
Eczacıbaşı Evital Hakkında detaylı bilgi almak ve indirmek için: Tıklayınız * Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi Twitter: @OrtamlardaB * Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com *Bu bölüm "Eczacıbaşı Evital" hakkında reklam içerir*
Transkript
Herkese merhaba, Ortamlarda Satılacak Bilgi'ye hoş geldiniz.
Ben Merve. Bugün aylardır beklenen bir konuyla geldim arkadaşlar.
Sigara, sigarayı nasıl bırakırız?
Bunu anlatacağım sizlere. Tabii ki uzman görüşleriyle.
Ben biliyorsunuz sigara kullanmıyorum ama sırf sizin böyle nasıl hissettiğinizi anlamak için içmiştim hatırlarsanız.
Ve az kalsın keş oluyordum.
Gerçekten hemen bağımlılık yapabilecek bir şeymiş.
Bunu anladım ve çok korktum.
Tadı çok berbat bir şey ama böyle içtikçe içesin geliyor.
Hani ilk başta çok kötü geliyor sonra hımm okey falan diyorsun.
İçtikçe içesin geliyor çok tuhaf bir şey yani.
Böyle çaktırmadan sinsice bağlılık yaratabilecek bir şeymiş gibi geldi bana ki öyle zaten.
Sigara içenleri daha iyi anlamak için keş olan koca yürekli Merve Ramak'tan döndüm.
Şimdi çoğu arkadaşım böyle önce tek tek arkadaş ortamında başlamıştı benim hani bir taneden bir şey olmaz diye başlayanlar oldu.
Sonra bir baktım paket taşımaya geçmişler ama çoğu arkadaşım da hiç içmiyor.
Bence ergenlikteki yakın arkadaş faktörü çok önemli diye düşünüyorum.
Hani o içiyorsa eğer daha kolay oluyor bence içmesi ve alışması.
Sigara genellikle ergenlik döneminde kullanılmaya başlıyor diyor uzmanlar zaten öyle.
Şimdi önce bu işin psikolojisine bakalım.
Sigara bağımlılığının...
psikolojisi ergenlikte tabii ki özentiden oluyor işte akran baskısı oluyor merak oluyor sosyal kabul görme strese başa çıkamamak özgüven eksikliğinden olabiliyor hayır demeyi bilmemekten oluyor
bağımlı kişilik özelliği bunlar etkili olabiliyor ergenlikte ve beni dinleyen gençler lütfen bu kötülüğü kendinize yapmayın kendinize ve gençliğinize yapmayın Az önce ekip arkadaşıma
sordum. Dedim ki sen ne zaman ve nasıl başladın ve niye bırakamıyorsun diye sordum.
Bu podcast ile bırakacak umarım.
Çok genç çünkü daha 23 yaşında.
Dedi ki ailemde sigara içen tek kişi abimdi.
Zaten ondan görüyordum ama hani liseye başlayınca merak ettim.
Arka sıramdaki çocuk içiyordu.
Gittim ona sordum işte kaç para bu sigara falan demiş.
Çıkışta gitmiş ilk paketini satın almış.
Yani böyle başlamış. Şu an gündelik hayatımı etkilemiyor dedi ama yüksek fiziksel efor gerektiren aktivitelerde çok yoruluyorum diyor.
Hani nefes nefese kalıyormuş, namzı çabuk toparlanamıyormuş.
O yüzden pişman başladığına umarım bırakacak.
Şimdi öz yeterliliği yüksek olan bireylerde Sigara içme oranı daha düşükmüş arkadaşlar.
Ve tabii ki baş aktör ne bu konuda?
Stres. Stresle baş etme yöntemi olarak kullanıyorlar sigarayı.
Hani bebeklerin emziğidir ya o stresi atma yolları.
Emziktir. Annem de hep şey der böyle sigara için.
Yetişkin emziği der.
Bence doğru. Bu arada kendisi de içiyor.
Bırakmak için bu bölümü bekliyormuş.
Yani yüzyıllardır konuşup başının etini yemem yetmedi.
Bu arada anneme ben ruhiye diyorum.
Hani bir başkadır dizisi var.
Vardı ya orada ruhiye karakteri vardı.
Annem onun gibi sürekli.
Camdan bakıp sigara içiyor.
Klasik ama böyle çok efkarlı.
Neyse annem bitti sıra sizde bugün.
Sigara içmekteki etken şeyler neler?
Mesela sosyoekonomik durum, eğitim, ırk, yaşanılan bölge bile sigara içmede etken rol oynayabiliyor.
Ve yapılan araştırmalar sonucunda gelişmiş ülkelerde, eğitim düzeyi arttıkça sigara içme sıklığının azaldığı görülmüş ve sigara kullananların vücudunda dopamin
kimyasalı anlık olarak aktive olduğu için insanlar O an için kendini iyi hissediyor.
Hani haz veriyor diyorlar ya sigara aslında haz değil bu.
Bağımlı olduktan sonra sürekli içtikten sonra ne oluyor?
Zamanla bu etki bu haz azalmaya başlıyor.
Ve vücudunuzun dopamin salgı sistemi bozulduğu için yani eğer yeni başladıysanız o harika haz alıyorum diyorsanız iyi geliyorsa bu bir süre sonra yerini olumsuz duygulara bırakacak.
Az sonra zaten taktiklere geçeceğim ne yapacağımıza.
Önce bu işin bir psikolojisi.
Şimdi iki çeşit sigara kullanıcısı var.
Biri sigara bağımlılığı olmayan.
Ama arkadaş ortamına ayak uydurabilmek için içenler ki biz bunlara sosyal işçiler grubu diyoruz.
Benim arkadaşlarımın çoğu böyle.
Bu grup işte stres, kaygı, keyif bunlarla baş etmek için sigara içmiyor.
Bunlara bağlı değil onların içmesi.
Sigarayı istediği zaman kafasına göre ara verebiliyor.
Paket taşımasa bile stres olmuyor ama yine de kötü.
Neden kötü olduğunu az sonra anlatacağım.
İkinci grup sigara içemediği zaman agresyon kaygı içerisinde olanlar.
Sigara içilmeyen alanlarda korkunç huzursuz olanlar.
Bu arada kışın mekanın dışında sırf böyle arkadaşı için oturup o böyle sigara içebilsin diye oturup donan o koca yürekli dostlar.
Bu podcast'ı lütfen sigara içen o arkadaşınıza atın.
Gerçekten bu arada bu bölümü sigara içenlere atın.
Bir iyilik yapmak istiyorsanız atın.
Belki bir vesile oluruz bırakırlar.
Şimdi ikinci grup sigarayı bırakmakta en çok zorlananlar.
Ve bir çalışma gösteriyor ki sigara iç...
İçenlerin %64'ünün arkadaşlarını çoğu da sigara içiyor.
Yani sosyal gruplara uyum sağlamak için araç olarak kullanılıyor sigara.
Anne babası sigara içen çocukların sigara içme olasılığı 2 kat daha fazlaymış.
Peki sigarayı bırakmanızı engelleyen düşünceler neler?
Instagram'da da sordum bunu.
Kadınların çoğu kilo almaktan korkuyorum demiş.
Başka bir sebepten de ölebilirim diyenler var.
Evet ama bu sadece bir olasılık.
Halbuki sigaranın öldürdüğü kesin olasılık falan değil kesin bir şey.
Hani öldürmese de hasta ediyor.
Bu bir gerçek. Sigara içmeyi seviyorum diyen çok insan var.
Seviyoruz yağ içmeyi diyorsunuz ya.
Bu ne demek biliyor musunuz?
Bu ben her sabah öksürerek uyanmayı...
seviyorum ben her sabah nefes darlığı çekerek uyanmayı seviyorum düşük bir bağışıklığa sahip olmayı seviyorum sık sık hastalanmak hoşuma gidiyor yaşamımı kısaltmayı çok seviyorum kötü kokmayı
çok seviyorum dişlerimin lekelenmesi hoşuma gidiyor bunlar aynı şeyler o yüzden seviyorum derken lütfen bir daha düşünelim istiyorum ama bırakamıyorumcular var istemek zaten bırakabilmenin yarısı
gerçekten öyle geçmişte başarısız olmuş olabilirsiniz belki pek çok gezde Denediniz ve şu an buradasınız yine denemek için.
Şunu söyleyeyim geçmişte başarısız olduysanız bu iyi bir şey.
Çünkü sonradan bırakma oranı daha yüksek daha önce denemiş olanların.
Çünkü denemiş mi zorluklarını biliyor avantajlarını görmüş.
Ya da yıllardır içiyorum Merve ben şu saatten sonra bıraksam ne olur diyenler var.
Hani giden gitmiş zaten diyenler var.
Hayır sigarayı bıraktığınız zaman vücudunuz gerçekten hemen iyileşmeye başlıyor.
Kendini onarmaya çalışıyor.
