
Zihinsel Engelli Bir Seri Katil - Harrison Graham
25 Nisan 2024 · 19 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
1980'lerde Pennsylvania eyaleti birkaç seri katile ev sahipliği yapmıştı. Bunlardan bir tanesi evinin bodrumunda insanları tutsak ettiği Gary Heidnik’ti. 80’ler bitmeden yeni bir seri katil daha ortaya çıkacaktı. Harrison Graham da Heidnik’e benziyordu. O belki evin altında bir sığınak tasarlamamıştı. Ancak onun da evi gerçek bir dehşet eviydi.
Transkript
Merhabalar ben Onurcan Yenilmez.
1980'lerde Pensilvanya eyaleti birkaç seri katile ev sahipliği yapmıştı.
Bunlardan bir tanesi evinin bodrumunda insanları tutsak ettiği Gary Heidnik'ti.
1980'ler bitmeden yeni bir seri katil daha ortaya çıkacaktı.
Harrison Graham da Heidnik'e benziyordu.
O belki evinin altında bir sığınak tasarlamamıştı.
Ancak onun da gerçek bir dehşet evi vardı.
1987 yılında Graham North Street'te kötü bir apartmanda yaşıyordu.
Bölgede zaten nezih bir yer değildi.
Yoksulluğun derinden yaşandığı bir yerdi.
Bir ev bulup içinde yaşayanlar dışında sokaklar evsizlerle doluydu.
Yasa dışı madde satıcılarından seks ticaretine kadar her şey vardı.
Polislerin bu bölgeye baskın yapması hiç sıradan değildi.
9 Ağustos 1987'nin aşırı sıcak günlerinde Graham'ın yaşadığı daireden çok kötü kokular yükseliyordu.
Apartman sakinleri ne kadar uyarıda bulunsa da bir türlü bu sorunu çözememişti.
En sonunda onu ev sahibine şikayet etmeye karar verdiler.
Zaten kirasını da doğru düzgün ödemiyordu.
Bu nedenle ev sahibi evden çıkmasını istedi.
9 Ağustos günü çıkacağını haber vermeden ön kapıyı arkadan tahtalarla kapatarak yangın merdiveninden daireyi terk etti.
Ev sahibi gelip daireye giremeyince polislere haber verdi.
1631 North Street'te daire terk edilmiş gibi görünüyordu.
Memur Pete Scalitino o gün öğleden sonra kötü koku şikayetlerine ilk yanıt veren kişiydi.
Harap olmuş daireye girdiğinde ölüm kokusunu anında fark etti.
Dairede çürümüş yemekten dışkıya kadar her şey vardı.
Duvarda Kabataslak çizimler vardı.
Özellikle rahatsız edici bir kadın çizimi ve üzerinde kurumuş kana benzeyen bir yazı vardı.
Polis evin içinde dolaşırken bir kapı gördü.
Kapıya Marty ismi kazınmıştı ve altında bir anahtar deliği vardı.
Eğilip içeriye baktığında bir insan figürü gördü.
Kapının arkasında yerde gördüğü insan hareketsiz bir şekilde duruyordu.
Scalettino hemen destek ekibi istedi.
Müfettiş Charles Johnson'ın yardımıyla kapı zorlanarak açıldı ve bir şiltenin üzerinde yatan siyah bir kadın cesedi ortaya çıktı.
Cansız beden şişmiş ve çürümeye başlamıştı.
Şiltenin yanında ikinci bir ceset daha vardı.
Yerde cansız yatan başka bir kadın.
İki adamın daha fazla yardıma ihtiyacı vardı.
Ölümlerin uyuşturucuyla mı yoksa cinayetle mi ilgili olduğunu değerlendirmek zordu.
Bu gibi bölgelerde yasa dışı madde yüzünden birilerinin yaşamını kaybettiğini görmek çok sıradandı.
Dedektifler olay yerine geldiğinde bir kalabalıkla toplanmaya başladı.
