
Mediamarkt Hakkında detaylı bilgi almak için: Tıklayın
* Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi Twitter: @OrtamlardaB
* Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com *
*Bu bölüm "Mediamarkt" hakkında reklam içerir*
Transkript
Mediamarkt Ortamlarda Satılacak Bilgi'yi sunar.
Herkese merhaba ben Merve'niz.
Şimdi size çok gizli bir bilgi veriyorum.
Bu bilgiyi dedikodu gruplarınızda, aile gruplarınızda paylaşabilirsiniz.
Bence çok büyük beğeniler alacaksınız benden söylemesi.
Mediamarkt da rengarenk şahane cuma çok yakında başlıyor arkadaşlar.
Rengarenk şahane kasım zaten başlamıştı biliyorsunuz.
Teknoloji severler bu ay güzel güzel alışverişlerini yaptılar.
Ama sırada rengarenk şahane cuma var.
Peki bu ne demek? Hayalini kurduğumuz kasım ayı gelse de alsam dediğimiz o güzelim teknoloji ürünlerine daha uygun fiyatlarla sahip olmak demek.
Ben sizin yerinizde olsam ürünlerimi hazırlar sepetim.
Altyazı M.K.
Bugün uzun zamandır benden istediğiniz bir konuyla geldim arkadaşlar.
Daha önce erkekler için kadınları tanıma sanatı diye bir bölüm yapmıştım hatırlarsanız.
O bölümden sonra erkek takipçiler bize bölüm yok mu mermet ediler.
Bu bölümü hem beyler için yapıyorum hem de onları çözmeye çalışan biz kadınlar için yapıyorum.
Muhtemelen iki part olacaktır bu bölümü.
Şu an bilmiyorum ama anlatacak çok şey var.
Tabii yine kendi çıkarımlarımı anlatmayacağım arkadaşlar.
Senelerini bu meselelere adamış olan psikoloji profesörü.
Dr. Herb Goldberg'in bilgileri ışığında ilerleyeceğiz bugün.
Erkeklere erkek gözüyle ve onların iç gerçekliğiyle bakacağız arkadaşlar.
Burası çok önemli. İç gerçekliğiyle bakacağız.
Çünkü çok şaşıracaksınız eminim duyduklarınızdan sonra.
Çünkü gerçekler ve bizim hayal dünyamız gerçekten çok farklıymış.
Şimdi bu bölüm sevdiğiniz erkekle daha yakın ve daha özel bir ilişki kurma noktasında bence çok işinize yarayacak diye düşünüyorum.
Hadi o zaman hemen başlayalım arkadaşlar.
Önce soru ve cevap.
Altyazı M.K. Erkekler
bilinç düzeyinde inkar ettikleri tam bir kendine yeterlilik havasıyla gizlenen derin bağımlılık ihtiyacına sahiptir.
Bakın derin bağımlılık ihtiyacı.
O yüzden ilişkide bir kadına bağlandıktan sonra annesiyle olan o çocukluğundaki kaynaşmasının ve babasıyla belki bir bağ kuramamış olmasının uzantıları olan bu derin
ve yoğun ihtiyaçlar ortaya çıkıyor.
Eğer siz güçlü bir yakınlık ihtiyacı içindeyseniz, sizinle olan ilişkisinde yakın olma ve kendini ifade etme baskısı hissederek içinde kapanıp uzaklaşmış olabilir.
Neden? Çünkü kendi ihtiyaçlarını inkar etmek için kadını kendisine uzaklaştırmaya çalışıyor.
Ama daha sonra aynı ölçüde yoğun olan yalnız kalma ve terk edilme korkuları alevleniyor.
O yüzden de size geri dönüyor.
Şimdi bazı kadınlar, erkekler kapatılsın dedi eminim.
Bunu çok duyuyorum bu aralar.
Erkekler kapatılsın.
Bir şey diyeyim mi? Böyle düşünenlerin, gerçekten yürekten böyle düşünenlerin ben açıkçası mutlu bir ilişki bulabileceklerine inanmıyorum.
Çünkü çok olumsuz, çok negatif bir düşünce bu.
Erkekler kapatılsın. Ne düşünüyorsanız onu çekiyorsunuz bence.
O yüzden lütfen pozitif düşünün arkadaşlar.
Dünyada milyarlarca erkek var.
Tamam siz Deccal'in öz evlatlarını gidip gidip buluyor olabilirsiniz ama dediğim gibi olumlu düşünün, olumlu şeyler olsun.
Nasıl ki her kadın aynı değilse her erkek de aynı değil.
Lütfen herkesi aynı kefeye koymayalım.
Şimdi az önce anlattığım bu it çek olayı var ya itiyorsun çekiyorsun, itiyorsun çekiyorsun.
Bu olayın nedeni erkeğin yoğun...
bilinçsiz ve tehdit edici bağımlılık ihtiyaçlarıyla bunları inkar etme ve kontrol altında tutma ihtiyacı arasındaki o iç çatışmasının dışa vurumu arkadaşlar.
Gelelim bir başka soruya.
Erkekler ilişkilerde bağlandıkları kadınlar hakkında gerçekten ne hissederler?
Bakın bağlandıkları kadınlar hakkında diyorum.
Eğer bundan eminseniz ona göre dinleyin.
Şimdi birçok erkek için partneri onun için özel bir hayat bağıdır arkadaşlar.
Erkeğin kadında yaratma...
olduğu duygusal hüsran Öfke ve gözyaşı tepkileri nedeniyle erkekte bir çaresizlik, bir öfke duygusu oluşabilir ve bunun karşısında erkek gitgide daha da uzaklaşır sizden ve kendini giderek
daha güçsüz ve yönetiliyor hisseder.
Bu onu rahatsız eder. Eğer karşısında ağlıyorsanız işte öfke nöbeti geçiriyorsunuz, işte duygusal hüsranınızdan bahsediyorsunuz, yazıklar olsun bilmem ne.
