
Transkript
Herkese merhaba.
Ortamlarda Satılacak Bilgi'ye hoş geldiniz.
Ben Merve. Bugün çok önemli bir mevzumuz var arkadaşlar.
Çok da gizemli bir konu.
Yani erkekler için gizemli bir konu.
Adeta bir sırlar dünyası.
Kadınları anlamak, bunu konuşacağız.
Ya geçen şey yaptım Instagram'da, işte bütün kadınların dinlemesi gereken bölümler gibi bir reels yapmıştım.
Hemen beyler demişler ki, Merve niye bize özel bölüm yapmıyorsunuz?
Ya zaten çoğu bölüm unisex, hani kadınlara özel toplasanız üç bölüm falan.
Tamam, bugün sizin için buradayım.
Bu arada Dişil Enerji Podcast'ımı erkekler de dinlemiş, kadınlar kadar.
Ona çok şaşırmıştım.
Çok da hoşuma gitti.
Ama taktiklerimizi de öğrendiniz ya.
Hiç hoş olmadı şimdi. Ya bütün sırrı bozdun ya.
Ya hatta biri şey demişti.
Merve bunu dinledim ama gerçekten benim bile dişili enerjim yükseldi.
Yazan da erkek. Hadi o zaman bu bölümde de yine sırlarımızı ifşalayacağım kızlar.
Bu bölümü eşinize, sevginize atın derim.
Hani beni daha iyi anlamadığı için bunu atıyorum dersiniz.
Bence böyle bir bölüme çok ihtiyacımız vardı.
Hem kadınlar hem de erkekler açısından iyi olacağını düşünüyorum.
Ve şunu baştan kabul ediyorum. Biz kadınlar gerçekten gizemli varlıklarız.
Yani erkeklerin binlerce yıldır cevap aradığı bir soru.
Kadınlar ne ister?
Bu sorunun cevabı yok. Bunu konuşacağım.
Dediğim gibi bunu bilimsel olarak masaya yatıracağız.
Tabii ki kendi çıkarım. Bunları değil, araştırmalara dayanarak anlatacağım.
Lütfen baştan uyarayım, küçük çocuklarınızla beni dinlemeyin.
Bu bölüm onlar için uygun değil.
Kadınlarla olan ilişkinizde nasıl başarılı olursunuz?
Nasıl onları hayatınızda tutarsınız?
Nerelerde yanlış yapıyorsunuz beyler?
Nasıl mutlu ve sağlıklı bir ilişkiniz olur?
Bunu konuşacağız. Dünyanın en önde gelen evlilik araştırmacılarından Dr.
John Gottman ve Julie Schwartz'ın araştırmaları bunlar.
Çifti izliyorlar ve Gottman bir çiftin boşanıp boşanmayacağını %94 oranında doğru tahmin edebiliyor.
Şimdi baştan söyleyeyim.
Tüm çalışmalar gösteriyor ki mutlu, sağlıklı ilişkileri olan erkekler sonraki yıllarda hem daha çok para kazanıyor hem de cinsellik açısından daha iyi oluyorlarmış.
Belki şaşırdınız, evet evli erkekler bekarlara göre daha sık ve daha iyi bir cinsellik hayatı yaşıyormuş diyor araştırmalar.
Daha uzun yaşadıklarını da söylüyorlar, kronik hastalıklara da daha az yakalanıyorlar ve evli erkekler de zihinsel bozukluklara da daha az rastlanıyormuş.
Bu da sizi böyle çaktırmadan...
Evliliğe itiyormuşum gibi oldu ama araştırmalar diyor.
Bilemiyorum Altan.
Ya bence bu doğru eşi bulan erkekler için geçerli.
Bilmiyorum ben öyle düşünüyorum.
Freud'un da biliyorsunuz çok uzun bir evlilik hayatı oldu.
Tabii ihanetler de oldu bu evlilikte baldızıyla.
Freud diyor ki asla cevaplanmamış ve kadın ruhunu araştırmaya verdiğim 30 yıla rağmen benim de cevabını bulamadığım en büyük soru.
Şudur. Kadınlar ne ister?
Freud reis demiş bunu düşünün.
Stephen Hawking'e soruyorlar.
Üzerine en çok düşündüğünüz soru nedir diye.
Kadınlar demiş. Kadınlar tam bir gizem diye cevap vermiş.
Yani adam evrenin sırlarını çözmüş.
Kadınları çözememiş. O yüzden çok üzülmeyin derim.
Ama şunu da bilelim. Tüm kadınlar eşsiz.
Tüm erkekler gibi. Her birimiz özeliz.
O yüzden anlatacaklarımla sizin ilişkinizdeki veriler çelişirse bunu partnerinizle bir konuşun derim.
Hani bunlar böyle şey değil. Evrensel yasalar geçerli falan öyle bir şey değil.
Ya dün Tarkan'ın bu eski şarkılarını dinliyorum.
Hani şey vardı ya aşk incelik ister canım hoyrat olma.
Dinlerken dedim ki ya tamam ya tam bir erkek parçası bu dedim.
Orada şey diyor ya beni sev, sev de anlama, dokun, hisset.
Ne olur sorgulama, sakın beni yargılama, yapma, değiştirmeye çalışma, vazgeçme, arzula, sev, okşa beni, üzme, ne olur üzme, ele geçirmeye
çalışma beni böyle. Sen bana, ben sana benzersek ne olur?
Nasıl dayanır ki aşk bu kadar ayrıda?
Beni neden sevdiğini hatırla, ne olur?
O ilk günler nasıl da aşkla sevişirdik?
Bakın bu bir erkek parçası.
Devam ediyorum. Diyor ki bir güç savaşı değil bu.
Kendi haline bırak.
Galibi yoktur ki hiç.
Aşk bu. Unutma.
Kızlar erkekler ne ister diyorsunuz?
Bu şarkıyı dinleyin. Bence hepsi burada var zaten anlatacaklarım.
Diyor ki beni sev. Hani anlamasan da olur.
Sev beni. Dokun. Hani hisset.
Ama beni sorgulama. Beni yargılama.
Değiştirmeye çalışma. Burası çok ömerli.
Ama vazgeçmedi. Hani ben her şeyi yapayım ama sen orada bir dur.
Vazgeçme. Arzula.
Birazdan geleceğim oraya bu arzulama mevzusuna.
Erkekler için bu çok önemli. İşte beni okşa, üzme, beni ele geçirmeye çalışma.
Burası da çok önemli. Sen bana, ben sana benzersek ne olur?
Bence de doğru. Hani bunu dişiyle enerjide anlatmıştım.
Birbirimize benzemememiz gerekiyor zaten.
O ilk günler nasıl da aşkla sevişirdik diyor.
Erkekler için ne demiştik onların sloganı?
Daha az tartışma, daha fazla cinsellik değil mi?
Ve diyor ki bir güç savaşı değil bu.
Kendi haline bırak. Bizimle güç savaşına girmeyin diyorlar yani.
Bunu da yine dişil enerji bölümünde anlatmıştım.
