
Manipülasyon Nedir? Manipülasyona Uğradığımızı Nasıl Anlarız?
11 Mart 2026 · 37 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Ortalık biraz sakinleştiğinde kendi sesini duymak, zihinsel ve bedensel iyi oluşuna odaklanmak istersen OSB25 koduyla Terappin'deki ilk seansın 2026 sonuna kadar %25 indirimli! 💜 #AnlaşılmakİyiGelecek
Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi
Twitter: @OrtamlardaB
Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com
“Kendimi Nasıl İyileştiririm?” kitabımı almak için: https://amzn.eu/d/0wFlqHl
Yeni kitabım "Hikayeni Yeniden Yaz!"ı almak için: https://amzn.eu/d/ipC0Vma
Bu bölüm "Terappin" hakkında reklam içerir.
Transkript
Terapin Ortamlarda Satılacak Bilgi'yi sunar.
Herkese merhaba, Türkiye'nin en çok dinlenen podcast'ındasınız.
Ben Merve. Bugün hepimizin maruz kaldığı, hatta bazen kendimizin bile farkında olmadan yapmış olduğu bir şeyden bahsedeceğim.
Manipülasyonu konuşacağız arkadaşlar, psikolojik manipülasyon.
Nedir bu? Şimdi arkadaşlar manipülasyon, bir kişinin sizi böyle açıktan ve dürüst bir şekilde ikna etmeye çalışmak yerine duygularınızı kullanarak suçluluk hissinizi Belki korkularınızı,
belki böyle eksik hissettiğiniz şeyleri, sevgi ihtiyacınız bile olabilir.
Ya da kafa karışıklığınızı kullanarak sizi böyle kendi istediği, kendi işine gelen şeye doğru yönlendirmesi çaktırmadan.
Bu arada arkadaşlar ikna ile çok karıştırılıyor manipülasyon.
İkisi ayrı şeyler ama aralarında çok önemli bir ayrım var.
Onu hemen anlatmak istiyorum.
Niyet olaya. Niyet çok önemli burada.
Şimdi iknada ne yapıyorsak bunu açıktan ve direkt yapıyoruz.
Yani ikna bir açık etkileme.
Öyle söyleyeyim. Manipülasyon gizli.
Gizli kontrol. Gizlice yapılıyor.
Şimdi daha böyle arkadan dolanarak.
Yani iknada dürüstlük var arkadaşlar.
Açıklık var. Sana bir seçme hakkı bırakıyor ikna.
Sebepler sunuyor.
Ama manipülasyon çok farklı bir şey.
Yani senin duygularınla oynuyor ya.
Hani üstü kapalı bir şekilde. Seni suçlu hissettiriyor.
Borçlu hissettiriyor. Belki korkmuş hissettiriyor.
Yani his olarak kötü bir his bırakıyor.
Onu söylemek istiyorum. Biri sana bilgi veriyor.
Yani iknadan bahsediyor.
Diğeri manipülasyon.
Sende bir duygu tetikliyor ve senin kararını ele geçiriyor.
Örneklerle gidelim. Şimdi mesela bir arkadaşınız sizden borç istedi ama gerçekten verebilecek durumda değilsiniz.
Müsait değilsiniz. Güzelce de söylüyorsunuz.
Şimdi bakın ikna da olan şöyle oluyor.
Arkadaşınız size diyor ki kardeşim diyor bu ay çok sıkıştım.
Eğer diyor müsaitsen işte atıyorum bana 5000 lira borç verebilir misin?
Ayın 15'inde diyor maaşımı alacağım geri ödeyeceğim.
Burada ne var arkadaşlar? İstenen şey net mi?
Net. Sebebini söylemiş mi?
Evet. Geri ödeme planını belirtmiş mi?
Evet. Ve en önemlisi sana bir açık kapı bırakmış.
Bak hayır diyebilme alanı açmış sana burada değil mi?
Müsait sen diye belirtmiş altını çizmiş.
Ve sen kararını bu açık ve net bilgiler dahilinde arkadaşının sana vermiş olduğu bilgiler dahilinde özgürce verebiliyorsun ve arkadaşına cevap veriyorsun.
Diyorsun ki mesela kardeşim benim de durumum müsait değil bir takım ödemelerim var kusura bakma.
Konu kapandı. Şimdi burada çok önemli bir şey var.
Şimdi bir bak bakalım kendini nasıl hissediyorsun?
İyi misin şu an? Yoksa üstünde bir yük var mı?
Hani garip bir duygu mu var üzerinde?
Böyle habis, kötü hissettiren bir şeyler var mı?
Eğer yoksa bu bir ikna ama varsa büyük ihtimalle manipülasyon.
Şimdi gelelim manipülasyona açıklayalım.
Senaryo aynı olsun. Mesaj geldi.
Bu arada mesaj yine aynı netlik ve açıklıkta da olabilir arkadaşlar.
İşte çok sıkıştım şu tarihte veririm.
Okey her şey aynı olabilir. Bu noktaya kadar sağlıklı olabilir ama manipülasyon nerede başlıyor biliyor musunuz?
Siz karşı tarafa hayır dediğiniz anda başlıyorsunuz.
Siz aynı şekilde kardeşim kusura bakma müsait değilim.
Benim de bir takım ödemelerim var dediniz.
O mesajı attınız. Her şey aynı bakın.
Hemen akabinde gelecek olan mesajlara bakın.
Şöyle diyor mesela. Okey ya sorun değil.
Gıcık bir şekilde. Gerçek dost işte böyle zamanlarda belli olur.
Neyse ya tamam problem değil.
Senden bunu hiç beklemezdim biliyor musun?
Ben olsam sana verirdim ya.
Neyse senin canın sağ olsun kardeşim.
İmalı imalı. Senin bu ay fazla paran yok muydu ya?
Neyse tamam ya ben hallederim.
Ya kimse vermedi kardeşim ya.
Sen kesin verirsin diye düşünmüştüm.
Neyse. Yani hayır dedim ama yani bunu karşı tarafın kabul etme biçimine bakın.
Hani güya kabul ediyor tamam diyor ama canı sağ olsun falan ne diyorsun yani sorun değil.
Gayet sorun yani. Hani görünüşte tamam diyor ama hani alttan alta sana yük yüklüyor ya.
Hani vermezsen kötüsün aslında sen kötü bir dostsun.
Senin vicdanına vicdanın oynuyor ve sen kendini o anda çok kötü hissediyorsun.
Belki adını koyamadığın kötü bir duygu çörekleniyor üzerine.
Suçlu hissediyorsun çünkü. Kendini sorguluyorsun, niyetini sorguluyorsun.
Lan Düzmen ne kadar kötü bir insanım.
Herhalde ben kötü biriyim ya.
Bakın arada çok büyük bir fark var.
Duygularınıza bakın arkadaşlar. Hayır dediğiniz anda yaşadıklarınıza bakın.
O senaryoya bakın. Karşı tarafın bunu kabul etme biçimine bakın.
Size hissettirdiği şeylere bakın.
Bir de şu var. Bazen öyle açık ve net bir şekilde de bu insanlar taleplerini ifade etmiyorlar.
