
Bu bölüm bir yapılacaklar listesi değil.
Bir duruş.
Yeni yıldan hız değil,
istikrar istiyorum.
Daha az kanıtlama,
daha çok devam edebilme hali.
Kendimle kavga etmeyi bırakıp
kendime eşlik etmeyi seçiyorum.
Umarım sende seçimini bu yönde yaparsın. Herkese ışık olsun...
Instagram: oldugukadarrpodcast
Transkript
Herkese merhaba, ben Elke.
Hepiniz hoş geldiniz.
Geçtiğimiz hafta tüm yılımızı gözden geçirdiğimiz ve şöyle bir silkelenelim istediğim bir bölüm yaptım.
Çok da içmesin de açıkçası.
Dinlemeyen varsa hemen koşsun, önce onu dinlesin, sonra dönsün, bu bölümü dinlesin.
Hazırsanız başlıyorum.
Şimdi ne konuşacağız?
Şunu konuşacağız. Yeni yılda dönüştürmek istediğim, aslında hayatımı adapte etmek istediğim şeyleri böyle madde madde sıraladım.
Bunların hiçbirisi bu yıl kesinlikle hepsini gerçekleştireceğim gibi bir yerden değil.
Ama ihtiyacı olanın alacağı, değiştirmek isteyenin bir şekilde kendini bulacağı, farkındalık...
Olmasını istediğim bir yerden çekiyorum bu bölümü.
Keşke hepsini gerçekleştirebilsek.
Ama böyle birkaç madde yazdım.
Şimdi onlardan bahsedeceğim size.
Ben kendi özelimde yazdım ama hepimiz için bunu istiyorum.
Başlıyorum. Öncelikle hiç kimseyi tölere etmemeye karar verdim.
Bu kadar iyi olmak için verdiğim çabanın sonucunda kimseden plaket beklemiyorum ama bunun iyi bir yanı yok ve beni sürekli tüketmesine artık göz yummak istemiyorum.
Bence bunu yapmayı bir noktada bırakmalıyız.
Verdiğimiz kadar almadığımız hiçbir yerde bulunmayalım ya.
Hiçbir ikili ilişkide ya da iş ilişkisinde.
İlk kararım bu. İkincisi...
Ben de herkes gibi birçok şeye hevesle başlayıp yarıda bırakabiliyorum.
Hatta bırakıyorum. Bu benimle ilgili çok acı bir gerçek ve bundan çok rahatsızım.
Mesela bu yıl kendimizle kavga etmeyi değil de ona eşlik etmeyi denesek.
Belki istikrar kendini her gün motive etmek değil de motivasyon yokken bile kendini terk etmemektir.
Denemeyelim mi? Üçüncüsü.
Hata yapmayı kendimize bu kadar yük etmemek.
En en en çok.
Herkesin yapmasını istediğim, daha önce bölümlerde de defaatle anlatmaya çalıştığım şey.
Hatalarımız biz biz yapan şeyler değil mi?
Biz insan değil miyiz?
Biz makine miyiz? Yanlış yapma, hata yapma lüksümüz niye yok?
Hiç istemediğimiz bir şeyi bilinçli ya da bilinçsiz bir yerden bir şekilde yaptık diye dünyanın en kötü insanı değiliz ya.
Ne beynimizin ne çevremizin bize bu durumu hapsetmesini kabul etmek istemiyorum.
Okey. Hatadır.
Yaptık. Evet belki de bize hiç yakışmadı.
Olabilir ama devam.
Bir daha yapmayız. Bitti.
Belki bir daha yaparız.
Bu kadar kolay sıyrılmak, bu kadar uyarıldığımız bir yerde bir de kendimizi yük etmeyeceğiz dünyaya.
Bunu nasıl anlatabilirim?
Hataları yaparak büyüyeceğiz, olgunlaşacağız.
Neyi nerede, niye yapmayacağımızı öğreneceğiz.
Bugün bize çok yanlış gelen bir şeyin yarın o kadar da yanlış gelmeyebilir ve her gün gelişiyoruz.
Bunu yük etmeyelim kendimize.
Kendimizi suçlamayalım.
Hayatı ve öğretileri kucaklayalım.
Başkalarının mutluluklarına bağlı mutluluklarımız olmasın.
Önce kendimize yetelim.
Daha çok konsere gidelim.
Daha çok film izleyelim. Daha çok yürüyelim.
Uğruna savaşacağımız gerçek meselelerimiz olsun.
Gündelik olaylara, geçici şeylere bağlanmayalım.
Hiç kimsenin bizi mutlu etmesini beklemeyeceğiz.
Biz kendimizi mutlu edebiliriz.
Kendimize yeteriz. Bu bilinçte yaşayacağız.
Merkeze kendimizi koyacağız.
Adına da bencillik demeyeceğiz.
Kimsenin kavgalı olduğu tarafı olmayacağız.
Bize hizmet etmeyen her şeyi gölgesiyle bırakacağız, uzayacağız oradan.
Çok dipteysek, yukarı çıkmak çok zorsa ve hiç kimse el uzatmıyorsa kendi elimizin yeterli olacağını bileceğiz.
Ağlamanın güçsüzlük olmadığını, pes etmenin de hayatın içinde olduğunu, hak ettiğimiz aşk, sevgi, terfi, o an mesele ettiğimiz şey neyse, onun...
hakkımız olduğunu ve bunun bizi bulacağını bileceğiz.
Buna inanacağız. Kimseden eksik değiliz.
Sahip olmadığımız hayat standartları ya da diplomalar bizi eksik kılmaz.
Eksik olmadığımızı bildiğimiz yerden tüm mütevaziliğimizi gart edip kendimize, kibirlerine boğulmaya bırakacağız onları.
Eksik hissettiren herkesi ve her şeyi.
Sınanmadığımız hiçbir acının ya da durumun ahlak bekçiliğini yapmayacağız.
Büyük lokma yiyeceğiz, büyük konuşmayacağız.
Bilmiyoruz, deneyimlemedik.
Bize yakışmaz. Evet o laf gibi çok meşhur ya şu aralar.
Sınanmamışlığın kibrini taşımayacağız.
En radikal ve yapacağım şey bir çiçekçiyle anlaşmak olacak.
Bir yıl boyunca her ay farklı günlerde çiçek göndermesini isteyeceğim kendime.
İlke'den ilkeye. Yüzünde gülümseme olması için belki kötü bir günde, belki çok iyi hissettiği bir günde daha da iyi hissetsin diye, ihtiyacı olanın önce kendinin iyi hissetmesi ve düşünmesi gereken
kişinin önce kendisi olmasını istediğini hatırlasın, yüzü gülsün diye.
Anlatırken kolay geldiğini düşünen, ve bu anlattıklarımdan en az birini hayatına dönüştürmek isteyen herkesin bunu en kolay şekilde halledebilmesini diliyorum.
Mucizelerin, güzelliklerin, rakamlar değiştikçe hayatımıza şak diye gelmesinin mümkün olmadığını, bunun yine bizden geçtiğini ve biz istersek dönüştürebileceğimizi hatırlayalım diye yaptım bu bölümü.
Hepimizin çok sağlıklı olmasını diliyorum.
Kendine iyi gelmek isteyen, dönüşmek isteyen herkese ışık olsun.
Belki en güzel yılımız olur.
Alamaz mı? Hepinizi çok seviyorum.
Bir sonraki bölümde görüşene kadar kendinize çok iyi bakın.
Mutlu yıllarınız, mutlu günleriniz, sevinç, neşe dolu ömrünüz olsun.
İlkiniz hepinizi çok seviyor.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
