
Çin’in Yunnan eyaletindeki küçük bir köyde genç erkekler yıllarca birer birer kayboldu. Ailelerin şüpheleri ve saldırıdan kurtulanların ifadeleri defalarca görmezden gelinirken, gerçek ancak bir annenin kendi soruşturmasını başlatmasıyla ortaya çıktı. Bu bölümde Zhang Yongming’in karanlık geçmişinden evinde bulunan korkunç delillere, yamyamlık iddialarından polis ihmallerine uzanan dosyayı ele alıyoruz.
Transkript
Olay Yarı Suç Hikayeleri podcastine hoş geldiniz.
Tekrarlayayım. Olay yarı suç hikayeleri podcastine hoş geldiniz.
Bir sonraki bölümü kaçırmamak için bildirimleri açmayı unutmayın.
2012 baharında Çin'in Yunnan eyaletindeki küçük bir köy evine yapılan polis baskını tarihin en dehşet verici keşiflerinden birine sahne oldu.
Evin içinde şarap şişelerine doldurulmuş insan gözleri ve duvarlara asılmış kurumuş et şeritleri bulundu.
Bahçede toprağa gömülü halde insan kemikleri ortaya çıkarken plastik poşetlerden dışarı fırlamış Kırık kemik parçaları görenlerin kanını dondurdu.
Bu evin sahibi çevresinde sessiz bir çiftçi olarak tanınan 57 yaşındaki Zhang Yongbing'di.
Ancak hiç kimse bu sıradan görünen adamın yamyam canavar takma adıyla anılacak bir seri katil olduğunu ve kurbanlarının etini kurutup pazarda deve kuşu eti diye sattığını tahmin edemezdi.
Peki Zhang Yongbing'i böylesine vahşi bir canavara dönüştüren...
Neydi? Zhang Yongming 1950'lerin ortasında Yunnan eyaletinin Jinlik bölgesine bağlı Nanmen köyünde doğdu.
Şiddet eyleminin ilk ürpertici işaretleri gençlik yıllarında ortaya çıktı.
1974'te henüz 18 yaşındayken bir gece kuzeniyle aynı yatakta uyurken aniden uyanıp kuzeninin boğazına bıçak sapladı.
Kuzeni can havliyle karşı koyup bağırınca Zang'ın ailesi müdahale ederek olası bir cinayeti engelledi.
Zang genç yaşı ve uyurgezerlik iddiası nedeniyle yalnızca 6 ay pis cezası yattı ve kurtuldu.
Fakat bu olay ileride yaşanacakların...
Habis bir habercisiydi.
1978 yılına gelindiğinde Zhang Yongming ilk cinayetin işledi.
Köyde tuğla ocağında birlikte çalıştığı 16 yaşındaki Yang Shurong'u ufak bir kazanç vaadiyle evine çağırdı ve genci oracıkta boğarak öldürdü.
Ardından cesedi soyup köy dışına gömdü.
Talihsiz çocuğun kırılmış uzuvlarıyla Chen'in pozisyonunda gömülü bedeni kısa sürede bulundu.
Kaçmaya çalışsa da birkaç hafta içinde yakalandı.
1979'da görülen davada idam mahkum edildi.
Fakat bilinmeyen nedenlerle cezası müebbet hapse çevrildi ve 19 yıl hapiste yattıktan sonra 1997'de serbest bırakıldı.
Onun hapishanede olduğu yıllarda ailesi dağılmış, anne ve babası vefat etmiş ve köydeki evi bile harabeye dönmüştü.
Zhang Yongming cezasını çekip Nanmen köyüne geri döndüğünde yerel yöneticiler ona küçük bir ev ve geçinebilmesi için sembolik bir sosyal yardım sağladı.
Ancak köy halkı geçmişinde birini öldürmüş bu adamı asla tam anlamıyla kabul edemedi.
Evlenmeyen ve toplumdan uzak duran Zhang tarlasını ekip biçmeyi bile bırakarak içine kapandı.
Köy parkında tek başına dolaşıp Go tahtasıyla vakit geçiren huysuz ve sessiz bir adamdı.
Komşuları onu garip buluyor.
geçmişteki cinayeti unutmasalar da zamanla yalnız bu adamı kendi haline bırakıyorlardı.
Hiç kimse yıllar sonra köyde ardı arkası kesilmeyen kayıplarla onun ismini yeniden analacağını bilmiyordu.
2007 yılının Mayıs ayında Nanmen köyünde bir çocuk ortadan kayboldu.
12 yaşındaki Li Hanxion babasıyla tarlada çalışırken sıcaktan bunalmış ve babası onu öğle yemeği hazırlaması için eve erken göndermişti.
