
Kod: 60OSB
Cambly Kids Hakkında detaylı bilgi almak ve %60 indirimden faydalanmak için linke tıklayın: https://cambly.biz/60OSBKIDS
Kod: 60OSBKIDS
Instagram: @ortamlardasatilacakbilgi
Twitter: @OrtamlardaB
Reklam ve İş birlikleri için: ortamlardasatilacakbilgi@gmail.com
*Bu bölüm "Cambly" hakkında reklam içerir*
Transkript
Anadili İngilizce olan deneyimli eğitmenlerle ister birebir ister grup derslerine katılabileceğiniz online bir eğitim uygulaması olan Cambly'e bugün başla en büyük yatırımı geleceğine yap.
60 OSB kodu ile tam %60 indirimle ilk ve son kez ayda sadece 199 TL'ye abone ol.
Ayrıca ilk dersin ücretsiz.
Bugün kendin için bir adım at.
Herkese merhaba, Ortamlarda Satılacak Bilgi'ye hoş geldiniz.
Ben Merve. Bugün aldatmak ve aldatılmak üzerine konuşmak istedim.
Size hatırlıyorsanız Instagram'dan uzun bir zaman önce sormuştum.
Hiç aldattınız mı veya aldatıldınız mı diye.
Sonra da neden aldattınız diye sormuştum.
Bugün gelen cevapları tabii ki isim vermeden paylaşıyor olacağım.
Bu podcast çok uzun zamandır bekleniyor.
En çok merak edilen konulardan biri zaten.
Ben psikolog değilim biliyorsunuz ki ama bu konuyu ülkemizin önde gelen psikologlarından okumalar yaparak, araştırmalar yaparak öğrendiklerimle sizlere aktarmaya çalışacağım.
İşin psikolojik boyutlarına gireceğiz az sonra.
Erkekler neden aldatır?
Kadınlar neden aldatır?
Bilimsel olarak açıklaması var mıdır?
Bunları da konuşuyor olacağız.
Hadi o zaman hemen başlayalım.
Umarım hiç kimse aldatmaz ve aldatılmaz diyerek açılış yapalım.
Şimdi önce aldatma ve sadakatsizliğin ne olduğunu açıklayalım.
Sadakat nedir? Sadakat çocuk yaşta öğrenilen bir şey.
Yani bir adanmışlık, bağlanma, aidiyet duygusu.
Ve sadakatsizlik mevcutta yaşadığınız, birlikteliğin dışındaki kişilerle yaşadığınız o duygusallık, cinsel birlikteliktir.
Aldatma dediğimiz sadakatsizliği izleyen süreçte söylenen yalanlardır diye açıklayalım.
Yani sadakatsizlik bir seçimdir.
Aldatma bu seçimin neticesinde gelen süreçtir diyebiliriz.
Ve tabii ki aldatmanın da çeşitleri var arkadaşlar.
Uzmanlar genelde dört tip aldatma çeşidi olduğunu ifade etmiş.
Duygusal aldatma, uzun süreli aldatma, tek gecelik ilişki ve gönül eğlendirme.
Şimdi duygusal.
Cinsel, hem duygusal hem cinsel ve anonim aldatma olarak da bunu kategorize edebiliriz.
Duygusal aldatma kişinin bir ilişkisi varken başka biriyle yakınlaşması.
Bence en acısı budur yani en çok da bu koyar diye düşünüyorum insana.
Cinsel aldatma yine bir ilişki varken başkasıyla bir cinsel beraberlik yaşamak.
Bir de kombo var arkadaşlar.
Her ikisi hem duygusal hem cinsel yakınlık başka biriyle.
Anonim dediğim aldatmada tek gecelik dediğimiz olaylar.
Şimdi aldatmanın sebeplerini az sonra açarak gideceğim ama zaten sebepleri çok boyutlu ve karmaşık.
Bir de bu olaya yaklaşımlarda yabancıların tutumu oldukça farklı sürtlerden.
Mesela bir yabancı psikolog diyor ki çocuklukta bizlere sevgi ve şefkat öğretiliyor.
Bunlar onaylanan iyi değerler.
Şefkat falan okey ama cinsellik vs.
bunlar bize öğretilmiyor, aktarılmıyor.
Çoğu aile bu konuda üç maymunu oynuyor bunu biliyoruz.
Sonra evlendikleri zaman insanlara diyorlar ki hadi şefkat ve şehveti birleştirin de mutlu olun.
Yok öyle bir dünya diyor çünkü biz bilmiyoruz nasıl olduğu bize öğretilmedi diyor.
İşte bu sebepten dolayı psikanalitik alan yazın eşleriyle duygusal tatmin yaşadığı halde cinsel tatminini evlilik dışında arayan bireyler olduğunu ifade etmiş.
Yani sevgi tatminini birinden cinsel tatmini bir başkasından elde edenler.
Şimdi aldatmaya zemin hazırlayan faktörlere baktığımız zaman genellikle sosyal yapı, cinsellik, baştan çıkarılma ve uyaran anlayışıymış.
Sosyal yapı yani kişinin çevresi, arkadaş ortamı demek.
Arkadaş ortamı nasılsa...
Aldatmaya meyili de öyle oluyor.
Baştan çıkarma zaten erkeklerin en sık kullandığı aldatma nedenlerinden biri bence.
Uyaran dediğim ise uzun süreli evliliklerde olan bir şey.
Artık ilişkinin monotonlaşması, uyaran etkisinin azalaşı yani artık erkeğin kadına bir şekilde erotize olmaması ya da kadının erkeği aynı şekilde.
Az sonra bu konulara derin dalış yapacağız.
Şu an konunun çevresinde geziyoruz.
Kadınlar duygusal yakınlık istediği için erkekler ise...
Daha çok kişisel ihtiyaçlar, yenilik arzusu gibi nedenlerle aldatıyorlarmış araştırmalara göre.
Bir de araştırmalara göre erken yaşta evlenen bireyler aldatmaya maalesef daha yatkın oluyorlarmış.
Tabi burada en önemli faktörlerden biri bağlanma stilleri arkadaşlar.
Ona ayrı bir podcast gelecek çünkü aldatma eğilimini genelde o belirliyor bence.
Peki bilim insanları bu konuda ne düşünüyorlar?
Hani bir klasik vardır ya evliliğimde çok mutsuzum o yüzden karımı aldattım.
Hayır arkadaşlar araştırmalar göstermiş ki aldatan erkeklerin %56'sı kadınların ise %34'ü evliliklerinde gayet mutlu ve şahane kişilermiş.
Bu sonuç beni dumur etti gerçekten.
Bilimsel başka bir açıklaması şu monogomi yani tek eşliliğe adapte olamamamız.
Erkekler tutku ve seks için, kadınlar aşk için, duygusal yakınlık için aldatıyorlar ve bilim camiası da bunu tasdikliyor.
