
Mediamarkt Hakkında detaylı bilgi almak için: Tıklayın
* Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi Twitter: @OrtamlardaB
* Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com *
*Bu bölüm "Mediamarkt" hakkında reklam içerir*
Transkript
Mediamarkt Ortamlarda Satılacak Bilgi'yi sunar.
Herkese merhaba, hoş geldiniz.
Ben Merve. Bugün erkekler gerçekten ne ister bölümünün devamını anlatacağım arkadaşlar.
Bu bölümün devamını çok istemiştiniz, yarım kaldı.
Haydi o zaman lafı fazla uzatmadan hemen devamına geçelim.
Bakalım psikolog Dr.
Herb Goldberg bu konuda neler söylemiş.
Kendisinin uzmanlık alanı olmuş artık bu konular.
Çeyrek asırdır bu mevzular üzerine çalışıyor.
Şimdi bu bölümün amacı erkeklere onların iç gözüyle, onların iç gerçekliğiyle bakabilmek.
Bizim değil bakın onların iç gerçekliğiyle.
Erkek ve kadının birbirini yanlış anlamasının önüne geçerek onların birbirlerini gerçekten nasıl anlayabileceğini beraber olmaktan nasıl keyif alabileceklerine şöyle bir bakmak.
Şimdi arkadaşlar erkeklerde kişisel ilişkiler alanında ciddi eksiklikler var.
Bunu inkar edemeyiz diyor Dr.
Herk Goldberg. Erkeklerin bağlanma korkuları ve duyarsızlıklarından sık sık şikayet ediliyor diyor.
Acaba gerçekten öyle mi?
Şimdi kadınlar fiziki açıdan muhteşem oldukları zaman, çok güzel oldukları zaman evet belki bir erkeğin dikkatini çekebilirler.
Okey ama... O erkeği asıl ilişkide tutan, o erkeği bağlayan şey bu değildir.
Yani sizin fizik açıdan muhteşem olmanız, inanılmaz güzel olmanız.
Evet bir süre diyor bağlar ama sonrası gelmez.
Çünkü o erkeği gerçekten istemeniz, ondan hoşlanmanız, sizin ona olan gerçek arzularınız bunlar önemli.
Yani o adamı gerçekten tanıma isteyiniz.
Bunlar çok önemli diyor. Çünkü tıpkı kadınlar gibi aslında erkekler de o samimiyeti hissedebiliyorlar.
Yani bizim kadar sezgisel değiller okey ama...
Onlar da hissedebiliyorlar. Hatta bunu daha önce de söylemiştim.
Dr. Herb diyor ki ilişkilerde erkekler hakkında olumsuz düşüncelere ve olumsuz kalıplara sahip olan bir kadının Bir erkekte yakın bir ilişki kurması çok zordur.
Yani iğneyi kendimize, çuvaldızı erkeklere batırmayalım lütfen.
Erkekleri nesnel bir gözle göremeyen, kendi olumsuz eğilimlerinin etkisini kabul etmeyen, kendini gerçekleştiren kehaneti yaratabilir diyor.
Yani işte erkekler kapatılsın, erkek değil misiniz, hepiniz aynısınız diyen bir kadın yine böyle erkeklerle karşılaşır diyor Dr.
Hope. Kadınlar erkeklerle iki yoldan ilişki kurabilir.
En yaygın olanı ben buna Kleopatra hilesi diyorum arkadaşlar.
Ama ne diyordu psikolog Tuna Tüner?
Bacaklarınla tavladığın adamı gün gelir yırtmaç farkıyla kaybedersin.
Arkadaşlar bu cinsel cazibe okey belki bir noktaya kadar işe yarar ama bir erkeği heyecanlandırıp kendine bağlamak için bu cinsel gücü kullanmanın elbette ağır bir bedeli vardır.
Şimdi bu ilişkiler başlangıçta belki çok heyecan vericidir ama daha sonra mesafeli ve istismara açık bir hale de gelebilir.
Ve bu tarz ilişkilerde erkeklerin davranışları savunmacıdır.
Neden? Çünkü siz O adamı olduğuna inandığı şey için kabul edip sevmiyorsunuz ki.
Zaten o da bunu hissediyor.
Ve buna tepki olarak başlangıçta okey belki çok iyi davranıyor size.
Ama sonradan bir anda böyle düşmanca soğuk bir davranışta karşılaşabiliyorsunuz.
Ve bu şekilde ilişkiniz son bulabiliyor.
O yüzden cinsel cazibe uzun vadede işe yaramaz arkadaşlar.
Kısa vadede belki işe yarayabilir.
Ama dediğim gibi uzun vadede ı ıh.
İkinci yol ise şu. Bir erkeğin güçlü yanlarını, sınırlarını.
belli bir durumda neler verip neler vermeyeceğini doğru bir şekilde analiz edebilmek ve bunun için ortak bir çaba sarf edebilmek.
Dr. Herb diyor ki bir erkeğin değişmesini bekliyorsanız çok beklersiniz diyormuşum.
Diyor ki bir erkek eşi ya da işte partneri değişmediği sürece değişemeyeceği için ilişkinin sonu kaçınılmaz olacaktır.
İlişkinin en başında romantik duygular evet o ilişkinin sürmesine yardımcı olur ama erkek her şeyin böyle devam edeceğine inanır.
Ama işler çözülmeye başlayınca kadının onu tanıması ve kabul etmesi için ortaya koymuş olduğu çabalar başarısızlıkla sonuçlanıyor.
Erkek kendini anlatmaya çalışmaktan vazgeçiyor ve konuşmanın hiçbir yararı olmadığına inanıyor.
