
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi
Twitter: @OrtamlardaB
Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com
Transkript
Altyazı M.K.
Merhabalar Ortamlarda Satılacak Bilgi'ye hoş geldiniz ben Merve.
Bugünkü podcast'inde kübizimden bahsetmek istedim.
Neden kübizimden bahsediyorum?
Çünkü daha sonraki podcast'lerimde Picasso'dan bahsedeceğim böyle geniş geniş detaylı detaylı.
Ama Picasso'ya geçmeden önce onun akımını tanıtmak istedim.
O yüzden öncelikle kübizimle başlamak istedim.
Bu biraz uzun ve çetrefilli bir yolculuk olacak.
O yüzden böyle...
Kübizimle başlayayım sonra Picasso'yla Picasso'nun enteresan şeyleri falan filan bir sürü şey anlatacağım ama.
Bir giriş yapmak gerekirse Picasso kimdir?
Bu doğurduğu sanat akımı nedir?
Bunlardan bahsedelim. Picasso biliyorsunuz ki 20.
yüzyılın en etkili sanatçılarından birisiydi.
Ve 1881 yılında İspanya'da doğdu.
Şimdi çok kötü bir tarihte doğmuş bence.
Çünkü önünde 1. Dünya Savaşı var.
2. Dünya Savaşı var. Ve adam çok uzun yıllar yaşadı zaten.
Ve kötü bir tarih bence 81.
doğuyor ve çok erken gelişmiş bir sanat yeteneği var zaten bunları anlatacağım size neredeyse 2 yaşında başlamış diyebilirim zaten babası resim öğretmeni sanat öğretmeni ve bir müzede de görevli aynı
zamanda adam sanatın içine doğmuş zaten ve babası tarafından keşfedilmiştir Picasso ve daha sonra babasını tahtından ediyor zaten bunların hepsi gelecek arkadaşlar detaylı bir şekilde şu an bir geçiş yapıyorum soft geçiş
yapıyoruz 1904'te de Picasso Paris'e yerleşme kararı alıyor.
Böyle başlarından sizin akademinizde falan deyip.
Akademiyi falan bırakıp gidiyor.
Çoğu ressam da zaten bunu yapmıştı.
Fakat Paris'e gittikten sonra.
Orada bir sürü yani akım var bir sürü ressam var onlarla tanışıyor.
Tutunması çok zor çünkü bir sürü İspanyol ressam var Paris'te.
Ama onun için gerçekten bir dönüm noktası oluyor Paris'e yerleşmesi.
Çünkü Paris'e yerleştikten 3 yıl sonra kübizm dediğimiz o büyük sanatsal deneye kucak açıyor.
Ve daha sonra gerçek üstücülük ögeleri işte dahil bir dizi sanatsal ifade biçimiyle.
Picasso'yu göreceğiz. Yani Picasso dediğimiz adam sadece kübizimle kucaklaşmış bir adam değil.
Bir sürü sanat akımına rehberlik etmiş ve bunlarla sanatını idame ettirmiş.
Daha sonra da her şeye res çekip belki de böyle bir sanatın içine dağılmış kübizimin içine.
Yani bir otorite-i ret olayı var burada.
Bunlardan bahsedeceğim.
Ve Picasso'nun şöyle bir şansı var arkadaşlar.
Meslek yaşamının daha en başında başarıyı yakalamış bir adam.
Bu çok önemli. Yani çok fazla açlık çektiğini, sefaret çektiğini söyleyemem.
Ve çok böyle tanınan, çok sosyetik, çok nüfuslu şahsiyetlerden de mali destek görebilen bir sanatçı.
Bu da önemli. Zaten trilyoner yaşadığı dönemde çok zengin.
Bunun dışında neler yapmış derseniz işte bare kostümleri, set tasarımları böyle çok itibarlı projelerden sipariş almış bir sanatçı.
Benim onu podcastime Podcast'ta anlatmak isteme sebeplerinden birisi de şu.
Çok yönlü bir adam.
Çok üretken bir adam. Yani öldüğü zaman belki 20 bin falan esere imza attığı söyleniyor.
20 bin eser ne demek bir sanatçı için?
Korkunç bir rakam. Yani Picasso zaten Guinness rekorlarına girdi bu şekilde.
