
Hz.İsa'nın Doğumu ve Ölümü - Paskalya - Meryem Ana - Güneş Tanrıları -Mitoloji ve Astroloji Bölüm 2
19 Ekim 2021 · 38 dk
PlatformlardaSpotify
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi
Twitter: @OrtamlardaB
Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com
Transkript
Altyazı M.K.
Merhabalar, Ortamlarda Satılacak Bilgi'ye hoş geldiniz.
Ben Merve. Bir önceki podcastimde Hazreti İsa'ya bir giriş yapmıştık.
Burada da esas konuyla devam edeceğiz arkadaşlar.
Sözü fazla uzatmadan hemen giriş yapmak istiyorum.
Çünkü oldukça uzun bir podcast olacağa benziyor.
Şimdi ilk podcastte Hazreti İsa'nın çarmıhının birçok anlamından bahsetmiştim.
Onu böyle kısaca bir hatırlayalım o çarmıh sahnesini.
Ne demiştim? Hazreti İsa çarmıha gerildiğinde aslında bu çarmıhın zodyak çarmıhı çaprazı olduğunu söylemiştim.
Zodiac çaprazı dediğimizinde 12 burcu tekabül eden bir çember olduğunu anlatmıştım size.
Aslında bu 12 burcunda 12 havari olduğunu söylemiştim.
12'nin kutsiyetinden de bahsetmiştik.
Ve Hazreti İsa neydi arkadaşlar?
13. kişi değil mi? Yani 13.
Cuma diyoruz. Yani çok lanetlidir 13 öyle biliriz.
Aslında 13 ya çok lanetlidir ya da çok kutsaldır.
Buradaki de kutsiyet atfedilen 13.
Çünkü 12'yi bozuyor demiştim.
12 bitiyor ve 13 geliyor.
Yani Hazreti İsa.
Hazreti İsa 13. Cuma'da çarmıha geriliyor ve 3 gün sonra ölümden uyanıyor.
Bildiğimiz hadise bu arkadaşlar.
Bir de şöyle bir olay var.
Şimdi 21 Aralık'ta ne oluyor?
En uzun gecede mi 21 Aralık?
Güneş 3 gün boyunca ölü kalıyor.
Ölü kalıyor derken ilkel insanlar dediğim gibi gökyüzünü gözlemliyorlar ve onun öldüğünü düşünüyorlar.
Ve 3 gün sonra hareketine devam ettiği zaman günler uzuyor arkadaşlar.
Yani 3 gün sonra güneş hareketine devam ediyor.
24 Aralık'ta Hz.
İsa'nın doğum günü arkadaşlar.
24-25 Aralık gibi biliyorsunuz ki Hristiyanlar bir Noel kutluyorlar.
Bu da Hz. İsa'nın doğumu anlamına geliyor.
Şimdi ben bunu neden anlattım?
Çünkü bugün sizlere Hz.
İsa'nın doğumu, ölümü ve yaşantısıyla ilgili olan Bildiğiniz her şeyin güneş tanrılarıyla olan benzerliğinden bahsedeceğim arkadaşlar.
Sözü fazla uzatmadan hemen başlayalım.
Öncelikle Hz. İsa'nın yaşadığı dönemin birkaç asır öncesine bir yolculuk yapalım.
Ne görüyoruz? Akdeniz ve Akdeniz'e komşu bölgelerde bir inanç görüyoruz değil mi?
Paganizm inancı çok önemlidir bu.
Paganizm dediğimiz olay bu dünyanın kadim doğa dinlerine uzanan bir inanç biçimi.
İnanç biçimi yalnız biçimi değil.
Arada böyle gidiyor benim sözcüklerim kusura bakmayın.
Şimdi devam edelim.
Ne dedik? Paganizm kökeni dünyanın kadim doğa dinlerine uzanıyor dedik.
Bunların genel adı. Bunlara inananlara da mensuplarına da pagan diyoruz arkadaşlar.
Bu devirlerde Yunanlılarda...
Apollon ve Dionysos.
Romalılarda Herkül.
İranlılarda Mitra.
Şimdi zaten bu konu nereden çıkmıştı?
Mitra'dan ilk podcast'ta bahsetmiştim.
Bugün iyice açacağım onları. Frigyalılarda da Adonis ve Addis.
Mısırlılarda Osiris, İsis ve Horus gibi ilahlara adanmış tapınaklar mevcut.
Mitolojiye böyle hiç inanmayan tipler var yani mitoloji de ya Allah kahretsin sizi diyenler.
Valla adamlar tapınak yapmış yani siz bilirsiniz bir daha düşünün bence.
Şimdi bunların bazıları arasında büyük coğrafi uzaklıklar var bu saydığım lokasyonları düşündüğünüz zaman.
Büyük etnik farklılıklar var ama ne var bir de bu inanç ve ayinlerin benzerliği var bu çok dikkat çekici bir detay.
Özellikle de bu Zodyak, Zodyak diyorum ya bu burçlar kuşağı.
Bu burçlar kuşağı işaretlerine karşılık gelen 12 sayısı çokça karşılaştığımız gizemlerden bir tanesi.
Örnek verelim mesela işte Hazreti Musa Kenan diyarıyla ilgili bilgi toplamak için buraya 12 kişi göndermişti.
Romalılarda Herkül var dedim bu Herkül'ün yerine getirmek zorunda olduğu.
12 görevi vardı.
Horus'un 12 yardımcısı vardı.
Biliyorsunuz ki Hazreti İsa'nın 12 havarisi vardır.
Hatta daha da gençleteyim bu 12 olayını.
Persli Mitra'nın da 12 havarisi var.
Hastaları iyileştirir, su üzerinde yürür.
Ona Tanrı'nın çobanı denilir ve sonra Tayfun tarafından ihanete uğrar.
Çarmıha gerilir ve 3 gün sonra tekrar dirilir.
Şimdi bu mitolojik ilahların ortak özelliklerinden bahsedeceğim ama ondan önce şunu söylemek istiyorum.
Hristiyanlar da bunlarla yakından ilgilenmişlerdir.
Ve hatta o kadar yakından ilgilenmişlerdir ki bu erken dönem Hristiyanlarına baktığınız zaman adamların tapınaklarını yakıp yıkmışlardır.
İnananlarını vahşice katletmişlerdir.