Direkt söylemiyorlar. Öyle ne diyecekse ima yoluyla işte.
Bu ayda kirayı nasıl ödeyeceğim bilmiyorum.
Bakalım ya. Bakalım artık.
Hayat çok zor zaten benim.
Kimsem yok. Boş ver ya.
Boş ver. Zaten anlatsam ne değişecek?
Çok kötü durumdayım. Bakın buradaki amaç bazen şu olabiliyor.
Bunu gerçekten bu arada.
Size derdini anlatmak için anlatıyor da olabilir.
Herkes manipülasyon yapacak diye bir şey yok.
Amacı siz anlayacaksınız ama.
Buradaki amaç şu olabilir. Senin kendiliğinden ne kadar lazım demeni bekliyor.
Ne kadar lazım? Açıkça talep yok.
Böyle bir arkadan dolanma.
Önce duygusal zemini hazırlıyor.
Ondan sonra seni o kaygan zeminde düşürecek ve istediğini alacak.
Senin hayır demeni zorlaştırmak için seni manipüle ediyor.
Çok kötüyüm ya bilmem ne.
Önce bir duygusal zemin ondan sonra gelecek gelecek olan.
Ya da çok net bir şekilde istediğini ifade ediyor.
Ve fakat o mesajın içine bir duygusal kanca atıyor ki sen oltaya düşesin.
Mesaj şöyle mesela. Çok sıkıştım.
Bana şu kadar borç verebilir misin?
Vermezsen çok zor durumda kalacağım.
Vallahi hiç kimseye diyemedim.
E senden başka kimsem yok biliyorsun zaten.
Bakın mesaja bakın. Ya sen bu mesaja nasıl hayır diyeceksin?
Nasıl bir yük yük dedi üzerinize farkında mısınız şu mesaj?
Yani sağlıklı bir talepte ne var?
Karşı taraf bana müsaitsen dedi ya.
Manipülatif tarafta şu var ama.
Beni kırmazsın herhalde diyor.
Niye abi niye seni kırmayayım?
Yani sağlıklı talepte kardeşim sen veremezsen de anlarım.
Hiç problem değil diyor güzel bir şekilde.
Sen kendini sıkıntıya sokma diyor.
Seni rahatlatıyor. Hiç kendini yük hissetmiyorsun yani.
Zorunda olmadığını hissediyorsun.
Ve kendini kötü hissetmemen gerektiğinin altını çizdi.
Sen o samimiyeti hissediyorsun zaten ama manipülasyonda.
İşte beni zor günümde yalnız bıraktın.
Canın sağ olsun kardeşim. Ben kendi başımın çaresine bakarım falan diyor.
Pardon hani beni kötü hissettiriyorsun abi.
Duygularımla oynuyorsun şu an.
Trip atıyor, sessizleşiyor.
Bazen böyle pasif agresif davranıyor.
Kendini bir anda çok suçlu, çok değersiz hissediyorsun.
Ve seni duygusal olarak cezalandırıyor alttan alta.
Ve manipülasyon çok sisli bir şey arkadaşlar.
Hani manipülasyona uğradıktan sonra şöyle diyebilirsiniz.
Ya ben abartıyor muyum acaba ya?
Ben herhalde yanlış anladım.
Öyle biri değil aslında.
Böyle kendinizle cebelleşiyorsunuz.
Bir emin olamıyorsunuz. Kendinizden şüphe ediyorsunuz.
Ya Merve ben de böyleyim ama bir türlü konduramıyorum.
Acaba öyle mi böyle mi diyorsanız bir uzman desteği almanızı öneririm.
Bu noktada elbette ne önereceğim arkadaşlar?
Benim takipçilerimin yıllardır çok severek kullanmış olduğu.
Terapini önereceğim. Online bir terapi platformu.
Merve neden terapi alalım diyorsanız.
Şimdi arkadaşlar birincisi kendimizi daha iyi tanıyabilmek için.
İkincisi duygularımızı anlayabilmek için.
Kaygımı yaşıyorsun, öfke mi, kırgınlık mı?
Çünkü çoğu kişi sadece diyor ki kötü hissediyorum, kötü hissediyorum, içimde bir şey var, bir huzursuzluk var ama ne hissettiğini tam olarak bilmiyor.
Üçüncüsü manipülasyon bakın bugün konuşuyoruz.
Manipülasyonu toksik ilişkileri fark edebilmek için gerçekten çok büyük bir aydınlanma yaşıyorsunuz.
Dördüncüsü sınır koymayı öğrenmek için buna bir bölüm gelecek unutmadım.
Arkadaşlar birçok insanın hayatındaki en büyük problem hayır diyememek hatta hayır diyememek üzerine bir bölümüm var.
Neden hayır diyemiyoruz onu da mutlaka dinleyin.
Beşincisi stres ve kaygı yönetimi.
Altıncısı travmalarımızı anlayabilmek ve iyileştirebilmek.
Yedincisi daha sağlıklı ilişkiler kurabilmek.
Bu liste uzar uzar gider daha bir sürü şey söylerim size.
Hayatta yön bulabilmek, kendimize şefkat gösterebilmek, konuşulacak güvenli bir alan bulabilmek bu da çok önemli.
Çünkü bazen insan sadece anlaşılmak istiyor.
İşte bu noktada size neden terapini öneriyorum?
Çünkü terapin online bir terapi platformu.
Yani evinizin konforunda ya da iş yerinizde ya da arabada nerede isterseniz nasıl müsait oluyorsanız 7-24 kendinize uygun bir zaman diliminde.
Randevu oluşturarak, bağlanarak görüşme yapabiliyorsunuz.
Şimdi terapinde şöyle bir şey var arkadaşlar.
Burası sadece bir terapi platformu değil.
Daha bütünsel bir iyi oluş alanı gibi düşünebileceğiniz bir yer.
Çünkü psikolog var, diyetisyen var, fizyoterapist var, spor eğitmeni var.
Yani mesele sadece konuşmak değil, hayatınızı toparlamak.
Öyle düşünüyorum ben. Merve hangi uzmana gideceğim, nasıl yapacağım, uygun uzmanı nasıl bulacağım diyorsanız.
Başlangıç testleri var arkadaşlar.
Burada uzmanların yorumları yazıyor.
Onları okuyabilirsiniz. Bunlardan faydalanabilirsiniz.
Ki zaten terapinde 600'ü aşkın uzman var.
Randevunuzu oluşturuyorsunuz.
Dediğim gibi 7-24 ne zaman istiyorsanız bağlanın.
Görüşün arkadaşlar. Fiyat seçenekleri zaten her bütçeye göre ayarlanmış.
O yüzden hiç gözünüz korkmasın.
7'den 70'e herkese hitap ediyor.
Bir de şu kısım var arkadaşlar.
En önemlisi benim için. Anonim görüşme yapabiliyorsunuz.
Yani kamera açmak zorunda değilsiniz.
Mahremiyetinizi önemsiyorlar.
Kimliğinizi paylaşmadan da destek alabiliyorsunuz.