Vücut o kadar mucizevi bir şey ki hatta sigara içenler 10 kat daha fazla kalp krizi riski taşıyor.
Siz bu riski azaltmış oluyorsunuz.
Bir takipçimin babası bu sebeple maalesef hayatını kaybetmiş yazdı bana.
Sonra diyor baktım annem de içiyor mutfakta.
Fayansa gidip yumruk atmış ve o fayansda hala izi duruyor dedi.
Yani bunun ne derecede bir bağımlılık olduğunu siz şu örnekten bile anlayabilirsiniz.
Eşini sigaradan kaybediyor.
Eve geliyor ve sigara yakıyor.
Bir akrabamız şeker hastası bacağını kaybedecekti az kalsın kurtuldu.
Doktor dedi ki asla asla sigara içmeyeceksin.
Hala içiyor paket taşıyor.
Böyle bir riske rağmen inanabiliyor musunuz?
İşte bu böyle bir illet.
Hani illa benim içmeme gerek yok sizi anlamam için.
Bir de ya şimdi içeyim ben gelecekte bırakırım bu düşünce çok var sonra bırakırız ya.
Sigaraya bağlı pek çok hastalık sigaranın uzun süre içilmesi ve içindeki maddelerin vücutta giderek birikmesi sonucunda ortaya çıkıyor arkadaşlar hatırlatırım.
Ve her yıl dünya çapında 6 trilyon sigara tüketimi sebebiyle 7800 ton zararlı kimyasal Maalesef çevreye salınıyor.
Çevreye de büyük bir zararı var.
Türkiye'de 2017'de toplam sağlık harcamalarının %9'u tütün kullanımına bağlıymış ve bu maliyetin %20'sini kanser türleri, %34.1'ini kalp ve damar hastalıkları,
%42.9'unu ise solunum yolu hastalıkları oluşturuyormuş.
Tütün kullananlarda mukoza bariyeri bozulduğu için çoğu hastalığa kapı açılıyor arkadaşlar.
Merve ben elektronik sigara içiyorum diyenler elektronik sigara DNA hasarı yapıyor ve maalesef hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde görülmüş ki elektronik sigara iltihap mekanizmalarını
tetikliyor. Ayrıca akciğer işlerinizi de azaltıyor.
Günde bir paket sigara içen kişi her ay iki ağacın kesilmesine neden oluyor.
Ve her bir sigara bakın her bir sigara 3.7 litre su kirletiyor.
Çevreye salınan karbondioksit ekolojik krizin baş nedenlerinden.
Ve her yıl sırf tütün üretmek için 600 milyon ağaç kesiliyor.
600 milyon ağaç ve 22 milyar litre su tüketiliyor bu yüzden.
İspanya'da en çok ölüm sigaradan kaynaklanıyor.
Her yıl 50 bin kişi sigaraya bağlı hastalıktan maalesef hayatını kaybediyor İspanya'da.
İngiltere'de 2. Dünya Savaşı'nda ölenlerin 12 katı kadar insan sigaradan hayatını kaybetmiş.
Ve şimdi size çok çarpıcı bir gerçekten bahsedeceğim.
Sigara paketlerinin o önlerindeki arkasındaki uyarı yazıları falan var ya.
Bunlar tiryakilerin sigara arzusunu asla bastırmıyor.
Hatta sıfır etkisi var.
İşte o kötü akciğer resimleri, inme geçiren adam, işte seks hayatında başarısız olanlar, ayak fotoğrafı bilmem ne bunların hiçbir etkisi yok.
Aksine bunlar satışları arttırmaya yarıyormuş araştırmalara göre.
Neden? Çünkü sigara içenlerin beynindeki arzu noktası diye bilinen bir bölge var.
Akunben çekirdeği. akumben çekirdeği bölgesini uyarıyor.
Bu gördüğünüz görseller. Ve bu bölge vücut böyle bir şeyi arzuladığı zaman alkol, uyuşturucu, tütün, seks, kumar her neyse ısınmaya başlayan uzmanlaşmış nöronların bir zinciri
burası. Ve akumben çekirdeği bir kez uyarıldığında Tatmin olmak için, burası çok önemli, sürekli daha yüksek dozlara ihtiyaç duyuyor.
Yani o sigarada gördüğünüz yazılar, ne bileyim insanları içmekten caydıracağını düşündükleri o resimler, fotoğraflar bunlar hiçbir şey başaramadığı gibi o akun ben çekirdeği dediğim kısmı
faaliyete geçiriyor ve aslında sigara yakmaya teşvik ettiriyor insanları.
Araştırmalarla ortaya konuldu bu.
Yani bunların hepsi bir pazarlama aracı.
Siz sigara endüstrisinin Kurbanısınız bu durumda ve sigara bağımlılığının yol açtığı ölüm sayısı 20.
yüzyılda 10 milyonu bulmuşken 21.
yüzyıldayız. Şu an artık her sene 5.4 milyon kişi maalesef bu şekilde hayatını kaybediyor.
2030 senesinde öngörülen 8 milyonun üstünde insan kaybı olacağı.
Herkes şey diye düşünüyor değil mi?
Bu benim başıma gelmez.
Klasik insan tribidir bu.
Bu benim başıma gelmez. Nereden biliyorsun?
Ve bu kaybın gelişmekte olan ülkelerde.
Daha yoğun olacağı söyleniyor ki şu anda da öyle zaten.
Ve Dünya Sağlık Örgütü'nün öngörüsü bu söylediklerim.
2030 senesi için 8 milyon kişi.
Ve Türkiye arkadaşlar yüksek riskli ülkeler arasında yer alıyor.
Yaklaşık 17 milyon kullanıcı var sigara kullanıcısı.
Dünyada 10. sıradayız.
Ve anketlere göre sigarayı denemek için başlayan gençlerden %50'si sigara kullanmaya devam etmiş.
Peki size şunu soracağım.
Küçücük bir çocuğunuz var diyelim ya da bebeğiniz var.
Çocuğunuz günde ortalama 5 sigara içse ne düşünürsünüz?
Yani eğer bir ebeveyseniz sizler şu an onların yanında içerek bunu yapıyorsunuz.
Günde ortalama 5 sigara içmiş oluyorlar yanlarında içilen çocuklar.
Ve bebeklerde kolik 2 kat daha artıyor sigara içen ebeveynler olduğu zaman.
Evin içerisinde, odalarda vs.
o çocuk ona maruz kalıyorsa.
Astım. Alerjik hastalıklar, solunum enfeksiyonları bunlar iki kat daha fazla.
Koa riski bile var ileride.
Bu arada illa böyle sigaradan olacak değil.
Malum önümüz kış.
Çocukların, bebeklerin hastalanma zamanı başlıyor.
Eğer böyle durumları zaten çok sık yaşıyorsanız ve her defasında doktora gidiyorum Merve.
O da böyle bir kalp ol verip yolluyor diyorsanız.
Ama gitmeyince de tabii böyle içiniz içinizi yiyor.
Acaba bu sefer ciddi bir şey mi var diye.
O zaman Eczacıbaşı Evitali deneyebilirsiniz arkadaşlar.
Online hekimlere bağlanıp hemen sorabiliyorsunuz.
Ya da kendiniz için belki aklınızı kurcalayan ufak tefek sağlık problemleriniz varsa.
Çok çalışıyorum Merve doktora gidecek zaman bulamıyorum.
diyorsanız hemen öğle aranızda online doktor hizmeti alabilirsiniz.
Ya da anneniz babanız belki şehir dışındadır onların sonuçlarını göstermek istiyorsanız yine online hekimlere bağlanıp sorabiliyorsunuz Evital'de.
Bazen böyle başka bir doktora daha sorsam iyi olur diyoruz.
Gerçekten de ikinci, üçüncü bir göze ihtiyaç duyuyoruz.
Ya da mahrem konular olabiliyor.
Bunlardan çekiniyor olabilirsiniz.
Cinsel problemler yaşıyorsunuz belki.
Ya da psikolojik sorunlarınız var.
Kilo probleminiz, yeme bozukluğunuz.
Bunlar varsa da Evital'de online hekimler hizmetinizde.
Laboratuvar sonuçlarınızı da Evital üzerinden online danışabiliyorsunuz.
Birçok üniversite hastanesi hekimiyle görüşme imkanınız var online.
Çapa yani İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi, Dicle Üniversitesi Hastanesi, Başkent Üniversitesi Hastanesi gibi böyle farklı şehirde yaşayanlar için gerçekten harika bir özellik bu.
Ya da bu hastanelerden biliyorsunuz randevu bulmak oldukça zor.
O yüzden Eczacıbaşı Evi Talik gerçekten müthiş bir çözüm sunuyor.
Dediğim gibi birçok üniversite hastanesi hekimleriyle online görüşme imkanı etsin.
Naci Başı Evital'de arkadaşlar.