Belki bunları anlatırım ama öncelikle bu mitolojik ilahların ortak özelliklerinden bahsetmek istiyorum.
Birinci olarak şunu söyleyebilirim ki bu ilahlar Hristiyan Noel'i ve buna çok yakın bir zaman...
Zaman diliminde doğmuşlardır.
Hazreti İsa gibi.
Hepsi bakire bir anneden dünyaya gelmiştir.
Kurtarıcı olarak isimlendirilmişlerdir.
Mağarada doğmuşlardır ya da yer altında doğmuşlardır.
Hep böyle insanlar için bir çile hayatına öncülük etmişlerdir.
Çoğunluğu böyle karanlığın güçleri tarafından mağlup edilmişlerdir ve yeraltı dünyasına indirilmişlerdir ki buna Hristiyanlıkta Anastasis diyoruz.
Hazreti İsa'nın cehenneme inişi.
Daha sonra öldükten sonra yeniden dirilmişlerdir ve semavi alemde insanlığın öncüleri olmuşlardır.
Bunların inananları vaftiz edilir, bu müritleri vaftiz ediliyor.
Aynı zamanda azizleri için tahsis edilen kiliseleri vardır.
Ökaristi diye adlandırdığımız o kutsal yemek vardır ya şükran hani ekmek ve şarap katoliklerin yaptığı olay şuydu ki hani Hazreti İsa yemekte havarilerine ekmek veriyor ve diyor ya bu benim
bedenim ekmek için şarap verirken de bu benim kanım dediğine inandıkları için onlarda ekmek ve şarap ayini diye bir ayin var bildiğimiz.
İşte bunun varyasyonlarını görüyoruz yani şükür yemeği dediğimiz ökaristinin burada olduğunu görüyoruz aynı zamanda.
Ve bu güneş ilahlarının çoğunun yeniden yeryüzüne ineceği düşünülüyor.
Tıpkı Hazreti İsa'nın kıyamet kopmadan yeniden yeryüzüne geleceğini düşünen Hristiyanlar gibi bu olay.
Bütün bunların dışında bunu daha da açarsak bu konuyu.
Okey bu ortak özellikleriydi.
Şimdi biraz da açalım. Mesela Mitra'dan bahsedeyim ben size.
Mitra bir mağarada 25 Aralık'ta bakire bir anneden dünyaya geliyor.
Yani öyle düşünülüyor. İnsanları aydınlatan bir öğretmen olarak görülüyor.
Tanrı Mitra'ya haberci olarak bir kuzgun gönderiyor.
Bir boğayı kurban etmesini istiyor Güneş Tanrı Mitra'dan.
Ve Mitra bu buyruğu yerine getiriyor.
Bir önceki podcast'te boğa çağından bahsetmiştim.
Demiştim ki insan kurban edilen bir dönemdi.
Daha sonrasında koç çağ geldi ve artık hayvan kurbanına başlandı diye söylemiştim.
Devam edelim arkadaşlar. Beyaz boğa tam öleceği sırada Ay'a dönüşüyor.
Mitra'nın pelerini de...
Yıldızlar ve gezegenlerle dolu bir gökyüzüne dönüşüyor.
Daha sonrasındaki olaylar çok enteresan.
Boğanın yumurtalığından akan kutsal sıvıdan yeryüzünün bütün canlıları meydana geliyor.
Ve böyle yeryüzünün çeşitli yerlerine bu yaratıklar dağılıyor falan derken zaman yaratılıyor bu şekilde.
Yani günler, geceler birbirlerini takip etmeye başlıyor.
Aylar, mevsimler. İnanış bu şekilde.
Sonrasında zaten işte iyi ile kötü arasındaki o sonsuz savaş, insanın işte kaderi bunlar biçimlenmeye başlıyor.
Ve en önemli noktalardan birisi de şu yaklaşık 4000 yıl önce Boğa burcu tam ekvatorun üzerinde bulunmaktaydı ve güneş bu burca geldiğinde bu arada hatırlayın ne demiştim çarmı
12 havari 12 burç güneş tek tek burçları ziyaret ediyor demiştim.
İşte boğaya geldiği zaman 4000 yıl öncesinden bahsediyorum yeni yıl başlangıcı olarak kabul ediliyordu.
Bu da bize neyi gösteriyor aslında Mısırlılardaki boğa tapımı ve Hindulardaki ineğe tapınmak yani bunu açarım bir podcast gelecektir bu inek tapınmasıyla alakalı.
Çünkü çok fazla yanlış bilgi var bununla ilgili.
Devam edelim. İşte bu mevsimsel döngülerin parçaları olarak gördüğünüz gibi insanlarca bir tapınma ögesi yapılan astrolojik hadiselerden bahsediyorum değil mi?
Bunlar önce Yahudiliğe oradan da Hristiyanlığa tezahür ettiğini görüyoruz bunların.
Mesela işte Mitra'nın dedim ya işte boğayı kurban ediyor vesaire.
Bu boğanın kurban edildikten sonraki o kanı ve tohumlarıyla yani dölleriyle yeryüzünü bereketlendirdiğine inanıyorlar insanlar.
Ve Mitra Hindulara, İranlılara ait bir güneş tanrısı.
Bir güneş tanrısından bahsediyorum.
Ve bu güneş tanrısına adanmış çok büyük festivaller var.
Kış gün dönümleri, yaz gün dönümleri.
Bunların Hristiyanlıktaki karşılığı ne derseniz tabi ki de Noel ve Paskalya çıkıyor karşımıza değil mi?
Bir de Anastasis'ten bahsetmiştim.
Hani Hazreti İsa'nın cehenneme inişi değil mi?
Anastasis diyoruz buna. Bunun aynısı Mitra'da da var.
Mitra yeraltı dünyasına iniyor.
Ve Mitra'nın bu yeraltı dünyasına indiği vakite baktığımız zaman yine karşımıza güneş çıkıyor.
Güneşin terazi burcuna girdiği güzgün doğumuyla karşılaşıyoruz.
Ve bugünümüzde de İran aylarından Mihir dediğimiz bir İran ayı vardır.
Mitra'dan geliyor bu isim.
Buradan ötürü geliyor. Ve daha sonra Mitra 3 gün sonra...
Gömüldüğü mezardan yeniden diriliyor.
Aynı Hazreti İsa'nın olayı gibi Anastasis gibi.