Küçüklüğü kayıp bir giysimi bulup geleyim diyerek ev yoluna tek başına koyuldu.
Ancak ne o gün evine varabildi ne de bir daha dönebildi.
Endişelenen baba Li Yudong oğlunu köyde aramaya başladı ve aynı gün saat 17 civarında Jincheng karakoluna başvurdu.
Ne var ki polis daha 24 saat dolmadığı için kayıp başvurusunu almaya yanaşmadı.
Çocuğun belki bir internet kafede oyuna dalmış olabileceğini söyleyip babayı eve yolladı.
Ertesi gün köyden bir kadın küçüklüğünün kaybolduğu sabah dere kıyısında Zhang Yongming'i tek başına gezinirken gördüklerini Li Yudong'a iletti.
Baba bu önemli bilgiyi hemen polise taşıdı.
Fakat polis yine kılını kıpırdatmadı.
Zhang Yongming'in adını duymazdan gelerek hiçbir soruşturma başlatmadı.
Aylar geçiyor küçük Li Hanxiu'nun akıbeti belirsiz kalıyordu.
Bu sırada köyde fısıltılar da dolaşmaya başladı.
Acaba bu işte Zhang Yongming'in bir parmağı var mıydı?
Onun tuhaf davranışları ve karanlık geçmişi göz önüne alındığında bazı komşular şüphelenmeden edemiyordu.
Ne var ki çoğu kişi somut kanıt olmadan bu katil damgalı adamı yeniden suçlamak istemedi.
Belki de korktukları için seslerini çıkaramadılar.
2008'de köyde yaşanan bir olaysa şüpheleri daha da kuvvetlendirecek.
Ortaokul öğrencisi Yang Mingui okul çıkışı eve giderken Zhang Yongming ile karşılaştı.
Zhang çocuktan evine kadar odunları taşımasına yardım etmesini istedi.
Masumca yardıma giden çocuk bir anda boynuna dolanan bir ipi hissetti.
Zhang onu arkadan boğmaya çalışıyordu.
Neyse ki Yang Bingui panik halinde kurtulup can havliyle evine kaçtı.
Ailesine olayı anlattığında Zhang'ın elinden canını zor kurtardığını biliyorlardı.
Yine de şaşırtıcı biçimde çocuk ciddi bir yara almadığı için polise gitmediler.
Bu sessizlik... Belki de ileride yaşanacak daha büyük trajedilerin kapısını aralıyordu.
Köydeki kayıplar uzun bir süre durulmuş gibiydi.
Fakat 2011 yılına gelindiğinde gizemli şekilde ortadan kaybolan genç erkeklerin sayısı artmaya başladı.
27 Ocak 2011'de 16 yaşındaki Xia Haijun okuldaki bir sınav için belge almaya giderken kayboldu.
Xia'nın babası oğlunun başına gelenlerden Zhang Yongming'den şüphelenerek doğrudan kasabanın polis amir yardımcısını aradı ve Zhang'ı açıkça suçladı.
Bu aslında köylüler arasında ayyuka çıkan kuşkuların resmi makamlara yansıyan ilk örneğiydi.
Ancak polisten gelen cevap yine hayret vericiydi.
Yetkili Zhang Yongming'in akıl hastası olduğunu ve bu nedenle onu soruşturmayacaklarını söyleyerek telefonu kapattı.
Köydeki birçok ebeveyn çaresizlik içinde evlatlarının tuğla fabrikalarında zorla çalıştırılmak üzere kaçırıldığını düşünmeye başlamıştı.
Ne de olsa Çin'de geçmişte özellikle ücra bölgelerde zorla işçi kaçırma vakaları duyulmuştu.
Yine de başka gençler de bir bir ortadan kaybolurken herkes birbirine aynı ismi fısıldıyordu.
Aynı yıl Aralık ayında bir başka tüyler ürpertici olay yaşandı.
1 Aralık 2011 gecesi 17 yaşında bir lise öğrencisi okul kütüphanesindeki etüt sonrası evine yürürken karanlık sokakta Zhang Yongming ile burun buruna geldi.
İçine bir ürperti düşen genç adımlarını sıkılaştırarak önden gitti.
Evine birkaç adım kala arkasından yaklaşan Zhang bu sefer bir kemerle gencin boğazına ilmik atmaya kalktı.
Talihsiz çocuk refleksle eğilince kemer boynuna değil koluna dolandı.
Yine de onu yerde sürüklemeye başladı.