Polisler olay yerini çevirip içeride gerekli incelemelere başladığında bir beden daha bulundu.
Kurban iskelet halindeydi.
1631 North Street'te her ne olduysa bu bir süredir devam ettiği anlamına geliyordu.
Araba devam etti.
Şırıngalar, kaşıklar, cam kırıkları.
Köpek dışkısı ve insan kalıntıları arasında ilerleyen ekipler birkaç saat içinde dördüncü bir kurban daha buldular.
Battaniyeyle sarılmış, dolabın içine tıkılmıştı.
Öğleden sonra başlayan arama çalışmaları artık gün batımına doğru ilerliyordu.
Saat sabah 5.30'da arama ekipleri iki şiltenin arasında gizlenmiş 5 numaralı cesedi buldu.
Bu ceset sarılmamış ya da bağlanmamıştı.
Ancak cinsiyeti belirlenemeyecek kadar çürümeye terk edilmişti.
Bir memur arka odadaki adamlara seslendi.
Ön dolabın içinde çöpler ve yırtık pırtık giysilerle dolu bir ceset daha bulunmuştu.
Bu nasıl bir evdi böyle?
Polisler her adımda bir ceset buluyorlardı.
Apartman bir mezarlığa dönüşmüşken bundan haberi olmayan apartman sakinleri de şok olmuşlardı.
Ceset sayısının 6'ya ulaşmasıyla arama sabaha kadar durduruldu.
Komşuların ve yerel halkın dışında kalabalıklar binanın etrafında toplanmıştı.
Medya, Philadelphia kentinde potansiyel bir seri cinayet haberi yakalamıştı.
10 Ağustos'ta arama apartmanın dışına kadar genişletildi.
Binanın çatısında yapılan aramada daha fazla beden parçası, parçalanmış bir bacak ve bir ayak bulundu.
Adım attıkça cinayetlerin boyutu daha da büyüyordu.
Sabah gazeteleri manşetinde kiracının resmini yayınladı.
Yakışıklı, genç ve sağlıklı görünen siyah bir adam.
Resmin altında Harrison Graham yazıyordu.
Polis departmanı hemen memurları ve bölgedeki diğer tüm yetkilileri teyakkuza geçirdi.
Harrison komşuları tarafından Marty olarak biliniyordu.
Sessiz ve uysal biri olarak tanımlanıyordu.
Kiracıları ondan korkmuyordu.
Aslında bazılarının tamir işlerini yapmıştı ve herhangi bir tehdit oluşturacak bir geçmişi de yoktu.
Seri katillerde sıkla görüldüğü gibi onun tüyler ürüperdici suç mahalline karışmış olması komşularını şaşırtmıştı.
Sokaktaki söylentiler ise daha farklıydı.
Özellikle de yasa dışı madde kullanıcılarına göre Harrison Graham yumuşak huylu gibi görünse de aynı zamanda yasa dışı madde satıyordu.
Her ay sosyal güvenlikten 300 dolar alıyordu ama hayatını yasa dışı madde parasıyla idame ettiriyor gibi duruyordu.
Kurbanlara teker teker otopsi yapıldı ve herhangi bir fiziksel travma ya da şiddet izine rastlanmadı.
İlk iki ceset sıcaklık nedeniyle hızla çürümüştü.
Aslında sadece birkaç gün önce ölmüşlerdi.
Adli tabi bu cesetlerin cinsiyetini kadın olarak belirlerken diğer kurbanların kimlikleri tam olarak belirlenememişti.
Tüm bunlar olurken Daily News gazetesi kurbanlardan Cookie Matthews'in akrabaları ve arkadaşları hakkında bir haber yayınladı.
Bir cesedin üzerinde bulunan gömleği duymuş ve onun karısı olduğunu anlamıştı.
Gömleği onun için hediye almıştı.
Doku ve kemeklerden bilgi toplamak için antropologlar getirildi.