Bu onda öfke duygusu yaratıyor, çaresizlik yaratıyor.
Bakın o yüzden de gitgide uzaklaşabilir diyor.
Çünkü niye? Kendini güçsüz hissediyor.
Siz böyle yaptığınız için ve yönetiliyor hissediyor.
Burası çok ömerli. Ve eğer sadece birlikte olma üzerinde odaklanan ciddi aşk ilişkisini kastediyorum.
Böyle bir beklentiniz varsa, bir ciddiyet varsa, geleneksel kadın beklentileri içerisindeyseniz ve bunu sürekli söylüyorsanız erkek burada paradoksik bir ikilem içine düşebilir.
Kadının sevgisi evet erkeğin mutluluğu için hayati bir önem taşır ama...
Kadın onu sevdikçe ve ona uygun davrandıkça erkek de bir o kadar az heyecan hissedebilir.
Burayı tekrar etmek istiyorum.
Kadın onu sevdikçe ve ona uygun davrandıkça erkek de bir o kadar az heyecan hissedebilir.
Burayı başa sarıp sarıp dinleyin unutmayın.
Çünkü bir erkeği çok severek değiştiremezsiniz.
Tekrar ediyorum. Bir erkeği çok severek değiştiremezsiniz diyor Dr.
Herp bunca yıllık tecrübelerine dayanarak.
Ya ben onu... çok seviyorum.
O da beni deliler gibi sevecek.
Böyle bir şey yok. Tam tersi senaryoda da yok böyle bir şey.
Yani bir erkek seni çok seviyor diye sen de onu deliler gibi seveceksin diye bir şey yok.
Bir kere arkadaşlar yetiştirme tarzımız farklı erkeklerle.
Erkeğin ilişkiler değil, bakın ilişkiler değil, başarılar üzerinde odaklanan ve kişisel olmayan bir yetiştirilme tarzı var.
Bizle apayrılar. O yüzden duygularının birçoğu karmaşık bir yapıya sahip.
Buradan kadınlara sesleniyorum.
Bizim bence en büyük hatamız ne biliyor musunuz?
Sevdiğimiz adamları kendimiz gibi sanıyoruz.
Yani evet özde hepimiz insanız ama apayrı bir yaratılışa sahibiz.
Bunu anlayalım. Yani erkekleri lütfen kadınlar gibi düşünmeyin.
İşte ben olsam şöyle yapardım böyle.
Öyle bir şey yok. Bakın erkekler kadınları kadın gibi düşünüyor ama benim gözlemlerime göre kadınlar erkekleri kendileri gibi görmeye çalışıyor.
Çok duygusal olduğumuz için olsa gerek.
Gerçekten bizimle alakaları yok.
Erkeklerin onların bambaşka bir dünyası var.
Yani ne bizim gibi düşünmelerini bekleyin, ne bizim gibi sevmelerini bekleyin.
Yani bunları beklemeyin, beklentilerinizi bırakın.
Bu bölüm için söyleyeceğim şey bu.
Peki, erkekler bir ilişkide ne isterler?
Erkeklerin bir ilişkide istediğini düşündüğü şeylerle uygulamada yani bir ilişki yaşarken vermiş oldukları tepkiler sıklıkla birbirine ters düşer arkadaşlar.
Mesela istediğini söylediği ilişki çok yoğun bir ilgi ve çok yoğun bir aşk olabilir ama böyle birini bulunca kaçabilir.
O yüzden ben ne yapacağım?
Şimdi size erkeklerin uzaklaşmasına daha mesafeli ve duyarsız olmasına neden olan tetikleyici bir takım etkenleri söyleyeceğim.
Yani bir erkeği kendinizden soğutmak istiyorsanız, uzaklaştırmak istiyorsanız bunları yapın.
Birincisi ona haksız yere suçlandığını hissettirin ve karşısında ağlayın, acı çekin, öfke nöbetleri geçirin, çıldırın.
İkincisi ben seni çok seviyorum, senin de beni sevdiğin konusunda bana güvence vermeni istiyorum.
Bunun baskısını yaratın sürekli.
ve ona vermiş olduğunuz tepkilerden dolayı aslında onu nasıl belli bir mesafede tuttuğunuzun farkında olmadan sürekli sürekli davranışlarını eleştirin.
Kendi hatalarınızı asla görmeyin bu noktada.
Üçüncüsü cömert ve sevgi dolu olduğuna inanan bir erkeğe bencil ve sevgisiz olduğunu söyleyip söyleyip durun.
Dördüncüsü rekabetçi bir dünyada başarılı olmak için hissetmiş olduğu baskıyı anlamadan erkeğin bu dünya görüşünün ve insanlara yönelik tepkilerinin kuşkucu, hasta, Ruhlu olduğunu söyleyerek
eleştirin. Beşincisi de erkeğin sevgi ve aşk dışında her şeye kasten öncelik verdiğini iddia edin arkadaşlar.
Bakın bunlar sevdiğiniz adamla sizin aranıza mesafe koyan, uzaklaştıran davranışlar.
Ben demiyorum. İşin uzmanı söylüyor.
Yani 25 sene erkek danışanlarla çalışmış ve onların doğasını çok iyi bilen birisi.
Peki bir erkeğin en güzel yanlarını nasıl ortaya çıkarabiliriz?
Sevgi davranışlarını nasıl aktive edebiliriz bize karşı?
Birincisi ve bence en önemlisi şu ki kadının kendine ait bir kimliğinin olması.
Yani bunun altını çizmek istiyorum.
Kendine ait... bir kimliğinin olması.
Her yeni sevgili olduğu kişinin kabının şeklini alan insanlar var.
Lütfen bunu yapmayın. Dediğim gibi kadının kendine ait kimliğinin ve öz saygısının sağlamış olduğu bir teşvik ve meydan okuma.
