
Podcast Sponsorumuz Hyundai i20 N ile bir sürüşten çok daha fazlasını deneyimlemek için linke tıklayabilirsiniz.
https://bit.ly/3kepMjJ
Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi
Twitter: @OrtamlardaB
Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com
Patreon'dan destek olmak için: www.patreon.com/osbpatreon
*
*Bu bölüm Hyundai hakkında reklam içerir*
Transkript
Hyundai'nin sunduğu Ortamlarda Satılacak Bilgi'ye hoş geldiniz.
Ben Merve. Açılışta duyduğunuz o heyecan verici güçlü motor sesi yeni Hyundai i20n'in motor sesiydi.
O zaman motor sesini de duyduğumuza göre artık yola çıkabiliriz.
Bugünkü konumuz uzun zamandır heyecanla beklediğiniz sayıların gizemi olacak.
Bugün sayıların farklı kültürdeki yerleri, elil ve dişil yönleri, güçlü sembolizmleri, bazı sayıların neleri simgelediği böyle birden başlayacağız.
13'e kadar gideceğiz.
Hatta devamı da var 666'yı falan da anlatacağım.
Ve bu sayıların işte filozoflarla olan ilintisi onların da bu konularla ilgili görüşleri var.
Ve bazı sayıların neden uğursuz kabul edildiğinden de bahsedeceğiz.
Şimdi kadim kültürlerden başlayacak olursak kadim kültürler için nesneler ya da olayların belirli bir sayıda olmaları çok büyük önem taşıyordu.
Yani aslında bir sayma yöntemi olarak ortaya çıkan sayılar daha sonra güçlü bir sembolizm edilmiş oldu.
sayma sistemleri ve sayılar basit bir biçimde işte 5 ya da 10 parmaktan türetilmiştir.
Örneğin Roma rakamlarını hatırlayın.
Roma rakamları parmak işaretleri esas alınarak oluşturulmuştur.
Şimdi eee Merve ellerini saydılar 10 parmak sonra ne yapıyorlar demiş olabilirsiniz.
Ayak parmaklarına geçiyorlar ama bunları küçük çocukların parmak sayması gibi düşünmeyin.
Farklı parmak konfigürasyonlarıyla yüze kadar sayabiliyorlarmış.
Yani aslında her uygarlığın sayılar için kendine has işaretleri var.
Mesela Mesela inkaların renkli düğümleri var veya işte borçlarının bilinmesi için tuttukları çetele dedikleri bir şey var.
Hani çetele tutmak diyoruz ya.
Bu farklı türden borçların ifadesi için kesiklerin oyulması demek.
Kertik atmak gibi düşünün.
Hatta bazı kültürlerde günah işleyenin çetelesi ayrı, yasa dışı iş yapanın çetelesi ayrı ayrı tutuluyormuş.
Hatta Almanca'da bir söz bile var.
Birisinin çetelesinde olmak.
Bu kötü bir şey. Eski Mısır'a baktığımız zaman da sayılar resimliydi biliyorsunuz.
Arapça'da zaten... Ebced dediğimiz hesaplamalar var.
Ama Sümer ve Babil'deki sayı sistemleri tabii ki en gelişmişi.
Neden? Çünkü Mezopotamya astronomi ve matematiğin geliştirildiği yer değil mi?
Bugün kullandığımız belli sayıların anlamlarının çoğunu Mezopotamyalılara borçluyuz.
Misal 7. 7 neden bu kadar önemli?
Az sonra değineceğim. Bir de Maya sistemi var tabii.
Mayalar çok büyük sayılarla hesaplanabilecek astronomik hesaplamaları bile hatasız yapabilecek bir sisteme sahiplerdi.
Eski medeniyetler En çok ilgimi çekenlerden birisi hep Mayalar olmuştur.
Atatürk de bu konuyla ilgili biliyorsunuz.
Baya bir araştırmaya girmiş vakti zamanında.
Hatta Tahsin Mayatepekli diye bir diplomatımız var.
Onu direkt Meksika'ya gönderiyor.
Tarih ve dil araştırmaları yapabilmesi için.
Soyadı da zaten o yüzden Mayadır.
Kapat parantezi devam edelim.
Şimdi sayılar sayılar diyorum ama bir de ortada sıfır diye bir gerçek var.
Sıfır ne olacak? Sıfır şöyle ki zaten Arapçadan gelir sıfır.
Cifra, şifre, Almanca'da ziffer.
Yani kendi başına aslında sıfırın hiçbir anlamı yok.
Ama ne yapıyor? Kendinden önce ya da sonra geleni bir anlam katıyor değil mi?
Acayip bir sayı o yüzden. Bunun kökeni de Hint.
Arapça sayılar zaten Hint kökenli.
Ve Hint kaynaklarına göre sıfıra şunya demişler.
Yani boşluk demek.
Ve bazı kültürlerde sıfır karanlık ve engelleyici olarak yani olumsuz bir şekilde karşımıza çıkıyor.
Peki bu sayı gizemi nereden çıktı?
Sadece saymakla yetinmediler de e bu sayıların da bir anlamı olsun ya dediler.
O nokta neydi? Şöyle bir matematik bilgilerinizi yoklayın.
Dik üçgeni hatırlayın.
Lanet hipotenüsün karesini hatırlayın.
Matematikten hiç anlamam.
O yüzden de hiçbir zaman sevmedim.
Bütün bunlar size hangi filozofu hatırlatıyor?
Pisagor değil mi? Pisagor teoremi.
Pisagor ve öğrencileri her şeyin matematikten ibaret olduğunu düşünüyorlardı.
İşte sayılara ve onların özelliklerine gösterilen İlgi esasen Pisagor'dan geliyor.
Az sonra bazı sayıları teker teker önemini anlatacağım.
Ama önce bunları kafamızda bence oturtalım.
