi duruyor.
Ve diyor ki sen buradan gidemezsin yani bu memleketin hayrı için ne biliyorsa anlatacaksın diyor.
Tüm bilgini, tüm irfanını yazıya dökeceksin diyor.
Aksi takdirde seni bu sınır kapısından geçirmem diyor.
Lao Tzu da işte bir oturuşta bu eseri kaleme alıyor.
Bu da bir rivayet tabi. Peki bu eser kimler için kaleme alınmış derseniz hem metinlerde değinilen konuların içeriğine baktığımızda hem de kullanılan dil itibariyle hedef kitlenin işte aristokrat
kesim, devrin siyasi figürleri olduğunu göreceğiz.
Ben sıradan halka hitap ettiği yerlerin altını çizerek sizlere aktarmaya çalışacağım.
Bir de başlamadan şunu söyleyeyim.
Tauculuktaki tanrı kavramı tek tanrılı dinlerdeki tanrı kavramından farklı arkadaşlar.
İşte ödüllendiren, cezalandıran, istençli bir kişiliği var ya tek tanrılı dinlerdeki tanrı.
Burada yok. Yani tauculuktaki tanrı varlığı var eden, evrimi eviren gücü simgeliyor.
Yani herkes onu aslında kalbinin derinliklerinde bir yerde hissediyor.
Fakat mantığıyla açıklayamıyor.
Şimdi filozof Zhuang Zitao şöyle söylüyor arkadaşlar.
Sen ki binbir türe adalet dağıtansın ama adil değilsin.
Yetmiş iki millete rahmet yağdıransın ama rahman değilsin.
En eskilerden de eskisin ama kadim değilsin.
Göğü yeren... yeri seren, varlıklara biçim veren ki sensin ama halik değilsin diyor bakın.
Yani diyor ki o ne bir kavramdır, ne bir varlıktır.
Sözcükler onun için sınırlı kalır demeye çalışıyor ve aslında onun bütün bunlardan öte bir varlık olduğunu söylemeye çalışıyor.
Diyor ki hiç idik bir olduk, bir iken iki olduk, iki iken üç olduk.
Üçten bin bir tür olduk diyor.
Yani Tao hiçliktir, boşluktur.
Her şeyin, tüm varlığın, tüm güçlerin, tüm olanakların kaynağıdır Tao.
Hiçlikten kaos doğar ve kaos içinde karşıtlık, farklılık bulunmayan birliktir değil mi?
Bu içi boş bir çember simgesiyle simgeleniyor arkadaşlar.
Birlik içinden iki karşıt temel gücü yaratıyor.
Nedir bunlar? Yin. Ve Tao'culukta iki büyük usta var.
Biri Chuanzi, diğeri de Lao Tzu.
Biz bugün Lao Tzu'yu konuşacağız.
Bu bölümü beğenirseniz Chuanzi'yi de konuşuruz arkadaşlar.
Hatta Tao'culuğu belki daha da açarız.
Şimdi Tao Te Ching'e şöyle kısaca bir bakalım.
Başlayalım yani. Başlangıçta şöyle diyor.
Yol olarak tayin edilmiş yol nihayet yol değildir.
İsim olarak tayin edilmiş isim...
nihayet isim değildir.
Burada aslında gizli örtük anlamlar var.
Yani muhtemelen burada söylemek istediği şey ta onun yani yolun tam olarak tanımlanamayacak yani kelimelerle ifade edilemeyecek kadar az önce söylediğim gibi oldukça derin bir kavram olduğunu söylüyor.
İnsanlar yol hakkında konuşabilir, ona isim verebilir ama bu gerçek tavrının sınırsız doğasını tam olarak yansıtmaz.
Yani siz ne derseniz deyin, ne konuşursanız konuşun, ne hayal ederseniz edin.
Değil yani o değil diyor.
Bunun doğasını yansıtamazsınız diyor.
İnsandan öte bir şey olduğunu söylüyor.
Yani o insan aklının, insan kavrayışının çok ötesinde bir şeydir diyor.
