
Farkındalk defteri hakkında
Farkındalık Defteri'ne ulaşmak için tıklayınız...
Instagram: ortamlardasatilacakbilgi
Twitter: OrtamlardaB
Transkript
Lifebox kullananlar yeni anılara yer açıyor.
Sen de Lifebox kullan, fotoğraflarını, videolarını ve rehberini yedekle.
İstediğin cihazdan, istediğin zaman kolayca bulaş.
Yeni abonelere özel 1 ay ücretsiz 50 GB saklama alanı fırsatını da kaçırma.
Lifebox'la hayata yer aç.
Ortamlarda Satılacak Bilgi'ye hoş geldiniz.
Ben Semetta. Bana hep Merve sen her filmindeki Samantha'sın bence diyorsunuz.
Yapay zeka olduğumu düşünenler falan var.
Çok sevdiğim bir film her filmi.
Çok anlamlı çok derin. O zaman filmin en sevdiğim repliklerinden biriyle başlayayım.
Herkesin belirli bir miktar enerjisi vardır.
Yapmak zorunda olduğun şeyle sevdiğin şeyleri yapmayı ayırmak.
Hangisinin öncelikle olduğunu bulman çok önemli.
Benim sevdiğim şeylere zaman ayırmak için artık 5 senedir işte sabah 4-5 gibi kalktığımı biliyorsunuz söylememe gerek yok.
Oldular takipçiler biliyor.
Her sabah kalkıyorum yaz tatillerim hariç şu anda da tatildeyim.
İlk kez tatilde bir podcast kaydediyorum mikrofonumla geldim buraya umarım dışarıdan ses gelmiyordur şu anda.
Ya işte 4-5 gibi kalkıp ne yapıyorsun diyenler çok oluyor.
Kitap okuyorum işte ya da iyi bir belgesel izlemeye çalışıyorum.
Ya da işte kendimce anlamlı bulduğum özenle seçilmiş bir filmi izlemeye çalışıyorum.
Ama bunları yaparken asla böyle yatarak yapmıyorum.
Hep böyle bir masa başında elimde kağıt kalem o şekilde hani izliyorum yazıyorum bir şeyler.
Ve izlediklerimden mutlaka notlar almaya çalışıyorum.
Ama hani böyle beğendiğim yüreğime beynime dokunan filmler ve belgeseller üzerine tabii.
Ya da işte sözler üzerine düşünürüm yazarım.
Yazarım da yazarım yani yıllardır.
Bazen Instagram'da defterlerimi görüyorsunuz.
Ayda böyle 3-4 tane a4 defter bitirdiğim oluyor.
Hatta burada işte odayı temizleyen abla geliyor gidiyor her gün aynı saatte ben burada bir şeyler yazıyorum okuyorum işte izliyorum falan.
Kızım diyor sen tatilde de mi çalışıyorsun?
Hani bunu şey zorunlu olarak yaptığımı düşünmüş.
Hayır dedim ben şu an keyif alıyorum hani bir şeyler yapıyorum ama keyif alarak yapıyorum.
Ay ne güzel falan diyor ama acıdı yani bana.
Neyse konuya dönelim.
Yıllardır böyle bir alışkanlığım var dediğim gibi yazıyorum sürekli.
Ve 2021 yılında 22 Kasım'da doğum günümde yakın arkadaşım bana çok güzel bir defter yaptırdı.
Hani artık böyle merve bölük pörçük yazma hepsini buraya yaz.
Instagram'da da paylaşmıştım.
Siz de nereden aldım Merve diye çok sordunuz, çok beğendiniz.
İşte biz de istiyoruz aynısından dediniz.
O kadar çok mesaj geldi ki ben de hiç aklımda yoktu.
Size tamam dedim seneye söz, size de yaptıracağım aynısından dedim.
Ama nasıl yaptıracağım konusunda hiçbir fikrim yoktu.
Neyse ki sözümü tuttum ve ortaya farkındalık defteri çıktı.
Şimdi şunu çok sordunuz.
İşte Merve bu defterlere ne yazacağız, nasıl oluyor, sen neler yazıyordun diye.
