
“Sevgilinizi mutlu etme garantili teknolojik hediyeleri MediaMarkt’ta keşfedin! MediaMarkt’ta, her tarzdan ve her ihtiyaca uygun teknoloji ürünleriyle sevgilinize özel bir hediye seçebilir, ona sadece o an değil, her kullandığında mutluluk verecek bir deneyim sunabilirsiniz.
Mediamarkt Hakkında detaylı bilgi almak için: Tıklayın
*Instagram: @ortamlardasatilacakbilgiTwitter: @OrtamlardaB
*Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com*
*Bu bölüm "Mediamarkt" hakkında reklam içerir*
Transkript
Mediamarkt Ortamlarda Satılacak Bilgi'yi sunar.
Herkese merhaba, hoş geldiniz.
Ben Merve. Arkadaşlar, malum bugün sevgililer günü.
Bil bakalım Merve ne yok.
Şimdi o yüzden bu hafta hep böyle aşk, sevgi konularını falan konuşalım istedim.
Bence aşkı bulmak kadar onu sürdürebilmek de çok önemli.
O yüzden gelin bugün bu konuyu konuşalım.
Sizi Dr. John Gottman'ın aşk laboratuvarında küçük bir tura çıkaracağım.
Kendisi ilişkiler ve evlilik üzerine yapmış olduğu bilimsel çalışmalarla tanınan Amerikalı bir psikolog, Seattle Evlilik ve Aile Enstitüsü'nün de kurucusu ve yöneticisi, araştırmacı, özellikle
de çiftlerin uzun vadeli mutluluğunu ve ilişkilerinin geleceğini yüksek doğruluk oranlarıyla tahmin edebilmesiyle ünlü.
Eşiyle birlikte Washington Üniversitesi'nde aşk laboratuvarı olarak bilinen bir araştırma merkezi kuruyor.
Burada çiftlerin beden dili, konuşma tarzı ve duygusal tepkilerini inceleyerek ilişkilerinin dinamiklerini analiz ediyor.
Takdir edersiniz ki seneler seneler içinde binlerce çift analiz ediyor ve bunları işte araştırmalarla bizlere de aktarıyor.
Şimdi ilişkilerde dört atlı olarak adlandırdığı ve boşanma riskini arttıran dört olumsuz davranış tespit etmiş Dr.
Gottman. Bunlar kısaca şöyle arkadaşlar.
Birincisi eleştiri diyor.
Şöyle kişiliğe ve karaktere yönelik olan saldırılar.
Buradaki eleştiriden kasıt bu.
İkincisi aşağılama.
Alaycı. Küçümseyici ve hor gören tutumlar.
Bakın bunlar boşanmaya giden, yolu döşeyen taşlar arkadaşlar.
Üçüncüsü savunmaya geçme.
Yani suçu tamamen karşı tarafa yüklemek ve sorumluluktan kaçmak.
Dördüncüsü ise duvar örme.
Yani tartışmalardan tamamen kaçınma ya da duygusal olarak komple kendini kapatma.
İşte bunlar dediğim gibi boşanma riskini arttıran şeylermiş evliliklerde.
Dikkat! Bu arada Dr.
Gutman %91'li...
İlk bir isabetle çiftlerin boşanma tahminlerini tutturabiliyor.
Seneler içinde dediğim gibi binlerce çifte çalışmış uzman bir aile terapisti.
O yüzden söyledikleri bence eşler için çok kıymetli bilgiler.
Şimdi hazırsanız başlıyoruz.
Evliliği sürdürmenin 7 ilkesi nelermiş?
Şöyle kısaca bir bakalım. Öncelikle bir çift örneği ile başlamak istiyorum.
Rory adında bir pediatrist, çekingen bir adam.
Çalıştığı yerde çok seviliyor, son derece sıcakkanlı, mizah anlayışının yüksek olduğu düşünen bir adam.
Ayrıca ayda neredeyse ortalama 20 gece falan hastanede uyuyan bir iş korik.
Ve evde besledikleri köpeğin adını bile bilmeyecek kadar eviyle alakası olmayan bir adam.
Hatta evdeki arka kapının yerini bile bilmediği için misafirler sorduğu zaman neredeyse...
Neydi falan diyebiliyor karısına.
O kadar evle alakası yok.
Karısı onu çok az gördüğü için ve duygusal olarak kendisinden çok kopuk olduğu için tabii ki üzülüyor.
Ve işte eşinin kendisine ve evliliklerine değer vermediğini düşünüyor.
Böyle bir hisse kapılıyor.
Adam kendini işine o kadar kaptırmış ki beyninde karısının dünyasına dair çok çok az yer kalmış.
Gutman diyor ki arkadaşlar bu adamın bu evine dair olan bilgisizliği evet kulağınıza belki çok tuhaf geliyor ama birçok ev...
çiftin eşlerinin yaşamındaki ayrıntılara karşı büyük bir dikkatsizlik içinde olduklarını tespit ettim diyor.
Taraflardan biri ya da ikisi birden öteki kişinin keyif aldığı, hoşlanıp hoşlanmadığı şeyleri Korkularını, streslerini hiçbir şeylerini bilmiyor.
O kadar az fikre sahipler ki diyor birbirleri hakkında ama evliler çok enteresan.
Ama arkadaşlar duygusal zekalı çiftler birbirinin dünyasıyla yakından alakalıdır diyor.
Ve buna ayrıntılı bir sevgi haritasına sahip olmak diyor.
Bakın bu birinci ilkeye girdik şu anda.
Ayrıntılı bir sevgi haritasına sahip olmak birinci ilkemiz.
Bu ne demek Merve? Şu arkadaşlar, şimdi beyninizde eşinizin yaşantısıyla ilgili tüm bilgileri sakladığınız bir depo, bir yer olduğunu düşünün.