Dişil enerjiyi azaltan şeylerden biri demiştik.
Evet kadınlar ve erkekler aynı dili konuşmuyorlar gördüğünüz gibi.
Bambaşka yaratılışlara sahibiz ama tüm dünyada evrensel ortak bir dil var.
O da İngilizce. En azından bu dili ortak konuşabiliriz.
Arkadaşlar şu an Black Friday dönemi ve Cambly'de yılın en büyük indirimi var.
Tam %60. Şu anda aylık 299 TL arkadaşlar.
Black Friday'de kendiniz için yapacağınız en güzel şeylerden birisi.
Bence bu indirimden faydalanmak olacaktır.
Biliyorsunuz birebir ders de alabiliyorsunuz.
Aynı zamanda grup derslerine de katılabiliyorsunuz.
Cambly'de OSB takipçilerinin çok sevdiği AI yapay zeka ve İngilizce kaynaklar var ücretsiz.
Hemen Cambly'de ücretsiz hesap oluşturarak bu yapay zeka eğitmeninden siz de faydalanabilirsiniz.
Cam AI sınırsız İngilizce.
İngilizce pratiği yapabiliyorsunuz.
Çok eğlenceli bir deneyin derim.
Cambly'nin en güzel özelliği her neredeyseniz canınız ne zaman istiyorsa online bağlanarak ana dili İngilizce olan eğitmenlerle İngilizce pratiği yapabilmemiz.
Zaman, mekan, konu bize kalmış.
İlgi alanınız neyse ona göre bir eğitmen seçimi yapabiliyorsunuz.
Malum şu an Black Friday dönemindeyiz ve bu Cambly'nin en çok beklenen indirimi.
Merve, ben bu Black Friday'i kendim için, kendime yapacağım en büyük yatırım için kullanacağım diyenleri açıklamalardaki linke davet ediyorum.
Ben bu sene artık tüm dünyayla ortak bir dil konuşmak istiyorum, İngilizce konuşmak istiyorum diyenler, bize özel kodumuz 60KADIN.
Bir Black Friday indiriminden faydalandım ve hayatım değişti demek istiyorsanız açıklamalardaki linke tıklamanız yeterli.
Hadi devam edelim. Şimdi kadınların bir erkekte aradığı bir numaralı şey.
Nedir biliyor musunuz? Baklava karınkası.
Hayır değil. Çok yakışıklı olması.
No. Para. Hayır.
Tabii ki para isteyenler var.
O ayrı. Kadınların aradığı bir numaralı şey güvenilirlik.
Yani sen... Olduğunu söylediğin kişisin ve sen kafana koyduğun her şeyi yaparsın diyeceğim geldi.
Yapacağını söylediğin şeyi yapıyorsun demektir güvenilirlik.
Neden peki bir numarada bu var?
Çünkü tarih boyunca bir kadının ve onun çocuklarının güvenliği ve refahı genelde partnerinin güvenilir olmasına bağlı oldu.
Hani bu sadece böyle maziden kalma, çağ dışı böyle bir mesele değil.
Babalar aslında birçok açıdan çocuklarının sağlık ve başarı durumunu belirliyor.
çocuklarıyla ilgilenmemesi durumunda ne oluyormuş biliyor musunuz?
Araştırmalar söylüyor. Çocuğunuzun sefaret içinde yaşaması 5 kat daha olası çocuğunuzla ilgilenmeyen bir babaysanız.
Okulda başarısız olma ihtimali 3 kat daha fazla.
Duygusal ve davranışsal problemlere sahip olması, uyuşturucu kullanması, suç işlemesi ya da intihara kalkışma olasılığı 2 kat daha fazlalaşıyor diyor araştırmalar.
Buradan erkekler kapatılsın diyenlere sesleniyorum.
Erkekler hayatımızda fark yaratıyor.
Kadınlar ve çocuklar için erkekler son derece önemliler.
O yüzden kadınlar güvenilir erkek arıyorlar.
Bu evrimsel bir ihtiyaç.
Bu adam sağlam mı?
Beni koruyabilir mi?
Benim yanımda durur mu?
Sözünün erimi güvenilir mi?
Bunlar gerçekten bizim için çok önemli.
Amerika'daki kadınlar neden itfaiyecileri çekici buluyor?
Çünkü onları kahraman olarak algılıyorlar.
Bir kadının kapısını açmak, sandalyesini tutmak, işte sokakta birlikte yürürken...
trafiğin aktığı tarafta durmak.
Bunlar çok centilmence hareketler ve bu aslında bizde şöyle bir algı yaratıyor.
Hani bu adam beni korumaya istekli.
Bu çok etkileyici. Şimdi erkek düşmanları diyecek ki bizim korumaya mı ihtiyacımız var?
Biz kendi başımızın çaresine bakamaz mıyız?
Evet var. Araştırmalar bunu destekliyor.
Yani erkek düşmanlarını anlamıyorum ya bu arada.
Bir araştırmaya göre erkeklerden ne derece nefret ediyorsanız ilişkilerinizde de O derece başarısız oluyorsunuz.
O yüzden genelleme yapmayın derim.
Şimdi beyler buluşmaya zamanında gidin lütfen ve dediğiniz şeyleri mutlaka yapın.
Çünkü bu bir anlamda şunu gösteriyor.
Sen bana güvenebilirsin.
Ben sözümün eriyim ve söylediklerimi muhakkak yaparım.
gibi bir imajlar atıyorsunuz karşı tarafta.
Böyle bir tik atılıyor hanenize.
Tik. Bazısı da sizi belki böyle fazla kibar bulacak.
Ya sen de işte hanım köylüsün falan.
Ama içten içe bilecek ki o kadın.
Ya ne kadar güvenilir bir insan.
Ne kadar sağlam bir adam.
Sözünün de eri. Bu çok önemli.
Kadınların iki büyük şikayeti var erkeklerle ilgili.
Ben bunların altına imzamı atarım.
Çok doğru buluyorum. Birincisi şu.
Hiçbir zaman yanımda olmuyor.
İkincisi. Aramızda yeterince yakınlık ve bağ yok.
Bu ikisi büyük şikayet.
Yani bu kadınlar kendilerini ilişkideyken bile yapayalnız hissediyor.
Ya saçmalama öyle şey mi olur demeyin.
Olur. Yanında olmamaktan kasıt şu.
Fiziki olarak kastetmiyorum.
Ruhen ve kalben orada değilsiniz.
Duygusal olarak yoksunuz.
Yani varsınız bedenen ama ruhen yoksunuz.
Bedenim burada burada sağ diyor ya o sizsiniz.
Orta değilsiniz. Yani yanında olmamaktan kasıt fiziki olarak değil dediğim gibi ruhen ve kalben.
Yoksa bir kadın senelerce uzak mesafe ilişkisi yürütebilir ve bunu deneyenler bilir arkadaşlar.
Hani illa yanında olmanıza gerek yok fiziken.
Sesinizden o enerjiyi alsa, o güven duygusunu, o aşka alsa, o yanındayım hissiyatını o kadın senelerce bekleyebilir.