Burası çok omelle. Neden önemli bu kısım?
Çünkü bu erkek için uzaklaşmayı tehlikeli kılar arkadaşlar.
Çünkü kadın araya mesafe konmasına göz yummayacaktır böyle bir kadın.
Hani bazıları diyor ya işte bir ara verelim, işte zamana bırakalım.
Tamam abi zamana bırakıyorsun da zaman beni sana bırakacak mı değil mi?
Bakın böyle söyleyen erkekler demek ki sizden uzaklaşmayı tehlikeli bulmuyor.
Bunu bir düşünün derim. İkincisi kadının kendi içinde yeterince güvende hissetmesi.
Bu erkekler için önemliymiş.
Neden? Çünkü erkeğin size güvence verme baskısı hissetmemesini sağlıyor sizin böyle olmanız.
Kadının erkeğin yardımı olmadan veya hayatında bir erkek olmadan da o hayat...
doyum alma, keyif alma yeteneği konusunda kendisine güvenmesi.
Bu da önemli erkekler için.
Üçüncüsü kadının becerikli ve özerk olması.
Neden? Çünkü bu bir erkeğe o kadının hayatını idame ettirme veya işte o kadının mutlu olmasını sağlama sorumluluğu almasına gerek olmadığını bildiren bir şey.
Ve kadının onu ona sağladığı ya da sağlayabileceği imkanlar için değil bir insan olarak sevdiği güvencesini veren bir şey bu.
Yani erkeklerin istediği şey şu bu noktada beni ben olduğum için sev sana sağlamış olduğum imkanlar için değil zaten bunu kim istemez değil mi?
Dördüncüsü erkeğin iç çatışmalarına gücü ve mücadelelerine anlayışla yaklaşması bir kadının bunu istiyorlar.
Neden? Çünkü bu erkeğin davranışlarının haksız yere sevgisiz veya duygusuz olarak değerlendirilmeyeceği anlamına geliyor onlar için.
Beşincisi ve bence bu önemli erkekler ilişkilerini çantada keklik gibi görmekten hoşlanmıyorlar ve bunun için erkeğin çaba harcamasını zorunlu kılacak olan bir ilişki ritmi.
Bundan hoşlanıyorlar. Yani emek vermedikleri yemeğin pek lezzetli olmadığını düşünüyorlar öyle söyleyeyim ben size.
Gelelim bir başka soruya.
Ben madem onun için bu kadar önemli bir insansam neden beni çantada keklik gibi görüyor?
Neden bana bu kadar duyarsız davranıyor?
Şunu bilirsiniz duyarsız böyle ilgisiz olan erkekler partnerleri kendisini geri çektiği zaman işte onun peşinden koşmayı bıraktığı zaman birdenbire böyle ilgi ve sevgisini kestiği zaman ne yapar?
Peşinden koşmaya başlar bir anda ilgi ve sevgi göstermeye başlar.
Karşı taraf yoğun ilgi gösterdiğinde bir mesafe koyma ihtiyacı geliştirir.
Yani kadın da erkek de bunu yapıyor.
Ama ciddi bir ilişkide kadınlardan daha derin bir yakınlık ihtiyacı ortaya çıkıyor arkadaşlar.
Bu olduğunda erkeğin hissettiği şu.
Gerektiği gibi karşılık vermem lazım.
Böyle bir baskı altında hissediyor kendini.
Bu da onun geri adım atmasına neden oluyor.
Dediğim gibi karşılık verme baskısı.
Altını çizerim. Bu yoğun yakınlık ihtiyaçları kadınların.
Bu erkekleri ne yapıyor?
Başlangıçta evet daha olumlu bir tepki vermeye itiyor onları.
Ama başaramadıklarını görünce de uzaklaşmak istiyorlar.
Yani o yoğun yakınlık ihtiyacını karşılayamadıklarını hissettiklerine uzaklaşmak istiyorlar.
Kadınlar daha fazla...
ilgiye aç bir duruma geçtiğinde erkek de daha öz koruyucu ve rahatsız bir duruma geliyor ve kısır bir döngü oluşuyor o ilişkide.
Burada her bir cinsin bu döngüdeki kendi payının bilincinde olması gerekiyor.
Şimdi gelelim bir başka nedeni merak edilen soruya.
İlk tanıştığınızda Cinsellik konusunda aşırı hevesli olan bir erkek vardı karşınızda fakat ilişkiniz ciddiye bindikten sonra bu konuda çok ilgisizleşti hatta artık sizden kaçıyor.
Nedeni ne? Şimdi Goldberg diyor ki kadının ihtiyaçlarının dışa vurumunun yaratmış olduğu o baskı altında erkek uzaklaşıp kapanıyor ve cinsellik bir meydan okuma değil yakın olma, paylaşma ve kadını
tatmin etme baskısının bir parçası haline geliyor.
Bakın erkekler için bu bir meydan okuma değil yakın olma, paylaşma.
ve kadını tatmin etme baskısı.
Bir de artık o geleneksel kadın erkek rolleri yok cinsel hayatta.
Önceden kadınlar isteklerini dile getiremeyen hatta işte başı ağrayan, naz yapan cinsellikte daha pasif bir rolde olan ayak direyen bir noktadayken ve bunlar katı rollerle tanımlanmışken şimdi baktığımızda işlerin artık
tersine döndüğünü görüyoruz ve Bu tersine dönme hikayesi de erkeğin cinselliğini öncekinin karşısına dönüştürebilir denilmiş.
Peki erkekler neden evlilik dışı gönül ilişkilerine girmeye çalışıyor ve bu ilişkileri ciddiye almalı mıyız?
Bence bu çok önemli bir soru.
Şimdi kadınlar açısından bakacak olursak kadın kendini yönetilmiş, uzaklaştırılmış, ihmal edilmiş hissettiği zaman O doyumsuz kalan yakınlık ihtiyaçlarını giderebilmek için bir gönül macerası
aramaya yatkın oluyor. Bakın gönül macerası dedim, cinsellik demedim.