Ve günde 5 eser falan ürettiği düşündüğünden bir adam.
Çok fazla sanata düşkün yani hiçbir şey onun için sanatından daha önemli değil.
Gerçekten ailesi bile yani bunları anlatacağım size.
Onun için en önemli şey sanattı.
Sanat için doğmuş adam. Ve başka neler yapıyor derseniz resim dışında çok yönlü işte heykel yapmış.
Ben heykellerini çok beğenmiyorum.
Grafik sanatları evlatmış, seramik yapmış.
Bunlarda da bir şeyler üretmiş ama tabii ki de resimde bir ustadır Picasso.
O zaman sözü fazla uzatmadan kübizmden bahsetmeye çalışayım size.
Şimdi kübizm dediğimiz şey aslında 20.
yüzyılın başında bu Avrupa'da avantgard sanatın en radikal hareketlerinden biri diyebiliriz.
Kübizm için çok radikal bir hareketti.
Çünkü o dönemde ne vardı?
Rönesans'tan beri batı sanatına egemen olan bir doğayı böyle gerçekçi bir şekilde taklit etmelisiniz diyen bir düşünce vardı.
Ve kübizim çıktı dedi ki hayır biz doğayı bu şekilde resmetmeyeceğiz.
Yani bunlara aslında kuralları çiğneyip otoriteyi yıkan bir şeydir kübizim ve ben severim.
Bu yüzden severim belki de. Ve daha sonra işte kim yaptı derseniz bunu tabii ki de Picasso ve George Braque ikisi birlikte.
Bu sanatçılar ne yaptılar?
Bir manzarayı işte bir nesneyi ya da bir kişiyi böyle tek bir bakış açısından göstermediler.
Bunun yerine bu konunun atıyorum bir portre çiziyor mesela portreyi çizerken onun birçok özelliğini alıp eş zamanlı görülebilecek şekilde ve aynı kompozisyonda birleştirdiler
aslında bu çok zor bir şeydir yani kübizim çok kolay algılanan hani kolay algılanan derken bunu ben de yaparım ya kafası vardır ya bu ne işte buraya üçgen surat çizmiş bu değil yani kübizim
aslında çok derin bir mevzu ama Böyle algılanıyor maalesef.
Şimdi burada yekpare nesneler çoğu defa böyle tanınamayacak ölçüde parçalanır.
Böyle yeniden düzenlenir.
Yani parçalanıp bir şeyleri parçalayıp parçalayıp yeniden düzenlemiş gibi düşünün.
Ve baktığınız zaman da bu geleneksel perspektifmiş.
Geleneksel modelleme düşünceleriymiş.
Bunların tamamen terki diyar eylediğini görebilirsiniz kübis resimlerde.
Ve kübis ressamlar tuvalin o iki boyutluluğuna dikkat çekmek isterler genelde.
Peki bu nasıl başladı?
Kübizm nasıl başladı? Kübizm dediğimiz şey aslında Picasso ile başladı.
Nasıl? Picasso'nun işte Avignon Avignonlu kızlar yani Avignon caddesindeki beş fahişeyi gösteren çizdiği bir tablosu vardır.
Bu Avignonlu kızlar da Böyle nasıl anlatabilirim?
Böyle bilinen formlar ve perspektifler terk edilmiştir tamamen.
Onun yerine parçalara bölünmüş düzlemler görürsünüz ve kopuk kopuk hacimler, kabaca boyanmış figürler görürsünüz Avinoğlu kızlarda.
Picasso günümüzde zaten ilk kübis ressamı olarak biliniyor ve bu Avignonlu kızlar tablosunu sergilediği zaman işte burada zaten Barcelona'da bir genel evde çalışan fahişeleri betimlemiştir.
Bu resmin konusu çok radikaldir çok sıra dışıdır ve bir hatta çok da şey olmuştur yani eleştirilere çok maruz kalmıştır ama eleştirildikten sonra da taklit edilmiştir
bu tablosu o yüzden bu tablosu çok çok çok önemlidir yani kübizimin başlangıcı diyebiliriz bu tablo için ve hemen şurada bir parantez açıp size hemen unutmadan şu bilgiyi vermek istiyorum ortamlarda satacağınız
bir bilgi şimdi bu Avignonlu kızlarda 5 fahişe göreceksiniz 5 tane fahişe resmetmiş Picasso Yine arka planda bir mavi tonajı var.