Peki erkeklerin kadınlardan şikayeti nedir?
Sizin de iki büyük şikayetiniz varmış.
Birincisi... Aramızda çok fazla tartışma yaşanıyor.
Tartışmadan nefret ediyorsunuz.
İkincisi de yeterince cinsellik yok.
Erkeklerin iki büyük şikayeti.
Erkekler de ilişkideyken bile kendilerini yalnız hissedebiliyorlarmış bunlardan dolayı.
Daha az kavga, daha çok seks.
Erkeklerin sloganı bu. 40 yıl boyunca gelen çiftleri incelemişler ve bunların genel değerlendirmesi bu arkadaşlar.
Hani evliliklerdeki yıkımların en genel sebepleri.
Şikayetlere bakar mısınız?
Bizimkiler duygusal, onlarınki...
Ve bu noktada ne yapmak gerekiyor?
Uyumlanma becerisi geliştirmemiz gerekiyor.
Çünkü o zaman hem hakiki duygusal bir bağ kuruluyor hem de daha iyi bir cinsel hayat getiriyor bu.
Ve yapılan görüşmelerde erkeklere ve kadınlara partnerinizle konuşabildiğinizi hissediyor musunuz diye sormuşlar.
Özellikle kızgınken ya da duygusal yakınlığa ihtiyacı varken.
Sonuç şu ki erkekler kadınlara uyumlanmak yerine Onların duygularını ciddiye almıyorlar.
Yani beyler bir kadının duygularını ciddiye alın.
Duygularını lütfen önemsizleştirmeyin.
Alay etmeyin duygularımızla ya da görmezden gelmeyin.
Bunu yapanlar kaybediyor zaten.
Çünkü kadınlar gerçekten duygusal varlıklar.
Hani bu öylesine beylik bir söz değil.
Kadınlar gerçekten duygusal varlıklar.
Eğer derin bir ilişki istiyorsanız bu basit ve temel beceriyi bir an önce edinmeniz gerekiyor.
Bir kadının... Duygularını önemseyin.
Yoksa ilişkinizi derinleştiremezsiniz.
Çok zor olur. Duygusal uyumlanmayı öğrenen erkekler ilişkilerinden daha iyi bir performans alıyor.
Yani daha az kavga daha çok seks isteyenler lol buraya dikkat.
Kadınlar duygusal canlılar kafamıza yazalım.
Duygusal uyumlanmayı öğrenmeliyim.
Bunu kafamıza yazmamız gerekiyor.
Kadınlar ihtiyaç duyduklarında yanlarında olabilecek, onlarla ilgilenen ve onlara değer veren erkekleri istiyor.
İşitilmek istiyor kadınlar.
Lütfen onları işitin.
Şimdi ben bu kısmı toparlamak istiyorum.
Kadınların en çok istediği özellik nedir?
Güvenilirlik değil mi? Peki bu güvenin kurulma şekli nedir?
Duygusal bağ. Duygusal bağın oluşma şekli nedir?
Bu yüzden duygusal uyumlanma eşittir güvenilirlik değil mi?
Bunu nereden satın alabiliriz Merve diyorsanız bu uyumu link ver Merve diyenler için.
Bunun 5 maddesi var arkadaşlar.
Bunu yapanlar duygusal uyumlanmaya doğru çok hızlı bir şekilde ilerler.
Şimdi bu 5 maddeyi sayıyorum size.
Birincisi lütfen kadınınıza kulak verin.
Ya bu o kadar önemli bir şey ki biz kadınlar için işitilmek.
Bir kadın sizinle konuşmak istiyorsa lütfen rica ediyorum o oyununuzu.
Kapatın, telefonunuzu bırakın, hareketlerinizle ona ve söyleyeceği şeye her neyse değer verdiğinizi gösterin.
Yani belki boş gelecek anlattıkları, belki çok önemsiz sizin için ama mesele bu değil.
O ne istiyor biliyor musunuz?
Sadece dinlenmek istiyor.
Olay bu. Ya niye Merve?
Neden ben onun boş boş şeylerini dinleyeyim diyorsanız eğer olay dinlemek değil.
Olay sizinle bağ kurma isteği burada.
Yani bu kadınların bağ kurma şekli arkadaşlar.
İlgilenmek etkilemektir bir insanı değil mi?
Bu ilgi sevginizi nasıl ifade ettiğinizin bir göstergesidir.
O yüzden birinci kuralı lütfen ihlal etmeyin.
Bizi... Dinleyin beyler.
İkinci kurala geçiyorum. İkinci kural ona yönelin.
Fiziksel olarak evet yönelin.
Kadınlar yüz yüze göz göze kurulan iletişimi severler.
Çünkü bu bizim için çok büyük bir samimiyet göstergesidir.
Hatta bence bu tüm insanlar için geçerli.
Dr. Helen Fisher diyor ki Erkekler samimiyete, beraber eğlenebilme ya da çalışabilme gözüyle bakar.
Onların samimiyete olan yaklaşımları muhtemelen tarih öncesi dönemi anımsatır.
Neden? Çünkü geçmişte yaşayan atalarımızı düşünün.
Böyle ormanlık bir arazide toplaşıyorlardı.
Sessizce çimlerin üzerine gözlerini dikiyorlardı ve oradan geçen bir sığırı...
yere sermeyi umut ediyorlardı.
Bunu gözünüzde canlandırın.
Onlar düşmanlarıyla karşı karşıya geldiler fakat arkadaşlarının yanında kalmayı seçtiler diyor Helen Fisher.
Yani sonuç siz ve partneriniz eğer bir sığırı yere sermek üzere orada değilseniz lütfen konuşurken ona doğru yönelin.
Üçüncü kural Bir kadın her ne söylerse söylesin anlayabilmek.
Merve biz kadınları nasıl anlayalım zaten mesele de bu diyorsanız.
Birini anlamak istiyorsanız tek yapmanız gereken şeyi söylüyorum.
Bunun en iyi yolu şu.
Ona sorular sormak. Atıyorum işte gelmiş size en yakın arkadaşıyla yaşamış olduğu bir problemi anlatıyor.
Dert yanıyor. Hemen kafasını dağıtmaya çalışmayın.
Böyle şakalar yapmayın. Sorunu önemsizleştirmeye çalışmayın.
Mümkünse çözüm de önermeyin.
Eee o zaman bir daha görüşme yani.
Ne diyeyim şimdi kızım falan demeyin.
Ya da işte kadın reglisancısı çekiyor.
Geliyor diyor ki işte ya canım çok yanıyor.
Karnım ağrıyor bilmem ne diyor.
Diyorsunuz ki ya kızım ya işte her ay yaşıyorsun bunu.
Ya sen de bir alışamadım ya.
Normal mi sizce bu?
Yani normal mi ya? Değil.
Sinirlendim. Bakın tek yapmanız gereken şu.
Ona nasıl hissettiğini sorun.
Yani bütün bu olanların onun için ne anlama geldiğini sorun.
Olay bu. Bu kadar basit.
Bu bir uyumlanma aşaması.
