
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi
Twitter: @OrtamlardaB
Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com
Transkript
Altyazı M.K.
Merhabalar Ortamlarda Satılacak Bilgi'ye hoş geldiniz.
Bugün size Frida Kahlo'dan ve onun enteresan özelliklerinden bahsetmeye çalışacağım.
Onun resimlerini seviyor muyum diye sorarsanız seviyorum.
Çünkü yani evet çok primitif kalıyor diğer ressamlara göre belki ama burada aslında çok büyük bir gerçekçilik görüyorum onun resimlerinde.
Ve o acıyı çok güzel bir şekilde yansıtabildiğini düşünüyorum.
Zaten kendi de diyor ya ben kendi gerçekliğimi resmini yapıyorum der Frida Kahlo.
Tam olarak öyle düşünüyorum onun içinde.
Ama bu kendi gerçekliğini, resmini yaparken sürrealist bir tarzda yapıyor.
Burası çok önemli. Yani sürrealist akıma dahil bir sanatçı.
Sürrealizm ne demek? Kısaca ondan da bahsedeyim.
Sürrealizm gerçek üstücülük demek.
Bu da 1900'lü yıllarda Freud'un bu rüyaların yorum altı eseri çıkıyor ya.
Bu yayınlandıktan sonra tabii ki herkesin üstünde büyük bir etki yaratıyor ama özellikle bu gerçek üstücü ressamlar bundan çok etkileniyorlar.
Hatta o kadar etkileniyorlar ki Salvador Dali, Londra...
Burada da bir gerçek üstücü sergi düzenleniyor 1936'larda.
Oraya adam manyak herif dalgıç kostümüyle gidiyor.
Ondan da bahsedeceğim Salvador Dali'den ileriki podcastlerde.
Ama daha sonra da bu 1939'da iç savaş çıktı ya İspanya'da Picasso podcastini dinlerseniz orada bahsediyordum.
Orada General Franco'yu desteklediği için gerçek üstücü gruptan atıyorlar Salvador Dali'yi.
Haklılar mı? Bence haklılar.
Çok büyük bir ressam olduğu gerçeğini değiştirir mi?
Hayır. Şimdi şöyle gerçek üstücülüğü şu şekilde açıklayabilirim.
Dediğim gibi Freud'dan etkileniyorlar.
Psikolojiden etkileniyorlar.
Eserlerin çoğunda da işte böyle rüyaları, gizli arzuları vs.
bunları anlatmaya çalışıyorlar.
Bu arada Frida Kahlo sürrealist olduğunu kesinlikle kabul etmiyor ama resimlerine baktığınız zaman ve benim anlattıklarımla meşrettiğiniz zaman bir sürrealist olduğunu görüyoruz net bir şekilde.
Ama o ben bunu bilerek yapmıyorum diyor.
O konuda haklı olabilir. Şimdi sürrealizm 1924'te yani 1.
Dünya Savaşı sona erdikten yaklaşık 6 yıl sonra dadaizmden sonra geliyor.
Yani dada fikirlerinden etkileniyor.
Dadaizmden hemen bahsedeyim.
Dadaizm şu demek. Nasıl anlatabilirim?
Yani alay etmek diye düşünün.
Dada alay etmek. Yani sanatsal geleneklerle bilinçli olarak alay edenlerin akımı dadaizm.
Bunları da gerekçeleri şu ki çok mantıklı bence savaş sonrası olduğu için insanlar diyorlar ki yani ressamlar insanlar savaşta birbirlerini öldürürken güzel sanat eserleri yapmamızın ne anlamı var
ki diyorlar. Okey bence evet bu da mantıklı.
Bundan sonra da zaten sürelizm geliyor dediğim gibi ve dada fikirlerinden etkileniyor.
Büyük ölçüde dediğim gibi Freud'un düşünceleri etkili.
Yani bu duşlara etkili. Burada da işte Freud ne diyordu?