Bir hafta içinde Hulk polisin kimlik gizemlerini çözmesine daha fazla yardımcı olacaktı.
Medya Harrison'ın hala firarda olması nedeniyle serbest dolaşan deli adam hakkında haberler yayınlıyordu.
Bir adam 2 yılı aşkın süredir kayıp olan karısını sormak için polise başvurdu.
Başka bir kurbanın oda arkadaşı yetkililere Sandra Gerwin'in Harrison'dan yasa dışı madde almaya gittiğine inandığını söyledi.
Kadın geri dönmemişti.
Ayrıca olay yerindeki enkaz eksik parçaları tamamlıyordu.
Kayıp insanların bazı takıları burada bulunmuştu.
Polislerin kimlik tespitinde halkın ve kurbanların olası yakınlarını söyledikleri son derece önemliydi.
Telektiflerin tüm çabasına rağmen Harrison Graham hala hiçbir yerde bulunamamıştı.
Aranan şüphelinin Philadelphia bölgesinde yaşayan 4 küçük kardeşi ve annesi Lily vardı.
Aile Harrison'ın eve dönmesi için çağrı yaptı.
Yerel barınaklarda hatta bir belediye otobüsünde görülmüş ancak bir şekilde müfettişlerden kaçmayı başarmıştı.
Müfettişler binanın üstünde, altında, bitişiğinde arama yapmaya devam ettiler.
Daireyi çevreleyen arazide bazı kemikler çıkarıldı.
Ama adli tabip tarafından yapılan incelemede bunların insan değil, Hayvan kalıntıları olduğu anlaşıldı.
15 Ağustos'ta başka bir ceset daha bulundu.
Arama çevre binalara da yayılmıştı.
Graham'ın evinin bir alt sokağındaki bir kompleksin bodrum katında yanık yığını gibi görünen bir şeyin altında benzer şekilde battaniyeye sarılmış ve elektrik kablosuyla bağlanmış bir insan daha bulundu.
Yapılan incelemede geriye sadece gövde ve kafatasının kaldığı görülmüştü.
Bu da müfettişlerin bunun 8.
bir kurban olup olmadığını ya da daha önce bulunan bacak kemikleriyle bir bağlantısı olup olmadığını sorgulamasına yol açmıştı.
Şimdiye kadar 7 cinayet vardı.
Harrison Graham'a arama çalışmaları yoğunlaşırken adli tabiple cesetlere isim takmaya çalışıyordu.
5 çocuk annesi Mary Mathis adında bir kadının kimliği tespit edilebilmişti.
Dedektifler bulmacayı çözmeye çalışırken Lillian Graham araştırmacılara önemli cevaplar verebilecek bir telefon almıştı.
Arayan oğlu Harrison Graham'dı.
17 Ağustos'ta Lillian Graham'ın Philadelphia'daki evinde telefon çaldı.
Annesinin kendisiyle görüşüp ona yiyecek bir şeyler getirip getiremeyeceğini soruyordu.
Annesi Harrison'a eve geri dönmesini her ne olduysa bunu çözebileceklerini ikna etmeyi başardı.
Harrison Graham eve döneceğini söyleyince annesi hemen polislere haber verdi.
Daha eve varmadan sokağın köşesinde kız kıvraklı yakalanarak sorgulanmak üzere polis departmanına götürüldü.
Peki Harrison Graham kimdi?
Tam olarak nasıl bir hayat sürmüştü?
Harrison Graham 9 Eylül 1959'da Philadelphia'da 5 çocuğun en büyüğü olarak dünyaya geldi.
Çocukluğunun erken dönemlerinde zihinsel engellilik belirtileri gösterdi ve okulda performans ve disiplin sorunları yaşadı.
Graham lisede Başarısız notları ve devamsızlıkları yüzünden okuldan atıldı.