Seans sonrası mesajlaşma desteği var.
Ve en önemlisi bize özel bir indirim kodu var arkadaşlar.
OSB25 koduyla terapindeki ilk seansın 2026 sonuna kadar %25 indirimli.
Detaylar sizin için açıklamada olacak.
Bazen hep söylüyorum hayatımızı değiştiren şey böyle büyük büyük kararlar değil.
Küçük ve cesur bir adım oluyor.
Bugün o adımı atmanız için size aşağıya açıklamalara terapinin için bir link bıraktım.
Hadi devam edelim. Son zamanlarda izlediğim ve bütün çiftlerin hatta herkesin izlemesini istediğim bir dizi var.
İlişkiler adına bence çok harika bir dizi.
İlk ve son dizisi. Hatta bazı bölümlerde de bahsediyorum.
Şeyde bahsetmiştim. O bölümü çekme sebebim neydi?
İlişki bağımlılığı. O işte ilk ve son dizisinin ikinci sezonunu izledikten sonra o bölümü çektim.
Çok etkilendim çünkü. Şimdi de bu üçüncü sezonda Bergüzar Korel ve Timuçin Esen oynuyor.
Bu arada o kavga sahnesi vardı ya Timuçin Esen'in.
O neydi ya? O kadar gerçekti ki.
Arkadaşımla bunu konuştuk bir saat.
O kadar inandım ki o sahneye ben.
Aile yemeği sahnesi.
İzleyenler hatırlamıştır.
Şimdi arkadaşlar Timuçin yani Serkan karakteri bence çok manipülatif bir karakter.
Hani bence bu işte üçüncü sezondaki olay bu diye düşündüm.
Hatta arkadaşım dedik Merve ne var ya bu Serkan karakterinde.
Bence bir şey yok yani kadın abartıyor mu acaba falan dedi.
Tabi bunu dediğinde biz ikinci bölümde falandık.
Dedim dur bir dakika minnoşum dedim ne kadar masum.
Göremiyor adamın manipülasyonlarını.
Hatta bu bölümü çekme isteme nedenlerinden biri bu.
Orada bir sahne vardı arkadaşlar.
Güneş Serkan'a diyordu ki hep aynı şeyi yapıyorsun.
Kendi kararlarını benim kararlarımmış gibi dayatıyorsun.
Böyle bağırıyordu bas bas. Üçüncü sezon üçüncü bölüm hastane odası sahnesi.
Orada manipülasyonun ağababasını göreceksiniz.
Adam çocuk istemiyor. Kadın çok istiyor.
Çok da spoiler vermek istemiyorum ama.
Adam kadını buna manipülasyonla ikna ediyor.
Ya işte senin sağlığından endişeleniyorum.
Ölmeni istemiyorum falan diyor.
Bergüzar da orada bir yükseliyor böyle.
Hamaset yapma lan diye.
Sahneyi çok beğendim.
Bergüzar Korel çok iyi oynamış.
Kadın diyor ki orada ödün kopuyor değil mi?
Kontrolünden çıkacağız diye diyor.
Adam kontrol manyağı ve manipülasyonun altyapısında bu var arkadaşlar.
Biraz da bu var yani kontrol manyağı.
Karşı tarafı kontrolüm altında tutmak istiyorum.
Neden? Çünkü benim çıkarlarım olması gerekiyor.
Ben söz konusuyum ya benim isteğim gerçekleşmeli.
Benim kontrolüm altında olmalı her şey o yüzden.
O yüzden karşı tarafı ben ne istiyorsam ben ne istiyorsam buna bir şekilde ikna etmem gerekiyor.
Senin ölmeni istemiyorum sağlığından.
Hayır abi sen kendini düşünüyorsun kendini istemiyorsun o çocuğu.
O yüzden kadını duygularıyla oynayarak.
Bu şekilde o alana çekmeye çalışıyorsun.
Sonra işte güneş adama diyor ki kararının sorumluluğunu al.
Böyle bağırıyor. Kararının sorumluluğunu alacaksın diye bağırıyor.
Bu da bir detay arkadaşlar. Çünkü manipülasyon yapan kişiler suçu kendileri üstlenmezler.
Size yıkılır o ihale her zaman.
O duygusal yük size kalır.
Ya da araya üçüncü şahısları sokar konuşurken.
Ya işte bak işte anam da böyle düşünüyor zaten.
Babam da böyle düşünüyor. Arkadaşın da şöyle dedi.
Üçüncü şahıs abi ikimiz konuşuyoruz.
Niye onları söylüyorsun? Ve kadın diyor ki ben karar vermişim gibi hissettirerek kendi kararlarını dayatıyorsun.
Her zaman bunu yapıyorsun diyor. Ve o sahnenin devamında Serkan Güneş'e Gaslighting'in babasını yapıyor arkadaşlar.
Kadın diyor ki bu çocuk konusunda işte ama diyor doktor bana böyle böyle dedi diyor biliyorsun diyor.
Emin aslında doktorun ne dediğinden sağlığıyla ilgili bir şeyler söylemiş.
Ne dediğinden emin. Ama adam sen diyor yanlış anlamışsın şöyleydi böyleydi.
Yani kadını kendi duyduğundan şüpheye düşürüyor ya kendi eminliğinden.
Şüpheye düşüyor kadın doktorun ne dediğine.
Şimdi bu anlattıklarım üzerinden konuşacak olursak.
Belki diziyi izleyenler diyecek ki ya Merve işte adam zaten işte haklı.
Bir çocuğu var ilk yaşından.
Bir daha çocuk istemiyor olabilir bu adam demiş olabiliriz.
Okey. İnsanların hayat hedefleri farklı olabilir çiftlerin.
Sağlıklı bir ikna olsaydı eğer hani Serkan'ın Güneş'e yaptıklarının üzerinden konuşacak olursak.
Sağlıklı bir ikna şöyle görünürdü.
Yine ikna ile manipülasyon ayrımından bahsedeceğim.
Derdi ki Serkan mesela. Ben çocuk istemiyorum.
Sebepleri şunlar şunlar.
Sen anne olmak istiyorsun.
Okey seni de anlıyorum. Ama ben de bu konuda çok zorlanıyorum.
Ne yapacağımı kestiremiyorum.
Gel birlikte dürüstçe duygularımızı neler yapabileceğimizi konuşalım hayatım.
Okey bu da acı verici ama sağlıklı.
Neden sağlıklı? Çünkü bence burada adam kendi isteğini sahiplendi.
Evet çocuk istemediğini güzel bir şekilde ifade etti sebepleriyle birlikte.
Karşı tarafın isteğini de inkar etmedi.
Sen anne olmak istiyorsun.
Seni de anlıyorum. Burada gerçek bir çatışma var aralarında ve bu çatışma görünür kılıyor değil mi?
Olayı görünür kıldı. Gel dedi bunu konuşalım dedi.
Peki bu ikna edip sağlıklı dedik.
Peki adamın yaptığına bakalım arkadaşlar manipülasyon bakın.
Birincisi ne yaptı? Kendi isteğini aldı.