Düşlerimizin, rüyalarımızın bizim bilinç dışı zihni anlamamıza yardım edebileceğini söylüyordu Freud.
Bunu keşfetmişti. Yani zihnimizde saklı duran birçok önemli düşünceli ve duygunun biz farkında olmadığımız, bizim farkında olmadığımızın kanısındaydı.
İşte sürrealistler de bu saklı gerçekleri ortaya çıkarmak için resim yapıyorlar.
Anlam olarak da gerçek üstü.
Ve gerçeğin de üzerinde anlamına geliyor.
Gerçeğin üstünde demek. Bunu başka bir podcast ile belki daha detaylı anlatırım.
Çünkü konu çok genişledi ve yayıldı gibi hissediyorum.
Hatta Dali ile ilgili büyük ihtimalle bir podcast gelecek.
Süreyalizm konusunu Dali ile birlikte işlemeyi düşünüyorum.
Çünkü tabii ki de Frida için süreyalist diyoruz ama esas akımın temsilcisi tabii ki de Dali.
Şimdi o zaman Firdekahlo'ya geçelim.
Firdekahlo da çok kötü bir döneme denk geliyor yaşantısı.
1907 ile 1954 yani bir insanın yaşayabileceği en kötü dönemlerden birisi.
Niye? Hep söylüyorum. Birinci Dünya Savaşı, İkinci Dünya Savaşı içerisinde yaşamış Meksikalı bir ressam.
Şimdi şöyle hayatını özet geçmeye çalışacağım.
Öncelikle... Annesi ve babasından bahsedelim.
Babası Ataist Alman Macar Yahudisi.
Annesi de yerli kökenli bir Meksikalı Katolik.
Yani enteresan bir çift gördüğünüz gibi.
Dört tane kızları oluyor bu çiftin.
Üçüncüsü de Frida zaten.
Yalnız Frida'nın ismi bizim bildiğimiz gibi Frida şeklinde değil Frida şeklinde yazılıyormuş yani ilk başta.
Ama 1930'lu yıllarda Meksika'da böyle çok antifasist duygular yükseldiği için hemen adının Almanca yazılımını değiştirip Frida yapıyorlar.
Küçükken Frida Kahlo büyük ihtimalle çocuk felci geçirdiği düşünüyor.
Çünkü sağ bacağında bir rahatsızlık ortaya geliyor.
O da ona çok acı çektiriyor.
Daha sonra da babası onu Meksika'nın en saygın okullarından birisine gönderiyor ortaokula.
çok başarılı bu arada Frida Kahlo.
İşte bu okula gitmesi aslında onun hayatını değiştiren olaylardan birisi.
Hem sol politikalara ilgi duymaya başlıyor o anda hem de okulunun konferans salonu var.
Orada bir ressam görüyor işte bu ressam da duvara resim yapıyor salona konferans salonuna bu ressamın adı da Diego yani yıllarca ona aşk acısı çektiren kocasıyla ilk karşılaştığı an hatta
ilk karşılaştıklarında Diego böyle harıl harıl resim yapıyor duvar resmi okula okulun duvarına ve Firdekahlo inanılmaz böyle büyülenmiş gibi Saatlerce
Diego'yu izliyor resim yaparken ve o sırada arkadaşları görüyor Frida'nın bu yaptığını.
Gelip yanına diyorlar ki sen hayırdır bu adamı böyle dikizliyorsun.
Anlıyorlar yani ona bilgisi olduğunu.
Hatta alaya diyorlar işte orta yaşlı şişko ihtiyar bir adam bu.
Senin ondan iyi işin olur diyorlar.
Frida da diyor ki yani ama böyle demeyin o çok kibar çok bilge çok tatlı biri.
Ben onu yıkarım temizlerim pis diyor ya arkadaşlara pis şişko diyorlar.
Ben onu yıkar temizlerim falan diyor.
Gerçekten de öyle yapıyor. Çünkü Diego böyle...
