
Çektiklerimiz Yetmedi Mi? Multipolar Erkekler Hakkında
30 Temmuz 2025 · 9 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Yedek kulübesi dolu, sahaya çıkacak adam yok..
Transkript
Herkese merhaba, bugün hiç de feminist olmayan bir yerden sadece sebebine hiçbir anlam veremediğim bir konuyu sizinle konuşmak istiyorum.
Erkek kafası ve olmayan ilişki anlayışı.
Bence günümüzde ilişki yaşamak artık zaten çok zor.
Güvenli bağlanmak zor, birbirini aynı anda seven iki insanla ortak noktada buluşması zor.
Bir de bunun yanında ne istediğini bilmeyen, aslında kendini bilmeyen erkeklerin neyi istemediğini tecrübe ediyoruz ve Robert Oteva'nın da dediği gibi giden candan gidiyor arkadaşlar yapmayın
ya. Okey hepimizin bir takım geçmiş gönül ilişkileri mevcut.
İyi hatırladığımız, kötü hatırladığımız hatta hatırlamak bile istemediğimiz.
Ama mesela hatırlamak bile istemediğimiz o ilişkilerden kalan tecrübe hayatımıza aldığımız insanlara bu gibi hissettirme hakkını tanıyor mu bize gerçekten?
Artık insanlara o kadar da kolay güvenmeyeceğini kendisine düstur edinmiş birinin.
Gerçekten artık istediği şey.
Birine güvenmek olana yaptığı haksızlığı nasıl açıklayabiliriz?
Buradan şu çıkarımı yapıyorum.
Sen yara aldın. Artık o gerçeklikte bir şey yaşamak istemiyorsun.
Yani birine gerçekten değer verip sevdikten sonra biten durumda acı bir tecrübe edinmek istemiyorsun.
Buna yerin yok. O yüzden kurduğun yeni iletişimlerde ya da ilişkilerde asla bir duygusallık yok.
Ama o zaman... neden varmış gibi yapıp günü veya ayı kurtarmak için karşındakine niye aşıkmışsın ve o olmadan eksik olacakmışsın gibi davranıp karşı tarafın
bir şekilde bu ilişkiyi okeylemesini istiyorsun ya da sağlıyorsun ve istemediğini fark ettiğin yerde onu kazanmak için gösterdiğin çabanın yüzde birini bile göstermeden sadece olmayacak
galiba ya ben daha fazla seninle uğraştırmak istemiyorum vaktinle çalmak istemiyorum soğudum açıkçası.
gibi saçma bir mesaj atarak ilişkiyi sonlandırmak.
Bunu mantığıma oturtamıyorum.
Ve bunu herhangi bir travmaya bağlayamıyorum.
Ve konuşmanın ilerleyen noktalarında adam diyor ki sen haklısın benden bir bok olmaz.
Şimdi sen buna sığınamazsın.
Kendini multipolar kişiliğini kanıtlamak için yaptığım bu açıklama seni tatmin edebiliyor olsa da günün sonunda Sen benden zamanımı ve tekrar inancımı aldın.
O zaman ben senin yaptığından çok etkilenerek karşıma çıkan herkesin bir göt olduğunu ve asla inanmamam gerektiğini hatırlayıp kendime duygusal bir şey yaşamaya izin vermeden derin
olmayan ilişkiler mi kuracağım?
Senin omurgasız tavrın yüzünden hem de.
Sana bunu yaptıran düzende, karşı tarafı manipüle ettiğinde oluşan travmalar, güvensizlik hissi, günün sonunda ilişkilere senin baktığın yerden bakmam benim de.
Başka türlüsü mümkün değil çünkü bu düzende.
Başka insanlarla kurduğumuz ilişkileri etkilediği için güzel, sağlıklı ilişkiler yürütemiyoruz.
Ve şunu sormak istiyorum.
Sen yanmazsan, ben yanmazsam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?
