
Astroloji 101 Yükselen Burç, Ay Burcu, Ay Düğümleri, Karşıt Burç, Doğum Haritası, Evler, Karma, Vedik Astroloji, 2022 Burç Yorumları
26 Aralık 2021 · 47 dk
PlatformlardaSpotify
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi
Twitter: @OrtamlardaB
Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com
Transkript
Altyazı M.K.
Merhabalar, Ortamlarda Satılacak Bilgi'ye hoş geldiniz.
Ben Merve. Bugünkü konumuz uzunca zamandır beklediğiniz astroloji.
Şimdi geçenlerde Instagram üzerinden size sordum arkadaşlar, astroloji ile ilgili bir podcast yapalım mı diye.
Çoğunluğunuz evet oyu verdi.
O zaman dedim sorun sorabildiğiniz bütün soruları ne merak ediyorsanız.
Yükselen burç nedir?
Güneş burcu nedir? Karma astroloji nedir?
Vedik astrolojisi? Evler hangi anlama geliyor astrolojide?
Doğum haritası gerçekten hayatımızı etkiliyor mu?
Hatta bir dakika bile etkiliyor mu?
Astrokartografi nedir? Ve hatta 2022 burç yorumları.
Şimdi benim astrolojiye olan ilgin malum ama bugün bütün bunların cevabını uzman astrolog Zeynep Özyörük verecek.
Hocam kendinizden bahseder misiniz biraz?
Ben de yaklaşık 15 seneden beri aslında astrolojinin içerisinde bir insanım ama kurumsal kökenliyim.
Herkes gibi bir süre sonra artık hobiden aştı benim için.
Bu konuda eğitimler alarak kendimi geliştirdim.
Şu anda hem eğitmenim hem de danışmanlık veriyorum.
Astroloji benim tutkumdu çocukluk yaşlarımdan itibaren.
Ve tabii ki bir süre sonra gerçekten kurumsal hayatın beni yorduğunu düşünüp böyle bir durumu atlamak zorunda kaldım diyebiliriz aslında.
Şimdi ilk sorumuzla yayını başlatmak istiyorum.
Şimdi tabii ki burada ciddi bir tarihe dönüp bakabiliriz aslında.
Ama genel anlamda astroloji gök cisimlerinin hareketlerini inceleyen bana göre bir bilim.
Ve tabii ki burada geçmiş medeniyetlere baktığımız zaman M.Ö.
4000'lere kadar gidebiliyoruz.
Yani Mısır'a gidiyoruz, Hint medeniyetlerine gidiyoruz.
Arkasından Babil Sümer giriyor işin içerisine.
Hepsi gökyüzünü incelemişler.
Hepsi ayın konumlarını, evrelerini, tutulmaları.
Bunları incelemişler. Bizim tabii ki fiziki anlamda somut buna inanabilmemiz için Babil'de ve aynı zamanda Mısır'da da bir takım tabletler bulunmuş.
Yani bu tabletlerin kıymeti çok fazla astroloji açısından.
Çünkü gökyüzünün, bütün oradaki gezegenlerin, ayın ilerlediği süreçleri, burçları, zodyakları bunların hepsini kayıt altına almışlar.
Dolayısıyla ta o zamandan beri başlıyor aslında.
Astrolojinin hikayesi, gökyüzünün tanımı.
Yeryüzüyle gökyüzü arasında bir ilişki kurmaya çalışmışlar aslında.
Depremler, afetler, savaşlar ve işte kraliyetlerin nasıl değiştiğiyle ilgili tutulmaların ve gökyüzü etkilerinin.
Çok fazla olduğunu keşfetmişler.
Buradan böyle bir enerji ortaya çıkmış ve bugünümüzde kadar gelmiş aslında.
Peki bunların bir gerçeklik payı var mıdır diye çok soran olmuş hocam.
Şimdi oradaki dilemadan ben birazcık bahsetmek istiyorum.
Saygı da duyuyorum tabii ki ama sanırım burada astrolojinin yediği hani yafta diyelim işte fal gibi ya da işte kehanet gibi yorumlanmasının asıl sebebi astrolojinin kişiden kişiye yorumunun değişmesiyle
alakalı. Yani ben mesela sana bir yorum yaptım doğum haritası.
Sen de bana dedin ki daha önce ben böyle bir yorum duymadım.
Araştırdım kendimi de baktım ama böyle bir yorumla karşılaşmadım dedim.
İşte bu yorum problem haline geliyor.
Yani çünkü bir matematik denklemini biz matematikçilere sorduğumuz zaman aynı sonucu alıyoruz.
İki kere iki eşittir dört diyor yani adam.
Ve herkes bu sonuca varıyor.
Fakat tamamen astroloğun kendi sahip olduğu bilgi, deneyim, istatistik.
Çünkü arkada müthiş bir matematik çalışıyor.
Bunlarla bağlantılı olması, o yorum kapasitesi işte astrolojiye o soru işaretini yaratan şey aslında.
O zaman gerçeklik payı çok yüksek ama bu biraz da yorumcuya bağlı diyebilir miyiz?
Evet bu yorumcuya bağlı.
Zaten sanırım astrolojinin son dönemde bu kadar da trend olmasının asıl sebebi pandeminin bizim yaptığımız yorumlarla örtüşmesi.
İlk defa herkes ha acaba astroloji doğru mu bilgi veriyor bize diye şüphelenmesine yol açtı.
Hatta bu 2020-2021 hani öngörü yapıyorsunuz ya orada bir salgının geleceğine haber veren astrologlar vardı.
Gerçekten bunu nasıl yapıyorsunuz hocam?
Çok merak ediyorum. Çok sıkıntılı etkiler vardı.
Çok ciddi tutulmalar vardı.
Satürn ve Plüto'nun etkileşimleri ciddi anlamda köklü değişiklikleri getireceğini söylüyordu.
Şimdi de biliyorsun 2024'te Plüto kova burcuna girecek.
Orada da teknolojik bir devrim yaşayacağız.
Satürn balık burcuna girecek.
Susuzluk yaşayacağız.
Uranüs kova burcunda zaten...
Piyasalar alt üst oldu 2018 Mayıs'tan bu yana.
Global anlamda sadece bizim ülkemiz için değil ama değer mekanizmamız değişiyor, konfor alanlarımız değişiyor.
Bunların etkilerini görüp kendi hayatımızda astroloji yok canım demek de birazcık aslında aslında daha fazla soru işareti yaratık bana göre.
Peki bu şöyle bir şey mi hocam?
İşte aynı gezegenler geçmiş bir tarihte aynı kombinasyona sahip oldu.
Aynı sonuçlara sebebiyet verdi gibi bir şey mi?
Yani tarihin tekerrür etmesi gibi bir durum mu algılamalıyız buradan?
Evet, istatistik açısından evet böyle yorumlayabiliriz.
Ama aynı zamanda sürekli aynı parametrelerde gündeme gelmiyor.
Mesela ben daha önce bu Satürn-Pürüto ile ilgili işte bu sıkıntılarla ilgili yani pandemiyle ilgili salgınlara baktığım zaman dehşet bir salgın istatistiği çıkarttım.
Yani İspanya'daki o fluya gittim.
Ace'e gittim vesaire vesaire hatta bunu da kendi web sitemde paylaştım.
Ve Jüpiter-Satürn'ün beraber dans ettiği alanlarda bunun çok fazla olduğunu gördüm.
