
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi
Twitter: @OrtamlardaB
Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com
Transkript
Herkese merhaba, Ortamlarda Satılacak Bilgi'ye hoş geldiniz.
Ben Merve, bugün yine sizin seçtiğiniz bir konuyla karşınızdayım.
Amerikalı seri katil ve yamyam Jeffrey Dahmer'ı konuşacağız.
Dinleyiciler bunu o kadar çok istedi ki önce gittim diziyi izledim sonra verdiği bütün ifadeleri izledim.
Adamın psikolojisini ve nasıl bu hale geldiğini anlamaya çalıştım kendimce.
Hatta size de Instagram'dan sordum sizce neden seri katil hikayelerini izlemeyi veya dinlemeyi seviyoruz diye.
Çünkü bu dizi uzun zamandır Netflix'te bir numara ve gelen cevapların çoğu hemen hemen aynıydı.
Psikolojisini merak ediyoruz dediniz ben de aynı fikirdeyim.
Bir insanın aklı başındayken nasıl böyle şeyler yapabilir?
Çünkü Jeffrey Dahmer bunu itiraf etti bir konuşmasında.
Ben bu cinayetleri işlerken çok büyük haz aldım ama...
Bilerek yaptım hasta falan değilim dedi.
Sonradan hasta olduğunu söyledi ama kimse inanmadı.
Mahkemede inanmadı. Yani akıl sağlığı bozuktur raporu almaya çalıştı.
Ama olmadı yemediler.
Daha önce de Amerikalı seri katil Ted Bundy'yi anlatmıştım bir podcastimde.
Seri katillerin öncüsü kabul ediliyor.
Ben Ted Bundy ile Damar arasında baya bir benzerlik görüyorum.
Yani her ikisi de çocukluklarında anneleri tarafından hiç sevinmemiş ve terk edilmişler.
Cinayetleri de benzer buluyorum açıkçası.
Ted Bundy'nin... hedefinde kadınlar var.
Damır'ın hedefinde homoseksüel olduğu için erkekler var.
Ted Bundy daha 3 yaşındayken hizesi uyurken böyle etrafına mutfak bıçakları falan koyarak onu korkutmaya başlıyor.
Yani çocukken belli Ted Bundy'nin ne olacağı.
Damır da daha ufacıkken ölü hayvanların bedenleriyle oynamaya ve kemik koleksiyonu yapmaya başlıyor.
Yani ikisinde de zaten empati namına bir şey yok.
Sıfır. Bunu söylüyorlar röportajlarında zaten.
Ve her ikisi de kalabalıklar arasında yalnız ve hiç hiç arkadaşları yok.
Her ikisi de kurbanlarını öldürdükten sonra istismar etmiş.
Bedenlerinin beğendiği yerlerini kesip saklamış ve her ikisi de kurbanlarının fotoğraflarını çekiyor enteresan bir şekilde.
Yine ikisi de yakalandıktan sonra bir hayran kitlesi ediniyorlar.
Bence en çarpıcı kısımlarından biri de bu.
Yani bir insan nasıl böyle adamlara hayranlık besler?
Bence psikologlar bunu da araştırmalı.
Ben şöyle düşünüyorum daha önce Rezonans Podcast'ımda bahsettiğim gibi çünkü benzer benzeri çeker demiştik ya onlara hayranlık duyanlar da içlerinde bence onların potansiyelini barındıranlar kendilerinden
bir veçe buldukları için hayran oluyorlar böylesine.
Şimdi Dexter sevenler Hannibal sevenler bir irkildi şu an.
Şimdi en baştan başlayalım.
Kim bu Jeffrey Dahmer?
Ondan önce kimler vardı?
Önce onları bir hatırlatalım.
Karın deşen Jack. Zaten bunu biliyorsunuzdur.
1947-52 arasında Amerikalı seyir katır Ed Gein.
Kendisi mezarlıktan cesetler çarıp onların kalıntılarından hatıra eşyaları falan yapıyor.
Kemiklerinden eşyalar, derilerinden koltuklar, kafa taslarından kaseler.
Ya bu adam çok mide bulandırıcı.
Zaten bölüm de mide bulandırıcı olacak.
Şimdiden özür diliyorum hepinizden.
Bu adamı geçiyorum. Gerçi hepsi iğrenç ama bu adamdan sonra da 64-73 arasında Edmund Camper diye bir Amerikalı var yine.
Nekrofil ve seri katil ve yamyam aynı zamanda.
Sonra zaten Ted Bundy var bildiğimiz 74-78 arası.
Ondan sonra da Jeffrey Dahmer geliyor ve en sonunda 94-2004 yılları arasında John Gills diye birisi var.
Bu da aynı şekilde yamyam ve nekrofil bir seri katilmiş.
O zaman artık Jeffrey Dahmer'ı anlatmaya başlıyorum.
Ben de dizide olduğu gibi sondan başlayacağım arkadaşlar.
2 Temmuz 1991'de yakalandı Jeffrey Dahmer.
Peki nasıl yakalandı? Gece yarısı elleri kelepçeli bir siyahi yoldan geçen bir polis aracını böyle panik halinde durdurarak yardım istiyor.
Ve polis bu siyahi genç adamla beraber Dahmer'ın evine gidiyor.
Ve evi ararken Dahmer'ın foyası bir anda ortaya çıkıyor ve bu şekilde yakalanıyor.
Bu evi arayan polis memuru uzun süre psikolojik destek...
kalıyor kabuslar görüyor çünkü buzdolabını açtığı zaman o gördüğü ceset parçaları yıllarca aklından çıkmamış ve evde 215 litrelik bir bidon bulunuyor bunun içinde kurbanlarını eritiyormuş asitle
boyalı kafa tasları hatta duş başlığında bile insan iskeletleri asılıymış gittikleri zaman ve çekmecede öldürdüğü adamların ölüm öncesi ve sonrası polaroid fotoğraflarını buluyorlar ve daha neler
neler Ve Jeffrey karakola götürülüyor.
17 genç adamı hunharca katlettiğini ve cesetleriyle ilişkiye girdiğini itiraf ediyor.
Hatta cesetlerin bazılarını yediğini de itiraf ediyor.
Yaklaşık 4-5 kilo yemiş.