Bir de vazopresin diye bir hormon varmış arkadaşlar.
Bu damarları büzücü bir hormonmuş.
İdrarla su kaybını önlemeye yarıyormuş ama aynı zamanda sosyal bağları da işte güven, empati bu duyguları da tetikleyen bir hormonmuş.
Eğer bu düşükse kişi de aldatmaya meyili artıyormuş.
Yani aldatıp yakalanırsanız bu bahaneyi öne sürebilirsiniz.
Bilim de arkanızda. Vazopresin hormonum eksikti aşkım diyebilirsiniz.
Kadınlar yumurtlama yani ovaliyasyon dönemlerinde aldatmaya daha yatkın oluyorlarmış.
Çünkü doğurganlar o dönem içerisinde ve cinsel arzularının en doruk olduğu zaman dilimi.
Alışveriş bağımlılarının aldatmaya daha meyilli olduğu saptanmış.
Neden? Çünkü sürekli alışveriş yaparak daha iyisini daha güzelini almaya çalışıyorlar.
Kendilerini tatmin etmeye çalışıyorlar.
Bunun psikolojik karşılığı da hani eş seçiminde de devreye giriyor.
Eşini de bir süre sonra daha iyisiyle değiştiriyor.
Yani ben demiyorum arkadaşlar bilim insanları diyor.
Bir de orgazm taklidi yapan kadınlar aldatmaya daha meyilli olabiliyorlarmış.
Artık taklit yapmak istemedikleri için olabilir sanırım lol.
Seksi bir ses tonuna sahip erkeklerin de aldatmaya daha meyilli olduğu ortaya çıkmış.
Çünkü böyle bir ses tonuna sahip erkeğe kadınlar da karşı koyamıyor.
Erkek de bir süre sonra karşı koyamıyor olanlar oluyor.
Ve bonus tabi ki sosyal medya günümüzdeki ihanetlerin artış sebebi.
Artık insanların böyle bu kadar kolay bir şekilde birbirine ulaşabiliyor olması ihanetleri de peşe sıra getirdi.
Bir de sinir bilimciler diyorlar ki bir ilişki başladıktan sonra 6 aydan 2 yıla kadar herhangi bir süre sonra artık beynin tepki verme eylemini düşürdüğünü söylüyorlar.
Yani az önce demiştim ya artık uyaran faktörü yok.
Ve bu süreçte de ilişkilerde kopmalar oluyor.
Hani ilişkimizin heyecanı bitti ya diyoruz ya işte o evre.
6 aydan 2 yıla kadar olan bir süreçte gerçekleşiyormuş bu maalesef.
Bazı bilim adamları da diyor ki insanlar tek eşli olarak yaratılmadı kardeşim.
Yani evrimden bu zamana kadar bu böyle geldi böyle gidecek.
Aldatma da bu yüzden son bulmayacak.
Yine aldatma üzerine yapılan bir başka araştırmada da şu ortaya çıkıyor.
Kadınların sevgililerini ya da eşlerini aldattıkları kişiler genelde yakın çevreden oluyormuş arkadaşlar.
Ve genelde bir defaya mahsus olarak kalıyormuş.
%70'i bir defa yapıyormuş.
%30'u o ilişkiyi devam ettirmeye çalışıyormuş.
Erkeklere baktığımız zaman tesadüfen tanıştıklarıyla eşlerini sevgililerini aldatabiliyorlarmış.
Ama her üç erkekten biri genellikle iş yerinden biriyle olmaya meyilliymiş.
Hatta iş yerinden olan bir insanla daha...
Uzun süreli ilişki yaşadıkları ortaya çıkmış.
Şimdi gelelim psikoloji mevzusuna.
Aldatmayı zaten çok konuşacağız bugün ama aldatılmakla başlamak istiyorum.
Çünkü aldatılmanın acısının şiddetinin bazen ölüm acısı kadar can yakabileceği söyleniyor.
Bu karşınızdakine verdiğiniz değerle orantılı tamamen.
Peki aldatılan insanlar neler yaşıyorlar?
Bir kere özgüven kaybı, öz saygı kaybı olabiliyor.
Bir daha hiç kimseye güvenmeyebiliyorlar.
Boşa giden emeklerde cabası tabii.
Aldatılmak neden bu kadar can yakıyor?
Çünkü içimizde bir yerlerde şu anlama gelebiliyor.
Terk edilmek. Çünkü bir başkasına tercih ediliyoruz.
Yani bizden bir şekilde vazgeçiliyor ve işin acısı da burada saklı.
Peki aldatan kişiyi neden bazı insanlar terk edemiyor, bırakamıyor?
Bununla ilgili çok enteresan bir şey öğrendim.
Mesela hiç kavgası, gürültüsü olmayan ilişkilerin daha kolay bittiğini biliyor muydunuz?
Yani böyle çiftler daha kolay boşanıyorlarmış.
Ama şiddetli geçimsizlik yaşayanlar işte kavgası gürültüsü bitmeyenler öyle kolay kolay boşanamıyorlarmış.
Neden? Çünkü kavga bile bazen bir iletişim biçimi olabiliyor.
Bir ilişkide ne kadar çok duygu çeşitliliği varsa...
Kopması o kadar zor oluyormuş arkadaşlar.
Yani olay sadece aşk meşk falan değilmiş.
Kin, nefret, öfke ve bir sürü duygu.
Yani hani bir söz vardır ya susan biri için bitmişsinizdir.
Bence bu çok doğru. Yani sevgiliniz sizinle tartışıyorsa bence sevinin abi.
Çünkü bir şeyleri düzeltmeye çalışıyordur.
Gitmek istemiyordur, orada kalmak istiyordur.
Sorunu çözmeye çalışıyordur.
O bir kırmızı alarmdır görebiliyorsanız.
Ama cidden sizinle kavga etmeyen birinden...
Korkun derim. Pablo Neruda der ya bir kadın söyleyeceği çok şey olduğu halde susuyorsa erkek artık tüm şansını kaybetmiştir.
Bence çok doğru. Hatta Cemal Süreyya'nın da dediği gibi kadın susarak gider.
Eğer bir kadın şikayet ediyorsa erkek şunu bilmelidir ki...
O ilişkiden hala bir beklentisi, hala bir umudu vardır.
Yani kadının susması pek hayra alamet değil gördüğünüz gibi.
Yani bir kadının çığlıklarından, kavgalarından korkmamanız gerekir.
Çünkü kadının gidişi gerçekten sessiz ve asil oluyor.
Bir erkek söyleyeceği şey çok olup da susuyorsa muhtemelen PlayStation oynuyordur.
Şakaydı hemen linçlemeyin beni.
Biraz kadınların safını tutmuş gibi oldum beyler ama hem cins dayanışması.
Tamam tarafsız sahaya geçiyoruz tekrar.