Anlıyorum derken gerçekten anlamaya çalışın.
Samimi ilginizden bahsediyorum.
Yani o durum onun için neden bu kadar önemli?
Bunu anlasanız yeter. Ne olursa olsun.
Hani size bir şeyden dert yanıyorsa ki bu siz de olabilirsiniz.
Belki sizden dert yanıyordur.
Amacınız anlamak olsun ya.
Nasıl hissettiğini sorun güzelce.
Ya kızım sen kafanda kurumuşsun ya demeyin.
Yani bunu demeyin. Bir de bayıl istersen Feriha demeyin.
Anlatabildim bence. Dördüncü kural şu savunmaya geçmeden dinleyin.
Hani tabii şöyle bir durum varsa bilemem.
Aa hoş geldin karıcığım yaz kızım 200 torba çimento 20 torba çakıl böyle bir durum yoksa savunmaya geçmeyin.
Eğer ona kulak verdiyseniz, konuşurken gözlerine baktıysanız ve onu anlamaya çalışıyorsanız savunmaya geçmeden onu dinleyebilme yolunda zaten iyiye gidiyorsunuz demektir.
Bu böyle bir işaret. Bir kadının konuştukları eğer sizin hakkınızda yasa yani size bozulduysa bu madde çok önemli.
Dördüncü madde tepki vermeyin beyler ama tabii ki ölü taklidi de yapmayın bu arada.
Hani karşı saldırıya geçerseniz, bahaneler üretirseniz, haklılığınızı kanıtlamaya çalışırsanız ya da...
Tartışmaya girerseniz sadece ne olur biliyor musunuz?
Daha fazla eleştiriye maruz kalırsınız.
Bir söylersiniz bin ah işitirsiniz benden söylemesi.
Lütfen sözünü kesmeyin.
Konuşmasına müsaade edin sakince.
Bu bir tartışma anından bahsediyorum.
Onun tepkilerine ya da onun gerçekliği görme biçimine katılırsınız, katılmazsınız.
Belki yanlış bulursunuz.
Burası önemli değil. Sizin şunu bilmeniz gerekiyor.
Onun açısından o an...
Kendi hisleri gerçek. Yani hisleri gerçek.
O an onu yaşıyor yani.
Sadece dinleyin. Öfkelerini azaltarak düzenleyebilen erkekler yani sakinleşip böyle aşırı tepki vermeyen erkekler bu oyunun kazananı olacak.
Ve son kural empati kurmak.
Star Trek hayranları orada mısınız?
Bir Valk'ın aklı karıştığı zaman ne yapıyordu hatırlayın.
Nasıl bir empati kurduğunu hatırlayın.
Bütün bu anlama işini eğer çözdüyseniz şunu artık biliyorsunuz.
Anlamak evet entelektüel bir uğraşı.
Ama empati dediğimiz şey tamamen duygusal.
Yani bir kadının nasıl hissettiğini anlamaya çalışın.
Burası çok ömerli. Yani sizin fikriniz ne olursa olsun bu durumun içerisinde bir welcome mantığı yatıyor.
İpucu duygularını nasıl ifade ettiğinde yatıyor.
O yüzden oraya dikkat edelim.
Peki bunu nasıl yapacağız Merve?
Ona kendisini nasıl hissettiğini sorarak.
Bu kadar basit. Nasıl hissediyorsun?
Tek bir soru. Beden diline bakın.
Kolları bağlı mı? Sık sık mı nefes alıyor?
Yüzü, göğsü kızarmış mı?
Zaten o zaman direkt kaçın.
Kaç kurtar kendini anlamında.
Ya bilmiyorum sizde de oluyor mu?
Bana oluyor bunlar. Olay şu.
Onun nasıl hissettiğini, önemsediğinizi gösterin arkadaşlar.
Ve böyle hissetmesinin nedenlerini anlamaya çalışın.
Aslında bu kadar basit ya. Neden?
Çünkü... Bir kişi başka bir kişiyle bağ kurduğunu ve yalnız olmadığını hissettiğinde beynin o duygularını yönlendiren kısmı sakinleşiyor.
Olay bu. Bir kadını sakinleştirmenin yolu bu.
O yüzden empati kurmak bu kadar önemli.
Şefkat göstermek bu kadar önemli.
Yani bunun haklı ya da haksız olmanızla hiçbir alakası yok.
E Merve ben ona böyle yaparsam işte haklı olduğunu düşünecek.
Üste çıkmaya çalışacak falan diyorsanız.
E haklı haksız aramıyoruz ki burada.
Hani sadece olay anlamak.
Anlıyoruz. Sadece anlıyoruz.
Haklısın haksızsın değil mesele.
Seni dinliyorum şu anda.
Dinliyorum. Gözlerim sende.
Sana yönelmişim.
Ve seni anlıyorum. Empati kuruyorum seninle demek.
Sana hak veriyorum demek değil bu.
Yani ikisi ayrı şeyler. Eğer bunu yaparsanız size olan öfkesi azalacaktır.
Çünkü anlaşıldığını hisseden kadın ne olur biliyor musunuz?
Otomatikmen hop yelkenler fora.
Sakinleşir. O problemi çözmeye istekli hale gelir.
O zaman beyler uyumlanmanın 5 adımını tekrar ediyorum.
Birincisi kulak verin.
İkincisi ona yönelin yani gözlerine bakın.
Üçüncüsü anlamaya çalışın.
Dördüncüsü savunmaya geçmeden dinlemeye çalışın.
Ve beşincisi empati kurun.
Bu kadar. Bu var ya hayatınızdaki tüm kadınlarla etkileşimlerinizi derinlemesini etkileyecek.
Yani flört etmenin, cinselliğin tüm dinamiklerini değiştirecek maddeler bunlar.
İşin uzmanları söylüyor.
Çoğu erkek kadınları etkilemeye çalışırken ne yapıyor?
Çok büyük bir hataya düşüyor.
Zamanınızın çoğunu kendiniz hakkında konuşarak harcıyorsunuz.
Bunu yapmayın beyler.
Yani bu kadınların istediği şeyin...
Tam tersi. Kısaca olay şu.
Dinlemeniz konuşmanızdan daha seksi geliyor kadınlara.
Dinlemeniz konuşmanızdan daha seksi geliyor.
Sorular sormanız daha seksi geliyor.
Kadınlara samimiyetle gerçek bir ilgi göstermeniz onun gözünde ilgi çekici olmaya çalışmaktan çok daha önemli.
O yüzden bir kadınla ilişkinizi sürdürebilmek için sizin kim olduğunuzu bilmeye ve sizinleyken kendini güvende hissetmeye ihtiyacı vardır.
Bir kadın sizin ilginizi çekmeye çalıştığı zaman size duygusal olarak ulaştığında yani siz onun için artık ulaşılabilir olduğunuzda bu sizin güvenilirliğinizi ve o duygusal güvenliğinizi gösteren
bir şey. Onu eğer ki yedeğe alırsanız, onu ihmal edersin ya da onunla uyumlanmazsanız sizinleyken kendini duygusal açıdan güvende hissetmeyecektir.
