
Dinliyoruz Ama Yargılamıyoruz | Haydar Dümen'e Gelen Komik Sorular
28 Ağustos 2026 · 25 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi
Twitter: @OrtamlardaB
Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com
“Kendimi Nasıl İyileştiririm?” kitabımı almak için: https://amzn.eu/d/0wFlqHl
"Hikayeni Yeniden Yaz!" kitabımı almak için: https://amzn.eu/d/ipC0Vma
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Transkript
Herkese merhaba, Ortamlarda Satılacak Bilgi'ye hoş geldiniz.
Ben Merve. Bugün sizlerden gelen yoğun istek üzerine, merakla beklenen o bölüm, Haydar Dümen bölümüyle geldim.
Bakın daha başlamadan gülmeye başladım.
Bu bölümü tamamlayamayabilirim.
Bu arada tabii ki bu bölümü çocuklarınızla dinlemeyin.
Hani söylememe bile gerek yok ama hani Haydar Dümen'i bilmiyorsanız ve yanlışlıkla açtıysanız kapatın.
Bu arada başlamadan şunu da söyleyeyim.
Ekibim Podcast BPT biliyorsunuz danışmanlık hizmeti veriyor ve şimdi de yepyeni bir kampanya hazırladılar.
Podcast ile başlamak istiyorsanız veya yayındaki podcastınızı daha profesyonel bir hale getirmek istiyorsanız ekibim Podcast BPT podcast ile danışmanlık hizmeti veriyor.
Bu süreçte neler yapıyorlar?
Ses kurgusu, içerik editörlüğü ve hatta bölümün paylaşımına kadar ekibim yapıyor ve aylık yaptıkları süreç değerlendirme toplantılarıyla da bir ay boyunca neler olduğunu değerlendiriyorlar.
Eğer podcast yapmak istiyorsanız veya podcastınızı bir adım öteye taşımak istiyorsanız bu fırsatı kaçırmayın derim.
Açıklamalardaki linke tıklayarak testi çözebilir ve size en uygun paketi hemen oradan bulabilirsiniz.
Şimdi terapi odasından hikayeler diye bir bölüm yaptım.
En son yaptığım bölüm. Orada esprisine size Haydar Dümen bölümü yapayım mı dedim.
Hani gülmekten yarılırız dedim.
Sonra bir baktım diyem kutusu patlamış ertesi gün.
Ne olur yap ne olur yap.
Hatta yorumlarda böyle yıkılmış yap yap diye.
Hala söylüyorsunuz. Bakın aradan bir hafta geçti.
Merve ne zaman yapacaksın?
Lütfen yap. E sizi mi kıracağım ya?
Yani yapıyorum. Ama nasıl yapacağım?
Nasıl anlatacağım? Az önce ekip arkadaşım diyor ki Merve ne yapacaksın?
Haydar Dümen bölümünü yapacak mısın?
Dedim yapacağım da nasıl olacak o iş?
Utançımdan duvarları kemireceğim.
Ama Merve'ler sözünü tutar.
Çok utanıyorum. Şimdi başlamadan önce...
Ya ben niye utanıyorsam? Bu soruları yazanlar hiç utanmamış.
Şimdi başlamadan önce rahmetli Haydar Dümen'den biraz bahsetmek istiyorum sizlere.
Kendisi biliyorsunuz bir gazetede senelerce kendisine gelen garip cinsel soruları yanıtladı.
Garip derken komik yani. Bence bazıları tamamen geyiğine yazılmış, gerçek olmayan hikayelerdi diye düşünüyorum.
Ya da gerçek olmadığını düşünmek istiyorum.
Yani o kadar vahim bir durumda değilizdir umarım.
Tamamen... Haydar Dümen kendi meşrebince böyle baya komik cevaplar veriyor bu gelen sorulara.
Onları da okuyacağım. Ama aslında Haydar Dümen sadece renkli bir gazete figürü değildi arkadaşlar.
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu ve nöropsikiyatri uzmanı ve cinsel yaşam üzerine kitapları olan bir hekim Haydar Dümen.