Devam. devam edelim şöyle diyor isimsiz ki o her şeyin başlangıcıdır isimli ki o her şeyin anasıdır diyor yani o isimsiz tüm kavramlardan ve tüm tanımlamalardan azade
değil mi ama evrenin ortaya çıkışında tüm varlıkların temelinde yer alan saf bir prensip her şeyin başlangıcı diyor Sonra diyor ki isimli ki o her şeyin anasıdır diyor.
Yani isimli olan ta o arkadaşlar görünür olan, tanımlanabilir olan insan tarafından değil mi?
Dolayısıyla insan algısı ile algılanan demek istiyor.
Yani hem isimsiz yani hem soyut görünmeyen hem isimli.
Yani görünür olan, maddi olan, somut olan değil mi?
Bakın yine ne var burada? Dualite var, zıtlık var.
İsimsiz Tao evrenin saf potansiyeli.
İsimli Tao bu potansiyenin tezahürü.
Dikkatinizi çekelim. Yani evrendeki her şeyin form bulmuş hali.
Şimdi ben buradan hemen Kur'an'daki şu ayetlere geçeyim.
Merve Hatipoğlu'yla huzura doğru.
Şu benzerliğe bakın. Şura suresi 11.
ayette şöyle diyor. Onun benzeri hiçbir şey yoktur.
Değil mi? Bunu söylüyor. Tao'daki gibi arkadaşlar.
Tao kelimelerle, kavramlarla açıklanamaz tam olarak değil mi?
Hani az önce Tao'da o isimsiz ki her şeyin başlangıcı derken onun soyutluğuna vurgu yaptık değil mi?
Kur'an'da Enam suresi 103.
ayet şöyle söylüyor.
Gözler onu göremez diyor.
Bakın soyut arkadaşlar gözler onu göremez.
Fakat o gözleri görür diyor.
Araf suresi 180. ayette en güzel isimler Allah'ındır ve siz ona bu isimlerle dua edin diyor.
Taoizm'de ne diyor? İsimli ki...
O her şeyin anasıdır diyor.
İfadeye bakın. Gerçekten baya bir benzerlik var.
Ama böyle gidersek bu bölüm sabaha kadar sürer.
Sabaha kadar buradayız.
Bir adam var diyor. Çok detaya girmeyeyim diyorum ama dayanamıyorum.
Şimdi arkadaşlar diyor ki işte böylece her zaman arzulardan arın.
Esrarengizi gör. Arzulara bürün.
Arzu uyandıranı gör diyor.
İşte bu iki hal birlikte ortaya çıkar.
Fakat farklı adlar alır.
Ve birlikteliklerine Gizem denir.
Gizemin kendisinden bile gizemli.
Onlar incelikleri açılan kapıdır diyor Tao Te Ching'de.
Yani arkadaşlar benim anladığım şunu diyor.
İşte arzularla, beşeri şeylerle böyle dünyevi bağlılıklar içerisindeyken evrenin sadece o yüzeysel tarafını, materyalist, maddi yönlerini görebilirsiniz diyor.
Ama hem maddi dünyayı hem de onun ötesindeki o saf gerçekliği, o arzulardan arınmışlığı görerek Tanrı'yı yani Tao'yu anlamaya bu şekilde çalışabilirsiniz diyor.
Devam edelim. Diyor ki dünyadaki herkes güzeli güzel olarak.
Ve çirkinlik de bu yüzden vardır.
Bakın dünyadaki herkes güzeli güzel olarak bilir ve çirkinlik de bu yüzden vardır.
Herkes iyiyi iyi olarak bilir ve kötülük bu yüzden vardır diyor.
İşte böylece varlık ve yokluk birbirini doğurur.
Zor ve kolay birbirini tamamlar.
Uzun ve kısa birbirini şekillendirir.
Yukarı ve aşağı birbirini doldurur.
Sesler ve tonlar birbiriyle uyuşur.
Önce ve sonra birbirini izler diyor.
Yani evrende her şeyin zıttıyla var olduğunu söylüyor arkadaşlar.
Kötülük diye bir şey olmasa hiç kimse iyiliğin ne olduğunu bilemezdi değil mi?