Şimdi biten iletişim çok yoğun bir duygu içermediği için üzüntü durumunun oluşmaması ya da yıpratıcı olmuyor olması belki de durumu fark etmemizi engelliyor.
Ben böyle düşünüyorum açıkçası.
Peki bu günün sonunda ikili ilişkilerin ne kadar yoz, saygıdan yoksun, iletişimi ve duygusallığa kapalı bir yerde olduğunu göstermiyor mu bize?
Sadece merak ettiğim için soruyorum.
Amacım kimseye yargılamak ya da ahkam kesmek değil ama siz tam olarak neyi başaramıyorsunuz da bu tavrın altında kendinizi bu kadar var olmuş hissediyorsunuz?
Bilinçsiz yapıldığını düşünmüyorum bu arada.
Bir şekilde günah çıkarmak gibi bir durum benim nezdimde bu.
Ama herkesin bir durup düşünmesini istiyorum şu iki şeyi.
Birine gerçekten bok gibi hissettirdin mi?
Elinde olmayan sebepten bahsetmiyorum.
Hobi olarak bunu yapanlar var.
Zevkten. Senden bir yerde esirgeneni veriyormuş gibi yapıp aslında hiç vermediğini gözüne soktun mu birini?
Bunları düşünelim istiyorum ve bize bunu yaptıran şey her neyse onu içimizdeki en karanlık yerden çıkarıp yıkayıp temizleyelim istiyorum.
Varoluşunuzu kendinize kanıtlayacağınız çok daha iyi sebepler bulabiliriz.
Bir insanın sizde yarattığı travmanı karşıda olarak yaşamak, bu gölge kaçmasın diye güneşin hep aynı noktada olmasını istemek, hayatınızdan çalmak demek bence.
Bunu yapmayın. Bu ilk çözümleyemediğimde.
Bir de yedekleme varmış onu yeni öğrendim.
Bir erkeğin birden fazla opsiyonu olup günün sonunda birini seçme durumu.
Şimdi burada bunu kadınlar da yapıyor bu kız ne anlatıyor diye söylenen bir eril kişilik varsa eğer kadınlar güzel arkadaşım bu ataerkil düzende bu tarz davranışları sergilemekte erkeklere kıyasla kısıtlanıyorlar.
Çünkü herhangi bir erkek bir kadın tarafından böyle bir durumla karşılaştığında erkek direkt kadına evet aklına gelen ilk argo onu yapıştırdığı için kadınların bunu yapma durumu erkeklere
kıyasla daha az. En azından benim yaptığım sosyal deney de öyle.
Neyse konuma geri dönüyorum.
Şimdi gerçek yaşanmış bir örnekle bunu açıklayacağım.
Ben nerede bir opsiyon olmuşum ki ilk yonun hayatında olacağım?
Üstelik beni elde etmek için bir tarafını yırttı.
Aylarca bunun için uğraştı.
Bu yakın bir arkadaşımın içinde bulunduğu ilişkiyi anlatmak için kendini ifade ettiği ilk cümleydi.
Multipolar bozukluk sıfatı tam olarak burada canlandı bende.
Ne istediği belli olmayan erkek iticiliği.
Adam ilişkiyi istiyor.
Tanışmak. Vakit geçirmek istiyor.
Bir noktada iletişim başlıyor ve adam bir anda kayboluyor.
Şimdi ben burada ne love bombik ne ghost vesaire böyle bir tabirde, böyle bir gevşeklikte bir şey konuşmak istemiyorum.
Bir insan bir şeyi ya istiyor olmalı ya da istemiyor olmalı.
Ben kendimi bir ilişkinin içinde var olarak tanımlıyorsam ve benden uzaklaşan biri varsa karşımda öncelikle bir sorunun ne olduğunu düşünürüm.
Anlaşamadığımız için mi böyle yoksa farklı bir durum mu var?
Sonra... Sorunun kimde olduğunu, benden kaynaklı bir problem olup olmadığını, en sonunda bunu çözerip çözülemeyecek bir durum olup olmadığını düşünürüm.