Bir de bu aldatılmanın acısının derecesi de geçirdiğiniz zamanla alakalı.
Tabii ki 3 gün mü geçirdin 3 yıl mı geçirdin.
Yani verdiğiniz değer ne derece fazlaysa acısı da tabii ki o kadar ağır oluyor.
Ama ben bu zaman konusuna pek katılmıyorum.
Hani bazı insanla bir gün bir ömre bedel olabilir.
O yüzden işte 3 gün mü 3 yıl mı falan buna katılmıyorum.
Peki neden ihanet için ölüm acısı gibi diyorlar?
Çünkü şundan dolayı eğer bir sadakatsizlik yaşadıysanız böyle bir hatırlayın.
Hatta hatırlamayın boşverin.
Şöyle bir süreç yaşanmıyor mu?
Şaşkınlık, şok, inkar bana yapmamıştır.
Öfke, umutsuzluk, çaresizlik.
üzüntü ve belki bir daha hiç olmayacak yani hayatınızda bir daha asla olmayacak kendi içinizde öldürdünüz belki o insanı tıpkı ölümün ardından hissedilenler gibi tabii ki hiçbir şey ölüme yaklaşamaz ama
Yani benzer hisler olduğu için bunu söylüyorlar.
Şimdi diyelim ki birini aldattınız böyle yüzüstü bıraktınız.
Neler yaşadığını tahmin etmiyorsanız eğer ben size bu duyguları biraz daha açmak istiyorum ki empatiyi kurabilelim.
Öncelikle bir kimlik kaybı gelişiyor.
Yani artık eski sen değilsin aldatılmadan önceki senle şu anki sen belki aynı kişi değilsin.
Bir başka durum özel olma hissiyatının kaybı.
Düşüncelerinizi kontrol edememek, sürekli sürekli yaşananların aklımıza gelip böyle fanteziler dünyasında dolaşmamız.
o gün beni aramamıştı demek ki buradaymış demek bundan böyle yapıyormuş vardır ya böyle bir şey bir başka durum kendilik saygısının kaybı bence bu en kötü şeylerden birisi yani ihanete uğrayan
kişinin kendi değerlerine böyle sadakatsizlik yapıp kendisine ihanet edip sevgilisini bir şekilde affetmesi yani kendine bahaneler uydurup affedenler var ya ve aldatıldığı kişiyle bir yarışa
girme hali inandığı değerlerden vazgeçerek sevgilisini veya eşini İşini tekrar kazanmaya çalışması.
Bence bu çok acı. Sonuçta kendine saygısının bir şekilde kalmaması.
Bir başka durum da şu.
Söyleniden yalanlara inanma isteği.
Ve bunu yaptığı için de elinde sonunda kendinden nefret etmesi.
Kendini suçlaması kişinin.
Çünkü sevdiği kişiyi kaybetmeyi göze alamadığı için bütün yanlışlarına rağmen kendini korkak ve değersiz hissetmesi.
Ondan gidemediği için. Bir de şöyle bir durum var.
Diyelim ki affettiniz. Bu sefer de tekrar aldatılmamak için önlemler almaya çalışacaksınız.
Yani belki karşınızdaki insanı darlayacaksınız.
Sürekli bir şüphe, sürekli bir güvensizlik hali.
Ama bu esnada da kendinize olan güveninizi böyle tekrar sağlamlaştırmak için de bu sefer de siz aldatabiliyormuşsunuz.
Yani aldatılan kişi aldatarak intikam alabiliyor.
İntikam. İntikam alabiliyormuş.
Mesela bir kadın eşi tarafından aldatılıyor.
Akşamına bara gidiyor.
Hiç tanımadığı biriyle bir cinsel birliktelik yaşıyor.
Ertesi gün kafede yan masada oturan adamın evine gidiyor.
Sonra başka bir eve sonra başka bir eve.
Ve bunları yaptıktan sonra eşinin haberi yok tabi.
Korkuncu tanıyor. Çok pişman oluyor.
oluyor ben neden bu kadar ucuz davrandım yani eşimi geç ben bunları hak etmiyorum benim bedenim bunları hak etmiyor diye kahralıyor psikolojisi bozuluyor ve psikoloğa başvuruyor işte bu da Bir acıdan kaçma biçimi
aslında yani acıyla yüzleşmemek için ve kendine olan güveni temin etmek için yapılan eylemler bunlar.
O yüzden lütfen acınızı yaşayın diyorlar.
Bu arada eğer aldatıyorsanız eşinizi veya sevgilinizi böyle de bir durum söz konusu olabilir ona göre aldatın.
Yani siz de aynı şeyi yaşayabilirsiniz.
Çünkü ihanete ihanetle tepki verenler çok fazla.
Bir başka duygu da şu.
Kontrol duygusunun ve adalet duygusunun kaybı.
Nedir bu kontrol duygusu?
Şöyle hiç beklemediğiniz bir anda eğer aldatıldıysanız çok büyük bir travma yaşarsınız.
Ama eğer böyle şüpheleriniz falan varsa zaten bekliyorsunuzdur.
O kadar yıkılmazsınız. Ama düşünsenize müthiş bir ilişki içerisindesiniz ve bir anda böyle bir kazık yiyorsunuz.
Dünya başınıza yıkılır.
Çünkü şöyle düşüneceksiniz haklı olarak.
Abi her şey harikaydı ya ben nasıl aldatılırım?
Neden aldatıldım? İşte burada...
bir böyle kestirilememezlik, bir öngörüsüzlük var.
Bu bir travma etkisi yaratabiliyor.
Hani böyle karşısındaki insan mutlu olsun diye bir tek kırmızı halı sermeyenler var ya, onlar hiç aldatılmayacağını düşünüyor bazen.
İşte cinsellik okey, aşk tamam, her şeye kafada tik attım okey ama hiç beklemediğim bir anda ihanet yaşıyorsun.
O anda da bir işte şok etkisi, olayların kontrolünü kaybediyorsun.
Üstelik her şeyi kontrol altında tuttuğunu zannederken.
Bir başka duygu da şu, başkalarıyla kurulan dağın İletişimin zayıflaması.
Bu ne demek? Yani aldatıldığınız zaman bunu ya herkese söylemek istersiniz ya da hiç kimse duymasın istersiniz.
Neden? Çünkü içinizde bir yerlerde ya benle alay ederlerse diye korkarsınız.
Ya bana arkamdan gurursuz derlerse diye korkarsınız.
Ya da işte anlatırsam boşansana ayrılsana derler diye korkarsınız.
O yüzden insanlarla bağınızı böyle zayıflatırsınız isteyerek.
Bir başka durum da şu amaç ve yaşama isteğinin kaybı.
Bunu çok açmak istemiyorum ama şunu...
Unutmayın eğer böyle bir niyetiniz varsa umarım yoktur.