Doğrudan söylemek yerine sağlık kaygılarıyla yok işte senin kalbin rahatsız ölmeni istemiyor.
Yani sağlık kaygısını öne sürüyor.
Samimi ise okey ama değildi yani zaten gördünüz samimi falan değildi.
Tamamen kendi istemediği için işte kadına yok ölürsün yok bilmem ne ben seni çok seviyorum.
Neyse hamaset. İkincisi kadının iç sesini zayıflatıyor.
Ondan sonra da kendi isteğini bu şekilde elde ediyor.
Kadının iç sesini hep bastırıyor.
Bakın bu ikna değil. Bu sonuç odaklı duygusal bir yönlendirme arkadaşlar.
Sonuç odaklı duygusal yönlendirme.
Yani manipülasyon.
Peki kadın ne hissetti?
Onu konuşalım. Şimdi kadının içi o aldığı karardan dolayı asla rahat değil.
Ben bunu istedim mi gerçekten ya?
Diyor ama oraya da gitmiş yani hastanede.
Hani kararı ben verdim ama sanki ben vermemişim gibi.
Değil mi? Böyle hissetti yani.
Adamın kararının sorumluluğunu almadığını düşündü.
Ki öyleydi zaten. Manipülatif dinamikte olan kişiler genelde sonucu ister arkadaşlar.
Kendi lehine bir sonuç ister.
Süreci yönlendirir.
Ama o sorumluluğu üstlenmez.
Siz suçlu olursunuz.
Mesela der ki ya sen ne saçmalıyorsun ya?
Ne kadar kötü bir insansın ya?
Ben seni düşündüm seni. Seni zorlamadım ki ben.
Sen kendin gelmedin mi kardeşim buraya?
Sen kendi kararınla geldin bu hastaneye.
Bunu yapıyor bak.
Kararı sen verdin. Ben zorlamadım ki.
Sen zorladın. Sen beni zorladın duygusal olarak alttan alttan.
Adam güneşin üzerinde öyle bir duygusal baskı kuruyor ki.
Ve korku tohumu ekiyor bakın zihnine.
Senin kalbin rahatsız şöyleydi böyleydi.
Ben aslında çocuk istiyorum da bıdı bıdı bıdı.
Yalan. Yalan. Kendi istediğini yaptırmak istiyorsun.
Sen çocuk istemediğin için. Kadını buna ikna ettin.
Böyle duygusal yollarla manipülasyonlarla algı yönetimi yaptın.
Ondan sonra da böyle tertemiz ellerini yıkadın.
İşin içinden çıktın.
İstediğin sonucu aldın. Bence Serkan manipülasyoncu bir adamdı arkadaşlar.
Bir de bu röportaj sahnesi vardı.
Güneş ile Serkan işte röportaj için birileri geliyor.
Serkan Güneş'e hiç sormadan kadına sorulacak sorulara bile cevap vermiş tek tek.
Kadının ne söyleyeceğini yazmış bakın.
Kadın tabii şok oluyor bunu görünce.
Kadının yerini yazmış ya. Yani canı ne yazmak istiyorsa onu yazmış.
Her şeye karışıyor.
Ne yapacağını söylüyor. Hep böyle baskın.
Hep baskın. Ben bilirim.
Ben yaparım havalarında bu Serkan karakteri.
Yani bu sahnede şu var bence aslında.
Senin sesini de ben yönetirim ya.
O da benim kontrolüm altımda.
Kendi fikirlerimi de sana dayatırım.
Dur bir de kendi fikirlerimi senin ağzından söyleteyim ben bu röportajda.
Sen kendi dilinde kendini ifade etme.
Hani beni ifade et yine.
Benim söyleyecek olduğum şeyleri.
Her şey kontrolüm altında. Sonra kadın sinirleniyor tabii.
Hani ne yapıyorsun ya?
Ama diyor ben yardımcı olmak için yaptım.
Sen zaten buraya gelmek bile istemedin.
Hani ben seni rahatlatmak için yaptım.
Aa ne kadar kötüsün ya.
Hayır abi sen baya manipülasyoncu olduğun için, kontrol freak olduğun için bunları yaptın.
Bu arada son iki bölümü daha izlemedim.
Şu an gördüğüm tabloya göre kendimce değerlendiriyorum.
Bir de arkadaşlar kadın habire adamdan özür diliyor sürekli.
Suçlu değilsin diye özür diliyorsun.
Çünkü kendini suçlu hissettiriliyor sürekli.
O yüzden özür dileyip duruyor.
Manipülasyoncuların en sevdiği şey budur.
İşin sonunda siz özür dilersiniz arkadaşlar.
Ama hiçbir şey dilemez. Bence biraz daha oturdu manipülasyonun ne olduğu.
Birinin seni bir şeye herhangi bir şeye şeffaf olmayan yollarla yönlendirmesi.
Yani sen seçiyormuşsun gibi görünüyor.
Baktığın zaman aslında öyle bir şey yok.
Senin seçim alanını daraltıyor.
Ve manipülasyon da hayır dediğiniz zaman iş biter.
Onun istediği olmadığı an küserler, geri çekilirler, suçlu olursun.
Beddualar, tehditler, imalar.
Yani sen zaten böylesin.
Bilmem ne böyle bir sizi değersizleştirme.
Kendini kötü biri gibi, suçlu biri gibi hissedersin.
Anlatabiliyor muyum? Gaslighting'de de bu oluyor zaten.
O da bir manipülasyon çeşidi. Kızım sen kafanda kurmuşsun ya.
Dediğin şeylere bak ya. Sen yanlış hatırlıyorsun.
Öyle bir şey demedim ben. Ne kadar hassatsın ya.
Paranoyak mısın be sen? Neler diyorsun?
Bak bunlar. Bakın gerçeklik duygunuzu paramparça etti.
Farkında mısınız? Şimdi size birkaç tane cümle söyleyeceğim.
Şimdi bu anlatacaklarım neye oynuyor?
Acele, borçluluk ve mahcubiyete oynayacağım.
Tamam mı? Hazırsanız. Ben şimdi manipülasyoncuyum.
Sizi arıyorum. Diyorum ki işte şuraya gideceğiz akşam.
Geliyorsun. Ya işte bir dakika.
Hani belki işim var benim akşam.
Hayır hayır hayır. Şimdi hemen söylemen lazım.
Ben de ona göre hareket edeceğim. Beş dakika içinde kararını ver.
Sana göre hareket edeceğiz. Hadi.
Hadi yoksa fırsat kaçacak.
Ya ne düşün kızım ya? Ne kadar düşünüyorsun ya?
Ya ne baskı yapıyorsun bana ya?
Bana niye düşünme alanı bırak?
5 dakika düşünsem ne olur?
Düşünürsem belki hayır diyeceğim arkadaşlar değil mi?
Ya da vazgeçeceğim. Bunu genelde mağazacılar çok yapar.
Geçen bana yaptılar mesela.
O kadar saçma şeyler almışım ki eve geldiğimde fark ettim.
Dedim ki ben niye bunları almışım ya?
Çünkü o kadar büyük bir baskı kurdu ki üzerimde.