Daha sonra mahkeme akıl sağlığının yerinde olduğunu tespit ediyor ve o bölgede idam cezası olmadığı için Milwaukee bölgesi 999 yıl hapis cezasına çarptırılıyor.
Ve daha sonra hapiste bir siyahi tarafından öldürülüyor.
Üstelik ilk cinayetini işlediği gibi öldürülüyor.
Aynı şekilde bir spor aletiyle kafasına vurularak öldürülüyor Jeffrey Dahmer.
Çok manidar bir ölüm.
Şimdi bu genel bir anlatımda beraber detaylarda boğulmaya hazırsanız başlayalım.
Benim dikkatimi çeken noktalardan bahsedeceğim bu podcastta.
Önce çocukluğuyla başlamak istiyorum.
Baştan şunu belirteyim.
Kendisi 10 yaşında bir komşusu tarafından istismara uğradığını iddia etmiş.
Ama dizide yoktu bu ifadelerinde de yoktu rast gelmedim.
1960 yılında Amerika'nın Wisconsin eyaletinin Milwaukee şehrinde doğuyor.
Bu bölge çok gelişmemiş arkadaşlar.
Oldukça fakir bir bölge ve suç oranı çok yüksek bir bölge.
Annesinin adı Joyce, ev hanımı.
Babası Lionel, analitik kimyacı ve Dahmer onların ilk çocuğu.
Dahmer'ın annesinin psikolojik sorunları var arkadaşlar.
İntihara meyilli ve hipokondriya yani hastalık hastası dediğimiz hastalıkla cebelleşiyor.
Annesi Dahmer'a hamileyken günde 26 tane hap içiyor ve bunlar ruh sağlığıyla alakalı haplar.
Hatta bunlardan birisi talidomid arkadaşlar bu çok sıkıntılı bir ilaçmış özellikle gebelikte kullanımı çocukların beyninde hasar oluşturuyor.
Tespit edilmiş tıp camiasında bebeklerin sinir sistemini hasara uğratan bir ilaç.
Bunu bence bir cebimize koyalım bu kısım önemli.
Bu arada annesi ufolora inanıyor hatta bir keresinde otobana çıkıp uzaylıları...
Takip ediyor. Yani kendisi öyle olduğunu iddia ediyor.
Ve Joyce doğum sonrası çok büyük bir travma geçiriyor.
Postpartum depresyon dediğimiz doğum sonrası depresyon.
Ve bu senelerce sürüyor.
Yani normalde doğum sonrası bir sene içerisinde olabiliyor ya kadınlarda.
Ama bazılarında bu süreç senelerce sürebiliyormuş.
Damar'ın annesi gibi senelerce bunu yaşamış.
Kendini hep yalnız hissediyor, ağlıyor.
Hep üzüntülü, hep mutsuz ve sürekli intihara teşebbüs eden bir anne var evde ve bu durumu yaşayan kadınlar da bebeğe yabancılaşmada çok sık görülebiliyormuş.
Ve Joyce'un yani Damer'ın annesinin tarafında çok fazla alkolik olduğunu söylüyorlar.
Bir de Damer'ın annesi hiç onu işte kucağına alıp sevmemiş, hayatı boyunca bir kere sarılmamış ve annelik göstermemiş.
Bu arada bunları katille empati kuralım diye anlatmıyorum.
Buraya dikkat yani her şeyi olduğu gibi anlatmaya çalışıyorum.
Bu da çok tartışılan bir konu.
Yani adamı acındırmaya falan çalışmıyorum.
Lütfen öyle anlamayın. Sadece yaşadığı çocukluğu tüm detaylarıyla anlatmaya çalışıyorum.
Devam edelim. Daha sonra işte Damır 6 yaşındayken bir erkek kardeşi oluyor ve ailenin ilgisi komple o çocuğa kayıyor.
Zaten ilgi yok. Ve evde sürekli sürekli sürekli kavga var ve genelde annesi babasına saldırıyormuş.
Babası sürekli evden gidiyor.
Annesi sürekli ilgi bekliyor.
Hatta bir yerde kadın şöyle söyledi.
Ben deli falan değilim.
Sadece biraz dinlenmek istedim.
Çünkü kocası onunla hiç konuşmuyor.
Aralarında büyük bir iletişimsizlik var.
Ve babası da tıpkı damır gibi öldürme arzularına sahipmiş küçükken.
Bir yerde bunu itiraf etti adam.
Ben de senin gibiydim dedi.
Aynı hisler bende de vardı dedi.
İşte bu kalıtsal travma belki de.
Babadan oğula geçmiş olabilir bu da konuşuluyor ama baba bunu bir şekilde baskılamayı başarmış.
Jeffrey küçükken babasıyla böyle yollarda bulduğu ölü hayvanları alıyor eve getiriyor alt katta onları inceliyorlar iç organlarını açıyorlar bakıyorlar ve bundan ikisi de çok büyük bir zevk alıyor.
Şunu sormak istiyorum yani hangi baba 0-6 yaş dönemindeki bir çocukla böyle tuhaf tuhaf aktiviteler yapar?
Ben burada şunu düşündüm.
Yani Jeffrey'nin annesiyle zaten bir bağı yok.
Babasıyla azıcık da olsa var ve babasıyla iletişim kurabileceği tek alan bu.
Tahnit yapmak, hayvanların iç organlarını çıkarmak falan.
Ve o kişiliğini şekillendiği dönemde böyle bir iletişim kurma biçimi onun dünyasını şekillendiren etmenlerden biri oldu diye düşünüyorum ben.
Bu benim düşüncem. Mesela bir arkadaşımın çocuğu vardı.
Sürekli kendi istemediği halde çok fazla kitap okuyordu.
Ve sebebi annesinin hoşnutluğu.
Yani onunla bir iletişim kurma biçimi bu kitap okuması.
Çünkü kafasında kodladığı şey daha çok kitap okursam annemi mutlu ederim ve beni daha çok sever.
Yani Jeffrey'inkine bakın bir de.
Bir de yine dizide dikkatimi çeken unsurlardan biri anne ve babası kavga ederken babası annesine diyor ki sana lobotomi yapmak lazım diye bağırıyor.
Lobotomi uzun yıllar psikiyatri hastalığı olanlar için kullanılmış bir beyin cerrahisi yöntemi.
