
Transkript
Centrum Enerji, Ortamlarda Satılacak Bilgi'yi sunar.
Herkese merhaba ben Merve.
Bugün çok beklenen o bölümle geldim arkadaşlar.
Beni instagramda takip edenler bilir.
Biz 15 Nisan'dan beri şekersiz ve sağlıklı besleniyoruz.
Canım takipçilerimle okçularımla.
Orada mısınız okçular?
Önce 15 Nisan ile 5 Mayıs arası bir tur şekersiz 21 gün yaptık.
Sonra 6 Mayıs pazartesi günü tekrar başladık.
Bu pazar ikinci turumuzu tamamladık ve pazartesi günü tekrar başladık.
Şu an üçüncü günümüzdeyiz.
Bayrama kadar devam edeceğiz.
Bayram sonrası bir tur daha Şekersiz 21 yapmayı planlıyoruz.
Peki ama neden bunu yapıyoruz?
Şimdi ben podcast ile ilk başladığımda ne hikmetse ilk bölümüm Şekersiz 21 gün bunu çekmişim.
Yine o süreçte Şekersiz yapıyordum.
Dedim bunu anlatayım takipçiler.
Takipçi de yok tabii o zaman.
Kendi kendime konuşmuşum.
Tabii çok amatörüm mikrofonum da yok.
Tost makinesiyle çekilmiş gibi bir bölüm.
O yüzden bu bölümü revize etmemi istediniz.
Yenisini çok beklediniz. Bizi gaza getir motive et dediniz.
Ben de geldim arkadaşlar. Biz her sene Şekersiz 21 gün mutlaka yapıyoruz takipçilerle.
Yani 2-3 kez yapıyoruz. Sizi de bekleriz.
Şimdi öncelikle ben neden bunu yapıyorum oradan başlayayım.
Bir kere ben abur cubur yemeği işte sağlıksız şeyler yemeği fast food falan çok seviyorum arkadaşlar.
Hele çikolata tatlı hamur işi of bayılıyorum böyle şeylere.
Şey zannediyorsunuz değil mi?
Merve böyle ful sağlıklı besleniyor.
Yok öyle bir şey gerçekten. Hatta bu işe başladığımdan beri ya podcast'a başladığımdan beri diyorum ya günde 18 saat çalışıyorum bazen.
Otur otur otur otur yani hani yağ bağlıyorsun bir yerde oturduğun yerde ve hiç hayatımda hiç almadığım kilolara çıktım.
Aman tanrım korku filmi o.
Tartıda yaşadığım o şok.
Gözlerim yuvalarından çıktı çünkü hiç öyle olmamıştım.
Bir de arada ben size story atıyorum işte hani spordan falan.
Diyorsunuz ki sen daha nere ne zayıflıyorsun?
Ben zayıf değilim arkadaşlar. Tartıda gördüğüm şeyle aynadakinin alakası yok.
Bu da yağ oranımla alakalı bir şeymiş.
Yani yağ oranım düşük ama ben tartıda da düşmek istiyorum.
Sorun bu. Yani aslında bu benim kendimi frenleme mekanizmam arkadaşlar.
Yoksa böyle kopacağım gideceğim yani.
Ve bazen gerçekten kantarın topuzunu kaçırabiliyorum.
Hele ki böyle hayatımın çok stresli bir dönemindeyse aman diyorum ya ye gitsin diyorum.
Yedikçe yesim geliyor.
İş stresi falan derken bir bakmışım cildim bozulmuş sivilcedenmişim.
O parlaklığı kalitesi gitmiş cildin işte uyku düzenim zaten bozuluyor.
Bir de biliyorsunuz ben 5 senedir sabah güneş doğmadan uyanıyorum işte 4 ile 5 buçuk arası.
Böyle beslendiğim zaman gün boyu acayip yorgun hissediyorum kendimi.
Halsizim sabah o yataktan kafamı çok zor kaldırıyorum.
Yani normalde böyle dipçik. gibi kalkan bir insanımdır.
Hani alarm çaldığı anda şak diye kalkarım.
Sürüngen mod. Öyle söyleyeyim size sürünerek çıkıyorum.
Ve gün içinde acayip acıkıyorum ya.
Böyle kötü beslendiğim zaman.
Çok acıkıyorum ve daha da beter şeyler yesim geliyor.
But the fishing young going hesabı arkadaşlar.
Ve benim kilo almaya çok meyilli bir yapım var.
Ki ben kilo sevmiyorum.
Daha önce de söyledim. Çünkü ben giyinmeyi kuşanmayı çok seven bir insanım.
Böyle oradan bir şey fırtlayacak.
Buradan böyle hiç sevmiyorum öyle şeyleri.
O yüzden dikkat etmeyin.
Edebildiğim kadar sizi de bu sürece dahil etmeye çalışıyorum.