Hatta aldatma aldatılma diye bir podcast yapmıştım hatırlarsanız.
Orada da söylemiştim. Kadınlar bir erkeğe ihanet ediyorsa genellikle bunu bir yakınlık ihtiyacı için, aşk için yapıyorlar.
Erkekler ise cinsellik yaşamak için yapabiliyorlar.
Yani aldatma dinamiklerimiz bile farklı.
Dediğim gibi kadınlar yakınlık ihtiyaçlarını giderebilmek için bir gönül ilişkisi aramaya çıkıyorlar.
Erkekler ise genelde bir cinsellik macerasına atılabiliyorlar.
Şimdi kadınların ihanetini söyledim.
Erkeklere geliyorum. Eşlere aşırı bağımlı olan ve güvensiz olan, artık ayrı bir kimliğe sahip olan bir insanın sağlamış olduğu heyecanı sağlamayan, böyle erkeklerde kapana kısılmış ve
boğulmuş olma duygusunun yaratmış olduğu bir gerilim ve içerleme oluyormuş.
İşte bu noktada hiçbir şey istemeyen ve erkeğin optimal mesafesini korumasına izin veren bir kadınla gönül ilişkisi araması oldukça heyecan verici geliyormuş onlara.
Bu arada şunu da belirteyim sizi aldatmış olduğu kadın eğer bir gün olur da işte yakınlık ihtiyacım var, bağlanma ihtiyacım var, işte ben evlenmek istiyorum bunları dile getirirse onun da hiçbir cazibesi
kalmayacaktır diyor Dr.
Herb. Şimdi bu söyleyeceğim çok önemli.
Aldatılma ihtimali en düşük kadınlar en az erkek merkezli veya en az ilişki odaklı olan kadınlardır diyor Dr.
Herb. Çünkü kadın kendi ayrı kimliğini koruduğu zaman heyecan ve denge daha kolay korunabilir diyor.
Böylece de aldatma cazip olmayacaktır diyor.
Tıpkı cinsellik takıntısı olan bir erkek gibi sürekli ilişki takıntısı olan bir kadın da partnerini kendisinden uzaklaştırır diyor.
Çünkü altta yatan o güvensizliğin baskısı ve beklentileri artık tahakkümcü olmaya başlar ve erkek gitgide uzaklaşır diyor.
Bir de arkadaşlar çok iddialı bir şey söylüyor Dr.
Herb. Sadece sadakatsiz bir erkeğin kurbanı olma duygusuyla bir ilişkiyi bu temelde bitirmek Kendini ve ilişkiyi tanıyarak ilişkiyi gerçekten dönüştürmeye yönelik olan altın
fırsatı kaçırmak anlamına gelir diyor.
Yani o ihanetin acısıyla da o altın fırsatı kim görecek demek istiyorum.
O kadar da kolaydı zaten. Daha önce aldatmak aldatılmak bölümünde söylediğim bir şey var.
Aldatılmanın ihanetin acısı neredeyse ölümle eşdeğer arkadaşlar.
Çünkü orada çok büyük bir kayıp ve yas var.
Yani seven birini kastediyorum burada.
Düşman totosuna diyorum ve devam ediyorum.
Bir erkeğin sadık ve mutlu olması için neye ihtiyacı var diye soruyorsanız bu çok yanlış bir soru zaten.
Öncelikle cinsel heyecan dediğimiz şey yapay olarak üretilemez.
İlişkideki denge ve mesafe unsurlarıyla bulunur.
Erkek bir kadınla arasında çok fazla mesafe hissettiği zaman belki de beni umursamıyor ya da başka birine mi ilgi duyuyor acaba diye düşünüp cinsel ilgisi bir anda çok büyük bir ihtimalle çok
takıntılı bir hale gelebiliyor.
Ama bunun tersi söz konusuysa işte kadın sürekli güvence istiyorsa erkekten ve bir yakınlık talebi içerisindeyse yani erkek hiçbir mesafe hissetmiyorsa o kadının arasında Cinsel tutkuları
azalabiliyormuş ve bu noktada da ihtiyaç duyduğu mesafeyi bulma çabasında başka bir kadını cazip bulabiliyormuş.
Evlerinize ateşler salınsın.
Şimdi erkekler bence avucumuzdaki kuş gibiler.
Böyle fazla sıkarsak boğulup ölüyorlar arkadaşlar.
Çok serbest kalırlarsa da uçup gidiyorlar.
O yüzden dengeli tutmak lazım diye düşünüyorum.
Tutamadı. Şimdi peki erkekler neden cinsel açıdan performans gösteremedikleri zaman inanılmaz bir kaygı ve paniğe kapılıyorlar?
Bu mevzular için de bir bölüm çekmeyi düşünüyorum yakın bir zamanda muhtemelen.
Hatta bir seks psikanalistinin erkeklerle olan seanslarından önemli detayları paylaşmayı planlıyorum.
Belki bir aralık dünya eğitim günü için olabilir.
Şimdi şu soruya dönelim.
Neden bu cinsel performans kaygısı erkeklerde çok fazla?
Dr. Herb diyor ki... Erkekler iktidarsızlığı karşısında kendini çok çaresiz hisseder çünkü bunu bilinçli iradesiyle kontrol altına alamaz.
Bu da onu tehdit eden yoğun duygular ve kaygılar yaratır.
Cinsel organı kontrol edemediği ama kendini erkek gibi hissetmek için kontrol etme ihtiyacı duyduğu bir tepki karşısında çok yoğun bir kaygı yaratarak erkeği bastırılan duygularını ve derinlere
gömülü olan benliğini görmeye zorlayabilir diyor.
Eğer böyle bir probleminiz varsa Dr.
Herb diyor ki cinsel fonksiyon bozukluğu çeken pek çok erkekle çalıştım diyor ve bir terapist olarak asla seks probleminden söz açmam diyor.