Ben bunu tabii ki biyolojik savaş olarak aslında çünkü güçlerin elinde olan bir enerji olarak görmüştüm ve böyle yorumlamıştım.
Tabii ki bilmiyoruz şu anda parantez hala kapalı değil yani bilmiyoruz bunun nasıl ortaya çıktığını ama bu salgının geleceği belliydi.
Peki gezegenler bizim duygularımızı gerçekten etkileyebilir mi ya da nasıl bir etki bırakabilir bizim üzerimizde?
Böyle bir soru gelmiş. Evet şimdi gezegenler aslında her gezegenin belli bir arketipi var.
Yani belli bir özelliği var.
Şimdi normalde aslında her şeyin bir enerjisi olduğu gerçeğine dönecek olursak ve bizim de bir enerji olduğumuzu düşünecek olursak ve bu gezegenlerin de bir enerji.
Aslında manyetik alan çalışıyor.
Yani manyetik bir enerji alışverişi var.
Ve bizim doğum haritamızda yani doğduğumuz anda nefes aldığımız anda çıkan haritada belli kodlar var yani.
Ve bu kodlar tetiklendiği zaman biz işte o etkileşimleri yaşıyoruz.
zaten hani bunları ispata gerek yok.
Bir sürü milyon tane harita ve öngörü şeyi var.
Şimdi mesela baktığımız zaman Merkür bizim iletişim alanlarımızı etkileyen gezegen, kafamızı yorduğumuz, zihinsel açılmalar yaşadığımız bir gezegen ya da kısa kısa seyahatler yaptığımız gezegen.
Bunlar bizim özellikle fikir alanımızı tetiklediği zaman ya fikirsel anlamda aşırı derecede yoğun bir dönem yaşıyoruz ya da yazmaya, çizmeye, iletişim kurmaya, daha fazla konuşmaya kendimizi adıyoruz.
Venüs ilişkiler, para, zevk, sevgi, aşk gezegeni herkes çok iyi biliyor.
Venüs'ün aşk ve sevgi ve para gezegeni olduğunu çok iyi biliyor.
Bu gezegenler mesela bizim haritamızda...
İlişkiler alanını tetiklediği zaman veya işte finansal alanlarımızı tetiklediği zaman parayla ilgili alışverişimiz daha fazla oluyor.
Aşk ile ilgili ilişkilerimiz daha ön plana çıkabiliyor gibi.
Mars mesela daha savaşçı, daha motivasyonu arttıran bir gezegen.
Mücadele gezegeni.
Bu Mars bizi zaman zaman mesela güneş burcumuzun üzerinden geçtiği zaman hastalık getirebiliyor, kaza getirebiliyor.
Ya da işte motivasyonumuzu arttırıyor, daha fazla spor yapıyoruz.
Ya da bir konuyla ilgili eğer orada tabii ki nereye tetikliyorsa daha fazla çabalıyoruz.
sarf ediyoruz, harekete geçmek istiyoruz, sabırsızlanıyoruz gibi.
Eğer Jüpiter'e bakacak olursak mesela bu sene Jüpiter, Balık ve Koçburcu'nda olacak.
Birazdan da bahsedeceğiz bunlardan.
Yani orada tamamen geçtiği gezegen ve bizim doğum haritamızda tetiklendiği alanda bir büyüme, farkındalık, yüksek bilinç.
Orada bir iyileşme veya gelişme yaşayabiliyoruz.
Satürn, herkes...
Hiç sevmez Saturn'u ama Saturn gökyüzünün baş öğretmenidir.
Bizi bir takım sınavlara hazırlar.
Amacı bizi daha olgunlaştırmak, kabımızı büyütmek.
Kendimizin birazcık daha orada disipline olmamızı istediği alanlardır.
Dolayısıyla gökyüzündeki o konumuyla bulunduğu burçla ve benim haritamı etkilediği alanlarda ben burada birazcık daha sınava tabi tutuluyorum.
Biraz daha teste tabi tutuluyorum.
Açıda gecikmeler yaşıyorum, problemler yaşıyorum ama hepsi benim iyiliğim için aslında.
Çünkü ben orada kendi...
Kimseyi dürtmeden bir şey yapmaz.
O beni dürtmese ben oradaki potansiyeli ortaya çıkartamayacağım.
Böyle bir durumu var Saturn'un.
O yüzden benim en sevdiğim gezegen olabilir yani.
Geri kalan diğer üç gezegen ise Uranüs, Neptün, Neprito.
birazcık daha toplumsal yani kolektif işleyen gezegenler, bunlar da bizim birazcık böyle bir sürü psikolojisi içerisine girmemizi neden oluyor.
Mesela bu Uranüs Boğa'nın gökyüzünde parayla ilgili olan, finansla ilgili olan alanda ya da toprak, tarım, hayvancılıkla ilgili olan da şu anda ilerliyor olması hepimizi para derdine düşürdü baktığımız zaman.
Yani geçim sıkıntıları, konfor alanlarının dışına çıkması falan gibi tetiklemiş oldu.
Neptün keza bizim ilhamımızı, yaratıcılığımızı, bazen fantezilere kaçmamızı, gerçeklerden...
Uzaklaşmamıza neden olan bir gezegen.
En son olarak da Pluto, köklü değişimlerin kaçınılmaz olduğu, çocuk düzeni yıkmamız gerektiği ve bununla ilgili nasıl bir değişim ve dönüşüm planlamamızla ilgili bizi tetikliyor.
Biz de gerekeni yapıyoruz.
Yoksa sistem bizim adımızı birazcık daha acıtıcı hareketler yapabilir.
Gelelim en merak edilen sorulardan birisine.
Doğum haritası nedir ve ne işe yarıyor hocam?
Aslında bence bu güzel bir soru.
Çünkü herkes sanıyor ki insanların sadece doğum haritası var.
Enerjisi olan her şeyin doğum haritası olabilir.
Bir şirketin, bir evliliğin, bir ilişkinin doğum haritası olabilir.
Ve tabii ki bizim de insanoğlunun da doğum haritası var.
Şimdi insanoğlunun haritasına baktığımız zaman aslında bizim nefes almaya başladığımız yani doğduğumuz an gökyüzünün çekilen fotoğrafının Bir iz düşümüdür.
Dolayısıyla bu doğum haritası bizim gökyüzündeki o enerjilerle nasıl etkileşim içerisinde olduğumuzu gösterir ve bu tabii ki bizim karakterimize yansıyor.
Ana konularda işte kariyerdir, ailedir, sağlıktır, paradır bunlarla ilgili olan eğilimlerimizi gösteriyor.
Ve tabii ki içerideki gezegenler birbirlerine yapılan açılarla da birazcık daha benim buradaki sınavlarım, kendimi geliştirmem gereken özellikler, işte yeteneklerim, becerilerim, sınavlarım, bunlarla
ilgili birçok dipsiz kuyu gibi bilgiye sahip aslında doğum haritası.
Tamamen bir parmak izi.
Tamam o yüzden de işte doğum saatinizi öğrenmeniz lazım diye biz ısrarla söylüyoruz.
Bir de bu doğum saatinde bir dakikanın bile önemi var mı gerçekten?
Bir dakikanın önemi yok.
Çünkü aslında yükselen derecesi 4 dakikada değişiyor.
Fakat işte bazen mesela danışanlar geliyor işte 10 ile 11 arasında doğmuşum vesaire gibi şeyler olabiliyor.
Bu da tabii ki yükselen değişebilir, riskli.
Evlerin girişleri değişebilir, buradaki burçlar değişebilir.