Pisagor matematiği adeta bir din haline getirmiştir.
Ve öğrencileriyle beraber kurduğu bir topluluk var.
Buna Pitagorasçılar diyoruz.
Pitagorasçılara göre, buraya dikkat, evrendeki her şey iki kategoriye bölünebilir.
Tek sayılar sağ tarafa aittir.
Bunlar sınırlı, eril, kalanlı, doğrulu, ışık saçan, iyilik dolu, hatta geometrik terim.
Karanlık, kötü ve dikdörtgen.
Yani onlara göre tek sayılar eril, çift sayılar da dişil enerjiye sahiptir.
O yüzden çift sayılar kötü, ataerkeli transformasyonu yine görüyorsunuz.
Tek tanrılı dinlerde işte Hristiyanlık'ta mesela baba oğul kutsal ruh olayı var değil mi?
Baba. Yani neden baba?
Çünkü tek tanrılı bir din.
Bir tek eril anlamında.
Hep Pisagor'dan bahsettim ama bu işin içinde bir de Platon da var.
Platon'un bilginin en üst düzeyi dediği şey bugün bizim numeroloji adını verdiğimiz olay.
Ve ona göre bütün çift sayılar kötü yazgalıdır.
Bitti mi? Hayır. Shakespeare mesela Shakespeare diyor ki tek sayılarda tanrısallık vardır diyor.
Dante aynı şekilde ilahi.
hi komedyasında gerçek tanrı tek sayıdır, vitirdir yani birdir ve tek sayıları sever deniliyor.
İşte bütün bu yaklaşımlarla tek sayılar popüler inançta hatta teolojik spekülasyonlarda çok önemli bir rol oynuyor.
Nasıl? Şöyle neden mesela 3 defa amin diyoruz?
Neden büyü edimleri hep 3 defa veya 7 defa yapılıyor?
Tek sayılara duyulan tutku ritüellerde, dualarda, sihirlerde her yerde karşımıza çıkıyor.
Hatta ilk zamanlarda hekimler, büyücü hekimler hastalarına tek sayıda hap veriyorlar.
Büyü düğümleri tek sayıda bağlanıyor.
Hatta cadılık ve kara büyü yapılırken de tek sayıda kişi gerekiyormuş.
İşte bunlar Pitagorasçıların etkisi.
Bu arada onlara göre sistemdeki en mükemmel sayı 10'dur.
Çünkü 10 ilk 4 tam sayının toplamı.
1 artı 2 artı 3 artı 4.
Hatta kozmik düzenlerine uygun 10 göksel cisim bulmaya çalışmışlar.
10. olmadığını görünce de çünkü 9 cisim görebiliyorlar.
10. da dünya oluversin demişler.
Aristoteles de işte metafizik kitabında bunları baya bir tiye almış.
Aristoteles'in en önemli bulduğu sayı ise 4.
Adaleti tepsil ettiğini düşünüyor.
Çünkü 4 eşit faktörlerin sonucudur.
İlk kare sayıdır diyor. Dikkat 4 diyorum.
4 aynı zamanda değişime uğramış bir haçtır.
Şimdi bu Pitagorasçıları bir tek Aristoteles mi eleştirdi?
Hayır, Platon'dan da nasiplerini almışlardır ama Platon bile sayıların doğanın gizemlerini çözecek belli anahtarlar içerdiğini düşünüyordu.
Bu da önemli bir şeye sebep oldu.
Pitagorasça ve Platoncu fikirler yeni Platonculuğa ve gnostik sistemlere yani Kabala dediğimiz olaya aktarıldı.
Ve kısaca şöyle özetleyebileceğim bir sayı gizemi ortaya çıktı.
Buna göre sayılar Tanrı ile yaratılmış dünya arasında...
bir aracıdır. Sayılara yüklenen anlama bakar mısınız?
Yani işte bu şekilde her sayı ne oluyor?
Özel bir karaktere bürünüyor değil mi?
Kendine has bir gizemi oluyor.
Özel bir metafizik anlamı oluyor.
Ve sonra yeni platonculuğu benimseyen biri çıkıyor ortaya.
İskenderiyeli Filo.
O da eski ahitten gelen fikirleri alıyor.
Pitagorasçı gelenekle birleştiriyor.
Ve buraya dikkat. İncil yorumlarını ortaya koyuyor.
Şimdi Yahudi kabalasını anlatacağım.
Dikkatinizi toplayın. Ortaçağ'a gidiyoruz ve Pitagorasçı gelenek yani sayı gizemciliği bu dönemde çok ön planda dediğim gibi İncil yorumlarının temelini yaratacak kadar önemseniyor.
Bir de buraya dikkat Pitagorasçı gelenek Ortaçağ'da Yahudi kabalasının zeminini oluşturmuştur.
Bu arada zaten İbrani harfleri aynı zamanda sayı olarak da kullanılıyor.
Şöyle ki şöyle düşünün ilk birin bir dediğim Tanrı diyoruz ya Tanrı tektir birdir.
İlk birin yani Tanrı'nın kendisini o mu sefir?
Onun için ne demiştim? Pitagorasçıların için en önemli sayı demiştik onun için.
10 sefirota sayıya böldüğü ve bu sefirotların İbrani alfabesindeki 22 harfin onlar arasında köprü görmesine bağlı olarak birbirleriyle böyle gizemli bağlantılar kurduğu ve birlikte
çalıştığı Yahudi kabalası ortaya çıkıyor.
Dediğim gibi İbrani harfleri aynı zamanda sayı olarak da kullanılıyor.
Yani çok müsait zaten.
Şimdi İslam'da yok mu Merve derseniz?
Tabii ki var. İslam'da da İsmaililerin bir...
grubu var İhvan-ı Safa diye.
Onlar böyle Platoncu, Pitagorasçı görüşleri biraz benimsiyorlar.