Canlı canlı anestezi verilmeden de yapıldı oluyormuş yani beyni delerek yapılıyormuş.
Bana çok korkunç geliyor lobotomi ve Damer'ın öldürdüğü 14 yaşında bir çocuk vardı.
Ona yaptığı şey de buydu yani çocuğun kafasını böyle matkapla deldi.
Asit döktü. Amacı ne?
Zombi yapmak. Çocuğu zombiye çevirecekmiş.
Ve bu çocuk bu işlemden sonra o evden kaçmayı başardı.
Sersen bir halde kaçtı evden.
Apartmanın önüne çıktı ve Damır'ın o siyahi komşuları onu görüp polise haber verdiler.
O sırada Damır markete bir almaya gitmişti ve döndüğünde polise dedi ki o benim erkek arkadaşım.
Yaşı küçük değil 19 yaşında dedi ve polis siyahilere inanmadı.
Ve o küçük çocuğu Damır'a verdi.
13-14 yaşlarında bir çocuk.
O da alıp ona ev... Evine götürdü.
Sonrası malum aşırı üzüldüm o çocuğa.
Bu çocuk da kızılderiliydi arkadaşlar.
Yani Amerika'da göçmenlere nasıl davranıldığını görüyorsunuz.
Sadece siyahiler değil. Hatta Damır bu çocuğun daha önce abisini taciz etmiş ve ilk defa o zaman hüküm giymiş.
Ama sadece bir sene, bir sene sonra salıyorlar.
Ve bu davaya bakan psikolog diyor ki ben onu salmayın dedim.
Toplum için çok tehlikeli olduğunu söylemiştim diyor.
Aslında her şey öngörülmüş bu adamın olduğu ama salmışlar işte.
Adaletsizliğe bakar mısınız? Ve daha sonra aile oğullarını o Damır'la eve yollayan o iki polis memuru var ya ondan şikayetçi oluyor.
Ama halk ikiye bölünüyor.
İnanması zor ama polisleri savunanlar var.
Polislere hiçbir şey olmadı bu arada.
Amerikan adaletinin eşitsizliğini bu dizide böyle iliklerime kadar hissettim diyebilirim.
Bu arada Jeffrey'nin siyahi bir yan komşusu var.
Defalarca polisi arıyor.
Yani orijinal ses kayıtları da var.
Yan dairemde bir şeyler oluyor.
Çığlık sesleri geliyor. Matkap sesleri geliyor.
Lütfen gelin dediği halde bir kere bile gelmiyorlar.
Ama bu kadının kızı...
Damır çok ünlendikten sonra kötü bir şöhrete kavuştuktan sonra o oturdukları apartmanın önünde işte ergenler geliyor poz veriyorlar saçma sapan kız alıyor işte fotoğraf makinelerini kırıyor ve polis hemen
geliyor siyahi kızı alıp götürüyor arkadaşlar gerçekten çarpıcı bir sahneydi.
Bir de bir yerde damırın elinden kurtulan bir siyahi genç var karakola gidiyor ifade veriyor beni uyuşturdu kahveme hapattı falan diyor.
Tabii inanmıyor polis memuru.
Adam da çok güzel bir söz söyledi orada dedi ki siz cinsel suçtan hüküm giymiş bir beyaza inanmayı tercih ediyorsunuz.
Hiç suç işlememiş bir siyaha inanmaktansa.
Ona inanmayı tercih ediyorsunuz.
Neyse çocukluğuna devam edelim.
Jeffrey küçükken bir ameliyat geçiriyor kasıklarından ve babası bu ameliyat sonrası onun dünyasının değiştiğini iddia ediyor.
Belki diyor işte anestezi mi ağır geldi bir şey mi oldu bu çocuk iyice kendi dünyasına kapandı diyor.
4 yaşından sonra Jeffrey'nin değişmeye başladığını iddia ediyor.
Çok içine kapanmış. Zaten hiç arkadaşı yok okulda ucube diyorlar.
Öyle sevilen bir çocuk da değil sürekli yalnız.
Kendisi ifadesinde diyor ki ben zaten doğduğum doğalı böyleyim sonradan olmadım diyor.
Yani bu hasta olmadığını zaten defalarca söylüyor sonra ifadesi değişti dediğim gibi.
Cadılar bayramında şeytan kılığına giriyor bundan ben çok haz aldım diyor.
Zaten yakalandıktan sonraki itirafında ceset parçalarını sakladım çünkü şeytana çok büyük bir sunak yapacaktım diyor.
Bu arada büyüyle de ilgilenmiş bir dönem.
Ve küçükken okuduğu çizgi romanlarda genelde seri katiller var.
Mesela Ed Gein var kapakta.
Başta anlattığım adam var ya.
Ve Dahmer bu çizgi romanlardan çok etkileniyor.
Hatta hapse girdikten sonra ünlü oluyor ve onun da çizgi romanları çıkmaya başlıyor.
Jeffrey Dahmer'ın işte kapakta olduğu saçma sapan çizgi romanlar ve hayranları bu şekilde artıyor.
Dizide bu ifade özgürlüğü tartışılmıştı.
Ben de bunu çok düşündüm açıkçası.
Yani böyle bir ifade özgürlüğü bilemiyorum.
Daha önce Charles Manson'ın podcastını yapmıştım hatırlıyorsunuz.
Onun da bunlardan aşağı kalır yönü yok.
Yani adamın en büyük hayranlarından biri Marilyn Manson zaten ve milyonlarca genç hayranı var Marilyn Manson'ın.
Adı Marilyn Monroe'nun Merlin'i, Manson da Charles Manson'un Manson'u.
Yani Marilyn Monroe'nun adı ve soyadı uydurma buradan geliyor.
Yani böyle şeylerin etkisini bence yatsımamak lazım.
Charles Manson'un adını alnına dövme yaptıran adamlar var ve Dahmer da böyle bir tip.
Bunların etkisi altında kalmış ve zaten Mayde de var.
Bir de şu var, neden seri katiller bu kadar arttı sorusuna verilen bir cevaptı bu.
İkinci Dünya Savaşı'ndan veya Vietnam Savaşı'ndan dönen psikolojisi bozuk babalar ve onların devam eden nesilleri.