Ve Haydar Dümen'e gelen sorulara çok gülüyorduk ama aslında gözden kaçırdığımız bir şey vardı bence.
Ona gelen sorular Türkiye'de mahremiyetin, cinsel bilgisizliğin ve tabuların kanıtı gibiydi.
Çünkü Haydar Dümen'e gönderilen bu sorular bireysel gibi görünüyordu.
görünse de topluca bakıldığında hani bir dönemin bence sosyal tarihini anlatıyor.
Hatta şu an yine olsa yine anlatırdı.
İnsanlar neyi bilmiyordu?
Neyi doktora bile gidip yüz yüze konuşmaya çekiniyordu?
Hangi efsanelere inanıyordu cinsellikle ilgili?
Bunlar da var. Yani gülerken bunları da gözden kaçırmayalım derim.
Şimdi ben size ona gelen komik soruları okuyacağım.
Haydar Dümen'in vermiş olduğu cevapları okuyacağım.
Ve daha sonra o konuyla ilgili bilimsel bir çalışma işte akademik bir makale vs.
varsa ona da değineceğim.
Yani konunun bilimsel açıklamasını da yapmaya çalışacağım bu bölümde.
O zaman başlayalım.
İlk sorumuz gelsin.
Şimdi sorunun başlığı kuş bir türlü uçamıyor.
Danışan diyor ki 24 yaşındayım.
İlişkiye girmek istediğimde benim kuşum uçmayı bir türlü beceremiyor.
Ne yapmalıyım? Haydi annemin verdiği cevap.
Değerli okurum. Kafeste yaşayan kuşlar genelde uçmayı başaramazlar.
Yemleri önünde, suları kabında.
Ye, iç, yan, gel, yat.
Kanat gücüne gerek yok.
Senin kuş avcuna konuyor.
Sen de kanatlarını sıvazlayarak doya doya okşuyorsun.
Alıştıra alıştıra tembelliği kanına sokmuşsun.
Zahmetli doyuma gerek kalmamış.
Kuş buna o kadar çok alışmış ki hadi bakalım çık yola desen o da sana babişko ya o beni yerse uçup kaçamam da sen rahat ben rahat ne istersin daha ne sen beni üz ne de
ben seni der gibi geldi bana.
Tablo öyle ama onun içindeki kanı oynatacak biri çıkarsa karşısına rahat gece uykularına hasret kalırsın.
Bunu unutma demiş Haydar Dümen.
Şimdi arkadaşlar 2024 yılında yayınlanan bir araştırma var.
2743 erkek incelenmiş ve araştırmacılar atipik mastürbasyon dedikleri yani partnerli cinsel ilişkide oluşan uyarılmadan belirgin şekilde farklı bir elle uyarılma biçimini
araştırmışlar araştırmacılar.
Ve katılımcıların yaklaşık %11'inde bu tarz bir mastürbasyon alışkanlığı varmış.
Ve bu gruptaki erkeklerin erektil fonksiyon puanları daha düşük.
Dismoksiyon görülme oranları ise daha yüksek çıkmış.
O yüzden araştırmacılar cinsel işle bozukluğunu değerlendirirken sadece mastürbasyon yapıyor musun değil nasıl yapıyorsun sorusunun da önemli olabileceğini söylüyorlar.
Yani bazı erkekler mastürbasyon yaparken çok belirli bir dokunuş şekline, bir baskı türüne ya da hıza alıştığı için vücutları zamanla o en kolay şekilde uyarılmaya alışıyor ve gerçek
bir ilişkide bulundukları zaman partnerleriyle aynı uyarıyı bulamayabiliyorlar ve dolayısıyla da ereksiyon olmakta ya da o ereksiyonu sürdürmekte zorlanabiliyorlar.
Ama bu mastürbasyon yaparsanız iktidarsız olursunuz gibi bir şey değil.
Şu demek yani vücudu sürekli tek ve çok özel bir uyarılma biçimine alıştırmak o mastürbasyon sırasında bu sorun yaratabilir deniliyor.
Araştırmalara göre Haydar Dümen'ce söyleyecek olursam kuş uçmayı unutmuyor sadece aynı pistten kalkmaya alışıyor.