Ondan biraz bahsetmek istiyorum.
Benim o tuttuğum defterlerde işte her gün kaçta kalktığımı yazıyorum.
Spor yaptım mı, yapmadım mı?
Sağlıklı beslendim mi, beslenmedim mi?
Varsa güzel bir tarif öğrendiysem onu yazıyorum.
Ne okudum o gün?
Kaç sayfa okudum? O kitapta altını çizdiğim en önemli yer neresiydi?
Bende bıraktığı duygu, çağrışımlar, yazarla ilgili varsa bir bilgi, o kitapta bilmediğim, ilk kez karşılaştığım bir kelime varsa o ve anlamı.
Eğer varsa yeni bir bilgi o kitaptan veya işte bir belgesel izlediysem oradan öğrendiğim şeyler.
Yani o gün öğrendiğim yeni bir şey olabilir.
Maksat yeni bir bilgi. Bu arada belgesel izlemiyorsam da TEDx konuşması falan izlemeye çalışıyorum.
Bunlarla ilgili notlar alıyorum.
Film izliyorsam da aynı şekilde notlar alıyorum.
Üstüne düşünmeye çalışıyorum.
Örnek ver Merve demiş olabilirsiniz.
Mesela Salvador Dali'nin bir filmi vardı.
Bu Nihal'le neydi?
Bir Endülüs Köpeği filmi.
Sırf o film için 8 sayfa not almışlığım var ki zaten film 16 dakika falandı düşünün yani.
Ki sonra daha da yetime de Instagram'dan soruyorum.
Arkadaşlar aranızda sinema okuyan var mı diye hani o film üzerine konuşmak istedim.
Birkaç kişiyle konuştum.
Acaba yanlış mı yorumluyorum, gözümden kaçırdığım bir detay var mı diye.
Bu arada dışarıda kuşlar coştu.
Sesi geliyor mu bilmiyorum.
Bu bölümde böyle biraz sohbet muhabbeti olacak.
Özlemişsinizdir. Her film için bunu yapmıyorum.
Hani o kadar sayko değilim korkmayın.
Bazıları çok şey yapıyor ya Merve sen her şeyi bu kadar uzun uzun düşünüyor musun?
Gerçekten çok yorucu bir hayat.
Öyle bir şeyim yok. O kadar kafayı yemedim daha ama yiyebilirim öyle bir potansiyelim var bence.
Sadece bazı filmler üzerine hani dikkate değer filmler bence kendimce yani.
Geçen günde tüm cesaretimi toplayıp Ari Aster'ın Mint Sommar filmini izledim.
Instagram'da görmüşsünüzdür.
Tüm cesaretimi derken hani ucuz korku filmlerinde böyle bir anda bas verip arkadan çığlığı basıp sizi korkuturlar ya çok ucuz numaralar bunlar.
Hani o yüzden gerilirim ve rahatsız olurum korku filmlerini izlerken.
Özellikle de ucuz korku filmlerini izlemem o yüzden.
Ama hani Ari Aster'ın filmleri zaten öyle değil.
Gerçekten çok kaliteli gerilimleri var.
Neyse işte o film de bence üzerine çok düşünülesi filmlerden de.
Hani basit bir gerilim filmi miydi?
Asla değil. Onun üzerine de bayağı notlar aldım.
Hani Merve ne yazıyorsun o kadar diyorsunuz ya.
İşte örnek veriyorum. İşte Mint Sommar'ı izlerken The Witch filmiyle olan bağlantı noktalarını yazmışım mesela.
İşte kendimce paganik inançlar, doğa, işte anaerkil düzen, doğa istirritüeller gibi gibi bir şeyler.
Ki Robert Eggers ve Ari Aster gerçekten iki müthiş yönetmen.
Yaşları da yakın birbirine. Yeni nesil yönetmenlerin...
Kafa yapılarına bayılıyorum. Özellikle bu iki yönetmenin.
Ki Eggerson Lighthouse filmini önermiştim size daha önce.
Yani bu filmler böyle üzerine kafa yorulacak filmler bana göre.