Kendisi gibi davranmakta zorlanacaktır.
Kadınların çoğu seks amaçlı ihanet etmez beyler.
Duygusal ihanetler ederler.
O yüzden altta yatan sebepler bunlar olabiliyor.
Dikkat! Duygusal yoksunluk krizlerine dikkat!
Ve bence bir kadının ihaneti erkeğinkinden çok daha kötü.
Çünkü kadın kalbiyle gider.
Yani seks için aldatan kadın henüz görmedim.
Hepsinin bir takım duygusal sebepleri vardı.
Ne gibi sebepler? Şöyle ki bir ilişkileri vardı ama o ilişkide yapayalnız bırakılmışlardı.
Teoman'ın iki yabancı parçası gelsin buraya ya.
Diyor ya birlikte ama yalnız iki yabancıyız.
Bu arada kızlar bence yeni tanıştığınız adama şunu sorun.
Skyler White hakkında ne düşünüyorsun?
Niye bakalım empati kurabilecek mi yoksa şunu mu diyecek ya Walter White abimiz nasıl boynuzladı.
Bizim eşanımız neyse onların da Skyler White o bence.
Bu arada Walter White'ın da bence çok büyük hataları vardı o evlilikte.
Tamam Skyler'ı %100 savunuyor değilim ama o da suçluydu yani kabul etmek lazım.
Şimdi kadınlar sizinle kendini güvende hissetmiyorsa içten içe korkar.
Yani biyolojik bir durum bu.
Beynimizdeki korku merkeziyle alakalı.
Eğer sizin ona yalan söylediğinizi, sizin bir şekilde sahte olduğunuzu, güvenilir bir insan olmadığınızı ve onun duygularını göz ardı ettiğinizi düşünüyorsa işiniz zor.
Şimdi ben... Bugün kadınların ne istediğini anlatıyorum.
Başka bir podcast'te erkeklerin de ne istediğini anlatacağım ama kısaca özet geçeceğim.
Şu anda erkeklerin ne istediğini söyleyeceğim.
Araştırmalara göre dediğim gibi erkekler daha az kavga, daha çok seks diyorlar.
Ama kadınlar size sesleniyorum.
Bir erkek için en temel şey şu.
Arzulanmak. Bir kadın tarafından arzulanmak.
Kadının onu istemesi.
Ona hayranlık duyması, ona gücünü hissettirmesi, güçlü hissettirmesi, ona kendini olduğu gibi kabul ettiğini hissettirmesini istiyormuş erkekler ve onaylanmak istiyor.
Olay bu. Bunları dediğim gibi sonra uzun uzun anlatacağım merak etmeyin.
Bugün konumuz kadınları anlamak.
Şimdi bilimsel bakacak olursak olaya iki beyni inceleyelim arkadaşlar.
Erkek ve kadın beyni.
Her ikisi de üç ana bölümden oluşuyor.
Hiçbir farkı yok baktığınız zaman.
Hani beyin, beyincik, beyin sapı.
Erkek beyni, kadın beyni.
%10 daha büyük hani kütle olarak.
Ama bunun hani zeka üzerinde hiçbir etkisi yok baştan söyleyeyim.
Kaldı ki erkekler zaten bizden daha iriler.
Her iki cinsinde beyni aynı bölümlerden oluşuyor.
Evet ama beyinlerimizin iki önemli kısmı bir tık farklı çalışıyor.
Ritim ve Korku.
Ritim dediğim şey ritmik olarak vücudumuzun yaptığı şeyler.
Yani ritmik olarak nefes alıyoruz.
Ritmik olarak işte beyin dalgalarımız değil mi?
Uyku, uyanıklık döngülerimiz bunlar hep ritmik ve hormonlarımızın çoğu zaten ritmik.
Ama kadınlar bu konuda erkeklerden çok daha karmaşıklar.
Çünkü hormon seviyeleri regli döngüleriyle beraber her ay yükseliyor, alçalıyor, yükseliyor, alçalıyor.
Ve bu regli dönemlerini anlarsanız eğer kadınları bir nebzede...
olsun çözebileceksiniz.
Onu ne harekete geçiriyor?
Ne sinir ediyor? Kadınların hormonlarının kutsal üçlüsü var beyler.
Östrojen, progesteron ve testosteron.
Bunlar kadınların günlük gerçekliğini yönetiyor.
Nelere değer verdiğini, ne kadar sosyal olduğunu, hatta ne zaman kimi arzuladığına kadar.
Bunlarla belirleniyor bunlar.
Testosteron genelde hani erkek hormonu olarak anılıyor ama kadınlar için de son derece önemli.
Ve regli döngüsünün ilk iki haftasında kadınlar ostrojenlere en üst seviyeye ulaştığı için daha arkadaş canlısı, daha konuşkan ve daha sosyal olabiliyorlar ve daha rahat oluyorlar.
Ama duygusal açıdan çok daha hassas olabiliyorlar.
Ve regli döngüsünün ikinci haftasına baktığımız zaman progesteron nirvana yapıyor burada.
Ve kadınlar çok çabuk cinnet geçirebiliyor.
Buna inanmayanlar var.
Ya ben bunu yaşamıyorum diyen kadınlar da var.
Çok güzel, çok tatlısınız.
Yani bu süreçte daha sinirli olup böyle yalnız kalmak isteyenler de olabiliyor.
Ama renkli döngüsünün ilk iki haftası sosyallerde dikkat ederseniz.
Ama renkli sürecinde ne oldu?
Tam tersi oldu değil mi? İç dünyaya daha dönük olabiliyor kadınlar.
Hatta perimenopoz dönemindeki kadınlar yani 40'lı yaşların ortası ile 50'li yaşların ortası stresleri artabiliyor.
Çabuk sinirlenebiliyorlar.
uykusuzluklar görülebiliyor.
Kahraman bir erkek peri menopozdaki partnerine ne yapar?
Daha çok uyuması için destek olabilir ve onun ruh halini kişisel algılamaz o dalgalanmaları.
Yani beyler bir kadının duygusal ihtiyaçları ve duyguları regle döngüsü boyunca değişebiliyor.
Buna dikkat. Kadınlar yumurtlama yani ovülasyon döneminde cinsel ilişkiye çok daha istekli olabilirler hormonal olarak.
Çünkü neden? Vücut bebek istiyor.
Sebebi bu. Kadınların renkli dönemi lütfen hafife almayın.
Hani benim her ay hastanelik olan tanıdıklarım var.
Sırf bu sebepten dolayı.
Hani bazıları gerçekten çok uçlarda yaşıyor.
Bazısı da hiç yokmuş gibi çok çok normal geçirenler var.
Kadından kadına bu değişebiliyor.
Yani bu süreçte yaşananları kişisel algılamayın.
Hani bundan dolayı olabilir. Onlardan o duygusal dalgalanmalarına boğulmayın beyler.
Çözüm önerisinde de bulunmayın.
Daha çok sinirlendirebilirsiniz.
