
Evital, online sağlık hizmetlerini erişilebilir hale getiren bir dijital sağlık platformdur.
Kullanıcılar; psikolojik danışmanlık ve beslenme danışmanlığı hizmetlerini online olarak alabilir, ücretsiz ön görüşmeyle ihtiyaçlarına en uygun uzmanı seçebilirler.
Daha fazlası için: https://s.evital.app/osb25
OSB25 koduyla tüm psikolojik danışmanlık veya beslenme danışmanlığı seansınız %20 indirimli.
Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi
Twitter: @OrtamlardaB
Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com
Yeni çıkan kitabım “Kendimi Nasıl İyileştiririm?”i almak için: https://amzn.eu/d/0wFlqHl
Bu bölüm "Evital" hakkında reklam içerir
Transkript
Evital, Ortamlarda Satılacak Bilgi'yi sunar.
Herkese merhaba, hoş geldiniz.
Ben Merve. Bugün karizmayı konuşacağız arkadaşlar.
Merve, bu konu nereden çıktı diyorsanız Peaky Blinders izliyordum arkadaşlar ve Thomas Shelby'nin karizması karşısında kendimi daha fazla tutamayacağıma karar verdim.
Bunu konuşmalıyız. Bu adam neden bu kadar karizmatik biri?
Bunu bana açıklayabilir mi? Ben size açıklayacağım.
Hadi gelin. Bugün karizmadan bahsedeceğim.
Yani kişisel çekim gücümüz.
Başkalarını etkileme gücümüz.
Şimdi eminim hepimiz böyle girdiği ortama adım attığı anda dikkatleri üzerine çeken böyle etrafına büyülü bir ışık saçan insanlara rastlamışsınızdır.
Belki de kıskanmışsınızdır.
Bu insanlar başkalarını böyle hiçbir çaba hiçbir efor sarf etmeden kendisine çok rahatlıkla çekebiliyor.
Tıpkı bir mıknatıs konuşamadım mıknatıs gibi.
Peki bu kişilerin başkalarını böyle kolaylıkla kendisine çeken özelliği nedir?
Karizmaları arkadaşlar. Nasıl her zaman ilgi odağı olmayı başarıyorlar?
Kişisel manyetizmalarından dolayı yani karizmalarıyla.
Peki karizma nedir derseniz?
Harvard'lı antropolog Charles Linton bunu çok güzel açıklamış.
Diyor ki karizmanın mecburi zorlayan açıklanamaz.
Duygusal bir bağ içerdiğini söylüyor arkadaşlar ve karizmanın her şeyden önce lider ve hayran izleyicisinin bir ilişkisi olduğunu söylüyor.
Karşılıklı bir birleşmesi olduğunu söylüyor.
Bakın lider ve hayran izleyici.
Yani kendi coşkularıyla size esin kaynağı olan bu insanlar ve tabii enerjileriyle size motivasyon sağlayan, duygularınızda olduğu kadar zihninizde de hitap eden bu insanlara otomatik olarak çekiliyorsunuz
diyor arkadaşlar. Karizma en basit tanımıyla söyleyecek olursam bir insanın başkalarını etkileme ve yönlendirme kapasitesi arkadaşlar.
Bu konudaki olağanüstü becerisi diyebilirim.
Şimdi popüler literatüre bakacak olursak bir insanın başkalarını kendine çekmesi ve etkileme gücü olarak tanımlanıyor.
Ve bu güç bir bireyin başkalarıyla iletişim kurma tarzında kendini gösteriyor.
Bakın iletişim kurma tarzında kendini gösteriyor.
Dedim ki zaten karizmatik kişileri bence daha da...
böyle etkileyici klanşey.
Hatta en önemli şeylerden biri bu arkadaşlar.
Etkili iletişim.
Altını çizerim. Yani bir kişinin konuşma biçimi muknatıs.
Söyledikleri ve iletişim halindeyken sergilemiş olduğu duruş ve tabi beden dili arkadaşlar bunlar çevresindekiler üzerinde büyüleyici bir etki yaratıyor.
İşte bu eşittir karizma oluyor.
Peki bu kelimenin kökeni nereden geliyor Merve derseniz arkadaşlar Yunanca.
Kelime karşılığı da çok hoşuma gitti karizmanın.
Tanrı vergisi lütuf anlamına geliyormuş.
İlahi lütuf, tanrısal bir armağan anlamında.
Hatta ilk dönem Hristiyanlık metinlerine baktığımız zaman karizma Tanrı'nın bireylere bahşetmiş olduğu ruhani armağanları ifade ediyor.
20. yüzyılın başında Alman sosyolog Max Weber bu terimi dini bağlamdan çıkarıyor arkadaşlar ve daha çok böyle toplumsal liderlik açısından bir tanımlamaya geçiyor.
Ve Weber'e göre karizma Olağanüstü ya da kutsal kabul edilen niteliklere sahip olan bir bireyin bu tarz niteliklere sahip olan bir bireyin
bu özellikleri sayesinde sıradan insanlardan ayrılarak takipçileri tarafından Lider olarak görülmesi demiş karizmaya.
Şimdi sıradan insanlardan ayrılarak lider pozisyonuna geçiş diyor.
Yani karizma arkadaşlar liderin sıradan insanlara erişilmesi çok mümkün görünmeyen böyle işte doğaüstü ya da olağanüstü güç ve niteliklere sahip olduğunu düşündüren bir özellik.