Yıkanmak için çok teşviye ihtiyaç duyan bir insanmış.
Gerçekten pismiş yani. Frida Kahlo da bunu böyle hani tören haline getirirmiş işte.
Adam 136 kilo bu arada.
136 kiloluk adamı.
Bir küvetin içerisine koyuyor.
Bir de kahve. Küveti güzelce dolduruyor.
İçerisine de işte ördek koyuyor.
Çocuk oyuncakları koyuyor.
Sanki bir çocukmuş gibi. Daha sonra adamın sırtını bu şekilde kesiliyor.
Sırf adamı yıkanmaya teşvik etmek için bunları yapıyormuş.
İşte ortamlarda satılacak bilgi arkadaşlar.
Bu bilgiyi ne yaparsanız yapın.
Bilgiye bak. Tamam başa dönelim şimdi.
Diego'yu kapatalım. Şimdi demiştim ya Diego'ya aşık oluyor ortaokulda.
Oraya geri dönüyoruz arkadaşlar.
Bir flashback yaptık.
1925'te bindiği otobüs kontrolden çıkıyor ve elektrikli bir tramvaya çarpıyor işte orada çok kötü bir sahne o filmde göreceksiniz zaten vücuduna böyle demir bir çubuk saplanıyor otobüsteki o demir çubuklar var
ya Ve hayatının değiştiği gün o gün işte aslında.
Çünkü çok büyük bir yaralanma geçiriyor.
Ama aslında yaraları değil önemli olan.
O esnada omur kemikleri kırılıyor.
Köprücük kemiği kırılıyor.
Kaburgaları parçalanıyor.
Eziliyor. Leğen kemiği mahvoluyor.
Varan parça oluyor. Ama en kötüsü de şu.
O çubuk demir çubuk Firda Kahlo'nun rahminden girip çıkıyor.
Yani korkunç bir kaza gerçekten.
Daha sonrasında zaten çocukla ilgili büyük problemler yaşıyor.
baktığınız zaman göreceksiniz zaten acıyı hissedebiliyorsunuz gerçekten bir kadının bir daha çocuğunun olmaması durumunu görebiliyorsunuz zaten daha sonrasında da bu kazadan sonra hiçbir
şekilde hareket edemez hale geliyor askılar var vücudunda alçılar var çok kötü bir dönemin içerisine giriyor işte nikahat dönemi demiştim ya bu süreçte de acayip bir şekilde canı sıkılıyor yatağın içinde sıkılıyor sağına dönemiyor
soluna dönemiyor babasına dönüp diyor ki ben bir şeyler yapacağım ne yapacaksın diyor babasına resim yapacağım diyor ama hiçbir şekilde bir bilgisi yok yani sadece okulda resim derslerine girmiş bir kız yani Frida Kahlo hiçbir
Bilgisi yok sanat tecrübesi yok.
Sanatsal eğilimi de yok. Yani hiçbir şey yokken bir anda ben nesini yapacağım canım sıkıldı diyor.
İşte bu esnada sanata karşı bir anda bir tutkusu gelişiyor.
Sonrasında da zaten işte ne yapacak bir onaylanma ihtiyacı olacak değil mi?
Kime gidecek peki? Tanıdığı tek ressam kim?
Tabii ki de Diego. İşte 1928'de o duvar resmi üzerinde dedim ya çalışıyordu Diego onu görüyor ve koşarak gidiyor tuvallerini gösteriyor ona diyor ki benim yeteneğim var mı yok mu söyle bana Diego
da diyor ki kesinlikle var ama daha sonra zaten süreç işlemeye başlıyor bir anda Diego çok Güzel bir kız da böyle flört etmeden geçmiyor tabii ki de.
İkisi de çok geçmeden böyle çok tutkulu bir aşkın içerisine geliyorlar.
Diego hemen evlenme teklifi ediyor.
Frida Kahla kabul ediyor ama annesiyle babası diyor ki sen 22 yaşındasın.