Öldürmek istediğiniz şey kendiniz değil acınız.
ve aslına bakarsanız duygularımızı belirleyen şey yaşantılar değil bizim bu yaşantılara yüklediğimiz anlamlar sadakatsizlikle de durum aynı eğer aldatıldıysanız ve kendinizi bundan sorumlu
tutuyorsanız yaşayacağınız duygu büyük ihtimalle suçluluk olacaktır işte onu ihmal ettim kendime hiç bakmadım zaten ben bunu hak ettim bilmem ne bilmem ne bakın hep suçluluk duygusu eğer yaşanan
sadakatsizliği eşinizin ya da işte sevgilinizin fark etmez sizi gözden çıkarıp değersizleştirmesi olarak algılıyorsanız o zaman yaşanılan duygu öfke olacaktır ve öfke
resmin bütününü görmenizi engelleyecektir pişmanlık duygusu olabilir çoktan bitmeliydi diyebilirsiniz ya da çökkünlük hissi gelebilir sevgilisi benden daha güzel ya da daha yakışıklı diyebilirsiniz ben kesin
yetersizdim o yüzden aldatıldım diyebilirsiniz utanç duygusu gelebilir ayrılmalıyım ama yapamıyorum kendimden çok utanıyorum diyebilirsiniz işte bunlar hep yüklediğimiz an Şimdi
gelelim artık aldatma mevzusuna.
Kadınlar neden aldatır?
Erkekler neden aldatır?
Bunu konuşacağız ama bu sabah Instagram'da bir kitaptan kesit paylaşmıştım hatırlıyorsanız.
Orada bir şey çok dikkatimi çekti.
Bir psikoloğun kitabından aktarıyorum şu an söylediklerimi.
En sık rastladığımız ise aldatan kocanın babasıyla düzgün bir bağlantı kurmak yerine annesinin etkisini...
altında kalmış olmalıdır.
Adam biriyle tanıştığında onu ilk etapta çekici, seksi bir kadın olarak görse de zaman ilerledikçe annesini görmeye başlar o kadında ve böylece kadın bütün çekiciliğini, seks apelini kaybeder.
Adam da başka kadınlara ilgi duymaya başlar.
Aynı şey babasının kızı olan kadınlar için de geçerlidir.
Bir de şöyle bir durum var.
Kişi genellikle yedekte bir sevgilisi yoksa tek başına kalmaktan korkar ve bu yüzden birden fazla partnere sahip olmak.
Kişiye güvendeymiş hissi verir.
Öte yandan kişi tek başına kalabilecek kadar güçlü değilse kimin ne olursa olsun ilk eşi olmadan yaşayamayacağını hisseder.
Çünkü buraya dikkat.
İlk eş ayrılmanın imkansız olduğunu düşündüğü birini yani ebeveyni temsil etmektedir.
Başka ilişkileri olmasına rağmen evli kalmaya devam eden çiftler bu kategoriye girer demiş Svacito Liebermeister.
Bir de aldatmanın epigenetik boyutu var.
Şöyle ki atıyorum işte senin deden ihanet etmiş anneannene ya da işte babaannene her neyse.
Bu özellikle ilk erkek çocukta.
Çıkar diyenler var.
Eğer kadının annesi, babaannesi falan aldatıldıysa o kadının ilk kızı aldatılabilir.
Zaten bu epigenetik mevzusunda.
Nedense piyango genelde hep ilk çocuklara vuruyor arkadaşlar.
Tabii bir de çocuğun gördüklerini taklit etme durumu var.
Çocukken işte anne veya babanız bir şekilde sadakatsizlik yaptıysa siz de onu taklit edebiliyormuşsunuz.
Çocuklar gerçekten evde böyle anne babalarından ne görüyorsa bir şekilde hayatlarında onu taklit ediyorlar.
Cambly Kids ile 4-15 yaş aralığındaki çocuklar tamamı ana dili İngilizce olan en kaliteli eğitmenlerle birlikte İngilizceyi kalıcı olarak öğreniyorlar.
Şu anda Cambly Kids'de yılın en büyük indirimi var.
60 OSB Kids kolu ile %60 indirimden faydalanın.
Çocuğunuza özgüvenli İngilizce konuşma becerisi hediye edin.
Gelelim aldatma bahanelerine.
Psikologların ortak olarak söylediği bir şey var ki o da şu.
Eğer bir adamın karısı...
Ona annesi gibi davranıyorsa yani kocanıza annelik ebeveynlik yapıyorsanız adam cinsel enerjisini tekrar hissetmek için başka kadınlara yönelebilir diyorlar.
Yani siz onun alternatif bir ebeveyni değilsiniz siz onun karısınız.
Eğer şefkatte bir abartıya gidip şehveti azaltıyorsanız ki erkekler için cinselliğin çok önemli olduğunu vurguluyor psikologlar ilişkilerinde bir şekilde diyor ihanete uğramanız söz konusu olabilir.
Yani birinci sebeplerden birisi kocanıza veya sevgilinize ebeveynlik yapmanız.
Yine erkekler şöyle bir şey istiyorlarmış.
Kendilerine ihtiyaç duyulmasını yani erkek olduklarını hissetmek istiyorlar.
Pohpohlanmak, övülmek istiyorlarmış.
Ve eşlerinden işte sevgililerinden ya da daima övgü duymak istiyorlarmış.
Burada bir parantez açmak istiyorum.
Şöyle ki hani en başta dedik ya işte erkekler eşlerinin kendisine ihtiyaç duymasını ister.
Şimdi bunu biraz açmak istiyorum.
Şöyle ki bir arkadaşımın eski erkek arkadaşı müdürüyle beraberlik yaşıyor.
Daha sonra ilişkileri yürümüyor ve ayrılıyorlar.
Arkadaşım da soruyor niye ayrıldın nasıl hani ne oldu falan diye.
Adam da diyor ki ben erkekliğimi unuttum yani erkek olduğumu hatırlamıyorum.
Meğersem olay şöyle arkadaşlar.
Mesela işte adamla kadın yemeğe çıkacaklar.
Kadın diyor ki ben yeri ayarlarım.
Tamam okey ayarlanıyor gidiyorlar.
Hesabı ben öderim.
Sürekli ama böyle. Sinemaya götüreyim seni ben çıkarayım seni.
Seni ben evine bırakırım. Ben sana hediye alırım sen bana alamazsın.
Yani umarım anlatabilmişimdir ne demek istediğimi.
İşte en sonunda da adam kendini böyle pasifize edilmiş hissediyor.
Ve ilişkileri de bu şekilde bitmiş oluyor.
Yani erkekler eşlerinin kendilerine ihtiyaç duymasını isterin altyapısında bence bu var.
Bir de şu pohpohlanma meselesine bir açıklık getirelim.
Bir gün işte bir psikoloğa danışan geliyor ve diyor ki kocam beni aldatıyor.