Ayrıntılı sevgi haritasına sahip dediği çiftler yani mutlu çiftler aslında bunlar şöyle.
Bunlar beyinlerinde evliliklerine dair çok sayıda bilişsel yer yaratmışlardır arkadaşlar.
Birbirlerinin geçmişindeki önemli olayları hatırlarlar ve eşlerinin dünyasındaki olgular ve duygular değiştikçe birbirlerine dair bilgilerini güncellemeyi sürdürürler.
Kadın eşi için salata yapıyor diyelim.
O salatanın içine ne koymayacağını, eşinin neyi sevip sevmediğini çok iyi bilir.
Ya da erkek eşi geç saatlere kadar çalışıyorsa, onun çok sevdiği bir dizi işte bir program varsa ne yapar?
İşte onu kaydeder arkadaşlar, onun kaçıracağını biliyorsa.
Onu düşündüğünü gösterir, hani daha sonra izleyebilsin diye kaydeder değil mi?
Kadın eşinin patronu ile olan ilişkisini, eşinin iş yerinde neler hissettiğini, nasıl gerginlikler yaşadığını bilir mesela.
Bunu paylaşmışlardır ya da işte onun babasına benzemekten çok korktuğunu bilir ya da adam eşinin dini hassasiyetlerini çok iyi bilir.
Bu roller değişebilir arkadaşlar sadece örnek veriyorum net anlaşılsın diye.
Yani bu eşlerin birbirinin hedefleri, endişeleri, umutları hakkında bilgi sahibi olması.
Aynı evin içinde iki yabancı değillerdir arkadaşlar sevgi haritası geniş olan insanlar.
Böyle bir sevgi haritanız yoksa bu bilgilere hakim değilseniz eşinizi zaten tam olarak tanıyamazsınız.
Ve birini tam olarak tanıyamadan onu gerçek anlamda zaten sevdiğimizi söyleyemeyiz değil mi?
Yani arkadaşlar bir evliliğin yürümesini sağlayacak şey aslında çok basit.
Yani o görüp görüp gıpta ettiğimiz mutlu çiftler var ya onların ötekilerden daha akıllı, daha zengin, işte psikolojik açıdan daha dirayetli falan oldukları yok.
Onlar günlük yaşamlarında...
Birbirleriyle ilgili olumsuz düşünce ve duygularının olumlu olanlardan ağır basmasını engelleyen bir dinamiği yakalamışlardır.
Yani duygusal zekalı olarak nitelendirilebilecek bir evlilikten bahsediyor Gottman burada.
Arkadaşlar bir çiftin duygusal zekası ne kadar yüksekse evliliklerindeki mutluluk olasılığı o kadar artıyor.
Şimdi bu ne demek?
Yani birbirlerine anlama kapasiteleri, birbirlerine ve evliliklerine değer vermeleri, birbirlerine saygı gösterme yetenekleri bunlar ne kadar yüksekse boşanma ihtimalleri de o kadar düşük oluyor.
Türkiye'de TÜİK 2023 istatistiklerine göre boşanmaların %33.4'ü Evliliğin ilk 5 senesi içerisinde gerçekleşmiş arkadaşlar ve 2024 yılına
baktığımızda Türkiye'de toplam boşanma sayısı 2023 yılında 170.000 küsürken 2024'de 210.000'in üzerine çıkmış ki bence bu sene daha yüksek olacaktır.
%15'lik bir artış söz konusu.
Biraz da aslında bu verileri gördükten sonra bu podcast'ı yapmak istedim.
Eşler tarafından çok geç anlaşılmasıdır.
Yani iş işten geçtikten sonra insanlar birbirinin değerini anlıyor.
Eski eşler birbirinden vazgeçerken aslında ne çok şeyden vazgeçtiklerini ancak o evrakların imzalanmasından, eşyaların bölünmesinden, ayrı ayrı dairelerin kiralanmasından
sonra anlayabiliyor diyor Dr.
Gottman. İyi bir evlilik hak ettiği ve umarsızca gereksinliği ilgi ve saygıyı görmek yerine çoğunlukla hafife alınıyor diyor.
Bence de öyle arkadaşlar. İyi bir evliliği insanlar çok hafife alıyor ama o kadar önemli bir şey ki aslında.
Hatta bana sorsalar bu hayattaki en büyük şans, en büyük şanslı insanlar kimlerdir diye.
Bence gerçekten yol arkadaşını iyi seçmiş olanlardır derim.
İyi bir evlilik yapmış olanlardır derim.
Çünkü iyi bir evlilik bence insanın ömür boyu böyle huzur, mutluluk, böyle bir sükunet içerisinde yaşamasını sağlayan etkenlerden biridir diye düşünüyorum.
Hani röportaj var ya bir tane ne mutsuz.
Ne mutluluğu ya.
Kendimi o adam gibi hissediyorum.
Ama arkadaşlar şu da bir gerçek.
İçinde çok mutsuz olduğunuz bir evlilik tabii ki sonlanmalı.
Bir araştırma var Michigan Üniversitesi'nden.
Mutsuz bir evlilik hastalanma olasılığınızı %35 oranında arttırabiliyormuş.
Hatta ömrünüzden bir 4 sene falan kısaltabiliyormuş arkadaşlar.
Merve bu durumda benim çok bir vaktim kalmadı dediğinizi duyar gibiyim.
Ama mutlu çiftler boşanmış ya da mutsuz çiftlerden daha uzun ve daha sağlıklı yaşıyorlarmış.
Gutman iyi bir evliliğin bedenin kendini hastalıklara karşı savunmasına öncülük eden bağışıklık sistemimize doğrudan katkıda bulunarak sağlığımızı koruyabileceğini de söylüyor.
Mutsuz evlilikse tam tersi bağışıklık sisteminizi mahvediyor.
Habire üzüntü, habire stres ne olacak değil mi?