Tonları kullanmış. Mavi renk zaten Picasso'nun yaz dönemi dediğimiz bir dönemi var.
Paris'e ilk gittiği dönem yanında çok yakın bir arkadaşı var.
Bunları zaten anlatacağım. Unutmayayım diye şu an anlatıyorum size.
Bir sonraki Picasso podcasti çok detaylı olacak zaten.
Aklıma gelmişken hemen söylemek istiyorum bunu.
Mavi dönemi dediğimiz dönem yaz dönemidir Picasso'nun.
Yani bu dönemde başına şöyle bir şey geliyor.
Çok yakın bir arkadaşıyla Paris'e gidiyorlar.
O da ressam zaten. Ve daha sonra bu ressam arkadaşı onlara modellik yapan bir kıza aşık oluyor.
Fakat kız adama yüz vermiyor diyeyim ve adamı aşağılıyor.
İktidarsız olduğunu ve onu sevmediğini söylüyor.
Picasso'nun kankisi bu öyle söyleyeyim.
Adam bunu kaldıramıyor ve...
Silahla kendisini başından vurarak öldürüyor.
Ateş ediyor öldürüyor. İntihar ediyor yani.
Ve bu olay gerçekleştiği sırada Picasso orada değil.
İlki de değil. Kafayı yerdi herhalde.
Daha sonra Picasso bunu duyuyor.
İspanya'da o sırada Paris'e dönüyor.
Ve arkadaşının ölümünü duyuyor.
Ve bu şekilde çok trajik bir ölüm.
Bunu duyduktan sonra baya böyle bir yasa giriyor.
Çok kötü üzülüyor. Ama diyeceksiniz ki çok kötü üzüldü.
Sonra ne oldu? Neden bunu bize anlatıyorsun?
Şöyle bir şey oluyor. Şimdi Avignonlu kızlara baktığınız zaman.
Burada şey göreceksiniz.
Valla hangisi tam olarak bilmiyorum ama bu kızlardan birisi dedim ya arkadaşı öldü bir kız yüzünden intihar etti.
O kızlardan birisi işte bu 5 fahişeden birinin içerisinde yani 5 fahişeden biri o kız.
Ve o kızla Picasso arkadaşı öldükten sonra beraberlik yaşıyor cinsel olarak.
Ve daha sonra diyor ki ben bunu nasıl yaptım Allah kahretsin falan kafasına giriyor.
Ama ömür boyu da o kızla görüşmeye devam ediyor.
Hatta tabloda da onu çizmiş gördüğünüz gibi.
Bu arada Picasso korkunç çapkın bir adam.
Bunu da söylemek istiyorum. Fai şeyler, seks, inanılmaz bir adam bu konuda.
Çok fazla yani çok çok fazla.
Bence sanat tarihinin en çapkın adamlarından birisi.
diye düşünüyorum onlardan bahsedeceğim zaten bu dedikodu kısmına zaten gireceğim bir sonraki podcastta ama hemen unutmadan bunu söylemek istedim çünkü Avignonlu kızlar tablosu çok önemlidir Picasso için ve bu resimde yine
iki bu beş figürden ikisinde Afrika sanatında gördüğümüz o masklardan takmış iki kadın görüyorsunuz yani maskılı iki kadın görüyorsunuz bu da önemli
bir detay yani Picasso'da o Afrika sanatının sanatına düşkünlük var o maskıları çok fazla kullandığını görürsünüz resimlerinde bunun sebebinden de bahsetmek istiyorum hemen mevzusu
açılmışken burada şöyle bir şey oluyor matiz resmen matiz biliyorsunuz arkadaşlar zaten picasso ile bir gün işte matiz bir arkadaşını ziyarete gidecek ve orada tam gidecekken bir antika
mağazasının önünden geçiyor ve o sırada bir mağazanın önünde şey görüyor afrika sanatına ait bir eser görüyor.
Ve gerçekten böyle adam şoka giriyor onu gördükten sonra.
Hemen koşarak satın alıyor.