Gitgide daha da içine kapanıyor, suskunlaşıyor.
Erkeğin sevme şekli ve bir ilişkide ihtiyaç duyduğu şeyler kadınlarınkinden farklı olabiliyor arkadaşlar.
Bir de şu var çoğu erkek bu yanlış kodlanmış erkeklik kalıplarından dolayı yardım bile istemeye çekiniyor.
Yakınlık kurma isteği olmasının bir zayıflık gibi algılanmasından korkabiliyor.
Erkeklerde bir de başarı odağı var, rekabetçilik var, üretmeye ve başarıya odaklı bir yaşantıları var.
Ama bütün bunları görecek, onun böyle sırtını sıvazlayacak, başarısını takdir edecek bir partnerinin olmaması tabii ki canlarını yakıyor.
Bir de onlar biz kadınlar gibi yakın bir dostluk içinde de değiller.
Hani dostlarıyla oturup hislerini, duygularını paylaşan erkek sayısı çok az.
Biz ne yapıyoruz? O ihtiyacımızı kadın kadına gideriyoruz değil mi sohbetlerimizde?
Ama onların dünyasında buna çok fazla yer yok açıkçası.
Ve bunun eksikliğini elbette çekiyorlar.
Ama çektikleri halde maalesef ki bunu dile getiremiyorlar.
Neden? Çünkü toksik eriller var.
Bu toksik erillerin içerisinde aşağı görülmemek için değil mi?
Ve çoğu erkek kişisel yaşamında çevrelerindeki...
insanların yaşadıklarını ve hissettiklerini algılayıp karşılık verme konusunda maalesef pek yetenekli değiller.
Enerjileri dışarıdaki hedefler ve sorunlar üzerinde yoğunlaşıyor genelde ve aynı zamanda ta ki çözümü daha da zorlaşıncaya kadar önemli sorunların olduğunu bile inkar etme eğilimi gösteriyorlar.
İşte sorunlara yaklaşımlarında erkek ve kadın arasındaki belirleyici fark bu arkadaşlar.
Ve bir de birçok erkek şöyle düşünüyormuş.
İşte ben bu kadının geçimini sağlıyorum ve bundan dolayı zaten beni sevecektir ve bana bağlanacaktır.
Belki çok saçma buldunuz ama Dr.
Herb erkek danışanlarının çoğunda bunu gördüğünü söylüyor.
Mesela bir danışanı varmış işte çok başarılı bir iş adamıydı diyor.
Ama adam senelerce böyle iş iş iş diye kendini paralamış, evine yurduna uğramamış daha fazla para kazanabilmek için.
Niyetim diyor çocuklarımı iyi okullarda okutmak işte karımı rahat ettirmek.
Fakat gel gör ki artık 50'li yaşlarına geldiğinde karısı maalesef hayatına son veriyor mutsuzluktan.
Çocuklarıyla ilişkisi zaten berbat.
Nefret ediyorlar babalarından çocuklar ve diyor ki ama diyor ben ne yaptıysam sizin için yaptım.
Hani kendi hayatımı unuttum çalışmaktan.
Bunun karşılığı bu olmamalı.
Ne kadar nankörsünüz diyor.
Yani erkekler bu tarz emeklerinin sevgi yaratamadığını keşfettikleri zaman büyük bir kırgınlık hissedebiliyorlar ve işte bu adam gibi sizi nankörlükle suçlayabiliyorlar.
Ve bu adam muhtemelen ne yaptığının da farkında değildi.
Hani ailesiyle ne kadar yabancılaştığının, işte karısının duygusal ihtiyaçlarının ve bence her şeyi ama her şeyi parayla halledebileceğini zannetti.
Çoğu babanın yaptığı gibi değil mi?
Geçen bir video gördüm arkadaşlar.
Oturup ağladım. Çok duygulandım.
Emekçi bir baba. Gündelik işlerde çalışıyor.
İzmir'deydi galiba. Eve gelmiş böyle işte.
Çocuklarına yemek hazırlamış.
Çocukların anneleri yok galiba.
İşte okuldan gelmiş çocuklar.
Koşarak mutfağa gidiyorlar.
Babacım babacım bize ne pişirdin diye.
Adam da böyle tek tek yemekleri sayıyor.
İşte tavuk yaptım falan filan diye.
Çocuk da diyor ki o esnada.
Benim babam diyor bir dahi biliyor musunuz diyor.
O kadar sevgi dolu söylüyor ki bunu.
O kadar yürekten söylüyor ki çok duygulandım.
Nasıl güzel bir baba yani çocuklarına ne kadar sevgi dolu.
Çocukları da işte aynı babalarına karşı sevgi dolular.
Her şey para değil arkadaşlar.
Yani şu babanın vermiş olduğu sevgi inanın inanın ama paradan çok daha kıymetli.
Buradan bankamatik babalarına sesleniyorum.
Hani Bizim Aile diye bir film vardı hatırlar mısınız?
Yaşar Usta vardı orada. Hayalimdeki baba odur arkadaşlar.
Hani böyle fabrikatör Sayın Bey vardı.
Onun karşısına dikiliyordu.
İşte evladının o işte hakkını aradığı sahne diyordu ya.
Sevgiyi tanımayan adama sevgiyi öğretmeye çalışıyorum.
Sen büyük patron, milyarder, fabrikalar sahibi Sayın Bey.
Sen büyüksün.
Hayır ben büyüğüm.
Ben Yaşar Usta.
Sen benim yanımda bir hiçsin anlıyor musun diyordu.