Adam 43 yaşında bir zampara diyorlar.
Yani tabii ki evlenmesini istemiyor ailesi ama bir yandan da şunu düşünüyorlar.
Yani bu kızın hayatının geri kalanında bir büyük bir tıbbi bakıma ihtiyacı olacak.
Hani biz bunu karşılayabilir miyiz gibi bir durumlu çözüm.
giriyorlar biraz da mecburiyet gibi ama tabii ki zaten Frida aşık babası da diyor ki tamam okey böyle olsun biraz böyle zorunlu bir kabulleniş gibi oluyor ama yine de babası Frida Kahlo'yu kenara çekiyor
diyor ki kızım bak diyor bu adam bir şeytan ben biliyorum diyor sonra kalkıp deme ki baba sen beni niye uyarmadın deme diyor bu arada geyik yaparak anlatıyorum arkadaşlar çünkü öbür türlü çok sıkıcı olacak yani
düşünsenize habersiz bir kere tonuyla anlattığımızı böyle Frida Kahlo 1907-1954 yılları arasında Meksika'da dünyaya gelmişti şeklinde anlatsam tabi ki de kimse dinlemez.
Neyse Frida'yı işte babişkosu uyardıktan sonra bu gidiyor evleniyor.
1929 yılında evleniyor.
İlk başta tabi ki dijimayları çok mutlular çok huzurlular işte Diego duvar resimleri üzerinde çalışıyor.
Kahlo da gidiyor diyor ki ben ne yapsam Frida Kahlo.
Ben de diyor Meksika kültürüne ilgi duyuyorum bari bunun üzerinde çalışayım diyor.
Hatta o sıralarda da giyim tarzının değiştiğini fark edebilirsiniz bu Meksika kültürüne duyduğu ilgiden dolayı.
İşte kadınların giydiği işte değişik kıyafetler vardır.
Böyle nakışlı, fırfırlı beyaz bluzlar, uzun mor ya da işte kırmızı kadife eteklik.
Ondan sonra altın paralardan kolyeleri var.
Çok tatlı yani onlara özeniyor.
Çok şahsına münhasır giyinen bir kadın bence.
Ama evliliğin ilk yıllarına baktığınız zaman Diego tamam resim yapmaya devam ediyor.
Ama Frida'nın böyle çok az resim yaptığını görüyorsunuz.
Daha sonra da çocuk istediğini fark ediyor bir anda.
ve hamile de kalıyor ama doktorlar diyorlar ki ona senin hasar görmüş bir leğen kemiğin var yani o yüzden sen normal doğum yapamazsın diyorlar Ama Frida Kahlo dinlemiyor hatta bu hamileyken
3. ayında doktorlar diyor ki bak hani karnındaki bebek yanlış bir konumda yani ters bir durumda senin kürtaj olman gerekiyor diyorlar ama hatta kocası da istemiyor hani bak yapma etme falan ama ona
rağmen Frida Kahlo 4 kez daha çocuk sahibi olmaya çalışıyor ama her hamileliği düşükte sonuçlanıyor ya da kürtajda çok büyük acılar çekiyor.
Dediğim gibi bu çocuk düşürdükten sonra ve kürtaj olduktan sonra yaptığı resimlere bir bakın derim.
Yani gerçekten o acıyı inanılmaz yansıtmış.
Ve ondan sonra da kendini işte yeğenlerine bakmaya alıyor.
İşte bebek koleksiyonu yapıyor.
O annelik duygularını bu şekilde hani kör atmaya çalışıyor.
Ama o sırada uğraştığı bir şey daha var.
Diego bunu sürekli aldatmaya başlıyor.
Zaten aldatıyordu da. Daha böyle iğrenç bir şekilde aldatmaya başlıyor.
Ne yapıyor? Gidiyor Frida'nın öz kardeşiyle ilişkiye giriyor.
Sonra ondan küçük bir kardeşi var Christina.
