
Mediamarkt Hakkında detaylı bilgi almak için: Tıklayın
* Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi Twitter: @OrtamlardaB
* Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com
*Bu bölüm "Mediamarkt" hakkında reklam içerir*
Transkript
MediaMarkt Ortamlarda Satılacak Bilgi'yi sunar.
Herkese merhaba ben Merve.
Bugün ne konuşacağız?
Renklerin... Pazarlama üzerindeki etkisinden bahsedeceğim size.
Bir ürün, bir marka bizi nasıl cezbediyor?
Sadece renkleriyle bile nasıl cezbediyor, kendine çekiyor bizi?
Bizi satın almaya motive eden bilinçaltı kuvvetlerde renk faktörünün öneminden bahsedeceğim.
İletişim dediğimiz şey biliyorsunuz sözlü ya da sözsüz oluyor.
Görsel iletişim dediğimiz de sözsüz iletişim.
Görüntülerden oluşan bilgilerimizin değiş tokuşu değil mi?
Ve iletişimde en az sözler kadar görsel öğeler de çok önemli.
Çünkü dış dünyaya ait bilgilerimizin biz büyük çoğunluğunu görme yoluyla ediniyoruz.
Geçtahat kuramcıları ürün ile insan arasındaki odağın görsel iletişim.
Ve estetik algılama olduğunu söylüyorlar.
Bence çok doğru bu. Alacağımız ürün ile ilgili karar verirken 5 duyu organımızı kullanıyoruz ki bunların arasında görme duygusu en belirleyici karar merci.
Satın almamızı yönlendirmeye çalışanlar görsel algılarımızdan istifade ediyor.
Ve burada renk faktörünü öne çıkarıyorlar.
Çok iyi kullanıyorlar yani.
Belki beni dinleyen siz şu an bir marka oluşturmaya çalışıyorsunuz.
Bu bölüm eminim size de baya bir fikir verecektir.
Sadece tüketicilere değil. Markanın logosu, renkleri nasıl olmalı ki tüketicinin algısı pozitif yönde olsun?
Ürünümün hangi rengi daha çok talep görür?
Araştırmalara göre kadınların biyolojik olarak renkleri algılamaları erkeklerden çok daha fazla.
Şaşırdık mı? Hayır.
Bu arada az önce Marcus Aurelius ile ilgili bir şey okudum.
Yani kendime düşüncelerinden bir şey okudum.
Çok hoşuma gitti. Diyor ki insanlar ne derse desin, ne yaparsa yapsın.
Ben... iyiliğe mahkumum.
Tıpkı zümrüt yeşilinin, altın renginin ya da morun hep söylediği gibi kim ne derse desin, ne yaparsa yapsın, kendim olup gerçek renklerimi göstermek zorundayım.
Benim burada dikkatimi çeken renklerin şahaneliği oldu.
Yani en sevdiğim renkleri saymış Marcus Aurelius.
Altın rengi, mor ve zümrüt yeşili.
Bayılıyorum biliyorsunuz bu renklere.
Az önce dedim ya kadınların biyolojik olarak renkleri algılamaları erkeklerden daha fazlaymış.
Kadınlar renkler arasındaki küçücük ton farklılıklarını bile görebiliyor.
Daha iyi anlayabiliyor. Benim rujlarımı hatırlayın.
Hani arkadaşım hep aynı renk zannediyordu.
Ona yaptığım savunmaları hatırlayın.
Aa doğru söylüyorsun Merve.
Bu sonbaharda yere düşen yaprağın tonu.
Yani bana göre aynı değil.
Evet yani baktığınız zaman aynı duruyor ama hepsinin orasında minik minik ton farklılıkları var.
Yaşlandıkça retinamıza ulaşan ışık azaldığı için yani görme kabiliyetimiz azaldığı için dünyayı eski oranla daha karaltılı görüyoruz.
O yüzden daha koyu renkler yerine daha açık tonları daha iyi algılıyoruz ve o renklere yöneliyoruz.