Gelelim bir başka soruya.
Soru şu sıkı tutunun.
Hırsız şişme kadını mı çaldı?
Soru başlığı bu.
Evime hırsız girdi.
Şişme kadınımı da alıp götürdü.
Polislere bunu söylemeye çok utandım.
Şişme kadınımı hırsızın elinden nasıl kurtarabilirim?
Haydar Dümen'in cevabı.
Değerli okurum, hasretine ulaşmanın çeşitli yolları var.
İşte biri, bu yazıyı hırsız da okuyacaktır.
Plan şu, bakire bir şişme bebek al.
Bebeğin de uygun bir yerine şu notu koy.
Arkadaş sana el değmemiş koklanmamış bir gül bırakıyorum.
Benim vefalı her isteğine sesini çıkarmayan, yakınmayan ve gözü doymak bilmeyen bunca yıllık yatak arkadaşımı bana bırak.
Bu şişmeyi al güle güle kullan.
Şimdi 2022'de yayınlanan bir araştırma var.
131 şişme kadın sahibi incelenmiş ve araştırmacılar kullanıcıların 3 ana gruba ayrıldığını görmüşler.
Şişme kadını sadece cinsel amaçla kullananlar, bu kadını gerçek partnerinin yerine koyanlar ve şişme kadını adeta sentetik bir partner olarak görenler varmış.
Hatta son gruptakilerin bazıları şişme kadınlarına aşık olduklarını ve onlarla duygusal bir bağ kurduklarını bile söylemiş.
Yani arkadaşlar insan beyni bazen evet cansız bir nesneye bile bir arkadaş.
Bir muhabbet, bir ilişki ve duygusal anlam yükleyebiliyor.
Hatta şişme kadını olanların %70'i bunu çevrelerinden saklıyorlarmış yargılanma korkusundan dolayı.
Gelelim bir başka soruya.
Soru şöyle. 27 yaşındayım.
Kızlarla aram çok iyi.
Sabah, öğle, akşam ilişkiye giriyorum.
Bazen günde 5'e çıkıyor ve artık yürüyecek halim kalmadı.
Kızlar çeşme sanıyor.
Ne olur bana yardım edin.
Haydar Dümen diyor ki...
Bu haberi bana vermeyecektin değerli okurum.
Türkiye kurumak üzere.
Çeşmeler dinecek, toprak kuruyacak, hayvanlar telef olacak.
Tam ben bunlara çare bulmaya çalışırken şimdi aklım senin çeşmene takıldı.
Musluktan sızıntı olarak mı, şıp şıp damlayarak mı akıyor?
Şırıltıysa sorun yok da eğer damlayacak kadar kuruduysa elimden bir şey gelmez.
Yalan dolan dilinde, Türk iş liralar, dolarlar cebinde.
Kızları kandırırken düşünmeliydim bunları.
Tümünün gözü yaşta, sana dua ediyor.
Eski performansına kavuşmanı bekliyorlar.
Gözlerin parlamasın, seks için değil.
Seni tuzağa düşürüp...
Rime lime parçalamak için örgütlenmişler.
Lider olarak da beni seçmişler.
Kabul etmedim. Belgelerini sana gönderiyorum.
Şimdi bilimsel olarak bakarsak bilim diyor ki günde 5 kere ilişkiye girmenin 5'ten sonrası tehlikelidir gibi bir sınır yok.
Sadece şöyle bir şey varmış.
Arka arkaya boşalmalarda menü miktarı ve toplam sperm sayısı geçici olarak azalıyormuş.
Bu soru soran arkadaşın bilimsel açıdan asıl dikkat çekici tarafı 5 kere seks yapması değil.
Bunu farklı partnerlerle yapması eğer doğruysa.
Çünkü partner sayısı arttıkça biliyorsunuz cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlarla karşılaşma riski de artıyor.
2024 tarihinde 62 ülkeden verileri bir araya getiren geniş bir meta analiz var.
Burada çok sayıda partnerin yani cinsellik yaşamanın çok sayıda partnerli.
Frengi için çok büyük bir risk faktörü olduğu saptanmış zaten.