Anne ise daha sonra 1971'de Harrison'a zihinsel bozukluk teşhisi konulduğunu ve 2 yılını bir akıl hastanesinde veya bakım tesisinde geçirdiğini iddia edecekti.
Ancak bu iddia doğrulanamadı.
1970'lerin başına Graham inşaat sektöründe birçok alanda çalıştı.
1979 yılında ailesinin evini terk ederek Kuzey Philadelphia'ya taşındı.
Yoksulluk ve suçla dolu bir mahallede ev buldu.
Bu dönemde alkol ve uyuşturucu kullanmaya başladı.
Uzun boylu ve atletik bir adam olan Harrison'ın başkalarına şiddet uyguladığı düşünülmüyordu.
Hakkında hiçbir suçtan dava açılmamıştı.
1983 yılında Harrison çoğunlukla boş alanların bulunduğu bir sitede daire kiraladı.
Aralarında Grauman'da bulunduğu bazı site sakinleri apartman otoparkının bir bölümünü yasa dışı madde alıp satmak için kullanıyordu.
Takip eden 4 yıl içinde Graham dairesini arkadaşlarının ve tanıdıklarının çoğunlukla ritalin ve benzeri oluşan maddeleri satın almak için kullandığını biliyordu.
Bununla birlikte Graham'ın hiçbir zaman şiddet eylemine karıştığı bilinmiyordu.
1987 yılına kadar kirasını düzenli olarak ödüyor ve gençlerle basketbol oynuyordu.
Engelli maaşıyla geçiniyordu.
Hem arkadaşları hem de komşuları tarafından iyi bir adam olarak tanımlanıyordu.
Ancak bu iyi adam içinde bir canavar yatıyordu.
Nasıl bir adama dönüştüğü sorgulamalar sırasında anlaşılacaktı.
Dedektiflerin sorguları sırasında ilk başlarda suçlarını reddetse de sonunda 7 kişiyi öldürdüğünü itiraf etti.
İlk başlarda isteksizce de olsa bir cinayeti kabul etmiş sonra da yumuşayıp tüm gerçeği anlatmıştı.
Cinayetleri işleyen Marty idi diyordu.
Kurbanları arasında eski kız arkadaşı Robin de Shazer de vardı.
Harrison anlattığına göre kız arkadaşıyla cinsellikten hiç hoşlanmıyordu.
Onunla olmadığı zamanlar daha mutlu hissediyordu.
Sonra başka bir çözüm bulmuştu.
Kız arkadaşını boğduktan sonra onunla cinsel ilişkiye girince bir şekilde kendini daha rahat hissediyordu.
Kendisinin olmasa da ikinci kişiliği olarak tanımladığı Martin'in arzularının farkındaydı.
Harrison Graham önceden tanıdığı ya da sokakta tanıştığı tüm kurbanlarını yasa dışı maddeyle kandırmıştı.
Graham gayet normal bir şekilde cinsel ilişkiyi girmek için biriyle görüşüyordu.
Söylediğine göre sabah uyandığında yanında ölü olarak yatan bir kadın görüyordu.
Hatta bu görüntü karşısında şok oluyordu.
İlk kurbanı olan de Shazer'a yaptıklarından dolayı çok sarsıldığını ve bir sonraki adımda ne yapacağını bilmediği için kadının cesedini evinde bıraktığını itiraf etti.
Dairesine başka bir kadın getirene kadar cesedi gizlemeye çalışmamış.
Sonra da bedeni yatak odasının penceresinden çatıya çıkarmıştı.
Sorgulama sırasında Graham 10 sayfalık bir itirafname yazdı.
Ne kadar her şey itiraf etmiş bir suçlu olsa da mahkeme çıkarılması sırasında akıl hastalığı konusu gündeme geldi.
Joel Moldovski adında bir kamu avukatı atandı.
27 Ağustos 1986'da bir dedektif 6 saat süren duruşma sırasında kalıntıların korkunç görünümünü anlattı.
Harrison Graham bunlar anlatılırken Hiç de rahat görünmüyordu.