Bu da tabii ki bizim bütün o yorumlamalarımızı değiştirecektir.
O yüzden sağlıklı olmuyor.
O zaman doğum saatini bilmeyenler astrolojiden böyle maksimum fayda sağlayamıyor.
Tam onu söyleyemem aslında.
Şöyle etkileyebilir onları yani şöyle kendilerini keşfedebilirler.
Yükselen burçlarını bilmiyorlarsa güneş burçlarını dinleyebilirler.
Güneş burçlarına odaklanabilirler.
Saati bilmiyorlarsa bile belki ay burçlarını bulabilirler.
Çünkü zaten ay yaklaşık iki buçuk günde bir burç değişiriyor.
Ay burcu da orada onlara bilgi sağlayabilir.
Veya tabii ki astroloğa danışıp rektifikasyon tekniğiyle doğum sahiplerini öğrenebilirler.
Bir de son zamanlarda şu dikkatimi çekiyor.
Astrologlar genellikle diyorlar ki işte yükselen burcunuzu dinleyin çünkü gelecek tahmininiz burada saklı diyorlar.
Ben hep akrep burcu dinliyordum ama son zamanlarda oğlak dinlemeye başladım.
Bu konuda ne düşünüyorsunuz hocam?
Şöyle ki bu zaten astrolojiye olan talebin artmasıyla daha fazla gün yüzüne çıktı.
Çünkü ondan önce hep günlük fal, işte haftalık burç yorumları falan şeklinde böyle bir Gazete köşesi gibi kalmıştı astroloji.
Şimdi biz yorum yaparken yani yorumları hazırlarken ancak yükselen üzerinden gidersek doğru bilgileri verebiliriz.
Çünkü yukarıdaki gezegenlerin konumları belli.
Ama ben güneşin hangi evde, ne tarafta, nasıl olduğunu bilemem kişinin.
Ama saati bilirsem eğer onun güneşinin nerede olduğunu, ayının nerede olduğunu, o ayının gökyüzündeki etkilerden nasıl etkilenebileceğiyle ilgili daha detaylı bilgi verebilirim.
Yani şöyle bir ayrım yapmakta fayda var.
Yükselimin genel anlamda bilmek bizim bu işte bir sürü yaptığımız yorumlar işte haftalık yorumlar, aylık yorumlar, yıllık yorumları dinlemelerinde fayda sağlayacaktır.
Ama birebir kendi doğum haritalarının üzerinden öngörü anlamında destek alırlarsa işte o parmak izine yapılmış nokta atışı oluyor.
Şöyle enteresan bir soru gelmiş.
Kaderimizde olacakları doğum haritamızdan görebilir misiniz?
Evet görebiliyoruz.
Herkes çok şaşırıyor ama görebiliyoruz.
İnanan ve inanmayanlar arasında bile aslında şu son dönemde müthiş bir challenge oldu.
Yani inanmayanlar da gelmeye başladı ve gerçekten de ondan sonra kabule geçme durumuna geldiler.
Çünkü kaderimizi etkiliyormuş.
Kaderin tanımını yapmak lazım tabii ki burada.
Benim bir potansiyelim var.
Bu potansiyeli ortaya çıkartmam gerekiyor.
Ve tabii ki şöyle bir durum da var.
Benim yaptığım öngür tekniklerine ya da verdiğim yorumlara Kişi kendi seçimini katabilir, özgür iradesini kullanabilir, istemeyebilir, korkabilir, karması devreye girebilir.
Böyle durumlar da var. Dolayısıyla aslında sadece benim öngördüklerim %100 olacak değil, kişinin orada kendi yapacağı seçimler daha önemli hale geliyor.
Peki doğum haritasını gördüğünüz bir kişi işte şöyle yaparsan daha iyi olur ya da bu yola gidersen şöyle bir şey çıkacak karşına gibi tavsiyelerde bulunuyor musunuz?
Evet, ben tavsiye veriyorum ama bu şu demek değil.
Yani dediğim gibi tavsiyeye uymak zorundasın, bu böyle olacak kesin diyemem.
Çünkü neden? Şöyle bir durum var.
Eğer ben kişiye şunlara dikkat et diyorsam, evet o dönemlerde bir takım durumlar gündeme gelebilir.
Ama korku, endişe, kaygı devreye girebilir bilinçaltımızdan.
İşte bu dönemlerde sıkıntı yaşamaya başlıyorlar.
Ya da ben diyorum ki mesela bu dönemde bir ilişki yaşama potansiyeli çok yüksek.
Fakat kişinin eğer...
ilişki yaşamakla ilgili müthiş bariyerleri varsa, korkuları varsa, geçmiş deneyimleri onu engelliyorsa o ilişkiyi göremez.
Yani adam karşısına gelse bile bunun farkına varamaz.
Biz burada aslında dilema yaşıyoruz.
Biz potansiyelleri söylüyoruz.
Kişine buna göre seçimini yapıyor.
Bir de karma hadisesi var.
Ben buna etme bulma dünyası diyorum.
Ama gerçekten de öyle değil mi?
Etme bulma dünyası. Peki bu karmadan kaçış var mı?
Ve bu karma astroloji diye bir şey duyuyoruz son zamanlarda.
Onu da açıklarsanız çok seviniriz hocam.
Evet şimdi karma astroloji birazcık daha derin.
Yani ben tamam psikoloji yapıyorum ama karma astroloji birazcık daha reenkarnasyona inananlar için daha uygun gibi gözüküyor.
Ve bizim yani toplumumuzda da çok fazla reenkarnasyonu biliyorsun.
Hani bir şey yok, yaklaşımı yok.
Geçmiş hayatlarımızı görebiliyoruz, gelecek hayatlarımızı görebiliyoruz haritalardan.
ve karma astrolojiyle ilgili birçok da bilgi ve done var bu konuyla ilgili.
Burada tabii ki işte ay düğümleridir, işte haritadaki güneşin ayın pozisyonlanmasıdır, açılarıdır, satürnün pozisyonudur.
Bunlarla biz evet geçmiş deneyimlerimizle ve karma ile ilgili yani geçmiş hayatta ben neyi deneyimledim, bu hayatta şimdi ben neyi misyon olarak aldım ve kendimi nasıl geliştirmem lazım, ben bunu aşabilir miyim gibi gezegenlerin bu açıları
ile beraber, etkileşimi ile beraber bununla ilgili bilgiler var tabii ki.
Bunu değiştirebiliyor muyuz yani karmayı?
Oyun o. Yani bu dünya düzleminde, manevi bu enkarnasyonda varmamız gereken nokta zaten haritalarımızda mevcut.
Biz bunu biliyoruz. Önemli olan bu noktaya ne kadar gitmek isteyip istemeyeceğimizle alakalı.
Yani biz buna ne kadar gönüllüyüz ve bunu aşmaya da ne kadar çaba sarf edebiliriz.
Çünkü orası tam bir challenge.
Yani yapabilir miyim? Hep böyle gözümüzü korkutan, elimizin varmadığı, cesaret edemediğimiz alanlar olduğu için biz bunu tabii ki toparlayabiliriz.
Zaten birçok teknikle de beraber zaten bilinçaltımızı biliyorsunuz.
izleyebiliyoruz. Yani burada şimdi tekniklerin hepsini saymayacağım ama evrensel prensipte birçok teknikle buradaki o haritadaki o karma ile ilgili yani geçmiş atalardan getirdiklerimiz ya
da benim satın aldıklarım ya da benim yaptıklarımla ilgili problemleri keşfedersen Burada özgür iradeyle ve bilinçli farkındalıkla bunları yönetebilirim.