Ve Weber'e göre bu tanımdan şunu anlıyoruz arkadaşlar.
Karizma çok büyük ölçüde izleyicilerin inancına dayanıyor arkadaşlar.
Yani ben ıssız bir adamım.
ya düşsem ve çok karizmatik olsam bunun hiçbir anlamı yok.
Çünkü izleyici yok etrafta.
Tek başımayım. Şimdi arkadaşlar bir kişi takipçileri tarafından karizmatik görülüyorsa karizmatiktir.
Ve benim için gelmiş geçmiş en karizmatik lider elbette Atatürk tabii ki.
Onun ötesi yok ve olmayacak da.
Altını çizerim. Bakışı, duruşu, konuşması, aurası, etki gücü, motivasyonu, ikna gücü, etkili iletişimi, aktif dinlemesi, giyimi, Kuşamı her
şeye takipçilerin ona olan bağlılığı yani onun yolundan gidenlerin takipçi derken ve bu öyle bir karizma ki Atatürk'teki neredeyse yani bir asırdır etkisini asla kaybetmedi ve daha üstü gelir
mi sanmam arkadaşlar.
Dönelim Weber'in karizmasına.
Şimdi Weber'in bu karizma tanımına baktığımız zaman hem bireyin kişisel özelliklerini hem de çevresindeki insanların algısını içeren böyle karmaşık bir çekim gücü görüyoruz arkadaşlar.
Hani aura dediğimiz şey gibi düşünün.
Peki Merve, psikologlar bu konuda ne düşünüyorlar?
Psikologlar arkadaşlar karizmayı genellikle doğuştan gelen gizemli bir öz falan böyle değil de duygusal ve sosyal becerilerden oluşan bir birleşim olarak görüyorlar.
Mesela Ronald Rijo var, 35 yıl aşkın bir süredir bu sahada emek veren bir araştırmacı ve size çok güzel bir haberim var arkadaşlar.
Diyor ki... Karizma diyor kardeşim sonradan da öğrenilebilir, geliştirilebilir bu tarz yönleri var çünkü diyor.
Hani karizmatik değilim Allah kahretsin diye üzülmenize gerek yok.
Bunu zaten bu bölümü o yüzden çekiyorum bunları anlatacağım.
Nasıl karizmatik olunur bunu konuşacağız arkadaşlar.
Şimdi Ronald'a göre her insanda az ya da çok bir karizma potansiyeli var arkadaşlar.
Ve kişisel karizma denilen şey duygusal zeka ve sosyal zeka ile ilişkili temel beceriler kömesinden oluşuyor.
Altını çizerim. Duygusal zeka ve sosyal zeka.
Yani arkadaşlar duygularınızı ifade etme becerinizi geliştirin.
Başkalarının duygularını anlayabilme becerinizi de geliştirin.
Kendi duygularınızı regüle edebilme, işte becerileriniz, bu konudaki becerileriniz, etkili konuşma, aktif dinleme, insanları o sohbette tutabilmek.
Bakın bunlar çok önemli. Sosyal ortamlarda uyum sağlamanız ve insanlar üzerinde olumlu bir intiba bırakabilmeniz.
Bunlar beceri arkadaşlar ve bunlar karizmanın anahtarlarından.
Yani kısacası arkadaşlar şunu derim.
Demek istiyorum karizmatik kişiler genellikle duygusal açıdan daha bari dışa vurumcu.
Duygularını daha kolay ifade edebilen.
Empatik ondan sonra sosyal açıdan daha atılgan.
Böyle kendine güveni yüksek olan insanlar.
Bu arada özgüven demişken arkadaşlar özgüven doğuştan gelen bir özellik değil.
Yani bir çocuğun susturulmasıyla eksilen ve kendini yeniden duymasıyla geri dönebilecek bir şey olduğunu düşünüyorum.
O yüzden eğer sesinizi kaybettiyseniz ve o sesi tekrar bulmak istiyorsanız bence önce kendi iç sesinize kulak vermeniz gerekiyor.
Peki bunu nasıl yapacağım Merve diyorsanız elbette bir uzman eşliğinde ilerlemenizi öneririm.
Çünkü özgüvensizlik bir kusur değil, bir hikaye arkadaşlar.
O hikayenin altında acaba neler var?
Hani hep diyorum ya bir sorunu gördüğünüz zaman, o sorunla yüzleşip farkına vardığınız zaman, gerçeklerin farkına vardığınız zaman zaten yolu yaralamış oluyorsunuz.
Ve bunu da dediğim gibi bir uzman eşliğinde yaparsanız çok daha iyi bir sonuç alırsınız arkadaşlar.
Merve'ye işten güçten vakit bulup terapiye mi gidebiliyoruz diyorsanız, yo evden çıkmanıza gerek yok arkadaşlar.
Çünkü evi tel var, evi tel.
Online bir sağlık platformu dijital olduğu için arkadaşlar evinizde ya da internetin olduğu her yerde Evital'e bağlanıp bir uzmandan destek alabiliyorsunuz randevu oluşturarak.
Evital biliyorsunuz dijital bir sağlık platformu.
Sağlık Bakanlığı tescilli bir platform.
Psikolojik danışmanlıktan, beslenme desteğine, doğum koçluğundan, kurumlara özel paketlere kadar birçok hizmeti evinizin konforunda alabiliyorsunuz arkadaşlar.
