
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi
Twitter: @OrtamlardaB
Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com
Transkript
Altyazı M.K.
Merhabalar, Ortamlarda Satılacak Bilgi'ye hoş geldiniz.
Ben Merve. Bugünkü konumuz cadılar bayramı tabii ki.
Şimdi en baştan şunu söylemek istiyorum.
Bu bayramın cadılıkla hiçbir alakası yok arkadaşlar.
Cadılık üzerine ayrı bir podcast gelecek yakın zamanda.
O zaman sözü fazla uzatmadan hemen başlayalım.
Şimdi arkadaşlar bildiğiniz üzere her uygarlık geçmişten günümüze kadar şu sorunun cevabını aramıştır.
İnsanlara ölünce ne oluyor?
Nereye gidiyor bu insanlar?
Ve hatta hayatta kalanların bu ölüleri nasıl onure etmesi gerekiyor?
Bu hep konuşulmuştur, tartışılmıştır.
Dünyada da baktığınız zaman işte Meksika'da Ölüler Günü festivali vardır ki bunların amacı böyle cadılar bayramında olduğu gibi insanları korkutalım, ötleri patlasın falan değil.
Tamamen böyle ölülerini anmaktır yani.
Kökeni de tabii ki de Azteklere dayanıyor.
E Meksika normal. Çin'e baktığınız zaman zaten adamların çok büyük bir kültürel geçmişi var.
Çok normal böyle bir gün kutlamaları.
Bunların da 2500 yıllık bir geçmişi olan mezar süpürme günü var arkadaşlar.
Onlar da yine işte ölülerini anma amaçlı böyle mezarlarına gidiyorlar.
Yiyecek içecek böyle hatta öbür dünyada rahat etsin diye para falan koyuyor Çinliler.
Ben şimdi şunu dediğinizi duyar gibiyim.
Lan bu Türkiye'de olsa. Para mı kalır o mezarda?
E tabii ki de normal.
Hayır bu arkadaşlar süs para, gerçek para değil.
Ve bu gelenek bana gerçekten daha masum geldi diğerlerinden.
Çünkü yılda bir gün adamlar ölülerini böyle anıyorlar ve tatil ilan ediliyor o gün.
Herkes atalarının işte dedelerinin mezarlıklarına gidiyor.
Mezarlarını süpürüyorlar, temizliyorlar.
Bazen orada piknik yapıyorlarmış falan.
Uçurtma uçuruyorlarmış ki bunun anlamı şu.
Hani öte dünyayla aramızda iletişim kurmak gibi yani uçurtma olayı.
Burada işte mezarlarına yiyecek içecek konuluyor dedim ya.
Zaten eski şaman kültüründe de olan bir şeydir.
Daha sonra bahsedeceğim bundan.
Gelelim Türkiye'ye arkadaşlar.
Türkiye'de var mı Ölüler Günü falan?
Bizdeki Ölüler Günü değil ama şöyle Balkanlardan gelen Türklerin getirmiş olduğu bir gelenek diyebiliriz bunun için.
Bocuk Gecesi, Bocuk Festivali.
Hatta YouTube'a girin Bocuk Gecesi yazın böyle belgeselleri falan var izleyebilirsiniz.
Aynı böyle cadılar bayramı gibi işte insanlar korkunç kıyafetler giyiyor, kutlamalar yapıyorlar ki son 10 yıldır falan çok revaçta yani bu.
Şimdi şunu diyenler olacaktır.
Bunlar Hristiyan gelenekleri vesaire diyen tipler çıkacaktır.
Hayır arkadaşlar Erman Artun diye bir Türk kültürü araştırmacısı var.
Bunu bayağı araştırmış. Adam diyor ki kardeşim bu Hristiyan kaynaklı değil.
Tamamen Türk menşeli bir kaynak.
Yani Balkan Türkleri. Onlar getirdi diyor ve kutlanıyor bu şekilde diyor.
Yani Balkanlarda yaşayan o Türk topluluklarınca kutlanan bir kış geleneği arkadaşlar.
Bu zaten anlatacağım çoğu işte Ölüler Gecesi'ymiş, Cadılar Bayramı'ymış.