O yüzden arkadaşlar zıttıkları kötü bir şey gibi görmeyin.
Sadece karşılıklı olarak görmeyin.
Onlar aslında birbirinin tamamlayıcısıdırlar.
İşte böylece ermiş kişi...
Eyleme geçmeden iş bitirir.
Söz söylemeden öğreti üretir.
Bin bir türlü şeyi çekip çevirir ama hiçbirini başlatmaz.
Hamlesini yapar ama sonucuna bel bağlamaz.
İşlerini tamamlar ama üzerlerinde durmaz.
Ve üzerlerinde durmadığı için de hiçbir iş yolundan çıkmaz diyor.
Burada arkadaşlar Taoizm'in Wu Wei yani çabasız eylem dediği o doğal akışta hareket etme eylemini açıklıyor.
Hani dedik ya rüzgara karşı gitmek değil rüzgarı arkamıza alıp gitmek.
Ve şöyle diyor. gösterme ki insanlar birbiriyle çekişmesin.
Zor temin edilene değer verme ki insanlar çalıp çırpmasın.
Arzu edilene sergileme ki insanlar birbirine düşmesin.
Yani sanki şu zamanda yazılmış gibi değil mi arkadaşlar bu metin?
Ara ara dediğim gibi konfüçyücülara da göndermeler yapıyor.
Onları bir taşlıyor. Oralara değinmiyorum.
En sevdiğim kısımlardan biri şu arkadaşlar.
Diyor ki gök kalıcı yer uzun ömürlüdür.
Kalıcı ve uzun ömürlüdürler.
Zira kendileri için yaşamazlar.
Uzun yaşamaları da bundandır demiş.
Bakın kendileri için yaşamadıkları için uzun yaşıyorlar diyor.
Bu yüzdendir ki ermiş kişi kendini geriye atar ama kendini Ön safta bulur.
Kendini dışarıda tutar ama kendini müesses bulur.
Bunlara sebep kişisel çıkarlarını tam olarak böyle gerçekleştirir diyor.
Bence çok güzel. Ve diyor ki çoğaltıp biriktirmek sonlandırmak kadar iyi değildir.
Çoğaltıp biriktirmek sonlandırmak kadar iyi değildir.
İşleyip bilememekle hiçbir şeyin ömrü uzamaz.
Altın ve yeşim taşlarıyla dolu bir odayı hiç kimse koruyamaz.
Saygınlık. Zenginlik ve kibir felaket getirir diyor.
Yani egoyu kastediyor.
Kibir, ego ve zenginlik hırsının bir insanı bitirebileceğini söylüyor.
Bence arkadaşlar sahip olduğumuzu sandığımız şeyler aslında bize sahip olmasın demek istiyor.
Yani bence bir şeylere sahip olmakta mesele yok.
O şeylerin bize sahip olması sıkıntılı.
Bir kişinin kendine sahip olduklarıyla var etme çabası bence çok büyük sıkıntı.
Her şeyi de yorumlamak istemiyorum akışı bozmamak için.
Sizi kendi düşüncelerinizle baş başa bırakmak istiyorum aslında.
Diyor ki ruhunu besleyip her şeyin birliğini kucakladığında birlikten ayrılmadan kalabilir misin?
Hayat enerjini yoğunlaştırıp narin kalarak bir çocuk gibi olabilir misin?
Kara aynayı işleyip temizleyerek.
Kusursuz olabilir misin? Burada arkadaşlar çocuk kalabilmekten kasıt saflık enerjisi.
O yumuşaklık ve aynı zamanda esneklik çocukların sahip olduğu bir şey.
Kara ayna dediği şeyde eski Çin'de parlatılmış ve işlenmiş bronzdan önce ne vardı?
Durgun sular vardı. İnsanlar durgun suları ayna görevi olarak kullanıyorlardı.
O yüzden karanlık aynadan kasıt aslında bulanık olan pis sular.
Bunlardan bahsediyor. Gelelim az önce anlattığım boşluğa.
Diyor ki bir tekerleğin göbeğinin etrafında birleşmiş 30 parmaklığı düşünün.