Böyle bir sistem. Yani bir telefon ya da bir bilgisayar ve internetiniz varsa...
Bir uzmana ulaşmak işte bu kadar kolay.
Bazen bir görüşme yetmez ya arkadaşlar başka bir uzmanın da fikrini almak istersiniz.
Evitime burada da yanınızda.
Üstelik bütçenizi zorlamadan taksitli ve indirimli paketlerle OSB25 koduyla psikoloji ve beslenme danışmanlıklarında %20 indiriminiz var.
Evital hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz sizleri açıklamalardaki linke davet ediyorum.
Hadi devam edelim. Psikoloji sahasında karizmatik insanların kişisel ortak özelliklerine baktığımız zaman bu insanların sergilemiş olduğu bazı tipik davranışlar ve tutumlarla karşılaşıyoruz.
Bunları şöyle özetleyeyim arkadaşlar.
Şimdi birincisi hiç şaşırmayacağınız bir şey özgüven.
Şimdi acaba ben karizmatik bir insan mıyım diye düşünüyorsanız önce kendinize şu soruyu sorun.
Acaba ben özgüvenli bir insan mıyım?
Bu çok önemli. Problematiklik eşittir.
Özgüvenle çok bağlantılı diyebilirim.
Hatta kanalımda özgüvensiz misin diye bir bölüm var.
Onu da dinlemenizi öneriyorum.
Old but gold bölümlerden.
Şimdi arkadaşlar özgüven neden bu kadar önemli karizmada?
Çünkü arkadaşlar özgüvenli insanların çok çok böyle kendine güvenen bir duruşları, bir tavırları var değil mi?
Ve bu güven etrafındaki insanlara böyle ışık gibi saçılıyor.
Ve insanların gözü kamaşıyor.
Çok etkileniyorlar. Doğal olarak böyle insanların liderliğine de bir güven duyma eğilim oluyor.
oluyor. Yani özgüven çok önemli.
İkincisi arkadaşlar coşku ve iyimserlik ve dediğim gibi etkili iletişim.
Bunun altını çizelim. Buraya tekrar tekrar döneceğiz.
Şimdi ne dedim? Coşku ve iyimserlik dedim.
Çünkü arkadaşlar karizmatik kişiler genellikle etraflarına böyle pozitif bir enerji yayarlar.
Şey göremezsiniz yani böyle çok pesimist.
Lanet olsun Allah kahretsin her şey çok kötü olacak falan.
Hani bu tarz bir insanın bilmiyorum hani karizmatik görmek bu kadar kötü bir bakış açısına sahip olan bir insanı.
Biraz zor hani böyle bir insanı.
Karizmatik bulmak. Dediğim gibi karizmatik insanlar daha optimistler.
Daha böyle etraflarına pozitif enerji saçıyorlar.
Güçlü bir göz teması bu da çok önemli.
Dik bir duruş. Beden değil arkadaşlar.
Bunlar o pozitif enerjiyi yayan unsurlardan diyebilirim.
Bu arada kanalımda etkili iletişim diye bir bölüm var.
Onu da buradan önermiş olayım tam bu noktada.
Bir de bu karizmatik insanlar dikkat ederseniz böyle çok tutkulu konuşurlar.
TED Talk konuşmalarını düşünün arkadaşlar TEDx'ler falan işte neden bu kadar çok izleniyor tam da bence bu sebeple çünkü bazıları gerçekten çok büyük bir tutkuyla anlatıyor neyi aktaracaksa böyle büyülenmiş gibi izliyorum
ve gerçekten o insanın çok karizmatik olduğunu düşünebiliyorum sahnede böyle anlatırken hepsi değil tabii bütün konuşmacıları kastetmiyorum bazıları Çok iyi konuşanlar böyle kendilerinden çok eminler bir şey anlatırken
bu da dinleyicinin üzerine bence çok güçlü bir etki bırakıyor.
Hatta şu an aklıma bir sürü konuşma geldi böyle işte insanların büyülenerek dinle diye.
Martin Luther King mesela I Have a Dream konuşması bir efsanedir.
Böyle büyülenmiş gibi izlersin oturup yani karizma deyince de sen de demek istiyorum.
Ya da Nelson Mandela'nın Rivonia savunması o konuşmayı hatırlayın.
Özgür bir toplum ideali için yaşadım ve gerekir.
ise bu ideal için ölmeye hazırım demesi.
Kendi hayatını kaybetme pahasına bu sözlerin arkasında o dimdik duruşu.
John F. Kennedy'nin başkanlık yeminli töreni konuşması arkadaşlar ki hala Amerikan siyasi kültüründe çok önemli bir sembol bu konuşması.
Çok güçlü bir retorik.
Kısa, net, çarpıcı.
Böyle emir kipinde ama güçlü bir çağrı var orada.
Hatta burada diyordu ki işte ülkenizin sizin için ne yapabileceğini sormayın.
Siz ülkeniz için ne yapabilirsiniz diye insanlara soruyor.
Yani burada ne var aslında?
Kardeşim ben insanlara umut satmıyorum.
Ben insanlara umut satan politikacılardan farklı olarak insanları ülkeleri için ayağa kaldırıyorum.
Sorumluluğa davet ediyorum.
Ve diyordu ki birleşirsek eğer birlikte yapamayacağımız neredeyse hiçbir şey yok.
Ama bölünürsek birlikte yapabileceğimiz...
