
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi
Twitter: @OrtamlardaB
Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com
Transkript
Altyazı M.K.
Merhabalar mini mini podcast'ime hoş geldiniz.
Bugün sevgi üzerine konuşmak istedim.
Çünkü yakın zamanda aramızdan ayrılan bir isim Abraham Tversky sevgi tanımlamasını o kadar güzel yapmış ki hemen sizlerle paylaşmak istedim.
Bana kalırsa sevgi emek demek.
Bu Yeşilçam'da bir replik vardı ya Selvi Boyluman yazmanın filminde.
Sevgi nedir diyordu. Sevgi emektir.
Kesinlikle öyle olduğunu düşünüyorum.
Çünkü emek vermediğin bir şeyi sevemezsin.
diye düşünüyorum ben. Abraham Tversky de bu konuyla ilgili şunu söylüyor.
Bu arada Abraham Tversky hasidik yani Yahudi bir psikiyatrist.
Tversky içini dolduramadığımız kavramları yani sevgi de bunlardan birisi.
O kadar güzel ifade ediyor ki Sevgilerin anlattıkları da şu şekilde.
Diyor ki modern insanın sevgisi bir balık sevgisi gibidir.
Nedir balık sevgisi bunu açıklayalım.
Olay şu şekilde gelişmiş.
Bir gün Tversky Kotz'da çalışırken dediğim gibi psikiyatr.
Bir hikaye anlatıyor bize.
Diyor ki bir görevli vardı ve bir balık yiyordu diyor.
Bu genç adamın yanına gidiyor ve diyor ki balığı böyle çok lezzetli bir şekilde yiyor adam.
Diyor ki bu balığı neden yiyorsun diyor.
Adam da diyor ki çünkü balığı seviyorum.
Bunun üzerine şöyle diyor.
Demek balığı seviyorsun.
O yüzden mi balığı öldürdün ve pişirdin diyor.
Bana balığı sevdiğini söyleme.
Çünkü sen aslında kendini seviyorsun diyor.
Yani çünkü balık o kadar lezzetli ki sen balığı yemek için sudan çıkardın ve onu öldürdün.
Yani diyor ki sır kendi sevdiğin için sır kendi menfaatinden ötürü bunu yaptın diyor.
Bu çok çarpıcı bir örnek bence.
Yani işte Abraham Tversky aslında bu günümüz insanın sevgisini dediğim gibi balık sevgisi olarak bu şekilde tanımlıyor.
Bir de sonra şöyle bir şey söylüyor diyor ki çiftler birbirlerine aşık olurlar.
Bunun anlamı aslında şudur.
Aralarından biri diğerinin fiziksel duygusal ihtiyaçlarını karşılayabileceğini düşünür.
Yani ya kız ya erkek aralarından birisi bunu düşünür.
İşte bu diyor sevgi değildir diyor.
Yani bu sadece kişinin kendini tatmin için bir araçtır.
Doğru mu? Bence doğru. Yani bu dışa dönük bir sevgidir diyor.
Balık sevgisi dediğimiz şey tam olarak bu.
Bu konuyla ilgili şöyle bir şey anlatmak istiyorum size.
Bugün aşk acısı çeken bir arkadaşıma ben şunu sormuştum.
Demiştim ki yani sana aynı sevgiyi veren, seni aynı şekilde, senin aynı şekilde duygusal ihtiyaçlarını gideren başka birisi olsa, o kişi değil başka birisi olsa onu sever miydin?
Ve şey dedim yani sen onu değil aslında onun sana yaşattığı o duyguları seviyorsun doğru mu dedim.
Yani sen aslında kendini seviyorsun demiştim.
O da böyle bayağı bir düşündü düşündü düşündü.
Evet dedi ya evet yani doğru söylüyorsun.
Ben aslında o duyguları seviyorum o insanı değil dedi.
Bu ayrımı yapmak çok önemli diye düşünüyorum.
İşte dışa dönük sevgi dediğimiz şey bu aslında balık sevgisi dediğimiz şey.
Bir de bu aralar Mina Urgan'ın kitabını okuyorum, Bir Dinozor'un Anıları kitabını.
Orada Mina Urgan diyor ki, bence katıksız sevgi, Gerçek olan sevgi bir annenin çocuğuna duyduğu sevgidir diyor.
Çünkü gerçekten geçenlerde bunu bir arkadaşımla da konuştum.
Ya işte çok zordu annelik vs.
bunları konuşuyorduk.
Dedim ki ama o zorluktan dolayı biz onlara bağlandık.
Eğer dedim o geceleri kalkıp emzirme olayı olmasa, uykusuz kalmasak, sabahlara kadar ayağında sallıyorsun.
Gerçekten bunlar çok zor şeyler.
Yani psikolojik olarak çok zorlayıcı şeyler bunlar.
Ama hiçbir karşılık beklemeden yapıyorsun bunları.
Bu zor şeyler de seni sonuç olarak emek verdiğin için o küçücük bebeğe bağlanıyorsun bir yerde.
Yani bu bağladığın sebebi bence o verdiğimiz emek, karşılıksız verdiğimiz, çıkarsızca verdiğimiz o emek.
Mina Urgan'ın dediği de bence doğru.
Yani bir annenin çocuğuna...
verdiği sevgi gerçek sevgidir dışa dönük değildir balık sevgisi değildir yani insanları bu şekilde sevmemiz gerektiğini söylüyor aslında Tversky yani şu kapıya çıkıyor yani dışa dönük sevgi
gerçek sevgi değildir dediğim gibi gerçek sevgi şudur diyor ben bu insandan ne elde edebilirim demek değildir ben bu insana ne verebilirim Ne verebilirim?
Ben bu insana ne katabilirim? Ne verebilirim?
Aslında çok doğru yani bu bence.
Hatta şöyle söylüyor.
Destler'in bir sözü var bu konuyla ilgili.
Demiş ki insanlar önemli bir hata yaparlar.
Sevdiklerini verdiklerini sanırlar.
Ancak gerçek cevap verdikçe sevildiğinizdir.
Sevdiğiniz değil. Yani verdikçe aslında seviliyorsunuz.
Yani asıl önemli nokta sana bir şey verdiğimde sendeki bana yatırım yapıyorum.
Kendini sevmek zaten doğuştan...
beri var olan bir şey değil mi?
Yani insanlar doğuştan itibaren kendilerini severler.
Herkes kendisini sever. Şimdi bunu inkar etmeyelim.
Şunu söylemek istiyor.
Yani ben sana bir şey verdiğim zaman bir şey derken sevgimi verdiğim zaman şimdi benim bir parçam sende olduğuna göre benim sevdiğim bir şey aslında sende oluyor.
Yani gerçek sevgi almak değil vermektir diyor.
Ben de bu podcast'i sonlandırırken Plato'nun o güzel sözleriyle kapatmak istiyorum.
Güzel yaşamak isteyenleri ömürleri boyunca nedir güzel yaşatan?
Akrabaları mı? Hayır.
Şan mı? Şeref mi?
Hayır. Zenginlik mi?
Hayır. Ne şu ne de bu.
Hiçbir şey insanı sevgi kadar güzel yaşatmaz diyor Platon.
Bu konu üzerine düşünmenizi istiyorum.
Eğer hayatınızda biri varsa ona olan sevginizi tartıp biçmenizi...
O sevginin bir balık sevgisi olup olmadığını düşünmenizi istiyorum.
O yüzden bu podcast'ı çektim.
Şimdilik kendinize iyi bakın ve sevgiyle kalın.
Hoşçakalın. Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