Anca beraber kanca beraber.
Neyse işte bir baktım ben işte bu yoğun çalışma temposunun arasında yine kötü beslenmeye başlamışım.
İyice kontrolden çıkıyorum.
Hemen bir frene bastım.
Zaten oturarak çalışan biriyim arkadaşlar.
Selülüt is coming. O yüzden hemen frene bastım.
Merve dedim bir dur artık ya ne yapıyorsun sen iyice çığırından çıktın.
Bir de arkadaşlar bu şeker bayramı falan var ya bunlar beni mahvediyor.
Hele o tatiller tatillerden korkar oldum yani.
Herkes bir şeyler yiyor tatilde.
Aman diyorum ya ben de yiyeyim ne olacak sanki.
Bir de şöyle bir algı var bende.
Hep beraber yersek sanki kilo almayacakmışız gibi.
Sizde de var bence bu.
Hani arkadaşlarımla olunca o kaloriler sayılmıyor benim yediklerim öyle düşünüyorum.
Yarınlar yokmuş gibi yiyorum tatillerde.
Sonra geliyorum eve tartıya çıkıyorum.
Bedenim acun ılıcalıya dönüşüyor.
bir anda bana sesleniyor.
Hani diyor ya senin iflah olma şansın sıfır.
Biz de bu belayı çekmek zorundayız zannediyorsun değil mi?
Ya neyse işte ben bunlarla yüzleştikten sonra dedim ki arkadaşlar yarın hep beraber şekersize başlıyoruz bayram sonrasıydı.
Hemen şimdi o elimizdeki poğaçaları simitleri yavaşça yere bırakın teslim olun bana sonra hep birlikte başladık.
Sonuç sonuç ne Merve?
İnstagram'a bakın arkadaşlar şekersiz21 yazan bir reels postu var onun altına bakın.
Muhteşem sonuçlar aldık hep beraber canım okçularımla.
Bu okçular muhabbetini anlamayanlar var.
Orayı da bir yeşillendirelim.
Paul Colehan'ın okçusu değil o zannediyorsunuz.
Uhud Savaşı'nda tepeyi terk etmeyen okçular vardı bilir misiniz?
Cebel-i Ramat Tepesi, Okçular Tepesi.
Tabi terk edenler oldu ama 21 gün sonra sonuçlarımızı görünce o gelen pişmanlık hissiyle onlar da başladı.
Şekersiz 21 gün ikinci turda bize eşlik ettiler.
Bu arada 10 kilo veren arkadaşlar oldu.
Gerçekten böyle cilt problemim düzeldi diyenler.
Enerjim yerine geldi, uyku kalitem düzeldi, kolesterolüm düştü, işte glukoz değerlerim düşmüş diyenler.
O kadar iyi sonuçlar aldık ki ve şunu çok duyuyorum artık yediğim şeylerin lezzetini daha iyi alabiliyorum diyorlar.
Neler neler yani yorumları okuyun.
Ben bu süreçte arkadaşlar spora geri döndüm.
Podcast sonrası spor yapamıyordum ama artık bunu bir sağlık rutinimin bir parçası haline getirmek istiyorum.
O yüzden gitmeye çalışacağım elimden geldiğince spora.
Gitmedi. Hep böyle olur ya böyle büyük bir gazla başlayıp.
Yok yok gideceğim zaten spor salondan size böyle sürekli story atıyorum.
Hani kalkın siz de gaza gelin gibi.
Bende şöyle bir şey var ya hani hep beraber yapınca böyle bir grup ruh oluyor ya orada.
Sanki böyle bir kilo değil de bin kilo vermiş gibi falan hissediyorum.
Ya da hep beraber sağlığımıza kavuşmuşuz.
Bütün dünya buna inansa.
Mutunda geziyoruz.
Hayalim bu yönde. Şimdi elimden geldiğince dediğim gibi devam etmeye çalışacağım.
Sizi de bu sürece dahil etmeye çalışacağım.
Özellikle böyle benim gibi oturarak çalışanlar.
Lütfen sporu ihmal etmeyelim arkadaşlar.
Bir de ben if yapıyorum.
Yani aralıkta oruç.
Ona da bir podcast yapacağım sonra.
Ama ben yapana kadar muhakkak böyle uzmanları dinleyin.
Gerçekten bu konuda bir sürü uzman var.
Youtube'da konuşan onları dinleyebilirsiniz.
Yani kısaca şöyle söyleyeyim.
Akşam 5'te yiyorsam en son öğünümü.
Sonra ağzıma bir fermuar çekiyorum.
Asla kalorili bir şey yok.
Su dışında işte kahve olabilir.
Şekersiz yani hiçbir şekilde kalori almıyorsunuz.
En az 18 saat aç kalıp ertesi gün ilk öğünümü 18 saat sonra yapıyorum.