Bizi yıkamazsın, bizi dağıtamazsın.
Çünkü biz birbirimize parayla pulla değil, sevgiyle bağlı bir aileyiz diyordu.
Bakın altını çizerim. Biz birbirimize parayla pulla değil, sevgiyle bağlı bir aileyiz.
Eğer ailemin kılına zarar gelirse ben...
Ömründe bir karıncayı bile incitmemiş olan ben Yaşar Usta.
Hiç düşünmeden çeker vururum seni diyordu.
Ne kadar anlamlı bir sahne o ya.
Ve belki sırası değil şu an ama şimdiki dizilere bakıyorum.
Daha doğrusu bakmak bile istemiyorum.
Görmek bile istemiyorum onları.
Neden? Çünkü şimdiki diziler ve filmler bence...
Bizlere nasıl aile olunmaz bunu gösterirken eski filmler ve dizilere baktığımızda tam tersini görüyoruz.
Nasıl aile olunur bunu öğretmeye çalışıyorlar değil mi?
İşte bu Yaşar Usta'da olduğu gibi.
Bu arada yeni yıla sayılı gün kaldı arkadaşlar ve biliyorsunuz yeni yıl demek yeni yıl partisi demek.
Yeni yıl partisi demek sevdiklerimizle bir araya gelmek, doyasıya eğlenmek demek.
Tabii yeni yıl partisinin bir de hediye tarafı var.
Birine hediye almak gerçekten çok incelikli bir iş.
Yani ince düşünülmüş bir hediye bir kişinin seni ne kadar tanıdığı, ne kadar düşündüğünü gösterebiliyor.
Hediye seçmenin en kolay yollarından biri elbette Mediamarkt.
Akıllı telefonlardan tabletlere, bilgisayardan kulaklıklara.
Kısacası sevdiklerinizi mutlu edecek pek çok teknolojiye MediaMarkt uygulaması üzerinden ulaşabilirsiniz.
Sevdiklerinize yılbaşında en doğru hediyeleri seçmenin MediaMarkt'la tam zamanı.
Hadi devam edelim. Şimdi arkadaşlar ne diyorduk?
İşte bu Yaşar Usta'nın sahnesini çok anlamlı bulduğumu söyledim.
İşte bir tarafta parasıyla babalık yaptığını sanan bir adam, fabrikatör Sayın Bey.
Bir tarafta sevgisiyle babalık yapan bir Yaşar Usta var değil mi?
Bence gerçek hayatta da bu senaryo çok farklı işlemiyor beyler.
Onu söyleyeyim. Lütfen parayla babalık ya da kocalık yapmaya çalışmayın.
Çünkü inanın sevginiz çok daha kıymetli.
Gelelim bir başka detaya.
Bir kadının erkekle ilişki kurma tarzı, işte erkeğin duyarsızlık derecesine, özen gösterme yeteneğini ve kadının düşüncelerine tepki verme şeklini köklü bir biçimde etkileyebilir
diyor Dr. Herb. Birçok erkek kadının niyetini anlamaz diyor.
Tıpkı kendisinden aslında sevgi ve şefkat bekleyen ya da işte tartışma sırasında gözleri dolan bir kadının aslında o adamı manipüle etme gibi bir derdi olmaması gibi arkadaşlar.
Erkeğin uzaklaşması kadının yakın olma ihtiyacı.
Erkeğin kontrol etme ihtiyacı kadının sınırları kaybetmesi.
Erkeğin soğuk mantığı.
kadının sıcak duygusallığı.
İşte tüm bunlar modern kadın erkek iletişimini baştan çıkarıcı olduğu kadar tehlikeli de kılan savunmacı kutuplaşmış döngünün birer parçası.
Aslında her iki tarafta mağdur ve her iki tarafta mağdur eden taraf.
Her iki tarafında karşı tarafça görülmeyen bir gerçekliği var.
Ortak bir paydada buluşmak gerekiyor.
Karşılıklı anlayış gerekiyor.
Birbirimizin sınırlarının ve niyetlerinin anlaşılması Çok önemli arkadaşlar.
Mesela örnek verecek olursam bir ilişkiniz var diyelim ve şöyle hissediyorsunuz.
İşte ona yakınlaşamıyorum.
Sanki bana gerçekten ihtiyacı yok gibi.
Tek istediği şey yalnız kalmakmış gibi davranıyor.
İşte bu şikayetler erkeğin erkeksi sosyalleşmesinin bir ürünü olan savunmacı özellikliğin bir sonucu arkadaşlar.
terk edilmesi halinde bununla başa çıkamasa bile sanki böyle yalnız kalmak istiyormuş gibi davranabilir.
İçindeki erkek olma duygusu yaşamak için böyle hiç kimseye gerçekten ihtiyaç duymadığı duygusuyla yakından ilişkili olabilir.
Savunmaca özellik dediğimiz şey erkekte şöyle bir iç gerçeklik yaratabiliyormuş.
İşte benim benden başka dostum yok.
Hiç kimseye güvenim yok. Böyle.
Dolayısıyla bu tehlikeli bulduğu sevgisiz dünyaya karşı maddi güvence ve ekonomik kalesini İnşa etmekle meşgul olabilir.
İşkolik olabilir. Sürekli güç ve varlık peşinde koşabilir.
Çünkü bu erkeklerin iç gerçekliği bu olabilir arkadaşlar.
Tehlikeli ve umursamaz bir dünyaya karşı koruma amaçlı mal, mülk biriktirmek.