Şimdi karma astroloji okey bir de Vedic astroloji diye bir şey var.
Bundan da bahsederseniz çok sevinirim hocam.
Vedic astroloji Hint astrolojisi ve Batı astrolojisinden farklı çalışıyor.
Çünkü kullandığı zodyak sistemi farklı.
Biz tropikal zodyak kullanıyoruz.
etkileşimiyle oluşan zodiac kullanıyoruz.
O ise sabit yıldızlardan hareketli bir yani side real dediğimiz bir zodiac kullanıyor.
O yüzden Kaymalar var o burç ekseninde.
O yüzden de fakat tabii ki sonuç aynı oluyor.
Çünkü ben Vedi'yi de çok beğeniyorum ama benim uzmanlaştım olan Batı astrolojisi.
Yani sonuç aynı kapıya çıkıyor o zaman.
Şey gibi bu hani farklı doktorlara gidip farklı sonuç beklemek aslında aynı hastalık.
Aslında evet her şeyin bir altyapısı var, bir sebebi var.
Ve biz aslında Vedik'te birazcık daha o altyapılardan ve o sebeplerden işliyormuşuz gibi geliyor.
Tabii onların yaptıkları yorumlar birazcık daha bazen sert olabiliyor Batı'ya göre.
Çünkü onlar birazcık daha olayın karmasında, psikanalizden daha farklı felsefi yönde yaklaşıyorlar.
Bir başka çok merak edilen konu şu.
Kuzey Ay düğümüne, Güney Ay düğümüne bunların hayatımıza etkileri nelerdir?
Bunları da açıklar mısınız hocam?
Şimdi Ay düğümleri aslında yine kökeni Hint astrolojisine dayanıyor.
Bunu söylemekte fayda var. Orada da isimleri Rahu, Kuzey Ay düğümünün.
Ketu da Güney Ay düğümünün ismi.
Kuzey ve güney ay günleri bir gezegen diye, bir planetoid diye bir planet değil.
Hiçbir şey. Aslında sanal nokta.
Orada ayın ekliptik, yani oradaki yörüngelerle kesilmesiyle ortaya çıkan matematiksel bir hesap aslında.
Ve bir kuzeyde kesiyor, bir de güneyde kesiyor.
Şimdi bu doğum haritalarımızda var olan bir şey, gökyüzünde de tabii ki otomatik hesaplanan var olan bir şey.
Güney Ay düğümü bizim birazcık daha karmik anlamda yollayacak olursak doğum haritalarımızda geçmiş hayattan bu hayata getirdiklerimiz, yeteneklerimiz, becerilerimiz, cebimizdekiler diyebiliriz kısaca.
Ve tabii ki bunlar bizim konfor alanlarımız yani alışkanlıklarımız.
Kuzey Ay düğümü ise işte orada az önce de bahsettiğimiz challenge yani bizi yeniye.
daha gelişmiş bir düzende var olmaya ya da misyon diyebileceğimiz aslında varmamız gereken noktaya çekmeye çalışıyor.
Kuzey ve Güney albümleri zıt burçlarda yer alıyorlar.
Yani tam birbirlerine karşı zıt pozisyonda duruyorlar.
Örnek verecek olursak yani benim güney aydüğüm yengeçse kuzey aydüğümüm oğlakta.
Yani geçmiş hayatta daha çok aileyle ilgili konularda ben daha fazla konfor hissediyorsam, aileye çok düşkünsem, aile üzerinden işlediysem bu hayatta beni birazcık daha işe, kariyere, sorumluluğa, statüye doğru yönlendiriyor.
Tabii ki burada batı astrolojisine göre yorumlayacak olursak da birazcık daha benim nazarımda Güney ay düğümünü kullanarak kuzey
ay düğümüne gitmek var. Yani çünkü bir şekilde sistem bizi zorlaya zorlaya ittire ittire o kuzey ay düğümüne getirecek.
Dolayısıyla en başta kabuğuyla geçip kolaylıkla bu işin üzerine gitmekte fayda var.
Kendimizi o alanda geliştirmemiz gerekiyor yani.
Bir de ay burcu meselesi var hocam bu nedir?
Ay burcu bizim duygusal dünyamızı anlatır.
Bu haritalarımızı zaten çıkarttığımız zaman ay burcunun orada nerede durduğunu ve hangi evde durduğunu görebiliyoruz.
Ay burcu bizim temel ihtiyaçlarımızı da ifade ediyor.
Yani duygusal ihtiyaçlarıma benim neyle mutlu olacağımı, neye ihtiyaç duyduğumu, ruhumu neyin besleyebileceğiyle ilgili bilgi veriyor.
Dolayısıyla duygusal dünyam her an çalkalanmaya hazır olduğu için aydan dolayı, ay sürekli burç değiştirdiği için mi?
gezegenlerle ilişki kurduğu için benim de duygusal dünyam bir iniyor bir çıkıyor.
Peki mesela biriyle bir ilişkiye başlayacak bir kadın veya bir erkek.
Onun ay burcu mu önemli? Ana burcuna mı baksın?
Yükselenler mi baksın?
Neyine bakacağız? Aslında biz biliyorsundur belki duymuşsundur ilişki analizleri yapıyoruz ve birkaç teknik kullanıyoruz.
Sinastri ve kompozitalar çıkartıyoruz iki kişiye ait.
Dolayısıyla bütün gezegenlerin birbirine olan etkileşimi aslında çok çok önemli.
Çünkü mesela bazen Duyuyorum işte güneşi işte diyelim ki toprak elementinde işte boğa başak ya da oğlak işte kadının da güneşi o alanda toprakta ay çok iyi anlaşırsınız.
Keşke her şey bu kadar kolay olsaydı diyorum ama orada bir merkürün Mars'la karesi ya da Mars'ın pütoyla karşılıklı iki harita arasındaki çok ciddi bir yıkama da sebep verebilir.
O yüzden sadece güneş yükselen ve ayın...
ilişkinin geleceği ya da ilişkinin potansiyeliyle ilgili bilgi vermesi çok da mümkün değil.
Bir de karşıt burç diye bir şey var hocam.
Bu nedir tam olarak? Şimdi zaten 180 derece matematiksel prensipten ilerlediğimiz zaman aslında bana kalırsa hani karşıt burcumuzu birazcık daha fazla öğrenmemiz gerekiyor.
Çünkü evrensel prensipte her şey denge temelinin üzerine kurulu.
Yani ben evet yay burcunda olabilirim.
Yani güneşim yay burcunda olabilir ama İkizleri de biraz öğrenmeye çalışırsam orada kendi dengemi yakalamış olurum gibi bu şekilde bir açıklama yapabiliriz.
Zaten Zodiac'ta bütün karşı burçlar tam tam böyle birbirlerinin karşısında duruyorlar.
İşte koçun karşısında terazi var, boğanın karşısında akref var gibi.
Güneş burcumuz bizim ne şekilde parlayacağımız ve hangi alanda potansiyelimiz olduğunu ve nasıl bir potansiyeli ortaya koymamız gerektiğini yani kimliğimizi ve egomuzu anlatıyor mesela.
Şimdi ben eğer boğa burcunda dolduysam o zaman ben parayı öğrenmeye gelmişim demektir.
İşte beş duyuyu, hazı bunları öğrenmeye gelmişim demektir.