Bunların çoğu kış aylarına tekrar.
Zaten bunun sebeplerini açıklayacağım.
Bocuk gecesi de kışın en sert gecesi olarak görülen bir gece arkadaşlar.
Bocuk ne demek diyenler olacaktır.
Bocuk da şuymuş işte bocuk karısı, bocuk cadısı diye adlandırılan bir varlıktan söz ediliyor.
İşte bu varlık da böyle beyazlar içinde böyle bir hayalet gibi.
Öyle gezdiğini falan düşünüyorlarmış.
Bocuk diye bir şey var yani hayaletten hallice diyebilirim.
Buradaki amaç bolluk ve bereket beklentisi arkadaşlar.
Diyelim ki kutlamadınız bocuk gecesini ne olur?
Şunu düşünüyorlar evimizin beti bereketi kaçacak biz bunu kutlamadık diye.
Ne yapıyorlar bocuk gecesinde?
İşte gece geç saatlerde sokağa çıkılmıyor bu gece.
Çünkü bocuk sırtınıza biniyormuş öyle düşünüyorlar.
Gece yarısına doğru köyün gençleri zaten YouTube'da izlersiniz.
Bocuka benzemek için böyle beyaz çarşaflara bürünüyorlar.
Yüzlerini beyaza boyuyorlar.
İnsanları korkutuyorlar.
İşte camları çalıyorlar falan filan.
Ya da işte zil sesi yapıyorlar ki hani insanlar uyansın korksun falan diye herhalde.
Ve sıkı tutunun arkadaşlar bu gecenin en önemli yiyeceği bilin bakalım ne?
Kabak bildiğiniz bal kabağı.
Yani Çamlıca'da her evde kabak pişiriliyor bu gece.
Kabağı pişirip de yemezseniz ay ben kabak sevmiyorum falan diyorsanız yine bonus.
Bocuk sırtınıza biniyormuş.
Bocuk pardon. Bocuk diye isim geliyor.
Şimdi bunun altyapısında şu da olabilir.
Eskiden Çamlıca'ya baktığınız zaman burada Rum nüfusu oldukça fazla.
Onlar aynı gece domuz eti pişiriyorlar.
Ve domuz eti biliyorsunuz çok...
Ağır kokar. Ve işte Müslümanlar da bu kokuyu bastırsın diye aslında bal kabağı pişiriyorlarmış.
Onun çok böyle aromatik değişik bir tadı ve kokusu vardır ya.
Çoluk çocuğun canı domuz eti çekmesin.
Alt yapısı bu da olabilirmiş.
Bunun dışında Bulgaristan'da Kuker günü dediğimiz bir gün var.
O günde işte Kuker adı verilen kostümlerini giyiyor insanlar.
Maskeler takıyorlar. Yine kötü ruhları bu şekilde kovduklarını falan düşünüyorlar.
Benzer işler. Şimdi lafı fazla uzatmadan gelelim esas mevzuya.
Cadılar Bayramı nedir?
Bu Cadılar Bayramı'nın tarihsel kökenin üzerine çok fazla değişik görüş var ama tarihteki en eski izleri takip ettiğimiz zaman karşımıza bu Romalıların meyve ve tohum ve bereket tanrıçası olan Pamana
adına düzenledikleri bir festival çıkıyor karşımıza.
Bir de şu var, Romalıların Ölüler Bayramı, Parantelia deniliyor buna.
Bu Ölüler Bayramı'nın asıl amacı da şu, adamlar ölmüş atalarını işte bu şekilde yad ediyorlar.
Yani ve ölülerle yaşayanlar arasındaki bağ kuvvetlendirmeye çalışıyorlar.
Şimdi baktığınız zaman bu bütün anlattıklarım çok paganik ögeler barındırıyor.
Peki bu paganik ögeler sizce erken Hristiyanlık döneminde?
Ah tabii ki kutlayabilirsiniz.
Tabii ne demek falan diye karşılanmadı.
Haydi hep beraber ateş yakıp üstünden atlayalım demedi kilise.
Ne yaptı? Siz ne yapıyorsunuz dedi.