Yani markanızın hitap edeceği yaş aralığında bile bakın renk seçimi ne kadar önemli.
En basiti şöyle düşünün bebek ürünleri satıyorsunuz ve mağazanız full siyah.
Sizce o mağazaya kim uğrar?
Bir düşünün. Mesela ABD'de yapılan bir araştırmada yaşlıların daha fazla beyaz rengi tercih ettikleri saptanmış.
Bu arada size daha önce renklerin psikolojisi diye bir bölüm yapmıştım.
Hatta 3 renk seçmiştik ve onlardan test yapmıştık.
%90'ı doğru çıkmıştı.
Yani renk mevzusu gerçekten çok önemli.
Fizyolojik ve psikolojik etkilerini asla göz ardı edemeyiz.
Tüketici davranışlarında renk en belirleyici faktörlerden biri.
Çünkü renkler görsel olarak dikkatimizi çekiyor.
Bize o ürünü satın aldıran en önemli şeylerden biri rengidir.
Alışveriş yapılan ortamların renkleri bile tüketici davranışlarına yansıyormuş.
Hani beş duy organı dedik ya az önce.
Geçen gün bir kadın giyim mağazası var.
Oraya girdim işte AVM'de.
Öyle bir kurumsal kokuları var ki hani sırf o kokuyu almak için girdim o mağazaya ve nerede olsam ben o kokuyu tanırım.
Çünkü kafamda artık özdeşleşti.
Hani bir koku bile.
Bu kadar etkiliyken direkt göze hitap eden rengin etkisini düşünün.
Nasıl bir önemi var? Peki hangi renk dikkatimizi daha çok çekiyor?
Bununla ilgili bir deney yapmışlar arkadaşlar.
Burada değişik renklere boyanmış yüzeyler deneklere Bir saniyeden daha kısa bir süre içerisinde gösterilmiş ve çekilmiş.
Tak çekilmiş böyle bir saniye.
Tak tak tak tak. Ve sorulmuş hangi rengi hemen algıladınız, ilk önce algıladınız diye.
Çıkan sonuç tabii ki kırmızı olmuş.
Ve tabii turuncu gibi sıcak renkler.
Renkler pazarlamada karşı tarafa bir mesaj iletme aracılığıyla kullanılır.
Yani bizi ikna güçleri çok yüksek renklerin algımızı yönlendiriyor çünkü.
Dikkatimizi çekmeyi başarıyor.
Hele ki... doğru renk kullandıysanız görsel hafıza da büyük bir etkisi var.
Bazı insanlar kendilerini renklerle ifade ederler.
Hatta kendini o renkle özdeşleştirenler var.
Ben mesela hatırlıyorum böyle 17-18 falanken turkuazla takmıştım.
Niye bilmiyorum. Yani arkadaşlarım artık diyordu ki Merve mavi zehirlenmesi yaşayacaksın.
Her şeyim, her şeyim turkuaz rengiydi.
Sonra onu bir anda bıraktım.
Mora döndüm. Hala morcuyum.
Altın rengi mor. Çok severim.
İşte benim gibi hani bu tip tüketicilerin ürün tercihleri her zaman aynı renkler yönünde olacaktır.
Bu çok doğru. Hani altın rengi ise ben affetmem.
Öyle söyleyeyim. Bayılırım.
Biliyorsunuz artık. Önceki hayatımda firavun muydum neydim ben de anlamadım.
Nereden geliyor bu tutku?
Walter Lander diye biri var.
Bilmiyorum biliyor musunuz? Dünya cönünü bir tasarımcı ve diyor ki ürünler evet fabrikalarda üretilir ancak markalar Zihinlerde yaratılır diyor.
Çok doğru bir söz. Marka dediğimiz şey benzer ürün veya hizmetleri başkalarının ürün ya da hizmetlerinden ayırt etmek üzere işte kullanılan ya da belirli bir hizmetin sunulması sırasında kullanılan ayırt
edici işaret. Tescil dediğimiz şey o markanın Tekliğinin bildirilmesi, sahiplik.