Peki eğer böyle biriyle beraberseniz böyle bir erkekle siz ne gibi hissedeceksiniz?
İşte bana hiç ihtiyacı yok hatta hiç kimseye ihtiyacı yok.
Kendi kendine yeten çok güçlü birisi ama biraz da sanki soğuk ve mesafeli böyle hissedebilirsiniz.
Ne yapmanız gerekiyor? Kendi ayrı kimliğinizi koruyun diyor arkadaşlar Dr.
Herb. Kendi ayrı kimliğinizi koruyun.
Onun kimliğinin içinde erimeyin.
Gelelim bir başka tipe savunmacı saldırgan erkek.
Hani böyle hemen her şeye sinirlenen adamlar vardır işte asla korkak olmadığını kanıtlama peşinde olan adamlar.
Bunun altyapısında derin içsel çatışmalar ve rekabetçi piyasada kendisi hakkında hissetmiş olduğu korku ve kuşkular olabilir diyor.
Tepki vermeyin diyor arkadaşlar böyle adamlara biraz sessiz kalın ki sessiz kalın ki kendi tepkilerinin olumsuzluğuyla rahatsız ediciliğiyle şöyle bir yüzleşsinler diyor.
O sessizlik içerisine öfkesini kişisel almadığınızı gösterin diyor.
Ben bu tarz erkeklerden uzak durun derim.
Hani şiddete meyil olan adamlardan hani ille de seviyorum başka yolu yok diyorsanız verilen tavsiye bu.
Tepkisiz kalın. Şimdi gelelim bir başka erkek tipine savunmacı, kontrollü ve itaatkar olmaya direnç gösterenler.
Şimdi onlar her zaman haklıdır arkadaşlar.
Onlara hiç kimse ne yapacağını söyleyemez ve direktif veremez.
Sohbet ve etkinliklerde egemen olabilir.
Zaten olmasa sıkılır, dikkati dağılır, uzaklaşabilir.
Hatalı olduğunun kanıtlanması veya itaat etmeye zorlanması durumunda düşmanca tepkilerle karşılaşabilirsiniz.
Ve bu erkekler aşırı aşırı rekabetçi olabilirler.
Kontrol konusundaki savunmacı ihtiyacı ihtiyaç duyduğunda yardım ya da öğüt istemesini zorlaştırabilir.
Şimdi arkadaşlar erkekler açıkça ortaya konan tercihlere inançlara ve arzulara sahip olan kadınlara olumsuz tepki veriyorlar.
Yani öyle görünüyorlar aslında.
Ama kadınların kontrolü bırakmış olduğu ilişkilerde çok çok daha kötü tepki veriyorlarmış.
Bunun altını çizerim. Hatta Dr.
Herb diyor ki açık sınırlar koymak ve bunu sürdürmek.
Bakın açık sınırlar koymak ve bunu sürdürebilmek bir kadının bir erkek için yapacağı en en en iyi şeydir diyor.
kadının kontrol altına alınmış olmaya dayalı kızgınlığının artmasını engelleyecek ve kadını çantada keklik gibi görmesini engelleyen sürekli meydan okuma nedeniyle erkeğin ilişkinin çok daha eksiksiz
bir şekilde farkında olmasını sağlayacaktır diyor.
Gelelim bir başka tipe savunmacı cinsellik ve dokunma ve fiziki yakınlığın bastırılması ve bunlardan duyulan rahatsızlık.
Yani savunmacı cinsellik erkeğin seks konusunda takıntılı oluşu ve kadınlara cinsel obje gözüyle bakması bu şekilde ilişki kurmaya çalışması.
Dediğim gibi burada bir bastırılmışlık var olabilir arkadaşlar.
Erkeğin sekse olan takıntısı kişisel duygusal ilişkiye olan direnciyle orantılıdır diyor Dr.
Hope yani paraleldir diyor.
Peki bu onlarda nasıl bir iç gerçeklik yaratır?
Onlara göre seks öz saygısının bir ölçüsü olabilir arkadaşlar.
Yani bir erkek olma ve yeterli olma duygusu cinsel becerilerine bağlıdır.
Peki bu tip sizi nasıl etkiler?
Şimdi başlangıçta erkeğin bu yoğun cinsel arzusu evet hoşunuza gidebilir.
Yani kendinize arzu edilebilir, kadınsı ve güçlü hissetmenizi sağlayabilir.
Ama daha sonra sizi rahatsız edebilir o cinsel ilgi.
Çünkü o cinsel ilgiyi kaybetmemek için paralarken bulabilirsiniz kendinizi.
onun başka bir kadına yönelmesinden çok korkabilirsiniz.
Dengeli bir ilişki altta yatan bir gerilimin olmaması ve doğal iyi bir seksin bulunması anlamına gelir diyor Dr.
Herb. Konunun bunun yerine ilişkinin tamamı üzerine odaklanması gerekir.
Sadece cinsellik değil ilişkinin tamamı diyor.
Çünkü birbirini seven ve kutuplu olmayan bir yoldan birbiriyle ilişki kuran iki insanın söz konusu olduğu bir ilişkide zaten erkeğin cinsel duyarlılığı artacaktır diyor.
Ve sağlıklı olan şey zaten budur.
Bir başka tip savunmacı uzaklık yani soğukluk ve duygusuzluk içinde olanlar.
Neden böyleler arkadaşlar? Çünkü savunmasız duygular zayıflık gibi geliyor onlara.
Yani kadınsı bulabiliyorlar bu savunmasız duyguları.
Başkalarındaki ve kendilerindeki o duygu gösterilerinden çokça korkabiliyorlar.