Çünkü bunu zaten cadılık podcastinde anlatacaktım ama şöyle ufaktan bir değinmiş olayım.
Bu pagan ritüelleri genelde köyde, kırsallarda falan görülen hadiseler dolayısıyla erken Hristiyanlık döneminde İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Engel olarak görüyor ve dolayısıyla ortadan kaldırmak için elinden geleni de yapıyor tabii ki de.
Şimdi cadılar bayramının keltlerle başladığı düşünülüyor.
Yani İrlanda kelt kültüründen gelen bir gelenek olduğu düşünülüyor.
Neden Ekim ayı demiş olabilirsiniz?
Hani demiştim ya ölüler gününde de bahsettiğim gibi hani kışa tekabül ediyor.
Hazreti İsa podcastinde bundan böyle uzun uzun bahsetmiştim.
Yani bunun astrolojik bağlamda açılımını yapmıştık.
Bu aslında hani Eylül sonunda hasat zamanı demiştim.
Başak Burcu hasat ve Ekim ayında da şunu söylemiştik artık hasatın tamamlandığı zaman yani bu ne demek yakın bir zamanda kış gelecek gardınızı alın çünkü kış mevsimi demek neydi karanlık
kötü çirkin değil mi kış çünkü artık hasat yapamıyorsun soğuk yani ilkel bir insan olduğunuzu düşündüğünüz zaman kışın yüzü gerçekten çok karanlık oluyor neden Ekim'in son günü Merve 31 Ekim
derseniz o da şöyle çünkü 1 Kasım günü arkadaşlar Keltlerin yılbaşı kabul ediliyor.
31 Ekim hani biz nasıl 31 Aralık'ta yeni yılı kutluyoruz ya çünkü 1 Ocak yeni yılın ilk günü.
1 Kasım'da keltlerde yeni yıl demek.
Yani 31 Ekim günü adamların inancı şu şekilde.
Dünya ile ölüler dünyası arasındaki bütün perdenin kalktığını düşünüyorlar ve ruhların dünyaya geldiğini düşünüyor adamlar.
Valla gerçekse çok korkunç.
Aslında sıkıntı burada başlıyor.
Çünkü bunu şunun gibi düşünebilirsiniz.
Hani şamanizmde de vardır.
Yu töreni dediğimiz bir tören vardır.
Bu nedir? İşte ölünün arkasından yapılan bir takım ritüeller var şamanizmde.
Bu İslamiyet'te yok arkadaşlar ama bize bir şekilde sirayet ediyor.
Çünkü eski kültürümüz. Mesela işte helva karmak ölünün arkasından.
Böyle bir şey yok İslamiyet'te ama.
Şamanik bir öge bu.
Ya da işte yemek dağıtmak ölünün arkasından.
Bu da yok. Sonradan gelmiş yani.
Yani buradaki mantık şu arkadaşlar.
Ölen kişi bizi rahatsız etmesin.
Onun mezarına yemek götürelim, bir şeyler götürelim ki gelmesin.
Geri gelmesin yani. Ben bu bağlamda bu ölü aşı dediğimiz yuğ törenine şamanların bu kentlerin bu adetlerine biraz benzettim arkadaşlar.
Çünkü burada da şu mantık var.
Hani dedim ya 31 Ekim gecesi ölüler geliyormuş güya dünyaya tekrar diye.
E bu adamlar tam dünyaya geliyor da nereye gidiyor bu adamlar?
Kafeye gidip oturacak halleri yok.
Eski evine eski köyüne gidiyor adamlar.
Hayaletler. Niye gidiyorlar?
Çünkü emmimi bir ziyaret edeyim ya falan diye gidiyorlar.
Onlar da bundan korktuğu için aman bu hayaletler bize musallat olmasın diye adamlar yüzlerini gözlerini boyuyorlar.
Hortlak gibi oluyorlar ki hani gelen hayalet bize dadanmasın.
Çünkü bu inen hayaletler var ya dünya işte köyüne falan gidiyor dedim.
Bunlar eski tanıdıklarını bulamazlarsa eğer o eve musallat oluyorlarmış öyle düşünülüyor.