Hiçbir şey kalmayacak diyordu.
Ama bütün bunlardan çok daha etkili bir hitap var arkadaşlar.
Söylüyorum. Atamızın gençliğe hitabesi.
Ne diyordu bizlere?
Ey Türk gençliği!
Birinci vazifen Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti'ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir diyordu.
Kennedy işine bak kardeşim.
Devam edelim. Malcolm X arkadaşlar yakında ona da bir bölüm gelecek.
Çok karizmatik bir liderdi kesinlikle.
Oy sandığımı kurşun mu diye bir konuşması var.
Onu da dinleyin. Yine başka bir örnek verecek olursam.
Gandhi arkadaşlar. Gandhi'nin Hindistan'ı terk edin konuşması.
Çok güçlü bir konuşmadır o da.
Ne diyordu? Sizin...
adaletsiz yasalarınıza Boyun eğmeyeceğiz.
Şiddetle değil, barışçıl, sivil itaatsizlikle diyordu.
Ve sık sık söylediği hayatım benim mesajımdır cümlesi çok hoşuma gidiyor.
Hayatım benim mesajımdır.
Yani karizma deyince arkadaşlar illa böyle yüksek sesle bağırıp çağırıp ortalığı inleten birilerinden bahsetmiyoruz.
Gandhi gibi de olabilir. Gayet sakin bir tarzı vardı hatırlarsanız.
Bunun dışında Malala'nın konuşması, Birleşmiş Milletler'de konuşması bence çok etkileyiciydi.
Bu örnekleri daha çeşitlendirebiliriz ama...
Bence taşlar oturdu diye düşünüyorum.
Bir de unutmadan...
Hitler arkadaşlar çok iyi bir hatipti.
Retorik ustasıydı.
Hatta karizması direkt buna dayanıyordu bu konuşma tarzında.
Ama içeriği biliyorsunuz çok zehirliydi.
Ve dünyayı felakete sürükledi.
Yıkıcı bir karizma arkadaşlar.
Yani demem o ki karizma sadece iyilik için kullanılmıyor.
Hitler de bunun en iyi örneği.
Ve hatta Mussolini arkadaşlar ve daha pek çok diktatör.
Dikkat ederseniz hepsinde olağanüstü bir karizma var.
Var ki zaten milyonları peşinde sürüklüyor.
dediler ve istediklerini yaptırabildiler.
Bu karizma sayesinde ama dediğim gibi zehirli bir karizma.
Ya da Mao Zedong arkadaşlar Stalin, Gaddafi, Franco bunların ortak özelliği sadece diktatör olmaları değil.
Aynı zamanda karizmatik bir lider olmaları.
Ne kadar zehirli olurlarsa olsunlar bunu inkar edemeyiz.
Yani karizmanın sadece tipte bir ilgisi yok arkadaşlar.
Eğer böyle düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz.
Bunlar da buna bir örnek.
Mao Zedong yani. Daha ne diyeyim?
Yakışıklık ya da güzellik bunlar başka bir kul var.
Yani bir insan çok yakışıklı olabilir ama karizmatik olmayabilir arkadaşlar.
Sadece yakışıklıdır.
Bir konuşur. Keşke hiç ağzını açmasaydı dersiniz.
Ya da bir kadın böyle aşırı güzeldir.
Böyle bakmalara doyamazsınız ama özgüven sıfırdır.
Bedenleri kötüdür. Vizyonu yoktur.
Sadece güzel bir kadındır.
O kadar. Yani karizmanın güzellikle, yakışıklıkla çok...
İlgisi yok onu söyleyeyim.
Birazcık var yani. Onlar sadece ilgi çekerler.
Hani bir insan çok güzeldir, çok yakışıklı.
İlgi çeker ama o ilgiyi devam ettirecek şey karizma arkadaşlar.
Hani bazen bir insana şey deriz ya çok...
Yakışıklı aman tanrım çok güzel ama ne bileyim ya bir şeye eksik deriz hani.
Bir şeye eksik hani çorbada tuz eksik olur bir şey olmaz bir eksiklik olur.
O eksik olan şey aura arkadaşlar o kişisel manyetizma dediğimiz o karizma yok o insanlarda eksik olan şey bu.
Bir de genelde karizmatik kişilerin daha böyle dışa dönük bir kişilik özelliğine sahip olduğu düşünülüyor.
Belki siz de öyle düşündünüz buraya kadar anlattıklarıma dayanarak.
Hayır arkadaşlar içe dönükler de böyle kendi tarzlarında gayet karizmatik.
Otomatik özellikler sergileyebilirler.
Mesela tutkulu bir vizyonu olan bir insan düşün.
İçe dönük bir insan. Bunu sessiz bir özgüvenle aktarıyor.
Böyle düşünebilirsiniz. Peki Merve.
Karizma doğuştan mı gelir yoksa sonradan mı?
Bunun hem doğuştan gelen eğilimler hem de sonradan kazanılan becerilerin birleşimi olduğunu söyleyebiliriz arkadaşlar ama şunu da inkar edemeyiz.
Bazı kişilik yatkınlıkları işte mesela sosyal ortamlarda kendini rahat hissetmek ya da işte ilgi odağı olmaktan hoşlanmak bunlar genetik olarak aktarılabiliyormuş arkadaşlar.