Panikleyen öğrenci diğer eliyle yaşlı adamı yumruklamaya ve bağırmaya başladı.
Gürültüyü duyan bir başka komşu dışarı fırlayınca Zhang onu bırakıp kaçmaya çalıştı.
Fakat genç çocuğun yakasını bırakmaya niyeti yoktu.
Son bir hamleyle Zhang'ın giysilerine yapışan çocuk komşusunun da yardımıyla katil zanlısını yere yatırıp etkisiz hale getirmeyi başardı.
Olay yerine gelen polisler Zhang Yongming'i sonunda suçüstü yakalamıştı.
Ancak böyle düşünülse de sonuç...
Tam bir skandaldı.
Zhang sorguda bu yaptığına şakaydı diyerek pişkinlik gösterdi.
Polisler de ona inanmadılar ama ne yaptılar dersiniz?
Yalnızca 30 yuan yani yaklaşık birkaç dolar para cezası karşılığında Zhang Yongbin'i serbest bıraktılar.
Köydeki insanlar bu olaya isyan etti.
Ne var ki seslerini duyuracak merci bulamadılar.
Zhang Yongming ise elini kolunu sallayarak evine geri döndü ve avına devam etmek için bir sonraki fırsatı beklemeye koyuldu.
2013 yılının Nisan ayında Yongming'in kurban listesine son bir isim eklenecek.
25 Nisan 2012 akşamı 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Han Yao, Nanmen köyünde bir inşaat işinde çalışırken ortadan kayboldu.
Şantiyede ustasının gönderdiği bir ofise evrak alma gidip dönerken kestirme olsun diye ağaçlık bir patikaya yönelmişti.
O andan sonra Han Yao'dan bir daha haber alınamadı.
Cep telefonu kapalıydı ve gece boyunca kaldığı yurda hiç dönmedi.
Ertesi gün endişeli iş arkadaşları durumu Han Yao'nun ailesine iletti.
Han Yaon'un annesi Cheng Lian Yan oğlunun birkaç haftadır evden uzakta çalıştığı için ilk başta çok telaşlanmadı.
Fakat saatler geçip de oğluna hala ulaşamayınca içine kötü bir his kapladı.
Cheng 26 Nisan sabahı soluğu Jin Cheng polis karakolunda aldı.
Ne var ki daha önce defalarca olduğu gibi polis yine umursamaz bir tavır sergiledi.
Oğlunun belki internette biriyle tanışıp gezmeye gittiğini veya kavga edip Ortalarda görünmediğini söyleyerek kadını geçiştirdiler.
Umudunu kesmeyen anne köye gidip kendi imkanlarıyla iz sürmeye karar verdi.
Nan menegeleri gelmez köylüler ona son yıllarda kaybolan başka erkeklerden de bahsetti.
Hepsi sabah saat 9.11 civarında zangın evine ve tarlasına çok yakın bir bölgede yok olmuştu.
Bu bilgi Cheng Lian Yan'ın kanını dondurmaya yetti.
Hemen polise gidip köyde yıllardır kaybolan çocuklar var.
Hepsi aynı noktada. Ortada bir seri katil olabilir diye yalvardı.
Ancak polis bu iddiaları sadece dedikodu diyerek bir kez daha kulak ardı etti.
Bunun üzerine Chang pes etmek yerine daha da kararlı bir adım attı.
Kendi soruşturmasını yürütmeye başladı.
Kısa sürede kayıp gençlerin ailelerini tek tek bulup görüştü.
Bir dosya halinde tüm benzerlikleri ve ipuçlarını derledi.
İki gün içinde beş ayrı ailenin genç oğullarının benzer koşullarda kaybolduğunu tespit etmişti.
Elindeki bu sarsıcı dosyayla Kunming şehrindeki gazetelere koştu.
3 Mayıs 2012'de Yunnan Yerel Basını manşetlerinden Jinning'de gizemli kayıplar zinciri başlığıyla bu olayı halka duyurdu.
Köylülerin aylardır fısıltıyla andığı seri cinayet ihtimali artık tüm ülkenin gündemindeydi.
Bunun üzerine Yunnan eyalet etkilileri nihayet harekete geçmek zorunda kaldı.
Aynı gün Kunming Emniyet Müdürlüğü bünyesinde özel bir soruşturma ekibi kurularak Nanmen köyüne gönderildi.
Artık Zhang Yongming'in kaçacak yeri kalmamıştı.
7 Mayıs 2012 tarihinde polis ekipleri katilin evine baskın düzenleyerek onu tutukladı.
Ve işte o an... Yıllardır perde arkasında kalan dehşetin boyutu ortaya çıkacaktı.