Ve bunları işte manipülatif belki çocuksu belki çok kadınsı bulup güven duymayabiliyorlar.
Hayattaki tüm sorunların akıl yoluyla çözülmesi gerektiğine inanıyorlar.
Yani işte mantık adam diyebiliriz bunlara.
Bu iş dünyasında belki işe yarar arkadaşlar ama kişisel hayatınızda başarısızlık yaratabilir.
Beylere söylüyorum. Eğer siz böyle bir adamla birlikteyseniz sizin gözyaşlarınıza ve sizin duygularınızı böyle açık açık gösteriyor olmanıza tahammül edemeyebilirler.
İşte gözyaşlarınıza falan böyle çıldırabilirler.
Çünkü kendi duygularını savunmacı bir tarzda denetim altında tutuyor bu insanlar.
O yüzden size böyle büyük çıkışları olabilir duygularınızı ifade ettiğiniz zaman.
Şu an erkekliğin savunmacı yanlarını anlatıyorum arkadaşlar.
Ama bunlardan hiçbiri yakın ilişkide başkalarının duygularını küçümsemesinden ve reddetmesinden daha acı verici değildir.
Bunu da söyleyelim. Eğer böyle biriyle beraberseniz ona işte soğuk ve mekanik olduğunu söylemeniz onu sadece kızdırır.
Yani kendini kızgın hissetmesinden başka hiçbir işe yaramaz diyor Dr.
Hope. Çünkü o kendini gayet duygulu bir insan olduğunu düşünüyormuş.
Gelelim başarılı erkeklere şimdi başarı rastlantı değil arkadaşlar erkeği dış dünyada başarılı kılan bir süreç var ayrıca onu kişisel yaşamında da başarısızlığa mahkum eden bir süreç bu.
Başarılı erkek evet erkekliğin en büyüleyici özelliklerinden biri.
Bu okey ama en istenmeyen özelliklerine de sahip olmak demek aynı zamanda.
Çünkü işte başarılı erkekler nedir?
İşte hekim olur, iş insanı olur, sanatçı olur, sporcu her daldan olabilir fark etmez.
Başarılı erkeklerle evlenen ya da birlikte olan kadınlar başarının ikircikli bir mutluluk olduğunu fark ederler.
Nasıl? Şöyle şimdi statü ve dışsal yaşam tarzı bunlar sembolleri açısından okey olumlu ama Sonunda kadın kendini yapayalnız buluyor arkadaşlar o ilişkinin içerisine.
Kadın tecrit edilen, yönetilen, yakınlık arayışında olan fakat bundan dolayı hayal kırıklığına uğramış yapayalnız bir kadının mutsuzluğundan bahsediyorum.
Yani başarılı erkekle olmak eşittir bu demek olabiliyor bazen.
Bu taraflarıyla da gördüğünüz gibi olumsuz yani bedeli ağır oluyor.
Cep telefonu cebinde uyuyan işte sürekli dalgın olan bir cerrah düşünün.
Sürekli anlaşmalar üzerine odaklanmış bir yönetici düşünün.
Akademik alanda çalışmaktan gerçek dünyaya yabancı olan.
bir profesör düşünün kendi vizyonunu takıntı haline getirmiş bir sanatçı düşünün bakın bunlar başarılı insanlar ama Bu da zorlukları beraberinde gelen.
İşte bu başarı odaklı erkeklerle ilişkiler diğer ilişkilerde olanlarla evet belki bir tık aynı ama kesinlikle döngüleri daha uç noktalarda yaşıyor bunlar.
Müthiş bir romantizmle ilişkiniz başlıyor ve aynı ölçüde de yoğun öfke patlamalarıyla, yoğun yabancılaşmayla, iletişimde tam bir kopuklukla nihayetlenebiliyor o ilişki.
Başarılı erkeklerin en çekici oldukları anlar dikkat ederseniz eğer performans sergiledikleri anlar.
Bunlardır. Atıyorum bir sanatçıyla berabersinizdir.
Evet sahnede devdir, muhteşemdir ama aynı evin içinde bambaşka biri olabilir.
En itici oldukları anlarsa o kopuk, sıkkın, ben merkezcil olma eğilimi gösterdikleri ve uzun sürede kişisel etkileşimlere girdikleri anlardır arkadaşlar.
Başarılı bir erkeği tercih eden kadının tercihine eşlik eden Bu sakıncaların farkında olması gerekir diyor Dr.
Herb. Yani bunları bilerek birlikte olun.
Erkeği kişisel sınırlarından ötürü suçlamak, başlangıçta onu çekici kılan özellikleri suçlamakla aynı şeydir diyor.
Peki ama ne yapacağız Merve?
Şimdi performans içeren, kadının öz saygı düzeyinin tutarda bir şekilde yüksek olduğu, kimliğinin erkeğe şu örtülü mesajı verecek kadar güçlü olduğu bir ilişkide o erkek elinden geleni
yapacaktır diyor. Nedir o mesaj şu?
Bana değer verip, Bana yakın davranmazsan, öncelik vermezsen seninle kalmam.
Bu tehdit değil arkadaşlar. O içindeki güçle sürekli meydan okuma hissetmesini sağlayan bir güçlülük gösterisi.
Bu erkeğin o ilişkinin farkında olmasını ve o ilişkiye kendini vermesi konusunda harikalar yaratmasını sağlar diyor.
Ama kadının düşük öz saygılı olduğu ve işte erkeğe hiçbir şekilde güvenmediği, onun sağlayamayacağı yollardan sürekli güvence sağlamasını beklediği ilişkilerde ise erkek gitgide ilgisini kaybedecektir diyor.