Hemen karar ver. Kampanya bitecek.
Şöyle olacak. Hadi Merve Hanım kasaya gidelim.
Kendimi kasada buldum. Hiç sorgulamadım o ne yaptığımı eve gelince fark ettim.
Bugün iade etmeye gideceğim. Bakın yapıyorlar yani bunu.
Hayatın her alanında var.
Ya da mesela aile yakınlarımızdan bahsedelim.
Borçluluk hissettirme. Genelde bunu aile yapıyor.
Ben senin için şunu şunu yaptım.
Seni 9 ay karnımda taşıdım.
Yazıklar olsun sana. Seni sırtımda taşıdım.
Senin yüzünden o babana katlandım.
Bak konuyu bugünkü durumundan çıkardı ve sana borçluluk yükledi.
Neden? Çünkü onun istediği olması gerekiyor o an.
Aile üyenizden biri. Genelde anneler böyle yapıyor ya da babalar.
Onun istediği olacak. O yüzden senin üzerine bir borçluluk yüklüyor.
Ya da mahcubiyet yaratma.
Bunu çocuklar çok yapar.
İşte mağazada kendini yerlere atar.
Oyuncakçıda falan ki. Hani istediğini aldırabilmek için.
Hayır alamam dedikten sonra seni mahcup eder.
Böyle çığlık çığlığa bağırır ki.
O mahcubiyetten sonra sen tamam evladım sus alıyorum.
Tamam. Ya bu mahcubiyet yaratma.
Ya da işte size der ki biri. İşte akşam şuraya geçecek misin?
İstemiyorsunuz gitmek. Gelmezsen çok ayıp olur şimdi.
E şimdi herkesin içinde beni kırma ya.
Niye? Bakın mahcubiyet yaratıyor.
Gel. Hayır yok burada.
Hayır dememen için. Harbi.
Halbuki orada sana ayıp ediliyor ya.
Sen ayıp etmiyorsun ki. Ama utanıp hemen yapıyoruz ya ne isteniyorsa.
Ya da işte mesela bilgi saklama.
Bu da bir manipülasyon türü.
Ya şimdi işte detaya girmeyeyim.
Onu sonra konuşuruz kardeşim.
Sen bir tamam de. Gerisini halledeceğiz.
Neyi halledeceğiz ya? Ne oluyor?
Sonunda başıma ne gelecek? Niye bana bilgi vermiyorsun?
Eksik bilgi veriyorsun. Çünkü detayları söylerse bana hayır diyeceğim.
Sen benden istediğini elde edemeyeceksin detayları anlatırsan.
O yüzden de bilgi saklıyorsun. Ondan sonra konuşuruz kardeşim.
Tamam o iş bende. Ya da bakın sizi küçümseme.
Hadi canım. Bunu mu dert ediyorsun?
Saçmalama ya. Ne kadar hassassın ya.
Şakayı bile kaldıramıyorsun.
Bak ne yapıyor? Senin duygunu küçültüyor.
Seni savunmasız bırakıyor orada bak.
Seni küçümseyerek. Sonra? Kararını daha kolay etkileyebilecek.
Bunun için yapıyor. Ya ne kadar hassassın ya.
Şaka yaptım bir şakayı kaldıramıyorsun.
Bu ne ya? Seni küçümsüyor işte.
İşte manipülasyon yapacak çünkü.
Duygusal şantaj arkadaşlar. Bu neye yarıyor?
İşte korku, yükümlülük ve suçluluk.
Bu duygusal şantaj da çok oluyor.
Tamam bunu yapmıyor musun?
Okey. Demek ki beni sevmiyorsun.
Ben bunu anladım ya. Şu an beni sevmediğini anladım şu an.
Bunu yapmadığın için. Tamam ya.
Tamam okey. Ya da şimdi bayram geliyor.
Tamam yavrum bayramda ailenle tatile git evladım.
Zaten biz kimiz ki?
Bize gelmeyin tamam. Tamam evladım.
Bak duygusal şantaj.
Bir başka çeşidi manipülasyonu.
Zorlayıcı kontrol. Buna da bir örnek vereyim.
Mesela işte bazı çiftler birbirinden habire konum isterler.
İşte konumunu at, konumunu at.
Neredesin, neredesin? Ya da işte o arkadaşınla görüşme ya.
Seni bana karşı dolduruyor.
Ya da karşı taraf böyle bağırarak, öfkelenerek sizi öyle bir korkutuyor ki yine istediğini alıyor.
Ya ben sana güveniyorum da etrafa güvenmiyorum.
Beni yanlış anladın. Burada şu var arkadaşlar.
Hayır derseniz ortam gerilecek.
Bunu biliyorsunuz. Hayır derseniz karşı taraf öfkelenebilir.
Huzurunuz kaçabilir. Hayır derseniz küsebilir.
Terk edilebilirsiniz. Bakın buradaki duygu çok zorlayıcı.
Zorlayıcı kontrol diyorum ya manipülasyon çeşidi.
Zorlayıcı bir duygu var burada.
İçsel bir huzursuzluk hissediyorsun.
Bir baskı hissediyorsun. Dikkat dikkat.
Peki bütün bunlar nasıl oluyor?
Biz neden bu tongaya düşüyoruz Merve?
Ben de düşüyorum. Kaybetme korkusu arkadaşlar.
Çoğu zaman karşımızdaki kişiyi kaybetmemek uğruna bu manipülasyonlara göz yumuyoruz ve bazen farkında olmuyoruz.
Bazen de biz yapıyoruz bu arada biz de masum değiliz.
Yakın ilişkilerde manipülasyonun ağırlaşmasının nedeni Çoğu zaman dediğim gibi o ilişkiyi kaybetmekten korkmak, terk edilmekten korkmak ve bundan dolayı sürekli küçüle küçüle küçüle karşı
tarafın cebine girecek pozisyona gelmemiz.
Ve çoğu zaman manipülasyona uğradığımızın farkında bile değiliz.
Hatta dediğim gibi bunu bazen biz yapıyoruz karşı tarafa bilmeden.
Bilmeden diyorum çünkü bazısı gerçekten bilmeden yapıyor.
Bazısı çok şeytani bir şekilde bile isteği yapıyor.
Otomatik. Ben bu bölümü yaparken kendimi de ölçtüm biçtim.
Dedim acaba sen yapıyor musun bakayım böyle şeyler.
Arkadaşlarıma yaptığımı fark ettim.
Ben de yapıyorum arkadaşlar manipülasyon yapıyorum.
Ama benim bunu yapma sebebim bakın gerçek anlamda söylüyorum.
Arkadaşlarımın mutluluğunu istediğim için yaptım.
Her ne sebeple yaparsam yapayım manipülasyon.
Onları koruma işgüdüsüyle yapmıştım çoğu şeyi.
Benim gibi böyle bir tık ikna yakın.
Yakın bir noktada yani. Çünkü açıklıyordum gerekçelerimi.
Tam manipülasyon diyemiyorum.
Ama ben babalar gibi manipüle ediliyorum.