Mutsuz bir evlilikte çocukların da stres hormonu düzeyi yükseliyor.
Sırf çocuğum için bu mutsuz evliliğimi hala sürdürüyorum dememek lazım arkadaşlar.
Çünkü çocuklar gerçekten günün sonunda daha büyük bir zarar görüyor.
Neyse bu konuya ayrı bir bölüm yaparız.
Şimdi arkadaşlar aslında birinci ilkeyi size anlattım.
Birinci ilke sevgi haritalarımızı büyütmek.
Yani eşimizle ilgili daha çok bilgi sahibi olmak.
Neden? Çünkü bilgide güç saklıdır arkadaşlar.
Bilgiden yalnızca sevgi değil.
Evlilikteki fırtınaları yatıştırma gücü de doğar.
Birbirinin dünyasına yönelik ayrıntılı sevgi haritası olan çiftler stresli olaylar ve çatışmayla baş etmeye daha hazırlıklı oluyorlarmış.
Mesela evlilikteki hoşnutsuzluğun ve boşanmanın en önemli nedenlerinden biri ilk bebeğin doğumu arkadaşlar.
Ne dediğinizi duyar gibiyim burada.
Nasıl oluyor da benim minik kuşum böyle bir şeye sebep olabiliyor demiş olabilirsiniz sevgili anneler ve babalar.
Şimdi arkadaşlar. Mesela Dr.
Gatman diyor ki yeni evlilerle ilgili işte incelemeleri var.
Burada yer alan çiftlerin %60-70'i ilk kez ebeveyn olduklarında evlilikten duydukları tatminde çok çok hızlı bir düşüş yaşamışlar.
Ve geride kalan %33'lük dilim ise herhangi bir düşüş yaşamamış tatminlerinde.
Hatta çocuktan sonra evliliklerinin çok daha iyiye gittiğini söyleyenler var.
Peki bunların aralarındaki fark ne?
Şimdi daha iyiye giden çiftlerin sevgi haritaları daha geniş.
Kendileri birbirlerinin hakkında bilgileri daha fazla.
O yüzden çocuk doğduktan sonra hani bir keşmekeş oluyor ya işte o zaman o haritalar o sevgi haritaları onların evliliklerini koruyor.
Karı koca zaten birbirlerinin gündemlerine çok yakından takip ettikleri için birbirleri hakkında bilgi sahibi oldukları için rotadan çıkmıyorlar.
Yani eşler birbirlerinin duygularını ihtiyaçlarını korkularını bildikleri için bu ilişkiyi koruyabiliyorlar.
Ve bu çiftler ne kadar meşgul.
olurlarsa olsunlar. Atıyorum işte akşam bebek uyuduktan sonra şöyle bir kahve koyup karşılıklı böyle güzel bir sohbet edebiliyorlar.
Olay bu. Şu an aklıma bir şey geldi arkadaşlar.
Çok da hüzünlendiren bir şeydir beni.
Hani şair Nilgün Marmara'nın intiharından sonra eşi diyor ya şiir yazdığını bile bilmezdim diyor.
Böyle bir kenarda diyor pıtır pıtır bir şeyler yazardı diyor.
Yani Sevgi haritasına sahip olmamak nedir Merve derseniz size bu örneği verebilirim.
Ya da Teoman'ın birlikte ama yalnız iki yabancıyız dediği şey bence.
Nilgün Marmara son mektubunda eşine diyor ki sana böyle bir mektup bırakmak istemezdim.
Ama diyor sen akıllısın güçlüsün çabuk unutursun böyle yazmış.
Gerçekten çok etkileyici bir olay.
Hatta onun bir şiiri vardır.
Yabancıların en yakınıydın sen diye bir şiiri vardır.
Öyle işte arkadaşlar. Yani ilişkide sevgi haritasının olmaması.
Birbirimizi derinden tanımak bence çok önemli.
Bir de arkadaşlar kadınlarda şöyle bir şey var.
Şimdi annelik içgüdüsünden dolayı anne olduktan sonra eşlerini ikinci plana atma çok sık görülüyor.
Hatta gerçek seks psikoterapi hikayeleri bölümlerim var.
Onları dinleyin. Benzer hikayeler vardı orada.
Bu da arkadaşlar evliliğin düşmanı.
Anne olduktan sonra eşi ikinci plana atma, evliliğin düşmanı dikkat.
Çünkü ondan sonra işte erkekler evden uzaklaşabiliyor.
İşte benim bu evde bir önemim kalmadı herhalde diye düşünebiliyorlar.
Hayır arkadaşlar siz de o çocuğun bakımına destek olacaksınız.
Hani babasınız ya hani birlikte yaptınız ya o çocuğu.
Evden uzaklaşmanıza gerek yok.
Daha çok birlikte zaman geçirip çocuğunuzu birlikte büyütmeniz gerekiyor.
Yani bütün sorumluluğu anneye atıp çocuğu böyle kadın tek başına yapmış gibi davranmayı lütfen.
Sonra diyorsunuz ki bu kadın niye bu kadar cinnet geçirdi?
Bana karşı niye bu kadar öfkeli?
Karım değişti. Karınız değişmedi.
Şöyle bir dönüp baksanız belki de kendiniz değiştiğiniz için karınız da değişmiş olabilir.
Yalnız bıraktığınız için olabilir beyler.
Yükseldim yine. Şimdi arkadaşlar size sevgi haritalarınızın durumu hakkında bilgi edinebilmeniz için bir takım sorular soracağım.
Ben soracağım siz kendi kendinize doğru ya da yanlış diye cevap verin içinizden başlıyorum.
Eşinizin en iyi arkadaşlarının adını şöyle bir çırpıda sayabilir misiniz?
Eşinizin şu anda hangi streslerle...
Yüz yüze olduğunu söyleyebilir misiniz?
Eşinizin hayallerine vakıf mısınız?