Şimdi sıkı tutunun onlara göre Pisagor aslında Harranlı bir bilgeydi.
Hatta biliyorsunuz Harran sahiblerine yollanan peygamberin adı Enoş'tur.
Yani onlar öyle düşünüyorlar. İşte bu peygamber Enoş'un aslında Hermes Trismegistus olduğunu düşünüyorlar.
Hermes Trismegistus da sayı gizemciliği konusunda çok bilgili olduklarını düşündükleri bir kişi.
Ve İhvan-ı Safa'ya göre sayı bilimi dediğimiz olay Her şeyin temelini oluşturan birlik ilkesini anlamanın en önemli yoludur.
Ve onlara göre 12 çok önemli bir sayıdır.
Neden? 12 burçtan dolayı.
Bir de 28 önemli.
Çünkü ayın tam bir dönüşüne tekabül ediyor.
Ve Arap alfabesindeki harf sayısına denk düşüyor.
İslam'la da bağı var 28'in.
Bu arada Yahudi kabalasında bahsettik ya İbrani harfleri sayı olarak da kullanılıyor dedim.
Bu gizemci Müslümanlar arasında da var.
Ebced hesabı gibi. Sayı gizemciliği Orta Çağ, Rönesans Avrupası'nda hep başrollerdi.
Hatta bununla... ilgili bir sürü kitap yazılmış o dönem ama sayı gizemciliğinin başı ve lideri kimdi derseniz Platon.
Bunu söyleyen çok fazla kişi var.
Ortaçağ sonrasına baktığımız zamansa bilinen en ezoterik örgütlerden biri olan Gül Haçlalar duymuşsunuzdur.
Kendi sayı bilimlerini geliştiriyorlar ve yazıları da sayı gizemciliğinin etkisi altında.
Gül Haçlalar önemli bir örgüt.
Mısır'da filizlendiği düşünüyor ve Platon Hz.
İsa gibi öyle sıra dışı din ve felsefe önderlerinin bu örgüte üye olduklarını ileri sürüyor.
Bu tabii ki kesin kanıtlanmış bir şey değil.
İnisiyatik bir örgüt zaten. Ve hatta Göte bile sayı gizemine ilgi duyuyor.
Gizemler adlı şiirinde gül haçların sembolizmini yansıttığını düşünenler var.
Bu sayı bilimi dediğimiz olay Rönesans döneminde de müziğe saçırıyor.
Rönesans bestecileri kanon tekniğinde kullanılan seslerin sayısında ve uzatmasında tanrısal ve gizemli sayıları kullanıyorlar.
Mesela üçlü akord.
O üç ne mesela? Niye üçlü akord?
Teslis inancı çünkü. Baba, oğul, kutsal ruh üçlüsü.
Şimdi buraya kadar tamamsak artık sayılara geçmek istiyorum ve birle başlayacağız tabii ki.
Bir rakamı... İlk nedeni başlangıç ya da yaratılışı temsil ediyor.
Ve tek tanrılı dinler de tabii ki yaradanı temsil ediyor.
Aynı zamanda insanlığı da temsil eder.
Neden? Çünkü türümüzün dimdik ayakta durmasından ötürü.
Bir de tek boynuzlu at vardır mesela.
Neden tek boynuzludur o at?
Çünkü bir, güç ve arılık sembolüdür.
Mitolojiye baktığımız zaman Yunan devi Kiklop'un tek gözü vardır.
Neden? Çünkü akıl ışının, akıl üzerindeki gücünü simgeler bu.
Bir, her zaman... Aynı ve değişmez.
İşte bu nedenle kendi kendisiyle çarpıldığı zaman yine kendisini verir.
Hem erildir hem dişildir ve bütün sayıların başlatıcısıdır bir.
Eril bir sayıya eklendiği zaman sonuç dişil olur.
3 artı 1 4. Dişil bir sayıya eklerseniz de sonuç eril olur.
4 artı 1 5. Ama 1 eşittir tanrıdır.
Tanrıyla özleşleşmiştir.
Yani her şeyin kökü, başlangıcı, ön koşulu ve mutlak birliktir.
Arap alfabesinin ilk harfi olan.
Elif'in sayısal değeri de birdir bu arada.
Sırada 2 var. 2, Pisagora göre çeşitliliği temsil ediyor ve düzensizlik, kötülük potansiyeli taşıyor.
Bu nedenle 2. ayın 2.
günü kötü sayılır ve ölüler alemi tanrısı Pluto'ya ithaf edilir.
Ama 2, aynı zamanda yin ile yangın bir olmuş zıttıklarının tamlığını da simgelediği için Taoizm gibi felsefelerde düzen ve dengenin sembolüdür.
Yani iyi şeylerin çifter çifter geldiği düşüncesiyle çünkü Kültüründe 2 aslında uğurlu bir sayıdır.
Bunu böyle kutuplaşmış güçlerin birliği gibi de düşünebilirsiniz.
Adem ve Havva gibi eril ve dişil.
Elektrik akımının pozitif ve negatif kutupları gibi.
Gündüz ve gece gibi. Yani hayatın dayandığı temel karşılıklı gibi düşünebilirsiniz.
Hatta Matrix podcastimde anlatmıştım.
Neo'nun ölüp geri dirildiği bir an vardı ya.
O an için ne demiştik? Heroes Gamos demiştik.
Yani kutsal evlilik demiştik.
Eril ve dişil güçlerin kutsal birliği anlamında.
Hatta Neo ve Trinity için androjen karakterler de demiştim.
Zaten birçok dinsel gelenekte başlangıçta insanlar androjen.
Mesela Hindular. Hinduların yarı erkek, yarı kadın tanrıları var.
Halk arasındaki inançlara bakın, dikkat edin.
Aynı anda iki iş yapılmaz deriz.
Neden? Ya da işte aynı günde niye iki kardeş evlenemez?