Logo o markanın işareti, imzası, sembolü.
Renkler ise markanın algılanmasında ve yeniden tanımlanmasında olduğu kadar kalıcılığında da çok önemli bir rol oynar.
Mesela size desem ki...
Sarı, kırmızı bir marka söyleyin desem çat söylersiniz.
Hepinizin aklına aynı marka geldi şu anda.
Ya da işte yeşil desem hemen bir marka söylersiniz.
Bunlar artık kafamızda oturmuş.
Renklerle özdeşleştirilmiş değil mi böyle bazı markalar?
Çünkü her markanın, logosunun, embleminin, marka karakterinin, ambalajının mutlaka bir rengi var.
Ve renk... Bir markayı tanımlayabilecek kadar güçlü bir şey.
Tüketici de eğlence, hareketlilik, sıcaklık bu tarz ruh halleri yaratabiliyor.
Parlak renkler, hafiflik, kutlama, rahatlık ve mutluluk bunları veriyor.
Koyu renkler daha ciddi bir hava yaratıyor.
Hatta renk, ambalajların içindeki ürünün rengini belirlemede bile önemli.
Birkaç yıl öncesine kadar yiyecek kategorisine yeşil görmüyorduk dikkat ettiyseniz.
Ama şimdi sağlıklı ürünleri belirtmek için yeşil kullanıyorlar paket.
Beyaz ve açık renkler işte diyet demek, hafif, tuzsuz, işte düşük kalorili anlamına geliyor.
Koyu, yoğun renkler gurme yiyecekler ya da işte şekerli, çikolatalı ürünlerde kullanılıyor.
Tat, lezzet ve işte haşicilik veriyor.
Kahve rengi tonları genelde böyle tahıl ürünlerinde görülüyor.
İlaç ve tıbbi malzeme ambalajları ise genellikle beyaz oluyor.
Saflık, temizlik hissi uyandırdığı için.
Bakın bunları renklerle verdiler bize.
Hiçbir şey yapmadılar. Renkleri koydular biz öyle algıladık.
Süt ve temizlik ürünleri.
beyaz tercih ediliyor. Düşünsenize simsiyah bir süt şişesi.
Hayal bile edemedim yani.
Hani almak istemem onu ama beyazsa ister istemez böyle bir saflık, temizlik hissi geliyor.
Almak istiyorsun. Belirli renkler tüketici üzerinde belirli imge ve duyguları uyararak ekolojik tepkilere neden oluyor.
Örnek ver Merve. Mesela ABD'de bir margarin üreticisi margarin ya.
Ambalaj kağıdının rengini değiştirmeye karar veriyor.
Normalde rengi sarı.
Alıyor onu yeşile çeviriyor.
Ve satışları ne oluyor biliyor musunuz?
Korkunç derecede düşüyor.
Zarara uğruyor. Nedeni de şu bu yeşil rengin margarinde tazelik hissi uyandırmaması.
Tüketici bunu algılamamış.
Küflü olduğunu düşünmüş. Böyle bir imaj uyanmış.
Ve bazı firmalar et ürünlerini şeffaf ambalajlar içine paketlemişler.
Hani et kolay görünsün diye.
Ama ne olmuş? Onların da satışları düşmüş.
Nedeni de şu etin üzerine yani o şeffaf paketin üzerine düşen floresan ışığının eti kırmızı değildi.
mavim trak göstermesi hani bozukmuş gibi.
Dünyaca ünlü bir marka satışlarında sorunlar oluyor.
Yani bayağı bir düşüyor satışları.
İncelemeye gidiyor ve ambalaj tasarımının ürünü çok demode gösterdiğini düşünmüşler alanlar.
O yüzden almak istememişler. Ambalajı hemen değiştiriyorlar.