Konunun muhatabı ile bunu konuşup ya devam etmek isterim ya da bitirmek.
Sağlıklı olan ve olması gereken bu bence.
Ben öyle düşünüyorum. Ama olay benim düşündüğüm gibi ilerlemiyormuş maalesef.
Biz kafa kafaya verip bu çocuğun ne yapmaya çalıştığını düşündük.
Ben çocuğu tanımama rağmen belki gerçekten yargılıyoruzdur diye.
Çok hümenist bir yerden yorum yaptım hatta.
Mesela biz üç kız niye günlerce bu adamın ne yapmaya çalıştığını anlam aradık.
İşin içinden mantıksal boyutta baktığımızda çıkamayacağımızı anladığımda konuyu hayat ve ilişki konusunda master yapmış üçü erkek arkadaşıma ayrı ayrı, burası önemli, sordum.
Dedim ki ne yapmaya çalışıyor olabiliriz sizce?
Üçü de birbirinden bağımsız dedi ki başka biri var.
Nutkum tutuldu.
Başka biri daha var derken başka biri olabilir okey.
O zaman Ayşe niye var?
Bu çok çirkin bir olay değil mi?
Elbette hiç kimse ikinci bir seçenek olmak istemez ama burada şu an konuşmak istediğim şey herhangi bir durumda seçenek olduğumuzda ne yapmamız gerektiği ya da bu duygunun bize yattığı içsel durum ya da çıkarılacak ders vesaire değil.
İlişkiler ne zaman bu kadar çirkinleşti?
Biz sevgili değil miydik?
Ben buna ikna edilmedim mi bir aydır?
Hayır ikna etmiş kızı.
Ortada birbirinden çok hoşlanan ve ortaya çıkan bir sevgi yok.
Zaten konuştuğumuz olay tam olarak bu.
Sonrasında çocuğun gerçekten başka biriyle görüştüğü ortaya çıktı mesela.
Sevdiği kadın tarafından yer almış ve arayışta, burası tırnak içinde söylüyorum, arayışta olan her erkeğin kadınlara yansıttığı multipolar bozuk kişilikleri.
Senin benimle olmak isteyip istememeni başka bir akşam, başka bir kadınla.
Duygusallığa inmeden de gülüp eğlenebilmen mi belirleyecek mesela?
Ya da aldığın zevk.
Tekrarlamakta fayda görüyorum.
Sürekli bir arayışta olan ve kendini bir şekilde hiç de spesifik olmayan bir yerden.
Biriyle olmak isteyen ve ikna olduğuna inandıktan sonra öylece bırakıp giden.
Görünce görmezlikten gelen ya da büyük bir pişkinlikle.
Naber ya? Çok çirkin bir çıkıştı değil mi?
O kadar çirkin bir tavar işte.
Diyen erkeklerden bahsediyorum.
Bu bahsettiğim konuların hepsi harman bu arada.
Çünkü geçenlerde bir arkadaşımla muhabbet ederken ikili ilişkilerde yaptığım yanlışların tecrübesizlikten kaynaklandığını söylediğimde başkalarının tecrübelerinin de benim tecrübem olduğunu söyledi.
Sonra çevremdeki ilişkilere şöyle bir baktım ve bu bahsettiklerim çıktı ortaya.
Şunu düşündüm.
Gerçekten artık birine değer vermek için kendisini zorlamış.
İçi gıcıklansa da travmalarının içinden geçmeye çalışarak sana bir şans vermiş insana.
Yaptığının hangi lügat değeri var ki ya?
Tüm kız kardeşlerim adına şunu söylemek isterim ki biz sizin gel git aklınızla uğraşmak için kişisel gelişmedik.
Bir noktada omurganızın ve şerefinizin olduğunu hatırlamak gelecek adına sizin için faydalı olacaktır.
Sizin için dedim çünkü ben herkesin hak ettiğini yaşadığını düşünürüm.
Hikaye sizin için de iyi olsun isterim.
Kendinize çok iyi bakın. Görüşmek üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
