
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi
Twitter: @OrtamlardaB
Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com
Transkript
Merhabalar, birlikte en çok vakit geçirdiğiniz 5 kişinin ortalaması olduğunuzu biliyor muydunuz?
Evet insan en çok vakit geçirdiği 5 kişinin ortalamasıdır.
Ne kadar çarpıcı bir söz değil mi?
Ve bir o kadar da doğru bence.
Hatta atalarımız demiş ya kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan ya da daha çok sık kullandığımız bir tabir var ya.
Üzüm üzüme baka baka kararır.
Bir de benim çok sevdiğim ve çok doğru bulduğum bir söz var.
Zamanla eşler birbirine benzer sözü.
Bence çok doğru. Bir de bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim derler.
Çok doğru bir söz bu. İşte böyle kısa kısa...
Podcastlar yapmayı planlıyorum aralarda.
Bu da onlardan birisi olacak.
Bu söz aklıma gelir gelmez bir anda az önce aklıma geldi ve podcastı açtım ve şu an kaydediyorum doğaçlama bir şekilde.
Çünkü samimiyet bunu gerektirir arkadaşlar.
Şimdi önünüze bir kağıt alıp ya da böyle aklınızdan en çok vakit geçirdiğiniz 5 insanı düşünmenizi istiyorum ve yazmanızı istiyorum.
Ben yazdım ve gerçekten.
Bu tespit çok doğru.
Ben böyle tam olarak böyle yazdığım 5 arkadaşımın hatta 10 bile olabilir ortalaması olduğumu gördüm net bir şekilde.
Ve siz de çok şaşıracaksınız bunu yaptığınız zaman.
Mesela benim en sık görüştüğüm arkadaşım benim kadar böyle bilgiye aç böyle diyalektik konuşmalar yapabildiğim ve çok fazla kitap okuyan birisi.
Diğer iki arkadaşımın ikisi de kreatif işler yapıyor.
Birisi çok iyi bir kostüm tasarımcısı birisi de make up artist.
Geri kalanların hepsi ya akademisyen ya öğretmen.
Genelde edebiyat öğretmeni.
Dediğim gün ben zaten kitap bağımlısı olduğum için inanılmaz bir haz alıyorum onlarla konuşurken.
Şimdi benim yaptığım iş zaten fotoğraf sanatçılığı.
Ve arkadaşlarımı da bilmeden böyle kreatif kafalı kişilerden seçmişim.
Tamamen doğaçlama bir şekilde oldu.
Hani planlı programlı değil.
Bu yani. Ve dediğim gibi şimdi siz de lütfen düşünün.
Yani hayatınızdaki en sık görüştüğünüz beş kişi kim?
Ve ben her zaman şunu söylüyorum.
Bunu belirtmek istiyorum. Ben çok pragmatik bir insanım.
Yani ne demek pragmatik?
İşte çıkarcı, faydacı biriyim.
Mesela kitabı bile böyle bana bir şey katmazsa okumam.
Yani bana bir şey katmayan bir şeyi izlemem bile.
O kadar söyleyeyim size. O kadar pragmatiğim.
Ve aynı şeyi de vakit geçirdiğim insanlar içinde yaparım.
Ve bunu alenen de dile getiririm yani.
Derim ki sen boş beleş biri olsan ben seninle görüşmezdim falan derim yani.
Çünkü sadece olay şu değil yani.
Beş kişinin ortalaması değil olayımız.
Siz aynı zamanda...
Ne izlediğiniz ne okuduğunuz hatta onu da geçtim instagramda kimi takip ettiğiniz bunların da ortalamasısınız.
Ya da olmak istediğiniz 5 kişi diye sorsam size siz onların da ortalamasısınız anlatabiliyor muyum?
Bu yani mentorlarınıza bakarak da buradan bir sonuca varabilirsiniz.
Ama dediğim gibi o 5 kişinin ortalaması çok önemli.
Mesela şimdi girin youtube geçmişinize bakın ya da böyle bir instagramınıza girin arkadaşlarınıza bir bakın.
Ve ne demek istediğimi lütfen anlayın.
Şimdi ben Pragmatim derken şunu kastetmiyorum.
Mesela işte her konuştuğum ya da görüşeceğim insan bir kişi bir kafaya sahip olsun.
İşte ila akademisyen olsun falan öyle bir şey demiyorum.
Ben mesela şöyle yaşlılarla oturmayı da çok severim.
Çünkü yani inanın bana tecrübe ve hayat deneyimini size kimse parayla bile kazandıramaz.