İşte bundan dolayı. İkilik, evet olumlu anlamda kutupluluk, hayatın sürmesi için gerekli olan bir şey.
Ama sayı bilimcilerin görüşüne göre iki olumsuz.
Çünkü iki demek kuşku demek.
anlaşmazlık, uyumsuzluk, çift cinsiyet demek ve dinsel geleneklere baktığımız zaman iki ayrılma yani mutlak birden ayrı durma anlamında.
Bir de insanlar birine kızdığı zaman iki yüzlü diye hakaret ederler ya bazen.
Onun da bir anlamı var. Roma'daki tanrı bir yüzü sağa bakıyor, bir yüzü sola bakıyor.
Yani ocak anlamında İngilizce'deki ocak da buradan gelir.
Şöyle ki ocak ayı bir yüzü geçmişe bakar yani aralığa bir önceki seneye.
Bir yüzü de geleceğe bakar.
O yüzden iki. Parçada iki yüzlü yanlış anlamına geliyor.
Belki bize de bu şekilde sirayet etmiş olabilir.
Gelelim üçe.
Üç çoğu dinde kutsal sayı.
Antik Mısırlıların güçlü bir tanrılar üçlüsü vardı hatırlıyorsanız.
İsis, Osiris ve Horus.
Antik Yunanlarla Romalıların da böyle bir olayı var hatırlarsanız.
Jüpiter, Neptün, Pluto ya da Zeus, Poseidon ve Hades.
Şimdi Jüpiter'in zaten alameti neydi?
Üç çatallı yıldırım.
Neptün'ün alameti de üç dişli.
çataldı. Yani biz buna trident diyoruz.
Hindulara baktığımız zaman onlar için de üç önemli bir sayı.
Çünkü Timurti adını verdikleri üç biçim diyoruz buna.
Bir üçlüye tapıyorlar. Yaratıcı Brahma, koruyucu Vişnu ve yıkıcı Şiva.
Hindular bu üçlüye tapıyorlar.
Hani hep deriz ya böyle üç tahmin hakkın var.
Ya da üç dilek dileme hakkın olsa ne dilerdin diye sorarız.
Neden üç hiç düşündünüz mü?
Ya da neden iyi şeyler üç kere olur deriz.
Ya da Allah'ın hakkı üçtür deriz.
Çünkü 3 dediğim gibi önemli bir sayı.
Ailede bile bir çocuk doğduğu zaman 3 kişi oluyorlar.
Ve 3 ne demek bu durumda?
Kapsayıcı bir sentez anlamına geliyor aslında.
3 İkinin neden olduğu karşıtlığın da ötesine geçen bir sayıdır.
Aynı zamanda geometrik bir şekil oluşturan da ilk sayıdır üçgen.
Hristiyanlıkta teslis inancı var.
Baba, oğul, kutsal ruh.
Aslında üç baktığınız zaman her yerde karşımıza çıkıyor.
Katı, sıvı, gaz. İşte güneşe bakın sabah, öğlen ve akşam farklı biçimlerde görülür.
Üç boyut dediğimiz bir olay var.
Uzunluk, yükseklik, genişlik var.
Zamana bakıyorsunuz geçmiş var, şimdi var, gelecek var.
Renklere bakıyorsunuz.
Üç temel renk var. Kırmızı, sarı ve mavi.
Ve bunlar tüm renkleri veriyor.
Ya da Hazreti İsa'nın dirilişi.
Üçüncü gün. Dirilen İsa müritlerine üç kere görünmüştü.
Üç münencim olayı var.
Kahve falları var. Üç vakte kadar diyorlar.
Müslümanlar üç farklı biçimde tanrı derler.
Vallahi billahi tillahi. Böyle yemin ederler.
Ya da işte Hegel var olmanın üç hali var demiştir.
Düşünme, isteme ve duyumsama demiştir.
Kimyaya bakıyorsunuz. Özlerine asit, baz, tuz diye sınıflandırılıyor.
Ya da fiziğe bakıyorsunuz.
Kütle, güç, hız dediğimiz olay var.
İşte bazı sayılar böyle pek çok kültürde uğurlu sayılabiliyor.
Hatta bazı insanlar gün içerisinde sürekli karşısına çıkan aynı sayıların mutlaka bir anlamı olduğunu düşünüyorlar.
Geçen hafta bir arkadaşım iş için Doğu Anadolu'ya gitti turneye.
Beni oradan aradı diyor ki Merve sürekli arabaların plakalarında apartman numaralarında kaldığım otelde bile hep aynı sayıları görüyorum çok enteresan değil mi dedi.
Bütün bunlar kulağa çok mistik geliyor farkındayım.
Ama sizler de çok yakında her yerde 20 sayısını göreceksiniz.
Nereden mi biliyorum? Çünkü Türkiye'de üretilen en güçlü otomobil ünvanına sahip Hyundai i20 N hayatımıza giriyor.
Hadi onu biraz yakından tanıyalım.
Hyundai i20'en WRC'den yani Dünya Rally Şampiyonası otomobillerinden ilham alınarak tasarlanmış bir otomobil.
Zaten N logosu da ilhamını otomobil tutkunlarının ve motor sporları tutkunlarının hayallerini süsleyen Formula 1 yarışlarının yapıldığı efsanevi pist Norburgring pistinden
alıyor. Zaten Hyundai N departmanının kuruluşu da motor sporlarına dayanır.
Şimdi sayılardan devam edecek olursak hızı 0'dan 100 km'ye.
sadece 6.2 saniyede çıkıyor.
1.6 litrelik bir turbo motoru var.
Oldukça güçlü ve sportif.
204 beygir güce ve 275 Nm torka sahip.
Zaten o açılışta duyduğunuz kuvvetli motor sesi ancak böyle bir araçtan çıkabilirdi.