Bu arada ilk online psikolog ve diyetisyen görüşmelerinizde %20 indirim.
Devam görüşmelerinde %15 indirim fırsatı var online görüşmelerde.
Bu kampanya yıl sonuna kadar geçerli olacak fakat kullanım sınırı var.
Eğer faydalanmak istiyorsanız o yüzden kaçırmayın.
Eczacıbaşı Evital gerçekten sağlığın yeni hali.
Yüzlerce uzman doktor, psikolog ve diyetisyen Eczacıbaşı Evital'de.
Açıklamalardaki linkten detaylara ulaşabilirsiniz.
Çok teşekkür ederiz.
Böyle harika bir hizmeti bizlere sundukları için sigara konusuna devam edelim.
Peki sigarayı bıraktığınız zaman vücudunuzda ne gibi değişiklikler olacak?
İlk 20 dakika kan basıncınız ve nabız atımınız normal seviyelere düşecek.
El ve ayak ısınız normale yükselecek.
İlk 8 saat kan karbonmonoksit düzeyi normale inecek.
Kan oksijen düzeyi normale yükselecek.
İlk 24 saat kalp krizi geçirme riskiniz azalacak.
İlk 48 saati atlattıysanız 2 gün boyunca içmediyseniz sinir uçlarınız tekrar büyümeye başlayacak.
Tat ve koku alma duyularınız yavaş yavaş düzelmeye başlayacak.
İkinci haftayla 3 ay arasını atlattıysanız bravo zaten bırakmış oluyorsunuz artık.
Dolaşımınız gelişiyor.
Eğer yürüyüş yapmak istiyorsanız bu daha kolay olacak.
Akciğer fonksiyonlarınız yaklaşık %30 artacak.
1 ila 9 ay arasında öksürüğünüz, sinüslerdeki o dolgunluk, yorgunluk ve nefes darlığı azalacak.
Akciğerlerinizdeki silyalar tekrar büyüyecek ve akciğer enfeksiyonlarınızı önleyecek.
Ve daha az soğuk algınlığı, boğaz ağrısı, baş ağrısı ve daha yüksek bir konsantrasyonunuz olacak.
Ve gelelim birinci yıla.
Bir yıl sonra koronel erter hastalığı riskiniz sigara içenlere göre yarı yarıya düşecek.
Beşinci yıl. Akciğer kanserinden ölüm hızı yarıya inecek.
İnme riski sigara içmeyenlerle aynı olacak.
Ağız, boğaz, yemek borusu, mesane, böbrek, pankreas kanseri riskleriniz azalacak.
Ve eğer şeker hastalığınız, astımınız, böbrek yetmezliği gibi kronik bir hastalığınız varsa sigarayı bırakmanız sağlığınıza inanılmaz derecede iyi gelecek.
Şimdi nikotin.
Renksiz yağlı bir kimyasal tütünün içerisinde bulunuyor biliyorsunuz ve sizi bağımlı yapan madde nikotin ve en hızlı bağımlılık yapan madde nikotin.
Bir tek sigara bile sizin o oltaya takılmanız için yeterli.
Tekrar ediyorum denemek için içtiğiniz o bir tek sigara var ya sizin oltaya takılmanız için gayet yeterli.
Sigaradan alınan her nefes ciğerleriniz aracılığıyla beyninize iletiliyor.
Küçük dozlarda nikotin gönderiyorsunuz beyninize ve bu damarlara enjekte edilen uyuşturucudan bile daha hızlı etki gösteren bir şey.
İnanabiliyor musunuz? Ve sigaradan 20 nefes çekerseniz sadece bakın bir sigarayla uyuşturucudan 20 doz almış oluyorsunuz.
O kadar ağır bir şey aslında bu.
Ve nikotin çok çok çok hızlı etki eden bir madde.
O yüzden hızlı bağımlılık geliştiriyorsunuz.
Ve sigara içtikten sonra 20 ila 45 dakika içerisinde kandaki oran yarıya iniyor.
Nikotinin oranı yarıya iniyor.
O yüzden tiryakiler gün içerisinde durmadan sigara içerler.
Çünkü Söndürdüğü an, kül tablasına bastığı an vücudundaki o nikotin hızla azalmaya başlıyor.
Ve beden o maddenin yoksulluğunu çekmeye başlıyor.
Bakın uyuşturucudan bahsediyor gibiyim değil mi?
Ama sigaradan bahsediyorum.
Ve bu nikotinin kanda azalması o kadar böyle belli belirsiz bir şey ki Ellen Carr diyor ki çoğu tiryak aslında bir uyuşturucu bağımlısı olduğunu bilmeden yaşıyor bu sebepten dolayı.
Ve Alan Carr tüm dünyada bu konuda tanınmış bağımlılıklarla mücadele konusunda önemli bir yazar ve onun sayesinde milyonlarca kişi sigarayı bıraktı.
Bana da en çok onun kitaplarını tavsiye ettiniz.
Bugün anlatacaklarım zaten onun rehberliğinde olacak.
Yani söyleyeceklerimin hepsi bu işin uzmanından arkadaşlar.
Üstelik kendisi de çok ağır bir sigara bağımlısı.
Tam 33 yıl boyunca sigara içmiş.
Üstelik 4-5 paket.
O yüzden ne hissettiğinizi gayet iyi anlayan bir isim olduğunu düşünüyorum.
Şimdi nikotin bağımlısı dediğimiz zaman çoğumuz bunu böyle bir alışkanlık anlamında kullanırız değil mi?
Çoğu tiryaki uyuşturuculardan ölesiye korkar.
Yani bir sigara kullanıcısıysanız uyuşturucu dediğim anda tüyleriniz diken diken olur ama aslında hepsi birer uyuşturucu bağımlısıdır diyor.
Çok çarpıcı bence bu.
Sonuçta bırakamıyor insanlar.
Her ikisi de bırakılamıyor değil mi?
O yüzden uyuşturucu bağımlılığından hiçbir farkı yok diyor.
Bence bu çok çarpıcı.
Sonuçta insanlar ikisini de bırakamıyor.
Neyse ki sigara bağımlılığı kurtulması daha kolay bir uyuşturucu.
Bu yüzden ilk yapmanız gereken şey şu.
Bağımlı olduğunuzu lütfen kabul edin diyor.
Bir sigara yaktıktan sonra Ortalama 7 saniye içerisinde bedeninize taze nikotin sağlıyorsunuz.
Ve yoksunluk duygunuz sona eriyor 7 saniye sonra.
Ve bir anda böyle rahatladığınızı hissediyorsunuz.
Ve diyorsunuz ki bunu sigara yaptı.
Öyle bir şey yok anlatacağım az sonra.
Sigaraya başladığınız ilk günlerinizi hatırlayın.
Yoksunluk sıkıntısı çekmiyordunuz muhtemelen.
Hatta o kadar azdır ki oradaki yoksunluk sıkıntısı varlığını bile anlamamışsınızdır.
Ve düzenli olarak sigara içmeye başlama nedeni...
Kendinizi sigaradan hoşlanmak ya da alışkanlık sanarsınız.
Halbuki çoktan tuzağa düşmüşsünüzdür.
Midenizin içerisinde küçük bir nikotin yaratığı yaratmışsınızdır ve sizin onu düzenli olarak beslemeniz gerekir artık.
Yani tüm tiryakiler saçma nedenlerle sigara içmeye başlar.
Yani ister arada bir için ister tiryaki olun fark etmiyor.
Sizin buna devam etme sebebiniz bu nikotin yaratığınızı beslemek arkadaşlar.
Ve sigara konusundaki en büyük ikilemlerden biri tiryakinin sigara...
Aslında sigaraya bağımlı olmadan önceki huzur, sakinlik ve güven duygularına ulaşmaya çalışmasından ibaret olması arkadaşlar.
Yani sigara içme sebebiniz sigara içmeden önceki o halinize dönme isteğiniz.
Şöyle düşünün bir komşunuz var ve bütün gün alarmı çalıyor bu komşunuzun.
Rahatsız olursunuz değil mi?
Ve o gürültü aniden bir anda kesilse içinizi huzur kaplar.
Tadını çıkardığınız şey o rahatsızlığın sona ermesidir değil mi?
O alarmın susması, o rahatsızlığın bitmesi.
Aslında tüm içiciler bir sigara yakarak o boşluk duygusundan, o güvensizlikten kurtulmak istiyorlar.
Ve bu olumsuz duyguları yaratan nikotinin kanda azalması.
Yani içmeyen insanlarda zaten böyle bir problem yok.
Yani demek istediğim aslında şu.
Siz... Aslında sigara içmeyen biri gibi hissetmek için sigara içiyorsunuz.
Tekrar ediyorum. Siz Aslında sigara içmeyen biri gibi hissetmek için o sigaraları arda arda yakıyorsunuz.
Ve sigaraya başlamadan önce bedenleriniz tam.