O yüzden de adamlar hortlak gibi geziyorlar ki hayalet bizi tanımasın diye herhalde o kafayla.
Bunun dışında dikkat... Kısa
Dikkat edin cadılar bayramında şeker dağıtırlar, hediyeler koyarlar vs.
Bunun altyapısında da bu var.
Hani şeker dağıtıyorlar ki hani herhalde tatlı yiyelim tatlı konuşalım kafası olabilir bu.
Hediyeler veriyorlar ki hani gelen hortlağa memnun etme çabası var burada.
Yani memnun olsun ki benim evime dadanmasın.
Bir de sunaklara adak koyuyorlar.
Bu da herhalde bu garibanlar öbür tarafta et yiyemiyor.
Burada yesinler kafası olabilir.
Yani gördüğünüz gibi arkadaşlar Yavuz Hırsız ev sahibini bastırırmış.
Yani hayaletlerden daha korkunç oluyor 31 Ekim gecesi ki bizi görürse bunlar yabancılık çekmesi falan diye herhalde.
Şimdi kelplere baktığımız zaman bunlar çoğunlukla İrlanda, İngiltere ve Fransa'nın olduğu bölgelerde 2000 yıl boyunca yaşamışlar.
Ve dediğim gibi adamların 1 Kasım itibariyle yeni yılları başlıyor.
Ve 31 Ekim günü yazın en son günü kabul ediliyor.
İşte bu hasatın sonu dediğim gibi karanlık kış günleri yaklaşmış.
Buna alamet. Dikkat edin burada bir ölüm bağlantısı var yine.
Hazreti İsa astroloji bölümünde de bahsetmiştim.
Hani akrep burcunun zamanı.
Akrep nedir arkadaşlar? Ekim ve Kasım ayıdır değil mi?
Akrep eşittir ölüm demektir.
Astroloji bağlamında söyleyecek olursak.
Bu da aslında buna tekabül ediyor.
Ölüm ve yeniden yaşamdır.
Akrep ya işte bu Ekim ayı içerisinde.
Olması bence buna dalalet diye düşünüyorum.
İşte keltler içinde bu doğanın ölümü demek arkadaşlar.
Doğa ölüyor aslında. Ve astrolojinin doğa ile olan bağını görüyoruz yine burada.
Ve bu cadılar bayramının bir başka adı da Sovvi.
Bu sovinin anlamı ise hasata hoş geldiniz işte ekmek gibi anlamları var.
Yani hasat kapısına çıkıyor yine.
Şimdi diyeceksiniz ki bu hasatmış ekmekmiş bu ne zaman cadılar bayramına dönmüş?
Yani sovin nasıl cadılar bayramı olmuş diyeceksiniz.
O da şu şekilde arkadaşlar. Hani ilk başta demiştim ya Hristiyanlar tabii ki de bu paganik şeyleri engellemeye çalıştılar.
Çünkü Hristiyanlığa zarar verdiğini düşünüyorlardı.
O yüzden ne yaptılar?
Dediler ki bizim bayramımızı kutlayacaksınız.
Yani bunu dayattılar. All Saints Day sonradan All Hallows Day oldu arkadaşlar.
Yani 31 Ekim All Hallows Eve yani cadılar bayramı adıyla anıldı.
Bir keşmekeş olmuş gördüğünüz gibi ama dediğim gibi bunun dinle cadıyla falan hiçbir alakası yok.
Bu tamamen paganik bir ritüeldir arkadaşlar.
M.S. 43 yılına baktığınız zaman Romalılar geliyor ama Romalılar da pagan.
Fakat bunların böyle korkunç adetleri yok.
Yani onlar ölülerini anıyorlar kibarca.
Sonra doğanın kış uykusuna geçişini böyle çok güzel bir şekilde kutluyorlar.
Çünkü kışı ne şekilde uğurlarsan yazın da o şekilde gelir diye düşünüyorlar.
Peki Celtler bu işi nasıl eğlenceye döktü diyebilirsiniz.
Yani Cadılar Bayramı neden böyle artık şenlikli bir şekilde kutlanıyor.