Ve sonunda öz savunma tutumuyla tamamen kapanacaktır diyor.
Kadınlar kişisel stres altında açılmaya ve dışa dönmeye daha fazla eğilim gösteriyor arkadaşlar.
Fakat erkekler aynı şartlar altında içine kapanıyorlar.
Erkekler keyifsiz ve sıkkın olduklarında suskunlaşmaya daha meyilliler.
Uzaklaşmaya, yardım arama ve iletişim kurma ihtiyaçlarını göz ardı etme eğilimi gösterebiliyorlar.
Kadınlara baktığımızda ise durum tam tersi.
Keyifsiz olduklarında yardım istemekten çekinmiyorlar.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Hem erkeğin yapısal eğilimlerini gören hem de erkeğe yönelik kendi güvence ihtiyaçlarının etkisini kabul eden kadın erkeği kendi haline bıraktığı zaman o erkek kısa sürede geri dönecektir ve en azından romantik
aşamanın başlarında gerçek benliğinin kabul gördüğü bir atmosferde ilişki kurabildiği zamanlarda göstermiş olduğu düzey ve kapasitede size kendini bir şekilde açacaktır diyor.
Erkeklerin güvensizlikleri ve korkuları da bizden farklı arkadaşlar.
Bazen onlara ulaştıklarının asla yeterli olmaması.
olmadığını söylüyoruz. Çok doyumsuzsunuz diyoruz.
İş ve para anlamında tabi bunları söylüyoruz.
Halbuki erkeğin rekabetçi bir yapısı var.
Hep söylüyorum. Bir erkek yaptığı işte yetersiz hissettiğinde kendinden nefret edebiliyor arkadaşlar.
Yani onun kaybetme ve başarısız olma korkusunu yansıtan bir şey bu.
Bir erkeğin denetim ihtiyacı ve kontrolünde olmayan veya bir hiç gibi görüleceği ortamlardan kaçması ise onun güçsüzlük korkusunu yansıtır.
Bir hedefe sahip olma ihtiyacı bir erkeğin ya da tam tersi işte bir amaç olmaksızın bir şeye kendini verme konusundaki o görünür yeteneksizliği yararlı olmama duygularıyla yüz yüze gelme korkusunu
yansıtır. Ve cinsel işlerini yerine getiremedikleri zaman yaşamış oldukları o yoğun kaygı erkekliklerini kaybetme ya da tersine kadınlaşma konusunda duydukları güçlü korkuları yansıtır diyor Dr.
Herb. Sorunları olduğunda uzaklaşma ihtiyacını ve eğilimini kabul etmekten kaçınması erkeğin zayıf, bağımlı ve savunmacı olmayla ilgili büyük korkusunu yansıtır diyor.
Mantığa ve olgulara olan yoğun takıntısı bir erkeğin duygusal olarak kendini bırakmaya duyulan güvensizliğini.
zayıf ve savunmasız olma korkusunu yansıtır diyor bakın.
Ve erkeklerin sadece korkmadıklarını kanıtlamak uğruna böyle saçma sapan öz yıkıcı hareketler yapıyorlar ya yaşamlarını tehdit eden şeylere kadar varabiliyor bu.
Eğer böyle bir eğilimi varsa bir erkeğin altta yatan aslında bu korkuların gerçekten ne kadar güçlü olduğunu gösterir diyor.
Erkeklerin korkuları ve güvensizlikleri böyle.
Kişisel ilişkilerine gelince erkeğin dışsallaştırılması.
Eş seçimleri, sorunları ele alma ve kişisel ilişkilerde ayarlama yapma konularında çok büyük kör noktalar ve kaba yanlış değerlendirmeye yatkınlık yaratır diyor.
Ondan sonra ilişkileri çat diye ansızın bitince kadın onları terk edince bir anda şokya oluyorlar.
Sebebi bu. Şimdi erkeklerin kör noktalarına bakacak olursak.
Birincisi şok. Performans gösterdikleri ve başardıkları için sevileceklerine inanıyorlar arkadaşlar.
Gol atan bir futbolcu ya da dışarıda pahalı bir...
bir akşam yemeği ısmarlayan genç bir erkek.
İki işte birden çalışan bir koca baba.
İşte ailesine kendince en güzelini veren bir iş adamı.
Bakın bunların hepsi de sevginin yeterli kanıtı olduğunu düşünen erkekler ve karşılığında bütün bunların karşılığında sevgi ve sevme tepkisi yaratacağına inanıyorlarmış.
Böyle olmayınca da kendini ihanete uğramış gibi hissediyorlar.
Sizinden körsünüz diyorlar.
Olay bu. İkincisi ne kadar çok başarılı olursa karısının ve partnerin o kadar mutlu olacağına o başarının görkeminden bir o kadar gurur duyacağına inanıyorlar.
Ama kazanırken kaybettiklerini görmüyorlar bazen.
Üçüncüsü. hayat konusundaki fikirlerinin nesnel hakikat olduğunu düşünüyorlar ve kendince bilgeliklerini eşine ve çocuklarına öğretebileceklerine inanıyorlar.
Bu da onların kör noktalarından biri.
Dördüncüsü, kendisinin güçlü ama kadın partnerinin narin, zayıf, savunmasız olduğuna inanabiliyorlar ama ilişki bittiğinde gerçekler su yüzüne çıkıyor.
Hatta Dr. Herb diyor ki, umutsuz, kırılgan olan aslında erkektir diyor.