İşte bazen kahvaltımı öğlen 1'de 2'de falan yapıyorum.
Yani o süreyi olabildiğince uzatmaya çalışıyorum.
Otofajiyi yapsın vücudum diye.
Otofajiyi de size anlatacağım daha sonra.
Ona bir bölüm yapacağım. Bir de ben gluteni de bayağı kestim arkadaşlar.
Ama bunu ben yaptım arkadaşlar.
Tavsiye gibi düşünmeyin. Ben sadece sağlık için değil, kilo vermek gibi bir amacım da olduğu için bu kadar katı uyguladım.
Siz bana bakmayın. Zaten diyetisyen değilim.
Öyle şunu yiyin, bunu yiyin tavsiyeler vermeyeceğim.
Uzmanların ışığında ilerleyeceğim yine size anlatırken.
Zaten artık hepimiz nelerin sağlıklı olup olmadığını biliyoruz.
Arada sağlıksız şeyler hiç mi yemeyeceksin Merve diyorsanız.
Ne münasebe o.
Yiyeceğim tabii ama çılgınca değil.
Her şeyi böyle dozunda yapsak ne kadar güzel olur ya.
İnsanlara hayranım ve öyle olmaya çalışıyorum işte o dengeyi kurmaya çalışıyorum hayatımda.
Çünkü ben çığırığından çıkınca tam çıkıp böyle yola girince de tam giren bir insanım.
Katı yapınca tam katı yapıyorum yapmayınca da aman diyorum o da hiç iyi bir şey değil.
Yani dediğim gibi hayatımızda dengeyi kurabilirsek çok güzel olacak.
Hiç yemeyelim demiyorum işte atıyorum bir tatile gitmişim 40 yılın başı.
Orada yiyeceğim yani yurt dışındayım farklı lezzetler denemek istiyorum demeyeceğim tabii ki.
Ne bileyim doğum günümdür düğündür özel gündür böyle.
Öyle zamanlarda bence böyle tatlı dozunda kaçamaklar yapılabilir diye düşünüyorum.
Sonradan telafi etmek şartıyla.
Bu arada geçen böyle yürüyüş bandında canım çıkmış.
Ekrana bakıyorum. Neredeyse bir saat olmuş.
Yürü yürü yürü kantar içinde kalmışım.
Ve o kadar az bir kalori yakmışım ki.
Dedim ki yani benim çok sevdiğim böyle yar fıstıktı karamelli kocaman bir çikolata var.
Bildiniz siz ne olduğunu. Yani o kadar koşmaya o kadar...
Böyle kantar içinde kalmama.
O çikolatanın kalorisini bile yakamamışım düşünün.
Ve o an şunu düşündüm.
Yani her yediğim kötü şeyi böyle yakmaya çalışsam.
Hani bu şekilde gelip burada efor sarf etsem.
Bence bir daha yerken 50 kere düşünürüm öyle şeyleri.
Şimdi her yediğime bu şekilde bakmaya çalışıyorum.
Bunu acaba ben kaç saatte yakabilirim?
Acaba vücudum bunu tölere edebilecek mi?
Diye bakıyorum. Bence güzel taktik bunu deneyin derim.
Şekerle enerjimiz yükseliyor zannediyorsunuz.
Hani o koşullarda. Şu bandında böyle son gaz koşacağım falan zannediyorsunuz ama aslında tam tersi arkadaşlar.
Şeker çok kısa bir an bizim enerjimizi arttırıyor.
Sonra tam gaz yere çakıyor her şeyi.
Düşünsenize bütün enerjiniz bir anda vücudunuzdan çekiyip alıyor ve aşırı yorgun bitkin hissediyorsunuz.
Bu arada enerji demişken yeni bir ürünle tanıştım.
Enerji metabolizmanızı desteklemek için 13 vitamin.
8 mineral, ginseng ve ginkgo bilobağı içeren takviye edici gıda centrum enerji.
Peki ama neden centrum enerji?
Araştırmalar aile hekimlerine başvuran her 4 hastadan birinin kronik yorgunluktan şikayetçi olduğunu gösteriyor arkadaşlar.
Ki şimdi dinleyenler arasında düşünsek sanıyorum ki çoğumuz kendini günlük hayatında yorgun hissediyor.
Centrum enerji içeriğinde B kompleks vitaminlerinin Tamamını bulunduruyor.
B kompleks vitaminleri ne demiş olabilirsiniz?
Bildiğimiz B1, B2, B5, B12 gibi toplamda bildiğimiz 8 tür B vitamini oluyor.
İçeriğindeki B, C, D vitamini bakır ve iot enerji oluşum metabolizmanıza katkıda bulunuyor.
Ayrıca yorgunluk ve bitkinliğin azalmasına destek oluyor.