Satışlar %15 artıyor.
Yani ambalaj bile bir marka mesajı değil mi?
Bunu iletmekte son derece önemli bir pazarlama iletişim aracı.
Tüketicinin ilgisini çekmek için sonuna kadar kullanılan bir şey.
Bakın pazar araştırmalarına göre.
Bir ürün ortalama 9 saniye içerisinde seçiliyormuş.
Sadece 9 saniye.
görüp beğenip alıyoruz. Ben bunu yaşadım geçen gün.
Bir mağazanın önünden geçiyordum.
Geçtim. Böyle tam geçerken bir şey gördüm.
Geçmiş bulundum. Sonra tık tık tık tık geri geldim.
Hani böyle filmi geri sararsın ya o şekilde.
Geri geldim. Böyle büyülenmiş gibi girdim mağazaya.
Ve gerçekten 9 saniye sürmemiştir o an.
Ve bu 9 saniyede en önemli etken tabii ki renk arkadaşlar.
Çünkü tüketiciler nesneleri %3 dokunarak %3 koklayarak %3 tadarak %13 işiterek %78 görerek algılıyormuşuz.
Seoul Uluslararası Renk Fuarı ürün satın alımında rengin etkisiyle ilgili bir araştırma yapıyor ve katılımcıların %84,7'lik bölümü rengin önemini vurgulamış ve yine aynı araştırmada
satın alma kararımızın verilmesinde %92,6 görsellik, %5,6 dokunma gibi fiziksel etkiler, %0,5 koku ve ses gibi duyuların etkisi varmış.
yapmış olduğu araştırmada %62 ile %90 arasında renklerin etkisinde kalındığı ortaya çıkmış.
Bakın çok yüksek bir oran var burada.
O yüzden eğer dediğim gibi marka kuruyorsanız bunları lütfen dikkate alın.
Tüketiciler ürünler hakkında kararsız kaldıkları zaman renk çok belirleyici bir faktör oluyor.
Renk bazı ürünlerde fiyatı bile arttıran bir etken arkadaşlar.
Mesela Amerika'da siyah zenginlik algısına yol açtığı için yüksek teknolojili ve pahalı ürünlerde genelde siyah kullanılıyor.
Yine Amerika'da mavi renk yüksek hayat standardı olarak algılandığı için yine fiyatı artıran etkenlerden birisi.
O yüzden dekorasyonda sık sık maviye başvuruyorlar.
Çin, Japonya ve Kore'de ise zenginliğin sembolü eski çağlarda olduğu gibi mor.
Hani adı üstünde saray moru.
Yani yeşil zaten güven olarak algılandığı için birçok ülkede Bankada, finans alanında kullanılır yeşil dikkat ettiyseniz.
Altın sarısı lüksü ve zenginliği çağrıştırır.
Renkleri en iyi kullananlardan birisi tabii ki pazarlamacılar arkadaşlar.
En az bir ressam kadar bu konuda ustadır onlar.
Mesela sarı biliyorsunuz neşeyi temsil ediyor.
O yüzden genellikle gençlere hitap eden ürünler de kullanılıyor.
Yeşil renk mesela doğa, huzur bunları sembolize ediyor.
Genellikle doğallık vurgusu yapan markalar tarafından kullanılıyor.
Temsil eden renk ise siyah dedik.
Peki favori rengi kırmızı olanlar?
Kırmızı güçlü duygulardır değil mi?
Aşktır kırmızı. Teknoloji aşkının kırmızısı tabii ki Mediamarkt'tır.
Kırmızı deyince ilk aklımıza gelen Mediamarkt.
Ama bugün Mediamarkt'ı sadece kırmızı ile anmayacağız.
Çünkü bu seneki şahane cuma rengarenk.
E nasıl olmasın? Teknolojiyi, alışverişi, neşeyi, huzuru, aşkı, sevgiyi tüm duyguları içinde barındırıyor.