Ve çoğu zaman farkındayım. İzin veriyorum buna.
Hatta gülüyorum geçen böyle kekir kekir güldüm yani.
Dedim şu an manipülasyon yapıyorsun.
Seni boğarım. Şimdi arkadaşlar neden buna müsaade ediyoruz?
Eğer kendimizi suçlamaya çok meyilliysek, çok fedakarsak, çatışmadan korkuyorsak, sınır koyma becerilerimiz zayıfsa, hayır demeyi bilmiyorsak, kendi duygularımıza güvenemiyorsak, öz
saygımız, öz değerimiz düşükse, sürekli kurtarıcı rolü oynuyorsak, yoğun bir sevgiye, yoğun bir ilgiye ihtiyacımız varsa.
belirsizliğe tahammülümüz yoksa, yalnız kalma korkumuz varsa, sevilme ve onay arayışımız varsa, ilişkiyi kaybetme korkumuz varsa, bunların hepsi bir arada olacak demiyorum.
Bazıları da olabilir arkadaşlar, çoğu da olabilir, fark etmez.
İşte o zaman manipülasyona açık bir hale geliyoruz.
Şimdi arkadaşlar bir ilişkide düşünmenizi istiyorum ikili ilişkilerinize.
Kim çabuk suçlu oluyor?
Ortada bir problem var, o suçu hemen kim alıyor üstüne?
Tamam, tamam ben suçluyum okey.
Bunu diyen kim? Ve kendini öyle hisseden.
Kim hayır demekte zorlanıyor?
Kim o ilişkiden kopmamak için kendini siliyor?
En fedakarı soruyorum o ilişkide.
Kim daha empatik?
Kim sınır koyunca geri adım atıyor?
Ve siz hangi düğmenizden çalışıyorsunuz arkadaşlar?
Bunları bir düşünmenizi istiyorum.
Hangi düğmenizden çalışıyorsunuz derken hassas karnınızı soruyorum.
Mesela benim manipülasyondaki en zayıf noktam yani beni çalıştıracakları düğme suçluluk.
Biri bana suçlu hissettirdiği zaman şunu fark ettim.
Hemen geri adım atıyorum. Hayırlarım hemen evet'e çevriliyor.
Bu suçluluk düğmesiyle çalışıyorum.
Ya da hayır demekten korkuyorsunuz diyelim karşı tarafa.
Çünkü karşılığında küslük olabilir, trip atabilir.
Karşı taraf pasif agresif bir tavırla karşılaşabilirsiniz.
O yüzden hayır demekten korktuğunuz için karşı taraf bunu biliyor.
Bu diyor zaten hayır diyemez.
Bunun hassas karnı bu. Ben diyor bunun hayır düğmesine basayım.
Bu hayır diyememe düğmesine basayım.
Oradan onu manipüle edeyim.
Bakın bunları manipülasyon yapacak kişiler çok iyi tespit eder.
Sizin hangi düğmeden çalıştığınızı o kadar iyi bilirler ki bu salak hayır diyemiyor.
Ona göre bir plan yapayım.
Bu suçluluk istediği oradan yürüyeyim.
Bu da işte sınır koymayı bilmiyor.
Oradan yürürsem manipüle edebilirim.
Buna ben çok hassassın derim.
İşte duygularıyla oynarım. Ne kadar da hassassın derim.
Duygularını küçümserim. Oradan yürürüm.
Anlatabildim mi? Herkesin bir düğmesi var çalıştığı.
Oradan manipülasyoncular sizi çalıştırmayı biliyorlar.
Sizin egonuzu okşuyorlar, yüceltiyorlar, sevgi şovları yapıyorlar bazıları ki istediğini elde edecek.
Yani hayır diyemeyesiniz diye anlatıyorum.
Ne kadar güzelsin, ah şahanesin, ay ne tatlı bir insansın.
Bazıları böyle sizi över över göklere çıkarır.
Siz de bunu açsanız, muhtaçsanız oradan yakalar sizi.
Heh der bu övgüye, iltifata ihtiyaç duyuyor ben oradan yürüyeyim.
Ya da karşınızda duygu sömürüsü yaparak ağlarlar, kendilerini acındırırlar.
Bakın burada niyet önemli arkadaşlar.
Normal ağlayan biriyle karıştırmayın.
Ben de çok ağlarım mesela. Manipülasyon için değil.
Ben duygusal bir insanım ve ağlarım hüngür hüngür.
Nerede ne zaman olacağını bilemem.
Amanca bakın buradaki amaç önemli arkadaşlar.
Ya da sizi hediyelere boğabilir bu insanlar.
Onaya boğabilirler. Neden?
Çünkü hayır diyemeyeceğin şeyleri yaptıracak sana.
Siz akabinde gelen şeye bakın.
Ağlıyorsa devamında ne olacak?
Böyle bir talep var mı? Sizi hediyelere boğuyorsa bir talep gelecek mi arkasından?
Hayır diyemeyeceğiniz bir şeyle karşılaşıyor musunuz?
Bence bu da önemli. Buna bakmamız lazım.
Yani sizi kontrol etmeye mi çalışıyor?
Oradaki amaç ne? Onu çözmemiz lazım.
Yoksa her şeyi manipülasyon zannederiz ve kafayı yeriz.
Yani bence şu soruyu sorarsak daha böyle rahat ilerleriz.
Ben şu an kimin amacına hizmet ediyorum?
Bir amaca mı hizmet ediyorum? Birinin çıkarına mı hizmet ediyorum?
Karşı taraf beni kontrol altına, tahküm altına almaya mı çalışıyor?
Amaç ne? Amacı bir sorgulamak lazım.
Tabii ki sağlıklı bir şekilde. Şimdi ilişkilerde çok sık yaşadığımız manipülasyonlardan biri karşı taraf.
Bakın bu çok önemli. Burayı iyi dinleyin.
Karşı taraf sizi çok üzdüğünü bildiği halde mağdur.
Mağduru oynar. Mağdur edebiyatı yapar.
Habire sen kendine özür dilerken bulsun.
Abi sen suçlusun. Ben niye özür diliyorum senden?
Sen yaptın ya. Hep sen böyle ilişkiyi düzenleyici affetmek zorunda olan o taraf sensin anlatabiliyor musun?
Sen buna mecbursun öyle hissediyorsun.
Sürekli kendini bir sınavda gibi hissedersin.
Kendini sürekli karşı tarafa kanıtlamaya çalışsın.
Böyle bir çaban var. Ona sürekli güvence verme çaban olur.
Hiç bitmez. Hep onu sevdiğine kanıt.
Kanıt içindesin sürekli arıyorsun.
Hep bir umutla karşı tarafın değişeceğini zannediyorsun.
Alttan alıyorsun alıyorsun.
Tamam tamam ben özür dileyim.
Okey okey okey. Çünkü belki de seni...
Çok sevdiğini düşünüyorsun belki karşılarına.
Beni çok seviyor ya. Canım benim isteyerek yapmadı.
Aslında o çok iyi bir insan.
Ya kendimle yüzleşiyorum şu an.