O yüzden sayfalarca not alıyorum.
Yani o defterlere bunları yazıyorum.
Ama dediğim gibi sadece yazmaya değer bulduğum şeyleri yazıyorum.
Her şeyi değil. Kısaca işte izlediğim, okuduğum, etkilendiğim, üzerine kafa yorduğum şeyler.
Her gün zaten yeni bir tablo işte veya herhangi bir sanat eseri olur, mimari, heykel, resim vs.
Onlarla ilgili bilgileri işte hangi akıma aitmiş, kim yapmış, onlarla ilgili bendeki duygu ve izlenimler, yeni bir müzik türü olabilir işte bunları yazıyorum.
Ve sizin için söz verip 2022'de çıkarttığım farkındalık defterimde tam olarak böyle bir içerik var.
Şimdi bu defterdeki amaç kendi kişisel gelişim kitabınızı kendinizin yazması, bir başkasının yazdığını okumanız değil.
Kendi hızınızda işte kendi beğenilerinize göre bir şeyler yazmanız.
Ve defter bittiği zaman en baştan açıp o defteri okuduğunuz zaman ne kadar geliştiğinizi kendinize ne kadar güzel bilgiler kattığınızı zaten göreceksiniz.
Ve bence en önemli detaylardan biri çocuğunuz varsa çocuğunuza bırakacağınız en güzel hediyelerden.
Çünkü işte annem babam neler izlemiş neler düşünmüş onunla ilgili neler okumuş işte o kitapta neyin altını çizmiş belki o kitap kaybolacak ama İşte o kitaptan yaptığınız bir alıntı en beğendiğiniz yer orada yazıyor.
Neler düşünmüş benim annem?
Hangi şarkıları dinlemiş babam?
Bunlar bence çok anlamlı bilmiyorum.
Yani defterin manevi bir boyutu da var.
Ve adını neden farkındalık defteri koydum?
Çünkü farkındalık aslında geçmişte edindiğimiz deneyimlerimize, duygularımıza, düşüncelerimize, yaşantımıza böyle berrak bir şekilde bakabilmek.
Tüm algılarımızla değil mi?
Tüm benliğimizle ve anda kalarak yani farkında olarak iç dünyamızda neler olup bitiyor.
Duygularımızın, düşüncelerimizin farkına varmak ve bunları kendimizce kayıt altına almak için.
Bunun adı Farkındalık Defteri ve bunun özellikle yazılı bir materyal olmasını istedim ki yazmak zorunda kalalım diye.
Çünkü teknoloji çağındayız artık ve örgün öğretim sürecinde değilseniz, öğrenci değilseniz yazmaktan çok uzak kalıyorsunuz.
Hep böyle bilgisayardan, tabletten, telefondan bir şeyleri kaydediyoruz.
Not almanın peşindeyiz oralardan ama yazmak istemiyoruz.
Halbuki yazmak ruha çok iyi gelen bir şey ve biz bunu bence unuttuk zamanla.
Ve yazmak depresyona bile iyi geliyor.
Hem böyle düşünme hızınızı arttırıyor hem kelime hazinenizi arttırıyor farkında olmasak da.
O yüzden bu defter sizi yazmaya zorluyor.
Kapak neden sarı derseniz zaten ortamlarda satılacak bilgi yani OSB kanalımızın baştan beri sarı kapak rengi.
Renklerin psikolojisi bölümünde sarının önemini anlatmıştım detaylı olarak size.
Ve en sevdiğim rengin mor olduğunu artık biliyorsunuz.
Mistisizmin rengidir. Derin, ruhani bir boyutu vardır.
Şifacıların rengidir mor.
Dediğim gibi ruhani bir boyutu var, mistik bir boyutu var ki ben böyle bilinmeyen şeylere çok çekiliyorum.
Spirtüel şeylere, ezoterizm vs.
böyle şeylere de çok ilgim vardır.
Onun tam karşıtı rengi morun sarı.
Sarı da entelektüellik, bilgelik, açık görüş, ilham, neşe ve umut demektir.