Onun da şöyle olduğu düşünülüyor.
Şimdi Celtler yılın bu zamanında hasat toplanıyor ya.
Bunlar işte kocaman bir tekerleği alıyorlar.
Bir topluluk ateşi yakıyorlar arkadaşlar.
Ve bu tekerlek de tipinden mütevelli tabii ki de güneşin bir temsili arkadaşlar.
Yine karşımıza güneş çıktı.
Sonra ocağı yeniden yakmak için herkes o ortak şenlik ateşinden alıyor ve evine götürüyor.
Yani burada yavaş yavaş bir şenliğe dönme havası var ama esas neden bu Romalıların daha böyle insani kutlamalarından etkilenmiş de olabilirler ama kapitalizm esas cadılar bayramını böyle şenlendirip bir festivale dönüştüren
olay diyebiliriz.
Bunu anlatacağım az sonra. Diyelim ki bu festivale katılmak istemediniz.
İşte bu festivale katılmayanlar olursa da onları hastalık ve ölüm bekliyor.
Daha önce de bahsetmiştim aynı şey.
Hatta bir hortlak varmış arkadaşlar Lady Gawain diye bir hortlak buna inanıyorlar.
İşte bu gece gezen insanları kovalıyormuş.
Yanında da böyle siyah bir domuzu varmış bunun.
Hatta böyle bembeyaz giyinmiş başsız bir kadın olduğu söyleniyor.
Bu başsız insan olayı çok fazla inanılan hikayelerden biri Dulahan diye bir şey var.
Bu da yine böyle siyah bir pelerin giyen, siyah bir at süren kafasız bir adam.
Sol elinde de böyle kırbaç olarak kullandığı bir insan oburgası var.
İnsan oburgasını adam kırbaç yapmış.
Çok yaratıcı.
Sağ elinde de kendi kafasını tutuyor.
Bu kafası da böyle sırıtıyor.
Hani balkabakları var ya cadılar bayramında işte onun gibi.
Bu adamın amacı ne demiş olabilirsiniz.
Şöyle yakında ölümlerin olacağı bölgeye gidiyor ve ölecek kişilerin isimlerini ilan ediyor sesli bir şekilde.
Sen, sen öleceksin falan diye.
Bir de kafasını böyle hep yüksekte tutarmış ki ölümleri daha rahat izleyebilmek için.
Ola ki o esnada siz de dulahana bakıyorsanız nasıl bir ölüm sahnesi sergileniyor diye kendisi meraklı melaatlardan hiç hoşlanmadığı gibi kendini izleyen insanları kırbaçıyla kör ediyormuş.
Ve yolu aydınlatabilmek için kafa taslarının içerisine mumlar koyuyormuş.
Yani öyle olduğunu düşünüyor. Bir de şu var.
Dulahan'ın atını bıraktığı yerde kişinin öleceğine inanıyorlar.
Hatta bir de Dulahan'ın insanların ruhunu çaldığını falan düşünüyorlarmış.
Yani adam İrlanda'nın gul yabanesi gibi bir şey.
Hatta bu Grimm kardeşlerin masallarında da böyle başsız süvari hikayeleri vardır ya.
Neden baş kesiyorlar derseniz ruhları ortalıkta dolaşmasın diye olabilir.
İşte bütün bu anlattığım cadılar, hortlaklar vesaireler bunlar dediğim gibi paganik ritüeller ve Hristiyan kilisesi geldikten sonra bunları tabi ki de yasaklıyor.
Hatta Sovin bayramı komple yasaklanıyor ve şeytan işi deniliyor buna.
Daha sonra kilise 13 Mayıs'ta normalde All Saints günü dediğimiz bütün azizler günü bayramı diye bir gün var.
Bunu 13 Mayıs'ta kutladıkları bu günü 1 Kasım'a alıyor ki bu garip...
İrbanlar da madem hani bir şey kutlayacak bunu kutlasınlar diye yani Hristiyan olan bir şey bunlara dayatmaya çalışıyorlar o geleneği.
Ama Keltler bu günü alıyor ve adını All Hallows Eve yapıyor.