Çünkü size çok değer verdiğine, gerçekten sizi düşündüğüne, sizi sevdiğine inandırıyor manipülasyoncular.
Anlamıyorsunuz ki zaten. Size kötü davranıyorlar, çok kötü davranıyorlar.
Paramparça oluyorsunuz. Ondan sonra cinneti geçiriyorsunuz.
Sonra bir kenara çekilip gayet sakin bir şekilde siz orada delirmişsiniz.
Size bakarak böyle yapıyor.
Aa deli inanmıyorum.
İnanmıyorum sen delisin şu haline bak.
Şu hareketlerine bak. İnanamıyorum yaptıklarına.
Abi sen yaptın.
Sen beni bu hale getirdin ya.
Sen bana çok kötü davrandın ve artık taştım yani.
Beni bu noktaya sen getirdin.
Ama hani suçsuz sensin ama şu an benim davranışlarımı konuşuyoruz.
Ama beni bu noktaya getirenle niye konuşmuyoruz?
Ya niye benim o olaya verdiğim tepkiyi konuşuyoruz?
Suçlu olan kişi ben değilim şu an.
Sen bir şey yaptın. Ben tetiklendim.
Cinnetimi sen geçirttirdin.
Ve karşıma geçip bana deli diyorsun.
Hayır abi. Senden dolayı bu hale geldik.
Bunu görün arkadaşlar. Bu manipülasyonun babası babası.
Asıl olayı bırakıyorsunuz.
Senin o olaya verdiğin tepki sanki asıl sorun buymuş gibi sana sunuluyor.
Hemen bir örnek vereyim. Atıyorum.
Sevgiliniz ya da eşiniz gece geç geliyor.
Tamam çok geç geliyor. Bayağı da içmiş falan böyle.
Siz sabah oluyor diyorsunuz ki bak hayatım canım benim bu kadar içme.
Hem işine gidemezsin hem sağlığın bozulur.
Başına bir şey gelir korkuyorum falan diyorsunuz.
Size geçip diyor ki bak suçlu ya suçlu yani bu.
Böyle yapıyorsun. Ya hep dırdırı yapıyorsun ya bıktım be.
Dırdırından yeter artık. Ne efendim?
Yani davranışının hesabını vermen gerekmiyor mu şu an?
Neden konuyu saptırıyorsun?
Ne ala ben dırdır yapmıyorum ki.
Bakın ne yaptı? Suçu size çevirdi.
Siz şu an ağlıyorsunuz.
Ben dırdırcı değilim.
Beni yanlış anladın.
Özür diliyorsunuz falan.
Efendim? Ne oluyor?
Manipülasyon arkadaşlar. Ahmet düşme Ahmet.
Yani bir saygısızlığa tepki veriyorsunuz.
Ve sanki siz delirmişsiniz.
Siz ruh hastasısınız. Siz suçluymuşsunuz gibi.
Siz alıngan, siz kırılganmışsınız gibi.
Ve asıl mesele buymuş gibi lanse ediliyor.
Bu manipülasyon arkadaşlar. Buna düşmeyin tamam mı?
Abi beni sen o hale getirdin.
Beni sen delirttin. Neden benim tepkimi konuşuyorsun?
Yani bu mesele benim tepkim değil.
Senin yaptığın şey bunu konuşmamız lazım.
Oraya dönün. Ve bu insanlar sürekli konuyu saptırır.
Sen de işte geçen sene şunu yapmadın mı?
Sen de şöyle yapma. Sen de bunu yapma.
Abi o değil olay. O değil olay.
Bugüne konuşacağız. Şu an yaşadığımız bir mevzu var.
Bunu konuşacağız. Sen niye 32 yerden koldan girip başka konulara saptırıyorsun olayı?
Çünkü esas mevzuya gelmemek için.
Esas mevzu seni kötü hissettireceği için.
Benim üzerimden prim kasıyorsun böyle.
Sorumluluk ve bütün yükü size atıyorlar arkadaşlar.
Siz özür diliyorsunuz işin sonuna.
Siz peşinde koşuyorsunuz.
Siz açıklamalar yapıyorsunuz. Hayır ben dırdır yapmadım.
Beni yanlış anladın. Şöyleydi böyleydi.
Geçen sene de ben onu bu yüzden yapmıştım.
Hayır yapmayın bunu.
Yapmayın. O güne dönün.
Bir dakika deyin. Şu an bugünü konuşacağız.
Şu an bu mevzuyu konuşacağız.
Mevzumuz bu değil. Mevzu benim dırdırım değil.
Bunu daha sonra konuşuruz.
Şu anda sen bana bunun hesabını ver.
Bunu konuşacağız. Bunu demiyoruz ya.
Gidiyoruz geçen seneyi açıklıyoruz.
Yok işte ben şöyle yaptım sen böyle yap.
Bu ne ya? Ve artık öyle bir noktaya geliyorsunuz ki karşı tarafa.
Ya ben sana kırıldım kardeşim ya sana gücendim.
Bunu bile diyemiyorsunuz arkadaşlar.
Öyle noktaya geliyorsunuz korkunuzdan.
Çünkü belki de ne yapacak?
Küsecek gidecek sizi böyle sessizliğiyle cezalandıracak.
Belki sizinle alay edecek, küçümseyecek.
Duygularınızı küçümseyecek. Üf sen de her şey kırılıyorsun be yeter be.
Yani asla suçunu kabul etmeyecek.
Ve kendinizden şüphe edeceksiniz.
Kendi yarattığı sorunların mağdurunu oynamakta bu insanların üstlerine yok.
Başka bir örnek daha vereyim.
Bence bugün örneklerle gidelim.
Yakın ilişkilerden vereyim.
Karşı taraf size diyor ki bir ayrılık muhabbeti oluyor böyle.
Size dönüp diyor ki okey zaten sen beni istemiyorsun.
Zaten sen benden ayrılmak istiyordun.
Ben anlamıştım bunu. Tamam ya bitirelim diyor.
Siz de diyorsunuz ki güzelce.
Tamam güzelce ayrılalım bitsin o zaman diyorsunuz.
Sonra bir mesaj. E sen zaten bu anı bekliyordun.
Sen zaten beni hiç sevmemişsin.
Yazıklar olsun ben sana ne diyeyim.
Ben nelerle uğraşıyorum. Ben nelerle mücadele ediyorum.
Bir darbe de sen vur bana.
Hadi bakalım. Sen bilirsin.
Benim gibisini bulamayacaksın.
Bak tehditte bak. Abi sen ayrılmak istiyordun yani az önce.
Beni mi sınıyorsun ya?
Amacın ne? Beni niye sınıyorsun?
Ayrılmak istediğini söyledin ya.
Çocuk musun? Sonra tabii üzülüp geri dönüyorsunuz bu mesajlardan sonra.
Ay neyse ya beni seviyormuş baksana ya öfkeyle yapmış herhalde falan diyorsunuz.
Geçmiş olsun arkadaşlar. Bir de şunlar konuyu saptırıyorlar dediğim gibi buna dikkat edin.
Bir bakmışsınız bambaşka şeyleri tartışıyorsunuz.