Haberiniz var mı? Dinsel inançlarına, yaşam felsefesine ve fikirlerine aşina mısınız?
Eşinizin en az hoşlandığı akrabaları kimlerdir?
En sevdiği müzik nedir?
En sevdiği 3 filmi söyleyebilir misiniz?
Eşinizin şu anki sıkıntılarından haberiniz var mı?
Ve onun yaşamındaki en en en özel 3 dönemi biliyor musunuz?
Çocukluğunda yaşamış olduğu en stresli olayları biliyor musunuz?
Eşiniz sizin en önemli endişelerinizi biliyor mu?
Onunla ilgili ilk izlenimlerinizi ayrıntılarıyla hatırlıyor musunuz?
Anlatabilir misiniz? Eşinize düzenli olarak şu anki iç dünyasıyla ilgili sorular sorar mısınız?
Eşinizin sizi gayet de iyi tanıdığını düşünüyor musunuz?
Eşiniz sizin umutlarınızı arzularınızı biliyor mu?
Bütün bu soruları lütfen iki taraflı sorun.
Hem kendiniz adına hem de eşiniz adına.
Her doğru yanıt aslında evliliğinizin gidişatını gösteriyor arkadaşlar.
Yani sevgi haritanızın genişliğini gösteriyor.
Eğer çok fazla yanlış yanlış yanlış dediyseniz orada bir sıkıntı vardır.
Gelelim ikinci ilkeye sevgi ve hayranlığınızı geliştirin arkadaşlar.
Şimdi buna geçmeden önce şunu söylemek istiyorum.
Aşkın sırları uzun zamandır araştırılıyor.
Uzmanlar uzun süreli ilişkilerin temel taşlarından bahsederken hep aynı noktalara vurgu yapıyor.
İşte birbirini anlamak, küçük detaylara önem vermek, anıları birlikte biriktirebilmek.
Neden? Çünkü aşkı canlı tutan şey büyük kutlamalar ya da böyle gösterişli jestler değil, gündelik hayatın içindeki...
Küçük ama anlamlı anlar.
İşte tam da bu yüzden sevgiyi hatırlatan ve yıllarca sürecek anılarla anlam kazanan hediyeler seçebilmek çok önemli.
Çiçek alıyorsun, ertesi gün soluyor.
Balon alıyorsun, akşamına sönüyor.
Parfüm alıyorsun, kokusunu beğenecek mi beğenmeyecek mi bilmiyorsun.
Ama bir hoparlör aldığında mesela işte birlikte sevdiğiniz şarkıyı her açtığınızda o anı yeniden yaşıyorsunuz değil mi?
Ya da işte bir kahve makinesi aldığınızda...
Her sabah içtiğiniz o mis gibi kahve ilişkinizin bir ritüeline dönüşüyor.
Yani bazı hediyelerin ömrü maalesef kısa oluyor arkadaşlar ama bazıları uzun süreler mutluluk getiriyor.
Tıpkı aşk gibi.
Teknoloji hediyeleri tam da bu yüzden sevgilinizin her gün kullanacağı ve her kullandığında sizi hatırlayacağı ve mutluluk garantisi veren hediyelerden biri.
Sevgilinizi mutlu etme garantili teknolojik hediyeleri Mediamarkt'ta keşfedin.
Mediamarkt'ta her tarzdan ve her ihtiyaca uygun teknoloji ürünleriyle sevgilinize özel bir hediye seçebilir.
Ona sadece o an değil her kullandığında mutluluk verecek bir deneyim sunabilirsiniz.
Aşağı bırakmış olduğum linkten ürünleri hemen inceleyebilirsiniz.
Unutmayın aşk gibi hediyelerde kalıcı olmalı.
Hadi devam edelim. İkinci ilke sevgi ve hayranlığınızı geliştirin dedik.
Ne demek bu? Bir çiftin sevgi ve hayranlık sistemi hala çalışıyorsa evlilikleri bir şekilde kurtarılabilir diyor Dr.
Gottman. Sevgi ve hayranlık mutlu ve uzun süreli bir ilişkinin en önemli öğelerinden biri.
Mutlu çiftler eşlerinin kişilik kusurları olsa bile yine de ona saygı duymaya devam ederler çünkü olumlu yönlerini görürler diyor.
Bir evlilikte işte bu duygu tamamen yok olduğunda yani tamamen böyle kötüye odaklandığımızda zaten ilişkiyi yeniden canlandırmak çok zor olacaktır diyor.
Bir çiftin sevgi ve hayranlık sisteminin hala çalışıp çalışmadığını geçmişlerine nasıl baktıklarıyla görebilirsiniz, bununla sınanırlar diyor.
Çünkü bazen geçmişinize odaklanarak o olumlu hislerinize tekrar...
tekrar canlandırabilirsiniz arkadaşlar.
Çünkü insanlar böyle o anda yaşamış oldukları öfkeyle bütün ilişkilerini kötü görmeye meylediyorlar.
İşte hani atıyorum işte bir olay oluyor.
Diyor ki işte 10 yıldır ben çok kötü bir ilişki yaşıyorum.
Hayır aslında orada çok güzel şeyler de oldu ama o anın o heyecanıyla öyle söylüyor.
Anlatabildim mi? O noktada olumlu şeylere odaklanın diyor.
Geçmişe dönük olumlu şeyler.
Tabii bazı evlilikler artık o kadar böyle kangren oluyor ki geriye dönük olumlu anıları bile yok edebiliyor.
Ve her evlilikte sorun var emin olabilirsiniz.
Burada önemli olan birbirinizin kusurlarıyla uğraşırken bile kendinize eşinizin olumlu niteliklerini hatırlatmanız arkadaşlar.
Mutlu evliliğin bozulmasını engelleyen şeylerden biri de bu.
Çünkü sevgi ve hayranlık hor görmenin panzehiridir der Dr.