Bel soğukluğu ve diğer enfeksiyonlar da cabası arkadaşlar ona göre.
Gelelim bir başka soruya.
Diyor ki tatlı yiyince aklıma cinsellik geliyor.
Ben ufak bir lokantada çalışıyorum.
51 yaşındayım. Tatlı yedikçe aklıma cinsellik geliyor.
Kadınları görünce çok tahrik oluyorum.
Sizce tatlı yemeği mi keseyim yoksa ilişkiye mi gireyim demiş.
Haydar Dümen'in verdiği cevap.
Tecrübenin acemisi.
Gel tatlı yiyelim, tatlı konuşalım.
Hangi tatlıyı yiyorsan bir porsiyonda göz gönül hakkı bana gönderiyor musun?
Söz mü? Söz.
Pekala. Kes şu tatlıyı.
Bak şimdiden göbek taşmış, kanında şeker 120'ye aşmış.
Geliyor gümbür gümbür, geliyor.
Dağları delerek, ovaları inerek geliyor.
Dur kaçma, ser değil gelen.
Şeker hastalığı.
Kapını çalmadan kanına giriyor.
Bir yıl mı desem, on yıl mı desem orada durmuyor ve cinsel organının sifonuna iniyor.
Onun vidasını sola çeviriyor ve penisteki kan gidince zavallı organ süt dökmüş kediye dönüyor.
Kadınlara tahrik olmana gelince çaktırmadan geç dalganı ince ince.
Benden selam komşu Naciye'ye demiş.
Peki bilimsel araştırmalar ne diyor?
Şimdi erkeklerde yapılan bazı deneyler var.
Burada yüksek miktarda glukoz alımından sonra testosteronun kısa süreli olarak azaldığı...
Ama şu da var arkadaşlar tatlı ve cinsellik beynin aynı has sistemini bazı bölümlerini kullanıyor.
Bu yüzden tatlı yemek bazı kişilerde cinsel çağrışım yaratabilir denilmiş arkadaşlar.
Ama doğrudan ne videoyu arttırıyor gibi bir şey diyemeyiz.
Yani tatlıyla seks aynı has sisteminin bazı düğmelerine basabilir ama aynı düğmeye basmaları birinin diğerini otomatik olarak arttırdığı anlamına gelmez.
Bu adamın libidosu yükselmiş tatlıyı bahane etmiş gibi bir şey olmuş.
Gelelim bir başka soruya.
Diyor ki ben kız arkadaşımdan çok dertliyim.
Her gün benimle seks yapmak istiyor ve neredeyse her gün birlikte oluyoruz.
Bu durumdan çok sıkıldım.
Ne olur bana bir çare bulun.
Haydar Dümen'in verdiği cevap.
Vallahi arkadaş doğru.
Ben de sıkıldım. Geçmiş olsun.
Allah kolaylık versin.
Eline beline diline kuvvet diyeceğim ama bu senin aleyhine.
Eline beline diline zincir vurmak istiyorum.
Tek çıkış yolu bu. İsteyenin bir yüzü vermeyenin iki yüzü kara.
Burada tam tersi.
İsteyenin yüzü kapkara.
Vermeyenin yüzü akpak.
Seni gidi seni. Yalnız çok merak ediyorum.
Bu kız kaç yaşında? Yarka mı?
Piliç mi? Anaç mı?
15-18 arası yarka.
18-22 arası piliç.
22'den sonrası anaç adayı lokum.
Set seç al. Ufaklara dokunma.
Acemilerle oynama. Lokumlara karşı dikkatli ol.
Bir yerlerine yapışıp kalabilirler.
Hadi be oğlum. Başın derde girmeden sen bu kızı dehleyiver gitsin.
Gelelim bir başka soruya.
Bu soruya çok güldüm. 26 yaşında dul bir kadınım.
Çok istekliyim ama kendi kendime tatmin edemiyorum.
Bir partner de aramıyorum.
Çevremdekiler bana vibratör önerdi ve bunların bir de titreşimli olanları varmış.
Acaba hangisi daha tesirlidir?
Lütfen bana bir çare bulun.