B vitaminleri demir ve çinko normal enerji oluşum metabolizmasına katkıda bulunuyor.
Centrum enerji ile güne artı enerji diyoruz o zaman.
Açıklamalara bırakmış olduğum linkten centrum enerji için detayları hemen inceleyebilirsiniz.
Hadi devam edelim. Şimdi şekere geri dönecek olursak.
Şeker beynin ödül merkezi olarak bilinen bölgesinde uyuşturucu, nikotin ve alkolle aynı tepkilere neden oluyor.
İşte o yüzden bağımlılık araştırmacılarına göre bir türün hayatta kalmasını sağlayan davranışlar yemek yeme ve seks.
Beynin bu bölgesinde zevk verici olarak değerlendirilmekte ve biz de bunları tekrar tekrar yapmaktayız.
Şeker beynimizde inanılmaz bir haz hissi uyandırıyor.
O yüzden onu ne kadar kullanırsak beynimizde normalde ürettiğimiz bir dopamin miktarı var.
Bu azalmaya başlıyor ve beyin hücrelerimiz artık üretilen daha az miktardaki dopamini alışmaya başlıyor ve dopamin reseptörlerimizin sayısı düşüyor.
Sonuç ne oluyor? Biz artık daha fazla haz alabilmek için daha fazlasına ihtiyaç duyuyoruz değil mi?
Bir de 21. yüzyılda artık şeker her şeyin içerisinde var.
Hazır gıdalar, paketlenmiş gıdalar, işlenmiş gıdalar da var.
Bisküviler, dondurmalar, çikolatalar, gazlı içecekler, meyve suları, sporcu içecekleri, kahvaltılık gevrekler, salata sosları, buzlu çaylar, ketçap, barbekü sosları, konserve çorbalar,
hot dog, cips, ekmek ne ararsanız her şeyin içinde şeker var.
Yani ondan kaç... Şimdi ben size 2 hafta boyunca Şekerden tamamen uzak kalırsanız ne olur bunu anlatacağım.
Doktor Eric Berg'ün uzmanlığı ışığında anlatacağım.
O çok anlaşılabilir bir dilde anlatıyor.
Diyor ki arkadaşlar öncelikle yüz şekliniz değişecek.
Yani eğer böyle çok şiş çok yuvarlak bir yüzünüz varsa gitgide inceleyecek.
Göbeğinizdeki yağlar yavaş yavaş erimeye başlayacak.
Çünkü göbeğimizdeki yağ kaybının nedeni aslında karaciğerimizde olan yağların dışarı atılması.
Yani şekeri bıraktığımız zaman vücudumuz artık kendi yağlarıyla beslenmek zorunda kalır.
Çünkü vücudumuzun ana yakıt kaynakları şeker ve yağ.
Ve bir seçim şansı olduğunda vücudumuz ne yapacak?
Her zaman yağ yerine önce o şekeri tüketmeyi seçecek.
O yüzden arkadaşlar biz şeker tüketmezsek vücudumuz ne yapacak?
Enerji için bir tek seçeneği kalacak o da yağlar değil mi?
Onu da karaciğerimizden başlayarak tüketmeye başlayacak yağ rezervlerini.
Bir de bana şu çok geldi.
Merve gözlerim eskisinden daha parlak daha iyi görüyor diyenler oldu.
Hatta yorumlarda var Instagram'da şaşırmıştınız.
Doktor Eric Berg de aynısını söylüyor.
Gözlerimiz artık daha keskin görecek diyor şekeri bıraktıktan sonra.
Çünkü gözlerimiz şekere karşı çok hassasmış arkadaşlar.
O yüzden şeker hastaları retine tahribatı yaşıyorlarmış.
Ve şeker böbreklerimizi de etkiliyor.
Çünkü şeker filtrelenmek üzere böbreklerden geçen kan damarları gibi tüplerde.
çok fazla iltihaplanmaya ve oksidasyona neden olan bir şey.
Yani şekeri bıraktığımız zaman böbrek faaliyetlerimiz de iyileşmeye başlıyor.
Atar damarlarımızı da kötü etkileyen bir şey şeker.
Eğer atar damarlarda çok fazla şeker varsa ne oluyor?
İltihaplanıyor değil mi? Diabetik arter hastalıkları ve damar hastalıklarına kapa aralıyor bu.
Şekeri kestiğimiz zaman bu da yavaş yavaş azalmaya başlıyor arkadaşlar.
Tabii kolesterolümüz de gitgide iyileşiyor.
Çünkü şeker sadece yağ değil aynı zamanda kolesterole de dönüşen bir şey.
Ben mesela geçen kan değerlerimi ölçtürdüm.
Kolesterolüm çok normal seviyelere düşmüş.
Beynimiz ve sinir sistemimiz de iyileşmeye başlıyor.
Hafızamız daha da iyileşiyor.