Yani yine kalıtsal bir travma olabilir altını çizmişler buranın.
Pornografinin artması ve rahat ulaşabilirlik pornografiye.
Ve Ted Bundy podcastımda da vardı pornografi.
Pornoda gördüğü o sadist ve itaatkar seks onun cinayetlerinde itici güç olmuştu değil mi?
Kadınları aşağılıyorum, aşağılamak istiyorum diyordu.
Bu adamlarda en en en belirgin özellik empati diye bir şey yok.
Sıfır. Damır'da da yok, Ted Bundy'de de yok ve ifadelerini de ben izlemiştim.
İkisi de net bunu söyledi.
Empati duygum yok dedi. Peki neden yok?
Bunun sebebi ne? Şimdi yeni doğanlar üzerinde bir araştırma yapılıyor ve bir bebek ağlayınca diğerlerinin de ağlamaya başladığı gözlemleniyor.
Ama 3-5 yaş arasında bunu anlamlandırma safhasına geçiyorlarmış.
Peki bu nasıl gelişiyor?
Fiziksel sevgiyle, dokunsal temasla, çocuğun gözlerinin içine bakarak, onlara işte bir birey olduğunu hissettirerek, kendilerini başkalarının yerine koymayı öğreterek rol model olarak bunlar gerçekleşiyor.
Empati kurmak için. Öncelikle bunların olması gerekiyor.
Adamır'da bunların hiçbiri yok.
Hatta rol model alacağı bir baba var ortada ama o da hayvan sevgisi aşılamak yerine ölü hayvanlarla tahnit yapmayı falan öğretiyor.
Şimdi biraz da bu seri katillerin zihin yapılarından, beyin yapılarından bahsetmek istiyorum.
Nasıl oluyor da seri katil olabiliyorlar?
Yıllarca süren araştırmalar neticesinde bu seri katillerin bir takım ortak özellikleri tespit edilmiş arkadaşlar.
Ama takdir edersiniz ki bir insanı suç makinesine çevirecek tek bir şey söylemek tabii ki mümkün değil.
Öncelikle tabii ki ailelerinden bahsediyorlar.
Yani anne babalarıyla olan ilişkileri veya anne babanın birbiriyle olan ilişkisi nasıl?
Yani psikologların ortak beyanı şu.
Genelde bu insanlar çok fakir ailelerden geliyor ve anne baskısının...
Baba eksikliğinin olduğu evlerde büyümüşler.
Yani anne çok baskın, baba yok.
Ve genelde baba sevgisi ve ilgisinden mahrum kalmışlar ve anneleri dediğim gibi çok dominant bir karakter.
Ve bu sebeple annelerine karşı daha böyle sert bir duruşları var, bir uzaklaşma.
Ve daha sonra bunun acısını da kadınlardan çıkaranlar var içlerinde.
Yine araştırmalar şunu gösteriyor.
Çocukken ağır bir cinsel istismara maruz kalanlar var aralarında.
Psikolojik, fiziksel ve cinsel.
Sel istismara uğrayan çocuklar var ve çoğu şiddete maruz kalmış veya şahit olmuş maruz kalmadıysa da.
Ve çocukken genelde psikolojik sorunları baş göstermiş ama çoğunda büyük ihtimalle anlaşılmamış bu problemler ve ergenliklerine baktığımız zaman suça yatkınlık başlamış genelinde.
Yine ailelerinde alkol bağımlılığı olan birileri var genellikle diyorum hepsinde değil.
Çocuklukları hiç iyi geçmemiş anlayacağınız yani boşanma, aile içi şiddet en sık rastlananlardan.
Bu arada seri katillerin çoğu erkeklerden çıkıyor.
Söylememe gerek var mı bilmiyorum.
1960'larda adli tıp psikoloğu J.M.
McDonald seri katillerin çocukluklarında sergiledikleri 3 olumsuz davranış probleminin varlığını tespit ediyor.
Hatta buna McDonald üçlemesi adı verilmiş arkadaşlar.
Birinci özellik altını ıslatmak.
İkinci özellik ateş yakmak, kundaklamak, yangın çıkartmak gibi şeyler.
Üçüncü özellik de hayvanlara işkence etmekmiş ve bu üç özelliği taşıyanlardan biri Ted Bundy.
Sonra bu iddialar çürütülmüş ama yine de bilin diye söylüyorum McDonald's üçlemesi deniliyor buna.
Ama derseniz ki bana tek bir neden söyle Merve derseniz psikologlar genellikle empati eksikliği konusunda uzlaşmışlar.
Peki empati nasıl gelişecek?
Yani anne ve babanın birbirlerine olan davranışlarını çocuk gözlemleyecek.
Bu şekilde gelişecek.
Yani Damır'ın anne babası sıfır iletişim sürekli kavga ve empati eksikliği bir psikopatın bir numaralı özelliği arkadaşlar.
Bu insanların duygusal boşlukları çok yoğun ve asla duyguları diğerlerinin hissettiği gibi hissetmiyorlar.
Ve bir başka ortak özellikleri parafili yani sapkın cinsel fantezileri var.
Dürtülerle belirlenen anormal cinsel davranışlara sahipler.
Jeffrey bir yerde şey demişti ben insanlarla bağ kurmayı bilmiyorum.
Hayatımda hiç empati yapmadım dedi.
Hatta eğer sevmeyi bilseydim Tony'yi sevebilirdim dedi.
Ama ben nasıl sevileceğini ve sevgiyi bilmiyorum dedi.
Bu arada Tony'ye çok üzüldüm.
Yani cinayetlerin hepsine çok üzüldüm.
Ama Tony de sanki böyle bir değişecekmiş gibi gelmişti.
Herkes öyle düşünmüştür eminim.
Tamam dedim oldu şimdi düzelecek falan dedim ama yok.
Empati yok çünkü bilmiyor.
Ve adam nekrofil yani ölü sevece cesetlerle ilişkiye girmeyi seviyor.
O yüzden Tony'nin de canlı olmasını istemedi büyük ihtimalle.
Bunun için de kendimi dürtülerimi kontrol edemiyorum diyor.
Yani fantezilerime göre. Böyle davranıyorum ve bu yüzden her şey ters gitti diyor ifadesinde.