Gutman. Eğer eşinize saygı duymayı sürdürebilirseniz bir şekilde onunla anlaşamadığınızda bile ona kötü davranma olasılığınız azalacaktır diyor.
Eğer sevgi ve hayranlığınız tamamen tükenirse evliliğinizin başı çok büyük dertte demektir diyor.
Şimdi arkadaşlar şöyle bir geçmişe gitmenizi istiyorum.
Eşinizi onu neden sevdiğinizi şöyle bir hatırlayın.
Olumlu özelliklerine bir odaklanın.
Yani bardağın dolu tarafını görmeye çalışın.
O kadar insanın arasında neden o kadın...
ya da neden o adamla evlenmeyi seçtiniz?
Tabii aşk evliliği yapanlara soruyorum.
Mantık değil. Bizimle değilsiniz.
Mantık evliliği yapanlar.
Şimdi Gutman diyor ki eşinizle güzel hatıralarınızı konuşun.
İşte düğününüzü, anılarınızı, balayınızı bunları bir hatırlayın diyor.
Hani bir adam vardı ya hayatımda en mutlu olduğum an düğün kasetimi geriye sararak izlediğim an.
Şimdi arkadaşlar bu bir alıştırma.
Az önce işte anlattığım şey böyle anılarınızı hatırlamak, yad etmek falan.
Dediğim gibi belki şu an eşinize karşı çok büyük bir öfkeyle dolusunuz ve o yüzden sırf olumsuz özelliklerine odaklı haldesiniz şu anda.
Ama Gutman diyor ki oturun diyor yazın.
Her gün eşinizin işte şükran duyduğunuz bir olumlu özelliği varsa onları bulun yazın.
Güzel anılarınızı düşünün.
Gerekirse bunları yazın diyor Ergin.
Merve inan ki yazacak bir şey bulamadım.
Kalem milim oynamadı diyorsanız.
Geçmiş olsun diyorum şimdiden.
Adliyenin önünde buluşuruz.
Üçüncü maddeye geçiyorum.
Üçüncü ilke uzaklaşmak yerine yakınlaşmak arkadaşlar.
Dr. Gutman diyor ki çiftlerin havadan sudan konuşmaları bile gerçekten çok önemli.
Bu mutlu evliliklerin sürebileceğinin bir göstergesi diyor.
Neden yani havadan sudan konuşma ne alakası var mutlu evlilikle diyorsanız.
Çünkü arkadaşlar yine de bir bağlantı var orada.
Yine de bir bağlantı kurup eşinizle yakınlaşabiliyorsunuz havadan sudan sohbet ederek yani.
Dr. Gutman diyor ki boşanmak üzere olan.
Ya da mutsuz bir biçimde birlikte yaşayan çiftlerde böylesi küçük bağlantı anları çok çok ender görülür diyor.
Yani havadan sudan konuşma muhabbeti bile olmaz diyor.
Çoğunlukla çiftler telefondan kafasını kaldırıp birbirinin yüzüne bakmaz ve söylediklerini duymaz.
Bakın boşanmak üzere olan ve böyle artık mutsuz bir biçimde beraber yaşayan insanlarla bahsediyor.
Yani yol yakın diyor ayrılacaklar diyor.
Günlük yaşamın telaşı içinde kendisine değer verdiğinizi eşinize bildirdiğiniz sürece ilişkiniz bir şekilde canlı kalır diyor.
Bu ne demek Merve? Mesela kadın eşine diyor ki işte dün akşam çok kötü bir rüya gördüm biliyor musun diyor.
Eşi de diyor ki ya acilen işe gitmem lazım seni dinleyemem.
Bunu demek yerine diyor. Hayatım şu an işe geç kalıyorum ama çok da merak ettim.
Ya merak etmemiş olabilirsiniz.
Tamam merak ettim diyeceksiniz.
Seni yoldan arayayım anlat.
Kısacık da olsa anlat. Ya bu kadar zor değil.
Anlatabiliyor muyum? Bu. Olay bu.
Yani uzaklaşmak yerine yakınlaşın arkadaşlar.
Karşı tarafa ilgilendiğinizi bir şekilde değer verdiğinizi gösterin.
Yani bu illa işte hediyeler alayım.
Büyük büyük şeyler yap. Böyle bir şey değil ya.
Bu küçücük bir şey anlatıyorum. Hani seni dinlemek istiyorum.
Bu çok önemli bir şey. Bu tarz yakınlaşmalar duygusal bağlantı, aşk, tutku, iyi bir cinsel yaşamın temelidir diyor Dr.
Gutman. Şimdi size yine bir takım sorular soracağım arkadaşlar.
Bu sorulara doğru ya da yanlış deyin ki ilişkinizin sevgi bakımından ne yöne gittiği hakkında.
Şimdi soracaklarım size böyle kısa kısa bilgiler verecek.
Başlıyorum. Birlikte çamaşır katlamak ya da televizyon seyretmek gibi küçük şeyler yapmaktan.
keyif duyuyor musunuz? Doğru ya da yanlış.
Boş zamanlarımı eşimle geçirmek için can atıyorum.
Doğru ya da yanlış. Gün sonunda eşim beni görünce seviniyor.
Buna gülesim geldi.
Şeytan görsün suratını.
Eşim fikirlerimi genellikle ilgiyle dinliyor.
Totosuyla dinliyor.
Olayları eşimle tartışmak bana gerçekten keyif veriyor.
Cam çerçeve iniyor.
Eşim en iyi dostlarımdan biridir.
kür. Eşimin beni çok yakın bir dost saydığını düşünüyorum.
Birbirimizle konuşmayı seviyoruz.
Birlikte dışarı çıktığımızda zaman ne çabuk geçiyor.
Hemen eve dönmek istiyoruz.
Her zaman birbirimize söylenecek bir sürü şeyimiz oluyor.