Şimdi benim komple boğayı bırakıp akrepe gidip akrepte bir şeyler yapmam.
Çok doğru olmayacak ama akrep bir deneyimlemekten korkmamakla ilgili bir şeyler yaratabilirim en azından.
Yani görünmeyenden korkmayabilirim, sezgilerden korkmayabilirim.
Çünkü boğa mesela sadece somuta odaklanan, elle tutulur şeylerden faydalanan ve bunu da konfor haline getiren bir burç.
Akrep ise görüneni değil görünmeyeni sorgulayan bir burç yani tamamen görünmeyenden işleyen.
Kendini geliştirmek adına burada bir çalışma yapabilirler mesela.
Kendinizi geliştirmek istiyorsanız biraz böyle karşıt burcunuzdan faydalanmanız gerekiyor anladığım kadarıyla.
Bir de yükselen burç hadisesi var hocam.
Bu nedir tam olarak bize aydınlatır mısınız?
Yükselen burcumuz bizim doğum saatimizde belirlenen burç.
Yani ufktan yükselen burç diyelim.
Güneşin doğduğu ufktan yükselen burç o anda.
Şimdi tabii ki güneşin doğduğu anda oradaki o burç hangisi ise bizim de hayata bakış tarzımız o şekilde oluyor.
Şimdi doğduğumuz an olduğu için fiziksel bir şeyler de var.
var orada. Benim...
Kaçım, başım, işte vücudumun şekli buna göre şekilleniyor.
İmajım, tarzım, giyinme, giyinmem ya da beraberinde tam karşımda yani hepsinin tam karşısında partnerlik evi olduğu için ilişkiye bakış tarzımı da benim gösteriyor.
Dolayısıyla yükselen aslında bütün nefes aldığımız nokta olduğu için çok önemli.
Güneşten daha önemli sanırım o zaman.
Evet çünkü hayata bakış tarzımızı orası belirliyor.
Yani ben o anda gözlerimi açıyorum ve hayatı öyle görüyorum ve öyle bir kabule geçiyorum.
O zaman güneş insanların beni nasıl gördüğü gibi bir kapıya mı çıkıyor?
Tam görüntü diyemeyiz ama kimlik ve ego diyebiliriz aslında.
Ama yükselen daha çok görünüm ve imaj olarak kalır.
Ama nasıl parladığımız, toplumun bizi nasıl gördüğü, herkesin bizi nasıl gördüğü güneşle.
Yani bu biraz şöyle oluyor ben akrep burcuyum siz beni bir akrep kadın olarak görüyorsunuz ama içeriden oğlağım gibi bir kapıya çıkıyor.
Aynen öyle yani senin için hayatta yükselen oğlak isen eğer hayatta her zaman statü, kariyer, iş, sorumluluk, görev her zaman ön planda olacak.
Ama bunu yapış tarzın akrepsi bir şekilde olacak öyle söyleyelim.
Ay burcumda yay o zaman duygularımda yaysı olacak herhalde.
Evet duygusal ihtiyaçların farklı kültürleri, öğretileri, felsefeleri, din, dil, ırk gibi temel kültürel evrensel keşifleri bunları istiyor.
Bunlara ihtiyaç duyuyor ve bunları yaparken de keyif alıyorsun.
Dolayısıyla hepsi birbirine besliyormuş gibi bir durum var ortada o zaman.
Bu arada bir parantez açıp şunu söylemek istiyorum.
Zeynep hocadan ilk danışmanlık aldığında bana dedi ki ne iş yaptığını hiçbir şekilde bilmiyordu.
Diyor ki ısrarla görünmeyen bir şey yapıyor.
Bir şey var ama görünmüyorsun.
Şimdi siz de beni görmediğiniz için podcast yapıyorum diyemiyorum.
Hani o anlatsın istiyorum. O kadar çok anlattı ki ben böyle ağzım açık aaa aaa diyorum sürekli.
Sonra öbür yaptığım işi de bildi.
Hani her şeyi bildi. Hocam dedi ben böyle böyle tamam işte diyor.
Senin görünmemen gerekiyor.
O kadar doğru yani.
O kadar böyle gerçekten parmak izi gibi yerlere değindi.
Onu söyleyeyim. İnanmayanlara duyurulur buradan.
Peki hocam şunu sormuşlar.
Bunlardan en önemlisi hangisi?
Ay burcumuz mu, yükselenimiz mi, güneş mi?
Bence hepsi önemli ama. Valla bence hepsi önemli yani.
Çünkü hepsi farklı bir kulvarı anlatıyor.
Hepsi birbirini tamamlayan enerjiler.
Dolayısıyla beni duygularımdan soyutlayamazsın.
Beni duruşumdan soyutlayamazsın.
Benim nasıl parladığımdan, o enerjimden soyutlayamazsın.
Hepsi birbirleriyle etkileşimde olduğu için işte zaten sanırım parmak ise burada devreye giriyor.
Yani her yükselen aynı değil.
Ya da her ay burcu yay olan aynı değil yani.
Burada farklılaşma belirleniyor.
Peki hocam YouTube'da böyle yayınlarınız var.
Orayı dinlerken insanlar işte yükselen mi dinleyecekler, güneş burcu mu, ay burcu mu hangisini dinleyelim?
Yani şöyle söyleyeceğim bence öncelikle yükseleni dinlemeniz lazım.
Çünkü biz gezegenlerin etkileşimini o alandan yükselen üzerinden anlatıyoruz.
Ama güneş burcunu da dinlerseniz eğer orada gezegenlerin de bir şekilde zorlayıp zorlamadığını ya da size kucak açıp açmadığını öğrenebilirsiniz.
Ama önce yükselen sonra güneş.
Bir de şu soru gelmiş. Ben astrokartografi nedir?
En çok merak ettiğim sorulardan biri.
Çünkü İsveç'te yaşamak için bahane arıyorum.
Bakalım haritan İsveç'e veriyor mu?
Belki tabii ki bu içsel olarak geldiğine göre mutlaka veriyordur ama astrokartografi bizim doğum haritamızın dünya haritası üzerine aksettirilmiş hali, iz düşümü aslında.
Ve bizim tabii ki burada işte az önce bahsettiğimiz bütün parametreler, yükselen işte tepe noktası, alçalan işte ev çizgimiz vesaire gibi ya da gezegenlerimizin geçtiği bazı ülkeler var, bazı coğrafik
noktalar var. iş alanı olarak ya da sonluklarım sıkı çalışma olarak hizmet verdiğim alanlarda Paris, Almanya ve İtalya çok yoğun bir şekilde çıkıyor.
Yani yaklaşık 15 sene boyunca Fransa, İtalya, Almanya ve İspanya pazarına baktım.
Yani mesela buradan bunu görebiliriz.
Çok da faydalı, çok da keyifli.
Şimdi gelelim en merak edilen sorulardan birisine.
Hani bu birinci ev, ikinci ev, üçüncü ev diye gidiyoruz ya işte kariyer evimiz, aşk evimiz, ilişki evimiz.
Bunlar nedir tam olarak hocam açıklayabilir misiniz bize?
Tamam. Şimdi evler öncelikle belirlendikten sonra yani orada hangi burcun olduğu önemli ve hangi gezegenin de olduğu önemli.
Şimdi tabii biz gezegen etkisine girmeyeceğiz ama çünkü orada bir ekstra bir arketip çalışıyor.
İşte farklılaşma orada başlıyor.