Rumus ateşli bomba.
Cevap. Bombaların bombası.
Kadınların hası.
Her şeyin vardır bir kuralı bir yasası.
Köşelere kaçma sıkıştırırlar.
Seni köşeye bucağa alıştırırlar.
Ortalarda da durma.
Bomba pimini sakın üstünde unutma.
Partnerden ağzın yanmışa benziyor.
Üstelik çevrendekiler de sanırım senin içine sinmiyor.
Sıra geldi vibratöre.
Elinin altındaki sanki bir köle.
Her olanı bilip ona göre vibratörle utangaçlığını atacaksın.
Kimi geceler erken yatacaksın.
Belki vibratöre hayatını anlatacaksın ki aslına benzesin.
Vibratörün titreşimlisi ha?
Sakın ha. Sen zaten titreşimlisin.
Vibratörününki de seninkine eklenince ne olacağını bilir misin?
Sana söyleyeyim. Sizin eve UFO geldiğini zannederler ve medyayı üzerine salarlar.
Bu ne ya? Gelelim bir başka soruya.
Geçen ay iki günlüğüne Yeni Zelanda'ya gittim.
İki gün içerisinde 18 kez ilişkiye girdim.
Şimdi azgın bir boğa gibiydim.
Sokaktan geçenlere bile farklı bakıyorum.
Lütfen bana yardım edin.
Rumuz. Azgın çılgın boğa.
Cevap daha da komik.
Hop hop hadi Aksaray.
Top kapı. Bir kişi daha.
Dolmuşa koş. Kalkıyor.
Türkiye'den Yeni Zelanda'ya azgın çılgın boğalar koltuğuna bir kişi.
Uçak kalkmak üzere.
Koş yavrum koş. Yeni Zelanda'ya koş.
Orası seni paklar. Eğer burada bir yanlış yaparsan birileri çıkar sana dersini verir.
Seni de haklar. Sen Yeni Zelanda'ya seks elçisi mi gittin ki günde 9, neredeyse 2 günde 19 sefere dolmuşa bindin?
Ne zaman yemek yediğin, ne zaman gerçek işlerini bitirdin?
Bak aslanım adam olmak diye bir kavram var.
Bunu bir de benden duyun.
Değerli okurlarım. Boşa kaşık çalmayın.
Martavallara kanmayın. Ruhunuzu da masallarla doyurmaya kavuşmayın.
Bir başka soruya geldim.
Buna çok güldüm ya. Ya böyle bir saçmalık olamaz.
Diyor ki benim burnum çok uzun.
Cinsel organım da kısa.
Bu yüzden bakınca penisimi göremiyorum.
Burnumdan kesip cinsel organıma ilave etsek olur mu?
Cevap. Değerli okurum nedir bu bizdeki burun edebiyatı bilemiyorum.
Nedense burunla penis boyu arasında hep bir bağlantı kurulur.
Büyük olanın büyük olur gibi.
Şimdi kadın bir türlü damat adayını beğenmiyor.
Soruyorlar e korktum çünkü burnu büyük diyor.
Ya öteki diyorlar burnu çok küçük ben onu bir lokma da yutarım diye cevap veriyor.
İşler zor. Bu durumda Karadenizli kızlar hemen evlendiler diyelim.
Egeli kızlar bir türlü erkek beğenmiyorlar.
Öyle midir aşkın evliliğin temeli?
Burnu nohutlara ne demeli?
Burun şampiyonum. Sen şanslısın diyelim.
Her şeyi göremiyormuşsun.
İşte huzuru yakaladın.
Çünkü ülkenin zaten çok görülecek bir hali yok.
Burnun da evlilikte mutluluğun kdvs olsun.
Gelelim kesip organına eklemeye.
Olabilir de ama takılıp kaldığım nokta şu.
Delikleri ne yapacağız? Yani küçük ihtiyaç iki musluktan mı akacak?
Ya da birinden erkek ötekinden dişi siper mi çıkacak?
Esas önemlisi kadın görünce aman bu da nesi diye korkudan mı kaçacak?
Bir başka soru. Başlık şöyle.
Eldivenin orta parmağını kesip prezervatif yaptım.