Sonra bunu Picasso'ya gösteriyor.
Bak işte Afrika sanatı bilmem ne bunun.
Picasso gerçekten çarpılıyor eseri gördükten sonra.
Diyor ki ben daha fazla nereden görebilirim?
Hani Afrika sanatıyla ilgili ne görebilirim?
Hemen işte Paris Etnografya Müzesi'ni koşarak ziyaret ediyor.
Zaten ondan sonra Picasso'nun bu şeyi başlıyor.
Matisse buna sebep oluyor ve daha sonrasında zaten işte Batı Afrika.
maskeleri ile ilgilenmeye başlıyor ve gerçekten diyor ki çok değiştirdi beni bu maskelere olan ilgim beni çok değiştirdi bunu kendisi de söylemiştir ama şunu söylemek istiyorum yani orada aslında resim
yapmanın aslında ne anlama geldiğini anladım diyor o masklarda hani şey vardır ya değişik böyle yüzlerini boyarlar falan maskların orada farklı bir amaç var aslında bunu görüyor ve bunun aslında bu masklara
yapılan bu resmin aslında böyle estetik bir süreç olmadığı Yani kendini bizimle böyle düşman evren arasına koymuş bir sihir biçimi olduğunu görüyor ki zaten öyledir.
Yani böyle korkularımıza, arzularımıza böyle bir biçim empoze etme gibi düşünebilirsiniz.
Yani iktidarı ele geçirmenin bir yolu gibi o masklar.
ki zaten bu masklar estetiğin ötesinde kullanıla gelen bir şey yani ayinsel amaçla yapılmış olması da Picasso'yu çok etkiliyor ve bir de şöyle bir şey var yani çoğu Avrupalı zaten Afrika
sanatını anlamadıkları gibi bu sanatın incelikli yanlarını zaten anlamıyorlar o ayrı bir şey ve kafalarında da şu var yani her Avrupalı hemen hemen bunu düşünüyor hala da bu düşünüle gelen bir şeydir yani Afrikalı
olan her şeyi sanatta dahil İlkel diye aşağılıyorlar ve Picasso aslında burada iyi de bir şey yapıyor bence yani.
Hani bu maskları kullanarak aslında onun o ayinsel niteliğini de kullanmak istiyor o maskların.
Bir anlamı var çünkü.
Ve aslında bütün Afrika maskeleri...
şeylerinden farklı sanat eserlerinden farklı ama içlerinde böyle kendi incelikleri var çok karmaşık bir düşünce tarzı var çok köklü kültürlerin ürünleri bunlar ve aslında doğal dünyanın
güçleriyle böyle onların ilişkilerinin onların kudretinin hakkında da böyle ruhsal bir bilgelik alanı gibi de düşünebilirsiniz bu maskları ve Picasso Avignonlu kızlar da bu maskları kullanmıştır
ve dediğim gibi çoğu eserinde de kullanıyor sebebi de budur yani hani o anda görüp çarpılması ve daha sonra araştırıp altından da böyle aaa enteresan bir şeymiş falan deyip bunu kullanması şimdi kübizimin
bir de ilk evresi var bu ilk evresi 1912'ye kadar sürüyor bunu şöyle anlatabilirim size Diyorlar ki Picasso bir nesneyi alıp böyle bir cerrahın
bir cesedi kesip parçalara ayırır ya parçalara ayırarak incelemesi gibi inceler diyor.
Bir şair söylüyor bunu. Gerçekten de öyle.
Şimdi Picasso'nun Akordeoncu diye bir eseri var.
Akordeoncu söyleyemiyorum onu ben.
Bu eseri ben bu eserini çok severim.
Bu analitik evrenin en uç örneğidir yani bunu da bilmeniz gerekiyor şimdi kübizm deyince kübizm ay işte şöyle geometrik şekil yaptım bıraktım o değil yani bunun detayları da var analitik kübizm dediğimiz
şeyde akordeoncu tablosunu bilmemiz gerekiyor ama kübizmin ilk girişinde ne dedim Avignonlu kızları bilmemiz gerekiyor analitik kübizm deyince de bu akordeoncu tablosunu bilmemiz gerekiyor 1911'de
yaptığı şimdi burada bunu şöyle anlatabilirim şeklin herhangi bir şeklin zihninizde parçalandığını düşünün paramparça olmuş tamam mı bunu da sanatçı bir
bütünün neresine bakmak istiyorsa onu parçalıyor sonra o parçaları böyle birleştiriyor tabii kafasından sonra tabii ki son şekil hiçbir şeye benzemiyor Ama yeni
bir şekil doğuyor. Yani analitik kübizm dediğim şeyde aslında bir benzetme kaygısı yok.