Onunla ilişkiye giriyor.
Frida Kahlo bunu duyunca mahvoluyor.
Ve diyor ki artık bizim ilişkimiz hala ayrılmıyor bu arada.
Yani çok enteresan değil mi?
Çok bağımlı yani. Sonra bunlar bir karar alıyorlar.
Ayrılmıyorlar ama diyorlar ki okey tamam o zaman.
İkimiz de canımız kimi isterse onunla.
Beraber olmakta özgürüz her anlamda cinsel anlamda dahil.
O zaman özgürüz diyorlar ve bu düzenleme gerçekten de işe yarıyor gibi oluyor.
Firtekahlı erkeklerle de kadınlarla da birçok ilişki yaşıyor.
Biseksüel ama en çarpıcı ilişkisi kesinlikle Rus devrimci Troçki ile olan ilişkisiydi.
Neden onunla beraber oldu?
Tabii ki de Diego ona hayran olduğu için oldu.
Tabii ki bir nevi intikam aldı gibi düşünebilirsiniz.
Ama burada Frida'ya ayar olduğum bir kısım var.
O da şu adam evli yani Trotski evliydi Frida Kahlo ile birlikte olduğunda ve karısı bunu duydu.
İşte büyük olaylar yaşanıyor falan daha sonra da ayrılıyorlar Frida ile Trotski.
Bir orada bir böyle bir Frida ne yapıyorsun falan oldu mu yani?
Neyse kahvonun sanatına dönelim.
Sanatı gitgide daha böyle kişisel bir hal almaya başlıyor.
Daha rafineleşiyor. Böyle kendi deneyinin resmini yapmaya başlıyor.
Hatta bir tablosu var.
Dikenden kolye ve sinek kuşlu kendi portresi.
Burada çokluk anlam katmanları var.
Yani bu resmi anlamak için bayağı bir uğraşmamız gerekiyor.
Burada İsa'nın böyle dikenlerden tacı gibi bir kolye var.
Onun boynunu deliyor böyle. Ve savaşta öldürülen Aztek savaşçıların ruhlarının simgesi.
Sinek kuşunun biçimini alıyor enteresan bir tablo bakabilirsiniz Ve sanat dünyasında böyle işte Frida Kahlo'nun bu yaptığı imgeleri Tabii ki de fark ediyor bir anda çok olağanüstü imgeler var resimlerinde
bunu fark ediyorlar Ve New Yorklu bir galeri sahibi var Frida Kahlo'yu çağırıyor diyor ki gel diyor bizim burada tek kişilik bir gösteri yap Neyse New York'a gidiyor orada da aslında bir ressam olarak hakkı teslim ediliyor
diyebiliriz. Daha sonra oradan da Paris'e gidiyor ikinci bir gösteriyor.
Diego da bu sırada kocası Diego.
Bir anda şeyi öğreniyor.
Troçki ile Firda Kahlo'nun ilişkiyi yaşadığını öğreniyor.
Aldatıldığını öğreniyor ve deliriyor bildiğiniz.
Çok enteresan yani.
Niye deliriyorsa kendisi de aldatıyor.
Sonra 1939'da işte Firda Kahlo dönüyor.
Diyor ki boşanalım. Ama boşanıyorlar ama hiçbir şey değişmiyor hayatlarında.
Yani her gün birbirlerini görmeyi sürdürüyorlar.
Sadece Frida Kahlo için değişen mali olarak Diego'dan bağımsız olmak istemesi ve bu yüzden de her zamankinden daha fazla resim yaptığı bir dönem.
İlk boşandıktan sonra Diego'dan.
Sonra şöyle bir olay oluyor bu Turoçki onların hayatını hiç beklenmedik bir şekilde değiştiriyor.
Çünkü adam çok kötü bir şekilde öldürüldü biliyorsunuz.