Detektif Graham'ın etrafında bu kadar bedenle yaşarken kafasını daima uyuşturulmuş olarak tuttuğunu söyledi.
Çünkü etrafındaki bedenleri yiyen kuşları görmek onu daha da kötü yapıyordu.
Avukat Moldovski'ye göre bu ve diğer karakteristik tuhaf davranışlar müvekkilinin cezai ehliyetinin belirlenmesinde çok önemliydi.
Ayrıca bir psikiyatrist olan Dr.
Robert Stanton Graham'ı değerlendirmiş.
IQ'sunun 63 olduğunu ve bunun da cezai ehliyetin altında olarak kabul edildiğini belirtmişti.
Bu durum madde kullanımı ve bağımlılıkları ile birleştiğinde Philadelphia eyaleti yasalarına göre cezai ehliyeti olmayan bir adam ortaya çıkıyordu.
Harrison kimyasal kaynaklı işitsel halüsinasyonlar, psikos, bilinç kayıpları ve kronik paranoyadan müzdaripti.
Dahası Albert Leavitt adında bir psikolog sanığın kimyasal ve fizyolojik sorunlarının yanı sıra Harrison'ın okuma, yazma, matematik ve zamanı söyleme gibi temel
becerilerde yetersiz olduğunu ifade etmişti.
Oldukça şok edici bir şekilde aksi yöndeki kanıtlara rağmen yargıç Edward Mekel Graham'ın duruşma için yeterli olduğuna karar verdi.
Bu görüşünü savcının itirafnameyi sunmasına dayandırdı.
Savcılığın duruşunun aksine Moldovski delilliği özellikle de çoklu kişilik bozukluğunu savunuyordu.
Philadelphia'nın Daily News gazetesine verdiği röportajda avukat Harrison Graham'ın sık sık ikinci ve üçüncü bir kişilikle konuştuğunu söyledi.
Marty uyumlu bir tamirciydi.
Annesini severdi, heteroseksüeldi ve dindar bir bağnazdı.
Zaman zaman Junior kendini gösteriyordu.
Bu kişilik komşularının kurabiye canavarı pelüş hayvanına sarıldığını hatırladıkları çocuksu erkek olarak biliniyordu.
Hem cinayet hem de nekrofili gibi iğrenç suçlardan sorumlu olan kişi Frank'ti.
Eşcinselliğin günahkar doğasından nefret eden Martin'in aksine bir kadınla birlikte olmaya dayanamayan Frank'ti.
Bunun sonsuz ölüme mahkumiyet olduğunu düşünüyordu.
Ancak Frank uyuşturucu ve daha sert çekirdekli homoseksüel ilişkiler arzulayan sokak zekasına sahipti.
Bu kendi ergenlik döneminde tanıştığı bir şeydi.
Yargılamalar sırasında Harrison hapishanede bir kavgaya karışmış ve suçu frençe atmıştı.
Savcı bunu Harrison Graham'ın numara yapma becerisi olarak değerlendirdi.
Bir psikolog olan Dr.
Gerald Cook Graham'ın beyninde hasar olduğuna dair bir açıklama yaptı.
Cook ayrıca Graham'ın cinsel sadizmden muzdarip olduğunu, bunun bir kişiyi deli yapan ya da suçluluk duygusunu ortadan kaldıran bir akıl hastalığı olmadığını bu nedenle kilit konularda
Etkisiz bir tanık gibi göründüğünü söyledi.
Anne Graham mahkemede oğlunun böylesine korkunç suçlar işleyebileceğine inanmadığını belirtti.
Oğlunun çok basit ve şiddete başvurmayan biri olduğunu düşünüyordu.
Kullanmakla suçlandığı alkol ya da uyuşturucunun etkisine girmiş olsa bile bu tür suçları planlayacak kadar cesetleri saklayacak bir ortam bulamazdı.