İşte odaklanma, konsantrasyon bunlar artıyor.
Ruh halimiz zaten. değişiyor.
Daha pozitif oluyoruz. Daha mutlu hissediyoruz kendimizi.
Bir de geceleri böyle sık sık idrara çıkmak gibi bir probleminiz varsa şekeri bıraktıktan sonra lütfen gözlemleyin kendinizi.
Daha az kalkacaksınız arkadaşlar.
Bir arkadaşım geceleri böyle tuvalette nöbetçi çavuştu.
Sürekli sürekli kalkıyor.
Dedim ki şekeri bir kes bak bakalım düzelecek mi?
Bıçak gibi kesildi.
Ve uyku düzeninize de iyi gelecek bu.
Sürekli gece kalktığınız zaman ne oluyor?
Uyku kalitesi diye bir şey kalmıyor.
Ve zaten şekeri bıraktığımız zaman vücudumuzda depolanmış olan yağları yakmaya başlıyoruz.
şeker yerine yağ yakınca ne oluyor daha da enerjik oluyoruz değil mi yağ yaktığımız için gün içinde o ani iniş çıkışlı açlık ataklarımız da azalıyor arkadaşlar öğünlerimiz arasındaki o
iştahımız kapanıyor ara öğün ihtiyacı Çünkü neden hiçbir şey yemesek bile vücudumuz öğünler arasında kendi yağlarını yaktığı tükettiği için öğün aralarında
vücudumuz zaten yağ tükettiği için bizler tok hissediyoruz.
Ben öğünler arası çok acıkıyorum diyorsanız eğer öğünlerinizin arasını açın arkadaşlar o geçen zamanı arttırın diyor.
Yani bir nevi aralıklı oruç yapın atıştırmalıkları kesin diyor.
Sürekli ağzımıza bir şey atarsak sürekli acıkırız.
Şekeri kestiğimiz anda o ilk 3 gün ben Belki çok zor geçecek.
İşte başınız ağrıyacak. Enerjiniz düşecek.
Kendinizi belki kötü ve hasiz hissedeceksiniz.
Ama sonra alıştıktan sonra büyük bir enerji patlaması yaşıyorsunuz.
Ama şu da var. Bu süreçte karbonhidrat tüketiminize dikkat edin arkadaşlar.
Günde 50 gramın altında.
Bunu sınırlı tutun diyor Dr.
Eric Berg. Meyveler, bal ve diğer birçok gizli şekerin yanı sıra ekmek, makarna, mısır gevreyi, kurabiye.
Krep, bira, şarap anladınız siz.
Ya bunun gibi diğer karbonhidratlar da dahil bu 50 gramın içerisine.
Yani bilmeden aslında vücudumuza aldığımız bu tarz karbonhidratlar şekere dönüşüyor arkadaşlar.
O yüzden ben ekmeği bile kestim yemeyeceğim dedim bu süre zarfında.
Çünkü ekmek yiyince ben daha çok acıkıyorum.
Bunu fark ettim. Hani tamam yemek yerken doyuruyor sağ olsun ama daha sonra çok kısa bir süre zarfında ben daha beter bir şekilde acıkıyorum.
Ama sizi acıktırmıyorsa sağlıklı olan ekmekleri tercih edebilirsiniz.
Ama Dr. Eric Burke bunu sınırlı tutmamız gerektiğini söylüyor.
Bir de arkadaşlar bu işte ilk 21 gün yaptık ya.
Bundan bir önceki. Onun sonunda ben dedim ki hani 21 gün bitince simit yiyeceğim simit yiyeceğim böyle hayal kuruyorum sürekli.
O gün simit yedim arkadaşlar ve şunu fark ettim.
O 21 gün içerisinde hiç acıkmadığım kadar hızlı seri bir şekilde acıktım ve resmen böyle kazınıyor midem açtıkta.
Halbuki o 21 gün içerisinde böyle işte güzel yumurtalı, salatalıklı, peynirli falan sağlıklı kahvaltı yaptığım zaman hiç acıkmıyordum.
Yani uzun süreler acıkmıyordum.
Bunu deneyin ve görün arkadaşlar.
Poğaçalı simitli bir kahvaltı yapın.
Açlık sürenizi gözlemleyin.
Bir günde böyle yumurtalı gayet sağlıklı kaliteli bir kahvaltı yapın.
O aradaki açlık sürecinizi gözlemleyin.
Bakalım neler göreceksiniz.
Bir de şekeri kestiğiniz zaman damar sertliğimiz de azalıyor arkadaşlar.
Yani atar damarlarımız daha esnek bir hale geliyor.
Bu ne demek oluyor? Kan basıncımız düşüyor değil mi?
Yani ilaç bağımlılığımız gitgide azalıyor ve vücut iltihaplarımız azalıyor.