Yine psikologlar diyor ki kafalarında cinsel bir fantezileri vardır seri katillerin ve kendilerine...
İdeal kurban ararlar ve o kurbanlarla yapacakları şeyleri hayal ederler.
Sıfır acıma duygusuyla ne yapabilirim bu kurbanıma?
Tamamen dürtüleriyle hareket ederler ve Jeffrey'nin fantezisi şuydu.
Ona itaat edecek, böyle hiç şikayet etmeyecek, herhangi bir istekte bulunmayacak ve lütfen buraya dikkat, onu asla terk etmeyecek.
Babasının gitmesi Jeffrey'nin en büyük travmalarından biri.
Çünkü zaten küçükken bile böyle diyor ki boşanma lafını duyduğu anda Jeffrey çok çok fazla üzülüyordu bir çocuk olarak.
Zaten dizide de vardı ya işte beni terk etmeyeceksin de mi gitmeyeceksin de mi sürekli bu vardı bu söz dönüyordu.
Ve ifadelerinde soruyorlar neden diyorlar bu insanların kafa taslarını sakladın ya da vücutlarının parçalarını.
O da diyor ki hep yanımda olsunlar istedim gitmelerini istemedim diyor.
Bir arkadaşım olmasını ve hiç gitmemesini istedim.
Çünkü diyor yine terk edilme var bunun altyapısında.
Onları neden yedin diyorlar.
O da diyor ki bedenimi hapsetmek istedim çünkü diyor.
Yani sebebi bu. Gitmelerini istemedim o yüzden yedim.
Ve onları yediği zaman kurbanlarının özelliklerinin de ona geçeceğini düşünmüş.
Hani ilkel kabilelerde vardır ya bu.
Bir de kurbanlarının kanını içiyor.
Neden içsin diyorlar.
Çünkü bu şekilde diyor ruhlarını sindirirsem içimde yaşamaya devam edeceklerini düşünmüştüm diyor.
Yani hep böyle bir terk edilmeyi önleme çabası görüyorum ben burada.
Bu kısımları açacağım birazdan diziyle bütünleştirip çok dağılmamaya çalışıyorum.
Ne demiştik Jeffrey'nin annesi ve babası 17 yaşındayken boşanıyor ve parafili olayı arkadaşlar geç ergenliğe kadar kendini göstermeyi biliyormuş bazı durumlarda.
Jeffrey'nin de bundan sonra daha böyle fazlalaştığını söyleyebiliriz.
İlk kez 13 yaşındayken homoseksüel olduğunu keşfediyor ve bir erkekle öpüşüyor, ondan sonra anlıyor.
Şöyle bir şey var, seri katillerin geneli toplumdan izole ve yalnız insanlar.
Dünyaya ve insanlara karşı büyük bir nefretleri var.
Genellikle intihara meyilliler ve ergenliklerinde pornoya aşırı düşkünler.
Röntgencilik de olabiliyormuş bazen.
Ve cinselliği böyle şiddetle bağlamışlar kafalarında ve bundan büyük bir haz duyuyorlar.
Bakınız Ted Bundy. Peki bu insanların beyinleri ya beyin yapımları bizimle aynı mı?
Hayır değilmiş yani normal insanlar çok nadiren birini öldürmeyi hayal ederken onlar bunu sürekli düşünüyorlarmış ve onları harekete geçiren dürtüler şunlarmış.
Reddedilme korkusu, güç ihtiyacı ve aşağılık hissiyatıymış.
Bu insanların çocukluklarında maruz kaldıkları şey her neyse içlerinde bir öfke var ona karşı.
John Wayne Gacy şu palyaço seri katil var ya ben çok tırsıyorum ondan nedense.
Çok despot bir baba tarafından büyütülmüş ve bir aile dostları tarafından istismar edilmiş.
Ondan sonra bu hale geldiğini söylüyorlar.
İçinde böyle korkunç bir öfke var.
Ted Bundy'nin öldürdüğü 30 kadına bakın ilk sevgilisine benziyor.
Jeffrey 10 yaşında komşuları tarafından tacize uğramış.
Yani kurban rolündeyken rol değiştiriyor bunlar bir şekilde intikam alıyorlar.
Şimdi benzer çocukluk yaşayanlar diyecek ki ben neden seri katil değilim?
Hiç aklıma bile gelmez birine zarar vermek diyecekler.
Evet çünkü her şey çocuklukla alakalı değil tabii en başta demiştim ya bir sürü dinamiği var.
Bu insanların beynini inceliyorlar ve biyoloji, nöroloji verileri ortaya koyuyor ki Bazı insanların doğuştan eğilimi var seri katil olmaya ya da işte birini öldürmeye.
2013'te hatta Pensilvanya Üniversitesi'nde bir araştırma yayınlanıyor.
Bu insanların beyinleri şiddete meyilli arkadaşlar ve duyguların işlenmesi işte öz farkındalıkla o bağlantılı olan beyin bölümleri var ya onlar daha farklı.
O bölgelerin aktivitesi daha az ve daha az işlevsel.
Prefrontal korteksleri daha yüksek seviyede çalışıyor.
Ama amigdalaları ki burası duygu merkezimiz %18 oranında küçülmüş.
O yüzden birini öldürdükleri zaman herhangi bir pişmanlık veya vicdan azabı falan çekmiyorlar.
Peki bu insanlar hiç mi korkmuyor?
Hayır korkmuyorlar çünkü kalpleri oldukça düşük bir hızda atıyor.
Ve korku anında böyle bizimki yerinden çıkacak gibi oluyor ya onlara hiçbir şey olmuyor.
Çok düşük seviyede atıyor. Damarın evine polisler geldiğinde ne kadar rahattı hatırlayın.
Gram korku yoktu ve vermiş olduğu ifadelerde o yüzüne bakın.
Hiç korku, panik, endişe hiçbir şey yok adamın suratında.
Ve kalp atışları böyle düşük olan insanlara hayat...
Çok sıkıcı geliyormuş arkadaşlar ve Dahmer ifadesinde şöyle diyor.
İçimde bir boşluk duygusu vardı ve bu boşluğu dolduracak bir şey bulamadım diyor.
Huzur ve mutluluk verecek beni tatmin edecek bir şey yoktu diyor.
Bu boşluk hissi yüzünden işledim bu cinayetleri diyor.