Bazı uzmanlar karizmaya etki eden o doğal cazibenin insanları kazanma yeteneği...
ve ilgi odağı olma isteğinin yani bu gibi özelliklerin kısmen kalıtsal olabileceğini söylüyor.
Altını çizerim burası önemliydi ama daha önce de size inancın biyolojisi diye bir bölüm yapmıştım.
Orada anlattığım gibi arkadaşlar genler her şey değil.
Öğrenme, deneyim ve pratik kazanma bunlar da karizmada çok büyük bir rol oynuyor.
Dr. Ryan Sharman çevresel faktörlerin ve yaşam boyu süren sosyal etkileşim pratiklerinin herkesin karizma becerilerini geliştirmesine katkı sağladığını söylüyor arkadaşlar.
Yani hayatımız boyunca sosyal durumlarda almış olduğumuz pozitif ve negatif geri bildirimler var.
Ve biz bu sayede bir şekilde şunu öğreniyoruz.
Yani insanları nasıl etkileyebilir?
Bunu öğreniyoruz ve geliştirebiliyoruz.
Bunu çok geliştirenler daha da karizmatik oluyor farkında olmadan.
Yani kısaca karizmanın kimyasının yarısı genetik, yarısı da çevresel.
Ve evet sonradan da karizmatik olmayı öğrenebiliyoruz.
Tabii bu oldukça zor, meşakkatli bir yol.
Mesela işte özgüven eksikliği yaşayan bir insan, sosyal ortamlarda çekingen olan bir insan.
Evet pratikler yaparak böyle daha girişken olabilir, daha etkileyici olmayı bir şekilde öğrenebilir ama bu değişim takdir edersiniz ki çok zaman alacak bir şey ve çok da emek isteyen bir şey.
Sabırlı olmak lazım arkadaşlar.
Geri bildirimleri önemsemek lazım ve tabii bütün bunları yaparken o doğal kişilik özelliklerimizi, otantik kişiliğimizi koruyarak bunları kaybetmeden bir takım iyileştirmeler yapmak lazım.
olacağız diye de rol yapmaya gerek yok.
Başka bir insana dönüşmeye gerek yok.
Çünkü nihayetinde insan özüne döner.
Karizmatik insanlar, kendine güvenen, coşkulu, etkili bir beden diline sahip olan ve iyi bir hikaye anlatıcısı olan insanlar ve bu insanların duygusal zekaları oldukça
yüksek. İşte o yüzden çevrelerine ilham veriyorlar ve o yüzden karizmatik bulunuyorlar.
Evet dediğim gibi bunlar sonradan üzerine çalışılıp pratik edilerek yapılabilecek şeyler.
Çok zor olsa da sonradan karizmatik olmamız mümkün.
Bir de bu meseleye antropolojik açıdan bakalım arkadaşlar.
Mesela bazı ilkel kabileleri düşünün ya da işte şamanları düşünün mesela.
Şamanların biliyorsunuz özel bir manevi güce sahip olduğuna inanıyorlar.
Doğa üstü bir enerji veya üstün bir ruh tarafından kutsandığına inanılıyor.
Bu nedenle diğer insanların üzerinde bu şamanların güçlü bir etkisi olduğuna inanılıyor.
Yani karizmatik bir liderlik var burada.
Ya da tarih boyunca işte krallar, padişahlar bunlar tanrının yeryüzündeki gölgesi olarak görülüyordu değil mi?
Seçilmiş bir ilah olduğuna dair dini inançlar vardı.
İşte bunlar karizmanın kurumsallaşması.
Antik Mısır'da işte Firavunların Tanrı Kral kabul edilmesi işte bazı Asya İmparatorlarının Güneş'in oğlu olarak anılması işte bu inançlar liderlerin halk üzerinde karizmatik
bir hakimiyet kurmasını kolaylaştırmıştır.
Neden? Çünkü Tebas'ı onu böyle kendi gibi sıradan bir insan gibi değil de çok...
daha yüksek bir kudretin temsilcisi olarak görüyor.
Hatta bazı ünlüleri de böyle görenler var.
Ama burada şunu pas geçmeyelim.
Bu işin bir de kültürel boyutu var.
Her toplum belirli kişilik özelliklerine ve belli başlı davranış biçimlerine farklı değerler atfediyor olabilir.
Mesela daha bireyci, daha dışa dönük kültürlere baktığınız zaman burada sahne ışıklarının üzerine toplayan böyle canlı, daha cesur insanlar daha karizmatik bulunuyorlar.
Misal Amerikan kültürü örnek olarak Steve Jobs diyebiliriz.
İşte adam sahneye çıkıyor siyah balıkçı yaka bir şey giymiş bir tane de kot giymiş altına çıktı ürünü tanıttı ama nasıl büyük bir özgüven nasıl tiyatral bir enerjiyle yaptı değil mi bunu?
bireyci ve dışa dönük olan o Amerikan kültürü için çok okey hatta vizyoner bir karizma örneği olarak sunulabilir.
Ve fakat daha kolektivist kültürlerde misal işte Asya kültürlerinde bu bir kibir olarak algılanabilir arkadaşlar.
Bir özgüven şovu olarak algılanabilir.
Yani bir konuşmacının karizması Bütün kitlelere hitap etmeyebilir arkadaşlar.
Burada gördüğünüz gibi.
Misal Tibet'in ruhani lideri Dalai Lama.
Çok alçak, gönüllü, sakin bir gülümsemesi var.