Bunun yerine erkeğin benliği ile kadınlarla olan ilişkisinin yapısı hakkında konuşurum diyor.
Çünkü eğer ki erkek bu konuda kendini ona açabilirse Nedeni fizyolojik olmadığı sürece altını çizerim fizyolojik olmadığı sürece cinsel sorun denen şeyin kendiliğinden çözülebileceğini
düzelebileceğini söylemiş.
Yine kadınların çokça merak ettiği sorulardan biri neden erkekler seks sonrası uyuyup kalıyorlar ve bu partnerini sevmediği anlamına mı geliyor ya da işte bencil olduğu anlamına mı geliyor?
Dr. Herp bu konuda şöyle söylüyor.
İlişki sonrası düzenli olarak uyuyup kalan bir erkek varsa karşınızda sürekli bunu yapıyorsa mekanik ilişki.
İlişki tarzını ve ilişkideki minimal kişisel yapıyı yansıtan bir mesaj veriyor demektir size diyor.
Çünkü boşalma ihtiyaç duyduğu özellikle cinsel rahatlamayı kastediyor burada.
İhtiyaç duyduğu şeyi aldığı anlamına geliyor.
Ve sizinle yakın olma sürecinden kaçınma ihtiyacı duyduğu anlamına gelebilir diyor.
Ve muhtemelen sonrasında da uyuyup kalır diyor.
Yani tepkisi bilinç düzeyinin, niyetinin ve kontrolünün dışında olan bir şey.
Gelelim bir başka soruya.
Bazı erkekler biliyorsunuz tatile gitmiyor.
Neden? Bir de iş bahanesinin arkasına sığınıyorlar.
Şimdi tatillerde ve alışverişte erkeklerde aynı duygu uyanıyormuş.
Tatiller kafasını sürekli meşgul eden o ciddi yaşamsalara işlerde onun dikkatini dağıtan bir şey gibi erkekler için bizimle yine aynı değiller gördüğünüz gibi.
Ve bir ilişkideki sorunları ve çatışmaları tatillerde gizlemek daha zordur arkadaşlar.
Evde gündelik sorumluluklar var ve bu sorunlardan kaçmalarını bunlar mümkün kılabiliyor ama tatilde kaçamıyorlar.
Tatiller bir ilişkideki kadın erkek farklarının derinliğini ve yoğunluğunu ortaya çıkaran bir şey.
Dengeli bir ilişki varsa ortada çiftler güzel vakit geçirirler.
Erkekler tatile gelmek isterler ama aşırı kutuplaşmış bir ilişki varsa ızdırap çekecekleri için gitmek istemiyorlar tatile.
Bir erkek danışanı Dr.
Herbe şöyle söylüyor. Tatiller cehennem gibi diyor.
Çok yorucu diyor. Bir an önce işe dönüp dinlenmek harika olacak diyor.
Bakın işe dönüp...
Dinlenmek diyor. Dikkatinizi çekelim.
Gelelim bir başka soruya.
Erkekler ailelerine yakın olmak istiyorlarsa eğer neden buna öncelik vermiyorlar?
Hani işte ailem benim için çok önemli diyorlar ama hani ortada yoklar.
Niye bize öncelik vermiyorlar?
Şöyle ki çoğu erkek ailelerine öncelik verdiğine inanıyor.
Bakın inançları bu yönde.
Hani nerede Merve ben göremiyorum diyorsanız bunu özel ilişkiler yoluyla değil, hani bizim gibi değil onlar altını çizerim.
Bir şeyler yaparak, para kazanarak aileler için.
koruyarak, nasihatler, öğütler vererek, kararlar vererek yapıyorlar.
Onların sevgi dili bu.
Bunu lütfen anlayalım.
Yani bu yollarla sevmeyi öğrenmişler.
Ve bütün bunları yapınca karşılığında bir sevgi, bir takdir görmek istiyorlar.
Göremeyince de inciniyorlar.
Nasıl ki kadınlar işte ev işlerini görmeyen erkeklere çok yükseliyor ve sinirleniyor, inciniyorlar.
Aynısı onlar için de geçerli.
Şöyle düşünüyorlar. İşte ben her şeyi ailem için yapıyorum ama ailem bana diyor ki işte bizim yanımızda olmuyorsun, sürekli bize nasihatler, öğütler veriyorsun, çok meşgulsün, çok uzaksın, çok mesafelisin dedikleri...
zaman yani ailesinden böyle bir tepki gördüğü zaman birer yabancı kesiliyor erkekler ve yaptıklarının hiçbir değeri yokmuş gibi gözüküyor onlara.
Yani en çok şeyi verip de en az sevilen olma hissettikleri şey buymuş ve bu paradokstan da en çok etkilenen erkeklermiş arkadaşlar.
En çok şeyi ben veriyorum ama en az sevilen benim böyle düşünüyorlar.
Bu da bu tür erkeklere böyle hisseden erkeklere dünyanın ne kadar materyalist bir yer olduğunu sadece dışsal güce saygı duyulan bir yer olduğunu olduğunu doğrulatan bir şey gibi ve erkeklerin bir anda evi
barkı terk etmesi ya da hastalığa yakalanmasının nedenlerinden biri de buymuş arkadaşlar.
Bu boşunalık hissi.
İşte farklıyız diyorum ya bu farkları anlayabilsek aslında her iki taraf da bence daha mutlu olacak.
Mesela kadınların rekabetçi iş dünyasında yaşamış olduğu güçsüzlük, sömürülme, küçümsenme duyguları erkeklerin kişisel yaşamlarında yaşadıkları güçsüzlükle, savunmasızlıkla
denk düşüyormuş. Ve çoğu erkek özellikle yardıma ihtiyaç duyduğunda tam anlamıyla güvenebileceği, duygularını paylaşabileceği, kişisel ilişkiler kurma yetisinden yoksun gibi görünüyor.