Bu çok önemli. Bakın bu çok önemli.
Hiçbir şeye benzetme kaygıları yok.
İndirgenen şekiller var ve bunlar böyle geometrik.
Yani böylece ne yapıyorlar?
En sadeye en sadeye indiriyorlar ve önemli olan burada sadece kompozisyonun dengesi.
Yani objeden yola çıkıp soyuta varıyorlar.
Soyuta varma durumu var ama dediğim gibi bir benzetme kaygısı yok.
Bu dönemde böyle manzara resmi yapayım bilmem ne falan öyle bir şey de yok.
Genellikle ne yapıyorlar işte insan çiziyorlar ya da natürmort dediğim şeyleri çiziyorlar.
Bir de şöyle bir şey var tamam şekle biçeme karşı geliyorlar okey ama bir de O çok renkli resimlere de karşı bir tepki olarak tek renkli bir renk çaması benimsediklerini de
görürsünüz. Akordeoncu'da öyle bir böyle şu renk yapayım bu renk yapayım öyle bir şey yoktur.
Yani daha sofistik renkler diyebilirim.
Tek renkli renk çaması.
Sönük renkler kullanıyorlar.
Bu da bir tepki aslında. bir de bu tabloya baktığınız zaman şunu düşünebilirsiniz ya burada ne ima izliyor lanet olsun falan diyebilirsiniz evet konuyu fark etmeniz çok zor burada ama yakından incelemeniz gerekiyor bu tabloyu
böyle karşınıza alın yakından inceleyeceksiniz o zaman da zaten nerede böyle tepede oturmuş bir akordeoncu göreceksiniz.
Valla akordeoncu görene ödül var dermişim.
Yani böyle bir tablo bu.
Çok enteresan bir tablo ama evet analitik kübizimin en iyi örneklerinden birisi.
Parçalanmış bir form yani.
Daha sonra akordeoncu tablosundan sonra da sentetik kübizim dönemi geliyor.
Bu sentetik kübizim döneminde de analitik kübizimin tam tersi diye düşünün.
Yani birbirinden farklı parçaları işte gazete olur, üçgen, kare, üçgen ve kare çok farklı bunları birleştirirken bir form veriyor sentetik kübizmde yani
sentetik kübizmde evet konunun ne olduğu daha iyi anlaşılır ama analitik kübizmde dediğim gibi akordeoncu da çok bir şey anlamıyorsunuz göremezsiniz yani sentetik bir tık daha kolay Ve bu
sentetik kübizmde kolaj çok önemli bir yer tutuyor.
İşte dekoratif elemanlar kullanmaya başlıyorlar.
Ben severim bunu. Oyun kağıdı kullanıyor, duvar kağıdı, gazete vs.
Bunları kullanıyorlar.
Değişik değişik malzemeler ekleyerek kullanıyorlar.
Ve burada harf ve sayılar kullanarak o soyutluğu, o eseri o şekilde yediriyorlar.
Ve izleyicidir şu oluşuyor.
Acaba doğru mu düşünüyorum?
Yani böyle bir sorgulama yaratma peşindeler.
enteresan bir tablo bunun içinde mesela şey olabilir bırakın bir tablosu var burada işte ahşabı Boyayla yapılmış zannediyorsunuz ama aslında gerçek bir
tahta çıkıyor içinden Bu sentetik kibizinde çok yapılır yani göz aldanması yaratmak ister algılama yanlışlığı olabileceğini düşündürtmek ister Yani bir fake atıyorlar size anlatabildim mi Gerçek
olanla gerçek olmayan arasında böyle bir gidip geliyorsunuz Burada da işte kalıpları yıkalım kalıpların dışına çıkalım gibi Bir durum söz konusu hani Picasso demiş ya işte her yaratma edimi ilk
önce bir ne diyor yıkma yani önce bir yaratma yapmadan önce bir yıkma gerekiyor bence çok doğru sentetik kübizmde bu şimdi sentetik
kübizmde dediğim gibi ne bilmemiz gerekiyor işte gazete kullanıyorlar baskı kullanıyorlar resim kullanıyorlar desenli kağıt yani bu şekilde imge yaratıyorlar böyle bize bir fake atıyorlar lan doğru mu düşünüyorum ne düşünüyorum Allah kahretsin bu
ne falan diyorsunuz böyle bir şey yani Burada da hemen Picasso'dan da bir örnek vereyim.