Şimdi benim en sevdiğim detaylara gelecek olursak otomobillerde en çok dikkatimi çeken kısım daima ön panel olmuştur.
Hyundai i20 enide görür görmez ön panel ilgimi çekti.
Neden? Çünkü ön tampondaki o geniş hava girişleri ve üzerinde böyle yarış pistini simgeleyen damalı bayrak desenleri olan en logolu bir ön paneli var.
Bence çok hareketli ve yeni nesile hitap edecek bir görüntüye sahip.
Bu arada sevdiğim bir başka detay daha var.
i20 en özel üretim bir otomobil.
Seri üretim değil. Lastiklerine kadar özel dikim.
Egzoz sesi, çıkışları böyle ihtişamlı bir motor sesi var zaten.
Her şeyiyle size özel bir otomobil olduğunu hissettiriyor.
Kırmızı şeritte o tampon altı.
en logolu jantları, arka kanatları ve sadece Hyundai N modellerine özel performans mavi rengiyle de çok dikkat çekici.
İç mekanda da böyle mavi ambiyans aydınlatmaları kullanmışlar.
Arabanın içi zaten kokpitte oturuyormuş hissi verecek şekilde dizayn edilmiş.
Heyecan verici. Hyundai i20'en günlük hayatta böyle maksimum sürüş keyfi yaşamak istiyorum diyenler için sportif görüntüsü ve çevik sürüşüyle virajlardaki yol tutuşuyla güvenliğiyle en önemlisi bu ve optimum çekiş
gücüyle sizlere çok keyifli bir sürüş keyfi vaat ediyor.
Ne dersiniz? Sizce de çok yakında her yerde 20 sayısını göreceğimiz aşikar değil mi?
Hyundai i20 N ile ilgili daha detaylı bilgi almak için aşağıda bırakmış olduğum linke tıklamayı unutmayın.
Hadi devam edelim. Peki 4 nedir?
4 ne ifade ediyor? Bütünlük ve evrensellik sembolü ve 4 çoğunlukla kare ve haçla temsil edilir.
Çünkü 4 rakamı dediğim gibi değişime uğramış haçtır aslında.
Kare gibi 4 de istikrarı simgeliyor ve Pitagoras'a göre ilk kare sayı olmasından ötürü de bir kusursuzluk anlamı da var.
Başka ülkelere baktığımız zaman mesela Japonya ve Çin'in bazı yerlerinde 4 Tabudur.
Çünkü ölüm sözcüğüyle eşsizlidir.
Homonim olduğu için tabudur.
Amerikan yerlileri içinde 4 organizasyon demektir.
Nasıl bir organizasyon? Mesela zaman 4 birim ayrılıyor.
Gündüz, gece, ay ve yıl.
İnsan ömrü de 4 çağ ayrılıyor.
Çocukluk, gençlik, olgunluk ve yaşlılık olarak.
4 aynı zamanda maddi düzeni de ifade eder.
Bunun sayısıdır. Haçtır dediğim gibi.
4 yöndür. Yani haç demek 4 yön aynı zamanda.
4 baş melek var.
İşte Platon'un felsefesinde dört büyük erdem vardır.
Bilgelik, cesaret, ölçülülük, adalet.
Mısır tanrısı Amon Ra dört yönün efendisidir.
Cennetin dört ırmağı var derler.
Tanrı Şivan'ın dört kolu var der Hintliler.
Dört kutsal kitap var.
Tevrat, Zebur, İncil ve Kur'an.
Dört halife var. Hindistan'da dört veda var.
Mahşerin dört atlısı var ki bunu David Koresh podcastımda uzun uzun anlatmıştım.
Kar Jung'un dört arketipi var.
Onun dışında dört İncil yazarı var.
4 gördüğünüz gibi genellikle böyle dinlerle eşli dışlı olan bir sayı.
Bunun sebebini de söyledik.
4 hem istikrardır, hem kusursuzluktur, hem bütünselliktir, hem evrenselliktir, hem haçtır dedik.
4 yön dedik. Bu sebepten dolayı 4 önemli bir sayı.
Sırada 5 var. 5 de başı ve bacakları.
Kollarıyla 5 köşeli yıldız.
Yani pentagram. Yani insanın simgesidir.
Mayalar için de bu önemli bir sayı.
Kutsal bir sayı. Çünkü tohumu atıldıktan 5 gün sonra çıkan Mısır'la Mısır tanrısını.
Azteklere göre de tamlık ve bilincin uyanışını simgeler 5.
İnsan yaşamıdır ve 5 duyudur aynı zamanda.
İslamiyete baktığımız zaman 5 zaten önemli.
Çünkü İslam'ın 5 şartı var ve 5 vakit namaz kısmı var.
Carl Jung da 5'i önemli buluyor.
Çünkü diyor ki 5 doğal bir insanın sayısıdır.
Çünkü gövdemiz 2 el 2 ayak 5 bölümden ibaretiz.
Tanrıça iştahın ve Romalı halefi Venüs'ün sayısı da 5'tir bu arada.
Dünyalığa baktığımızda Meryem Ana beşgen sembolü dahil olmak üzere Iştar ve Venüs'ün sıfatlarını üstlenmiştir.
Onlarda da beş önemli demiştik.
Venüs Meryem Ana'nın Yıldızı olarak görülür aynı zamanda.
Yeni ahitte 5 kadının adı Meryem'dir.
Aristoteles'in 5 erdemi vardı hatırlarsanız.
Bir de nazarlık olarak şu sıralar çok karşımıza çıkıyor.
Fatma ana eli dediğimiz 5 parmak var ya nazarlık olarak kullanılıyor.
5'in de önemi buydu arkadaşlar.
Sırada 6 var. 6 köşeli yıldız.
Heksegram gibi 6 da uyum ve kusursuz dengenin sembolüdür.