Kadınlar erkeklerden çok daha esnektir diyor.
Ve kendisi için yeni bir yaşam kurma konusunda kesinlikle kadınlar daha donanımlıdır diyor.
İmza kaşı mühür. Beşincisi cinsellik alanında çok sayıda kör noktaları olduğunu söylemiş erkeklerin.
Erkekler performans sorunları olduğu takdirde kadınların onları reddedeceklerini düşünüyorlar.
hemen gidip yeni bir aşık, yeni bir sevgili bulacaklarına inanıyor erkekler.
Halbuki öyle bir şey yok. Kadınların seks konusunda erkekte aynı şeyi hissettiğini düşünüyor erkekler ve performansın öncelikli bir konu olduğunu varsayıyorlar.
Elbette öyle kadınlar var ama herkes aynı değil, hep söylüyorum.
Hatta bir kadın iktidarsız olduğu için onu reddetmediği zaman kendini şaşkın, minnettar hissedebiliyor ve kadının özverili davrandığını düşünebiliyor.
Hatta bundan dolayı da öfkelenebiliyor bazı erkekler.
Bir kadın danışanı bu konu hakkında Dr.
Herbe şöyle söylüyor. Aslında diyor iktidarsız olduğuna memnun olmuştum diyor sevgilimin.
Çünkü beni böyle daha fazla işte öpmeye daha duygusal davranmaya başladı.
Daha duyarlı bir insana dönüştü diyor.
İyi seks benim için her şeyden önce yakın olmaktır diyor.
Bakın. Yakın olmak, iyi seks.
Yani bunu aldığım sürece erkeğin diyor işte ereksiyon olup olmadığı çok önemsiz bir konu benim için.
Bunun onu çok rahatsız etmesi gerçeği dışında bana ihtiyaç duyduğunu ve beni sevdiğini bilmek istiyorum.
Beni en çok heyecanlandıran şey bu diyor.
Bakın ne kadar önemli. Bir başka kör noktaya gelecek olursak.
Erkekler cinsel fonksiyon bozukluklarının sadece kendisinden kaynaklandığına inanabiliyor bazen.
Hatta bunu böyle arızalı bir tesisat gibi mekanik arızalar olarak algılayabiliyorlar.
İşte o yüzden de arızasından ötürü utanabiliyorlar.
Kendini böyle küçük düşmüş hissedebiliyorlar ve umutsuzca bu sorunu hemen giderecek çözüm ve çareler aramaya yönelebiliyorlar.
Bir başka kör nokta konu eşindeki veya çocuklarındaki acı ve öfkenin farkına varma olunca.
Erkeğin dış şeyler üzerinde odaklanması büyük bir kör nokta yaratıyor ve bu ilişkilerinin daha da kötüleşmesine ve yıkılmasına yol açabiliyor.
Sonuçta bozukluklar ortaya çıktığında bunların nedeninin işte yakın zamanda olduğunu düşünüyorlar.
Hani işte geçmişte ben bunu yaptım.
Bunlar birikti. Ondan dolayı böyle oldu.
Öyle değil. Yakın bir zamanda bir şey yaptım.
Böyle düşünüyorlar. Hatta şöyle diyebiliyorlar.
Her şey yolunda gibiydi ya.
Hani arada ufak tefek şeyler oluyordu ama önemsizdi.
Niye şimdi ayrılıyoruz diyebiliyorlar.
Çünkü dediğim gibi yakın zamanda olduğunu düşünüyorlar her şeyin.
Başkalarındaki acıyı ve yabancılaşmayı kabul edip görme konusundaki kör noktası nedeniyle erkekler artık çok geç oluncaya kadar böyle sorunlarını ve sıkıntı belirtilerini küçümsemeye doğru gidiyorlar ya da işte
hepten inkar ediyorlar. İşte bu nedenle de yok sayma eğilimleri güçlü arkadaşlar.
Görmezden geliyorlar. Yani yumurta kapıya dayanana kadar sorun yokmuş gibi davranıyorlar.
Ondan sonra da ne oldu ya fotoğrafın gitti noktasına geliyoruz.
Şimdi gelelim onların söylediklerini ama bizim duymadıklarımıza.
Bu Dr. Herb'in erkek danışanlarının söylemiş olduğu cümlelerden bazıları.
Biri diyor ki ilişkide olduğum kadına ne hissettiğimi anlatmaya çalışmaktan artık vazgeçtim.
Sadece Hoş veya sevgi dolu şeyler söylediğim zaman beni gerçekten dinliyor ama onun dışında dinlemiyor.
Hani başka şeyler anlatmaya çalıştığım zaman savunmacı bir konuma çekildiğini hissediyorum ve rahatsız olduğunu hissediyorum diyor.
Bir başka erkek danışan şöyle diyor.
Kavgadan, kötü duygulardan ve ona, onunla gerçekten birlikte olmak istediğim.
Söylediğim şeyle onu sevmediğimi kastetmediğim konusunda ona güvence vermek için onca kıvırmadan kaçınmak istiyorsam yapılacak en iyi şey kendimi olumlu ve nötr olan duygularla sınırlamaktır
diyor. Bu da içi boşaldığı ve sürekli sürekli tekrarlandığı için giderek söyleyecek daha az şey bulduğumu hissediyorum diyor.
Bir başkası şöyle demiş iş için birkaç günlüğüne uzaklaştığım ve bana onu özleyip özlemediğimi sorduğu benim de işte meşgul endişeli olduğum için iş gezisindeyken onun için endişelenmek zorunda kalmadan
çalışmanın daha iyi olacağına inandığım için bana işte belki de artık benimle olmak istemiyorsun türünden tepkiler veriyor diyor.