18 yaşındayım. İlişkiye girerken prezervatif alamadım.
Ben tıbbi eldivenin orta parmağını kestim.
Onu benim ufaklığa taktım ve o şekilde ilişkiye girdik.
Keserken ucu delinmiş yazmış.
Hayda düvenin cevabı.
Bahtsız mısın? Tahtsız mısın?
Yoksa akılsız mısın?
Ben sana ne diyeyim? Bana bir anımı hatırlattın.
Çiçek satan kadından çiçek aldım.
Bir tane de anama sümbül dedim.
Çiçekçi kadın yüzüme baktı ve o roman esprisinden birini patlattı.
Karıya çok anaya az.
Tıpkı onun gibi. Yani sen ilişkiye gireceksin.
Ortamın bütün koşullarını sağla.
Prezervatif alacak parayı bulama.
İşte baht burada. Eğer cepte 50 prezervatifin var ise ama ilişki kuracak kişi ya da ortamın yoksa bunun adı gençlik bahtsızlığı.
E olabilir. Bir prezervet ve bir eldiven parmağı.
İşler karışmış. Parmakların kulaklarını kaşımaya alışmış.
Spermler işini iyi bilir.
Bence gebe değil ama bir de aması var yazmış.
Sırada başka bir soru var.
Soru şu. Zaman içinde penis uzar ve kalınlaşır mı?
34 yaşındayım.
10 yıl önce bir kız arkadaşım vardı.
Sonra ayrıldık. Geçenlerde tekrar karşılaştık ve ilişkiye girdik.
Bana senin penisin büyümüş ve kalınlaşmış dedi.
Ben fark göremedim. Bu mümkün mü?
Yoksa kız arkadaşım bana moral mi vermeye çalıştı?
Rumuz. Eskici.
Eskici. Cevap.
Değerli okurum. Her ihtimal daha var.
Say sayabildiğin kadar. Kız kilo aldı, organının çevresi yağ bağladı ve yollar biraz daraldı.
Önceki partnerinin penisi çapsızdı.
Vajina ona adaptasyon yaptı.
Kadın aklını kullandı, seni pohbaladı.
Sen havaya girip gaza geleceksin, sık sık onu isteyip bırakmayacaksın.
Bu hesabın altında başka hesaplar var.
Aman dikkat. Gelelim kadının gözlerine.
Bana göre şaşı 5 gördü.
Şaşı olsaydı 2 penis görecek.
Bunun ikincisini nasıl peydahladın diyecekti.
Eğer dokunarak karar verdiyse kız kalemle çalışan biri anlaşılan.
Kalemle çalışan biri.
Kaleme alışan ellere göre seninki biraz çaplı geldi.
Gelelim sonuca. Ya moralin falan bozuk muydu ki bir lafla moral buldun?
Biz başa dönelim. Önce senin moralini yükseltelim.
Kendine getirelim. Sonra kıza bir mesaj çekelim.
Kız sen İstanbul'un neresindensin diye sorup öğrenelim.
Şu sırada çok komik bir soru var.
Başlık şöyle. Kız arkadaşım penisimi ısırdı ve her yeri moraldı.
17 yaşındayım.
Ben kız arkadaşımla ilişkiye girmek istedim ama o istemedi.
Ben onu zorladım. O da penisimi ısırdı.
Ne yapacağımı bilmiyorum. Cinsel organımın üzerinde izler kaldı ve morardı.
Lütfen bana bir çare bulun.
Cevap Ne yapacaksın?
Koparmadığına dua edip akıllanacaksın.
Bir daha kimseye de zorla bir şey yaptırmayacaksın.
Oğlum el elden üstündür.
Sen sakın dairemi bozmayın diyen bilim adamını hiç merak ettin mi?
Oğlum aya gitmeyi hesap etmeyeceksin tamam.
Ama her dakika ay gibi bir yere inmeyi de düşünmeyeceksin.
Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Peki bunu kim demişti? Sizin çaycı Mustafa bile bunu bilir vallahi.
Gençliğin ufuklarını sarmışsa etten duvar.
Bak değiştirince şiir böyle oldu.