Kanalımın içeriklerine dikkat ederseniz hem çok mistik konulara giriyorum hem de çok realistik böyle ayakları yere basan konularda var.
Yani bilimde anlatıyorum, bilim dışı da anlatıyorum.
Her şey var. Ve bu deftere yazacağınız şeyler de aslında sarı rengin anlamı gibi olsun istedim.
O yüzden defter sarı. Hani size ilham ve neşe, umut veren şeyleri yazın istedim.
Özellikle de ilham veren şeyleri.
Peki Merve kapakta neden astronot var farkındalık defterinin kapağında?
Bu bana en çok gelen sorulardan Merve neden hep astronot kullanıyorsun?
Tüm podcast kapaklarımda astronot var.
Hatta artık astronot görünce hemen bana atıyorsunuz aklıma sen geldin diye.
Ya bunun aslında o kadar çok sebebi var ki ayrı bir podcast yaparım o konudaki duygularıma.
Çok etkilendiğim hikayeler var astronotlarla alakalı ama genel olarak neden astronot derseniz.
Çünkü bir kere yüzü yok yani kim olduğu belirsiz ama bence yaptığı iş çok önemli.
Hani benim de yüzüm yok sadece sesim var ve yaptığım işte kendimce altını çizerim önemli kendimce önemli.
Hani birilerinin kalbine beynine sadece sesimle dokunabilmek.
Benim için paha biçilemez.
Tabii ki bir astronotla kendimi kıyaslamıyorum.
Lütfen yanlış anlamayın. Kendimce değil belirttim.
Bir de bir astronot böyle aylarca bazen bir başına uzaydan dünyaya bakıyor.
Yani bu bana şey gibi geliyor.
Bizim böyle iç dünyamıza dönmemiz gibi.
Dışarıdan kendi içimize, kendi dünyamıza bakmak gibi.
Hani bir karanlıktan uzayda ya onlar işte aydınlığa bakış, dünyaya bakış.
Ve yaptıkları iş o kadar önemli ki.
Dünyayı değiştirecek gözlemler yapıyorlar.
İçe bakmanın önemi gibi bence hani Carl Jung diyor ya dışa bakan rüya görür, içe bakan uyanır.
Astronot bende hep bu çağrışımı yapıyor.
Yani uzayda yapayalnız oradan yaşadığı gezegene bakıyor, dünyaya bakıyor.
Rüya gibi bir an, çok şiirsel bir an bence ama bir uyanış anı bence bu aynı zamanda.
Bende bıraktığı izlenim bu bilmiyorum ve podcast kapaklarımda dikkat ettiyseniz astronotlar hep dünya dışındaydı.
Ne bileyim işte Mars'ta kahve içen var, uzayda takılan var.
Hep böyle değişik yerlerde ama dünyada değil.
Ama defterin kapağında dikkat ettiyseniz uzaydan böyle yıldızlardan artık bir sarıya geçiş var.
Dünyaya geliyor artık. Yani bunu da şu amaçla yaptık.
Artmış farkındalığını artık yazmak için o sayfaları içine dökmek için astronot dünyaya geri dönüyor.
Yani sarının ifade ettiği şeylerle dönüş yapıyor gerçek dünyaya.
Ve farkındalık defterinin arka kapağında da bir söz var.
Götenin sözü. İnsan her gün bir parça müzik dinlemeli.
İyi bir şiir okumalı.
Güzel bir tablo görmeli ve mümkünse birkaç mantıklı cümle söylemeli der Göte.
Ben bu sözden sonra aslında bu defterleri tutmaya başlamıştım.
Size de ilham olsun diye defterin arka kapağına bu sözü koyduk.
Ve defterin içeriği de aslında her gününüzü bu amaçla planlamaya yönelik.
Yani her gün sizi geliştirmek için adım adım böyle bir planlama yapıldı bu defterde.
Yani her gün yazmasanız da vakit buldukça yazabilirsiniz.
O yüzden tarih kısmını boş bıraktım.
Hani kendiniz dolduruyorsunuz tarihi.
Hani her gün yazacağım diye böyle kendinizi kasmanıza gerek yok.
Zaten şimdiden bitirenler olmuş.