Uyum ve kusursuzluk.
Çin'de cenneti temsil eder 6.
Mayalar için de 6.
6 ölüm anlamına gelen uğursuz bir sayıydı.
Çağdaş Batı kültüründe de 6 zar üzerindeki en yüksek sayı olduğu için yine bir şans sembolü olarak karşımıza çıkıyor.
Neden bu kadar şans şans şans diyorum?
Çünkü yaratılmış dünyanın mükemmel sayısı olarak görülüyor 6.
Tanrı dünyayı 6 günde tamamladı diyor Hristiyanlar.
Bundan ötürü bir kutsiyet atfediyorlar ama olay şöyle 6 sayısı mükemmel olduğu için Tanrı 6 günde yaratmıştır derler.
Bir de bir dipnot daha atmak istiyorum.
Hristiyanlar aslında haftanın 6.
gününde yer alan ve 6.
saatinde sona eren Hz.
İsa'nın çarmıha gerilmesi arasında da bir bağlantı kuruyorlar.
İşte bu 6. saate seksta demişler.
Bu daha sonra İtalyanca'ya öğleden sonra dinlenmesi dediğimiz siesta olarak geçmiştir.
Bir de 6 köşeli yıldız var.
Biz Süleyman mührü diyoruz.
Bu da Ruh ve madde, tanrı ve kaos, aşkın ve içkin arasındaki karşıtlıklarla yorumlanabilir.
Yaratılmış dünya ve daha ötesi.
Yaşamın eril yani yukarı ve dişil aşağı yönlerini temsil ediyor.
Padişahların kıyafetlerinde de çok kullanılmıştır.
Gelelim 7'ye.
7, tanrısallık.
3 demiştik tanrısallık için.
Ve maddi dünyanın.
Bunun için de dört demiştik.
Birleşmesi olduğu için çoğu kültürde tamlığı simgeliyor.
İşte Hindu, Müslüman, Yahudi, Hristiyan kutsal metinlerinde altılı bir gruba, yedinci bir nitelik, tamamlanmışlık ve kusursuzluk getirir.
Bu sayı bütün bu kültürlerde bu sebepten dolayı uğurlu görülüyor.
Hatta Yahudilerin şamdanını hatırlayın.
Menora dediğimiz bir şamdanları var.
Yahudiliğin sembolüdür bu ve yedi kolu yaratılışın günleriyle gök cisimlerini temsil eder bu şamdan.
Tikpısır'da ebedi hayat anlamındadır ve Amerikan yerlileri içinse hayatın rüyasını simgeler yedi.
Çin'e baktığımız zaman insan yaşamıyla özellikle de dişili yaşamla bağlantılı olduğunu görüyoruz.
Çünkü kız çocuklarının süt dişleri 7 yaşındayken dökülüyor.
2 çarpı 7 yaşında ergenliğe ulaşıyor.
Yani yin yolu açılıyor.
7 çarpı 7 de yani 49'da menopoz başlıyor.
Kadınların mens dönemi 7 çarpı 4 periyotlarında oluyor.
Hamilelik de 7 çarpı 40.
40 gün sürdüğü için Çin'de dişil yaşamla bağlantılıdır 7.
Mayalar için de önemli çünkü göğün 7 katlı olduğunu düşünüyor onlar.
Yine Yahudilerde 7.
gün ilahi dinlenme günüdür.
Yani kutsal Şabad günü dediğimiz gündür.
Cumartesi günleri oluyor bu.
Süleyman Tapınağı'na çıkılan 7 basamak ve bu tapınağın 7 gün sürmesi.
Babil Tapınakları'nın 7 katı.
Nuh'un güvercininin 7 gün uçması.
Tufan hazırlıklarının 7 gün sürmesi.
Fırat Nehri'nin 7 kolu olması.
Firavun'un rüyasında gördüğü 7 semiz ve 7 cılız inek.
Yine Hristiyanlık'ta 7 mühür David Kores podcastinde bunu da anlatmıştım.
Bir de derler ki Tanrı dünyayı 6 günde yaratmıştır ve 7.
günde dinlenmeye çekilmiştir.
Kur'an'ın ilk suresine baktığımız zaman Fatiha 7 sözcükten oluşuyor bilmiyorum dikkat ettiniz mi?
İstanbul 7 tepe üzerine kurulmuştur.
Haftanın 7 günü vardır ve yine Hz.
İsa ve astroloji bölümünde bahsettiğim mitras gizemlerinde ruh...
7 gezegensel gökyoluyla ilahi varoluşa yükselmiş bir düşüncedir mitras gizemlerinde.
Ve bu yükseliş sembolik olarak ustanın geçmesi gereken 7 kapıyla temsil edilir.
7 kapı ve her kapıda giysisinin bir parçasını bırakmak insan niteliklerinden ayda ayda kurtulmayı temsil eder aslında.
Pakistan'da gelinlik dikilirken İlk kesimi 7 mutlu evli kadın yaparmış.
Haç sırasında biliyorsunuz Mekke 7 kez tavaf ediliyor.
7 uyurlar efsanesini zaten biliyorsunuz.
Kedilere İran'da 7 canlı diyorlarmış.
Simbat'ın 7 büyük yolculuğu vardı.
Süleyman'ın 7 müfrü dedik.
Pisagorcular 7 için dönüm noktası diyorlar.
Şairlere de genelde 7 doğum yeri ya da 7 mezar layık görülür.
Mesela Homeros veya Yunus Emre.
Ve son olarak aklıma gelmişken 7 cüceler masalı.
Sırada 8. var.
8 direkt uğurlu bir sayı çünkü cennetle bağlantısı olduğu düşünülüyor.
Zaten Müslüman inancına baktığımız zaman Tanrı'nın merhameti gazabından daha büyük olduğu için 7 cehennem 8 cennet vardır.