Umarım kemikleri sızlamaz Mehmet Akif Ersoy'un.
Kız dersini vermiş ama riske girmiş.
O noktaya kadar aklı neredeymiş.
Neyse olan olmuş morarmış üzerinde iz kalmış mış mış mış.
Neyse sorun değil. Sırada bir başka soru.
Ben her ilişkiden sonra Müslüm Baba dinlemezsem bir sonraki ilişkiden zevk alamıyorum.
Sanki o şarkılar beni yeniden canlandırıyor.
Eşim de damar şarkılar dinlememe engel oluyor.
Zor durumdayım. Aleme küstüm.
İlacım bir sen bir de Müslüm demiş.
Rumuz hasret rüzgarları.
Haydar Dümen'in cevabı.
Ah Müslüm Baba ah ne yaptıysan sen yaptın bu gençlere ve evlilere.
Bedenlerini jiletleyenler de.
Minibüslerde inleyenler de en acılı soslu arabesk nameleri dinleyenler de bağımlılık yarattın.
Sesindeki bastondan mı çağrışımı yapar yoksa bu ağır ve kalın sesin bir şifresi mi var anlayamadım.
Garibanların çorbasında, kimilerinin içki sofrasında, özel servis isteyenlere de yatak odalarında verdiğin müzik şöleniyle ah ulan ah kader dedirttiriyorsun.
Sonra da soruyorlar bana biz ne yapalım diye.
Hiç ne yapacaklar alışmış kudurmuştan beterdir.
Sen yoluna devam baba Allah da cezalarını verecek bu korsanlara.
Müslimze de okurum. Tak kulaklığını, koy müslümün cd'sini, aç düğmesini, hafiften sallan, sakın yataktan düşüp bir yerini incitme, karına da acı.
Haftada bir gün ne güne duruyor Tarkan?
Karın da payını alsın o yataktan.
Bir başka soru.
Duyduğum her sesle orgazm oluyorum.
Gücüm tükenmek üzere.
27 yaşındayım.
En ufak bir sesle orgazm oluyorum.
Günde en az 200'ü buluyor.
Sevgilim beni terk etti.
Buna çok üzülüyorum. Ne yapmamız gerekiyor?
Rumuz orgazm delisi.
Cevap. Vay yavrum vay.
Beyin bilgisayarın kısa devre yapmış.
Sanıyorum bir zalim senin beynine virüs atmış.
Bana sorarsan seni çelik dolaba kapatalım.
Seni sesten izole edelim ki günde 200 vuruşluk darbelerden kurtul.
Evladım ya sen sayı saymasını bilmiyorsun ya da ben rüya görüyorum.
Ne demek 200? Her 7.2 dakikada bir orgazm.
Gecelerin 8 saatini devre dışı bırakırsam her 5 dakikada bir.
Vallahi senin zavallı organına acıdım.
Ayağa kalk yere yat çekilir dert değil.
Sen yarım saatliğine bile olsa sessiz bir ortam bulamıyor musun?
Yere kalem düştü orgazm.
Annen masaya çayı koydu orgazm.
Değerli okurum ya bir yerlerde aksaklık var ya da sen kafayı yemişsin.
Ben çözemedim. Ne halin varsa gör.
Allah sana güç versin.
Nerenemi? Tabii ki kafana.
Şimdiki çok komik okuyorum.
Denizli'nin köyünde yaşıyorum ve nişanlıyım.
Yılbaşında nişanlımla samanlıkta oynaşırken kayınpederim bizi yakaladı.
Kürekle penisime vurdu.
Çok canım yandı.
Yenin yıla nasıl girersek öyle gidermiş.
Bütün sene kürek mi yiyeceğim?
Rumuz kutsal kürek mağduru mor mantar.
Ya bunlar var ya Haydar Dümen'i kafaya almaya çalışmış.
Çoğu böyle bence bu mesajların.
Şimdi Haydar Dümen'in cevabı.
Denizli'de Hasan Hüseyin'den olma Ayşe Dudu doğumlu kayınpederden şanssız beyzade.