Artık ikinciye falan geçenler var.
Gerçekten harika. Bu arada defter Alfa kitaptan çıktı.
Yıllardır en sevdiğim yayın evi.
Rezonansın böylesi. Çünkü ben Alfa'nın o ansiklopedileri var ya onlara bayılıyorum.
Ve bundan 6-7 sene önce daha bakın podcast falan yok ortada.
O zaman setini almıştım. Sonra hatta dedim ki eğer dedi bir gün bir kitabım falan çıkarsa Alfa'dan olsun.
Çünkü çok kaliteli kağıdı ve kapağı.
Ve çok yani seviyorum kütüphanemin çiçekleri.
Nasıl artık böyle kalpten dilediysem defterim Alfa'dan çıktı.
Ve aynı o beğendiğim ansiklopediler.
Disklopedileri gibi oldu. Aynı formatta oldu.
Onların minik hali ve çok kaliteli bir kağıt kullanıldı.
Kapak zaten sert kapak.
Yani en kaliteli şekilde yaptılar sağ olsunlar.
Dedim ki hani rahat yazabilmemiz için ne gerekiyorsa onu yapın.
Gerçekten kalem böyle akıyor.
Kağıdı defterim diye demiyorum.
Kağıdın üzerinde kalem akıyor.
Alanların ortak yorumu bu.
Buna çok sevindim. Zaten çok beğenildi.
Çok satanlara girdi. Şu an 5.
baskıya doğru gidiyoruz. Gerçekten çok teşekkür ediyorum.
Ve daha yeni podcast'ını yapabiliyorum.
O kadar süre geçti ki. Geçen sene değil mi çıktı ya?
2022 Aralık'ta çıktı.
Evet. Düşünün yani yoğunluktan kendime sıra gelmedi.
Defterin içinde benim okuduğum işte kitaplardan altını çizdiğim yerler var.
Her sayfada alıntılar var.
Ve yüzlerce belgesel önerisi var.
Ne izlesem acaba diyenlere öneri olsun diye paylaştım onları da.
QR kodları var. Benim podcastlerime ulaşıyorsunuz anında.
İşte dilerseniz o podcastten notlar da alabilirsiniz.
Dinleyicilerin çoğu zaten podcastten notlar alıyorum diyor deftere.
Ha bu arada cep boyu isteyenler çok oldu bu deftere.
İşte çanta boyu daha hafif versiyonu yapsana diyenler var.
Bunu da değerlendireceğim. İyi fikir.
Çünkü ben de deftersiz sokağa çıkmıyorum.
Defterin kapağı sert kapak.
Hasar görmemesi için öyle istedim.
Ebatları zaten 16x23.5 ve 400 sayfa.
Bayağı kalın, bayağı hacimli.
Kağıt türü de Ivory benim en sevdiğim.
Grafik tasarımını Alperen Uzuner yaptı.
Podcast kapaklarımı da o yapıyor.
Defterimin de mimarı olur kendisi.
Ellerine sağlık tekrar buradan.
Az kahramı çekmedin Alperen.
Şöyle mi yapsak böyle mi olsa?
Sürekli her gün her dakika mesaj atıyorum.
Ama sonuç bence çok güzel oldu.
Bu arada insanın kendi ürününü tanıtması gerçekten çok zormuş.
Hani bir de ticari kaygı yok ya arka planda.
Artık beni tanıyorsunuz.
Kendimi anlatasım yok. Anladığınızı düşünüyorum.
Siz istediniz. Ben de yaptım.
İyi de oldu. Çok da güzel oldu.
Bu arada çoğu kitap evinde var.
Hatta geçen bir kitap evinde aldım böyle inceliyorum.
Sanki hiç görmemişim gibi. İnsan böyle bir buldumcuk oluyor.
Sonra orada işte satış yapan görevli geldi.
Şey dedi ilk çıktığı dönemler.
Ya dedi biliyor musunuz hani bu kim çok satıyor falan dedi.
Yo tanımıyorum. Tanımıyorum dedi.
Arkadaşım da diyor ki ben o zamanlama yapıştırırım.