Aynı zamanda yeniden doğuşu simgeler.
Neden? Çünkü Hz.
İsa büyük çileden 8.
gün dirildiği için bu da inançlı kişilere cennet mutluluğu ve ebedi yaşam vaat eder.
Bir de 8 sayısı Hristiyanlıkta vaftizle de bağlantılı olduğu için vaftiz evlerini çoğu bundan dolayı sekizgendir.
Budistler için dharma çakra ya da yasa çarkı dediğimiz bir şey var.
Sekiz kolu aydınlanmaya giden sekiz aşamalı yoldur bu.
Sırada dokuz var.
Dokuz, üç tane üçün toplamı olduğu için ebediyet, tamlık ve gerçekleştirme simgesi olarak üçün gücünü katladığı için önemli bir sayı.
Çünkü üç önemli zaten. Mesela Çin'de çok uğurlu kabul ediliyor.
Neden? Çünkü uzun ömürlü sözcüğü gibi geliyor kulağa dokuz.
Ama Japonya'ya baktığınız zaman acı ile bir ses benzerliği olduğu için uğursuz kabul ediliyor.
Aztekler de gece tanrılarına simgelediği için bu sayı çok uğursuz bulunuyor.
Mayalar da uğurludur bu arada.
Ve birçok kültürde 9 köşeli yıldız, 9 tanrının Yahudilikte ise zeka ve hakikatin sembolüdür.
Ama Türkler için 9'un önemi oldukça büyük.
Neden? Çünkü 9 Oğuzlardan dolayı Türkler hatta 9'dan öte bir şey yoktur demişler vakti zamanında.
İslam kozmolojisinde de evren 9 göksel küreden oluşur.
Sibirya Yakutları arasında da şamanlar büyü ayinde başlamadan önce arkalarına 9 masum erkek çocuğu alır ve önlerine de 9 masum kız çocuğu alıp başlarlar.
Türkçede de 9 ile ilgili söylenmiş bir sürü söz var.
İşte 9 ayın çarşambası hep birlikte gelir.
9 köyden kovulmak, 9 doğurmak ya da biz kediler için 9 canlı deriz.
İran'da 7 diyorlar ya. Bu arada kedilerin 9 yaşına geldikleri zaman güya kendilerini cadıya çevirebildiklerini düşünenler varmış.
Geçmiş zamanda o yüzden kedi, cadı ve 9 böyle bir arada düşünülüyor.
Çin kültüründe 9 talihli bir sayı.
Neden? Çünkü Zümrüt'ü Anka'nın 9 yavrusu olduğunu düşünüyor onlar.
Sırada 10 var.
10 insanın el parmaklarının sayısı olduğu için güzel bir sayı.
Yani sayı sisteminin temelini oluşturduğunu söylemiştim.
Ve 0'dan 9'a kadar olan sayıların arkasından gelen birliğin dönüşüdür 10.
Ve bu nedenle ve ilk 4 sayının toplamı olduğu için Pisagor 10'u evrensel yaratılışı simgeleyen kutsal bir sayı olarak düşünmüştür.
Yani tamlık ve mükemmelliktir 10.
Pitagorasçılar için önemi bir de şu her türlü kuşkunun ötesinde her şeyi kapsayan ve her şeyi sınırlayan ana olarak kabul ederler.
Şimdi Pitagorasçıların zaten Yahudilerle olan bağlantısını söylemiştik Kabala ile olan bağlantısını.
Bu durumda İsrail'e verilen 10 emiri de aklınıza gelsin.
Bizim için bir önemi de şudur Türk bilginler 10.
Osmanlı İmparatoru Kanuni Sultan Süleyman'ın hicretin 10.
yüzyılının dönümünde doğduğunu tespit etmişler ve 10 çocuğu olduğunu keşfettikleri zaman ona bir anlam yüklemişler ve büyük bir yönetici olduğu için ona 10 Erdem atfetmişlerdir.
Fethettiği şehirler ve ülkeler 10'un katlarıyla ifade edilmiştir ve Osmanlı İmparatorluğu'daki şair ve hukukçular da 10 ya da 10'un katları kadardır.
Yani ideal mükemmelliyet sayısına ulaşılmıştır bu şekilde.
Gelelim 11'e.
11'i dilsiz sayı olarak da tanımlayabiliriz.
Günahdır diyenler var.
Çünkü 11 emiri ihlal ediyor diyorlar.
Genellikle olumsuz şeylerle bağlantılandırılır.
Çünkü 10'dan büyüktür ve 12'den küçüktür.
Tam arada kalmış. Çok önemli iki yuvarlak sayının arasında yer alıyor.
Ve bu nedenle de başka her sayının en az bir olumlu özelliği varken 11 ortaçağ yorumcularında sürekli olarak ad malam pertam yani katıksız, olumsuz anlamında yorumlanmıştır.
Hatta derler ki 11'in hiçbir ilahi güçle bağlantısı yok.
Ne bir araç. ne de bir meziyet hiçbir şey ifade etmiyor derler.
11'in günahkarların ve kefaretin sayısı olduğu düşünülmüştür Orta Çağ'da.
Hatta Orta Çağ teoloji yapıtlarında çok sık olarak 11 büyük hatadan da bahsedildiğini görüyoruz.
Ama çoğu Afrika geleneğinde 11 kutsal sayılır ve sipermin yumurtaya 11 günde ulaştığını düşündükleri için doğurganlığı temsil eder.
Amerikan yerlilerinde ise değişmiş bilinç hallerini temsil etmektedir 11.
Başka kültürlere baktığımız zaman tamlık sev...
Symbolü olan onu çoğalttığı için aşırılık ve dengesizlik dalaletidir.
Bu nedenle hatta Aziz Agustin 11 sayısı günah alametidir der.
Sırada 12 var.