Zhang Yongming'in evinde ve arazisinde yapılan aramalarda akıllara durgunluk veren kanıtlar bulundu.
İlk olarak kayıp Han Yao'nun parçalanmış cesedi evin içinde ortaya çıktı.
Gencin cep telefonu, sim kartı ve banka kartları gibi kişisel eşyaları da o evdeydi.
Ardından evin bahçesinde ve tarlasında farklı insanlara ait olduğu anlaşılan kemikler bulundu.
Toplamda en az 10 ayrı kişiye ait parçalar gün ışığına çıkarıldı.
Köylüler o an bir gerçeği fark etti.
Meğer aylar önce Zhang'ın evinin dışında asılı duran yeşil plastik torbalarda gördükleri beyaz kemikler insan kemiğiymiş.
Bu korkunç manzara karşısında köylüler şok içindeydi.
Yıllarca süren kabusun fiziksel kalıntıları şimdi tüm çıplaklığıyla gözler önündeydi.
Evdeki aramalarda ortaya çıkanlarsa bu dehşeti bambaşka bir boyuta taşıdı.
Polis Zhang Yongming'in evine girdiğinde şişelere konulmuş insan göz bebekleri buldu.
Tıpkı Çin'de geleneksel yılan şarabı yapımını andırır gibi gözler alkol dolu şişelerde muhafaza ediliyordu.
Ayrıca evin tavanında ve duvarlarında sergiye koyar gibi kurutulmuş et şeritleri asılıydı.
Bunların insan eti olabileceğinden şüphelenildi.
Bu noktada dedikodular en korkunç haliyle doğrulanmış oldu.
Zhang Yongming'in bir yamyam olduğu iddiası gerçek gibiydi.
Komşuların ifadesine göre Zhang beslediği köpeklere zaman zaman tuhaf et parçaları atarken görülmüştü.
Polis de zangın bazı kurbanlarının etlerini köpeklerine yedirmiş olabileceğini düşünüyor ve geri kalan kısımları pazarda deve kuşu eti adı altında sattığını değerlendiriyordu.
Hatta uluslararası bazında zangın insan etlerini kıyma yapıp kurutarak sosis şeklinde pazarladığı yönünde abartılı iddialar bile yer aldı.
Her ne kadar bu satışların boyutu netleşmemişse de bulunan kanıtlar Zhang Yongming'in kurbanlarının bedenlerini sadece öldürmekle kalmayıp korkunç şekillerde imha ettiğini ispatlıyordu.
Polis Zhang'ın evindeki aramaları genişlettikçe kayıp gençlerin akıbeti de birer birer aydınlanmaya başladı.
2007-2013 yılları arasında bölgede kaybolan 11 erkek olduğu belirlendi ve hepsinin Zhang tarafından öldürüldüğü tespit edildi.
Kurbanların büyük kısmı 12 ile 22 yaş arası erkeklerdi.
Sadece iki tanesi bu grubun dışındaydı.
Biri 38, Diğeri 80 yaşında iki yetişkin erkek Zhang'ın 1978'de işlediği cinayet hariç tutulduğunda bile kendisine atfedilen cinayet sayısı 17'ye kadar çıkabilir diye düşünülüyordu.
Nitekim soruşturma sırasında köyde kayıp bildirilmeyen bazı kişiler için de DNA işleşmesi yapıldı.
Ancak kesin rakam kamuoyuna açıklanmadı.
Yine de 11 cinayet itirafıyla bile Zhang Yongming modern Çin tarihinin en kanlı seri katillerinden biri haline gelmişti.
Üstelik bu cinayetleri işlerken sergilediği yamyamlık emareleri olayı çok daha büyük bir dehşet haline getiriyordu.
Zhang Yongming yakalandıktan sonra ülke çapında infial yaratan bu seri cinayet davası hızla yargıya taşındı.
Haziran 2012'de soruşturma tamamlanırken Zhang sorgusunda 11 kişinin öldürülmesini soğuk kanlılıkla kabul etti ve suçunu itiraf etti.
Onun bu kayıtsız tavrı duruşma salonunda da devam edecekti.
Temmuz 2012'de başlayan davada Zhang ne kurban ailelerinden özür diledi ne de en ufak bir pişmanlık gösterdi.
Mahkeme Zhang'ı kasten adam öldürme ve yamyamlık suçlarından suçlu buldu.
savunma avukatlarının son bir çabayla öne sürdüğü akıl sağlığı yerinde değil iddiası da mahkemece reddedildi.