Ve şunu unutmayın. Geçen hafta tanıdığınız o kadınla bu hafta tanıdığınız kadın Regli yüzünden aynı kadın olmayabilir.
Ya hani bir haber vardı ya.
Sevil Hanım biz size ne yaptık gidiyor adam.
Kadın oradan bağırıyor camın dışından.
Her şeyi bıçaklarım. Muhtemelen o kadın Regli dönemindeydi.
Bir de şu var kadınlar yumurtlama dönemindeyken bilmiyorum biliyor musunuz alfa erkekleri daha çekici buluyorlar.
Ama bu dönemde değillerse eğer daha kibar böyle daha nazik korumacı hani beta dediğimiz erkekleri çekici bulmaya eğilimleri oluyor.
Neden? Çünkü evrimsel kökenlerimiz yani kadınların hayatta kalacak kadar güçlü çocuklara sahip olma isteği bu bilinçli yaptığımız bir şey değil.
Çocuklarının uygun ve iyi şartlarda büyüyeceğine emin olmak istiyor.
Ve kadının hormonlarına göre hem alfa hem beta olabilen erkekler baş tacı öyle söyleyeyim.
Araştırmalara göre erkekler bir kadının ne zaman ovülasyon döneminde olduğunu bilinçli bir şekilde olmasa da Anlıyormuş arkadaşlar.
Bununla ilgili bir çalışma yapılmış ve yayınlanmış.
Şöyle striptiz kulüplerinde çalışan kadınlar tarafından sunulan yaklaşık...
5300 kucak dansı ve bunlara verilen bahşişleri incelemişler.
Dansçılar regli olan günlerini, çalışma saatlerini tek tek yazmışlar.
Aldıkları bahşiş miktarına kadar yazmışlar.
Ve buna göre dansçıların ovülasyon yani yumurtlama dönemlerindeyken bahşişlerinin %8'den daha fazla olduğu görülmüş.
Yani iki reglinin tam ortası beyler yumurtlama dönemi.
Regliden sonraki 14.
gün. Tabi tam kesin değil o 2-3 günlük süreçte olabiliyor.
Ve striptizci kadın Kadınlar en az parayı regli döneminde kazanmış.
En ilginci ise şu doğum kontrolü kullanan kadınların baş işlerinde herhangi bir değişiklik olmamış.
Çünkü onların hormonları nispeten daha sabit.
Yani kadınların tabii ki sadece yumurtlama dönemlerinde böyle cinsel arzuları artmıyor.
Genelleme yapmayalım. Ben sadece araştırmalardan bahsediyorum.
Şey gibi hani menopozla beraber cinsel istek azalır böyle düşünülür ya.
Ama çoğu kadın için de bu geçerli değildir.
Ve burada baş aktör hormonlardan biri tabii ki testosteron.
Ve sadece hani erkeklerde yok.
Testosteron deyince hemen erkekler.
Hayır. Hem erkeklerde hem kadınlarda var.
Cinsel isteğin motorudur testosteron.
Erkeklerde tabii ki kadınlara oranla.
Ortalama 10 ila 100 kat daha fazla testosteron var.
Okey. Hani uyudun mu mesajının sebebi.
Efsaneyi hatırlayalım.
Erkek vücudunda deliyle yaşıyor.
Deliyle. Deli. Deli. Anasını satayım.
Beyni yok fikri var. Erkeklerin beyinlerindeki o cinsellik merkezi hipotalamusta yer alıyor arkadaşlar.
Ve kadınların beyinlerindeki cinsellik merkezine oranla...
İki kat daha büyük ve evet erkekler cinselliği kadınlara oranla altı kat daha fazla düşünüyorlar.
Komedyen Bill Kristol'un dediği gibi kadınlar seks için bir nedene ihtiyaç duyar, erkeklerse bir yere.
Ama cinsel isteği en az erkekler kadar yoğun olan kadınlar da vardır.
Tabii hepsini bir tutmuyoruz.
Erkeklerde şöyle bir durum var.
Beyinlerinin cinsellik merkezleri ve görme merkezleri yakından bağlı olduğu için bu da erkeklerin kadınlara sadece bakmalarının bile...
Onları heyecanlandırıp istek uyandırmasının nedeni bilimsel olarak.
Ve kadınlar da tabii ki çekici erkekleri beğeniyor.
Evet ama bunun o erkeğin nasıl göründüğüyle ilgili tam alakalı bir nedeni yok.
Erkeklerin ergenlik ve genç erişkinlik dönemleri boyunca testosteron seviyeleri çok daha yüksek ve bunun neticesinde de cinsel dürtüleri o yaşlarda en top seviyeye ulaşıyor.
Kadınlardaysa 30'lu yaşlardan sonra doruğa ulaşıyor bilmiyorum.
bunu biliyor muydunuz? 40'lı 50'li yaşlarda artık böyle eşitlenmiş oluyorlar kadınlar ve erkekler.
Şimdi ritmi anlattım size.
Beynimizin sizden bir farkı buydu arkadaşlar.
Sırada korku dediğim olay var.
Kadınları anlamak üzerine bir seminer düzenleniyor ve bu seminerdeki konuşmacı kadın erkeklere şu soruyu soruyor.
Beyler lütfen siz de cevap verin bu soruya şu an beni dinleyenler.
Bugüne kadar ölmekten ya da herhangi bir sağlık problemi yaşamaktan hiç korktunuz mu?
Seminerde bu soruya sadece birkaç erkek el kaldırıyor.
Onlar da böyle 10 yıl önce 20 yıl önce yaşadıklarını anlatıyorlar.
İşte lisede kavga ettim falan diyor adam.
Hani erkekler öyle pek güvenliklerinden endişe etmiyorlar açıkçası.
Aynı soruyu kadınlara soruyorum.
En son ne zaman?
Hani benim mesela daha dün bir arkadaşımla yemek yedik ayrıldık.
İşte ben arabaya doğru ilerliyordum.
Bir arabanın içinde böyle dörtlülerini yakmış biri duruyor.
Ve önünden geçtim. Arabaya bindim.
Çantamda bir şeyler arıyorum.
Ve arabasıyla geri geri geldi.
Camını açtı. Böyle aynı hizaya getirdi arabaları.
Dik dik baktı. Korktum yani.
Sonra da baya bir takip etti.
Yani Allah'tan benzin pahalı.
Yolum uzundu ve havalimanına gidiyordum.
Bir süre sonra bıraktı peşimi.
Hani korkmadım ama gerildim açıkçası.
Merak edenler için hayır mini etek giymemiştim.
Gayet kapalıydı kıyafetlerim ve gecenin bir yarısı mıydı?
Hayır değildi. Kadınlar bunu hemen hemen her gün yaşıyor.
Hani bu artık bizim normalimiz olmuş öyle söyleyeyim.
Benim için normal oldu bu. Korkuyoruz evet.
Çünkü bizden güçlüsünüz fiziki olarak.
Yani siz korkmadığınız için belki bizi de öyle zannediyor olabilirsiniz.