Yani kendi yöntemimle mutluluğu bulmaya çalıştım diyor.
Ve cesetleri parçalarken çok heyecanlanıyordum.
Bu heyecanı bu adının elini seviyorum diyor.
Ve bir ifadesinde şunu söyledi.
Birini öldürmek bana haz vermiyor.
Benim aradığım çok uzun süreli bir hazdı diyor.
Zaten adamın 32 saatlik ses kaydı var ve bütün kurbanlarını enteresan bir şekilde böyle adı gibi anımsıyor sarhoş olmasına rağmen.
Ve diyor ki ben yaşayan zombiler yapmak istemiştim.
Yani normal cinayetler bana haz vermiyor diyor.
Bu arada enteresan bir şey bu beyin yapısı farklı bizden demiştim ya.
Bu araştırmayı yapan doktorun Beynini inceliyorlar ve bir seri katille adamın beyni aynı çıkıyor.
Araştırmayı yapan doktor.
Şaka gibi. Bu da şu demek oluyor.
Evet doğuştan bir takım özellikler taşıyabiliriz.
Genetikimiz boğulabilir. Ama diğer faktörleri göz ardı etmemeliyiz.
Aile sevgisi, arkadaşlık ilişkileri, sosyal bağlar, ilişkilerimiz.
Ve bu noktada doktorlar ikiye ayrılıyorlar.
Bazısı diyor ki insanlar doğuştan kötü olamaz.
Suçlu da olmaz. Suçlu olunur diyorlar.
Siz ne düşünüyorsunuz çok merak ediyorum.
Ve bir başka psikolog seri katillerin gelişim evrelerini açıklıyor.
Şöyle söylüyor diyor ki birinci evre düşünme evresidir.
Bu noktada katil artık gerçekliği kavrama yetesini yitirmeye başlar ve bu evre...
İlk suçu işlemeden önceki döneme tekabül eder.
Ve bu zaman diliminde fantezilerini nasıl düşledikleri öne çıkar genelde ve bu düşlerden oldukça fazlasıyla tahrik olurlar diyor.
Böyle bir safa bu. İlk suçu işlemeden öncesini hatırlatmak istiyorum.
Yolda orman yolunda gördüğü bir koşucu vardı değil mi?
Onu hayal ediyordu, onu eve getirdiğini, onunla içki içip sohbet ettiğini ama aslında yapayalnızdı.
Kendi kendine konuşuyordu evde ve sonra bu olay gerçekten gerçekleşti.
Otostop çeken bir genci eve getirdi, o çocukla içki içtiler ve çocuk gitmek isteyince sen de mi beni terk edeceksin falan deyip gitmesine izin vermedi.
Biraz daha ağırlık çalışalım mı dumbbell yapalım mı falan dedi.
Burada bir es vermek istiyorum.
Çünkü bu kısım Evet çok saçma geliyor kulağa ama bence şöyle insanlarla iletişim kurma şekli bu.
Yani babasıyla küçükken dedim ya tahnit yaparak ölü hayvanlar üzerinden bir iletişim kuruyordu.
Saçma da olsa. Sonra lise yıllarında işte anatomi dersinde çok haz alıyor.
İşte bir domuzu kesip biçiyorlar.
Anatomi dersinde inceliyorlar.
Ve ders bittikten sonra herkes işte eve gidiyor.
Sadece bu o domuzu almak istiyor, eve götürmek istiyor.
Öğretmeni diyor ki 22 yıllık hayatımda hiç böyle bir şey görmedim.
Hiçbir öğrencinin böyle bir talebi olmadı.
Neyse işte o domuzu alıyor eve götürecekken bir arkadaşına diyor ki bize gelsene.
E ne yapacağız? Beraber anatomi yaparız.
Evde devam ederiz kesmeye bunu diyor.
Çocuk da diyor ki sen manyak mısın?
Bakın iletişim kurma şekli bu.
Çocukken gördüğünü devam ettirmeye çalışıyor.
Birine nasıl davranacağını, nasıl konuşacağını, nasıl dostluk bağ kuracağını falan bilmiyor.
Bağ kurmayı bilmiyor ve bu şekilde kuracağını zannediyor.
Neyse işte otostopçuya gitme diyor hatta ağlıyor gitme diye terk edilme şeması tekrar ediyor bence zihninde.
Ve gitmesin diye adamı öldürüyor ölünce de tecavüz ediyor.
Bir de yine ilk cinayetinden önce mağazadan cansız bir erkek manken vücudunu çalıp eve getirmişti.
Onunla yatmıştı giydirip süslemişti.
Cansız olduğu için ona istediğimi yapacaktım dedi.
İşte birinci safha bu.
Bir de unutmadan Jeffrey bir gün bir gazete ilanında kazada ölen genç bir erkek görüyor.
Çok beğeniyor adeta aşık oluyor diyebilirim.
Onun cenazesine katılıyor hiç tanımadığı halde ve ölünün yüzü böyle herkese açık bir şekilde sergileniyor ya tabutta.
Herkes sırayla önünden geçiyor tabutu ve Jeffrey geçiyor aşırı tahrik oluyor ölüyü görünce.
Tuvalete gidiyor ve kendi kendini tatmin ediyor arkadaşlar.
Bu birinci safhasıydı daha kimseye zarar vermedi ama fanteziler artık baş göstermeye başladı.
İlk aşamalar bu ve dışlandıkça toplumdan soyutlandıkça bu insanlar kendilerini içkiye uyuşturucuya veriyorlar ve sonra bunların da etkisiyle iyice gaza gelip ikinci evreye geçiyorlar.
Bu evreye olta evresi deniliyormuş.
Ne bu evre? Katil artık kurban aramaya çıkıyor olta evresinde ve bu noktada katil en elverişli ortamı arıyor.
Jeffrey'nin Milwaukee'de oturması yani oturduğu evi bilerek seçmesi ve Milwaukee'deki o gay barlarda ava çıktığını sahneleri hatırlayın.
Daha sonra üçüncü evre geliyormuş flört evresi bu da katilin kurbanı davet etmesi.
Jeffrey'nin o bira içme davetleri hadi eve gidelim sana para veririm biraz fotoğrafını çekerim demesi artık katil kurbanını davet ediyor.