1940'da KGB'nin bir ajanı gizlice Turoçki'nin evine girdi ve adamın kafasına buz baltasıyla vurdu öldürdü adamı.
Ama şöyle bir durum oldu Firda Kahlo bu komünist çevrelerde dolaşırken Bu suikastçı ile Paris'te karşılaşmış.
Yani bu yüzden de polis Fride Kahlo'yu 12 saat falan sorguya çekiyor.
İşte bu olaydan sonra Diego'ya ne oluyorsa oluyor.
Türesk öldükten sonra adamın aklı başına geliyor herhalde.
Diyor ki gel diyor bir daha gel.
Bavullarını topla tekrar evlenelim.
Gerçekten de bir daha evleniyorlar.
Ama Fride Kahlo zaten biliyor yani.
Diyor ki bu adam beni yine aldatacak.
Ben de ona sadık kalmak zorunda değilim diyor.
Yani aynı tas aynı hamam ilişkilerine devam ediyorlar.
Ama bu evlilikten sonra Firdekalo Meksika'ya dönüyor ve hastalığı gerçekten çok artmaya başlıyor.
Nöbetler geçirmeye başlıyor.
Ve bu omurgasındaki o durumu düzeltmek için çok ağır tedaviler uygulanıyor.
Nasıl bir ağır tedavi derseniz şöyle düşünün.
Kadını tavandaki çelik halkalardan aşağı asıyorlar.
Yani böyle dikey pozisyonda asıyorlar.
Ayaklarına da kum torbası takıyorlar.
Ama bu tedavinin hiçbir faydası olmuyor.
ve daha sonrasında da hastanede yatıyor çok uzun bir süre Meksika'da hastanede yatıyor işte bundan sonra da artık resim yapabildiğinde çünkü çok acılar içerisinde çok zor bir şekilde resim yapıyor bunu görmek isterseniz
eğer kırık sütun resmine bakabilirsiniz Frida Kahlo'nun orada böyle korse giymiş Frida Kahlo kendini resmediyor cildinde böyle çiviler var delik deşik her yere Tam böyle omurgasının yerine de bir grek sütunu
koymuş yani o şeyi göstermek için omurgasının parçalanmışlığını o şekilde gösteriyor Yüzünde de böyle gözyaşları var.
Tabii ki çok acı bir resim bakabilirsiniz.
Daha sonrasında da artık ömrünün sonuna doğru yaklaşıyoruz.
Meksika'da bir galeriden teklif alıyor.
Hani katıl burada bir gösteri yap gibilerinden.
Doktorlar diyor ki hayır gidemezsin.
Çünkü çok ağır hasta.
Yani yataktan kalkmaması gerekiyor.
Diego da bir fikir buluyor.
Diyor ki biz o zaman madem öyle bir ambulans çağıralım.
Oraya da bir tane ben yatak yaptırayım sana.
Yatarak izle göstereyim madem diyor.
Frida da kabul ediyor. Bu şekilde gösteriye katılıyor.
Filmde de vardı bu sahne.
Çok etkilenmiştim orada.
Daha sonrasında da aynı yıl içerisinde bu olaydan sonra vücuda artık enfeksiyon kapıyor.
Bacağı kangren oluyor.
Ve kesilmek zorunda kalıyor.
Bacağını kesiyorlar. Yani kadının ayakları başına bela oluyor o kazadan sonra diyebilirim.
Ben dünden beri diyorum ya çocuk felci geçiriyor.
Tramvayda işte kaza geçiriyor otobüste.
Kadının hayat acılarla dolu ya.
Bir tane mutlu günü oldu mu acaba?
Daha sonra işte... çok büyük bir depresyona giriyor.
Hatta birkaç kere intihara teşebbüs ediyor.
Ağır doz vererek kendini öldürmeye kalkışıyor falan.
Ve en sonunda zaten dediğim gibi ölüme çok yaklaştığını da hissediyor ki günlüğüne şöyle yazmış.
Umarım çıkış keyiflidir ve umarım asla geri dönmem.