Ama biz korkuyoruz. Hele ki şu ülkede bu kadar düzensiz göç almış bir ülke.
nasıl korkmayalım soruyorum size.
Bizi de anlamaya çalışın.
Mesela ABD'de her 4 kızdan biri 18 yaşına gelene kadar cinsel istismara uğruyormuş.
Düşünün ben bizim ülkemizi söylemeye bile şu an cesaret edemiyorum ki zaten biliyorsunuz.
Bizim daha korunmasız hissetmemiz çok normal.
Güvende kalmak istememiz çok normal.
Hani basit bir örnek vereyim aramızdaki farkı anlayın.
Trafikte sevgilinizle gidiyorsunuz.
İşte bir adam aniden yolunuza çıktı.
Hani az kalsın size kaza yaptıracaktı.
Çok sinirlendiniz. Adam bastı gitti.
Ne yaparsınız mesela? Muhtemelen küfür kıyamet adamın peşine takılırsınız.
Hani herkes değil ama bir kısmınız böyle bunu biliyoruz.
Ya da işte inersiniz kavga için oh kollarısı varsınız falan.
Korku yok çünkü sizde. O sırada sevgiliniz gerçekten böyle korkudan bayılacak gibi falan olur.
Hani yaşandı. Onun kızgınlığının yerini korku alır o anda.
Çünkü artık kendini güvende hissetmiyor.
Hani hem sizin için endişeliyorum kendi için endişeleniyor.
Hani biz niye trafikte arabadan inip sizce kadın kadına saç başa yoluşmuyoruz ya da inip...
adamı dövmeye kalkmıyoruz. Niye biz bunu yapmıyoruz?
Bu yüzden işte korku yüksek düzeyde stres sizin korku düzeyinizi düşürüyor ama kadınları çok geriyor.
Çok daha fazla korkmalarına neden oluyor.
Bu aramızdaki fark. Stres bizde korku yaratıyor ve biz stresli erkeklerden neden hoşlanmıyoruz?
Onları niye çekici bulmuyoruz?
Çünkü hiç kimse böyle aniden tak diye bayılan bir adam istemez.
Hani en ufak bir korkuda bayılan birini düşünsenize.
İstemez çünkü niye? Yine evrimsel bir adam.
Beni koruyamayacak diye düşünüyoruz.
Ve biz her gün her gün korkuyoruz.
Yani güvende hissetmediğimiz için kendimizi korkuyoruz.
O yüzden sizin yanınızda kendimizi duygusal ve fiziksel olarak...
güvende hissetmek istiyoruz.
Olay bu. Korunma ihtiyacımız buradan geliyor.
Hani bazı kadınlar şey der ya ben pısırık erkek sevmem.
Aslında o kadınların söylemek istediği şey bu.
İşte ben maço severim, ben karı severim bilmem.
Aslında anlatmak istediği şey bu.
Tamamen biyolojik ve fizyolojik bir ihtiyaç.
Yine başka bir çalışmada kadınları elektrik çarpma tehlikesine maruz kaldıkları sırada MR cihazıyla gözlemliyorlar.
Bu bir deney. İlk etapta deneyde her bir denek eşinin elini tutuyor arkadaşlar.
İkinci etapta her kadın bilinmeyen bir katılımcının elini tutuyor.
Ve üçüncü etapta da kadınların elini hiç kimse tutmuyor.
Şöyle ki şimdi evliliğinde mutlu olan bir kadın kocasının elini tuttuğu zaman hani elektrik veriyorlar.
Beynindeki o korku tepkisi tamamen duruyor.
Mutsuz bir evliliği olan kadınların o korkusu durmuyor.
Tamamen durmuyor. Yani bir kısmı kalıyor.
Yabancının elini tutanların ise korku seviyesi aynı kalıyor.
Hatta böyle hiç kimsenin elini tutmadığı kadınla aynı.
Aynı oluyor o kadar yani. Bu deney bence çok şey anlatıyor.
Arkasında güvendiği bir erkek olan kadınlar hiçbir şeyden kolay kolay korkmuyor.
Araştırmalar bunu destekliyor.
Tabii o kadın sizinle mutluysa yani mutsuz olan kadın korktu hatırlarsanız o deneyde.
Bence bu çok çarpıcı bir deneydi.
Şöyle ki şimdi bir kadınla yürüyorsunuz diyelim.
Ne onun önünden yürüyün.
Ne de arkasından yürüyün.
Yanında yürümeniz gerekiyor.
Çünkü bu ona, sizin onu koruduğunuzu hissettiren bir şey.
Bu sizi çekici kılacaktır.
Gelelim kadınların sizi nasıl daha çekici bulacağına.
Güven, zeka ve sosyal statü.
Hani sosyal statü derken böyle ille de çok büyük statülerden bahsetmiyorum.
Mesela bir restoranta gittiniz diyelim.
O erkeksi tavrınızdan, ortama olan hakimiyetinizden bahsediyorum.
Ya ne yiysek acaba? Bilemem ki, bilmiyorum ki.
Bu değil yani. Anladınız bence ne demek istediğim.
Hani ortama hakimiyet derken.
İlla böyle çılgın becerilerinizin olmasına gerek yok.
Ama kadınlar özel ilgi alanı olan erkeklere çok daha çekici buluyormuş.
Bunu da belirteyim. Ne iş yaparsanız yapın.
Olabileceğinizin en iyisini yapmaya çalışın.
Zaten bu şekilde ilerleyenleri de kadınlar yine çekici buluyor.
Kadınlar aslında kendilerinin CEO'su olan erkekleri daha çekici buluyor.
Kendinizin CEO'su olun yani.
Yalnız şöyle de bir durum var.
Güvenle ki... Bir arasında çok ince bir çizgi var oraya dikkat edelim.
Güven kabiliyetlerinizden emin olmanız demek.
Kibir kabiliyetlerinizden emin olmamaktan kaynaklanan bir şey.
Bir de şu var erkekler de aslında kadınlar kadar görüntülerinden endişe ediyorlar ve üzücü bir gerçek.
Çoğu erkek çekici olduğunun farkında bile değilmiş.
Yani çoğu kendini beğenmiyor öyle söyleyeyim.
Peki beyler bir kadının bir erkekte en çekici bulduğu fiziksel özellikler nelerdir?
Doğru simetri, simetrik bir yüz kadınların çekici bulduğu şey.
Ki erkeklerin %54'ü böyle, kadınların %58'i.
Yani yüzümüzün sağıyla solunun eşit olması.
Simetri bu. Peki neden bu kadar önemli?
Çünkü tüm insanlar biyolojik olarak onlara en yaşayabilir çocuğu verecek olan kişiyle üremek istiyor.
Türümüzün hayatta kalma biçimi bu.
Yine bilinçli yapmıyoruz bunu.
Bir başka çekici buldukları şey erkeklerde alan kaplamanız.
alan kaplayanın sosyal açıdan en baskın kişi olduğu düşündüğü o kadınlar arasında.
Hani bu şu demek değil, metroda bacaklarınızı pergel gibi açın.
Bu demek değil, aman diyeyim.