12 sarnısallık 3 ile maddi dünyanın 4 artık bunları öğrendiniz çarpımı olduğu için önemli bir sayı.
Çünkü hem ruhsal hem dünyevi düzeni simgeliyor.
Amerikan yerlilerinin dünya sayımında 12, 12 gezegenle 12 rüzgarı temsil ediyor.
İncil açısından da oldukça önemli bir sayı.
İsrail kabilelerinin, İsa'nın havarilerinin 12 havarisi vardı.
Yaşam ağacının meyveleriyle Kudüs'ün kapılarının sayısı olduğu için de önemli.
12 burç var, 12 ay var, 12 havari, 12 imam.
Şimdi sırada merakla beklediğiniz uğursuz sayı 13 var.
Bu öyle bir sayı ki fobisi bile oluşmuş.
Bu fobinin adı Triskaide Kafobi yani 13 korkusu.
Bu 13 korkusunu yaşayan insanlar ayın 13'ünde işe gitmiyorlar.
Gelen rezervasyonları varsa bunları iptal ediyorlar ve sadece Amerika'da ticarette 13 korkusundan dolayı yılda 1 milyon dolar zarar oluyormuş.
Bazı otellerde mesela 13 numaralı oda diye bir şey yoktur.
Bazı demiryolu istasyonlarında 13 numaralı peron yoktur.
Tarot kartlarında 13 ölüm kartıdır.
Cadıların işte 13'lü gruplar halinde gezdiği düşünülür.
Hatta kara büyü yapılırken 13 ile bir bağlantısı olduğunu düşünüyorlar cadılarla.
Ama 13'ün uğursuzluğunu...
altında İstanbul'un fethi var diyenler de var.
Çünkü 1453'ün işte 1453 topladığınız zaman 13 oluyor.
Bir de Hazreti İsa'nın aralarından birinin ona ihanet ettiği son akşam yemeğindeki 13'den dolayı da 13 uğursuz kabul ediliyor.
Yahudi erkek çocukları içinse 13 bar mitzav ya da işte emirlerin geçerli olduğu kişi haline geldikleri için sorumluluk çağının sembolüdür 13 Yahudilerde.
Yani kısaca 13'te 666 gibi genelde uğursuz kabul edilen bir sayı.
olarak karşımıza çıkıyor. Peki 666 neden uğursuz Merve derseniz?
O da şöyle. İncil'in vahiy kitabında 666 olarak geçen canavardan ötürü yani Hristiyanlar için 666 kötülüğün sembolü olmuştur.
666 Hristiyanlarca deccaldir.
Bir de şöyle bir durum var.
Birçok alim bu sayının aslında İmparator Nero'nun adının sayısal bir şifresinden türediğini düşünüyorlar ve dolayısıyla devletin sahte tanrılaştırılmasını simgelemesine de bağlıyorlar.
Bu da ilk Hristiyanların o Roma döneminde gördükleri zulüme kadar gidiyor bu olaylar.
Düşmanlarını ancak böyle şifreli bir şekilde adlandırabildikleri bir dönem vardı hatırlıyorsanız.
İşte 666'nın Deccal olmasının sebebi bu Hristiyanlarca.
Şimdi 13 dedik 666 dedik uğursuz bir kapanış yapmak istemiyorum.
bu podcastı son olarak 40 sayısıyla kapatacağım.
Çünkü 40 büyük sayılar içerisinde en çok önem atfedilmiş sayıdır.
Özellikle de Orta Doğu'da, İran ve Türkiye'de çok yaygın inanışlar var 40 ile ilgili.
40 uçurmak deriz, 40'ı çıkmak deriz.
Yani 40 hazırlanma ve tamamlanmadır.
Büyük perhiz de 40 gün sürer ve inanışa göre Nuh tufanına neden olan yağmurlar 40 gün sürmüştür.
Stonehenge'deki o 40 büyük taş sütun var ya 40 basamak çapında.
Kutsal bir daireyi İçerisinde düzenlenmiş olması bu kültün astronomi kökenli olduğunu düşündürür.
Ve Stonehenge'de de kırk olayı var dikkat ederseniz.
İsrailoğlu krallarının çoğu Süleyman ve Davut'a dahil olmak üzere kırk yıl hükümdarlık yapmışlardır öyle söylenir.
Masallarda kırk gün kırk gece düğün olayı var hatırlarsanız.
Kırkın bir de Arapçada böyle ermiş gibi bir anlamı var.
Kırklara karıştı deriz ya.
İşte buradaki kırk aslında mistik bir anlamı da var.
Görünmez olmak anlamında.
İşte bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum sözü var.
40 yılda bir diye bir deyimimiz var.
Bir şeyi çok beğendiğimizde 40 bin kere maşallah diyoruz.
Ya da işte 40 yılın başında diyoruz.
40 evin kedisi, 40 kapının mandalı, 40 fırın ekmek yemek, 40 kırışa 9 takla attın diyoruz.
Bir şeyi 40 kere söylersen olur diyoruz.
40'ından sonra saz çalmak diyoruz.
40 bizim için çok önemli bence gördüğünüz gibi.
Bir de tarihte ilk karantina Venedik'te uygulanıyor ve bu da 40 gün sürüyor.
Karantina kelimesi de buradan geliyor zaten.
Çünkü İtalyanca 40 kelimesi karantina demek.
Bir podcastında Daha sonuna geldik.
Bugün sayıların gizemli tarihinde böyle kültürler arası bir yolculuğa çıktık hep beraber.
Eğer bu konuyla ilgili daha detaylı bir araştırma yapmak isterseniz Anne Mary Schimel'ın bir kitabı var Sayıların Gizemi diye oradan okumalar yapabilirsiniz.
Hyundai i20n'in sunduğu Ortamlarda Satılacak Bilgi'nin bugünlük sonuna geldik.
Haftaya tekrar görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın. Hoşçakalın.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