Neşenize neşe katacak oyun konsollarından çevreye duyarlı teknoloji ürünlerine çeşit çeşit tek...
Altyazı M.K. Hayır
John Ruskin diyor ki en berrak, en özenli ve dikkatli zihinler renkleri en çok sevenlerdir.
Eğer renkler olmasaydı dünyanın hali ne olurdu soruyorum size.
Bunu geçen gün yine belgesel izlerken söyledim.
O doğanın, o hayvanların, o canlıların, denizaltının, mercan resiflerinin o renkleri büyüleyici.
Renkler gerçekten çok etkiliyor beni niye bilmiyorum.
O kombinasyonları, kontrastları, zıttıkları, geçişleri böyle hayran olunmuyor.
İyicen gibi değil gerçekten böyle doğaya bakıp standart sendromuna yakalanmış gibi oluyorum.
Ya bir düşünsenize bir anda dünyada bütün renkler kaybolmuş.
Her şey bir anda gri oluyor.
Griyi sevmiyorum biliyorsunuz ondan gri dedim.
Her şey siyah beyaz o televizyon dönemleri gibi oluyor renksiz.
Tek düze her şey aynı renk.
Bence çok sıkıcı olurdu.
Bu arada Türklere özel iki renk var.
Bu coğrafyaya has. Türk kırmızısı ve Turkuaz.
Renkler kültürlere göre de farklı algılanabiliyor.
Cinsiyetlere göre, yaşa göre değişiyor dedik.
Bebeklerde pembe ve mavi mesela.
Klasiktir zaten bunu biliriz.
Yaşlılarda kahverengi çok sık tercih edilir.
Pazarlama iletişiminde beyaz temizliği, saflığı, işte hastane, hijyen, dinginlik, kış bunları çağrıştırır.
Markanızın, ürününüzün içeriğine göre renk seçerken bunlara dikkat etmeniz gerekiyor.
Hani düşünsenize Adana kebapçısına gidiyorsunuz.
Her yer şeker pembesi bir hayal edin.
Edemediniz değil mi? Ya da hastane odasına girdiniz.
Bir yatış verdiler size.
Bir baktınız odanız komple...
Böyle simsiyah baştan aşağıya yer.
Ne yaparsınız? Ya da dondurulmuş bir gıda ürünü alacaksınız ve ambalajı simsiyah.
Ne yaparsınız? Bir de mavi tonlu olanı var.
Hangisini seçerdiniz? Soruyorum size.
Bir tarafta buz mavisi bir ton.
Bir tarafta da simsiyah bir ambalaj var.
Muhtemelen saflığı çağrıştıran o maviyi ya da beyazı seçeceksiniz.
Beyaz renk bu arada marka ve pazarlama stratejilerinde çoğu zaman böyle koyu parlak renklerle birlikte kullanılır.
Kendi böyle zıttık oluştursun.
izin versin diye eğer markanızda siyah kullanacaksanız arkadaşlar siyah Otoritenin ve gücün rengidir.
Şıktır, sofistikedir, prestijdir değil mi?
Giyimde mesela gücü ifade eder ama teknolojide yüksek teknolojili çağrışım yapar.
Normalde melankolinin işte matemin rengidir, karamsarlığın rengidir.
Renklerin psikolojisinde anlatmıştım bunu.
Bakın ne kadar farklı. Gördünüz mü?
Kullanım alanına göre değişiyor.
Kırmızı gözümüzün en iyi algıladığı sıcak renk.
Dalga boyu çok yüksek, dikkat çekici bir renk.
Pazarlama iletişiminde çok sık kullanılıyor biliyorsunuz.
Enerjik bir renk. Mavi.
dinlendirici, yatıştırıcı ama mavi insan gözünün görme oranının en düşük olduğu renk.
Ona göre kullanın. Hani eğer diş doktoruysanız muayenehanenizin duvarlarında mavi iyi gider.
Korkularımızı azaltır.