Ve Mitra'nın bu dirilişi dediğim gibi her yıl böyle büyük eğlencelerle falan kutlanıyor.
Ve Mitra'nın diğer bir adı da kuzudur arkadaşlar.
Hazreti İsa'da biliyorsunuz Allah'ın kuzusudur.
Daha sonra işte Zerdüşt'ün kutsal kitabı vardır Avesta.
Bu Avesta'da da Mitra ne diye tanımlanıyor bilin bakalım.
Ahura Mazda'nın yani en yüce tanrı.
En güçlü, en iyi tanrı Ahura Mazda'nın yeryüzündeki temsilcisi olarak gösteriliyor Mitra Avesta'da.
Mitra böyle arkadaşlar.
Yine ara ara döneceğim ona.
Şimdi Osiris'ten biraz bahsetmek istiyorum.
Osiris de Mısırlıların güneş tanrısı.
Annesi Bakire Seres 25 Aralık'ta doğuyor ve karanlığın gücü Tayfun tarafından ihanete uğrayıp öldürülüyor.
Hazreti İsa'da biliyorsunuz ki Yahuda tarafından ihanete uğramış ve öldürülmüştü.
Ve öldüğü gün 17 Aralık.
17 Aralık'tan 3 gün sonra tekrar dirildiği düşünülüyor.
Şimdi bu Osiris'te okeyse bir de günah keçisi dediğimiz bir tabir vardır.
Buna değinmek istiyorum. Bu da aslında arkadaşlar Kaldeliler olarak adlandırdığımız Arami bir devletin...
günah keçisi dediğimiz olay buradan geliyor yani bilattan önce 612 lerden falan geliyor ve Oradan da Yahudilere sirayet ediyor.
Yahudiler, dedim ya işte oradan oraya geçiyor, oradan oraya geçiyor, Yahudilere geliyor.
Yahudilerde çile yoğurtusu dediğimiz bir olay var.
Burada Yahudiler bir keçi buluyorlar ve halkın bütün günahlarını bu tekenin, bu keçinin sırtına yükleyip hayvanı çöle doğru kovalıyorlar.
İşte bu dediğim olay aslında kaldelilerden geliyor.
Yani olay şu.
Bunlar manyak mı kardeşim niye böyle bir şey yapıyor demiş olabilirsiniz.
Çünkü şöyle düşünüyorlar.
Bizim diyorlar bütün kurtuluş umudumuz bu tanrısal kuzunun kurban edilmesine bağlı.
Buna inanıyorlar ki bu Babililerde de gördüğümüz bir gelenek.
Bu yeni yıl festivallerinde adamlar işte eski yıl öldü hadi bakalım bunu kutlayalım diye bir günah keçisi kurban ederlermiş Babililer.
Bu kurban olayı işte bu şekilde daha sonra batıya sirayet ediyor arkadaşlar.
Bunu Freud yine babaya bağlamış bu arada.
Dinin Kökenleri diye bir kitabı var.
Çok uzun anlatırım günah keçisi olayını.
Belki bir podcast yaparız bununla ilgili ama böyle genel adlarıyla bilmeniz adına bunları anlatıyorum.
O zaman ortaya ne çıkıyor arkadaşlar?
Hazreti İsa'ya kuzu deniliyor.
İşte bu da bütün insanların günahlarının kefaretini ödemesinden dolayı değil mi?
Çünkü kendini feda ettiği düşünülüyor bir kuzu.
İşte bu Kaldelilerden geliyor.
Yahudilere, Yahudilerden geliyor.
Yahudiler yalnız Yahudilerden geliyor Hristiyanlara.
Bu arada Pers inancında Mitra'ya tapanlar şu şekilde dua ederlermiş.
Ey dünyanın günahını üstlenen Tanrı'nın kuzusu derlermiş.
Bu Mitra başlarda kendini kurban eden bir boğa olarak görülüyordu ama sonraki zamanlarda dikkat ettiğimiz zaman Koç ile boğa yer değiştiriyor.
Koç yani kuzu arkadaşlar.
Bu da şu demek. Güneş yine gün doğumunda bu burçtan geçtiği vakit yani koçtan geçtiği zaman tanrının kuzusu olarak adlandırılırdı.
Güneş. Tanrının kuzusu güneş.
Bu önemli bir bilgi.
Şimdi Zodiac çaprazını hatırlayın.
Hatta onu da hatırlamazsanız.
İlk burç nedir arkadaşlar? Koç değil mi?
Yani astrolojide ilk başlangıç koçla yapılır.
Peki koçun tekabül ettiği tarihe baktığınız zaman Mart, Nisan değil mi?
Bu aylardır. O zaman nereye gidiyoruz şimdi?
21 Mart'a gidiyoruz.
21 Mart'ta ne oluyor?
Kış bitiyor, yaz başlıyor.
Yani Tanrı'nın kuzusu Güneş insanlığı karanlıktan kurtarıyor.
Kıştan kurtarıyor. Sonuç nedir?
Sonuç şu bu Yahudilikteki o günah keçisi kavramı aslında insanların hayrı için gerçekleştirilen dikkatinizi çekerim.
İlkel insan kurbanının şekil değiştirmiş bir formu.
Gelelim başka mitoslara arkadaşlar.
Şimdi size bitki tanrısı Adonis'ten bahsedeceğim.
Yani Tammuz, Temmuz.
Bununla ilgili bir kitap vardı adı neydi?
Fraser'ın Adonis, Addis, Osiris diye bir kitabı var okumak isteyenler için.
Hatta burada ben Şiilik ile ilgili bir podcast yapmıştım.
Ağıt dini olduğunu ve ne şekilde işte ağıt yakıldığını kendilerine bedenlerine nasıl zarar verdiklerini falan anlatmıştım.
Bu kitapta da onun varyasyonlarını görebiliyorsunuz.
Yine bu işte Adonis, Addis, Mitra vs.
bunların üzerinden anlatılıyor.
Kapatalım parantezi devam edelim.
Bitki tanrısı Adonis ile devam ediyorum.
Bu da tıpkı Hazreti İsa gibi bakire olarak adledilen tabiattan doğmuş bir genç.
Ve çok güzel bir genç.
O kadar güzel ki yerüstü ve yeraltı tanrıçaları buna aşık oluyor.