Vücut iltihabı derken dokularımızın, atar damarlarımızın Gözlerimizin, böbreklerimizin ve sinir sistemimizin içerisindeki iltaplanmalardan bahsediyorum.
Bunlar gitgide azalıyor.
Ve bonus kilo probleminiz varsa kilo da vereceksiniz arkadaşlar.
Hem de yağdan vereceksiniz.
Yani ilk başta tabii su kaybediyoruz.
Çünkü o senelerce depoladığımız glikoz olan glikojen acayip su tutuyormuş vücutta.
Ve Dr. Eric Burke diyor ki depolanmış şeker sıvıya batırılmış bir sünger gibidir.
Sadece şekeri keserek 1-2 hafta içerisinde...
En az 6 kilo kaybedersiniz diyor.
Şekersiz 21 gün postumuzun altında Instagram'da böyle 5-6 kilo verenler oldu 21 gün içerisinde.
Ve çoğu kişi inanamadı buna.
Biz de şekeri kestik biz neden veremiyoruz diyenler oldu.
Ben de o kadar veremedim arkadaşlar.
Çünkü benim kilom zaten ideale yakın.
O yüzden çok kilo veremiyorum.
Bir de sadece böyle şekeri kesmedik biz.
Hani gizli şeker içeren şeyleri de kestik.
Vücutta şekere dönen her şeyi kestik.
İf yaptık. Aralıklı oruç yaptık.
Yani böyle harfi harfi yan uyanlar ciddi.
Yani çok güzel kilolar verdiler.
Hatta ben dediğim gibi gluteni bile minimuma indirmeye çalıştım.
Ve ikinci şekersiz turunda toplamda ben 6 kilo verdim sporla beraber.
Ama aramızda 10-12 kilo verenler var.
Yani kilomuz fazla fazlaysa tabii ki daha çok veriyoruz.
Bir de bazısı sadece şekeri kesti.
Yani beslenme rutini aynı şekilde devam etti.
Sağlıklı bir beslenmeye geçti arkadaşım.
Yani normal ev yemeklerini yedi.
Sadece işte paketli gıdaları, sağlıksız olarak kabul ettiğimiz şeyleri tatlıyı kesti.
Sadece böyle 1-2 kilo falan verdi.
Spor da yaptı bu süreçte ama yağdan verdi arkadaşlar.
Ve vücut formu acayip değişti.
Acayip şekle girdi. Sanki böyle çok daha fazla vermiş gibi duruyor.
Göbek bölgesindeki o yağlanma gitti.
Artık böyle pantolonların beli bosbol olmuş.
Yani 1-2 kilo da böyle bir fark.
Gerçekten gözde görülür bir fark.
Karbonhidratlar yağ ve kolesterole dönüştürülüyor arkadaşlar vücudumuzda.
Kara ciğerimizdeki yağın çoğu karbonhidratlardan geliyor.
O yüzden kaliteli sağlıklı karbonhidratları tercih etmemiz gerekiyor.
Yüksek lifli olanları, sağlıklı olanları.
Ekmek yiyeceksek işte beyaz değil tam buğday, çaldır ekmeği ille de yiyeceksek yani.
Kuru baklagiller işte işlenmemiş kepekli tahıllar, sebzeler, meyveler gibi böyle dozunda dediğim gibi.
Bir de arkadaşlar mesela günde bir bardak portakal suyu içiyorsunuz.
Bunu çok masum zannediyorsunuz.
Kendim için çok sağlıklı bir şey yapıyorum gibi bir yanılsama içerisindesiniz.
Çünkü bir bardak portakal suyunun içinde yaklaşık 27 gram şeker var.
Yani 27 gram şeker yaklaşık 8 küp şeker falan yapıyor.
Çünkü kaç tane portakalı sıkarak yapıyoruz onu düşünsenize.
Yani onun yerine bir tane portakal yeseniz daha iyi.
Hadi bilemediniz iki tane yiyin.
Hani günde bir porsiyon öneriliyor ama düşünün yani bilmeden vücudumuza sağlıklı zannedip aldığımız şeker miktarına bakın.
Hani doğal şeker okey ona bir şey demiyorum ama bu kadarı fazla bence.
Bu arada çayı kahveyi böyle şekerli içiyorsanız bu süreçte onu da bırakanlar oldu takipçilerimden.
Ve dediler ki keşke hep böyle içseydik ne kadar güzelmiş çayın kahvenin tadı diye.
Ya düşünsenize arkadaşlar günde 10 bardak çay içen birisiniz ve o çaya 2 tane şeker atsanız 3 tane şeker atsanız aman tanrım 20-30 şeker alıyorsunuz küp şeker günde.
Gerçek çaycılar bilir ki çaya şeker atılmaz arkadaşlar kahveye de.
Çaykolik Merve'den İnciler.