Ve daha sonrasında da zaten ölüyor.
Frida Kahlo öldükten sonra çok böyle etkili bir ressam olmuyor.
Böyle etkisi yıldan yıla azalmaya başlıyor.
Aksine Diego'nun etkisi çok daha böyle yani inlenmeye başlıyor Diego.
Ama sonrasında da o neomeksikonizma dediğimiz akım yükseldiği için bir anda dengeler değişiyor.
Ve Frida Kahlo öldükten sonra onun lehine değişiyor.
Yani Kahlo'nun önü 1990'lı yıllarda aslında başlıyor.
Çünkü Amerikan şöhretleri onu bir ikon olarak benimsiyor.
Bir de dediğim gibi hayat hikayesini anlatan bir film de var.
Bu film için Madonna'ya da teklif gitmiş bu arada.
Jennifer Lopez'e teklif gitmiş.
Salma Hayek'e gitmiş. Bence en doğrusu başrolü kapmış Salma Hayek.
Madonna ne alaka anlamadım.
Niye böyle bir şey kalkışmış. Jennifer Lopez de hoş olabilir değil.
Ama Salma Hayek o kadar benzetmişler ki.
Kadın Oscar ödüllerinde en iyi kadın oyuncu dalında aday gösterildi bu filmden sonra.
Gelelim Frida Kahlo'nun böyle çılgınlıklarını onlardan da bahsedelim.
Mesela Henry Ford'da çok uğraşıyormuş yani Henry Ford'un kız kardeşinin evine gidip komünizm çığırtkanlığı yapan bir insan Frida Kahlo hatta antisemitist Henry Ford onun evinde bir yemeğe davet
ediliyor adama durup şey diyor Bay Ford siz Yahudi misiniz diye soruyor adam antisemitist.
Frida Kahlo'nun bir de böyle kuşlara, evcil hayvanlara hatta hayvanlara çok fazla ilgisi var.
Tablolarındaki hayvanların sebebi de bu aslında.
İşte beyaz güvercini var, balık kartalı var, hindisi var, papağanı var, bir sürü kuşu var yani.
Ama en sevdiği kuşun adı Bonito'ymuş.
Bonito da bir papağan bu arada.
Papağan ile beraber battaniyenin altında uyumayı çok seviyormuş.
Bir insanın papağanı olup ona bir şeyler ezberletmez mi?
Tabii ki ezberletmiş. Bu akşamdan kalmalığı üzerimden atamıyorum demeyi öğrettiği bir papağanı olduğunu söylüyorlar.
Bunun dışında bir de maymunu var.
Bir de Aztek köpeği var. Küçük böyle tüysüz.
Böyle bir kadın yani. Biraz Picasso gibi.
Picasso'nun da böyle çılgın hayvanları vardı.
Bu arada Picasso'yu merak edenler için onlar için de bir podcast yaptım.
Picasso ve Kübizim üzerine podcastlerim var.
Dinleyebilirsiniz. Son olarak sizden şunu isteyeceğim.
Seni sevmekten ne zaman vazgeçtim biliyor musun?
Şimdi de Kahlo'nun böyle bir yazısı var.
Onu okumanızı çok isterim.
Eminim çok beğeneceksiniz.
Ben onun ilk satırını çok seviyorum.
Diyor ki kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim diyor.
Umarım böyle hastalıklı ilişkileriniz olmaz.
Daha sağlıklı ruh sağlığınızı koruyabileceğiniz ilişkilere sahip olursunuz.
Podcast'imi burada sonlandırırken beni takip etmek isteyenler ve Merve ben de seni dinliyorum buradayım selam demek isteyenler için Instagram adresin Ortamlarda Satılacak Bilgi.
Çok güzel mesajlar atıyorsunuz çok teşekkür ediyorum beni dinleyenlere.
Şimdilik kendinize iyi bakın hoşçakalın görüşmek üzere bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