Sen de şunu şunu yapmıştın bilmem ne.
Olayı bırakıyor sizin karakterinizi tartışıyor mesela.
Asıl konu çok uzaklarda kalmış.
Ya da siz bağırıp çağırıyorsunuz hakkınızı aramaya çalışıyorsunuz.
Tamamen böyle sessiz kalıyor karşınızda.
Siz orada çıldırıyorsunuz.
Bağır çağır. Kesinlikle bir cevap yok.
Öylece duruyor. Sessiz bir şekilde.
Ya da sizi sözleriyle delik deşik ediyor.
Ondan sonra diyor ki köşede ağlıyorsunuz.
Ya ben açık sözlüyüm biliyorsun ya kırılacak bir şey yok.
Çok hassassın. Ya da diyor ki benim gibi sana hiç kimse sevgili olmaz kızım ya.
Hiçbir dostun benim gibi olmaz.
Bak burada da sizi kendine bağımlı hale getirmek istiyor.
Yine bir kontrol var. Yine kendi safına çekmeye çalışıyor.
Ben böyleyim kardeşim. Beni böyle kabul et.
Tamam ya tamam meseleyi kapatalım tam boşver.
Boşvermiyor aslında orada devamı gelecek onun.
Beni sen bunu mecbur bıraktın yapmaya.
Senin yüzünden ben bunları yaptım.
Bak çok tanıdık geldi değil mi?
Peki bizi neden manipüle etmek istiyor bu insanlar?
Amaçları ne? Kontrol etmek arkadaşlar.
Yani onun istediği olsun.
Sizin duygunuzu, davranışınızı yönetme isteği.
Reddedilmekten korktuğu için yapıyor olabilir.
Sorumluluk almak istemediğinden olabilir.
Çünkü siz ona kendini yetersiz hissettiriyorsunuz.
Belki değersiz hissettiriyorsunuz, suçluyorsunuz falan ya.
Suçlu çünkü ortada bir suçlu var ve o.
Bununla yüzleşmemek için yükü alıyor ve sizin üstünüze atıyor.
Kendi kaygısını azaltmak için güç dengesini kendi lehine çevirmeye çalışıyor.
Kısa yoldan sonuç almak için de yapıyor olabilir.
Belki de çocukluktan öğrenilmiş bir ilişki dilidir bu.
Budur yani. Aksini bilmiyordur.
Kötü niyetle yapmıyordur. Bazen de insanlar kendi imajını korumak için bunu yapar.
Her manipülasyon arkasında aynı niyet olmayabilir arkadaşlar.
Kimi gerçekten kendi çıkarları için bunu yapar.
Kimi güç için yapar.
Kiminin artık bir alışkanlığı olmuştur, farkında değildir.
Ve herkes şeytani bir şekilde yapmıyor bunu.
Lütfen bunu idrak edelim.
Bunu bilerek yapmayan çok insan var.
Çoğu kişi farkında değil bunu yaptığının.
Ve belki bunu yapanın siz olduğunu fark etmiş bile olabilirsiniz şu an.
Sakin olun arkadaşlar. İnsanız.
Ben bunları yapmayalım diye anlattım zaten.
Dikkat edelim diye anlattım. Herkes yapmış olabilir bunları.
Mesela evil olan kısmı bence şu.
Ben birinin yumuşak karnını biliyorum.
Az önce konuştuğumuz gibi düğmesini biliyorum.
Ve kimseye işte sınırı koymadığını, hayır diyemeyeceğini biliyorum.
Ve bunu bilerek bunu kullanıyorum.
Atıyorum diyorum kardeşim hafta sonu arabanı versene bana.
Nasıl olsa diyorum bu salak hayır demeyi bilmiyor.
Verecek yani. Buradan yürüyorum bak.
Kendi çıkarımı koruyorum ve ona zarar veriyorum.
Bu kötü bir şey işte anlatabildim mi?
Başka bir örnek vereyim. Bir arkadaşınız var tatile gittiniz.
İkiniz de çok susadınız tamam mı?
Ama etrafta su alabileceğiniz hiçbir yer yok.
Diliniz damağınız kurudu.
Ve sadece onun mat arasında su var.
Ve şunu biliyorsunuz. Bu arkadaşınız kesinlikle bir başkasının ağzının değdiği bir şeyden su içemiyor.
Bu siz de olabilirsiniz. Annesi de herkes.
Hayır demeyle ilgili bir problemi var bu arkadaşınız.
Hayır diyemiyor. Sınır koyamıyor.
Bunu da biliyorsunuz. Bunu bile bile o suyu isterseniz.
O suyu içerseniz.
Niyetiniz iyi mi arkadaşlar? Bunu bile isteğe yapıyorsunuz.
Ya niyetiniz nasıl olsa devamında bu suyu içemeyecek arkadaşınız.
Ağzınız değdiği için ona. Hepsini ben içerim.
Bu suyun hepsini ben içeceğim.
Bana kalacak. Ya bu kötü bir niyet.
Anlatabildim mi? Sonra arkadaşınız diyor ki size.
Ya biliyorsun ben öyle içemiyorum.
Kusura bakma diyor. Hani başkasının ağzına değdiğin annem bile olsa içemiyorum.
Kusura bakma arkadaşım diyor. Siz de diyorsunuz ki.
Ya ne var ya? Sanki ben el miyim ya?
Sen saçma sapan ne alaka?
Benden de mi şüpheleniyorsun ya?
Ağzımda mikrop mu var? Neyse ya al iç ya.
Nasıl içsin şimdi yani?
Sonra yol boyu surat trip.
Sonra işte bir yere oturuyorsun.
Su içmek istiyor. Ama o suyu içmiyor.
Bu alacak kişi. Suyunuzu isteyen kişi.
Siz diyorsunuz ki neden içmiyorsun?
Hani benim suyumu istemiştin. Hani çok susamıştın.
O da diyor ki o kadar çok susuz kaldım ki artık midemi almayacak.
Çok kötüyüm ya. Tansiyonum düştü.
Bak yine sen suç. Senin yüzünden bu haldeyim.
Senin yüzünden şu an su bile içemeyecek bir haldeyim.
Sen yaptın bunu. İçmeyeceğim ya su falan.
Ya bu ne? Bu manipülasyon arkadaşlar.
Bence anladık çok örnek verdim.
Şimdi arkadaşlar bana instagramdan bu bölümün gönderi postunun altına uğramış olduğunuz manipülasyonları fark ettiklerinizi falan filan hepsini yorumlara yazın konuşalım.
Başkalarının çıkarlarına hizmet ettiğimizi nasıl manipüle edildiğimizi geç olmadan fark etmemiz dileğiyle.
Hoşçakalın kendinize iyi bakın.
Terapin Ortamlarda Satılacak Bilgi'yi sundu.
Terapin hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenleri açıklamalardaki linke davet ediyorum.
Bize özel bir kodumuz var arkadaşlar osb20.
Bu kodla %20 indiriminiz olacak.
Anlaşılmak iyi gelecek. Kendinize iyi bakın.
Hoşçakalın. Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