Bilgelik akan sözleri var ve bunlarla gayet karizmatik bir lider olarak görülüyor.
Asya'daki birçok kültürde zaten böyle yani bir tevazu, bir dinginlik bunlar gayet karizmatik bulunuyor.
Ama Amerika'da bunun hiçbir karşılığı olmayabilir arkadaşlar.
Bunu demeye çalışıyorum. Yani karizma bazen de kültürel bir algı filtresinden geçerek anlamlandırılıyor insanlar tarafından.
Ve antropologlar karizmatik liderlerin çoğunlukla bir toplumsal ihtiyaç anında ortaya çıktığını işte savaş...
olur, bir kriz olur, ekonomik bir çöküş, dönüşüm çağı bu tarz şeylerde ortaya çıktığını ve takipçilerin onlara atfettiği anlamın liderin gerçek özelliklerinden daha belirleyici olabileceğine
dikkat çekiyor. Bakın takipçilerinin Onlara atfettiği anlam altını çizerim.
Bunlar liderlerin gerçek özelliklerinden daha belirleyici olabilir diyor.
Yani sen o insana nasıl bir önem atfettin?
Bu önemli. Yani ben sabaha kadar kendimin karizmatik olduğunu düşüneyim.
İşte şöyleyim böyleyim bilmem ne diyeyim.
Bunun hiçbir önemi yok. Karşı taraf beni izleyen taraf, beni takip eden insanlar benim hakkımda ne düşünüyorlar?
Esas önemli olan şey bu.
Yani senin kendi kendine söylemenin hiçbir anlamı yok.
Şimdi arkadaşlar çok enteresan bir araç.
Karizmatik liderlik konusunda yapılan güncel bir araştırma bu ve çok şaşırdım açıkçası çünkü karizmanın bazen dezavantaj olabileceğini ortaya koyan bir araştırma bu.
600 civarında iş lideri üzerinde yapılan bir çalışma.
Şimdi burada liderlerin karizma seviyeleri ile...
Etkinlikleri arasındaki etkiyi inceliyorlar ve sonuçlar çok düşük karizmaya sahip olan liderlerin böyle pek etkili olmadığını buna şaşırmadım.
Ama çok yüksek bir karizmaya sahip olan liderlerin de en az düşük karizmalılar kadar etkisiz algılandığını gösteriyor bu çalışma.
Yani en yüksek etkili olan liderler orta düzeyde karizmatik olan liderler aydı.
Orta ve ortanın bir tık üstü.
Çünkü karizması çok çok yüksek olan liderlerin genelde böyle işte pratik becerilerde zayıf kaldığını gözlemlemişler.
Çok düşük karizması olan insanların ise ekiplerine stratejik bir vizyon sunmada yetersiz kaldıkları gözlemlenmiş.
Karizma sadece böyle siyasi arenada ya da liderlik sahasında sınırlı değil arkadaşlar.
Popüler kültürde özellikle çok karşımıza çıkıyor.
Yıldız ışığı dediğimiz o büyülü şey bence karizma.
Bazı aktörler, müzisyenler ya da popüler figürler bulundukları ortama öyle bir enerji saçıyorlar ki hemen böyle hayran kitleleri olabiliyor.
Sahnede ya da ekranda onları izlerken böyle kitlenip kalıyoruz.
Şu an aklıma direkt Freddie Mercury geldi arkadaşlar.
Beyaz atletli yarım Freddie Mercury.
İnsan beyaz atletiyle nasıl karizma olabilir ya?
Ve o dişleriyle.
Ya onu var ya ölmeden önce canlı izlemeyi o kadar isterdim ki.
Hatta bu Live Aid konseri var ya orada işte piyanosun üzerinde bir içecek var.
Her izlediğimde diyorum ki keşke o içecek olsaydı.
Onu böyle yakından izlemek için.
Filmi vardı ya. Freddie Mercury'nin şu an aklıma gelmedi.
Bohemian Rhapsody miydi filmi?
Onu izleyin arkadaşlar. Biyografi filmi muhteşem.
Hatta şey var. Elvis'in filmi de vardı.
Elvis Presley'nin biyografi filmi.
Onu da beğenmiştim. Onu da öneriyim buradan.
Elvis demişken yani karizmanın şahı falan yani o adam inanılmaz.
Konserinde onu izlerken bayılıyor arkadaşlar kadınlar ve ambulanslar sürekli kapıda bekliyor.
Karizma deyince de bilmiyorum Elvis'i söylemeden geçmek istemedim.
Peki size şunu söylesem bir adam düşünün.
Kısacık bir pantolonu var ve bembeyaz çoraplarının altına kundura giymiş.
Ve pötür şapka takıyor.
Sizce bu adam karizmatik mi desem?
Hayır Merve falan dersiniz ama Michael Jackson abi yani.
Michael Jackson o beyaz çorapları ve kundurasıyla nasıl bir karizma.
Çünkü inanılmaz bir star ışığı var ya da Beyoncé arkadaşlar müthiş bir star ışığı.
Madonna ben çok hoşlanmam ama Madonna da öyle bence ya da Jennifer Lopez çok beğenirim.
Sinema dünyasında da bir sürü isim var işte bu podcastı yapma sebebim zaten.
Clem Murphy arkadaşlar ya da işte Al Pacino mesela direkt aklıma o geldi şu an.
Bence asla yakışıklı değil Al Pacino çarpılmazsam.