Yani acile düşsem böyle damardan çay bağlatacağım serum niyetini o kadar çok seviyorum.
Şekeri kestiğimizde neler oluyor ona dönelim.
Şimdi aslında elimde bir sürü kitap var arkadaşlar ama böyle çok bilimsel bilimsel anlatmışlar.
O yüzden ben size bugün soft bir geçiş yaptım.
O yüzden evi kocadan anlatmak istedim.
Çok daha anlaşılır çünkü halk dilinde anlatıyor.
Başka bölümlerde kitaplara da gireceğim.
Daha böyle akademik konuşacağız.
Bugün gözünüzü korkutmayayım dedim.
Ve şekeri bıraktığımız zaman bonus sivilcelerimiz düzeliyor.
İşte derimizdeki o kırmızı döküntüler, dermatitler düzeliyor.
Yorumlarda bunları da yazanlar var.
Zaten fazla şeker tüketmek eşittir.
İşte kırışıklık, yaşlılık belirtileri bunları da arttıran bir şey.
Çünkü cilt kalitesini bozuyor dediğim gibi.
Yaşlanmak istemiyorsanız erkenden zaten şekeri kesmemiz gerekiyor cildimiz için.
Zaten bir hafta sonra şekeri kestikten bir hafta sonra suratınıza nur iniyor arkadaşlar.
Öyle bir düzelmekten bahsediyorum.
Tabii bu arada... Günde 2,5-3 litre suyunuzu içmeyi unutmayın.
Yüzünüzdeki şişlikler ödemler inecek.
Yani o şişlik zaten çok karbonhidrat tükettiğimiz için oluyor.
Ve en önemlisi arkadaşlar şekeri kestiğimizde insülün direncimizi düzeltmeye başlıyor vücudumuz.
Çünkü insülün zaten şeker ve karbonhidratların üretmiş olduğu bir hormon.
Vücudumuz bizi korumak için adeta bir savaş veriyor direniyor.
Ve vücutta çok fazla insülün olunca direniyor.
Bunun için bu bariyeri kırmak için daha fazla insülün üretmeye başlıyor.
Bunun sonu zaten şeker hastalığı.
kadar gidiyor. Aman dikkat.
İnsülün direnci metabolizmayı da yavaşlatan bir şey biliyorsunuz.
İnsülün direnci olanlar çok çok çok zor kilo veriyorlar.
Çünkü vücut belirli bir kiloda kalıyor.
Oradan aşağı inmiyor. Direnç gösteriyor ve şekeri kestiğiniz zaman arkadaşlar insülün direnciniz varsa o da iyileşebiliyor.
İnsülün direncinden kurtulmak, kara ciğer yağlanması, felç, kalp hastalıkları hatta kanser riskini azaltan bir şey o yüzden çok önemli.
Eğer selülitleriniz varsa onlar da yavaş yavaş iyileşecek.
Dediğim gibi suyu ve sporu, yürüyüşü ihmal etmeyin bu süreçte.
Daha fazla kas, daha iyi bir vücut şekline kavuşacağız zamanla.
Tekrar söylüyorum. Hiç şeker tüketmeyelim.
Hep sağlıklı beslenelim demiyorum.
Bu benim için bir hayal.
Keşke yapabilsem. Ama o kadar da kasmaya gerek yok.
İki günlük dünya. Dediğim gibi kendimize zarar verecek şekilde yapmayalım.
Arada bir fast foodumuzu da yiyelim.
Kötü şeyler de yiyelim ama arada bir.
Çünkü şeker tüketimimiz karaciğerimizin metabolizmamızın kapasitesini aştığı zaman sıkıntı çıkıyor.
Peki bunun makulü nedir diyorsanız Doktor Yavuz Yorukoğlu hocamız çok severim kendisini hep dinlerim.
Diyor ki bir kesme şeker üzerinden bunu anlatıyor.
Bence çok anlaşılır bir şekilde ifade etmiş.
Bir kesme şeker ortalama 3 gram yani yaklaşık 12 kalori ve Amerikan Kalp Derneği erkekler için diyor ki günde maksimum 36 gram almanız gerekiyor.
Bu 12 kesme şekere tekabül ediyor.
Kadınlar için de 25 gram yani 8 kesme şeker demiş günlük.
Ve bu hesaba meyvelerden alınan şekerler dahil değil.
Kişinin yaşı, boyu, kilosu bunlar hesaba katılmamış.
Zaten o yüzden diyetisyenlerle çalışıyoruz.
Buradaki şekerden kasıt işte çaya, kahveye attığımız o şeker, tatlılardan aldığımız, hazır içeceklerden aldığımız şeker bunlar kastediliyor.
İşte dondurma, çikolata, fast food, ekmek, hazır soslar bunlardan aldığımız şeker miktarı.
Bu arada arkadaşlar size daha sonra bir bölüm yapmayı planlıyorum.