Siz o bedene zorla nikotin sokuyorsunuz.
Sigarayı söndürünce nikotin azalmaya başlıyor.
Ve bedeniniz bundan ızdırap duyuyor.
Ve bu acı asla fiziksel bir acı değil.
Sadece bir eksiklik, bir boşluk duygusu.
Hatta farkında bile değilsiniz.
İçinde böyle sürekli damlatan bir musluk gibi düşünün.
Yani sigara yaktığınız zaman siz o olumsuz duyguların yok olacağını zannediyorsunuz.
Evet bir an için belki öyle olabilir ama bağımlı olmadan önceki o mutlu ve memnun halinizi hissediyorsunuz aslında sigara içerken.
Ve bu geçici bir tatmin.
Çünkü o boşluk duygusunu azaltmak için bedeninize daha fazla nikotin vermeniz gerekiyor her defasında.
O sigarayı söndürür söndürmez boşluk duygunuz...
geri geliyor. Kül tablasında başlıyor boşluk duygusu geri gelmeye.
Ve bu zincir bu şekilde devam ediyor.
Bu zincir sizi yaşam boyu bağlayacak olan zincir.
Eğer siz bu zinciri kırmazsanız Ellen Carr diyor ki 33 yılımı sigara tiryakisi olarak harcadım.
Günde 100 tane sigara içiyordum diyor.
Günde 4-5 paket yani korkunç hissediyordum diyor.
Kronik sağlık sorunlarım oldu.
Kendime her gün lanet ediyordum.
Özgüvenim yoktu. Yaşamım kontrolden çıkmıştı.
Ve beni öldürdüğünü bildiğim halde yine de yine de o sigarayı içmeye devam ediyordum diyor.
Sadece bir kere 6 ay bırakmayı başarmış ama defalarca.
defalarca bırakma girişiminde bulunuyor başarısız oluyor tekrar sigaraya geri dönüyor ve diyor ki sigara içmekten de hoşlanmıyordum benim için keyfi falan değildi sigaranın rahatlamama yardım ettiğini
bana cesaret ve özgüven veriyormuş gibi hissettirdiğini zannediyordum onsuz yaşayamayacağımı falan düşünüyordum diyor sonra bir gün karısının zoruyla hipnoterapiye gidiyor yani sırf o istedi diye hani şey demek
için bak gördün mü hiçbir etkisi olmadı bunu demek için gidiyor hipnoterapi değil ama orada konuşulanlar onu etkiliyor.
Bu arada biyorezonans da akupunkturla, hipnoterapiyle alo sigara bırakma hattı, işte Abrahamson metodu, Elin Kar kitabı bunlarla bırakan pek çok kişi var.
Yani bunun pek çok metodu var.
Ama önce sizin kafanızda gerçekten karar verip ben bu işi bırakıyorum arkadaş demeniz lazım.
Ben artık sigara içmeyeceğim demeniz lazım.
Kafanızı da bitirmeniz lazım.
En önemli kısım burası.
Yoksa size hiç kimse bıraktıramaz.
Yani sizin gerçekten ama gerçekten istemeniz lazım.
Bu podcast'ı yapacağım deyince şey yazanlar oldu.
Merve biz sigara içmeyi çok seviyoruz.
İşte sen bu podcast'ı yaparsan bırakmak zorunda kalırız.
Hani seviyorlarmış. Ama içenlerin çoğu da bunun tam tersi bir kölelik olduğunu.
İşte parmaklarım sararıyor.
Elbiselerim kötü kokuyor.
Saçlarım kötü kokuyor. Onun yüzünden ay sonunu zor getiriyorum.
Sağlığım bozuldu. Dişlerim sarardı.
sürekli öksürüyorum, nefesim kokuyor, öz saygımı yitirdim bunları söylüyorlar.
Bazısı da diyor ki ben sigaranın kokusuna bayılıyorum.
Size desem ki geleceğim evinizin her odasına komple sigara dumanı basacağım.
Bunu ister misiniz? Dürüst olalım.
Tadını seviyorum diyenler var.
Yani sigarayı yiyor musunuz arkadaşlar?
Sevdiğimiz yiyecekleri her gün çantamızda mı taşıyoruz?
Cebimizde mi taşıyoruz? Hiç o duruma geldiniz mi?
Bir yiyecek için. Hani cebimde taşımalıyım.
Çantama koymalıyım.
Gece onsuz uyuyamam.
Böyle bir yiyecek var mı? Kendi bizi kandırmayalım ya.
Bir de kilo alırım diye korkanlar var.
Kilo verilir ya korkmayın.
Yani sigaranın sebep olacağı hastalıklardan korkun.
Kilo ne ki? Hatta Elenkar sigarayı bıraktıktan sonra 13 kilo vermiş.
Tam 13 kilo. O yüzden herkes kilo alıyor diye bir şey yok.
Peki Elin Kara sigarayı bıraktıran şey neydi?
Günde 100 tane içiyormuş.
Hipnoterapistin dediği şu cümle arkadaşlar.
Demiş ki sigara içmek bağımlılıktır.
Bakın sigara içmek bağımlılıktır.
Çok basit bir cümle ama aslında değil.
Bağımlılık çok korkunç.
Yani bir şeyin kölesi olmak.
Asla özgür değilsin demek değil mi bağımlılık?
Ve o küçücük bir canavar sizi yönetiyor.
Ve o sizden daha da güçlü.
Öyle bir duruma geliyor. Ben özgür kalmak istedim diyor.
Başarıyla sigarayı bırakmak için sigaranın ne işinize yaradığına odaklanmanız gerekiyor.
Soruyorum size sigara içmek tam olarak ne işinize yarıyor arkadaşlar?
Lütfen ama lütfen.
Kendinize dürüst olun.
Tam olarak ne işinize yarıyor?
Buna verdiğiniz cevap gerçekten çok önemli.
Bir de biliyorsunuz ki Hollywood film yapımcıları bu endüstriyi yıllarca besledi.
Ünlü aktörler, modeller işte kamu önünde, dergilerde, gazetelerde hep özendirdiler insanları.
Neden? Çünkü bu çok büyük bir endüstri arkadaşlar.
Ve kendisine yeni yeni kurbanlar bulmak zorunda.
Uzun süre hapiste kalan suçluların bazıları çıktıkları zaman Neden yeniden suç işliyorlar?
Hiç düşündünüz mü? Yani suçtan fayda sağlayacağız diye mi düşünüyorlar?
Hayır. Hapishanenin o güvenliğine geri dönmek istiyorlar.
Ve bunun tek yolu bu olduğu için yeniden suç işliyorlar.
Tıpkı sigara içenlerin yaptığı gibi.
Sigarayı bırakamayanlar da korkuyor.
Yani tiryakiler için tuzakta yani bu hapiste kalmanın korkusu bazen oradan kurtulmanın korkusundan daha az oluyor.
Halbuki Nikotin tuzağından kurtulan her içici kendini daha mutlu ve daha güvenli hissediyor.
Sigara içenlerin zihninde sürekli bu korkudan kaynaklı düşünceler dönüyor.
Yani bir tarafı diyor ki sigara beni öldürüyor, servete mal oluyor.
Pis, iğrenç bir şey yaşamımı kontrol ediyor, kölesi oldum diyor.
Başka bir tarafı da diyor ki küçük keyfim ve benim bu desteğim olmadan, sigara desteğim olmadan yaşamın tadını nasıl çıkaracağım?
Bırakmayı denemenin iğrenç travmasına katlanacak iradem ya da gücüm var mı?
Yoksunluk duygum tümüyle geçecek mi?
Bunları soruyor diğer tarafımız.
Ve artık tıp...
sigara içmeyi nikotin bağımlılığı adı altında hastalık olarak tanımlıyor.
Lütfen hafife almayın.
Bakın hastalık olarak tanımlanıyor.
Nikotin bağımlılığı adı üstünde.
Yani sigara içmenin yan etkilerinden sadece biri.
Nikotin bağımlılığı.
Sigara bağımlılığı %1 fiziksel, %99 zihinseldir diyor Elenkar.
Çünkü bıraktığınız zaman nikotin bedeninizi çok büyük bir hızla terk ediyor ve hiçbir acı falan duymuyorsunuz.
Bedeninizdeki nikotin seviyesi düştükçe nikotin yaratığı midenizin çevresinde bir rahatsızlık yaratıyor.
Zihninizde bunu sigara içmeliyim olarak yorumluyor.
Yani nikotin tuzağı dediğimiz şey bu.
Bir kısır döngü.
Tek yapmanız gereken o büyük yaratığı yani zihninizi susturabilmek.
Bağımlılığınızın %99'u zihninizde.
Ve bunu bırakmak için öyle irade gücü falan gerekmiyor.
Bırakmaya hazır olana kadar o illeti içmeye devam edeceksiniz.