İşte bir kadınla yakaladım mesajlaşmalarını yakaladım.
İnanamıyorum bunları yaşadığıma deyip ağlamaya başlıyor.
Psikolog da diyor ki bir saniye kadın kocanıza neler yazmış bana o mesajları okur musunuz deyince kadın mesajlar okumaya başlıyor.
Ve psikolog diyor ki yani zannedersiniz ki kadının kocası Kanuni Sultan Süleyman yani adamı öyle bir pohpohlamış ki sevgilisi diyor.
Peki diyor siz hiç eşinize böyle davranır mısınız?
Kadın düşünüyor taşınıyor.
Hayır diyor ben hiç böyle davranmam.
Ve kadın o anda her şeyin farkına vardı diyor psikolog.
Yani erkekleri pohpohlamak bu kadar önemliymiş.
Sevgili Doğan Cüceloğlu da diyor ki bir erkeğin içerisinde erkek duygusunu uyandırmalısınız.
Yani onun için saçınızı süpürge etmeyin, saçınızı tarayın, süpürgeyi kullanın diyor kadınlara.
Ve bir kadın erkeğinin gözüne baktığı zaman gözlerinin içi ışıldamalı diyor.
Yani erkeğe erkek olduğunu hissettirirseniz, kendinizi özettirirseniz daha sağlıklı bir ilişki kurabilirsiniz diyor.
Bir de demiş ki aldatan erkeklerin aldattığı kişilere bakın.
Aldatılan kişiler hemen karşı tarafı stalklar bir şekilde.
Bende ne eksikti ulan der.
Doğan Cüceloğlu da diyor ki karşı tarafta can var, kıpır kıpır yaşam var, kendiliği var, varoluşu var, bir espri var, bir cesaret var, temas var.
Yani o yüzden aldatılmış olabilirsiniz diyor.
Şimdi hep erkekleri konuştuk.
Biraz da kadınlardan bahsedeceğim.
Kadınlar eşlerinin değişeceğini düşünerek evleniyorlarmış ya da beraberlik yaşıyorlarmış.
Erkekler ise tam tersi değişmeyeceğini düşünerek bir kadınla beraberlik yaşıyorlarmış.
Bu çok enteresan gelmişti bana.
Kadınların aldatma sebeplerinin en başında...
Duygusal ihtiyaçları geliyormuş.
Yani ilgi beklemeleri. Eğer eşinden veya sevgilisinden göremediği bir duygusal ilgi varsa ve bunu bir başkasında görüyorsa gidebilirler diyor.
Yani duygularını, düşüncelerini paylaşmak ister kadınlar diyor.
Takdir edilmek ister, değer görmek ister.
Erkekler tabii ki güzel, seksi, cazibeli kadınları istiyorlar.
Hatta en başı çekenlerden birisi güler yüzlü kadın istiyormuş erkekler.
Bunu duyduğunuzda şaşırdım. Evet güzellik falan okey bir yere kadar ama güler yüzlü.
onlar için çok önemliymiş. Kadınlar da değer görmek, duygularının düşüncelerini paylaşmak istiyorlar.
İlgilenilmek istiyorlar. Ve kadınlar eşlerinin güç ve güven duygusu aşılamasını istiyorlar kendilerine.
Sorumluluk almayan pasif, sorumsuz bir eş ya da işte sevgili varsa aldatabiliyorlarmış.
Eğer bir kadın aldatılmışsa tekrar söylüyorum intikam için aldatabilir.
O da aynı acıyı çeksin diye ve O kaybolan özgüvenini tekrar yerine geri getirmek için ve başka biri tarafından beğenilme arzusunda olduğu için.
Ve kadınların çoğu cinsellik yüzünden aldatmıyorlarmış.
Çünkü cinselliğe bir şekilde razı oluyorlarmış.
Kötüyse okey deyip oturuyorlar.
Ama erkekler öyle değil. Yani seks için aldatan kadınlar eşlerinin tarafından böyle fiziksel olarak beğenilmediğini düşünen kadınlarmış genelde.
Yani kısacası kadınlar sevgi ister, şefkat, güven duygusu, karşı tarafla konuşabilmek, duygularını paylaşabilmek.
İletişim kurabilmek bunları arzular.
Zaten az sonra takipçilerimden gelen mesajları da sizlerle paylaşıyor olacağım.
Bir de şu var yine kadınlarda evlilik yaşının çok erken olması ve işte kalabalık bir aile içinde eşiyle yaşamak durumunda kalması.
Yani rahat ve huzurlu bir ortamda aşk yaşayamaması.
Bu da yine aldatma sebeplerinden biri olabiliyormuş.
Bir de kadının sorumlulukları çok ağırsa atıyorum işte 5 tane çocuğu var evin işleri onda.
Yani artık kadınlığını böyle ikinci plana atılmış hissediyorsan.
günün birinde karşısına çıkan ve kadınlığını ona hissettiren birine yine aşık olma ihtimali var.
Yine kadınların aldatmasına çok sık görülen sebeplerden birisi ağır bir depresyon geçirmeleri ve bu acıyı hafifletmek istemeleri, birileriyle hafifletmek istemeleri de olabilir.
Bir başka sebep de şuymuş cinsellikte romantizm olmaması yani yatakta kadına çok bencil davranılması, cinsel açıdan bir tatminsizlik yaşaması, aşırı aşırı kıskançlıklara maruz kalmak, aile
baskısıyla evlenmiş olmak, eşi tarafından sürekli aşağılanması eleştirilmesi, Yaptıklarının sürekli küçümsenmesi işte bunlar kadınların ihanet gerekçeleri olabiliyormuş.
Erkekleri de şöyle bir genelleyecek olursak daha önce söylediklerime ek olarak şunu söyleyebilirim.
Eğer bir erkek daha önceki ilişkilerine baktığınız zaman tam bir bağlılık göstermediyse diğer sevgililerini de aldattıysa büyük ihtimalle sizin de başınıza aynısı gelecektir diyorlar.
Kendini yeterince beğenmeyen ya da işte özgüven sahibi olmayan erkeklerin de kadınlardan onay almak için aldatabilecek.
Erkeklerde ego bir tık daha fazla bizden yani kadınlar tarafından daha çok böyle beğenilmek, istenmek, arzulanmak gibi bir ihtiyaçları varmış.
Yani ne kadar çok kadının ilgisini celbederse kendini o kadar iyi hisseden adamlar varmış.
Bir de en önemli sebeplerden birisi aslında ilişkinin bitmiş olması.
Yani erkek kafada ilişkiyi bitiriyor ama bunu gelip size söylemiyor.
Yani sizin anlamanızı bekliyor veya sizin ayrılmanızı bekliyor olabilirmiş.
Çoğu erkek bunu yapıyormuş bu arada.
Bir de şöyle bir şey var erkekler dürtüsel hareket ediyorlarmış.