Şimdi birinci ev yani yükselenle başlayan ev bizim imajımız, görünümüz, az önce bahsettiğimiz konular.
Yükselen birinci evi başlatmış oluyor.
İlk nefes aldığımız yer zaten orası ve bizim işte dediğimiz gibi genel hayata bakış tarzımız ve kendimizi nasıl ortaya koyduğumuzla alakalı.
İkinci ev para ve kaynaklar evi.
Burada tabii ki kendimize verdiğimiz yani mandi manevi değerleri kapsayan bir ev ve boğanın evi zaten kozmik anlamda.
Üçüncü ev düşüncelerimiz, fikirlerimiz, stratejilerimiz, iletişim tarzı.
Kardeşlerle o yakın akrabalarla olan ilişkimizi anlatıyor.
Dördüncü ev evimiz ailemiz.
Atalarımız, atalarımızdan getirdiklerimiz, genetik miraslar bunların hepsi burada var.
Beşinci ev birazcık daha fazla yeteneklerimiz, becerilerimiz.
Burada tabii ki çocuklarla olan ilişkimiz veya bizim çocuğumuzla ilgili potansiyel, çocuk sahibi olmakla ilgili potansiyelerimiz de gözükebiliyor.
Eğlenceye bakış tarzımız, kendimizi nasıl bir rekabet içerse nasıl ifade ettiğimizle ilgili bir alan.
Altıncı ev birazcık da çalışma hayatıyla.
ettikleri o kariyer vesaireyle ilgili alan.
Ama burada birazcık daha sanki iş yapış şeklimiz, alışkanlıklarımız, günlük rutinlerimiz, çalışma düzenimiz ve şartlarımızla ilgili bilgiler var.
Ayrıca bir de sağlıkla ilgili konular var.
Yedinci evde ilişkimiz ve tabii ki ortaklıklarımız, evliliğimiz, partnerliklerimiz.
Burada tabii ki partnerlik dediğimiz zaman bir iş ilişkisi de olabilir, bir aşk ilişkisi de olabilir ama Aşk burada birazcık daha ciddiyet kavramı üzerine kurulmuş ilişkileri içine alıyor.
Tabii ki ortaklıklarımız, sözleşmelerimiz, kontraktlarımız, yasal konular var bu iş içerisinde.
Ve tabii ki tüzel kişiyle yaptığımız anlaşmalar.
Yani işte insanlar merak ediyor.
Mesela işte şirketten ayrılacak mıyım?
Mesela çoğu astrolog yedinci evi orada kaçırabilir.
Ama yedinci evin de kontrol edilmesi gerekiyor.
Sekizinci ev birazcık daha akrebin evi olduğu için gizemlerle dolu bir ev.
Ölüm ötesine nasıl baktığımız işte...
para psikolojik alanlara baktığımız, senin çok hoşuna gidebilir mesela bu hep.
Veya orada samimiyet çizgimiz, yani cinselliğe olan bakış tarzımız ve beraberinde tabii ki kurduğumuz, yani yakın ilişki kurduğumuz insanla olan samimiyet çizgimiz ve bizim oradaki eğilimimiz
anlatılıyor. Ortak sermayeler var, parayı beraber nasıl yönettiğimiz var, finansal da bir ev aynı zamanda.
Dokuzuncu ev başkalarıyla iletişime geçtikten sonra onların felsefesinden nasıl etkilendiğimizi anlatıyor.
Uzaklarla ilgili bir ev, yolculuklarla ilgili bir ev, işte yüksek öğrenim, üniversite, hatta mesela biz buradan hangi üniversitede okuyacağımızı falan burada görebiliyoruz ya da o dönemde yaşanacak problemler varsa onu
oradan görebiliyoruz. Ve hani hayata bakış tarzımızda orada kendimizi nasıl geliştirebileceğimiz, ufuklarımızı nasıl aşabileceğimizle ilgili bir takım bilgiler var.
Onuncu ev işte kariyer evi.
Yani tabii ki şu anda, şu an zaman anlamında yani herkesin bir işi var, kariyeri var vesaire ama eskiden yani klasik astrolojide baktığımız zaman burası
aslında toplum önünde benim...
Kendimi nasıl ifade ettiğim, nasıl ortaya koyduğum enerjimi, insanların beni nasıl görmesini istedim.
Ama burada tanıdığım tanımadığım herkesten bahsediyoruz yani.
Böyle bir ev burası da.
11. ev benim insanlarla nasıl etkileşime geçtiğim ve sosyal çevrelerde, sosyal ortamlarda, gruplarda, kulüplerde, organizasyonlarda.
Nasıl insanlarla beraber oldum, nasıl bir iletişim kurdum ya da etkileşim içerisine girdiğim, geleceğe nasıl baktığım, uzun vadeli planları nasıl yaptığımla ilgili bir ev.
En son 12. ev, herkesin ürktüğü bir ev bu ev bu arada, onu da söylemek istiyorum ama 12.
ev bizim birazcık daha ana rahmine döndüğümüz, bilinçaltımıza yüzleştiğimiz, birazcık daha endişe ve kaygılarla olan bir ev.
Birazcık daha böyle mahremiyet, izolasyon vesaire gibi.
Gelelim en merak edilen mevzuya.
2022 Burç yorumlarını şöyle kısaca bir alabilir miyiz hocam sizden?
Yani herkes çok merak ediyor bunu.
Tabii ki biz şu anda burada bütün detayları veremeyiz ama genel anlamda nasıl etkilenebileceklerinden ya da en önemli olaylardan böyle birer ikişer cümle.
Bahsedelim. Bu arada tabii ki merak edenler için YouTube kanalımızda da çok detaylı videolar var.
Onları da takip edebilirler.
Önce yükselen koçlardan başlayalım.
Bakın yine yükselen dedim. O yüzden dikkat.
Şimdi yükselenler bu sene, yükselen koçlar bu sene Jüpiter balığa gireceği için 9 Aralık'tan itibaren 11 Mayıs'a kadar olan süreçte bir de yıl sonu tekrar geçiş yapacak.
Birazcık daha maneviyata, birazcık daha spritüel dünyaya dönecekler.
İçsel şifalandırmalar yaşayacaklar.
Ve tabii ki hani orada yılın ikinci yarısında kendileriyle ilgili o farkındalıkla ve o iyileşme ve şifalanmayla beraber Kendilerini daha fazla büyütmeye, kendilerini
daha fazla geliştirmeye alacaklar kendilerini.
Son derece hani olumlu bir sürece girecekler.
Tabii onların biliyorsun Kuzey Aydın'ı ve Güney Aydın'ı 18 Ocak itibariyle burç değişimine gidiyor.
Kuzey Aydın'ımız Boğa Burcu'na geçiyor.
Güney Aydın'ı Akrebe geçiyor.
Bu da tutulmaların eksenini değiştirecektir ki tutulmalar...
Gökyüzünde çok önemli miyeng taşları, büyük döngüler başlatıyorlar.
İstersen her burç için bu tutulmalar ne enerjide olacak ne alanda kendilerini geliştirmeleri gerekiyor bundan da bahsedelim.
Yükselen koçlar finans alanında önemli atılımlar yapacaklar.
Karbetme korkusunu bıraktıkları anda, kendi gelirlerini yaratmaya karar verdikleri anda başarı onları bulacak.
Yükselen boğalara baktığımız zaman onlar özellikle Sosyal çevrede kendilerini daha iyi ifade edebilecekleri, daha keyif alabilecekleri alanlara geçiş yapacaklar.