Picasso'nun bambu sandalyeli Natür Mortu var.
1912'de yaptığı. Burada sanatta kolajın en erken örneklerinden birisi bu yaptığı tablo.
Bunun içerisine zaten baktığınız zaman tabloya bakarsanız eğer hemen şey göreceksiniz.
İp kullandığını, muşamba kullandığını göreceksiniz.
Bu şu anda da yapılıyor.
Yeni sanat akımlarına bakıyorum ben.
Instagram'da çok güzel şeyler var.
Yani böyle eklenti yaparak resim yapıyorlar, kolaj yapıyorlar.
Gerçekten müthiş tablo. tablolar gördüm böyle Picasso'nun işte bu bambu sandalye natürmortu sentetik bizim bir örneğidir ve içerisinde dediğim gibi boyanın yanı sıra işte ip kullanıyor muşamba kullanıyor
hatta Fransızca oyun yazıyor hemen sol tarafta üstte görebilirsiniz Bu da benim çok komime giden bir şey.
Yani yukarıya oyun yazmış.
Sizinle oyun oynuyorum gibi.
Ben çok şakacı bir kişiliğim falan diye bir şey seziyorum yani bu tablosunda.
Evet sentetik bizim de böyle bir şey arkadaşlar.
Yani geleneksel olarak sanatsal olmayan malzeme kullanmak diyebiliriz.
Sanatta bu çok devrimci bir şeydir.
Ve dediğim gibi hala kullanılıyor.
Kaçıncı yüzyıldayız ve hala kullanıyoruz.
Ama bu erken bir örnek olduğu için önemli bir örnektir.
Dediğim gibi böyle kübizm başlangıçta çok karşı çıkıldı ama daha sonra bir sürü sanatçı bunu benimsedi ve yeniliğe doğru adım attılar.
Kuralları yıktılar ve hatta daha sonradan işte kübizmin teorik ilkelerini ortaya koydular sanatçılar.
Burada da şunu bilmemiz gerekiyor artık şu oluyor yani görsel gerçekliğe karşı yepyeni.
kavramsal bir gerçeklik oluşturuluyor ve bunu ayrıntılı olarak inceleyerek bunun üzerine resimler yapmaya çalışıyorlar ve hatta diyorlar ki ben bunu çok seviyorum bizimle ilgili bu sözü çok severim bırakın
resim her şeyi taklit etmesin yani etmesin her şeyi taklit etmesin kendi var olma nedenini çıplak bir biçimde sunsun yani resim resimdir ya hani bırakın yani çünkü Picasso'da zaten bunu anlatacağım
da yine de söyleyeyim Mesela Guernica tablosu çok fazla anlam atfedilen bir eseridir Picasso'nun.
Ve hani çok sorula gelmiştir.
İşte burada ne demek istediniz? Çünkü orada o kadar çok şey var ki o tabloda.
Bir sürü anlam çıkarabilirsiniz baktığınız zaman.
Ve o kadar çok soran oluyor ki Picasso'ya.
Yani bir falcı yorumu gibi.
Burada ne demek istediniz?
Şurada ne demek istediniz? Yani bir ikonografik anlam bir şeyler çıkarmaya çalışıyorlar oradan.