Ve su şişelerinin ambalajları.
Neden mavi? Çünkü bize bir tazelik etkisi veriyor değil mi?
Temizlik, saflık çağrıştırıyor.
Tıpkı yeşil gibi. Yeşil de aynı şekilde tazeliktir, serinliktir, huzurdur, güvendir, bahardır.
Bunları çağrıştırır. Eğer gıda sektöründeyse.
Ürününüzün tazelik ve doğallığını vurgulamak istiyorsanız bu tonlardan faydalanabilirsiniz.
Bu arada yeşil yaratıcılığı da ortaya çıkarttığı düşünülen bir renk olduğu için batıda büyük otellerin mutfaklarında duvarların çoğu o yüzden yeşilmiş.
Hani yaratıcılıklarını arttırsın diye davanı bile yeşil olan Merve bunu beğendi.
Sarı mağaza tasarımlarında sıcaklık ve samimiyet için tercih ediliyor.
Altının ve güneşin rengi canlılık neşe demek değil mi?
En sıcak renk ve görülebilir renk.
Arasında en dikkat çekicilerden biri sarı ve turuncu da zaten dikkat çekiyor.
Pek çok firmanın logosunda o yüzden turuncu görüyoruz.
Ama şöyle de bir handikapı var turuncunun ucuzluğu çağrıştırıyor arkadaşlar.
Kullanacaksanız ona göre tüketici dostu hani cebinizi yakmayan anlamında mor ve işte morun tonları bazı ülkelerde pahalılığı çağrıştırıyor.
Kullanacaksanız ona göre dikkat edin.
Hatta doğu ile batı kültürü arasında bile renklerin algılanışı değişebiliyor.
Mesela İslam ülkelerinde.
Yeşil çok önemli bir renk biliyorsunuz.
Bir kutsiyet atfediliyor.
Aynısı Güneydoğu Asya'da beyaz renk için geçerli.
Hristiyanlar'da siyah matem rengi.
Çin'de... Beyaz matem rengi.
Hatta bir araştırma var.
Ürünler ve ülkeler arasında kullanılan renklere bakılmış.
Giyimde Türkiye %30 siyah kullanıyormuş.
%12 mavi, %12 kırmızı tercih ediliyormuş.
Çok şaşırmıştım buna. Çin %42 beyaz giysi.
ABD %40 siyah.
Ve yine Çin'de %70 beyaz ayakkabı tercih ediliyormuş.
Türkiye'de ayakkabı ise %58 siyah, %17 kahverengi.
ABD'de %38 siyah, %37 beyaz denilmiş.
Renkler ve ülke kültürleriyle...
ilgili özellikle böyle bir pazarlama faaliyetinde bulunacaksanız bunları da dikkate almanız gerekiyor.
Mesela Fransızlarda beyaz çiçek masumiyetse İngiltere ve Kanada'da mutsuzlukla ilişkilendirilebiliyor.
Yanlış duygu yaratmamak adına dikkat edilmesi gereken şeylerden biri global pazarlamada renkler.
Birkaç örnek vereyim. Mesela yeşil genelde çoğu ülkede umut ile özdeşleşmiş ama İsviçre'de yeşil hastalık anlamına geliyor.
Hani İsviçre'ye gittiniz bir iş kurdunuz buna dikkat etmeniz gerekiyor.
Bir marka pazar. Bu renklere dikkat etmeniz gerekiyor.
Beyaz genelde masumiyettir ama Pakistan'da mesela yaz alameti.
Mavi İsviçre'de hiddet ve öfke anlamına geliyor.
Hatta şöyle çarpıcı bir örnek vereyim.
1969 yılından bir araştırma bu.
Mesela bir firma fil dişi sahillerinde yapmış olduğu bir reklamda siyah kedi kullanmış.
Hani normal siyah kedi ama siyah kedi Afrika ülkelerinin bir kısmında kötü ruhu temsil ediyor.