Dördüncü evre yakalama evresi yani tuzağa düşürüyor kurbanlarını artık ve son evre artık cinayet ve cinayetten sonra da totem evresi diye bir evre varmış.
Bu da ölüyle ne yaptığı kısmı.
Yani katil cinayet sırasında o sahip olduğu güç ve kontrol duygusunu elinde tutmaya çalışıyor bu totem evresinde ve kurbanlarının vücut parçaları dahil işte onu hatırlatacak
eşyaları toplamaya başlıyor bedeninden Jeffrey'nin yaptığı gibi.
Aslında bu parçaları biriktirme sebeplerinden biri de o anı defalarca yaşamak istiyor.
Aynı halsı tekrar tekrar yaşamak istiyor.
Bir de ilk cinayetinde hani bir hata yaptıysa onu görmek için de daha iyisini yapayım kafasıyla yapanlar da varmış.
Jeffrey'nin o polaroid fotoğrafları çekmesinin sebebi de bence buydu.
Şimdi buraya kadar çocukluğundan bahsettim.
Suçlu zihirleri anlatmaya çalıştım.
Şimdi biraz da böyle ergenliğinden bahsetmek istiyorum.
17 yaşında dediğim gibi anne baba boşanıyor.
Annesi erkek. kardeşini alıp evi terk ediyor.
Bakın yine terk edilme olayı var.
Baba zaten yok başka bir kadınla birlikte ve kadının evden gittiğini bile bilmiyor babası.
Yani anne evi terk ediyor, baba başka bir kadınla, annenin evi terk ettiğinden haberi yok.
Jeffrey evde tek başına kalıyor.
Hiç arkadaşı yok, ailesi yok.
Evde bütün gün içki içiyor.
Hatta okula da artık alkolü gelmeye başlıyor.
Öğretmenlerine dedi ki benim problemlerim var.
İşte annemle babam boşandı falan filan o şekilde idare etmeye çalışıyor.
Ama şöyle de bir şey var.
Okul yıllıklarından ve işte arkadaşlarının dediklerine göre Jeffrey kimseyle konuşmayan oldukça içine kapanık bir çocuk.
Evet ama eşek şakası yapmayın.
da çok seviyormuş enteresan.
Hatta ondan ilk kez ifade alan bir kadın avukat şey demişti çok sevecendi hiç beklemiyordum demişti.
Bu arada ben böyle karışık gidiyorum fark ettiyseniz.
Amacım şu değil çünkü Jeffrey Dahmer'ın öldürdüğü 17 kişiyi nasıl öldürdü?
Hani tek tek bunları anlatmak istemiyorum.
Çünkü olayım o değil. Bu zaten her yerde var.
Daha böyle detay işte gözüme çarpan şeylerden bahsetmeye çalışıyorum.
Biraz da diziden bahsedecek olursam.
Ben diziyi çok beğendim.
Müzikleri, oyunculukları, detayları falan çok iyiydi.
Yer yer böyle kurguya kaçmışlar ufak detaylarda.
Mesela işte her şeyde yan komşusu ön plana çıkıyor.
Her şey o şikayet etmiş gibi ama hayır karşı komşusunun eşi de fark etmiş.
Kapı deliğinden akşama kadar baktığı anlar olmuş kadının.
Damar'ın evinin aynısı var dizide her detayı aynı ve bu arada kapı numarası 213.
Yani bu daireyi bilerek seçtiğini düşünüyorum.
Zaten baya böyle satanizm göndermeleri vardı.
Hatta ilk bölümde o bar sahnesi işte bara gidiyor, ava çıkıyor ya orada dans ettiği parça Enigma Sadness parçası çok severim.
Ve bu şarkı çalarken siyahiler böyle Jeffrey'e bakarak alay ettiler böyle biraz görmüşsünüzdür gülüyorlardı.
Ve şarkı sözlerine dikkat.
Söyle bana neden zevk için kan?
İnsanlıkta artık duygu yok mudur?
Şeytan mısın? Melek mi?
Ve sonra kurbanlarıyla eve geliyor ve masada duran kitap şeytanın kitabı.
Ve akvaryumda iki balığı var.
Bu iki balıktan birisi ölmüş.
Beslediği balıklara dikkat ettiniz mi?
Beta balığı etçil bir balık ve bu adam da yamyam zaten.
Diyor ya işte iki balığı bir araya koymamam lazım çünkü birbirini yer diyor.
Bu çok kavgacı bir balık türü.
Yani en kötü akvaryum şartlarında bile yaşar beta balığı.
Dikkat ettiyseniz akvaryum leş gibiydi.
Bir de aynı akvaryuma iki beta koymuş ki kavga etmelerini izlemek için.
Yani balığın biri diğerini öldürüyor zaten sonra.
Bir de beta balığı akvaryumda tek başına yaşar.
Yalnız ve kavgacı bir balık türüdür.
Yalnız balıktır. Hatta beta balığını ayna tutarlar ki kendini gördüğü zaman agresifleşsin diye.
Agresifliğini görmek için.
Bir de Jeffrey her gün korku filmi izliyor.
Ve ifadesinde diyor ki korku filmi izliyorum.
Çünkü insanlar niye korku filmi izliyor?
İşte kan, vahşet sahneleri görmeye gidiyorlar.
E ben gerçeğini yaptım diyor.
Gerçekten bir sayko. Her gün izliyorum dediği filmde şeytan 3 filmi.
Burada seri cinayetler var arkadaşlar bu filmde.
Ve en sevdiğim sahne dediği yerde şeytanın gözlerine dikkat edin.
Jeffrey aynı onun gözleri gibi olması için gözlerine sarı bir lens takıyor.
Geceleri öyle çıkıyor. Hem şeytana benzemek için hem de bir başka beğendiği karakter var.
Zaten Netflix'te film afişinde Damar'ın gözleri bir tuhaf böyle sapsarı.
Kime benziyor? Yıldız Savaşları'daki Jedi'in dönüşü bu filmdeki.
İmparator yani çok havalı buluyormuş onu.
Onun gibi zihin kontrolü yapmak istediğini söylüyor.
İşte o sapsarı lensleri de bu yüzden takıyor.
Şimdi burada bir S vermek istiyorum.
Ted Bundy için de aynısını demiştim.