Bu 11 Mayıs'a kadar devam edecek.
Tabii onların bu tutulmalardan etkileri tamamen özel hayatlarını etkileyecek.
Aranan kişi olacaklar, çok fazla dikkat çekecekler yükselen boğalar.
İş hayatları ile ilgili önemli değişimler yaşayacaklar.
Böyle sanki bal yapan ara gibi hareket edebilecekler diyebiliriz.
Onlar da partnerlerini, ortaklarını, ilişkilerini kaybetmekten korkmamalılar artık.
Bunun üzerine de şüphe kurmamalılar.
Ona yoğunlaşmaları lazım.
Yükselen ikizlere gelelim.
Yükselen ikizler zaten bütün Challenge'ı 2021 senesinde yaşadı.
Artık bitap düştü. Çok önemli şeyler oldu onların hayatında ama bu sene özellikle dikkat etmelerini istediğim bir şey var yükselen ikizlerden.
Çünkü Jüpiter balığa geçtikten sonra onların kariyer alanlarını etkileyecek.
Bu da çok fazla kendini adama ve çok fazla teslimiyet verecek.
Çünkü orada Neptün'le de birleşecekler bunlar Nisan ayında.
Diyorum ki ben yükselen ikizlere lütfen almadan vermeyin.
Özellikle iş konusunda. Çünkü aşırı fedakar olacaklarını ve kendilerini adayacaklarını düşünüyorum.
Bir sürü iş fırsatı olacak, işleri büyüyecek, isimleri büyüyecek, statüleri artacak ama dikkatli olmaları lazım.
Yani sanki karşı taraf onları biraz sömürme kapasitesine sahip gibi dikkat etsinler.
İçsel anlamda baktığımız zaman tutulmalar onu finansal açıdan etkileyecek ama finansal korkularını da aşmışlardı zaten onlara geçtiğimiz sene.
O yüzden bu konularda tutulmalar onları birazcık daha kolay etkileyecek, zorlanma yaşanmayacak.
Yükselen yengeçlere baktığımız zaman onlar biliyorsunuz su burcu yani duygusallar, hassaslar.
Ve tabii ki inanılmaz bir enerji reseptörlüğü yaşıyorlar.
Şimdi bu enerji reseptörlüğü inanılmaz derecede artacak.
Çünkü Jüpiter balığa geçiyor ve onların yükselenlerine müthiş güzel bir açı yapıyor.
Maneviyatlarını arttırabilirler, spirtüel konulara yönelebilirler, dinle ilgilenebilirler, farklı felsefelerle ilgilenebilirler, kendilerini şifalandırabilirler.
Yılın ikinci yarısından sonra iş hayatlarıyla ilgili büyük atılımlar yapacaklar onlarda.
Dikkat etsinler. Tutulmalar onları birazcık daha sosyal çevrede ve sosyal çevreye adaptasyonla ilgili etkileyecek.
Yeni alanlara geçiş yapmaları lazım.
Yeni çevreler oluşturmaları lazım.
Bunu da kabule geçmeleri gerekiyor.
Gelelim yükselen aslanlara.
Şimdi yükselen aslanlar zaten 2021'den bu yana ilişkilerle ilgili ya da o ilişkileri sağlamlaştırmakla ilgili bir takım sınavlardan, testlerden ve zorluklardan geçiyorlardı.
Bu sene bu sınavlar da devam edecek ama çok şey öğrendiler aslında baktığımız zaman 2021'den.
Dolayısıyla o kadar zorlanacaklarını düşünmüyorum.
Jüpiter'in balık burcuna geçmesiyle beraber yılbaşından itibaren 11 Mayıs'a kadar finansal anlamda nasiplendikleri yani yardım aldıkları veya onları destekleyen
işte miras gibi ya da ne bileyim ikramiye gibi prim gibi ya da eşlerinin parasından bir takım faydalar görebilirler.
Orada müthiş bir büyüme yaşanacak.
Ve tabii ki Jüpiter orada hem de şifacı olduğu için bütün korkularını şifalandırabilecekler psikolojik olarak.
Tabii ki bir yandan da kariyerle ilgili yeniliklere adapte olmaya devam edecekler.
Çünkü tutulmalar onlara yeni sektörlere, yeni statülere, yeni pozisyonlara taşıyacak iş hayatında.
Ona dikkat etsinler.
Ev hayatını birazcık daha arka plana almaları lazım.
Öyle söyleyelim. Yükselen Başaklar'a geldiğimiz zaman, Yükselen Başaklar aslında yılın ilk yarısında birazcık daha sözleşmelere, kontratlara ya da ilişkilere
odaklanacaklar.
Çok vericiler, çok sosyalleşecekler, çok fazla insana yardım etmek isteyecekler ama ikizlere yaptığımız yorumu tekrarlayalım, almadan vermeyin diyorum.
Çünkü orada müthiş bir sonsuz kucak açma var.
Özellikle de ilk 6 ayda dikkatli olmaları lazım.
İkinci 6 aylık dilinde birazcık daha finansal konulara odaklanacaklar.
Eşlerinden veya ortaklarından, onların ortak sermayesinden fayda görebilirler, müthiş bir büyüme yaşayabilirler.
Onların yaratmaya çalışması gereken yeni oluşumlar, yeni başlangıçlar ise uzaklarla ilgili bir alanda belki bir...
gelir kaynağı yaratabilecek bir iş kurabilirler veya buradaki bir potansiyelden ya da bir krizden fırsat yaratabilirler.
Buna odaklanmaları onların için faydalı olacaktır.
Yükselen terazilere gelelim.
Şimdi yükselen teraziler...
Zaten sosyal anlamda geçtiğimiz sene oldukça fazla etkilendiler.
Çünkü bu satın koba onları olumsuz etkiledi.
Tamamen kendi içlerine döndüler.
Kendi tekniklerini geliştirmek doğrultusunda çaba sarf ettiler.
Bu sene bu enerji devam edecek.
Çünkü kendi bilgilerini nasıl yaymaları konusunda çok şey öğrendiler.
Öyle söyleyelim. Kendilerini bayağı da geliştirdiler.
Şimdi bunu işe nasıl aktarabilirler?
Ve konsantrasyonu bozmadan, o günlük planın arkasında işte zaman zaman kaybolmadan nasıl ilerleyebilirler?
Çünkü Jüpiter balıktan geçerken hem iş yoğunluğunu artıracak beraberinde konsantrasyon problemi getirebilir, odaklanamayabilirler, fazla spritüel kalabilirler ya da eğer sanatsal bir takım
işlerle uğraşıyorlarsa...
Tabii ki bu onların daha fazla üretmesine yardımcı olacak.
Dolayısıyla iyi. Tutulmalar ise onların para evlerinde gerçekleşiyor.
Demek ki finansal açıdan yeni oluşumlar, yeni başlangıçlar ve felsefeyi değiştirmeleri gerektiğiyle ilgili bir durum var.
Onlar birazcık daha başkalarının parasından kaynak yaratmaya odaklanmaları gerekiyor.
Miras gibi ya da ikramiyedir, vergidir, maaştır, nafakadır falan filan.
Diğer taraftan da kendi paralarını, kendi kazandıkları parayı kaybetmekle ilgili korkulardan vazgeçmeleri gerekiyor.
Akreplere gelelim.
Şimdi akrepler daha fazla etkilenecek 2022'den.
Çünkü az önce bahsettiğimiz tutulmalar onların aksında boğalarda olduğu gibi.