Yani adamın kafasında hiç yokken size ihanet edebiliyormuş.
Bir de en çok görülen sebeplerden birisi gerçekçi olmayan beklentiler içerisine girmesi erkeklerin.
Yani diyorlar ki kadınlar bizim bütün beklentilerimize cevap versin.
Bizim bütün halimizden anlasın.
7-24 bütün isteklerimize karşılık versin.
Bize asla hayır demesin.
Bizi pohpohlasın şöyle yapsın böyle yapsın.
Yani gerçekçi olmayan beklentiler söz konusu.
Bunları da bir kadın karşılayamaz.
Bir de evlendikten sonra kadınların yani daha doğrusu çocuk sahibi olduktan sonra kadınların hayatlarının merkezine çocuklarını koyması yine aldatma sebeplerinden birisi.
Yani bu durumda erkekler kendini sadece böyle evin ihtiyaçlarını gideren, eşinin beklentilerini yerine getiren biri gibi hissedebiliyormuş.
Bu durumda da yine ihanete başvurabiliyorlarmış.
Bir de tabii yetiştiren aile faktörü var.
Eğer işte aileniz sizi erkeksin yap oğlum elinin kiridir diye büyütüyorsa ki kadınlara işte alnının lekesidir diyorlar.
Bu da bir sebep olabiliyor çünkü kendine bunu hak görüyor.
Bir de biliyorsunuz ki bazı erkekler kadınları evlenilecek böyle hanımefendi kadın ya da işte evlenilecek hafif meşrep kadın olarak ikiye ayırıyor.
Yürüyor maalesef ve iki farklı kadının karşısında kendini de evlenilecek efendi, evlenilecek serseri adam olarak ikiye bölüyor.
Daha sonra evlenilecek kız da evleniyor ama serseri tarafı baki kalıyor ve bir süre sonra o evleneceği kadın ona haz vermediği için eski serseri haline dönebiliyor.
Bir de şöyle bir durum söz konusu diyelim ki eşinizle ya da işte sevgilinizle kavga ettiniz.
Araya bir kırgınlık ve mesafe girdi.
İkinizde adım atmıyorsunuz.
Kadınlar bu noktada işte arkadaşlarına gidiyorlar, yakınlarına gidiyorlar.
Dertlerini anlatıyorlar, kırgınlıklarını anlatıyorlar.
Hani bir nebze olsun böyle kendilerini rahatlatmayı başarıyorlar.
Ama erkekler öyle değil.
Onlar birbirleriyle bu şekilde işte duyguları paylaşmayı bir tık böyle zayıflık olarak gördükleri için yok saymayı tercih ediyorlar.
Bunun neticesinde de işte yalnızlık, kırgınlık, öfke duyguları içlerinde birikiyor ve kendilerini yatıştırabilmek için haz odaklı eylemlere aldatmak gibi yönelebiliyorlarmış.
Bir de tabii ki bunu biliyoruz.
Erkekler bir kadını elde etmeden önce fethetme arzusuyla hareket ettikleri için başarılı olmaya odaklanıyorlar ve elde ettikten sonra kendilik duygularını düzenleyerek yani temel...
ihtiyaçlarını değerli olma, güçlü olma, beğenilme, takdir edilme gibi duyguları karşılayabilecek kadınları uzun süre hayatlarının merkezlerinde tutuyorlarmış.
Yine çok çarpıcı bir detay bazen eşler geçmiş yaşantılarında gözlemledikleri aldatma hikayelerini farkında olmadan ilişki içerisinde tekerrür ediyorlarmış.
Mesela işte bir kadın babasının annesini sürekli aldattığına şahit olarak büyüdüyse veya kendi hayatında böyle bir işte aldatma travması yaşadıysa eşini daha çok kontrol etmeye yöneliyor.
Ve eşinin aldatmasından korkarak kontrol etmeyi suçlayıcı bir tavırda sorgulamaya devam ediyor.
Ve erkek haksızlığa uğradığını suçlandığını hissediyor.
Ve belli bir zaman sonra öfkeleniyor.
İç dünyasında eşini cezalandırmak amacıyla aldatma girişiminde bulunabiliyormuş.
Yani gördüğünüz gibi aslında aile hayatımızda ne yaşadıysak geçmişin hayaletleri öyle kolay kolay peşimizi bırakmıyor.
Evlendiğimiz zaman bir şekilde bir yerden çıkıyor.
Mesela bir erkek babasının annesini sürekli aldatıyor olduğunu biliyorsa ve annesine hem hak veriyor hem de annesinin o şikayetçi tavrından çok rahatsız olarak büyüdüyse benzer bir döngüyü hayatında tekrar edebilirmiş.
Şimdi şey diyebilirsiniz ya annesini görmüş çok acı çekmiş bir çocuk niye böyle bir şey yapsın?
Şundan dolayı babası gibi olmamak tabii ki hayatında en büyük hedeflerinden birisi.
Yani eşini annesinin düştüğü pozisyona düşürmemek.
Ama şöyle bir şey oluyor günün birinde eşinin bazı davranışlarını Annesine benzetebiliyormuş ve eşine karşı duyduğu o huzursuzlukla baş etmek için babasının çözüm yolunu tekrar edebiliyormuş.
Gördüğünüz gibi aldatmanın pek çok dinamiği var ama ben şimdi gerçek hayata dönmek istiyorum.
Takipçilerim bakalım bu konuda neler söylemiş.
Bir kadın takipçim demiş ki aldattım çünkü herkes için özel ve farklı biri olmak istiyorum.
Bu çabam ve samimiyetim karşı cinsle ilişkimde bambaşka bir boyuta dönüşüyor.
İlişkimde duygusal yönden hiçbir eksiklik yok.
Çok küçük eşimden beri şahit olan biriyim.
Hatta bunları ilk gören ve anneme de taşıyan bendim genel olarak.
Kendim neden yapıyorum dersen sanırım kısa süreli yoğun ilgi görmek, beğenilme, onaylanma ihtiyacından dolayı.
Bir başka kadın takipçim kendimi yetersiz hissettirdi.
Güzellik ve zeka olarak demiş.
Bir başka kadın takipçim eşimle evlenmeden önce 6 yıl kadar sevgililik sürecimiz oldu.
Bu sürecin son yarısında artık sıradanlaştık sanırım farkında olmadan ve ben eski bir arkadaşımla flört.
Flörtöz şekilde mesajlaştım küçük bir süre.
Onun da bilgisayar oyununda tanıştığı bir kızla flörtöz konuştuğunu gördüm.
Aradaki heyecanın azalması farklı şeyler yapmaya olmamız sanırım bizi bunlara itti.
Farklı şeylerden kastım cinsellik değil o konuda tatminlik herhangi bir yeni atraksiyonumuz yoktu demiş.