Venüs ve Proserpin. Proserpin yeraltı tanrısı, Venüs yerüstü.
Buna aşık oluyor ve bu da diyor ki ben ikinizin de taleplerini geri çevirmeyeyim.
Yazın diyor yukarıda Venüs ile takılayım, kışında aşağıda Proserfin ile geçireyim diyor.
Ama ne oluyor? Sonbaharda bir domuz çıkıyor karşısına ve Tayfun tarafından öldürülüyor.
Domuz eti neden yasak acaba değil mi?
Şimdi bu mite göre iştar oğlunu kaybettikten sonra iştarın bu arada hem oğludur Tammuz hem de kocasıdır.
Dayanamıyor onun acısına ben diyor onun peşi sıra yer altına ineceğim diyor ve yer altına iniyor.
Ve burada Tammuz'un bu yer altında kaldığı zaman dilimine baktığımız zaman ne görüyoruz?
Yeryüzünün bütün üreme eylemini terk ettiği kış mevsimi çıkıyor karşımıza.
Hatta bu yaban domuzu tarafından yaralandıktan sonra 5 kış ayı boyunca yer altında kalıyor.
5 kış ayı ne demek?
Ocak, Şubat, Ekim, Kasım, Aralık.
Bu da Hazreti İsa'nın 5 yara almasıyla özdeşleştirilen bir durum arkadaşlar.
Bir de şu var unutmadan söyleyeyim.
Bu domuz olayıyla ilgili İskandinav mitolojisinde de gördüğümüz bir şey bu.
Tanrı Frey kış günü doğumundaydı galiba bir domuz tarafından öldürülüyor.
Bundan dolayı da bunlar festivallerinde her yıl kurban olarak bir domuz sunuyorlar.
Bu adet günümüzde ne olarak karşımıza çıkıyor?
Noel değil mi? Bu arada Adonis de çarmıha gelinmiştir unutmadan söyleyeyim.
Çarmıha gelindikten 3 gün sonra.
dirilmiştir ve göğe yükselmiştir.
Gelelim Addis'e arkadaşlar.
Addis'in hikayesi de hemen hemen benziyor.
İşte o da Kibele veya işte Demeter'in aşık olduğu genç.
Çok dürüst böyle frigyalı bir çobancayız Addis.
Annesi Bakire tabii ki adı Nana.
Addis'i kim öldürüyor? Tabii ki de bir yaban domuzu öldürüyor.
Bu arada yaban domuzu diyorum ama yaban domuzu şu kışın sembolü aynı zamanda.
Neyse öldürüldükten sonra bir çam ağacının dibinde ölene kadar kan kaybediyor Addis.
Bu arada Kibel'e ana tanrıça Kibel'e ağlaya ağlaya Addis'i aramaya yola çıkıyor.
Ve onu bulduğu zaman o kadar çok ağlıyor üzülüyor ki Addis diriliyor arkadaşlar.
Yeniden bir diriliş söz konusu.
Bir de bu Addis'in kanını kurban etmesi.
yeryüzünün verimliliğini yenilediği düşünülüyor.
Hani bu Mitra'da da bahsetmiştim aynısından.
Bir boğa olayından bahsetmiştim.
Ona benzer bir iş bu da. Fakat şuraya dikkat etmenizi istiyorum.
Bu ölüp yenidendiriliyor ya bu ritüel kutlamaları yapıyor.
Yenidendirildikten sonra insanlar ritüel kutlamaları yapılıyor ve burada Addis'in bir sureti arkadaşlar bir çam ağacının Gövdesine bağlanıyor.
Dikkat ettiniz mi? Bir çam ağacından bahsediyorum.
Aklınıza bu noellerde işte şey oluyor ya çarmıha gerilmiş böyle minik İsa figürleri işte çam ağaçları vesaire aklınıza gelmiştir.
Gelelim bir başka hikaye arkadaşlar.
Herkül'den bahsedeceğim.
O da annesi Alemene'den doğuyor.
Bakire bir doğumla dünyaya geliyor ve mucizevi ilah olan Zeus'dan.
Hamile kalıyor annesi Zeus'un da yani hamile bırakmadığı kimse yok herhalde.
Zeus'u biliyorsunuz diğer podcastlerimde bahsediyorum.
Böyle işte altın damlası olarak yağıyor.
Kutsal bir şekilde geliyor vesaire yine aynı olay var.
Herkül'ün nakabına baktığımız zaman karşımıza Tanrı'nın biricik oğlu sıfatı çıkıyor.
Gelelim bir başka isme Buda.
Buda'dan bahsedeceğim. Buda'nın ölümü ve sonrası öldükten sonrası da Hazreti İsa ile çok paralellik gösteriyor.
O da işte Hazreti İsa gibi.
Öldüğü zaman bu da öldüğü zaman yerler titriyor, kayalar parçalanıyor, hayalet ruhlar ortaya çıkıyor.
Çok benzer değil mi? Bir de ne demiştim anastasis anastasis diyorum.
Bu da ne arkadaşlar?
Hazreti İsa'nın cuma gecesinden pazar sabahına kadar cehenneme indiği düşünülüyor değil mi?
Bu böyle bir inanç. Ve bu Adoniste de karşımıza çıktı.
Bunun aslında diğer...
bu yabancı putperest dinlerden ödünç alındığını burada aslında söyleyebiliriz diye düşünüyorum ben.
Çünkü Adonis'i hatırlayın çarmıha gerildi, cehenneme indi, üçüncü gün ölümden dirildi ve göklere yükseldi.
Aynısı Hazreti İsa'da da olmuştur.
Gelelim Hint tanrısı Kirişnay arkadaşlar.
Çok önemli bir tanrıdır bu.
O da bakire bir şekilde doğuyor, mağarada doğuyor.
Ölüleri diriltme gibi bir özelliği var.
Cüzdanlıları iyileştiriyor, körleri sağırları iyileştiriyor.
Cehenneme iniyor 3 gün sonra tekrar diriliyor falan hep aynı hikayeler arkadaşlar.
Hatta kıyamet gününde tekrar geleceği düşünülüyor Krishna'nın.
Yani özetle arkadaşlar şunu demeye çalışıyorum.
Pagan ve Hristiyanlık öncesi tanrılarla ilgili efsanelere baktığınız zaman buraya kadar anlattıklarımdan ötürü söylüyorum.