O yüzden bu firma pazara girme şansını kaybetti bu reklamdan sonra.
Hindistan'da mutluluğun rengi beyaz ama Çin'de beyaz matemin rengi.
İtalya'da mesela çocuk cenazelerinde beyaz giyiniyorlarmış bir dönem.
Asya ülkelerinde beyaz matem.
Japonya'da yine matem beyaz karanfil.
Ama siyahtır değil mi? Hemen hemen her coğrafyada matemin rengi.
Resmiyetin de rengidir ama eski Mısır ve Kuzey Afrika ülkelerinde siyah, verimli toprağın ve yağmurla şişmiş bulutların rengine benzediği için bereketin simgesidir siyah.
Hint, Japon ve Çin sembolizmasında siyah zamanın başı.
Başlangıcındaki kaosun, o şekilsizliğin, evrensel maddesinin özünün rengidir.
Sarı özellikle de altın sarısı doğuda kutsal renk sayılırken batıda korkaklığın ve ihanetin simgesidir.
ABD'de sıcaklıksa Fransa'da ihanettir, Rusya'da kıskançlıktır.
Kırmızı aşkın rengidir.
Çin tarihinde mesela çok önemli kırmızı yüksek sosyal statüyü simgeliyor ve geleneksel Çin festivallerinde ana renk kırmızı.
Yani çünkü iyi şans getireceğine inanılıyor.
Yeşil. Müslüman aleminde hem maddi hem manevi değerleri simgeliyor.
Hem de cenneti tasvir ediyor.
İslamiyet'te de kutsal ama Malezya'da baktığımız zaman tehlike, hastalık bunları temsil eden bir renk yeşil.
Mavi Çin kültüründe cenneti, ölümsüzlüğü sembolize eder.
Ama İran'da matemin rengi olarak kullanılabiliyor mavi.
Hatta İngiltere, Kanada ve Avrupa politikalarında mavi muhafazakarlığın temsili rengi.
Turuncuya baktığımız zaman Amerikalıların en az hoşlandığı renk.
çıkmış anketlerde turuncu ama Hollanda'da mesela çok sevilen bir renktir.
Pembe batı ülkelerinde aşktır, kız bebektir, işte sevgililer günü falandır ama Japonya'da mesela erkekseli isim geliyor.
Belçika'da erkek çocuğu pembe.
Kahverengi ABD'de güçlü, pozitif gıda kurumlarıyla ilişkilendiriliyor ama Kolombiya'da kahverengi satışları oldukça negatif etkilemiş.
Mor Amerika'da yapılan anketlerde ucuzlukla ilişkilendirilmiş mesela ama az önce ne dedim Japonya'da, Çin'de, Kore'de pahalı.
Peki renklerin etkisi neden bu kadar büyük?
Çünkü renkler ayırt eder.
Bir ürünü ya da en geniş anlamıyla bir fikri başkalarından ayrı göstermenin en kolay uygulanan yöntemi renklerdir.
Çabuk tanımamızı sağlar, hatıralarımızı, çağrışımlarımızı destekler.
Yüksek duygusal değerleri vardır.
Hemen hemen herkesin gizli böyle yakınlık duyduğu favori bir rengi vardır.
Renkleri kullanmaktan kaçmayın çünkü renkleri iyi bilmemiz satışçıdır.
Altyazı M.K.
Bugün günlerden cuma rengarenk şahane cuma MediaMarkt da sizleri bekliyor.
Dediğim gibi bugüne özel fiyatlarla bu teknolojilere ulaşmak için MediaMarkt mağazalarına gidebilir ya da MediaMarkt.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.
MediaMarkt üzerinden yapacağınız alışverişi mağazalardan kolayca teslim alabilirsiniz.
MediaMarkt'ın bugüne özel fırsatlarını kaçırmayın.
Yarın yepyeni bir bölümle tekrar buluşmak üzere.
Kendinize iyi bakın. Hoşçakalın.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