Başka bir kadın takipçim beni ilgisiz bıraktığı için yaptım demiş.
Bir boşanma avukatı şöyle yazmış.
Öncelikle çiftler bu aldatma konusundan hiç bahsetmek istemiyor.
Bahaneleri çoğunlukla geçinemiyoruz.
İlgisizleşmeye başladı.
Eşim çok değişti. Benim isteklerimi önemsemiyor.
Çocuklarla ilgilenmiyor.
Düzelir demiştim gibi.
Aldatma temelli boşanma dosyalarımızın dörtte üçü erkek.
Dörtte birlik kısımdaki kadınların hiçbiri eğitim geçmişi olan çalışan kadınlar değil.
Genel olarak genç yaşta...
evlenmiş, çalışma hayatına hiç veya geç katılmış insanlar.
Bu kadınlar da ise aldattıkları erkek hep yakın çevresinden çalışma arkadaşları veya akrabası.
Erkekler de sosyoekonomik durum hiç fark etmiyor.
Birçoğu evlilik öncesi eşlerini zaten aldatmış oluyor.
Kadın ise onu affetmiş, böyle bir hatayı bir daha yapmayacağına inanmış.
Aldatma daha çok kadınlar da duygusal, erkekler de duygusal oluyor.
Kadınlar mesajlaşarak ve telefonla konuşarak, erkekler buluşarak ve cinsel içerik şeklinde.
devam ediyoruz. İlgi budalası olduğum için farklı birinden ilgi görmek için heyecan ve ego tatmini için demiş.
Bir başkası ilişkime katlanabilmek ve sevildiğimi bir nebze olsun hissedebilmek için tek gecelik bir ilişki yaşadım demiş.
Bir ilişkim olmasına rağmen kendimi yapayalnız hissettiğim için demiş.
Kilolu biri olduğum için aldatıldım veya daima vazgeçildim demiş.
Beni kendisinin dert küpe olarak kullanmaya başlamıştı.
Kendi dertlerimi anlatınca beni hiç dinlemiyordu demiş.
Fiziksel olarak değil ama duygusal olarak aldattım.
Görüştüm çünkü eşime çok zıt birisiydi demiş.
Sadece sevildiğimi hissetmeyi özlemiştim diyen biri var.
Yalnız kalmaktan korktuğum için yaptım diyen var.
İlgi delisiyim hiçbirini sevmiyorum ama hepsi beni sevsin istiyorum.
Aşk o yazmış biri. Artık hiç sevmiyordum ona da bunu söylemiştim ama o ısrarla boşanmamak için direniyordu ve ben de aldattım demiş birisi.
Yaşım çok küçüktü ve ben babasız büyümüştüm şimdi o eksikliğin sebep olduğu şeyi anlayabiliyorum demiş biri.
Bakın kadınların çoğu ilgisizlik demiş ya yani %70 ilgisizlikten.
Babamdan yıllardır göremediğim ilgi ve sevgiyi başka bir erkekte arama gereksinimi duyduğum için.
Çünkü annem babamı aldatmıştı.
Bana çirkin olduğumu söyledi.
Beni kendine yakıştıramadı.
Başka biri sevince aslında hiç sevinmediğimi fark ettiğim için aldattım demiş bir başka kadın takipçi.
Sevgisinde bir eksiklik hissettim.
Belki de daha fazla ilgiye ihtiyacım vardı ve bunu bir kişiden alamadığımı fark ettim.
İlgisiz bırakıldığım zaman ilgi gördüğüm birine gittim.
Erkeğin ilgisi bitkinin suyu gibi demiş biri.
Aldattığını söyledi.
Özür diledi. Affetmeye uğraştım ama olmayınca aldattım.
Bana kendimi değersiz hissettirip yok saydığı ve fikirlerime saygı duymadığı için aldattım.
Beni beğenmediğini söylüyordu ben de beğenen birine gittim.
Tatmin oldum ve ona geri döndüm.
Erkek arkadaşımla aynı eve çıkınca kendisini çok salmıştı o yüzden aldattım.
8 yıllık sevgilimi 2 gün önce ev arkadaşıyla can ciğer olduğumuz birbirimize kardeşim dediğimiz adamla aldattık.
Hem de o yan odada uyurken çok sarhoştuk ikimiz de sabaha kadar içmiştik ama geçerli bir sebep değil.
Halbuki daha önce aklımın ucundan bile geçirmemiştim.
Acaba geçirmiş miyim? miydim?
Bir iç altımda bir yerlerde işlemiş miydim?
Evet beğendiğim birçok yönü vardı.
Birçok ortak zevklerimiz vardı.
Sevgilim de olmayan demiş biri.
Aldattım çünkü etrafımda erkek sinek uçmasına bile izin vermiyordu.
Çok bunaltmıştı. İş yerinde ilgi duyduğunu bildiğim birinin bana daha yakın davranmasına izin verdim.
Bu şekilde aldattım demiş bir kadın takipçim.
Kadınlardan devam ediyorum.
Nedenini ben de bilmiyordum.
Terapiye gidiyorum. Heyecanlı oluyor.
Daha farklı oluyor demiş biri.
Çünkü içimde kocaman bir boşluk var ve bu boşluğu doldurmaya ihtiyacım vardı.
Baskı ve kıskançlıktan yıldığım için kaçmak istemiştim.
Annem babamı aldatmıştı bunu neden yaptın diye sorduğumda bana psikolojisinin iyi olmadığını babamdan yıllardır göremediği ilgi ve sevgiyi başkalarında arama gereksinimi duyduğunu söylemişti.
Çirkin olduğum için, beni kendine yakıştıramadığı için.
Şimdi kadınların cevapları bitti.
Gördüğünüz gibi hep aynı kapıya çıkıyor.
Benim söylediklerimle paralel.
Bana da çok sordunuz sence bir kadın neden aldatır diye.
Bence bir kadın sevdiği adamı aldatmaz.
Gerçekten seviyorsa aldatmaz.
Ama o ilişkiye dair umutları tükendiyse, sevilmediğini hissediyorsa, artık değer görmediğini hissediyorsa ya da aldatılmışsa ihanete ihanetle karşılık verebilir.
Karşısındaki adamı deliler gibi seviyordur ama onda bir sevgi eksikliği görüyordur.
O sevgi açlığını da başka biriyle tatmin etmek isteyebilir.
Bir de artık o ilişkiden pek de bir umudu kalmamıştır diye düşünüyorum.
Sırada erkekler var.
Bir erkek takipçim şöyle söylemiş.
Şimdi şöyle diyeyim. Mesela bir ortamda ayaklarının üstünde duran güçlü bir kadın imajı çizerseniz erkekler sizden korkar.
Çünkü salak erkek çok fazla fakat böyle kendinizi erkeklere muhtaç gibi gösterirseniz hepsi sizin peşinizde olur.