Ve onların tecrübelerinden lütfen faydalanın.
Çünkü bir deneyimin ne kadar kocaman bir hayat oluşturduğunu görmenizi isterim.
Ve en önemlisi onların...
O geçtiği yolu görüp bir hayat harcamanıza gerek kalmaz.
Bu çok kıymetli. Ve bilirim ki mesela ben bilirim ki o yol yanlıştır, gidilmiştir, denenmiştir.
Ve belki de çıkmaz bir sokaktır ve gitmem.
Yani demek istediğim denenmişi denememe gerek kalmaz.
Bunu söylemek istiyorum. Yaşlılarla konuşmayı çok seviyorum.
Ya da mesela çocuklarla sohbeti de çok severim.
Onlar bana ne katar falan diye düşünmeyin.
Çünkü sanırım Google'da küçük çocukların böyle yaratıcılığından faydalanıyor.
Çünkü onların dünya sendüsü daralmamış.
O eğitimsiz de bile körelmemiş.
Dünyayı daha kreatif algılıyorlar ve hayallerinin bir sınırları yok.
Ve bir çocuk bile gerçekten size...
çok büyük bir tecrübe katabilir.
Mesela aklıma geldi söyleyeyim.
Geçenlerde bir videoya denk geldim.
Cezmi Kalürfer'de. Köylü bir kadınla röportaj yapıyorlar ve kadının eşi ölmüş.
Ve tek çocuğuyla kalmış.
Ama o kadar anlamlı konuşuyor ki gerçekten ağladım izlerken.
Ve çoğu arkadaşım paylaştı.
Böyle çok etkileyici izlerseniz.
Ve tam bir Anadolu filozofu dediğimiz insanlar var ya onlardan bence.
Diyordu ki bu eşinin ölüm üzerine olmayana takılıp da olanları kaybetmek istiyor.
demedim. Ya söze bakar mısınız ya?
Hatta yani arkadaşımla bu konu hakkında şöyle dedik birbirimize.
Sabaha kadar bu konu üzerinde konuşabilirim.
Yani o kadar dolu bir videoydu gibi.
O kadar güzeldi ki bunu konuşabiliriz yani sabaha kadar.
Ya da mesela tanıdığım bir kadın var benim işte.
Geçimini sağlamak için ev işlerine gidiyor bir ablamız.
Ben onunla da mesela oturup saatlerce konuşabiliyorum.
Çünkü onda gördüğüm o ayaklarının üzerinde durma kuvveti beni gerçekten hep çok etkilemiştir.
Ve hep söylerim yani tanıdığım en güçlü kadınlardan biri sensin derim.
Ve emin olun. bana çok şey katmıştır.
Çok şey düşündürmüştür ve çok şey katmıştır.
Yalnız burada asla şunu kastetmiyorum.
Bu bizim ülkemizde çok fazla var çünkü.
Başkalarının acılarından böyle kendine gizli mutluluk payları çıkarmak ya da işte yani acımak dediğiniz şey ne aslında?
Başkalarının çektiği ızdıraba bakıp onların yasını tutarmış gibi yaparak böyle kendi mutluluğuna şükür etmek değil mi bir nevi?
Çoğu kişi için böyle. Benim kastettiğim bu değil.
Beni anladığınızı umuyorum. Yani o acının içerisindeki tecrübeyi deneyimleyin ve çıkarılacak ders...
görebilin. Ve bütün bu dediklerim aslında buraya kadar söylediklerim hepsini bilim de tasdikliyor.
Mesela işte karşınızdaki kişiyi dinlerken beyniniz onunla bir şekilde senkronize oluyor.
Hani tıpkı iPhone'unuzu bilgisayara taktığınız zaman senkronize oluyor ya o şekilde.
Yani işte sırf bu yüzden diyorlar ya iple yatan şaşı kalkar.
Acayip doğru. Bir de şunu söylemek istiyorum.
Etrafınızda böyle sürekli sizi öven, hatalarınızı söylemeyen insanlar varsa bu da gerçekten size çok zarar verebilir.
Çünkü başkalarını eleştirmek zaten kolay da kendinizi eleştirmeniz zordur.
Şimdi önce kendi öz eleştirmenizi sağlam yapın.
Neyi doğru, neyi yanlış ya da neyin hasetle size söylendiğini doğru idrak edebilin.
Yani demek istediğim şu sizi sürekli öven insanlarla hiçbir yere gelemezsiniz.
Önce kendinizi bir eleştirin sonra eleştiriye mutlaka açık olun.