Adamın bir kişiliği yok.
Özenti demiştim. Yani kendine sahte bir kimlik inşa ettiğini söylemiştim.
Kişiliğini karakterini bulamamıştı değil mi?
Jeffrey'de de bence bu var.
Yani çizgi romanlar, film karakterleri bunlardan çok fazla etkileniyor.
Ve onlar gibi görünme çabası da var.
Yine ilk bölümde siyahi adamı yatağa yatırıp böyle kalp atışlarını dinlemişti.
Bunu lisedeyken de bir arkadaşına yapıyormuş çok enteresan.
Lisede işte koridorda yürüyorlar bir anda koşuyor koşuyor çocuğun gidip göğsüne kafasını yaslıyor ve kalp atışlarını dinliyor.
Gerçi bu siyahi adam soruyor niye kalp atışlarımı dinliyorsun diye.
Kalbini yiyeceğim çünkü diyor.
Belki o yüzden de dinlemiş olabilir lisedeyken.
Bu arada Jeffrey'nin şöyle bir hastalığı var.
Splanklofi. Ben bunu ilk defa duydum.
Nekrofiliyle bağlantılıymış ama Türkçe'de çok fazla kaynak yok bununla ilgili.
Zaten bu işte iç organlardan zevk alma.
Genelde böyle işte karın boşluğundaki organlardan zevk alma anlamına geliyormuş.
Bunu da şöyle açıklıyorlar dizide.
İşte erkekler parlak ve ıslak şey.
Bu arada bildiğim tüm iğrençlikleri anlatmak istemiyorum ama mecbur anlatıyorum.
Daha anlatmadığım bir sürü şey var.
Jeffrey Splankloff'i yani kurbanlarının iç organlarını çıkarıyor.
Hatta tecavüz etmiş iç organlarına.
Çok ışıl ışıldı diyor.
Çok parlaktı. Erotize oldum diyor.
Ha bir de unutmadan en çok severek yaptığı iş kasaplıktı hatırlıyorsanız.
Ve adamın mesaisi bittiği halde daha da böyle kalmaya çalışıyordu.
Aklıma şey geldi bu sahneleri izlerken.
Osmanlı döneminde hani kasaplara 6 ay kasaplık yaptırılıyordu da 6 ay bahçemanlık zorunlu tutuluyordu ya.
Neden? Çünkü merhamet duyguları körelmesin diye.
Onu hatırlattı bana ve daha sonra işte Jeffrey orduya da katılıyor.
Askerlik yapıyor ama buradan da atılıyor.
Tıp uzmanlığı alanında çalışıyor burada.
Burada da işte uyuşturucu falan yapmayı öğreniyor.
Hani hangi ilaçları vereceğini öğreniyor.
Sonra zaten alkol yüzünden buradan da atılıyor.
Sonra Miami'de bir hastanede çalışıyor.
Kan alma biriminde ve orada kanları alıp eve gidip içiyor.
Kan içiyor. Yine alkolik olduğu için işten atılıyor.
Daha sonra 6 sene babaannesinde kalıyor ve cinayetlerinin devamı da burada gerçekleşiyor.
Bardan adamları alıyor eve getiriyor, içkilerini hapatıyor, boğuyor, öldürüyor ve babaannesinin Bodrum katında bu cesetleri saklıyor.
Hatta Bodrum'a inip inip bir hafta boyunca tecavüz ettiği adamlar da olmuş.
Neyse bütün cinayetlerini böyle tek tek anlatmayı düşünmüyorum.
Ama Jeffrey 13 yaşında bir çocuğu uyuşturuyor, taciz ediyor, yakalanıyor, kurtuluyor çocuk elinden.
Daha sonra o çocuğun işte kardeşini öldürüyor.
Bilmeden yani denk gelmiş.
Neyse şartlı tahliyeyle...
Salıyorlar bunu ve bir yıl boyunca mahkum işçi olarak çalışıyor.
Yani gündüz bir yerde çalışıyor.
Gece de hapishaneye geri dönüyor.
Bu aşamada çikolata fabrikasında çalışıyor.
Ama böyle bir adamı topluma geri salıyorlar.
Kefaretini babaannesi ödüyor.
Babası da iyi bir avukat tutuyor.
Çıkarıyorlar. Burada dikkatimi şu çekti.
Damır hep yalnız yalnız yalnız diyoruz ya.
Bu kendi isteğiyle olan bir durum.
Çünkü hapiste diyor ki kimseyle konuşmadım.
Yalnızdım. En güzel tarafı da.
Yani adam bile isteğe yalnız kalıyormuş.
Bu arada cinsel yönelimini değiştirmek için de çok uğraşmış.
Yani kiliseye çok gittiğim çok dualar ettim diyor.
Ama sonra her ne olduysa çok radikal bir dönüşüm yaşıyor ve satanizme daha yakın bir yerde duruyor.
Tanrı inancım falan yok diyor.
Ama en son yakalanıp işte müebbet yiyor ya ondan sonra beni vaftiz edin ben dine dönmek istiyorum falan deyip İncil'e başlıyor.
Tabii sonra bir siyahi tarafından öldürülüyor Jeffrey Dahmer hapishanede.
Ama bir de şu var Jeffrey Dahmer hapse girdi.
Dikten sonra şöhrete kavuşuyor ve babası hala oğlunu savunmaya çalışıyor onu kurtarmaya çalışıyor.
Hatta kitap falan yazıyor babası bir babanın hikayesi diye bir kitap yazıyor ve buradan para kazanmaya çalışıyor.
Ölenlerin çocuklarını değil kendi oğluna üzüldü adam resmen.
Bence bu adamda da empati duygusu sıfır gerçekten çok şaşırdım orada.
Bir bölümün daha sonuna geldik arkadaşlar.
Beni Patreon'dan destekleyenlere buradan çok çok çok teşekkür ediyorum.
Beni Instagram'da takip etmek isteyenler için adresimi aşağıya bırakıyor olacağım.
Merve biz de buradayız ve seni dinliyoruz demek isteyenler bana bu adresten ulaşabilirler.
Beni hangi platform üzerinden dinliyorsanız oradan takip etmeyi unutmayın arkadaşlar.
Haftaya tekrar görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın. Hoşçakalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