Hep beraber gıda ambalajı okumayı öğrenelim istiyorum.
Gıda ambalajı okur yazarlığı bence bu çok önemli bir şey ve keşke okullarda bunun eğitimi verilse çocuklara.
Bir de şu soru çok geliyor.
Merve meyve de mi yemeyeceğiz?
Hayır arkadaşlar meyvedeki şeker oranı düşük ve zaten kaliteli bir şey yani.
Bir elmada 3 kesme şeker kadar şeker var.
Yani 10 gram kadar. Portakalda 9 gram var.
Muzda 14 gram gibi.
Ama bunlar doğal şeker.
Yani diğerleri gibi böyle bize zarar verebilecek anında böyle ani şeker yükselmelerine yol açacak bir şeker türü değil.
O yüzden dozunda bir şekilde meyve tüketilebilir.
Tabi bu 21 günlük süreçte meyvede tüketmeyenler oldu.
Hiçbir şekilde şeker tüketmeyenler oldu.
Onlar gerçekten bordo bereliler.
Önemli olan şu metabolizmamızın kapasitesini aşacak düzeyde vücudumuzun tölere edemeyeceği kadar çok tüketmemiz arkadaşlar bu sıkıntılı olan.
Eğer hayatımızda spor da yoksa aktif insanlar değilsek bunlar bize bir gün hava su yol olarak geri dönecektir.
Yavuz Hoca diyor ki ara sıra diyor dostlarımızla yediğimiz tatlılar bize kendimizi iyi hissettiriyor.
Evet doğru yani kendinize hayatı zindan etmeyin diyor.
Suçluluk duygusuna kapılmayın hemen diyor.
İnsanız biz robot değiliz.
Mesela bir tanıdığım var arkadaşlar hafta içi böyle full sağlıklı besleniyor.
Bayağı dikkat ediyor.
Hafta sonunda sadece bir öğünde kaçamak yapıyor.
İşte çocuklarıyla eşiyle dostuyla düzenini böyle kurmuş ve çok da sağlıklı.
Bedenimizin ihtiyacı olan doğal şeker yani doğanın bize sunduğu hakiki şekeri de fabrikadan üretilip önümüze geleni ayırt edebilelim.
Doğal şeker, rafine şeker bunları ayırt edebilelim.
O yüzden paketli ve işlenmiş gıda tüketmeyelim dedim bu süreç içerisinde.
Ve günümüzde şeker o kadar yaygın ki şeker içeren tüm ürünler standart bir süpermarketin raflarından kaldırılsa ürünlerin sadece %20'si kalırdı
arkadaşlar. Bir de bana en çok gelen soru şu oldu.
Merve biz şimdi ne yiyeceğiz?
Dedim ki demek ki o kadar sağlıksız besleniyormuşuz ki sağlıklı bir şeye dönerken bu kadar zorlanıyoruz.
Seçeneksiz hissediyoruz kendimizi.
Doğamız bize zaten mükemmel bir şekilde paketlenmiş bir şekilde bir sürü ürün verdi.
Meyvelerimiz sebzelerimiz onları tüketelim.
Evet o küçük tatlı canavarları yerken kendimizi çok mutlu hissediyoruz biliyorum ama anlık bir mutluluk için vücudumuza bu kadar zarar vermeye onu bu kadar yıpratmaya gerek var mı arkadaşlar soruyorum.
Çünkü bu vücudumuz bizi ölene kadar taşıyacak bizim emanetimiz ona iyi bakmamız gerekiyor bu bizim görevimiz başka hiç kimse bunu yapamaz bizim görevimiz.
Parasensüsün dediği gibi her şey zehirdir zehiri belirleyen şey ise.
Dozudur arkadaşlar. Sentrum enerji Ortamlarda Satılacak Bilgi'yi sundu.
Sentrum enerji ile güne artı enerji demek isteyenler açıklamalardaki linkten detaylara ulaşabilir.
Bu tarz bölümlerin devamı gelecek arkadaşlar.
Sizi daha fazla motive etmeyi planlıyorum bu süre içerisinde.
Hatta farkındalık defterimde bile gün be gün işte bugün ne kadar su içtiniz, ne kadar sağlıklı beslendiniz diye bir bölüm var.
İşte bunları o yüzden o defterin içerisine koydum.
Defterime de açıklamalardaki linkten ulaşabilirsiniz.
Merve biz de şekersiz 21 gün yapmak istiyoruz diyenleri de instagrama bekliyoruz.
Birbirimizi orada motive ediyoruz arkadaşlar.
Beni hangi platformdan dinliyorsanız bildirimlerinizi açmayı ve beni takip etmeyi unutmayın.
Bu cumartesi yepyeni bir bölümle tekrar görüşmek üzere.
Hoşçakalın şekersiz kalın bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