Ama bence çok karizmatik.
Ya da Marlon Brando arkadaşlar.
Çok beğenilir biliyorsunuz.
James Dean bence çok çok karizmatik bir adam.
Marilyn Monroe. Kanalımda biyografisi var.
Mutlaka dinleyin. Marilyn'in hikayesi çok güzel bir bölümde o.
Audrey Hepburn. Brad Pitt.
Clint Eastwood. Robert De Niro.
Daha bir sürü var arkadaşlar. Ve bunların ortak özelliği bence fiziksel özelliklerinden bağımsız olarak seyirciyi böyle hipnotize eden bir auraları var.
Bence bu. Şimdi son dönemde özellikle gençler arasında karizma kavramı için.
kullanılan ve karşı cinse etkileme becerisini tanımlamak için kullanılan bir kelime var.
Bundan bahsetmek istiyorum. Yani çok çekici Çok konuşkan, esprili, zeki bir iletişimi olan, sosyal olan, özgün olan insanlara gençler şimdilerde rizi yüksek diyorlar.
Yani çok karizmatik anlamıyla rizi yüksek.
Bakışıyla, duruşuyla, ağrısıyla insanları etkileme gücüne sahip kişilere böyle söylüyorlar.
Yani riz kazanmanın, özgüveni arttırmak, sosyal becerileri geliştirmek ve kendine özgün tarzını bulmakla olabileceğini düşünüyor bu gençler.
Peki biz nasıl rizimizi yani karizmamızı yükseltmek?
diyorsanız eğer, şimdi oraya gelelim.
İsviçre Lozan Üniversitesi'nden Prof.
Dr. John Antonakis ve ekibi karizmanın belirli iletişim stratejileriyle artırılabileceğini öne süren bir çalışma gerçekleştiriyorlar.
Şimdi bu deneyde daha önce hiç hitabet eğitimi almamış MBA öğrencileri yani işletme yüksek lisanslı öğrencileri ve orta düzey yöneticilerden oluşan katılımcılara önce bir konuşma
yaptırılıyor ve karizmaları değerlendiriliyor bu insanların.
Merve bu karizmayı nasıl değerlendirmişler demiş olabilir.
Onları dinleyenlerin onları ne kadar etkileyici bulduğunu değerlendiriyorlar arkadaşlar.
Sonra bu katılımcılara 12 adet karizma liderlik taktiği öğretiyorlar ve bu insanları tekrar sahneye çıkarıp tekrar bir konuşma yaptırıyorlar ve sonuç gerçekten çok çarpıcı.
Bu taktikleri uygulayan bazı konuşmacıların karizma puanları önceki hallerine kıyasla %60'a varan bir oranda.
Yükselmiş. Burası çok ömerli bence.
Ve Profesör Antonex diyor ki bu sonucu gördükten sonra o zaman diyor bizim bu karizmatik liderlik taktiklerimizde bu yöntemlerle eğitmiş olduğumuz insanlar daha etkili, daha güvenilir hatta böyle lider
gibi görünebilirler diyor.
Yani demem o ki karizma sonradan öğrenilebilir arkadaşlar.
Peki Merve ne taktikler vermişler bu katılımcılara da?
Bunların böyle karizma puanları yükselmiş diyorsanız gelelim oraya.
Şimdi birincisi arkadaşlar. Güçlü anlatım teknikleri yani...
İyi bir hikaye anlatıcısı olabilmek.
Şimdi aklıma bir kitap geldi.
Madem TED'lerden bahsettik.
TED gibi konuş diye bir kitap vardı.
Seneler önce okumuştum. Bunları anlatıyordu.
Onu önermiş olayım aklıma gelmişken.
Güçlü anlatım teknikleri ne demek?
Bir şeyi böyle dümdüz anlatmak değildi arkadaşlar.
Böyle metaforlarla, benzetmelerle, hikayelerle desteklemek, süslemek ve hangi mesajı verecekseniz karşı tarafa ne mesaj vermek istiyorsanız onu böyle daha akılda kalıcı bir hale getiriyorsunuz.
Daha duygusal açıdan daha etkileyici.
çıkılıyorsunuz. Bu. Hani soyut bir fikri somut örneklerle somut hikayelerle destekliyorsunuz ve çok daha çarpıcı bir hale getiriyorsun.
Örnek ver Merve dediğinizi duyar gibiyim.
Atıyorum birine işte ekip çalışmasının ne kadar önemli bir şey olduğunu anlatmak istiyorsunuz.
Tamam mı? Bunu böyle kuru kuruya ya işte ekip çalışması da çok önemli bir şey demiyorsunuz da atıyorum şöyle diyorsunuz işte bir ekip pizzaya benzer.
O hamuru tek başına yiyemezsiniz.
Ve domates sosu da tek başına biraz acı gelir.
Peynir de tek başına sadece bir peynirdir yani.
Ama bunların hepsi birleşince ortaya herkesin peşinden koşacağı bir şey çıkar.
Pizza. Ya da diyorum ki yani ekip işini anlatacağım.
Bir ekip halay gibidir.
Mahmut Tuncer geldi aklıma ya.
Ne diyordu? Halay sizi her yere götürür.
Mantık sizi bir yerden bir yere götürür.
Ama halay sizi her yere götürür.
Neyse ekip işi diyor.
Tıklıyoruz ki mesela metafor, benzetmeler yapıyoruz.