Küfür. Birlikte çok eğleniyoruz.
Ayrı ayrı odalarla.
Ruhsal açıdan birbirimize çok iyi uyuyoruz.
Aynı temel değerleri paylaşmaya eğilimliyiz.
Zamanımızı benzer biçimlerde geçirmekten hoşlanıyoruz.
Gerçekten bir sürü ortak ilgi alanımız var.
Hayal ve hedeflerimizin birçoğu aynı.
Aynı şeyleri yapmaktan keyif alıyoruz.
İlgi alanlarımız bir şekilde farklı olsa da eşimin ilgilendiği şeylerden keyif alıyorum.
Birlikte ne yaparsak yapalım genellikle çok iyi vakit geçiriyoruz.
Eşim kötü bir gün geçirdiğinde gelip bana bunu anlatabiliyor.
Bunlara doğru ya da yanlış diye cevap vereceksiniz arkadaşlar.
Ben az önce baya bir geyik yaptım ama umarım çoğuna doğru demişsinizdir.
Şimdi arkadaşlar... Çiftler birbirinin duygusal ihtiyaçlarını çoğu kez kötü niyetle değil düşüncesizlik yüzünden göz ardı ederler diyor Gutman.
Birbirinize daha fazla yakınlaşmanın ilk adımı bu sıradan zamanların yalnızca evliliğinizin dengesi değil sevginin kalıcılığı açısından da aslında ne kadar önemli olduğunun farkına
varmanızdır diyor. O yüzden günlük etkileşimlerinizin gücünü hafife almayın.
Gatman bizlere 8 önemli madde sunuyor kaliteli bir sohbet için.
Birbirinizin stresini alabilmek için.
Birincisi lütfen diyor sırayla konuşun.
İkinizde... Nasıl bir şikayetiniz varsa 15'er dakika süreyle dile getirin ama birbirinizin sözünü kesmeden sırayla.
İkincisi sizden istenmeden tavsiyede bulunmayın karşı tarafa.
Çözüm önermeden önce eşinize onu tam olarak anladığınızı ve ona empati gösterdiğinizi belli edin.
Çünkü dediğim gibi çoğu kez onun sizden istediği çözüm öneriniz değil.
Sadece iyi bir dinleyici olmanız.
Ya da başını dayayıp ağlayabilmesi için ona bir omuz olabilmeniz.
Burada bir detay var arkadaşlar.
Doktor Gutman şunu fark ediyor.
Bir kadın eşine eğer bir şey anlatıyorsa sadece dinlenilmesini istiyor.
Yani şefkatli bir omuz bekliyor.
Tavsiye falan istemiyor yani.
Ama erkekler çok çözüm odaklı oldukları için hemen böyle bir şeyler yapmak için harekete geçmek isteyebiliyorlar.
Ama bir erkek eşine derdini anlattığında tam tersi onun çözüm sunması erkeğin hoşuna bile gidebiliyor.
Peki burada doğru olan şey ne?
Dinlemek arkadaşlar. Hemen böyle sorunu çözmeye kalkışmamak.
Etkin biri dinlemeden bahsediyor.
burada yani bir elinizde telefon bir elinizde kumanda böyle bir dinlemeyi kastetmiyorum göz teması kurarak böyle başınızda onayladığınızı onu anladığınızı belli ederek empati kurarak işte ya hayatım haklısın
ben de olsam böyle bir tepki verirdim neden böyle hissettiğini anlayabiliyorum falan diyerek yani o anda eşinizin bakış açısı mantıksız da olabilir arkadaşlar hemen karşı tarafı tutmayın diyor Gatman burada önemli
olan doğruluktan uzaklaşmak değil bunu kastetmiyor zamanlama yani O anda aslında görevimiz ahlak bekçiliği yapmak değil, hayat dersi vermek değil, destek olmak.
Bunu unutmayalım. Gelelim dördüncü ilkeye.
Dördüncü ilke eşinizin sizi etkilemesine izin vermek arkadaşlar.
Gutman 130 yeni evli çift üzerine bir inceleme yapıyor ve onları 8 sene boyunca takip ediyor ve şöyle bir sonuca varıyor.
Diyor ki evliliğin ilk birkaç ayında bile eşlerinin kendilerini etkilemesine izin veren erkeklerin daha mutlu göründüğünü ve boşanma olasılıklarının eşlerinin etkisine direnenler oranla daha düşük
olduğunu bulguladık. Hani böyle komik komik şeyler var ya real star işte eşimin her şeyine okey diyorum ve çok mutluyum.
Hanımım ne diyorsa doğrudur ben bilmem eşim bilir.
Şimdi istatistiklere göre erkek erke yani iktidarı gücü eşiyle paylaşmakta isteksizse eğer evliliğin kendilerini etkilemesine izin veren erkekler Kendi kendini tahrip etme olasılığı %81'dir diyor Dr.
Gutman. Yani bu şu demek değil arkadaşlar evdeki bütün iktidarı bütün gücü kadının eline verin falan demiyor yanlış anlamayın yani hayatınızı komple eşinizin ellerine bırakın falan demiyor.
Eşit dağıtın diyor. Yani karar verirken tek başınıza vermeyin.
Yani eşinize de bir danışın diyor.
Çok böyle aterkil erkekler var ya aslında onlardan bahsediyor.
İşte her şeyi ben yaparım, ben ailenin reisiyim bilmem öyle değil.
Yani o evliliklerin biraz sarsıldığını söylüyor.
Neden eşit dağıtın diyor?
Eşinize de sorun kararları alırken.
Çünkü bu aranızdaki dostluk bağını güçlendirecektir.
Hem de evliliğinizi daha sağlamlaştıracaktır diyor.
Gelelim beşinci ilkeye.
Beşinci ilke arkadaşlar çözülebilir sorunlarınızı çözün.