Hazreti İsa Mesih hakkında anlatılan hikayelerin oldukça paralel olduğunu görüyorsunuz.
İşte bu güneş kursunu izlediği rota ile meydana geliyor.
Yani yıllık tabiat olayları ile dünyanın her yerinde gördüğümüz vakalar diyebilirim bunlar için.
İşte bunlar pagan inançları ve Hazreti İsa'dan yüzyıllar önce de vardı dediğim gibi.
Bakire bir anneden doğma, genelde mağarada doğma, işte bu doğumun gökteki bir yıldızda haber verilmesi Hazreti İsa'da aynı şekildedir.
Sirius yıldızı hatırlayın.
Ondan sonra işte bebeğe büyücüler ve çobanlar tarafından tapınma, şeytan tarafından sınanma, mucizeler gösterme, kötülük güçlerince yakalanma, çarmıha gerilme, ölmek, dirilmek,
kurtarıcı olma vasfı, hatta günün birinde geri döneceği inancı gibi gibi gibi bir sürü paralellikler.
Şimdi diyeceksiniz ki bana ee Merve bunlar fark edilmedi mi?
Tabii ki fark edildi ama inkar denilen bir şey var arkadaşlar.
Din alimleri dediler ki bunlar dediler şeytanın hırsızlığı hiç öyle şey olur mu?
Yani şunu demek istiyorlar güya şöyleymiş şeytan Hristiyanların bu gelecekte sırlarına sahip olmak istiyormuş.
O yüzden bunların tapınanlarına bu ritüelleri taklit ettirmiş.
Yani açıklamaları bu din alimleri şeytan hırsızlığıymış bu.
Şimdi devam edelim arkadaşlar.
Ne demiştim 12 havari aslında Zodyak çaprazındaki 12 burç demiştim.
Ve güneşi temsil eden Hazreti İsa onları tek tek ziyaret ediyor demiştim.
Şimdi bu dediğim o çapraz Zodyak çapraz arkadaşlar bir Hristiyanlık sembolü değil.
Bunu bilelim. Bu paganların bir sembolü Zodyak çaprazı.
Bu yüzden Hazreti İsa bu betimlemelere baktığınız zaman kafasında hep bir haçla gösterilir.
Çünkü Hazreti İsa güneştir.
Tanrı'nın güneşidir.
Dünyanın ışığıdır. Güneş kuzudur ya bundan bahsetmiştik.
Göğe çekilendir.
Bu yüzden yani aslında her sabah yaptığı gibi tekrar gelecektir.
Güneş nasıl geliyor? Tekrar tekrar tekrar değil mi?
Ve karanlığı yeniyor değil mi?
Sürekli geliyor karanlığı yeniyor.
Tanrı'nın kudretiyle her sabah güneş tekrar geliyor.
Yeniden diriliyor. Bulutların üzerinde yükseliyor.
Şimdi İncil'i okuyan arkadaşlar şunu hatırlayacaktır.
İncil'de sürekli bir çağ kelimesiyle karşılaşıyoruz.
Bu çağ kelimesinin kavramını daha doğrusu anlamak için ne yapacağız?
Öncelikle Ekinoks'a gideceğiz.
Yani Ekinoks'un o gece İşte gündüz eşitliği kavramını bilmemiz gerekiyor.
Şimdi antik çağda antik Mısırlılar ve onlardan önceki birçok kültürde insanlar şunu fark ediyorlar.
Yaklaşık olarak her 2150 yılda bir bahar gün dönümünde şafak zod yakın bir başka sembolüne denk geliyor.
Bir başka sembolü derken burcuna denk geliyor.
İşte bu olay dünyanın kendi eksenine dönerken açısal olarak yaptığı bir olay.
Ve bu gün dönümünün gerilemesi aslında.
12 Burcu'ya tekabül etmesi 2150 yılı buluyor arkadaşlar.
Ve her 2150 yıllık süreç bir çağdır.
Bir önceki podcast'ta bahsettiğim çağlar.
Şu anda biz balık çağındayız.
Yani kova ve balık arası diyebiliriz ama balık çağındayız.
2150'ye kadar da bu sürecek.
Şimdi eski ahite dönelim.
İncil dedik. Şimdi eski ahite döneceğiz.
Eski ahitte ne oluyordu? Hazreti Musa geldiğinde insanların altından bir buzağıya taptığını görüyordu.
Ve çok sinirleniyordu değil mi?
Çünkü ne vardı orada? Koç çağına girmişlerdi.
Niye altın bir buzağıya tapıyorsunuz?
Aynısını arkadaşlar Mitra'da da görüyoruz.
Aynı olayı yaşıyor. Sinirleniyor.
Altın bir boğayı öldürüyor vs.
vs. Yani Hazreti Musa neydi arkadaşlar?
Tekrar söyleyelim. Boğadan koç çağına geçişin bir sembolüydü.
Ve bu yüzden belki de hala Yahudiler boynuz borusu dediğimiz o şoför isimli müzik aletini çalıyorlardır değil mi?
Şimdi çağlar demişken Hz.
İsa'nın çağından bahsedelim.
Nedir? Balık çağı değil mi?
Ve dediğim gibi şu an balık çağındayız.
Şimdi balık sembolü arkadaşlar eski ahitte çok sık karşımıza çıkan bir detay.
Mesela işte der ki Hazreti İsa sadece iki tane balıkla beş bin kişiyi doyurmuştur der.
Astrolojide balık burcu olanlar bilecektir.
Balık sembolü nedir? İki balık şeklindedir değil mi?
Ve balık arkadaşlar İsa'nın doğumu kabul edilir.
Yani yeni çağa giriştir aslında.
Hatta pagan güneş krallığında sembolüdür bu.
Ve bir de şöyle bir olay vardır.
İşte havarileri Hazreti İsa eder.
Senden sonraki bir dahaki Paskalya nerede olacak diye sorarlar.
Hazreti İsa da şöyle söyler.
Bir şehre gireceksiniz.
Elinde testiyle su taşıyan bir adam göreceksiniz.
Onu takip edin der. Bu su taşıyan adam kimdir arkadaşlar?
Aquarius'tur. Yani kova burcunun sembolü su taşıyan adam değil mi?
Balıktan sonra gelecek çağ neydi?
Bir önceki podcast'te bahsettik.