Duruşmalar devam ederken savcılık Graham'ın eski bir kız arkadaşı olan Paula'nın mahkemeye çıkarılmasına karar verdi.
Paola Graham'ın cinsellik sırasında kendisini boğduğunu ve birkaç kez bayıldığını söyledi.
Ayrıca ilk sevgilisi olan The Shazer'ı da bu şekilde öldürdüğünü itiraf ettiğini söyledi.
Haliyle Paola bu adamdan ayrılmaya korkuyordu.
Bu yüzden ilişkileri devam etmişti.
İfadesine göre kadın Harrison Graham'ın elinde cinsel saldırıya, dayağa ve işkenceye maruz kalmıştı.
8 Mart'ta Harrison Graham hakime cinayetlerden kendisinin sorumlu olmadığını Ve bunu başkasının yaptığını söyledi.
Harrison kaderini yargıcın ellerine bırakarak jüri hakkından feragat etti.
Birinci derece cinayetten ve cesede kötü muameleden suçlu bulundu.
Biri yarı siyah adam mahkumiyetini dinlerken neredeyse hiç umursamadı.
Daha sonra gazetecilere her şeyin yoluna gireceğini söyledi.
Artık kanıt olarak gerekmediği için kurabiye canavarının kendisine geri verilmesini talep etti.
Moldovski'nin müvekkili için iyi bir mücadele vermesi hiç gerekmedi.
Mayıs ayında yargıç, sanık Harrison Graham'ı 6 kez idam cezasına çarptırdı.
Ancak bir cinayetten müebbet hapis cezası aldı ve yargıç ilk olarak müebbet hapis cezasını çekeceğini söyledi.
Tek müebbet hapis cezası de Shazer'ın cinayeti içindi.
De Shazer ilk cinayetti.
Dolayısıyla ağırlaştırıcı faktör ekleyecek başka cinayet yoktu.
Harrison Graham 1994 yılına kadar Pensilvanya Pittsburgh'daki Harrisburg cezaevinde mahcumdu.
Ancak daha sonra yüksek mahkeme rutin bir incelemenin ardından cezasını etik dışı ve yası dışı buldu.
Mahkeme Graham'ın ömür boyu hapis cezasını iptal edilmesine ve ölüm cezasının uygulanmasına karar verdi.
Daha sonra 7 Aralık 1998'de ölmesi planlandı.
İlk mahkemenin yargıcı yine Graham'ın yaşamasına ya da ölmesine karar verme durumundaydı.
İnfazı erteledi.
Katilin davası 2002 yılında ABD Yüksek Mahkemesi tüm zihinsel engelli suçluların infazını yasaklayana kadar zamanın çoğunu temizlerle geçirdi.
Harrison Graham ilk şartlarını karşılamıyordu.
Davasıyla ilgilenen bir psikiyatristin belirttiği gibi test sonuçlarına göre IQ'su 70'in altında olsa bile zihinsel engelli değildi.
Ancak ABD tarafından belirlenen kriterlere göre 18 yaşından önce ortaya çıkan bir akıl hastalığının başlangıcı intifazdan muaf tutulmayı gerektiriyordu.
Harrison Graham bu sayede kalıcı olarak ölüm cezasından kurtuldu.
Harrison bugün Pensilvanya'da orta güvenlikli bir tesiste kalmaktadır.
Vaka yöneticisi onu ılımlı ve şiddete başvurmayan biri olarak tanımlıyor.
Bir papaz sertifikası almış ve dini inançlarını yerine getirmeye devam ediyor.
Madde bağımlıları için sık sık uyuşturucudan kurtulduktan sonra akıl sağlığının geri geldiği söylenir.
Bu durum Harrison Graham için de geçerli olabilir.
65 yaşındaki seri katil daha sakin bir hayat yaşayarak cezasını çekmeye devam ediyor.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