İşte o tekerin ortasındaki boşluktur bir arabayı faydalı kılan.
Kilden yapılmış toprak bir kabı düşün.
Kabın boşluğudur onu faydalı kılan.
Oda yapmak için oyulmuş bir pencereyi, kapıyı düşünün.
Pencerenin kapının boşluğudur bir odayı faydalı kılan diyor.
İşte bu şekilde varlık çıkar içindir.
Yokluk ve boşluksa fayda içindir diyor.
Varlık çıkar için...
Boşluk fayda için diyor.
Muhteşem. Yani bunların M.Ö.
6. yüzyılda yazılmış olması gerçekten beni çok heyecanlandırdı.
Neyse devam edelim. Diyor ki beş renk insanın gözünü kör eder diyor.
Av peşinde dört nala at koşturmak bu insanı çılgına çevirir.
Elde edilmesi güç olan mal, mülk insanın işlerini aksatır diyor.
Beş renk dediği arkadaşlar insanın duygularını, algılarını böyle komple harekete geçiren uyarıcılar.
Diyor ki lütuf da, hakaret de.
Başa beladır. Yani birinin sizi övmesi de hakaret etmesi de başa bela olacak bir şeydir.
Lütuf bahşedilmek ast olmak demektir.
Lütufa erişmekse başa beladır.
O lütfu kaybetmek yine başa beladır diyor.
Bence bu da çok doğru. Ve yine çok çarpıcı.
Şöyle demiş. Kendine ve bedenine tasayla özen göster diyor.
Bunu da şöyle açıklıyor arkadaşlar.
Burada kastedilen Tasalanma sebebim bir bedenimin olmasıdır.
Eğer bedenim olmasaydı tasalanacak neyim kalırdı?
Demeye çalışıyor. Şimdi buraya dikkat.
Bundan dolayıdır ki bedenine dünyaya özen gösterdiği kadar özen gösteren kişiye dünya emanet edilebilir.
Tekrar ediyorum. Bedenine dünyaya özen gösterdiği kadar özen gösteren kişiye dünya emanet edilebilir diyor.
Ama bu nedir ya? Lanet olsun dostum çok iyi.
Demiş ki varlıklar pek çok.
Hepsi köklerine döner.
Köklerine sükunet denir.
Sükunet yazgıya dönüştür.
Yazgıya dönüş daimiliktir.
Daimiliği bilmek...
Aydınlanmak, daimiliği bilmemek budalalıktır diyor Tao Te Ching'de.
Bu da arkadaşlar Bakara suresi 156.
ayete benziyor değil mi? Allah'tan geldik ve yine ona döneceğiz diyor değil mi orada?
Çok benzerlikler var bu arada.
Liderlik içinse şöyle diyor Tao Te Ching'de.
Eğer ki halkın korktuğu biriysen senin de halktan korkman.
Kaçınılmazdır. Şu an aklıma diktatörlerin sonu geldi.
Gaddafi, Saddam Hüseyin, Hitler, Mussolini değil mi?
Hepsinin sonu berbat.
Ermiş insanlar için şöyle söylüyor.
İşte bu yüzden ermiş kişi birliği benimser ve dünyaya çobanlık yapar.
Kendini göstermez.
İşte bu yüzden aşikardır.
Göz önünde bulunmaz.
İşte bu yüzden ışık saçar.
Kendini övmez. İşte bu yüzden...
başarıyı yakalar. Kibirlilik yapmaz.
İşte bu yüzden kalıcı olur.
Kimseyle dalaşmaz. İşte bu yüzden kimse de onunla dalaşmaz.
Eskilerin yalnız eğilerek bütün olabilirsin sözü ne kadar doğru.
Gerçekten de Seni bütüne götüren şey budur demiş.
Yani diyor ki bir doğrunun eğilerek en mükemmel şekli sayılan o daireyi oluşturması gibi ancak esneklik ve mütevazılık göstererek bir insan bu şekilde mükemmelliğe ulaşabilir diyor.
Ve diyor ki kendini metheden yerini sağlama alamaz.
Kendini metheden kişi yerini sağlama alamaz.