Kova çağı değil mi?
Hatta Hazreti İsa der ki sizinle dünyanın sonuna kadar birlikte olacağım der.
Dünya demek burada çağ demek arkadaşlar.
Yani Hazreti İsa'nın balık çağı.
Güneş kovaya girince bitecektir.
Değil mi? Bunu söylemeye çalışıyorum.
Ve Hz. İsa'nın sıfatlarından birisi de balıktır.
Yani balık güneşin sembollerinden birisidir.
Hatta şöyle söyleyeyim. Hz.
İsa'ya verilen çeşitli dakapları dikkatlice incelerseniz.
Ne demiştim? Tanrı'nın kuzusu değil mi?
Koç. Mesela işte Mart ayında Tanrı'nın kuzusu derler.
Mart'ta dikkat edin. Koç burcunun olduğu tarih.
Haziran ayına baktığınız zaman.
Yahuda kabilesinin aslanı denilir.
Yani bu Hristiyanlıktaki güneş kültünün izleri ibadetteki o doğu yönüne dönme geleneğinde de görebileceğiniz bir detay arkadaşlar.
Şimdi bu 25 Aralık'taki doğum günü olayına dönmek istiyorum.
Bu aslında Mitra'nın da doğum günü 25 Aralık.
Hazreti İsa'nın da doğum günü hatta...
Pek çoğunun doğum günü mesela işte Mitra, Osiris, Dionysos Yunan mitolojisi, Horus, Adonis, Buda bunların doğum günü de 25 Aralık tarihi.
Bu şekilde enteresan yani.
Yani gördüğünüz gibi pek çok millette bu göklerin bakire kraliçesi olayı, güneş tanrı, ondan sonra ilahi bir varlığın doğumu, onun hatırasına kış gün dönümü festivalleri vs.
biz diyoruz ya Noel, Paskalya bunlar var.
Bu arada Paskalya demişken ondan da bahsedelim.
Paskalya nedir? Hazreti İsa'nın çarmıha gerilmesi, can vermesi ve 3 gün sonra tekrar dirilmesini kutlanması.
Bu Paskalya ve ne zaman kutlanıyor?
Mart sonundan Nisan sonuna kadar olan bir dönem.
Her sene sabit bir tarihi yok.
Dünya kiliselerinin çoğuna baktığınız zaman Pazar günü kutlanıyor Paskalya günü.
Kıyam yortusu, diriliş pazarı.
Diriliş günü olarak adlandırılan isimleri de var.
Şimdi bir de Paskalya anlamında kullanılan Easter diye bir şey var.
Yani Paskalya işte Easter. Şimdi bu Paskalya anlamına da gelen Easter ismi nereden geliyor?
Eoster'den geliyor. Eoster de kim derseniz Şafak Tanrıçası, Töteonbahar ve Şafak Tanrıçası olarak geçer.
Ve bu Paskalya dediğimiz şey yine karşımıza paganik bir şeyler çıkacak.
Şöyle ki aslında şafak ayinleri tazim ediliyordu Eosler için.
Oradan gelen bir şey.
İşte bu Paskalya kutlamaları yapılıyor ya orada işte aslında ne var?
Avrupa ve Orta Doğu'daki o yaygın pagan şenliklerinin tezahürü bu arkadaşlar.
Yani Hristiyanlıktaki tezahürü diyebiliriz.
Mesela Bahar Ekinokus'una gidelim.
Orada ne oluyor Bahar Ekinokus'unda?
Günün dengesi karanlıktan aydınlığa doğru kayıyor değil mi?
Aydınlığa doğru gidiyor. Bu ne olacak?
Tabii ki de doğa etkilenecek bundan.
Tavuklar, vahşi kuşlar bu değişimi hissediyorlar ve renkli yumurtalar yumurtluyorlar.
Bakın renkli yumurtalar diyorum.
Paskalya'da ne var arkadaşlar? Renkli yumurta muhabbeti var.
İşte bu kadim insanlar düşünüyorlar, düşünüyorlar diyorlar ki ya diyorlar bu çok hani verimliliğin sağlayıcısı.
Tabiat sonuçta. Tabiat yeniden canlanıyor.
Ve bu renkli yumurtalar bize bu tabiatın yeniden canlandığını hatırlatıyor.
O yüzden biz bunları saklayalım.
Hani çiğ olarak muhafaza edelim.
Diyorlar ve Eos der gününün sabahı.
Yani şafak ayının olacağı günde.
Kaynatıp yiyorlar arkadaşlar.
Yani bu periyodik olarak aslında yaratılış mitolojisinin bir tezahürü olarak nereye geçiyor?
İşte Ortodoks Paskalya'sına bakın ne yapıyorlar?
Yemekten önce kırmızı yumurta.
Ne diyorlar?
Hristos Onesti yani Mesih dirildi diyorlar.
Bu arada bu Eostere yani Ostara da deniliyor Cermenlerce.
Ostara'nın sembolü beyaz tavşan ve yumurta arkadaşlar aynı zamanda.
Şimdi gelelim Sirius Yıldızı olayına arkadaşlar.
Bu Atiye dizisinde sıkça karşımıza çıkıyordu Sirius Yıldızı hatırlarsanız.
Bu çok detaylı bir konu yani Sirius Yıldızı ile alakalı direkt bir podcast bile yapılabilir.
O kadar önemli. Ama böyle kısaca indirgeyerek anlatmaya çalışacağım.
Şimdi Sirius yıldızı arkadaşlar köpek yıldızı denir demir kazık gibi isimleri de vardır.
Köpek yıldızı derken Türk mitolojisindeki o asena olayı da buradan geliyor bu arada.
Ya da kutup yıldızı falan da diyorlar ama aslında o Sirius yıldızı.
Ama ezoterik öğretilerde çok önemli bir yıldız bu arkadaşlar.
İşte köpek oluyor kurt oluyor çakal bu biçimlerde simgeleniyor.
Böyle tipine baktığınız zaman da evet benziyor gerçekten.
Ve mitolojilerde de çok önemli bir detay bu Sirius yıldızı.
Mesela Mısır'da ölüleri öteki aleme götüren Anubis'tir.
Türk mitolojisine dediğim gibi Asena'dır, kutsal kurttur Asena biliyorsunuz.
Bu yıldız dediğim gibi gökyüzünün en parlak yıldızı.