Yani tüm Azizler günü Arifesi, Arife günü gibi bir şey yapıyorlar.
Sonra bugün değişe değişe Cadılar Bayramı haline geliyor.
Bunun sebebi de şu ki 1800'lü yılların ortasında Amerika Birleşik Devletleri'ne göç eden İskoçyalılar, İrlandalılar bu geleneği bir şekilde devam ettiriyorlar.
Ve tabii ki böyle daha coşkulu daha iddialı kutlamalar yaptıkları için Amerikalılar da buna bir şekilde dahil oluyorlar.
Bunun bir gerekçesi de şu işte 2.
Dünya Savaşı'ndan sonra evine yurduna dönen askerler bu geleneği bir şekilde taşıyorlar yaşatıyorlar derken bütün dünyaya bu yayılım gösteriyor.
Ama Amerika'nın bunu çok benimsemesinin altyapısında tabii ki de kapitalizm yatıyor arkadaşlar.
Şaşırdık mı? Hayır. Ama ona gelmeden önce şunu söylemek istiyorum.
Şimdi bugün içerisinde biliyorsunuz çocuklar işte Kostümler giyiyorlar, kapıları çalıyorlar.
Ya yiyecek verirsin ya evine musallat olurum gibi bir şaka yapıyorlardı.
Artık bu şakalar da böyle haddini aşıyor.
Böyle çok garip şakalar yapıldığını okudum.
Hatta bir tanesi şöyleydi anlatayım.
Bir grup çocuk böyle bir şeyin içini samanla dolduruyorlar.
Bir insan görüntüsü veriyorlar.
Ve bu insan görüntüsü verdikleri şeyi tren raylarının üzerine seriyorlar.
Sonra tabii makinist geliyor uzaktan.
Makinist bunu görüyor ve trende 200 yolcu var arkadaşlar.
Şakaya bakar mısınız? Tam bir eşek şakası.
Onun da öncesinde İrlanda'da erkekler yolcuları korkutmak için böyle şalgamlara ürkütücü yüzler oyarlarmış.
Bu arada önceden şalgamlara oyuluyordu.
Daha sonra balkabağı oldu. Sonra işte lahana saplarını tüttürüyorlarmış.
Kapı deliklerinden içeri atıyorlarmış ki eve gelen insanlar böyle kokudan şok olsun diye.
Şakaya bakın çok saçma.
Daha bitmedi arkadaşlar. Daha saçma şakaları da var.
Onlar da şöyle 15. yüzyılın sonunda tespit edilen cadılar bayramı şakaları bunlar.
Genelde bunlar yapılıyor. Çiftçilerin vagonlarını saklıyorlar.
Ahırdaki hayvanlarını işte kapıları açıp salıyorlar.
Çiftçilerin arka bahçesinde yetiştirdikleri o binbir zahmetle yetiştirdikleri sebzeleri söküyorlar.
Bunu Türkiye'de yapsınlar.
Vallahi böyle meydan dayağı çekerler bu adamlara.
Sonra işte çiftlik hayvanlarının kapılarını açıyorlar salıyorlar.
Bakar mısınız adamlara verdikleri zarara bakın çiftçilere.
Hatta bu yüzden 31 Ekim gecesi kapı gecesi diye de anılıyormuş.
Çünkü hayvanları salmak için o ahır kapılarının menteşelerini adamlar yerinden söküyorlarmış.
Bu da eşek şakası işte başka bir şey değil.
Yani arkadaşlar Cadılar Bayramı dediğimiz özetle paganik bir ritüelin tekrarlanması eşliğinde daha sonra kapitalizme girmiş ve kapitalizm bunu bütün dünyaya satmış ve şu an gördüğünüz o Cadılar Bayramı'nın altyapısında
aslında bu var. Beni Instagram'da takip etmek isteyenler, Merve biz de buradayız ve seni dinliyoruz demek isteyenler için adresim Ortamlarda Satılacak Bilgi.
Şimdilik kendinize iyi bakın, hoşçakalın, bay bay.
Bir podcast
fikriniz var ama nereden başlayacağınızı bilmiyor musunuz?
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