İri adımlarla yürüyen yol katedemez.
Kendini göstermeye çalışan...
Göz önünde olmaya çalışan parlayamaz.
Kendini öven kişi başarılı olamaz.
Kibirlilik eden kişi...
Kalıcı olamaz. Gerçekten şiir gibi arkadaşlar.
Dünyayı ele geçirmeyi isteyip öyle davrananların başarılı olamadıklarına şahit oldum demiş.
Scarface filmi geldi aklıma tam da bu noktada.
Ve yine dönüp dolaşıp Sokrates'in o meşhur sözüne geliyoruz.
Kendini bil sözü.
Bunun bir benzeri Tao Te Ching'de geçiyor arkadaşlar.
Diyor ki başkalarını bilmek akıllılık.
Kendini bilmek ise irfan sahibi olmaktır.
Başkalarının üstesinden gelen kişi iktidar sahibidir ama kendisinin üstesinden gelen kişi ise güç sahibidir.
Neyin yeterli olduğunu bilmek, zenginlik, azimle yol almak, irade sahibi olmaktır.
Sahip olduğunu kaybetmemek, kalıcı olmak, ölüp unutulmamaksa uzun ömürlü olmaktır demiş.
En yüce Erdem Erdemlilik taslamaz.
Bu yüzden de onda erdem mevcuttur.
En aşağı erdemse erdemliliği elden bırakmaz.
Bu yüzden de onda erdem mevcut değildir.
Şu sözü de çok sevdim arkadaşlar.
Hayattayken insanoğlu esnek ve yumuşaktır.
Ölüyken gergin, sert ve katıdır.
Bu sözde bana Ducane Cindeoğlu'nun bir videosu var.
Küçük yazın izleyin onu harika.
Lao Tzu şöyle söylüyor.
Çok kıymet verdiğim...
Üç hazinem var. Sadelik, sabır ve merhamet.
Işık saç ama göz kamaştırma demiş.
Kesenizi ağzına kadar doldurursanız dökülecektir.
Bıçağınızı keskinleştirmeye devam ederseniz o bıçak körleşecektir.
Para ve güvenlik peşinde koşarsanız kalbiniz asla açılmayacaktır.
İnsanların onay vermesini önemserseniz onların mahkumu olursunuz.
İşinizi yapın ve geri çekilin.
Çünkü dinginliğe giden yegane yol budur.
Bilmediğini bilmek en büyük bilgidir, bilmediğini bilmemek bir kusurdur diyor Lao Tzu.
Ve M.Ö.
6. yüzyılda yazıldığına hayret edeceğiniz bir sözle devam ediyorum.
İhtişamlı ve zenginken saraylar, yabani otlar bürümüşse tarlayı, ambarlar bomboşken, pahalı ve süslü ise giysiler, keskin kılıçlar sallanıyorsa kemerlerde ve patlaya
sıya yiyip içenler, boğuluyorsa bolluktan işte buna...
Hırsızlık denir. Ve hırsızlık yola göre yani tanrıya göre değildir diyor arkadaşlar.
Ne kadar anlamlı değil mi? Ve talihsizlikte talih yatar.
Talihte ise talihsizlik gizlidir.
Son hamlenin ne olacağını...
Kim bilebilir demiş Lao Tzu.
Yine de talihimiz bol olsun diyorum ve gidiyorum arkadaşlar.
Bugün söylemiş olduğum sözleri farkındalık defterinize yazmayı unutmayın.
Farkındalık defteri deneye ilk kez duyuyorum diyenler için benim çıkarmış olduğum bir kişisel gelişim defteri.
İnternette her yerde bulabilirsiniz.
Büyük kitapçılarda da var.
Beni hangi platform üzerinden dinliyorsanız takip etmeyi ve bildirimlerinizi açmayı unutmayın.
Çünkü her hafta 3 bölüm gelecek.
Instagram'a da bekleriz. linkten detaylara ulaşabilirsiniz.
Cambly Ortamlarda Satılacak Bilgi'yi sundu.
Bu cumartesi yepyeni bir bölümle tekrar görüşmek üzere.
Hoşçakalın. Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