O sebep Merve. Abi çok hoşuma gitti.
Neyse işte çoğu kitap evinde var.
Canlı böyle fiziki görmek isteyenler bakabilir.
Zaten gördükten sonra alıyorsunuz.
O kadar eminim yani üründen.
Bu arada şu anda indirim var tamadres.com'da.
Oradan alabilirsiniz. Zaten hemen kargo geliyor 24 saat içerisinde.
Ve tamadres.com'da çok güzel yorumlar yazmışlar alanlar sağ olsun.
Çoğu kişi oradan aldı bu arada.
Yorumlara da bakabilirsiniz.
Yani kısaca...
Kendi kişisel gelişim kitabını kendi yazmak isteyenler, kendi hızında ve kendi seyrinde yazmak isteyenler, kendi beğenilerine göre ve çocuğuna işte beyninden, duygularından bir miras bırakmak
isteyenler bu defteri kullanabilirsiniz ve bu defteri istediğiniz zaman alıp istediğiniz zaman başlayabilirsiniz.
Genelde böyle yılbaşında alanlar oldu.
Ajanda gibi zannetmişler. Öyle değil.
Dediğim gibi tarihini siz başlatıyorsunuz.
Yazmaya ilk başladığınız an başlıyor ve her gün yazmak zorunda değilsiniz.
Ben bazen her gün yazamıyorum.
Arkadaşınıza, eşinize, dostunuza hediye olarak alabilirsiniz.
Hediye olarak alan da çok olmuş.
Hatta en çok hoşuma giden işte eşimle birlikte bu defteri yazıyoruz diyenler oldu.
Sevgilimle, arkadaşımla, çocuğumla beraber defteri tutuyoruz diyenler oldu.
Bir gün o yazıyormuş, bir gün o yazıyormuş.
Bence çok tatlı. Bir de unutmadan.
Bu defter sayesinde sağlıklı beslenmeye başlayanlar, fazla kilolarını verenler, düzenli spora başlayanlar oldu.
Çünkü her gün oraya tik atıyorsunuz ve tik ata ata vücudunuz değişiyor.
Her gün spor yaptığınız için, sağlıklı beslenmek zorunda kaldığınız için.
Çok sevindim buna işe yaramasına.
Yani bu defter hem ruhumuzu hem bedenimizi hem de beynimizi geliştirmek için tasarladığım bir defter.
Ve dikkat bu defter farkı dalınızı arttırır.
Sizi yazmaya zorlar.
İçinize bakmaya zorlar.
Daha çok spor yapmaya, daha sağlıklı beslenmeye, daha kaliteli filmler, belgeseller izlemeye zorlar.
Ve her gün yeni bir kelime öğrenerek kelime hazinenizi geliştirmeye zorlar.
Her gün yeni bir bilgi öğrenerek sizi öz hakiki gelişime zorlar.
Kişisel gelişimin içi çok boşaltıldı.
Bence esas kişisel gelişim böyle olur.
Sanatla ilgilenmeye, sanata öğrenmeye zorluyor.
Ve her gün yapacağınız yeni müzik keşifleriyle müzik kulağınızı geliştiriyor.
Defter kısaca böyle.
Açıklamalara bir link bırakıyorum sizin için.
Eğer kendi kişisel gelişim kitabınızı kendiniz yazmak istiyorsanız.
Bu deftere açıklamalardaki linkten ulaşabilirsiniz ve beni Instagram'da takip etmek isteyenler için de adresimi açıklamalara bırakıyor olacağım.
Merve biz de buradayız ve seni dinliyoruz demek isteyenler bana bu adresten ulaşabilir.
Kendinize iyi bakın. Hoşçakalın.
Bay bay. Lifebox
kullananlar yeni anılara yer açıyor.
Sen de Lifebox kullan, fotoğraflarını, videolarını ve rehberini yedekle.
İstediğin cihazdan, istediğin zaman kolayca bulaş.
Yeni abonelere özel 1 ay ücretsiz 50 GB saklama alanı fırsatını da kaçırma.
Lifebox'la hayata yer aç.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