Ve Picasso diyor ki hayır ya hani.
canım mesela boğa çizmek istedi ve boğa çizdim onu sen öyle anlarsın ama ben hani içimden geldi ve öyle çizdim illa bir anlam yüklemene gerek yok ya da ben buna bir anlam atfederek çizmedim yani her şeye anlam yüklemekten
vazgeçin resim resimdir kafası Picasso'da zaten var çok yerleşmiş bir şeydir onun kafasında ama bu adam zaten dediğim gibi kübizimi yarattı ama kübizime bağlı mı kaldı evet çok uzun bir süre bu temada resimler
yaptı bu minvalde resim üretti ama onun öncesinde zaten Picasso dediğimiz adamın denemediği şey mi var klasizmden geldi ondan çizdi bundan çizdi bu adam sürekli yenilik yapan bir adam yani picasso kafanızda
yenilikle eşdeğerde olsun hiçbir zaman bir akıma sadık kalmamış hiçbir kadına sadık kalmadığı gibi bu açıdan önemli bir adam picasso çok fazla yenilik denemesi açısından önemli ve kübizimi de
zaten kendisi bu şekilde yaratıyor falan filan yani kübizim bu arkadaşlar nesneleri gördüğüm gibi değil düşündüğüm gibi resmediyorum diyor picasso kübizim bu Ve bu kübizimin en parlak
dönemi ne zaman? Birinci Dünya Savaşı'ndan önceki yıllar.
Picasso ve Burak zaten savaş sırasına ayrılıyorlar.
Hatta birçok sanatçı da cepheye çağrılıyor.
Ve zaten sonra ateşkes ilan ediyor.
Bu ateşkesten sonra bu sanatçılar kübist eserler üretmeye ve hatta sergilemeye de devam ediyorlar.
Hatta sonra kübizmden sonra kübizmin bir mirası var ve kübizm 20.
yüzyıl sanatında çok sayıda hareketin önemli bir yanını doğurdu.
Ya da işte önemli bir yanı haline gelen işte uyarlanabildiği bir sanat formuydu.
Nedir bunlar? İşte fütürizm, orfizm, vortisizm, süprematizm, ondan sonra presisyonizm.
gibi akımlara başlangıç hareket noktası oluşturdu diyebilirim.
İşte fütürizm dediğimiz şey neydi?
Hemen adını almışken söyleyelim.
İtalya ile bunu kafanızda meçhedin.
İtalya ve fütürizm.
Burada aslında hızlı hareket eden modern dünyaya ilişkin görüşlerini iletmek için insanlar fütürizmi kullandı.
Ve burada da kübizimin o parçalı formlarını kullanarak ilerlediler fütürizmde.
Sonra orfizm dediğimiz şeyde de bunu da şöyle bilin.
Bu da kübizmin bir dalı zaten.
Burada da böyle saf soyutlama, parlak renklere odaklanan bir kübizm dalı olduğunu söyleyebiliriz orfizmin.
Ondan sonra vortisizm geliyor.
Vortisizmde ne bilmemiz gerekiyor?
Bu kübizmin kesme yüzlü formları vardır ya onlardan yararlanıyor.
ve İngiliz hareketi.
Avantgard bir İngiliz hareketi.
Daha sonra süprematizm var.
Burada Malevich var zaten. Malevich'i bilmemiz gerekiyor.
Süprematizmin kurucusu aynı zamanda.
Burada çember ve kare gibi böyle çeşitli geometrik formlarla çizgilerle soyut eserler yaratıyor süprematizmde.
Daha sonra da presisyonizm var.
Bunlar hep ki bizim dalları.
Presisyonizmde de böyle basit şekillerden işte kesme yüzlü geometrik formlardan yararlandıklarını görebiliyoruz.
Bu da Amerikan menşeili.
Evet kübizimle ilgili anlatacaklarım şu anda bu kadar.
Daha sonraki podcastinde büyük ihtimalle Picasso'nun bir şeylerini anlatacağım.
Ya da hiç bilmiyorum şu anda ne anlatacağım ama Picasso mutlaka olacaktır.
Şimdilik bu kadar. Böyle açtım konuştum ve gidiyorum.
Kendinize iyi bakın. Hoşçakalın.
Beni Instagram'da takip edebilirsiniz.
Oradan yazabilirsiniz podcastimi dinleyen arkadaşlar.
Tanışma mahiyetinde.
Instagram adresini biliyorsunuz.
Ortamlarda Satılacak Bilgi.
Şimdiden kendinize iyi bakın.
Tekrar görüşmek üzere. Hoşçakalın.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