Sigarayı bıraktığınız zaman fiziksel bir acı mı çektiniz?
Bırakmayı deneyenlere sorayım.
Hatırlayın öyle bir şey olmadı değil mi?
Yoksa zihninizle mi savaş verdiniz?
Bahaneleri lütfen bırakalım.
Yok ben tadını seviyorum, yok kokusunu seviyorum.
Dürüstçe deyin ki ben bağımlıyım ya.
Ben bağımlıyım arkadaş deyin.
Önce bunu bir kabule geçin.
Ve sigara içme bahaneleriniz sürekli değişecek ama gerçek neden asla değişmeyecek?
Gerçek neden? İlk sigaranın yarattığı o güven...
boşluk duygusunu yenmeye çalışmak.
Ama şunu bilin hiçbir sigara o duyguyu sona erdirmeyecek.
Aksine uzatacak da uzatacak ve hayatınızın geri kalanında durmadan o duygu nedeniyle ızdırap çekeceksiniz.
Yani kim tadı ve kokusu bu kadar kötü olan bir şeye benim çok hoşuma gidiyor der.
Bu bir bağımlılık. Kabul edelim bunu.
Ve ilk sigara içtiğiniz an ne kadar harika bir tadı var ya öyle mi dediniz?
Hayır benim midem bulandı mesela ilk denediğimde ama sonra alıştım.
Yani o tada alıştığımı hissettim.
Hatta hoşuma bile giderdi bırakmasaydım.
Bağımlılık tuzağı. Böyle bir şey işte böyle oluyor.
O tadın size kötü gelişi bile aslında ne demek biliyor musunuz?
İlk sigara içtiğiniz anda bu size bedeninizin bir ikazı.
Zehir diyor bu dokunma diyor.
İkaz veriyor size. Hani iyi diyoruz ya ilk içtiğimizde bunu nasıl içiyorsunuz ya dedim ben.
Bu benim bedenimin bir tepkisiydi.
Zehir diyor içme diyor.
Ve sigara içenler çoğu şeyin tadını alamıyor biliyorsunuz.
Tad alma duygunuzu körelttiniz.
Ve bırakanlar hep böyle yemeklerin tadını alıyorum artık diyor.
Dikkat ettiyseniz. İlk içildiği zaman işte baş dönmesi, mide bulantısı, öksürük bunları yapma sebebi bedenimizin bize bir ikazıydı.
Ama devam edersek eğer o ikazı aldırış etmezsek.
O zehre artık bağışıklık geliştirmiş olacağız.
Sistemli bir zehirlenme.
Ve bıraktığınız anda birkaç gün içerisinde bedeniniz o toksinleri atmaya başlayacak ve zamanla eski halinize yavaş yavaş döneceksiniz.
Bağımlılık ancak bağımlılığın ortadan kalkmasıyla dolabilecek bir boşluk yaratıyor.
Ben bağımlı değilim diyorsanız beyniniz sigara içmenin sizi rahatlattığını düşünür, güven veriyor, odaklanmama yardım ediyor.
Beyniniz bunlara inandırıldıysa bir şekilde bunun doğru olmamasının ki doğru değil bir önemi olmaz değil mi?
Halbuki doğru değil.
Önemi de var. Çünkü sigara içmek bütün bunların tam tersini yapıyor.
Üstelik öldürüyor dediğim gibi.
İnandığınız şeyleri tekrar sorgulayın.
Çünkü doğru değiller. Bu söyledikleriniz tamamen yanlış.
İşte odaklanmama yardım ediyor, beni rahatlatıyor.
Bunlar yanlış. Kendinizi kandırmak için uydurduğunuz masallar ve bunu siz de çok iyi biliyorsunuz.
Bu bir hakikat ve bu hakikata inanın.
Bu bir tuzak arkadaşlar.
Sigara içmek ne zevk verir ne de size herhangi bir destek sağlar.
Bunlar tamamen sizin uydurmuş olduğunuz inançlarınız.
İnanmak istiyorsunuz.
Bunlar gerçekler değil.
İkinci sigarasını içenler.
artık hem kendini hem başkalarını kandırdıkları, dürüst olmadıkları bir yolculuğa doğru yola çıkarlar.
Derler ki ben...
Asla sigara bağımlısı olmayacağım.
Zaten bir iki tane sigaradan ne olur?
Böyle başlarlar. Sonra ya bir arkadaşımdan alırım.
Paket taşımayacağım bunlar gelir.
Sonra sadece arkadaşıma eşlik ediyorum.
E bana ikram edildi derler.
Derken otlakçılığa başlarlar.
Ve nihayetinde biri çıkıp der ki yani git artık kendi paketini al der.
Ve ondan sonra paket taşımaya başlarlar.
Yani o tuzağa bu şekilde düşen çok insan var ve bir tuzak ne kadar zeki ve sinsiyse o kadar ölümcüldür.
Mesela doğada etobur bir bitki var.
Belki biliyorsunuzdur.
Et yiyen bitki. Nektarının tatlı bir kokusu vardır ve sinekler bu kokuya gelirler.
Bu bitkinin önce üst tarafına konarlar.
Bu arada bitkiden hiç korkmazlar.
Çünkü niye korksunlar?
Kanatlarım var. Hani uçar giderim der değil mi?
Sonra o nektar ona git gide daha lezzetli, daha çekici gelmeye başlar.
Ve git gide bitkinin daha derinlerine inmek ister.
Tatlı nektarı emer, emer, emer.
Karanlık derinliklerinin tehlikesini hisseder.
Artık ışığa doğru gitmek ister.
Ama o kadar lezzetlidir ki o lezzete karşı koyamaz.
Ve o tat onun kaçıp gitme içgüdüsünü bile baskılar.
Ve en sonunda artık ışığa doğru uçup gitmek, özgürleşmek istese bile gidemez.
Çünkü etobur bitki çat anında kapanır ve o sineği orada yer.
İşte bu. Aynı nikotin tuzağı gibi.
Üstelik nikotinin tadı böyle tatlı da değil yani o nektar gibi değil.
Yani sigara içenler bağımlı olduğunu bilmeden yaşıyor.
Yani kontrol bende.
Nasılsa ben istediğim an bırakırım o sinek gibi uçar giderim diye düşünüyorsunuz belki ama kaçıp gidemiyorsunuz.
Nasıl ki o sinek bitkinin içinde hani tuzağa sıkıştığını anladı ya anladığı zaman çok geç kalmıştı.
Ama siz nikotin tuzağının doğasını anlarsanız kaçmanız çok kolay.
Tekrar ediyorum sigara içmekte hiçbir zevk ve hiçbir destek yoktur.
Yani bu hakikati anlayalım ve kavrayalım.
Sizi köle eden şey algılarınızın yanılsamaları.
Onları ortadan kaldırdığınız zaman zaten serbest kalacaksınız.
Sigara içenlerle içmeyenler arasındaki gerçek fark şu.
İçmeyenlerin sigara arzusu yok değil mi?
Çünkü tadını bilmediğimiz şey canımız çekmez.
Sigarayı bırakıp tekrar geri başlayanlarda sigara içme isteği Kalanlar bunu yapıyor.
İçindeki istek bitmemiş.
Yani irade gücüyle ona karşı durmaya çalışıyorlar ve yeniliyorlar.
İrade dediğim gibi burada etkisiz eleman.
O arzuyu aslında sonsuza dek yok etmemiz gerekiyor.
Yoksa geri başlama riski her zaman olacaktır.
Alan diyor ki nikotinin eroinden ne farkı var?
Şimdi tüyleriniz diken diken oldu değil mi?
Ne alakası var falan dediniz belki.
İkisi de çok fena bağımlılık yapıyor.
İkisine de... hemen alışılıyor.
Yaşamınızın geri kalanında pişman olacaksınız.
Buna çok eminim. Sigarayı bırakmaya çalışacaksınız.
İkisi için de geçerli.
Pahalı mı? Evet.
Yaşamınız boyunca binlerce lira para harcayacaksınız.
Sigarayı ilk başta size bedava versem.
Sonra siz gidip kendiniz almak istemeyecek misiniz alıştıktan sonra?
Evet aynı şey bakın.
Sizden ne kadar para isteseler sigara için vereceksiniz.
Hani bugün belki 50 lira yarın 200 lira olacak ama yine de verecek insanlar var.
Bir şekilde o parayı bulacaksınız.
Her yıl dünya üzerinde 5 milyon kişi bu şekilde ölüyor desem.
Yine de alacaksınız hatta belki şu an bile içiyorsunuz beni dinlerken bunu bildiğiniz halde.
Nefesiniz daralacak, soluğunuz kötü kokacak, dişleriniz sararacak, burnunuz akacak, öksüreceksiniz, pis kokacaksınız, utanç ve suçluluk duyacaksınız, özgüveniniz eksilecek desem yine
de o parayı verip yine o sigarayı içeceksiniz.