Yani kapladığınız alana hani böyle sahiplenen bir duruştan bahsediyorum.
Baskın gösteren bir duruş.
Gözde görülür oluşunuzdan bahsediyorum.
Yani böyle düşünsenize işte pasif duruşlu, omuzları düşük, kapanık oturan bir erkek mi?
Yoksa dik duruşlu, böyle kendinden emin oturan, oturduğu alana hakim bir erkek, hani aslan gibi.
böyle. Aslında ormanların kralı.
Öyle oturan bir erkek mi daha çekicidir?
Size soruyorum. Cevap zaten belli.
Yani başarılı bir şekilde iletişim kurmuş olan erkekler yani azarlanmamış, uzak durulmamış toplum tarafından dışlanmamış olan erkeklerin yaklaşımlarına baktığımız zaman başarısız olmuş erkeklerden çok farklı
bir beden diline sahiplermiş.
Hani başarılı erkeklerin daha az kapalı beden hareketleri yaptığı gözlemlenmiş.
Kollarınızı böyle azarlanmış bir çocuk gibi göğsünüzle kavuşturmuş.
Bu sizin çekiciliğinizi kıran bir şey.
Kendinizi kucaklar gibi durmayın herkesin içinde.
Bu da kötü. Bacaklarınızı çaplazlayarak durmayın.
Bunlar sizin çekiciliğinizi düşüren beden hareketleri.
Yine bir araştırmaya göre kadınlar stres seviyesi yüksek olan erkekleri daha az çekici buluyor.
Az önce söylediğim gibi. Ve kadınlar fazla hiperaktif erkeklerden de pek hoşlanmıyorlarmış.
Clark Kent ve Superman'i hatırlayın.
Her ikisinin de ortak yüz simetrisi vardı.
Ama Clark Kent çok gergin.
İşte yerinde duramayan. beceriksiz, kıstavlayamayan birisiydi.
Süpermen olduğunda oldukça güvenli, geniş alan kaplayan, kötü adamların peşinde olmaktan tereddüt etmeyen birine dönüşüyordu.
Yani açıkçası kadınlar bir kaybeden değil bir kahraman arıyor.
Peki bir kadının gerçekten sizinle ilgilendiğini nasıl anlarsınız?
Bu da yine bir araştırma sonucu.
Kadınlar gözlemlenerek elde edilmiş bu veriler.
Diyelim ki bir yerde bir kadından hoşlandınız, beğendiniz.
O da acaba sizden etkilenmiş olabilir mi?
Yoksa yanlış sinyal mi alıyorsunuz?
Şöyle ki kadınlar flört ederlerken böyle başlarını hafifçe öne eğiyormuş beyler.
Belirli bir erkeğe kısa kısa bakışlar atıyorlar.
Parmaklarını böyle saçlarında gezdirebilirler farkında.
olmadan. Boyunlarını gösterebilirler.
Bunları bilinçsiz yapıyoruz.
İşte bacağı ayağı ya da işte omuzları size doğru yönelebilir.
Bir takısıyla oynar ya da masada bir nesneyle oynar.
Bir bardakla oynar. Bunlar sizden hoşlandığını gösteren işaretler olabilir.
Ama şöyle de bir uyarı vereyim size.
Bir kadına yaklaşırsanız ve o kadın o sırada arkadaşına dönüp konuşmaya devam ederse çok büyük ihtimalle sizinle ilgilenmiyordur.
Sizinle nezaketen sohbet ediyor ve göz teması kurmuyorsa ya da başınızın tepesinden bakarak böyle çaktırmadan odayı gözüyle tarıyorsa şansınız yok demektir.
Hatta esniyorsa, böyle yaslanıyorsa veya vücudu başka bir yöne dönüyorsa muhtemelen şansınız yok demektir.
Ve erkeklerin hata yaptığı noktalardan biri şu onların nasıl böyle büyüleyici işte nasıl zengin ya da işte kaslı olduklarını anlar anlamaz kadınların birdenbire aman tanrım hayalimdeki
erkek öyle bir şey diyeceğini düşünüyorsunuz.
Ama böyle erkekler de reddediliyor biliyorsunuz ki.
Yani ve şu da var bir hayır her zaman hayır demektir yani.
Birçok kadından eğer ilgisizlik görüyorsanız üst üste her gün her gece reddediliyorsanız bence gönderdiğiniz ipuçlarına tek.
Tekrar bir bakın derim. Ve çekiciliğin daha önce bahsettiğimiz gibi pek çok bileşeni var.
Kadınlar komik erkekleri daha çekici buluyorlar.
Çünkü mizah kesinlikle zekanın bir göstergesidir.
Kadınlar bir erkekte uysallıktan hoşlanmıyorlar.
Çünkü uysallık erkekleri daha az kendine güvenli ve daha az azimli gösteriyor.
Dolayısıyla da evrimsel bir perspektiften bakıldığı zaman daha zayıf görünüyorlar.
Söylediklerim çok acımasız gelebilir ama araştırmalar böyle üzgünüm.
Doğrudan bakmayı, gülümsemeyi, dik durmayı ki bu duruş özgüveni gösterir.
Bunları hatırlayın. Hiperaktif davranışlarda bulunmayın.
İçinizdeki kahramanla bağlantı kurun içsel süpermeninizle.
Merve ben her şeyi yaptım söyledim yine de olmadı diyorsanız sizinle ilgilenmiyorsa kişiselleştirmeyin.
Demek ki aranızda karşılıklı bir çekim olmamış.
Bugün kadınların aslında ne istediğiyle ilgili bilimsel gerçeklerden bahsettim.
Başka bir bölümde tam tersini yapacağız.
Erkekler aslında ne ister?
Bana instagramdan yazın beyler.
Biz de aslında şunları şunları istiyoruz diye.
Ben de onları toplayayım doneleri.
Onlardan da bahsedeceğim. Ve hatta diyelim ki bu aşamayı geçtiniz.
Artık buluşacaksınız bir kadınla.
İlk buluşmada neler yapmanız gerekiyor?
O süreci nasıl devam ettirmeniz gerekiyor?
Yine bunları araştırmalar eşliğinde sizlere anlatıyor olacağım.
Bir başka bölümde tekrar görüşeceğiz.
Bu cuma yeni bölüm gelecek. Normalde cuma çıkmıyorum biliyorsunuz.
Cuma cumartesi sürekli bölüm gelecek.
O yüzden... bildirimlerinizi açmayı ve beni takip etmeyi unutmayın.
Beni Instagram'dan takip etmek isteyenler için de adresimi açıklamalara bırakıyorum.
Ve tabii ki Cambly'de yılın en son en büyük indirimi var.
60 kadın koduyla bu indirimden faydalanabilirsiniz.
Açıklamalardaki linkten detaylara ulaşabilirsiniz.
Umarım bu bölüm biz kadınları anlamanız için size faydalı olmuştur.
Aşk incelik ister canım hoyrat olma diyerek bu bölümü kapatıyorum.
Hoşçakalın kendinize iyi bakın bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