Hatta Araplarda da bu Sirius'a tapma olayı var arkadaşlar.
İşte bir köprü bir geçiş öte aleme öyle görülüyor Atiye dizisindeki olay.
Bu arada Araplar için de çok önemli bir yıldızdır.
Şira der Araplar buna çünkü gökyüzünün en parlak yıldızıdır.
Hatta işte eskiden Sirius'a tapıp ona dua edermiş Araplar yani o kadar önemli arkadaşlar.
Zaten güneşe, aya taptıklarını biliyorsunuz eski o sahabilerin.
Neyse ben bu Sirius yıldızını neden anlatıyorum?
Çünkü Hazreti İsa'nın doğumuyla Sirius yıldızının bir alakası var arkadaşlar.
Şöyle ki hemen bir hatırlatmak istiyorum size.
Şimdi Hazreti İsa 25 Aralık'ta Beytül Lahim'de bu arada Beytül Lahim ekmek evi demek arkadaşlar az sonra açıklayacağım onu.
Bakire Hazreti Meryem'den dünyaya geldi ve daha sonra doğumu nasıl müjdelendi?
Doğuda bir yıldızın doğmasıyla değil mi?
Bu yıldız neydi?
Sirius yıldızıydı.
Çünkü bu yüzden önemli. Daha sonra 3 kral bu yıldızı takip ederek Hazreti İsa'yı buluyor, süslüyor.
Bu da 3 kral dediğimiz olayda aslında yıldızlar.
Bundan bahsedeceğim az sonra.
Daha sonra işte 12 yaşında bir çocuk öğretmen olduğunu görüyoruz.
30 yaşında vaftiz edildiğini görüyoruz.
Görevine başlıyor. Daha sonra işte yolculuk yaptığı 12 havarisi var.
Bunu biliyoruz. Hastaları iyileştiriyor.
Suda yürüyor. Ölüleri diriltiyor.
Bu tarzda mucizeler gösteriyor.
Ve sıfatlarına baktığımız zaman.
Tanrı'nın oğlu, dünyanın ışığı, Tanrı'nın kuzusu gibi sıfatları var.
Birçok ismi var bu arada. Daha sonra Yahuda tarafından ihanete uğruyor, çarmıha geriliyor, ölüyor, mezara gömülüyor ama üç gün sonra tekrar dirilip cennete yükseliyor değil mi?
Bu, olay bu. Şimdi öncelikle bu doğum kısmını açıklamak istiyorum.
Bu doğudaki yıldız dediğim yıldız aslında Sirius yıldızı.
24 Aralık'ta gece gökyüzündeki en parlak yıldız arkadaşlar.
Herhangi bir Noel arifesinde gece yarısı sokağa çıkın gökyüzüne bakın.
Gökyüzünün güneş tarafında yani meridyen çizgisinin batısında ışıldayan o sabit yıldızların en parlak olan Sirius'u görürsünüz zaten.
Şimdi bu doğudaki yıldız Sirius 24 Aralık'taki en parlak yıldız ve Orion kuşağı dediğimiz o kuşakta.
3 parlak yıldızda aynı hizada yer alıyor ve bu 3 parlak yıldızda arkadaşlar günümüzde de 3 kral olarak adlandırdığımız Yıldızlar arkadaşlar bunların özelliği de şu Bu 3
parlak ve Sirius 25 Aralıkta güneşin doğacağı yeri gösteriyorlar Bu yüzden önemli 3 kral doğudaki 3 kral dediğim yıldız arkadaşlar doğudaki yıldızı takip ederler
doğudaki yıldız neydi Sirius Sirius da bize neyi gösterir?
Gün doğumunu gösterir.
Olay bu arkadaşlar. Şimdi dönelim Bakire Meryem'e.
Şimdi Beytül Lahim'de doğdu demiştim onu açıklamaya çalışacağım.
Bakire Meryem Başak Burcu'nu temsil ediyor arkadaşlar.
Virgo latince de Bakire demektir.
Başak aynı zamanda da ekmek evini temsil eder.
Başak, buğday, ekmek.
Dikkat edin elinde hep böyle bir demet buğday falan tutar.
Ağustos, Eylül, Hasat zamanı değil mi?
Başak Burcu, Eylül.
Yani Beytüllahim Ekmek Evi demek.
Yani burası aslında gökyüzünde bir yeri işaret ediyor bize.
Yeryüzünde değil gökyüzündeki Başak Burcu takım yıldızını temsil ediyor.
Ama şöyle bir şey var bunu da söyleyeyim.
Bundan yaklaşık 3000 yıl önce tabii ki de bu yıldız şu anki yerinde görülmüyordu arkadaşlar.
Çünkü dünyanın o kutuplardaki basıklığı, Ekvador'daki o şişkinliği, ve ekseni etrafındaki dönüşü neye sebebiyet veriyor?
Titremeye, yalpalamaya değil mi?
Sebebiyet veriyor. İşte bu yörüngesel devinim dediğimiz olay dolayısıyla ne oluyor?
Yıldızların konumları yavaş yavaş değişiyor.
Öyle bir anda değil yavaş yavaş değişiyor.
Artık o Sirius yıldızı geçmişe göre tabii ki daha geç doğuyor ve şafak vakti yükselişi eskiden olduğu gibi yaz mevsiminin o sıcak günlerine tekabül etmiyor.
Şimdi bu anlamda da şunu söylemek isterim.
Romalılar Mesela Sirius'un doğuşunu 25 Nisan civarında bir günde kutluyorlarmış.
Önemli olan detay şu bu kutlamalarda köpek kurban ediliyor.
Sirius yıldızı köpeğe benziyor demiştim.
Şarap içiyorlar arkadaşlar ve tütsü falan kullanıyorlar.
Bir de şöyle bir şey var o yılki hasat çıktı ya buğday ürünü.
Bu Sirius'tan yayılan etkiler sonucu öyle olduğu düşünülüyor yani.
Buğday pası dediğimiz bir hastalık var.
Ürünler buğday pası hastalığına yakalanıyormuş.
Buna da yakalanmasın diye Robigo dediğimiz bir ilahe.
Ne var? Buna koyun veya kuzu falan kurban ediyorlarmış arkadaşlar.
Bu da enteresan bir detay.