Güçlü anlatım teknikleri.
Ya burada da Mahmut Tuncer örnek vermezsin Merve ya.
Diyorsunuz ki. İşte bir ekip halay gibidir.
Bir kişi o ritmi kaçırırsa herkesin ayağı dolanır ama uyum sağlanırsa en sıkıcı düğünde bile o sahnenin yıldızı siz olursunuz gibi anlatabildim mi?
Yani güçlü anlatım teknikleri.
İkincisi arkadaşlar duyguları ve ortak değerleri vurgulamak.
Yani hitap ettiğiniz topluluğa, insanlara işte sizi anlıyorum.
Aynı gemideyiz. Bu mesajı vermek.
Üçüncüsü yüksek beklenti ve güven terkin etmek karşı tarafa.
İşte birlikte başaracağız, birlikte yapabiliriz tarzında.
Hani bu şunu uyandırır karşınızdaki insanlarda.
Bir amaç uğruna birlikte mücadele ediyoruz arzusu.
Bunu veriyorsunuz aslında karşı tarafa.
Dördüncüsü de arkadaşlar etkili beden dili ve ses kullanımı.
Yani bunu böyle tek düze bir ses tonuyla yaparsanız çok ilgi çekmeyecektir.
Vurgulamalar, mimikler bunlarla etkileyicinizi arttırmanız gerekir.
Beşincisi güçlü vurgular ve retorik sorular arkadaşlar.
Bu da yine hitabet ustalarının çok klasik taktiklerinden biri.
Mesela kim daha iyi bir gelecek istemez ki?
Böyle anlatabildim mi?
Bir de tabii ki samimiyet arkadaşlar.
Birinin samimiyeti karizmasının ışığını parlatan en önemli detaylardan biri.
Neden samimiyet bu kadar önemli?
Çünkü insanlar o yapmacıklığı anında anlıyor.
Yani ben çok iyi anlıyorum sizi bilmiyorum ama.
Yani samimi değilseniz arkadaşlar karizma olmanız.
Biraz zor. Şimdi bunlar güçlü anlatım teknikleri.
Buraya kadar bahsetmiş olduklarım.
Bunlar işin öğrenilebilir kısmı.
Yani iletişim sanatı olan kısmı.
Peki Merve karizmatik olup olmadığımı en kolay yoldan nasıl anlarım diyorsanız.
Şimdi arkadaşlar insanlar sizi dikkatle dinliyorlar mı?
Sonuna kadar dikkatle dinliyorlar mı?
Eğer bu bölümün sonuna gelmediyseniz muhtemelen sizin için karizmatik bir insan değilim.
Bunu anladım şu anda.
Umarım gelmişsinizdir.
Şimdi bu dediğim gibi siz dinleniyor musunuz dinlenmiyor musunuz?
Bu önemli. Doğal bir liderlik rolüne bürünüyor musunuz?
Yani sizden fikir alan insanlar var mı çevrenizde?
Bir grubun sözcüsü gibi misiniz arkadaşlar?
İşte ya onu arayayım o biliyordur.
Herhangi bir konu olabilir. Empatikasınız yeterince güçlü mü arkadaşlar?
İnsanları anlama beceriniz yüksek mi?
İnsanlar bir dertleri olduğunda sizi ararlar mı?
Size güvenirler mi? Sizinle konuşmak, dertleşmek isterler mi?
Ve herhangi bir ortamda size insanlar duygusal olarak çekinirler mi?
Bunlar önemli. Duygularınızı ve düşüncelerinizi ifade etmekte sizce yeterince başarılı mısınız arkadaşlar?
Kendinizi farklı sosyal ortamlara kolayca uyarlayabiliyor musunuz?
Başkalarının sizinle ilgili geri bildirimleri nasıl?
Mesela işte şey diyorlar mı?
Ya sende insanı çeken bir şey var.
Ya da senin yanında kendimi çok rahat hissediyorum.
Bu tarz şeyler duyuyor musunuz arkadaşlar?
Yani illa gelip de size aman tanrım çok karizmatiksiniz falan demezler.
Övgüler de çok önemli bir işaret.
Bir partide, bir düğünde, organizasyonda o ortamın neşe kaynağı mısınız?
Yüksek bir enerjiniz var mı?
Hani bazı insanlar böyle ortamı coşturur ya.
Ya da işte yabancılarla konuşurken çekinir misiniz arkadaşlar?
Sizce iyi bir dinleyici misiniz?
Bunlar çok önemli şeyler. Neden önemli?
Çünkü arkadaşlar karizma dediğimiz şey başkalarına ne hissettirdiğinizle ilgili burayı kaçırmayalım.
Evet bugün anlatacaklarımın sonuna geldim arkadaşlar.
Umarım karizmamızı arttırabiliriz ya da bu bölümden sonra vay be ne kadar karizmatik bir insanmışım demişsinizdir.
Kendinize iyi bakın arkadaşlar.
Bu hafta yepyeni bölümlerle tekrar görüşeceğiz.
O yüzden beni takip etmeyin ve bildirimlerinizi açmayı unutmayın.
Evital Ortamlarda Satılacak Bilgi'yi sundu.
Unutmayın OSB25 kodunu kullanarak psikoloji ve beslenme danışmanlıklarında Evital'de %20 indiriminiz olacak.
Kendinize iyi bakın. Hoşçakalın.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