Zira daha önce defalarca ifadesine başvurulup serbest bırakıldığı durumlarda akli dengesinin yerinde olduğuna kanaat getirilmişti.
Sonunda karar açıklandı.
Zhang Yongming ölüm cezasına çarptırıldı ve siyasi haklarından ömür boyu men edildi.
Mahkeme kararında cinayetlerin özellikle vahşi ve infial uyandırıcı olduğunu vurgulayarak zanlının toplum için ekstrem bir tehdit olduğunu belirtti.
Karar karşısında bile ifadesiz duran Zhang temize gitmeyi reddetti ve cezayı kabullendi.
2013 yılına girildiğinde adaletin son adımı da tamamlandı.
10 Ocak 2013 günü 57 yaşındaki Zhang Yongming infaz mangası eşliğinde idam edilmek üzere götürüldü.
İdam cezası infaz edildi.
Çin devlet medyası Yunnan'ın Yam Yam canavarı bugün infaz edildi şeklinde haberi duyururken ülkede derin bir nefes alındı.
Zangın cezası infaz edilmeden önce bile basında onun 1997'de serbest kalmasını sağlayan sisteme dair ciddi eleştiriler yapılıyordu.
Bir zamanlar aldığı idam cezası affedilmemiş olsaydı bu gençlerin hala hayatta olacağı gerçeği kamuoyunda öfkeye yol açmıştı.
Zhang Yongming davası sadece bir katilin cezası ile kapanmadı.
Aynı zamanda ihmalkar yerel yetkililerin de hesap vermesine neden oldu.
Soruşturma boyunca 12 polis memurunun görevini ihmal ettiği belirlendi ve haklarında disiplin işlemi yapıldı.
Jinnink ilçe emniyet müdürüyle zangın yaşadığı kasabanın polis şefi görevden alındı.
Diğer bazı memurlarsa kınama cezası aldı.
Bu memurlar savunmalarında o dönem bölgede yaygın olan uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadeleye öncelik verdiklerini bu yüzden kayıp ihbarlarını ciddiye almadıklarını öne sürdüler.
Ne var ki bu açıklama evlatlarını kaybeden aileler için asla kabul edilebilir değildi.
Sonuçta eğer polis ilk kayıplardan itibaren köylülerin çağrılarına kulak verseydi belki de Zhang Yongming'in canavarlığı yıllar önce durdurulabilirdi.
Bu ihmaller zinciri katilin elini kolunu sallayarak köyden kurbanlar toplamasına adeta göz yummuş korkunç olayların uzun süre gizli kalmasına yol açmıştı.
Zhang Yongming vakası modern Çin toplumunda derin bir yarağa ve ders olarak hafızalara kazındı.
Medya ona Yunnan'ın Yam Yam canavarı ve Cannibal Monster gibi ürüpertici lakaplar takarken birçok kişi bu davayı Çin'de yaşanmış en korkunç suçlardan biri olarak nitelendirdi.
Özellikle Yam Yam'lık Çin tarihinde hassas bir konu olarak bilinir.
Büyük ileri atılım dönemindeki kıtlık yıllarında insanların hayatta kalmak için yamyamlığa başvurmak zorunda kaldığı trajik hikayeler ülke kolektifi hafızasında utanç ve korkuyla anılır.
Ancak Zang olayı barış zamanında ve bir köyün göbeğinde seri cinayetlerle birleşen bir yamyamlık iddiası olması bakımından eşi benzeri görülmemiştir.
Zang'ın yakalanmasıyla birlikte Nanmen köyü sakinleri nihayet rahat bir nefes alsalar da kaybettikleri evlatların acısı asla dinmeyecek.
Olayın ortaya çıkmasında kendi canını dişine tıkıp mücadele eden Cheng Lian Yan ve diğer aileler, ihmalkar polislere rağmen evlatlarına ne olduğunu öğrenebildi.
Zangın evinden çıkan kemikler arasında oğullarının kalıntılarına ulaşan aileler, en azından onları uygun bir cenazeyle uğurlama imkanına kavuştu.
Ancak yeri de cevaplanamamış bazı sorularla bıraktı.
Kurbanlarından herhangi birini gerçek anlamda yedi mi?
Yoksa etlerini sadece kurutup sattı mı?
Kaç kişiye deve kuşu eti diye insan eti yedirdi?
Bu soruların net yanıtları belki de hiçbir zaman öğrenilmeyecek.
Ancak kesin olan bir şey var ki Zhang Yongming adı Çin'de korku ve tiksintiyle hatırlanacak.
Bu podcastın sonuna geldik.
Bir sonraki videoda görüşmek üzere.
Kendinize çok iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