Şimdi Hazreti İsa'nın doğum gününe tekrar dönmek istiyorum.
25 Aralık diyoruz ya.
Yaz gün dönümünden kış gün dönümüne kadar ne oluyor?
Günler kısalıyor, soğuyor değil mi?
İşte bu antik medeniyetlerce ölümü temsil ediyor arkadaşlar güneşin ölümü yani 22 Aralık'ta güneşin yok olduğu en belirgin şekilde görülüyor ve güneş 6 ay
boyunca güneye doğru hareket ediyor ve o gün 22 Aralık'ta Ufuktaki en düşük noktasına ulaşıyor.
İşte burada ne oluyor? Güneşin güneye doğru hareketi 3 gün boyunca duruyor.
Ve bu 3 günlük beklemeden sonra güneş haç şeklindeki o güney takımı yıldızın üzerinde yeniden yükselmeye başlıyor.
Bu olayda arkadaşlar 25 Aralık'ta gerçekleşiyor.
Bundan sonra güneş Kuzeye doğru hareket etmeye başlıyor ve ne oluyor günler uzamaya başlıyor ısınmaya başlıyor.
Bahar geliyor işte bu yüzden güneş haç üzerinde öldü.
Üç gün ölü kaldı ve tekrar dirildi deniliyor.
Yani bu yüzden Hazreti İsa ve diğer sayısız güneş tanrısı o üç günlük ölüm ve yeniden diriliş temalarını paylaşıyor olabilir.
Şimdi bir de koyu mesyesi dediğimiz bir olay var arkadaşlar bu da Meryem'in göğe çıkışı olarak adlandırılıyor.
15 Ağustos'ta kutlanılan bir bayram.
Katolik kilisesince kutlanıyor.
Yani Meryem'in göğe kabul edilişi 15 Ağustos.
Peki bu Altyapısında ne var derseniz onu da şöyle açıklayabiliriz belki de.
Şimdi bu Sirius dediğim doğudan gelen yıldız var ya bu gece yarısı güneşin yeni doğumunu belirten meridyenin üzerine geliyor ve burada astronomik bir tesadüf oluşuyor arkadaşlar.
Şöyle açıklayabilirim.
Güneş Virgo'ya yani Başak Burcu'na geldiğinde çok parlak ışıkları olduğu için bu burcu gizliyor.
Yani Virgo dediğim şey ortadan kayboluyor.
İşte bu durum Hristiyan mitolojisinde Meryem'in oğluyla 15 Ağustos'taki buluşması olarak Düşünülüyor arkadaşlar ve yaklaşık 3 hafta sonra 8 Eylül gibi güneş yoluna devam ediyor.
Yine bir hareket var ve Virgo tekrar ortaya çıkar.
İşte bu tarihte Hazreti Meryem Ana'nın doğum günü olarak kabul ediliyor.
Şimdi dünya dinlerinin tarihine baktığınız zaman gördünüz güneş çok ehemmiyetli bir yerde ve gökyüzünün oğlu gök baba değil mi böyle bir şey güneş yani.
Yeryüzü ise lekesiz bir bakire olarak düşünülüyor.
Bu da güneşin annesi olarak nitelendiriyor.
Yani bu sebeple Virgo zodyak burçlarından biri haline gelmiştir.
Ve bugün bildiğimiz başaktır.
Başak nedir? Bakireliktir değil mi?
Temsil ettiği şey budur aslında.
Bu olayın bir başka varyasyonu da Mısır mitolojisinde görüyoruz.
Mısır'da Denderah diye bir tapınak var arkadaşlar.
Bunun kubbesinde Virgo yani başak takım yıldızı nasıl gösterilmiş?
Elinde bir Mısır başağı tutan bir kadın olarak gösterilmiş.
Ya da Hristiyan figürlerine çokça rastladığımız hani bebek İsa'yı tutan Meryem Ana figürü vardır ya kollarında tutar.
Aynısını Horus'u kollarında tutan İsis olarak resmetmişler.
Zaten bunu story'e koymuştum görmüşsünüzdür.
Yani bütün bu anlattığım şeyler aslında Avrupa kıtasının dili genelliklerini de etkisi altına almayı başarmıştır.
Yani Hristiyanlığa taşınmıştır ki zaten biliyorsunuz ki Hristiyanlığın gelişmesinde Yunan ve Roma inançları çok önemli bir role sahiptir.
Mesela Hristiyan Roma İmparatoru Konstantin'i hatırlayın.
Hristiyan diyorum ama adam güneşe tapıyordu.
Yani putperesti adam. Ve daha sonra ne oldu?
Bu Yahudi Şabatı'nın yerine geçecek Pazar günü yani Sunday kutsal sayıldı.
Bütün Roma İmparatorluğu'na geçerli olsun diye adam bir kararname çıkarttırdı.
Bu kararnameden sonra Pazar günü için artık Güneş'in kutsal günü denilmeye başlandı.
Bir de demiştim ya erken Hristiyanlar Mitraların işte tapınaklarını yakıp yıkmışlar ona inananları öldürüyorlar vesaire demiştim işte bundan önce bu anlatacağım şey.
Mitra tapımında Yunanlılar bir ayin yapıyorlar gece yarısı ayini tam böyle ışığın doğacağı sırada mabetlerinden çıkıyorlar ve bakire doğurduğu ışık yayılıyor diye bağırıyorlar.
Bence şimdi siz de hoca bitir artık hoca diye bağırıyor olabilirsiniz.
O yüzden artık podcast'i sonlandırıyorum.
Kaç dakika oldu inanın bilmiyorum.
Yine bıdı bıdı konuştum büyük ihtimalle.
Siz istediniz bunu.
Geçen kısa podcast attım.
Niye kısa atıyorsun biraz daha uzun yapsana dediniz.
Ben de konuştum yani.
Şimdi anlatacaklarım bu kadar arkadaşlar.
Ama biliyorsunuz ki ben mitoloji, teoloji ve astroloji konusuyla çok ilgili olduğum için büyük ihtimalle ilerleyen zamanlarda yine bu tarzda podcastler gelecektir.
Konu önerileriniz varsa bana instagramdan Ortamlarda Satılacak Bilgi hesabından ulaşabilirsiniz.
Merve biz de buradayız ve seni dinliyoruz.
Selam derseniz de çok mutlu olurum.
Şimdilik kendinize iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