Bu nedenle yakınlığa en fazla ihtiyaç duydukları anda yaklaşmak yerine bakın bizlerden yine farklılar daha fazla uzaklaşıyorlar.
Erkeklerin kişisel olmayan cinsel takıntısı nasıl ki kadınları itiyorsa erkekler de kadının cinselliğini kontrol amacıyla ya da erkeğin sevgisi ve paylaşımı karşılığı verilen bir
ödül olarak kullanması nedeniyle erkekler kendini manipüle edilmiş hissediyorlar.
yakınlıktan uzaklaşmasından dolayı kendini reddedilmiş ve yabancılaşmış hissediyorlar.
Kadının paraya yönelik gerçekçi olmayan tutumu, diyeti, alışveriş saplantısı ve ilişki konusunda dur durak binmeyen takıntısı erkeği çileden çıkarıyor.
Gördüğünüz gibi bir cinsin her şikayetine karşılık eşdeğer olan bir başka şikayet var gibi.
O yüzden ilişki kötüye gidince çiftlerden birisinde başlangıçta çok cazip gelen bir nitelik rahatsız edici olmaya başlayabiliyor arkadaşlar.
Geleneksel ilişki sürecinde erkek soğukluğu ve uzaklığıyla kadını yaralayabiliyor.
Aynı anda da kadın da ateşli duygusallığıyla ve veremeyeceği bir yakınlığa erkeği zorlayarak erkeği yaralayabiliyor.
Erkek kontrol ihtiyacıyla itaatkar olmaya tahammül edemeyişiyle kadını yaralıyor.
Kadın da biz ilişkisini yanlış anlayarak ve kimliğini kaybederek tercihlerini dile getirememesiyle, inisiyatif alamamasıyla erkeğe yaralıyor.
Ve erkek insanlar ve duygular konusundaki olumsuzluğuyla kuşkuculuğuyla, güvensizliğiyle kadını yaralarken kadın da insanlar hakkındaki o bitip tükenmeyen olumlu düşünceleriyle,
naif iyimserliğiyle, otorite figürlerine ve gurulara kolayca kanmasıyla erkeği yaralayabiliyor.
Erkek geleceği güvence altına almak için hiçbir şeyin yeterli gözükmediği, doyumsuz bir maddi güvence ve güç ihtiyacıyla kadını rahatsız ediyor.
Kadın ise tam tersi.
Her şeyin iyi olacağı, işte polyanna iyimserliği, dediğimiz bir iyimserlikte erkeği rahatsız edebiliyor.
Çünkü böyle bir kadınla olan bir erkek her şeyden günün sonunda kendisinin sorumlu olduğunun yükü altında eziliyor.
Erkek suskunluğuyla, duygusuzluğuyla, bir sorun olduğunda uzaklaşmasıyla kadının güvensizliğini arttırırken kadın da erkeğin tam da en az açılabildiği anlarda açıklık, yakınlık
ve paylaşım konusunda sürekli baskı yaparak erkeği rahatsız edebiliyor.
Ve bütün bunlar şöyle bir ilişki döngüsüne yol açıyor arkadaşlar.
Kadın görünüşte çok fazla sevdiği için Erkek ise görünüşte sevemediği için inciniyor, kadın aşırı dış korkuları ve kendi gücünü inkar etmesi yüzünden acı
çeker. Erkek ise korkularını ve savunmasızlığını inkar ederek, abartılı bir yenilmezlik duygusu besleyerek kendini yok eder.
Erkek mantığın.
Gerçeğin ve dış çözümlerin özel yaşamını bir şekilde dönüştüreceğine inanır ama yanılır.
Kadın ise sevgisiyle her şeyi çözebileceğini düşünerek yanılır.
Mesela 34 yaşında mutsuz bir evliliğe olan bir erkek danışan şöyle diyor.
Bu adamın sevilme fikri şöyle arkadaşlar diyor ki.
Konuşmaya, sevgi göstermeye, kendimi hazır hissedinceye kadar rahat bırakılmak istiyorum ve böyle hissettiğim için de suçlanmamak istiyorum diyor.
Eşinin buna ilk tepkisi ne oluyor?
Adamın böyle bir düşüncesi var.
Eşinin tepkisi öfke ve reddedilme duygusu oluyor.
Halbuki gördüğünüz gibi gerçekler bunlar değil.
Yani dediğim gibi biz başka dünyaların insanlarıyız.
tatmin edecek bir nesne olarak değil, bir insan olarak ilişki kurmaya çalışın bir erkekle.
İstedikleri şey bu arkadaşlar.
Peki bir erkek ne zaman değişir ve nasıl değişir?
Mezarda dermişim.
Arkadaşlar bir erkeği severek değiştiremezsiniz.
Bakın bu podcast'ın ana modlası bu tamam mı?
Bir erkeği severek değiştiremezsiniz.
Bunu Dr. Herb söylüyor, vurgulayarak söylüyor.
Bunu unutmayın. Kadının sevgisi ona istediği şeyi verememesi nedeniyle erkekte suçluluk yaratan bir sevgi ve ilgi açlığı olarak algılanıyormuş.
Ben bunu hiç bilmiyordum. Yani aşırı seven kadınlar var ya erkekler suçluluk hissediyorlar böyle kadınlarla beraber oldukları zaman.
Çünkü ben ona istediği şeyi veremiyorum diyor ve karşısındaki kadını sevgi ve ilgi açı olarak algılıyor.
Ve bu durumda ne oluyor? Erkek sevildiğini değil baskı altına alındığını hissediyor ve topukluyor kendi içine çekiliyor ya da.
Erkeklerin çoğunun iyileşmek için sevgiye ihtiyaç duyan böyle yürekten yaralı birer küçük çocuk olduğu görüşü kısmen...
Ama kısmen doğrudur diyor Dr.