Geçmiş olsun. Hemen ivediyle çok aceleyle 3 yıldız kırmızı mühürlü.
Gizli kozmik odadan telefon bağlantısıyla kayınpederin Dursun Ali'yi aradım.
O bana şöyle dedi. Hocam oldu bir kere.
Ben nasıl kıyarım kızımın veli nimetine?
Hedefim başkaydı. Samanlığa bir girdim ki tepem attı.
Kız samanlar içinde damat adayı yaylı yatakta gibi kızın üstünde sallanıp duruyor.
İçimden ula izansızlar evde boş oda dururken deyip küreği elime aldığım gibi damadın poposuna bir şaplak atacaktım ki damat beni görüp dönmesiyle kürek mantarda patladı.
Bak morarmış da çare senden hocam.
Ardından da özür diledi.
Gelelim senin mor mantara.
Bütün sene acılı olmayacak.
Bu sana kızı bütün sene acıtma ha uyarısıydı.
Bir uyarı da benden. İki yıl kadar mantar yeme, midene ihanet etme, aileni namerde muhtaç etme, inanmadığın duaya da amin deme.
Bizi de yeme okurum, yeme demiş.
Şimdi sadece soruları okuyacağım arkadaşlar.
Komik soruları, cevapları okumayacağım.
İkimiz de esmeriz ama sarışın bir çocuk istiyoruz.
Peruk taksak olur mu?
Başka bir soru. Cinsel organımı yeşile boyadım, sevgilim salatalık sanıp ısırdı.
Ne olacak? Başka bir soru.
Eski nişanlımla 6 kez ilişkiye girdik ama ayrıldık.
Şimdi kısmetim çıktı.
Evleneceğim ama kız değilim.
Acaba kızlık sarımı evde dikebilir miyiz?
Biçki dikiş kursuna giden bir arkadaşım var.
Bana Haydar Hoca tarif etsin ben dikerim dedi.
Ne olur yardım edin.
Başka bir soru. Birkaç gün önce sevgilimle ilişkiye girecektim ama kız arkadaşım penisimi küçük buldu.
Cinsel organım 12,5 cm.
Sonra ilişkiye girdik bana.
Baykuş gibi bakıyorsun dedi.
Acaba kadınlar ilişkiye girdiklerinde takıntı mı yapıyorlar?
Ne yapmam lazım? Rumuz incindim.
İncinmişsin. Başka bir soru.
Sevgilimle ilk kez birlikte olduk ama kız arkadaşım benden soğudu.
Bana dedeler gibi yavaş sevişiyorsun.
Messi gibi hızlı olmanı ve bana güzel şeyler yaşatmanı istiyorum dedi.
İnternette satılan bir ilaç varmış.
Acaba onu kullansam Messi gibi olur muyum?
Rumuz Turuncu dedi. Son bir mesajla bitiriyorum bunu.
Ekonomik kriz cinsel yaşamımı mahvetti.
35 yaşındayım ve malacıyım.
İyi mala vururum. Ekonomik kriz nedeniyle işime son verildi.
Bu olay benim cinsel hayatımı çok olumsuz etkiledi.
Şimdi iyi mala vuramıyorum.
Ne yapmalıyım? Bu bölümü kapatıyorum artık.
Muhtemelen bu bölümü sileceğim arkadaşlar.
Siz dinleyin sonra sileceğim.
Çünkü bu bölüm bize ne kattı bilmiyorum açıkçası.
Hani her şeye bir şey katmak zorunda da değil öyle bir şey var ama sadece güldük eğlendik.
Hani kanalın genel çizgisine baktığımızda tarih, bilim, edebiyat, kültür, psikoloji falan her şey bir arada.
Bir de arada Haydar Dümen özgeçmişimde açıklaması zor bir kırılma noktası.
Neyse bir sonraki bölümde yine yeniden daha ciddi, daha bilgili bir Ortamlarda Satılacak Bilgi bölümüyle devam edeceğiz.
Bu bölüm ortamlarda satılır mı bilmiyorum ama yanlış ortamda satarsanız başınıza iş açılabilir.
Kendinize iyi bakın. Hoşçakalın.
Bay bay.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