Siz bağımlı mısınız değil misiniz soruyorum şimdi size.
Kölesi olacaksınız desem, tadı da kokusu da berbat desem yine de isteyeceksiniz.
Peki soruyorum size bunun uyuşturucudan herhangi bir farkı var mı buraya kadar anlattıklarımdan?
Yok değil mi? Peki yine buraya kadar anlattıklarımdan bunca şeyi bilmenize rağmen neden içiyorsunuz?
Çünkü bağımlısınız değil mi?
Ne demiştik? Önce bağımlı olduğumuzu kabul etmeliyiz.
Lütfen yanılsamaları beynimizden çıkaralım.
Sigara içmek herhangi bir sosyal destek, zevk, keyif bunlar değil.
Gerçeklerle, sigaranın gerçek yüzüyle yüzleşelim.
O paketlerin üstündekiler evet satışları katlıyor ama onlar gerçek.
Onlar ileride yaşayabileceğiniz senaryolar.
Peki sigaraya başlamayı ne zaman seçtiniz arkadaşlar?
Bunu hatırlıyor musunuz?
Ve sigaraya devam etmeyi seçtiniz mi?
Hayır değil mi? Sigaraya devam etmeyi seçmemiştiniz.
Çünkü bağımlı oldunuz bilmeden.
İçmiyor olmayı tercih ederdim.
Diyor musunuz? Buna da eminim dediğinize.
Aynı o etoburun tuzağına düşen sinek gibi değil mi?
Yani o böcek ne zaman tuzağa düştü aslında biliyor musunuz?
Nektarın kokusunu alıp vazgeçemediğinde.
Çünkü o andan itibaren onu kontrol eden şey kendisi değildi.
Artık o bitkinin emrindeydi.
Onun kölesi olmuştu. Artık kendi kontrolü...
kalmamıştı dediğim gibi olay zihninizde bitiyor fiziksel hiçbir acı yok zaten öyle olsa fiziksel acı verse bu size geceleri sigara içmeden uyuyamazsınız değil mi o acıyla gayet
10 saat falan uyuyorsunuz yani sizi uykunuzdan uyandırırdı acı çünkü dediğim gibi olay tamamen zihninizde Günde neden bir paket ya da işte daha fazla sigara içiyorsunuz?
Çünkü o sigarayı söndürdükten sonra o nikotin sizin vücudunuzdan çıkarken bir boşluk, bir güvensizlik, bir gerginlik belki sinir hali yaşatıyor.
Bunun adı kriz ve o krizi siz dindirmek için.
Yakıp yakıp duruyorsunuz bütün gün.
Yani sigarayı bırakmaya çalışırken yoksulluk krizine gireceğinizi zannediyorsunuz değil mi?
Sigarayı bırakmaya çalışırken dedim bak.
Aslında tam tersi arkadaşlar.
Sigara içtiğiniz sürece bu durum böyle.
Kriziniz devam ediyor.
Hani acıkınca nasıl vücut yemek yemek istiyor?
Ya da yemek yemeliyim diyorsanız sigara krizinde olanlar sigara istiyorum diyor.
Ve bıraktığınız zaman böyle belli belirsiz bir boşluk bir güvensizlik duygusu oluşuyor.
bu yüzden. Ellerimle bir şey yapmalıyım.
Sigara içmeliyim diyorsunuz.
Nikotin krizli geçiriyorsunuz.
Vücudunuzdaki o küçük canavar Beni besle diyor değil mi?
Halbuki dediğim gibi siz o sigarayı neden içiyorsunuz?
Eski mutlu halinize ulaşabilmek için sigara içmediğiniz halinize ulaşabilmek için içiyorsunuz farkında olmadan.
Burası çok ömerli ve çıkarınca rahatlamak için ayağınızı sıkan kanatan bir ayakkabı giyiyorsunuz aslında.
Sigara içenler aylık masrafınızı her neyse artık 3000 olur 5000 olur her neyse o parayı alıp sizin gözünüzün önünde böyle ateş Üzülürsünüz değil mi?
Hatta alkol içinde geçerli bu.
Sigara ve alkole verdiğiniz parayı gözünüzün önünde yaksalar.
Ne yaparsınız? Yani keyif adı altında kendimize yaptığımız şey bu aslında.
Vücudunuzdaki her organı, her kası sağlıklı yaşamanızı sağlayan o oksijenden mahrum bırakıyorsunuz her sigara içtiğinizde.
Ve düzenli aralıklarda kendinizi zehirliyorsunuz.
Sigara içince kanınız pıhtılaşıyor ve kalp damarlarınız gitgide daralıyor.
Yani o kalp nasıl pıhtılaşan kanı pompalasın?
Hadi pompalıyor diyelim.
Nereye kadar ve nasıl?
Nasıl yapacak bunu? Elin Kar diyor ki arabanıza vücudunuza yaptığınız bu muameleyi yapsanız.
Hani aynı şekilde davransanız sigara içtiğiniz süre gibi.
Bir senede hurdaya dönerdi o araba diyor.
Bu arada sigara içenler stresimi azaltıyor diyor ya.
Hayır daha da beter arttırıyormuş.
Sigara stresinizi azaltmaz daha da kötü arttırır.
Çünkü düşünsenize iş yerinizdesiniz mesela sürekli içemezsiniz değil mi?
Ya bir de içinizde sürekli böyle beslemeniz gereken bir nikotin canavarı var.
Bazı yerlerde... İçilmiyor işte uçakta otobüste bazı mekanlarda evin bazı alanlarında yani içemediğiniz zaman yaşadığınız stresi düşünün ya da bunu bildiğiniz zaman olacağınız stres.
Ya seyahat etmekten kaçanlar var ya çok istediği yerlere gidemiyor.
Niye? Çünkü ben o kadar saat gidemem sigarasız duramam kriz geçiririm diye gitmiyorlar.
Sigaranız azaldığı zaman özellikle gece ise ne bileyim paketinizde sigara azalmıştır.
Panik oluyorsanız ya gece canım isterse diyorsanız bunlar bile bir stres fark ettiniz mi?
Bir de sabah ilk sigara keyfi diye bir şey var.
Bunun size özel gelme sebebi bütün gece hiç sigara içmemiş olmanız.
İçmeyen insanlar zaten uyandıklarında keyif sigarası diye bir şey yok.
Öyle bir sorun yaşamıyorlar. Nikotin krizi atlatma sorunu diye bir şey yok.
Ya da işte molalarda içtiğiniz sigaralar iş yerinde.
Bunun size özel gelme sebebi de yine nikotin krizinizi atlatmak arkadaşlar.
Kafanızda rahatlamayla bunu eş değer tutuyorsunuz.
Halbuki molada sigara içmeyen insanlara bakın onlar da rahatlıyorlar sigara olmadan.
Sigara içenler sigaranın ara vermek için bir bahane olduğuna inanıyor.
Ve sigarayı bıraktıkları zaman işlerine ara veremeyeceklerinden korkuyorlar.
Halbuki gerçek böyle değil.
Sigara içenler bu araları nikotin bağımlılıkları yüzünden veriyor.
Çünkü vermezse gergin oluyorlar.
Sigara içmeyen biri olarak da siz böyle aralar verebilirsiniz.
Üstelik yağmurda, karda, çamurda sokağa çıkmanıza gerek kalmadan.
Peki sigara içenler için sigarayı irade gücüyle bırakmak neden olmaz?
Neden büyük bir sarsıntı olur onlar için?
Çünkü sigara içmenin yarardan çok zarar verdiğini ve sigara içmeseler daha iyi olacağını bilirler.
Evet ama nikotin tuzağını anlamadıkları için hala sigaranın onların bir hakkı, bir zevki ya da işte onlara destek veren bir şey olduğunu ve bundan fedakarlık
edeceklerini düşünürler.
Buraya dikkat. Ben bundan fedakarlık ediyorum.
Bu benim bir desteğim de ya da işte bir zevkim de ben bundan fedakarlık ediyorum diye düşünmek.
Yani tıpkı elinden şekeri alınmış bir çocuk gibi bu şekilde öfkeleniyorlar ve öfkenin getirdiği o mutsuzluğa yeterince uzun süre dayanabilirlerse zamanın yaralarını saracağını,
krizin bir şekilde geçeceğini ve özgür kalacaklarını düşünüyorlar.
Ne kadar hatalı bir düşünce.
Sigara sizin hakkınız değil, sizin zevkiniz değil, size destek vermiyor.
Siz bundan fedakarlık falan etmiyorsunuz.
Şekeriniz elinizden alınmadı.
Bunu kafamıza sokalım.
Yani iradeyle bırakmaya çalışanların handikapı bu çünkü.
Ve eninde sonunda bu yaklaşımdan dolayı başarısız oluyorlar.
Çünkü fedakarlık yaptığını düşünüyor.