Ben de bunun onu önemsemediğim anlamına gelmediğini açıklamak ve ona sürekli güvence vermek zorunda kaldığım için.
Bir başka erkek danışan şöyle söylüyor sorunlarımızdaki eşit payını ve sorumluluğunu kabul etmeyen bir kadına nasıl yakın olabilirim diyor.
Beni kötü adam kendisini de işte seven günahsız kadın olarak gören birine nasıl yakınlaşabilirim diyor.
Birçok ilişki yaşamış deneyimli bir bekar erkek şöyle söylemiş.
Yıllar boyunca eğitimli sofistike profesyonel kadınlarla olan ilişkilerimde tepkilerinin ve davranışlarının beni nasıl etkilediğini ve onu rahatsız eden tepki ve davranışlarıma ne...
ölçüde, katkıda bulunduğunu düzenli bir temelde görüp kabul eden bir kadınla asla karşılaşmadım diyor.
Yani kadınların genel olarak kendi hatalarını görmediklerini söylemiş erkekler.
Bir başkası şöyle söylüyor.
İlişkide kadınlar sevgiye dair her şeyin kendilerinden kaynaklandığını ama kırıcı olan, yıkıcı olan her şeyin erkekten kaynaklandığını düşünüyor gibiler.
Kendini ilişkinin eşit bir parçası olarak gören bir kadınla olduğumda kendimi daha yakın hissediyorum ona ve daha yakın davranmaya başlıyorum diyor ve bundan hoşlanıyorum diyor.
Bir başkası diyor ki o beni kendince seviyordu.
Bunun neler hissettiğimle, neye ihtiyacım olduğuyla, benim kim olduğumla hiçbir alakası yoktu.
O kendince seviyordu diyor. Benim özümü gerçekliğimi görmüyor diyor.
Bir başkası ona bağlandığımı işte onu ne kadar sevdiğimi ben ne kadar anlatırsam anlatayım asla asla yeterli gelmiyor diyor.
Yanlış veya duyarsız bir söz söylediğim zaman olumlu olan binlerce sözü çöpe atıyor diyor.
Bundan şikayetçi. Şimdi Dr.
Hurt diyor ki erkeğin kendine açmasını isteyen bir kadın erkeğin bunu yapma isteksizliğini yaratmasında kendi payının da bilincinde olmalıdır.
Yani erkek sana kendini açmıyorsa senin de diyor bunda bir payın olabilir.
Bir erkek sevgisiz, reddedici, duyarsız hatta acımasız olduğu yolundaki suçlamalar karşısında Kendini ifade etme konusunda kendini çaresiz, umutsuz ve kötü hissedebilir.
Çoğu erkek söylediklerinin partneri tarafından yorumlandığı, bakın yorumlandığı değil, gerçeği görmüyoruz bazen, yorumluyoruz.
Yorumlandığı haliyle değil de gerçekten kast edilen haliyle anlaşılması durumunda kendini daha fazla açacaktır diyor.
O yüzden karşımızdaki adamı dinlerken kendi yorumumuzu katmamaya çalışalım, onun gerçeğini görmeye çalışalım.
ağlamaklı tepkilerde veya ilişkiyi bitirme tehditleriyle karşı karşıya bırakılan ve sürekli suçlamalara maruz kalan bir erkek içine kapanacaktır diyor.
Hani konuşmasını beklemeyin.
Erkek olayları kadınlardan farklı yaşar.
Bir erkeği açmanın en emin yolu Onu yargılamaksızın söylediklerine karşı olumsuz duygusal tepkiler vermeksizin dinleyebilmektir.
Umarım bunu başarabiliriz.
Umarım birbirimizi daha iyi anlamamıza vesile olmuştur bu bölüm arkadaşlar.
Hani yeni bir akım var ya dinliyoruz ama yargılamıyoruz bunu yapacağız.
Şimdi arkadaşlar bu bölümden sonra eğer dinlemediyseniz erkekler gerçekten ne ister o bölümü dinleyin.
Hatta ondan sonra da bence gerçek seks psikoterapi hikayelerini dinleyin derim arkadaşlar.
O bölümde yine erkek danışanların...
Cinsel sorunlarının temel kaynağına iniyoruz.
Baya şaşıracağınız bilgiler var.
Bu bölümün kapanışını nedense Nazım Hikmet'in şu sözleriyle yapmak istedim arkadaşlar.
İçimden böyle geldi. Diyor ya, senin bana nasip olman şahsi hayatımın en değer biçilemez talihidir.
Size bunu söylettirecek insanlar olsun bu yeni yılda hayatınızda.
İyi ki diyeceğiniz insanlarla.
Kesilsin yollarınız ve keşkeler hiç uğramasın hayatınıza.
Özellikle de aşk hayatınıza.
Ve umarım güvenmemeyi güvendiğiniz insanlardan öğrenmediğiniz bir sene olsun.
Yollarınıza kuş koysunlar arkadaşlar.
Seviyorum sizi. Sesimle kocaman sarılıyorum.
İyi ki buradasınız. İyi ki söylediklerime kulak misafir oluyorsunuz.
Kalbime yoldaş oluyorsunuz.
Kendinize çok iyi bakın. Instagram'a da bekleriz.
Beni hangi platform üzerinden dinliyorsanız takip etmeyi unutmayın.
Mediamarkt Ortamlarda Satılacak Bilgi'yi sundu.
Kendinize iyi bakın. Hoşçakalın.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