Herp ama tıpkı yaralı hayvanlarda olduğu gibi çok hızlı ve çok fazla yaklaşan birine karşı güvensiz ve koruyucu bir tepki verebilir.
Dikkat! Bir erkeği değiştirmek bir kadının ilişkide neler yaptığından çok kendini nasıl hissettiğiyle ilişkilidir.
Burayı tekrar etmek istiyorum.
Bir erkeği değiştirmek bir kadının ilişkide neler yaptığından çok kendini nasıl hissettiğiyle ilişkilidir.
Siz kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Bir danışanı şöyle diyor Dr.
Herbe. Kendini seven ve bağlanmış olduğu doyurucu bir hayata olan bir kadına güvenirim sadece diyor.
Yani kişisel saygınız ve özellik dereceniz, kimliğiniz çok önemli arkadaşlar.
Ve bir erkeği değiştirmenin en etkili yolu onda istenmeyen tepkileri yaratan tepki ve davranışları tespit edip değiştirmektir diyor.
Bir erkeğe yakın olmak istiyorsanız eğer bir kadın olarak erkeğin yakınlık probleminden çok onu uzaklaşmaya iten şeyi bulun.
Kendi yaptığınız bir şey. İse o onun üzerinde durmaya çalışın.
Mesela yönetildiğini düşünen bir kadın erkeğin yönetme davranışı üzerinde değil gücü erkeğe bırakma konusunda kendi yaptıkları üzerinde durmalıdır diyor.
Erkeğin kendisine bir çocuk gibi davrandığını hisseden bir kadın onun şovalizmini yüzüne vurmak yerine acaba ben onda bu tepkiyi nasıl kamçıladım neden beni çocuk gibi görüyor diye düşünmesi gerekiyor.
Aynısını erkekler içinde ya da aşırı seven bir kadın erkeğin bencil davranışlarından çok tek yönlü bir ilişkide kendini aşırı kaptırması üzerinde durmalıdır diyor.
Ya ben niye bu kadar kaptırdım ya?
Bunu düşünün diyor yani. Partneri suskunlaşıp uzaklaşan kadın erkeğe kendini açması için dil dökmek yerine bu suskunluğu tetikleyen şeyin ne olduğunu bulmaya çalışmalıdır diyor.
Yanlış anlamayın burada kadınları suçlamıyor.
Değişim arayan bir kadının en üretken çabasının o adamla ya da o adamsız.
gerçekte olduğu haliyle güçlü, önyargısız, bağımsız, girişken ve iyi bir insan olmaya devam etmesi gerektiğini söylüyor.
Yani varlığımızın gücünü özümüzden alalım, bir erkeğe bağlamayalım demek istiyor.
Bir erkek danışanı şöyle demiş Dr.
Herbe. Tanıştığımız zaman onun yaşama olan bakış açısını sevmiştim.
İnsanlarla ilişki kurma tarzını sevmiştim.
Oldukça açık, oyunbaz, komik ve rahat bir kadındı.
Şimdi ise benimle olan ilişkisine bakıyorum.
Bütün bunların neredeyse 180 derece tersi.
Belirsiz, gergin, ciddi ve sürekli ağlayan bir kadın.
Bu da beni ondan uzaklaştırıyor demiş.
Ve çoğu kadın dikkat ettiyseniz bir ilişkisi bittikten sonra döndüm bak geldim şimdi moduna geçiyor.
Eski haline dönüyor özüne dönüyor yani.
O erkeğin sevdiği haline dönüyor aslında.
Bir erkek arkadaşım bana şöyle demişti.
Merve kadınlar tarafından dolandırıldığımı hissediyorum.
Niye dedim? Çünkü dedi tanıştığım zaman yani ilk tanıştığım sıralar ateş ediyor dedi.
İşte giyiniyor, kuşanıyor, spora gidiyor, kurslara gidiyor, sürekli kendini geliştirmeye çalışıyor, çok özgüvenli bir profil çiziyor.
Ama ne zaman aynı evin içine giriyoruz ya da işte birlikte yaşamaya başlıyoruz o zaman bambaşka bir kadına dönüşüyor dedi.
Sporu bırakıyor, kendini salıyor, iş hayatıyla alakası kalmıyor yani bambaşka birine dönüşüyor ve ben dolandırıldığımı hissediyorum dedi.
Ve ben aşık olduğum kadını geri istiyorum dedi.
Gelelim bir başka meseleye.
Erkekler sevgi ve özeni size öğrendiği tarzda gösterir.
Eğer göstermiyorsa gösteremiyor demektir.
Ya da zaten hiç öğrenememiştir diyor Dr.
Herb. Şimdi söyleyeceğime dikkat.
Erkekler sevgi ve yakınlık duygularını kişisel yakınlıktan çok sizin için bir şeyler yaparak ifade etmeye çalışırlar.
Bir sorumluluk alabilirler ya da bir inisiyatif alabilirler.
Bu şekilde sevgilerini ifade ettiklerine inanıyorlar.
Yani kadınlar gibi düşünmeyin diyorum ya bakın burada da bir ayrım var.
Erkeklerin ilişkilerinde yaşadıkları baskı ve stres ne kadar fazlaysa beraber oldukları kadından o derece uzaklaşırlar arkadaşlar.
Kendilerini güvende ve baskıdan uzak hissettiklerinde ise sıcak ve oldukça duyarlı olabilirler diyor Dr.
Herb. Yani stres azaldıkça erkek size geri dönecektir diyor.
Erkek uzaklaşınca kadında ortaya çıkan o acil yakınlık ihtiyacı ise gerilimi tırmandırır ve ilişkiyi iyice çıkmaza sokabilir.
Kadın kolay ulaşılır olmadığında ve erkeğin ihtiyaçlarını hayatının merkezine koymadığında erkeğin sevgisi artıyormuş arkadaşlar.
Burayı tekrar edeyim mi?