Sizi yönetmeye çalışırız.
Gördüğüm kadarıyla evliliklerde bir süre sonra bu olay kayboluyor ve bir nevi erkek yeni bir koloni kurmak istiyor.
Benim çevremden gözlemlediğim bu.
Çevremde bu baskıyı çokça hissediyorum.
Yapmadığınız zaman sizi nonoş veya hanımcı olmakla itham eden o kadar çok insan var ki az olan sadakatinizle bununla maalesef savaşamıyor ve yapıyoruz.
Zamanımızın annelerinin göster oğlum bilmemlerinin yaklaşımı erkeklere bu duruma getiriyor.
Bir arkadaşım uzun süre iki kişiyi idare etmişti ayrılmak istiyorum diyordu ama ayrılamıyordu kızı kırmak istemiyor ve bir yandan onca yaşanmışlık var diye ya seviyorum ama kilit cümlesiydi en sonunda birini daha
çok sevdiğine ikna oldu ve bıraktı.
Belki de kendini emniyete almak istedi bilemiyorum yalnızlık hissinden kaçmak için ama ayrılmayı bilmediği için.
Yakışıklılık, beğenilme gibi konularda onaylanma ihtiyacı duymayan, kendinden memnun ve sevdiği birini bulmuş birinin aldatacağını düşünmüyorum.
Alışkanlık ve bıkkınlık, sevgi azalması, ilgisiz kalırsa ya da çok sık boğaz edecek derecede kıskançlığa maruz kalırsa benim gözlemlediğim kadarıyla halı saha maçına gidilen 16 tane adamdan da kıskanmayın
bence. Araya mesafe girdiği zaman öfkelenme tartışma çıkabiliyor ve bu uzaklık ilişkiyi etkileyebiliyor.
Kadınlar sorunlarını başkalarıyla konuşurken erkeklerin çoğu bunu zayıflık olarak gördüğü için.
Bakın az önce bundan bahsetmiştim.
İlişkiye bir soğukluk giriyor.
Erkek diğer farklı eğilimlere doğru yol alıyor.
Başka biriyle cinsel ilişki yaşayabiliyor.
Uzun süren ilişki ardından artık doğru insan olmadığını anlamama rağmen merhamet duygusuyla tekrar sevmeye çalıştım fakat yapamadım.
Ona olan sevgim söndüğü için başka bir...
Birine aşık oldum. Bence zihinsel ve bedensel olarak etki alanından çıktıysa onu değerli bulamıyorsan ve ayrılmaya da cesaretin yoksa aldatıyorsun.
Bunu da söylemiştik. Erkeklerin çoğu ayrılmak istediğini söylemez.
Evleneceğim kadın olduğu için onunla birlikte olmadım.
O yüzden gidip başkasıyla cinsellik yaşadım demiş birisi.
Az önce bunu da söylemiştik.
Ego tatmini ve istediğimiz takdirde daha fazla kadınla birlikte olabileceğimizi ilk etapta kendimize kabul ettirmek isteriz ve tabii çocukluktan itibaren üzerimize yüklenen toplum baskısı bunu oluşturuyor.
Mesela ben 22 yaşındayım çocukluktan itibaren büyük akrabalar her zaman var mı kız çok can yakarsın sen gibi sözlerle beni buna itmeye çalıştılar diyebilirim.
Sadakat göstermek için aşırı tutkulu ilişkiler ararız demiş bir başka takipçi.
İntikam için aldattım demiş bir başka erkek takipçi.
Aldatmadım ama içgüdüsel olarak kadınlar aşırı çekici geliyor, bir kişiye sıkışıp kalmışım gibi geliyor demiş biri.
Gururla söylemiyorum, son pişmanlık da fayda etmiyor tabii ki ama ben farklı tenlere duyduğum açlıktan dolayı demiş.
Daha iyisi karşıma çıktı.
Ben bir şehvet kurbanıyım, biz de çok sevmiştik merkez.
Heyecan arıyordum.
Egom için daha fazla skor yapmak istediğim için yasak olanın cazipliği aldattım çünkü ihtiyaçlarımı karşılayamadı, kırılır, incinir diye ona söylemedim.
Biri demiş ki birini bulsam aldatacağım.
Avrupa yakasındaki gafurun dediği gibi bunlar beni beğenmiyor.
Suyu bulsa ördek gibi yüzecek.
Aldatma demeyelim de gelen fırsatları değerlendirmek diyelim demiş birisi.
Bu arada erkekleri okuyorum ha.
Başka bir erkek demiş ki duygusal olarak doymamış olan gönül her tele dokunur.
Bekarım aldatmadım aldatılmadım ama çevremdeki erkeklerin hepsi neredeyse fırsatını bulduğu gibi aldatıyor istisnasız demiş.
Biri demiş ki ileride para pul değil de bana nasılsın diye biri sorarsa gönlüm kayar ayrılalım demişliğim var.
Kafamda o ilişki bitmişti e ben de başka biriyle konuştum ama intikam için.
Başka biri de paşa gönlüm öyle istedi yazmış.
Ve son olarak sevgim bitmişti ama karşısına çıkıp bunu söyleme cesareti gösteremediğim için yaptım demiş.
Erkeklerden gelen mesajlar bu şekildeydi.
Bir de ben instagramda anket yaptım.
Hiçbirini aldattınız mı diye sordum.
Çoğunluk aldatmadım diye cevap vermiş.
Tabi bu sonucu görenler dediler ki yalan böyle bir şey yok.
Ama şunu söyleyeyim aldatmadım diyenlerin.
çok büyük bir çoğunluğu kadındı.
Aldattım diyenlerse erkekti.
Bir de şu soruyu sordum takipçilerime.
Hayatında kendin gibi biri olmasını ister miydin diye sordum.
%70 evet demiş, %30 hayır demiş.
Son olarak beni Instagram'da takip etmek isteyenler için adresimi aşağıya bırakıyor olacağım.
Merve biz de buradayız ve seni dinliyoruz demek isteyenler bana bu adresten ulaşabilirler.
Yine aşağıya bırakacağım linkten Cambly'nin muhteşem indirim fırsatlarından faydalanmayı da unutmayın.
Ha bu arada bu konuyla alakalı en sevdiğim parçalardan birisi Müslüm Gürses'ten Nilüfer parçası.
Benden size gelsin arkadaşlar.
Bütün ihanete uğramışlara armağan ediyorum.
Çok güzel bir parçadır. Murat Han Munga'nın yazdığı en iyi şarkı sözlerinden birisi bence.
Haftaya tekrar görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın. Hoşçakalın.
Bay bay. Cambly
Kids'in %60 indiriminden yararlanmak için ise 60OSBKIDS kodunu kullanarak hemen abone olabilirsiniz.
Sınırlı sayıda kişi için geçerli.
Bu büyük indirimi kaçırmayın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