Çünkü sigarayı bırakan kendini öyle mutsuz, öyle sinirli ve hatta öyle mahrum bırakılmış hissediyor ki sigara içmeden yaşanan bir hayat ona katlanılmaz
geliyor. Neden? Çünkü o küçük canavarın neden olduğu o boşluk.
O güvensizlik hissi, o açlık normal stresten ayırt edilemiyor ve sigarayı bırakanlar bıraktıktan sonra da açlık ve normal stres yaşadıkları için genelde bu hisleri
herhalde ben sigara istiyorum olarak yorumluyorlar.
Ve bu küçük canavar nikotin canavarı kaybolsa bile devam ediyor.
Bu yüzden... Alışkanlıklarından kurtulduklarına asla ama asla emin olamıyorlar ve kalıcı olarak bıraksalar bile hayatları boyunca belli anlamda canları sigara
istemeye devam ediyor. İradeyle bırakanların durumu bu.
Sigarayı bırakmak için irade önemli değil.
Tekrar ediyorum irade önemli değil.
Algınızın değişmesi lazım diyor Ellen Carr.
Sigara içenler genellikle...
En büyük hatalarından biri şu azaltmaya çalışıyor arkadaşlar.
Çünkü tamamen bırakmaya cesaret edemiyorlar.
Azaltayım diyorlar. Bu kesinlikle işe yaramaz.
Çünkü canınız istese de sigara içmezsiniz ve bu yüzden çoğu zaman Krizde gezeceksiniz ve o sigarayı içeceğiniz anı kollayacaksınız.
Bütün hayatınız ne olacak biliyor musunuz?
Bir sonraki sigara olacak.
Azaltanları söylüyorum. Sonuç bir öncekinden daha çok içmiş olacaksınız.
Bir bakmışsınız çığırınma çıkmış.
Çünkü neden? O sigara size hayatınızın en değerli şeyi gibi gelecek.
Çünkü yok. Çünkü mahrumsunuz.
Aynı diyette olanlar gibi.
Diyette olanların. Bakın diyette olmak ayrı bir şey.
Sağlıklı beslenmek ayrı bir şey değil mi?
Diyette olanlar sürekli bir böyle açlık, bir mahrumiyet hissi.
Diyetten çıktıktan sonra ne yapıyorlar?
Kıtlıktan çıkmış gibi yiyorlar değil mi?
Çoğu insan böyle. Niye? Çünkü hani aç kalmış böyle.
Yoksun kalmış ondan. O onun için en değerli şey o çikolata değil mi?
Aynı şey sigara için geçerli.
Bütün o sözde sigaralar bir süre içmediğiniz için size özel geliyor.
Sabah ilk sigara, yemek sonrası, iş sonrası, egzersiz sonrası bunlar size bu yüzden özel geliyor.
Sigara içenlerin eyde ettiği tek gerçek zevk sigaranın kendisi değil.
Yaşadıkları krizin sona ermesi.
Sizin keyfiniz bu.
Siz sigaradan değil.
Krizinizi sonlandırdığınız için zevk alıyorsunuz.
Aynı uyuşturucu bağımlıları gibi aynısı hiçbir farkı yok.
Siz bütün gün yoksunluk krizindesiniz ve onu dindirip dindirip kendinizi rahatlattığınızı zannediyorsunuz.
O yüzden sigarayı azaltarak asla çözüm bulamazsınız.
Daha beter esir olursunuz.
Yani ne kadar az içerseniz o sizin gözünüzde o derece büyüyecek o derece anlam kazanacak ve o sizin dostunuz da değil arkadaşlar dostum gibi diyenler var.
Hayır değil aksine o sizin en azılı düşmanınız.
Şimdi buraya kadar sigaranın gerçek yüzünü gördük.
Yanılgılarımızı yanlış algılarımızı gördük.
Bunun bir uyuşturucu bağımlılığı gibi olduğunu söyledik.
Hiçbir fedakarlıkta bulunmuyorsunuz.
O yüzden sakın yoksun kaldığınızı düşünmeyin dedik.
Siz sadece artık sigara içen biri olmak istemiyorsunuz.
Sigara içen biri olmak Artık hoşunuza gitmiyor ve o yüzden bırakmaya karar verdiniz.
Yani şu podcast'e tıklamanız bile gerçekten bunu istediğinizin bir belirtisi.
Özgür olmak istiyorsunuz çünkü.
Sağlığınızı, enerjinizi, öz saygınızı, hayatınızın uzunluğunu geri kazanmak istiyorsunuz.
O kalitesini. Her şeyi geri kazanacaksınız.
Hiçbir şey kaybetmeyeceksiniz.
Bu işten siz karlı çıkacaksınız.
Tütün endüstrisi değil.
O yüzden sigarayı bırakmaya, öyle hüzünle işte matem tutar gibi yaklaşmayın.
Muhteşem bir heyecan duygusuyla yaklaşın.
Neden? Çünkü kabus bitiyor artık.
Özgürlüğünüzü geri kazanacaksınız.
Ben artık özgürlüğümü geri kazanacağım.
Bu hapishaneden çıkıyorum deyin.
Ve lütfen kararlı olun.
Bir daha asla ama asla o pakete elimi bile sürmeyeceğim deyin.
Ve lütfen bu kararınızın...
Arkasında durun çünkü bu karar doğru bir karar ve bu karar sizin hayatınızı uzatacak bir karar Aldığınız en doğru karar bu olacak Yani bunun sorgulanacak ya da şüphe edilecek
hiçbir tarafı yok arkadaşlar Bu karar en doğru karar dediğim gibi Lütfen kendinizi buna layık görün Ben buna layığım deyin çünkü layıksınız Sigara içilen ortamlardan
Kaçmayın. Tekrar ediyorum, kaçmayın.
Dışarı çıkın, sosyalleşin.
O stresle yüzleşin diyor Elin Kar.
Hani hep şey derler ya böyle sigara içilen ortamlara sakın girmeyin.
Hayır tam tersini söylüyor.
Neden böyle söylüyor?
Çünkü siz hiçbir şeyden mahrum kalmıyorsunuz.
Yaşamaktan falan vazgeçmiş değilsiniz sigarayı bıraktınız diye.
Hiçbir şeyden fedakarlık falan etmediniz.
İçenleri de kıskanacak değilsiniz.
Onlar sizi kıskanacak bir süre sonra.
Siz bu kabustan uyandığınız için Onlar sizi kıskanacak.
Yıllarca o küçük canavarın kölesiydiniz.
Şimdi onu açlıktan öldürmenin keyfini çıkarın.
Çünkü o nikotin krizi zaten geçecek kalıcı bir şey değil.
O savaşı siz kazanacaksınız.
Evet bir boşluk duygusu gelecek.
Eliniz arayacak. Yani siz belki bu hissi al bak işte sigara istiyorum diye yorumlayacaksınız.
Hayır bunu yapmayın. Ben nikotini sigarayı bırakıyorum diye görün bu krizlerinizi.
Ve bu duyguyu hissettiğinizde kendi kendinize sigara istiyorum ama içemiyorum demeyin.
Bunun yerine şöyle söyleyin.
Küçük canavar tozunu istiyor.
Bu bir nikotin krizi deyin.
Sigara içenler hayatı boyunca bunu çekecek.
Sürekli içme sebepleri bu zaten.
Ama ben bu hislerimden yakında kurtulacağım ve bir daha asla bunun acısını...
Çekmeyeceğim. Her gün bin kere öleceğimi şu an bir kere ölürüm deyin.
Çekin o acıyı ya gerekiyorsa.
Nasılsa bitecek. Sonsuz bir acı değil.
Hani ağrıyan dişinizi çektirip o doktordan çıktığınız an gibi düşünün.
Yani bu süreç evet zorlu bir süreç ama şu da var.
Sakın sakın sakın.
Nikotin bandı. İşte nikotin sakızı.
Bilmem ne spreyi.
Elektronik sigara özellikle.
Bilmem ne bilmem ne bunlarla geçirmeye sakın çalışmayın.
Bunlar sizin bağımlılığınızı uzatacak.
Tekrar ediyorum bağımlılığınızı uzatırsınız.
Nikotini başka bir biçimde almanız sizin bağımlılığınızı sürdürecek arkadaşlar.
Sigara yerine bir şey koymaya çalışmayın.
Tekrar ediyorum sigara yerine bir şey koymaya çalışmayın.
Bu kendinize yapacağınız en büyük kötülüklerden biri.
Çünkü bırakmanızı daha da zorlaştıracak.