Kadın kolay ulaşılabilir olmadığında ve erkeğin ihtiyaçlarını hayatının merkezine koymadığında erkeğin sevgisi artıyormuş.
Kendini yaşadığı ilişkiye göre uyarlamayan bir kişiliği kimliği olan.
Kendini feda etmeyen bir kadının tahriki ve meydan okuması karşısında erkek de sevgisini olanca yoğunluğuyla açığa vurur diyor.
Bu ilişkideki bilinçsiz sınama sürecinin ve iktidar mücadelesinin bir parçası arkadaşlar.
Erkek karşısındaki insanı kontrol etmeyi deniyor olabilse de bunu başarması halinde olumsuz bir tepki verebilir.
Şimdi işin aslı şu ki erkekler ilişkide kimliklerini kaybeden kadınlara ilgilerini kaybediyor.
Ama kendi sınırlarını koruyan ve güçlü ayrı bir kimlik sahibi olmaya devam eden kadınlara bakın ayrı bir kimlik diyorum onlara daha bağlı ve daha ilgili kalmayı sürdürebiliyorlarmış.
O yüzden yaşadığınız ilişkiye kendinizi aşırı aşırı kaptırmanız o ilişkiyi alıp hayatınızın merkezine koymanız.
Hani işte ölüyorum bitiyorum sensiz yaşayamamlar.
Hem sizin için çok yıkıcı hem de ilişkiniz için çok yıkıcı.
Neden? Çünkü kadının kendini ilişkiye feda etmesi erkeğin sevgi olarak algılamadığı bir şey arkadaşlar.
Aksine bu bilinçsiz bir zorlanım onlar için.
O yüzden bu yaptığınız işte aşırı sevgi ters tepe biliyor.
Dr. Herb yüzlerce erkekle ve kadınla ilişkilerdeki yakınlık üzerine görüşmüş ve senelerce anlattıkları şeylerden kilit noktalar yakalamış.
Erkekler ne ister kısmını şöyle kısaca özetleyecek olursam erkek danışanların ifadesiyle şöyle.
Kadın erkekten açıklık ve dürüstlük istiyor değil mi?
Ama erkek gerçek duygularını söylediği zaman öfkeleniyor işte ağlama krizleri geçiriyor.
Erkekler bunu istemiyor. Kadının erkeği önce yaptığı işten dolayı cazip bulması sonra da o işiyle devam ettiği işin işiyle meşgul olduğu için buna içerlemesi hatta işte beni ihmal
ediyorsun diye suçlaması bunu da istemiyorlar.
Kadının aklından geçenleri okumaya çalışmak, okuyamadığı için suçlanmak ve o kadını mutlu edecek çözümler bulmak bu tarz şeyler istemiyorum diyor erkek danışanların çoğu.
Bana yaptıklarımın işe yaramadığını söylemesin diyor karşımdaki kadın.
Ne yapacağımı, ona kendini neyin iyi hissettireceğini açık ve net bir şekilde söylesin diyorlar.
Gördüğünüz gibi erkekler aslında çözüm odaklı arkadaşlar ve çoğu diyor ki yaptığım iş her ne olursa olsun benim işime değer veren bir kadın istiyorum.
Pohpohlanmak istiyorlar bunu da söyleyeyim.
Benim için kendini feda edip ondan sonra da onun yarattığı boşluğu doldurma sorumluluğunu bana yıkmayan bir kadın istiyorum diyorlar.
İlişkiyi hayatının odak noktası yapmayan bir kadın istiyorum diyorlar.
Hayalindeki bene değil gerçek bene aşık olan bir kadın diyorlar.
Çünkü beklentilerini gerçekleştirememe, hayal kırıklığı yaratma gibi bir korkuları var.
Erkekler olayları kadınlardan farklı yaşıyor gördüğünüz gibi.
O yüzden bir erkeği açmanın en emin yolu onu yargılamadan, söylediklerine karşı olumsuz duygusal tepkiler vermeden dinlemekten geçiyormuş.
Kadınların her incinme tepkisi veya erkeğin duyarlılığı konusunda, sevme kapasitesi konusunda, ilgisi alakası konusunda yapacağınız en acımasız yargı erkeğin kendi içine kapanmasına
yol açar diyor Dr. Herb.
Son olarak bir erkek danışanın şu ifadelerine bakalım arkadaşlar.
Diyor ki Bu evliliğe bir ilişki demeyelim.
Koca bir insan değildir.
Bir sorumluluk, bir performans nesnesidir diyor bir erkek danışan.
Bazı kadınlar nasıl ki evlilikte kendilerini bir eşya ya da bir hizmetçi gibi değerlendirilip öfke nöbetleri geçiriyorsa erkeklerin çoğu kendini kullanılabilecek bir nesne olarak, bir cüzdan olarak görüyor.
Ve çoğu evlilikte bir kadının kocasına duymuş olduğu sevgi erkeğin rolüne, performansına ve yararlılığına bağlıdır.
Ve bir erkek danışan bütün bunlar için şöyle söylüyor.
Yapabildiklerim için kullanıldığımı hissediyorum ama neysem o olduğum için sevildiğimi asla hissetmiyorum diyor.
Son olarak sevmek ve sevilmek olduğu haliyle tanımak ve olduğumuz halimizle tanınmak anlamına geliyor.
Bunu unutmayalım. Hepimizin ortak ihtiyacı bu arkadaşlar.
Bu bölümün ikinci partı devamı gelsin diyenler Instagram'da bu bölümün gönderi postunun altına yorumlarınızı yazabilirsiniz.
Mediamarkt Ortamlarda Satılacak Bilgi'yi sundu.
Mediamarkt'a rengarenk şahane cuma yaklaşıyor arkadaşlar.
Unutmayın şimdiden ürünlerinizi hazırlayın sepetinize koyun ve pusuya yatın.
Kendinize iyi bakın hoşçakalın bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