Şimdi Gutman diyor ki karı koca birbirine karşı saygılıysa ve diğer kişinin bakış açısını açıksa ortaya çıkacak olan farklılıkları halletmek için iyi bir zeminleri vardır diyor.
Ama yine de çiftler birbirlerini ikna etmeye ya da anlaşmazlıkları çözmeye çalışırken çiftler çoğunlukla yollarını kaybedebiliyorlar diyor.
Verimli olabilecek bir konuşma tam tersine işte karşılıklı bağırmalar ya da öfkeli bir sessizlikle son bulabiliyor.
Peki ne yapmalıyız?
Bunun gerçekten çözülebileceğine inanıyorsanız yani buna inancınız tamsa bu zorluğu çözmenin anahtarı o çatışmayı giderecek yeni bir yaklaşım öğrenmektir diyor.
Şimdi çatışma çözümünde aslında birçok evlilik tedavisinin sunulmuş olduğu bir şey var yaygın bir yaklaşım var.
O da şu kendinizi işte eşinizin yerine koymaya çalışarak onların birbirlerine söylediklerini can kulağıyla dinlemeleri sonra da işte empatiyle ikilemi onun bakış açısından gördüğünüzü söylemek bunu
yapıyorlar. Eğer bunu yapabiliyorsanız bir deneyin arkadaşlar.
Şöyle işte kendinizi eşinizin yerine koyun.
Onun söylediklerini de can kulağıyla dinleyin.
Sonra işte empati yapın. Bunu yapmaya çalışın yapabiliyorsanız.
Ama Godman diyor ki pek çok çift bunu beceremiyor.
Peki ne öneriyor?
Diyor ki başlangıç konuşmanızı lütfen yumuşatın.
Yani ne konuşacaksanız böyle sert bir tonda giriş yapmayın.
Eğer karşı taraf onarma girişimlerinde bulunmaya çalışıyorsa lütfen bunu reddetmeyin.
Karşı tarafta bir çaba varsa ve bunu görüyorsanız reddetmeyin.
İzin verin buna, kabul etmeyi öğrenin.
Kendinizi ve birbirinizi yatıştırmayı öğrenin.
Uzlaşın. Birbirinizin hatalarına karşı hoşgörülü olun diyor.
Gelelim 6. ilkeye.
6. ilke kilitlenmenin üstesinden gelin diyor.
Diyelim ki arkadaşlar siz çocuk sahibi olmak istiyorsunuz ama eşiniz kesinlikle istemiyor.
Ya da karınız kendisiyle beraber ibadet etmenizi istiyor ama siz değilsiniz ya da ateistsiniz istemiyorsunuz.
Kocanız ev kuşu siz ise sosyal kelebeksiniz.
Ne olacak şimdi? Bakın büyük bir zıtlık var burada.
Çözülemeyen bir sorunla çaresizce Denip kaldığınızı hissediyorsanız kitlenmeden diyaloğa geçin diyor Gutman.
Çünkü kilitlenmiş çatışma evliliğinizde muhtemelen her zaman kalıcı bir mesele olacak.
Ama günün birinde o konuda...
Birbirinizi incitmeden konuşabileceksiniz.
Sorunla birlikte yaşamayı öğreneceksiniz.
Çünkü diyor bak sorunla birlikte yaşamayı öğrenmek.
Ama önce bunun nedenini anlamanız gerekiyor diyor Gutman.
Yani ister çocuklarınız hangi dine inanacak bunun tartışması.
İster işte tuvalet kapağı açık mı kalacak kapalı mı kalacak.
Yok diş macunu ortadan sıktın sıkmadın.
Yani böyle günüç meseleler bile söz konusu olsa.
Kilitlenme hayatımızda ele alınmayan ya da saygı gösterilmeyen hayallerimizin olduğunu.
Bunun bir göstergesidir diyor.
Hayaller derken şu arkadaşlar kimliğimizin birer parçası olan işte hayatımıza amaç ve anlam katan umutlar, arzular, dilekler bunlar işte bunları kastediyor.
İnsanların hayalleri farklı düzeylerde gelişebilir.
Mesela işte kimisi çok para biriktirmeyi ister değil mi?
Yani eşiniz mesela para biriktirme delisi ve siz çıldırıyorsunuz.
Yani bunu istemiyorsunuz ve kavga ediyorsunuz sürekli.
Orada bir sorun var değil mi? Şöyle şimdi bu sadece meselenin görünen yüzü arkadaşlar.
Korkunç para biriktirme arzusu değil mi?
İşte eşim diyorsunuz çok cimri bilmem ne yeter artık dayanamıyorum.
Bunun altyapısında belki de çok derin bir güvenlik ihtiyacı yatıyor olabilir.
Bunu görmeye çalışılıyor. Ya da işte evlendikten sonra hayallerinizi gömerseniz o hayal bir şekilde kılık değiştirerek kilitlenmiş bir çatışma şeklinde Gün gelip yeniden yüzeye çıkacaktır diyor.
Birbirinizin en derin, en kişisel umutlarını ve hayallerini kabul edip saygı göstermek, evliliğinizi kurtarıp zenginleştirebilmenin en önemli yollarından biri.
Mesela şu an aklıma bir örnek geldi.
Seneler önce iş yaptığım, tanıdığım bir abi vardı.
Bana şey demişti, ikinci evliliğini yapmıştı.
Eşiyle ilgili şöyle bir şey söylemişti.
Merve işte ben temiz böyle tiril tiril giyinmeyi çok seven bir adamım.
İşte ütülü ve böyle mis kokacak giydiğim şeyler.
Ama eşim bir sürü deterjan aldığım halde o kadar az koyuyor ki yani böyle bir damlatıyormuş resmen.
Ve benim... Çamaşırlarım temiz kokmuyor her defasında söylüyorum ve cinnet geçiriyorum.