Ve bu eleştiriye mutlaka sözüne güvendiğimiz ve sizi yeri geldiği zaman acımasızca eleştiren arkadaşlarınız olsun.
mesela ben tam olarak böyle birisiyim böyle zaman zaman çok can acıtıyorum ve en sevdiğim huylarımdan birisi bu yani İmmanuel Kant gibiyim gerçekten eleştiri benim işim diyebilirim ve bunu neden yapıyorum bunu kime yapıyorum
şimdi benim gerçek niyetimi görebilecek dostlarım var ben onlara yapıyorum ve diyorum ki sen daha iyisini yapabilirsin Daha iyisini yapabileceğini bildiğim insanlara söylüyorum.
Mesela geçen sene bir örnek vereyim.
Profesyonel fotoğrafçı bir arkadaşım var ve bana çektiği fotoğrafları atıp atıp olmuş mu diyordu.
Ben de ona sürekli diyordum ki işte olmamış.
Olmamış olmamış olmamış. Daha iyisini yapabilirsin daha iyisini yapamam.
Çünkü yapabilir biliyorum yani.
İnanılmaz bir gözü var ve teknik olarak benden çok ileride.
Ama zannediyor ki... Ben ondan daha iyiyim.
O öyle zannediyor ama değil.
Ve şey yani başkası olsa bana küfür ederdi belki.
Fotoğraf yolluyor ve ben diyorum ki olmamış.
Olmamış olmamış. Yani şey demedi bu da beni çekemiyor ya falan demedi.
Sonuçta biz meslektaşız ama demedi.
Ve ben oldu diyene kadar bana böyle ara ara çekip çekip attı.
En son dedim ki tamam şimdi oldu.
Muhteşem oldu dedim ve şu an işleri çok iyi ve hayal ettiği yerde çalışıyor.
Bana dedi ki eğer beni eleştirmeseydin ben şu an bu noktada olmayacaktım.
Teşekkür ediyorum dedi. Bakın eleştiri ne kadar önemli bir şey.
Mesela ben kendim için de hep diyorum podcast yaptığım zaman önce arkadaşlarımı atmıştım.
Onlar da bana güzel olmuş falan dediler.
Ben ama ısrarla diyorum ki hayır olmamış kesin bir yer vardır bana söyleyin.
Ya diyorlar ki ne istiyorsun hani bizi rahat bırak.
Hayır diyorum acımayın bana vurun eleştirin beni.
Ve zaten sonra buldular bayağı bir buldular yani.
Şimdi beni siz manyak falan zannetmiş olabilirsiniz ama bence bence dünyanın en güzel şeyi eleştirilmek anlayana.
Ama dediğim gibi canlı gönülden inandığım insanların eleştirilmesi.
Çünkü beni böyle övenler değil de yerenler başarıyı taşır.
Ben o inançtayım. Çünkü benim gelişimimi vesile olurlar.
Ama en önemlisi de şunu söylemek istiyorum.
En önemli şey de kendinizin en iyi arkadaşı olduğunu.
Ne demek bu? Kendinize öyle bir değer katın ki o ortamdaki beş kişinin çıtasını siz yükseltin.
Eğer ki mesela şunu söylemek istiyorum.
Bir ahlaksızla beraber olursanız ona benzeme ihtimaliniz de var.
Eğer dürüst böyle onurlu bir arkadaşınız varsa da ona benzeme ihtimaliniz de var.
Bu seçim tamamen size bırakılmış bir şey.
Mesela şöyle bir olay oldu.
Bir arkadaşıma demiştim ki neden sen hani daha iyi bir üniversite kazanmadın?
Çünkü sende o potansiyel varmış.
Hani bunu görebiliyorum dedim. Bana ne dedi biliyor musunuz?
Etrafımda hiç çalışkan arkadaşım olmadığı için dedi.
Herkes aynıydı. Herkes kötüydü.
Ben de kötü oldum dedi. Ya bu daha anlamlı bir cümle yok bence.
Bence bunun üzerine bunu iyi düşünün.
Ve son olarak umarım beni yolun çok başında olan böyle genç arkadaşlarımız dinliyordur.
Tecrübeyle sabit dünyanın en zeki insanı olsanız da bulunduğunuz ortam vasatsa ve vasatın altındaki kimselerden ibaretse.
Düzeyinizi bile koruma imkanınız yok.
Bırakın her şeyi. Düzeyinizi bile koruma imkanınız yok.
O yüzden beyninizi size değer veren, size böyle daha anlam katacak insanlarla senkronize etmenizi diliyorum.
Hoşçakalın. Kendinize iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