O yüzden lütfen ama lütfen.
yerine bir şey koymaya çalışmayın bu sizin bağımlılığınızı uzatır yani şöyle düşünün çok kötü bir hastalık atlattınız şöyle mi diyorsunuz aman dur ben bu hastalığı atlattım hemen yerine bir benzerini
koyayım vücudum aramasın o hastalığı böyle bir şey diyor musunuz ya bu da bir hastalık yani bunu atlatıp niye yerine bir şey koymaya çalışıyoruz ya da işte kilo alırım iştahım açılır bunlardan korkmayın bu
anlattıklarım sizin kafanızda oturduğunuz zaman zaten kilo almayacaksınız çünkü yerine bir Bir şey koymaya çalışmayın dedim değil mi?
Yoksunluk. O boşluğu doldurmak için bir şey arayıp bir şeyler yemeye yemeye sığınmanıza daha doğrusu gerek yok.
Neden? Çünkü biz fedakarlık yapmadık.
Çünkü biz bir şeylerden mahrum kalmadık sigarayı bırakarak.
Ve sakın ama sakın acil durumları için bıraktıktan sonra sakın yanınızda sigara bulundurmayın.
Aman canım çekerse aman kriz geçirirsen.
Hayır arkadaşlar sakın ama sakın yanınızda sigara bulundurmayın.
Bir karar verdiyseniz bunu yapmanız size bu kararınızdan şüphe ettiğinizi gösterir.
Kendinizi böyle kandıramazsınız beyninizi.
Siz artık sigara içmeyen birisiniz.
Artık sigara içmeyen biri gibi hareket etmeniz gerekiyor.
Sigara içmeyen insanlar yanında niye sigara taşısın soruyorum size.
Sigarayı aklınızdan çıkarmaya da çalışmayın.
Hani şu kafamdan atmaya çalışıyorum öyle bir şey yok.
Bu benim size sakın pembe fili düşünme demem gibi olur.
Aynı şey. Aklınıza tabii ki gelecek sigara.
Yıllarca içmişsiniz. Gelecek çok normal.
Sigara istiyorum ama içemiyorum düşüncesinde olmayın aklınıza geldiği zaman.
Şunu deyin. Ben evet aklıma geldi ama ben artık sigara içmeyen biriyim diye düşünmeye çalışın.
Sigara içmek bir alışkanlık değil.
Sigara içmek düpedüz bir bağımlılık arkadaşlar.
Bunu aklınızdan çıkarmayın.
Neden? Çünkü alışkanlıklarımızı biz kontrol ediyoruz değil mi?
Ama bağımlılıklarımız bizi kontrol ediyor.
Burada bir ayrım var. Kendinize bir tek şu konuda güvenmeyin.
Sigarayı bıraktım.
Çok güzel bıraktım ama arada bir içsem bir şey olmaz.
Çünkü kendime güveniyorum.
Kendimi tutabilirim artık. Sakın sakın sakın bunu yapmayın.
Çünkü bu ilk başta hani ilk o ilk sigara içtiğiniz an var ya.
Ona geri dönmeniz gibi olur.
O tuzakla aynı tuzağa düşmüş olursunuz.
Benim bir arkadaşım 9 sene hiç içmedi bıraktı şimdi tekrar başladı ve aynen bu şekilde başladı.
Başka bir arkadaşım çok ağır bir covid geçirdi hastanelik oldu sigaraya tövbe etti gözümün önünde.
Aylar sonra geri başladı bir iki tane içiyorum ne olacak kanki merak etme falan dedi.
Geçen baktım valla paket taşıyor.
Başka bir arkadaşım tütün içiyor şey diyor ya bu sigara kadar zararlı değil.
Kendini kandırıyor. Çok da güzel kandırıyor farkında.
Yani arkadaşlar bir sigara diye bir şey yok.
Sakın ola ki bir sigaradan bir şey olmaz.
Ben kendimi tutarım deyip geri başlamayın.
Çünkü başlayanlar tekrar bir dal sigara içenler bile bıraktıktan sonra diyorum.
Tekrar başlıyorlar. Ve buradan gençlere de sesleniyorum.
Eğer sigara içenlere özeniyorsanız ileride içmeyenlere...
O kadar özeneceksiniz ki size bunun garantisini veriyorum.
Lütfen yapmayın. Ve en büyük handikaplardan biri şu.
Karar verdiniz bıraktınız ve çok kötü bir gün geçiriyorsunuz.
Aksi gibi ne bileyim arabanız bozuldu sevgilinizle kavga ettiniz terk edildiniz.
Ve diyorsunuz ki ya kahretsin böyle zamanlarda ben sigara içiyordum.
Peki soruyorum size.
O sigara içtiğiniz sigara o anlarda sorununuzu çözdü mü ya?
Yani size sarılıp destek mi oldu?
Öyle bir şey yok. Ya da evet ya arabam yolda kaldı ama neyse ki sigara içiyorum.
Oh mu dediniz? Öyle bir şey de olmadı.
Bunlar olmayan şeyler.
O yüzden mutsuz olmaya devam ettiniz değil mi sigara içerken de bunları yaşarken?
Yine sevgilinizi terk etti.
Sigara içtiniz. Mutsuzluğunuz geçti mi?
Hayır hiçbir şey geçmedi.
Aynı yerde durdu o sorun.
Değişen hiçbir şey olmadı.
O yüzden evet zor zamanlar olacak sigaraya sığınmıyoruz.
Sigara ne sizin iyi zamanlarınızın daha iyi geçmesini sağlayacak bir şey ne de daha kötü zamanlarınıza yardım edecek bir şey.
Hayatınız o nikotine bağlı değil.
Sigara içmeyen biri olarak siz hayatın tadını emin olun ki daha çok çıkaracaksınız.
Yemeklerin tadını alacaksınız.
Egzersiz yaparken yorulmayacaksınız.
Böyle iki yürüyüp nefes nefese kalmayacaksınız.
Tertemiz mis gibi kokacaksınız.
Paranız cebinize kalacak.
Dişleriniz lekelenmeyecek.
Ömrünüz uzayacak, çocuklarınız zarar görmeyecek aileniz ve onlar size daha çok doyacaklar uzun uzun yaşayacağınız için.
Sevdiklerinizi dolaylı yoldan zehirlemeyeceksiniz.
Zihniniz berraklaşacak, odaklanmanız artacak, uçaklarda otobüslerde gerilmeyeceksiniz.
O yüzden kendinize yapacağınız en büyük iyilik bu olacak.
Ve en önemli şeylerden biri stresiniz azalacak.
Stres var ya tüm hastalıkların altında yatan şeylerden biri zaten.
Hani kanserin bile baş sebeplerinden stres.
Ve unutmayın bir dosta değil ölümcül bir düşmana.
Veda ediyorsunuz arkadaşlar.
Dostunuza değil ölümcül bir düşmana veda ediyorsunuz.
O yüzden yaz tutmayın sevinin yaz tutmak yok.
Kölelikten kurtuluyorsunuz esaretten özgürleşeceksiniz.
Ve o küçücük yaratığın sizi ele geçirmesine izin vermeyecek kadar güçlüsünüz.
Siz bu savaşı...
Kendinize yeni bir ben hediye edeceksiniz.
2024 de geliyor lütfen bunu yapalım.
Lütfen bırakmak için sağlığınızın bozulmasını beklemeyin.
Bırakmak için lütfen özel bir anda beklemeyin.
Şimdi şimdinin gücüne güvenin ve şimdi bugün bırakın.
Atın o paketi çöpe çünkü inanın sigara içmek için hiçbir gerçek nedeniniz yok.
gerçekten yok son sigaranızı söndürdüyseniz artık siz özgür birisiniz ve şuna emin olun sigara içen herkes sizin yerinizde olmak isteyecek sakın ama
sakın bu kararınızdan doğru bir karar bu şüphe etmeyin ve sakın bu kabusa çünkü bu bir kabus asla geri dönmeyin ve unutmayın kendinize bunu borçlusunuz
ve beni şu an dinleyen sen kendine şimdi Bir söz vermeni istiyorum.
Bu hayattaki en değerli varlığıma, kendime bir daha asla zarar vermeyeceğimi söz veriyorum demeni istiyorum.
Gerçekten kendinize söz verin.
Başaracağınıza yürekten inanıyorum.
Bu podcastı lütfen sigara içen arkadaşlarınıza, eşinize, dostunuza, ailenize her kim varsa gönderin.
Belki dediğim gibi bırakmalarına vesile oluruz hep beraber.
Umarım bu podcast çok faydalı olur.
Umarım sigarayı bırakmanızda bir etkin bir katkım olur.
Dediğim gibi başaracağınıza inanıyorum.
Lütfen siz de kendinize inanmayı asla bırakmayın.
Ve kendinize verdiğiniz sözü lütfen tutun.
Eczacıbaşı Evital Ortamlarda Satılacak Bilgi'yi sundu.
Siz de sağlığın yeni hali Eczacıbaşı Evital'i incelemek isterseniz açıklamalardaki linke tıklamanız yeterli.
İlk online psikolog ve diyetisyen görüşmelerinde % indirim ve devam görüşmelerinde %15 indirim fırsatını kaçırmayın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