Niye yapıyorsun bak deterjan alıyorum saklıyorsun deterjanları hani ben yıkayayım diyorum saklıyormuş.
Ve kendisi de diyor o kadar az koyuyor ki ben artık baş edemiyorum dedi.
Ve bu şekilde giyinmekten hoşlanmıyorum her günüm dedi mutsuz geçiyor.
Bakın küçücük bir detay ne kadar insanı mutsuz edebiliyor ve adam gerçekten boşanmaktan falan bahsetti bunun için.
Dedim ki abi dedim bir psikoloğa mı gitseniz yani çözümü var.
İyi dedi gidelim dedi. Sonra dedim ki yani acaba dedim hani geçmişinde yaşamış olduğu bir yoksulluk var.
Bir kıtlık çekmiş olabilir.
Ondan dolayı mı dedim böyle bir şey yapıyor.
Yani gittiler gerçekten de böyle bir şey çıktı bu işin altından.
Sonra tabii daha anlayışla yaklaştı işine.
Olay bu arkadaşlar. Gatbun diyor ya önce diyor nedenini anlamanız gerekiyor.
Şener Şen diyor yaptım ama niye yaptım bir sor.
Orada bir neden var bunu anlarsanız diyor eşinize karşı daha anlayışlı daha farklı bir duruş sergileyebilirsiniz.
Evliliğinizi daha da güçlü kılar bu diyor.
Ve tabii ki ilk başta dediğim gibi birbirinizin sevgi haritalarını genişletmek.
Birbiriniz hakkında daha çok bilgi sahibi olmak.
Mesela bu anlattığım abi eşi hakkında bu bilgiye sahip değilse tabii ki de onun cimri olduğunu düşünecek.
Geçmişte yaşadığı şeyleri bilmiyor ki.
Ve Gutman diyor ki eşinizin bazı hayallerini sonuna kadar destekleyebileceğinizi, bazılarında ise anlayış ve ilginin ilk düzeyini aşamayacağınızı keşfedebilirsiniz.
Bunda bir sakınca yok diyor.
Burada birbirinizin hayallerinin parçası olun demiyor arkadaşlar.
Birbirinizin hayallerine lütfen saygı gösterin diyor.
Farklılıklarınızı kabul edin diyor.
Ve yedinci ilkeye geldik.
Ortak bir anlam yaratabilmek.
Şimdi arkadaşlar evliliğiniz bu anlatmış olduğum ilk 6 ilkeye uyuyorsa.
Büyük olasılıkla zaten ne mutlu size ki dengeli ve mutlu bir ilişkiniz vardır.
Ama böyle arada bir kendi kendinize ya hepsi bu mu ya bu evlilik bu muymuş ya falan diye buluyorsanız kendinize orada eksik olan şey belki de böyle daha derin bir ortak
anlam duygusu olabilir. Yani evlilik diyor Gatman çocukları büyütmek işte işleri paylaşmak ve sevişmekten ibaret değildir diyor.
Beraberce bir iç yaşam yaratmaktan bahsediyor.
yaşam yaratmak. Simgeleri ve ritüelleri olan zengin bir kültürle ve sizi birbirinize bağlayan, kurduğunuz ailenin bir parçası olmanın anlamını kavramanızı sağlayan rollerinizin
ve hedeflerinizin takdiriyle ilgili tinsel bir boyutta olabilir diyor.
Şimdi kültür deyince aklımıza çoğunlukla ülkeler geliyor, etnik gruplar geliyor, mutfak zevki, işte belirli adetler, gelenekler falan geliyor değil mi kültür deyince.
Halbuki yaşamlarını paylaşmayı kabul eden iki kişi arasında Arasında da bir kültür yaratılıyor arkadaşlar.
Aslında her çift kendi mikro kültürünü yaratır diyor.
Ve diğer kültürler gibi bu küçük birimlerinde bir takım adetleri, ritüelleri, evliliklerinin neye benzediğini, gruplarının bir parçası olmanın ne anlama geldiğini açıklayan mitosları
vardır değil mi? Öyküleri vardır.
Şimdi aile ritüelleri çok önemli arkadaşlar.
Akşam yemeğinden sonra eşiniz çocuklarınızın ödevlerine yardımcı olur.
Bu bir rutin her gün olan bir şey.
Sonra işte onlar yattıktan sonra birlikte bir keyif yaparsınız.
Bir kahve sohbetiniz vardır ya da işte sevdiğiniz bir diziyi açıp birlikte izliyorsunuzdur.
Bunlar çok güzel şeyler belirli rutinler.
Yani o evde oturmuş iyi bir şey bu rutinlerin olması.
Rutinlerinizi koruyun diyor.
Ve son olarak arkadaşlar şu da var.
Evliliğin en önemli saç ayaklarından biri cinsellik meselesi.
Bu konu hakkında Dr.
Gatman şöyle söylüyor. Mutlu bir cinsel yaşamları olan çiftlerin en önemli özelliklerinden biri sevişmeyi bir yakınlık ifadesi olarak görmeleri ama ihtiyaç ya da arzularındaki farklılıkları
kendi üstlerine alınmamalarıdır diyor.
Evliliğinizde eğer sorun yaşıyorsanız Dr.
Gottman'ın bu kitabını mutlaka okuyun derim arkadaşlar.
Mutlu evliliklerin dirin bir dostluğa, karşılıklı saygı ve sevgiye dayandığını unutmayalım.
Mediamarkt Ortamlarda Satılacak Bilgi'yi sundu.
Sevgilinizi mutlu etme garantili teknolojik hediyeleri Mediamarkt'ta açıklamalara bırakmış olduğum linkten hemen keşfedebilirsiniz.
Bu pazartesi, çarşamba ve cumartesi yepyeni bölümlerle tekrar görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın. Instagram'a da bekleriz.
Hoşçakalın. Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