Onlar da ilişkilerindeki tüm bakış açılarını değiştirecekler.
Yeni ortaklıklar kuracaklar, yeni sözleşmeler yapacaklar, evlenebilecekler.
Ve burada akrebin o şüpheciliği.
Ya da işte kafasından geçen hani görmediği ama göremediği yani görmeyip de acaba sorguladığı bir şeyler var mı diye bunu kafasından atması gerekiyor.
Birazcık daha görünene odaklanması gerekiyor ve güvende hissetmesi gerekiyor.
Yılın ikinci yarısında inanılmaz yoğun bir tempo yaşayacaklar.
Yeni projeler hızla büyüyebilir, çok hızlı büyüyebilir.
Onlara odaklanabilirler.
Yükselen yaylara gelelim.
Yükselen yaylar...
Aslında daha çok ev aile alanına biraz daha fazla odaklanacaklarmış gibi gözüküyor.
Orada inanılmaz bir geçmişten gelen az önce bahsettik dördüncü ev hikayesinden genetik miraslar var.
Bunların şifalanması ilk altı ayda son derece mümkün olacak.
Çünkü orada müthiş kendini aileye adama duygusu var.
Bunu yoğun bir şekilde yaşayacaklar.
Tutulmalara geldiğimiz zaman...
Onları birazcık da iş hayatlarında etkileyecek.
Yeni işlere girebilirler. Çalışma şartlarını tamamen değiştirebilirler.
Bu alanda yeni başlangıç yapabilirler.
Kendi düzenlerini yeni baştan kurabilirler.
Ve tabii ki burada en çok dikkat etmeleri gereken şey %100 güvende oldukları inancıyla bunu yapmaları gerekiyor.
Yükselen oğlaklara gelelim.
Yükselen oğlaklar aslında baktığımız zaman yılın ikinci yarısında birazcık daha fazla aktifler.
Daha büyük bir ev ya da bir aile kurma, aileyi genişletme, büyütme enerjisinde olabilirler.
Ve burada tabii ki yapabilecekleri birçok şey var.
Belki taşınmak gibi ya da yurt dışına gitmek gibi durumlar gündeme gelebilir.
Yükselen oğlakların burada tabii ki tutulmalar açısından en çok dikkat etmeleri gereken alan daha çok kendilerine odaklanmalarıyla ilgili.
Orada sanki birazcık daha yetenekler, beceriler ya da spekülatif yatırım araçları bunların üzerine odaklanabilirler.
Burada yeni yeni atılımlar var, yeni yeni girişimler var.
Ve hani şu anda düşünmediği ama konfor alanının dışına çıkması gereken konularda.
Önemli başlangıçlar yapacaklar.
Yükselen olanakların birçoğu da ebeveyn olabilir, çocuk sahibi olabilir.
O müjdeyi de verelim şimdiden.
Yükselen kovalara geldik.
Yükselen kovalar 2021'den itibaren zaten Satürn'ün kova burcunda olması ile ilgili müthiş bir...
Değişime girdiler. Bu karantinanın da etkileşimiyle dışarı çıkamadılar, özgürlüklerini yaşayamadılar, sosyalleşemediler.
En çok onlar etkilendi aslında.
Bu da onları yepyeni bir hayata sürükledi.
Şimdi bu yepyeni hayat daha tamamlanmadı.
Yani oluşması gereken hayat daha tamamlanmadı.
Bu süreç ilerleyecek, devam edecek.
Onların asıl atılım yapmaları gereken şey...
birazcık daha kariyer alanını askıya alıp aileyle ilgili olaylara odaklanmaları gerekiyor.
Yaşam ortamlarını netleştirmeleri gerekiyor.
Nerede yaşayacaklarına karar vermeleri gerekiyor.
Belki ev almak, belki ev değiştirme, ev satmak veya aileyle ilgili bir takım yeni bir soluk ya da yeni bir sayfa açmak durumunda kalacaklar.
Kendilerini güvende hissetmeleri gerekiyor.
Bu doğrultuda ilerlemeleri onların faydasına olacak.
Finansal açıdan da ilk 6 ay son derece bereketli.
Sadece oradan... Aman diyeyim finansal konularda çok duygusallar onlar çünkü.
Çok da elleri açık bir anda hani para geliyor bir anda para gidiyor gibi bir durum var.
Bu sene bunu çok yoğun yaşayabilirler.
Lütfen paranızı öyle oluk oluk harcamayın.
Çok dikkatli olun diyelim. Gelelim yükselen balıklara.
Şimdi yükselen balıklar geçtiğimiz sene kariyer ve ev hayatıyla ilgili çok büyük değişimler yaşadılar.
Burada kendilerini geliştirdiler.
Hem aile açısından hem de iş açısından.
Şimdi artık bunun birazcık daha manevi dönüşlerini alacaklar ilk altı ayda.
Kendi hayatlarına daha romantik bir bakış açısıyla yaklaşabilirler.
Aman diyelim o dönemde ilk altı ayda ciddi kararlardan uzak dursunlar.
Çünkü ayaklar çok fazla yere basmıyor.
Jüpiter balıkta, Neptün balıkta orada inanılmaz bir ne diyelim hayaller var, idealler var, beklentiler var.
Oralardan işlemesinler.
Yılın ikinci yarısında finansal açıdan kaynakları artabilir, gelirleri artabilir, kazançları artabilir.
Sonuçta oldukça faydalı bir döneme gidecekler ve kariyerden elde ettikleri paralarda inanılmaz yani maaşlarında artışlar olacak.
Bunun keyfini sürebilirler.
Onlar da yakın çevreyle olan yeni bir atılım yapacaklar.
Belki kardeşleri varsa ya da yakın çevrelerinde yakın görüştükleri insan varsa onların hayatı da etkilenebilir.
Orada yeni başlangıçlar olabilir. Veya kendi iletişim alanlarıyla ilgili ya da öğrenmek istedikleri eğitim vesaire gibi konularda da yeni başlangıçlar yapabilirler.
Hocam çok teşekkür ediyorum yayınımıza katıldığınız için teker teker bütün sorularımızı yanıtladığınız için.
Arkadaşlar Instagram'da beni takip etmek isteyenler için adresim Ortamlarda Satılacak Bilgi.
Merve biz de buradayız seni dinliyoruz demek isterseniz bu adresten bana ulaşabilirsiniz.
Eğer Zeynep Özyörük'ten danışmanlık almak isterseniz kendisine Klaros danışmanlık adresinden Instagram üzerinden ulaşabilirsiniz.
Aynı zamanda YouTube'da çok tatlış yayınları var Zeynep Pınar ile Astro Gündem diye.
Oradan da Astrolojik Gündemi takip edebilirsiniz.
Hocam son olarak ilave etmek istediğiniz bir şey var mıdır?
Yani astrolojide merak ettikleri soruları aslında ne güzel sordular diyorum.
Hani birazcık daha araştırsınlar, sorsunlar ve orada kılavuzlarını doğru seçmeye gayret göstersinler.
Yani internette çok fazla bilgi dolaşıyor.
Herkesin yazdıkları var vesaire ama arka planda birazcık daha olayın kitabı tarafına eğilirlerse, eğilim yaparlarsa, orada daha fazla araştırma yaparlarsa daha doğru bilgiye ulaşırlar.
Ama astrolojiden faydalanmayı da es geçmesinler.
Böyle söyleyelim. Bence de es geçmeyin arkadaşlar.
Şimdilik kendinize iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
