
Youtube'un En Popüler Kayıp Vakası - Lars Mittank Nerede?
29 Haziran 2021 · 10 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
28 yaşındaki Alman Lars Mithang ve arkadaşları yaz mevsiminde deniz tatili için Bulgaristan'ın Golden Sand adlı tatil bölgesine gitmeyi planladılar.
Bulgaristan diğer ülkelere göre fiyat açısından daha uygundu.
Bu yüzden bu bölgeyi seçmişlerdi.
Arkadaşları gibi Lars'ın da güzel bir tatil geçirme hayali vardı.
Problemsiz başlayan tatilin son günlerinde tüm dünyayı meraklandıracak bir şey yaşandı.
30 Haziran 2014 günü Lars Mittank ve 5 arkadaşı Bulgaristan Varna Havalimanına iniş yaptılar.
Buradan da bir araçla tatil için rezervasyon yaptıkları Varna Havalimanına 15 kilometre uzaklıktaki Golden Sand adlı bölgeye geçtiler.
Viva Club otele yerleştikten sonra tatilin keyfini çıkarmaya başladılar.
Hayallerindeki tatili yaşıyorlardı.
Hafta boyunca barlar, partiler, sahillerde takılarak tüm senenin stresini atıyorlardı.
Grup tatil zamanı olarak bir hafta plan yapmışlardı.
Dönüş biletleri 7 Temmuz'aydı.
Dönmeden önceki gece 6 Temmuz'da arkadaşlar son kez bir bara gidip eğlenmek istiyorlardı.
Hep birlikte gittikleri barda gece iyi başlamıştı.
Ama ilerleyen saatlerde barda yayınlanmakta olan Hollanda-Kosta Rika maçı sırasında Lars Mittank ve başkaları futbol yüzünden tartışmaya tutuştular.
Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü.
Lars girdiği kavgada başına darbe almıştı.
Aslında aldığı darbeler hiç basit değildi ama belli de etmiyordu.
Daha sonra Lars ve arkadaşları bir restorana yemek yemeye gittiler.
İştahının olmadığını söyleyerek onlara eşlik etmedi.
Kafasına aldığı darbelerden dolayı yemek yiyemez haldeydi.
Arkadaşları içeride yemek yerken o da kapıda bekliyordu.
Kısa süre içerisinde gözden kayboldu.
Arkadaşları nereye baktıysa onu göremediler.
Lars ortalıkta yoktu.
Ta ki sabah saatleri gelene kadar.
Sabah saatlerinde kaldıkları otele geri döndü.
Meraklı arkadaşları ona tüm gece nerede olduğunu sorduklarında barda kavga ettiği kişilerle yeniden karşılaştığını söyledi.
İddia ettiğine göre tartıştığı insanlar dört Bulgar'ı onu dövdürtmek için tutmuştu.
Onlar da Lars'ı sokak arasında iyice hırpalamıştı.
Lars'ın durumu gerçekten kötü duruyordu.
Doktora gitmesi gerekiyordu.
Hastaneye gidip durumuna baktırdığında kafasına aldığı darbelerin yanında bir de kulağına aldığı darbe daha etkili olduğu anlaşıldı.
Görünene göre genç adamın kulak zarı yırtılmıştı.
Doktora aynı gün uçağının olduğunu, ülkesine geri döneceğini söylese de uçması çok tehlikeliydi.
Hatta operasyon geçirmesi gerekiyordu.
Ama bunun için vakit yoktu.
Doktordan kendisini ülkesine götürecek kadar iyileştirmesini istedi.
Doktor da ona güçlü bir antibiyotik vererek aynı gün uçmamasını tavsiye etti.
Lars durumu arkadaşlarına anlattığında arkadaşları onu yalnız bırakmak istemedi.
Başka bir ülkede bu halde kalması doğru değildi.
Lars'a bir sonraki gün 8 Temmuz'da beraber gitmelerini söyleseler de onları dinlemedi.
Arkadaşlarının kalmasına gerek olmadığını, sonraki gün kendisinin gelebileceğini söyledi.
Arkadaşları da ona güvenerek planladıkları gibi yola koyuldular.
Yaralanmış olan Lars Bulgaristan'da tek başına kalmıştı.
Yıllar içerisinde insanlar neden otobüsle veya trenle dönmediğini merak ettiler.
Madem uçağa binemiyorduysa en azından karadan ülkesine dönebilirdi.
Ama bunu yapmamıştı. Her nedense tek başına kalıp bir gün sonra uçakla gitme riskine girmişti.
7 Temmuz günü Lars ve arkadaşları Viva Club otelden çıkış yaptılar.
Arkadaşları havalimanına giderken Lars da bir gece kalacağı uygun bir otel arıyordu.
Otel Color adlı bir yer buldu.
Kalacağı otele yerleştikten sonra garip davranmaya başladı.
Kamera kayıtlarına göre merdivenlerden bir aşağı bir yukarı gidip geliyordu.
Korkmuş gibi bir hali vardı.
Sanki dışarıda onu bekleyen bir tehlike varmış gibi camdan dışarıya tedirgin tedirgin bakıyordu.
Görüntülere göre birisinden kaçmaya çalışır gibi asansöre de saklanmıştı.
Lars'ın kullandığı ilaçlar güçlü antibiyotiklerdi.
Kafasına aldığı hasarın kendisinde halüsinasyon etkisi yaratmış olabilirdi.
Bir ara otelden çıkıp sonra geri döndü.
Geri döndüğünde korkmuş hali devam ediyordu.
Odaya çıkıp annesi Sandra Mittak'ı arayarak Fısıltılı bir sesle başının belada olduğunu söyledi.
Dışarıda onu öldürmek için veya soymak için 4 kişinin beklediğini söyledi.
Annesinden hemen kredi kartlarını iptal etmesini istedi.
Telefonun diğer ucundaki anne çocuğunun nasıl bir durumda kaldığını düşünerek kederleniyordu.
Annesi kartları iptal ederse nasıl döneceğini sorduğunda üzerinde yeterince para olduğunu söyledi.
Yüzlerce kilometre uzaktaki anne Sandra bir an önce oğlunun dönmesini umuyordu.
Çünkü telefon eden oğlunun ne kadar korku içinde olduğunu uzaktan bile anlayabiliyordu.
Bu onu daha çok üzüyordu.
Lars otelden gece yarısı ayrıldıktan sonra saat 3 sularında annesini tekrar aradı.
Yüksek bir yerde saklandığını, peşinde hala birilerinin olduğunu söyledi.
Canının tehlikede olduğunu iddia ediyordu.
Annesi de ondan sakin olmasını istiyordu.
Hemen bir taksiye binip havalimanına gitmesi gerektiğini söyledi.
Fısıltıyla konuşan Lars telefonu kapattıktan sonra yol kenarında bir taksi bularak havalimanına doğru yola çıktı.
Buraya geldiğinde annesini tekrardan aradı.
Havalimanına geldiğini ve güvende olduğunu söyledi.
Ayrıca annesine yanında hiç para olmadığını kendisine para göndermesini rica etti.
Sandra hiç düşünmeden oğluna Western Union aracılığıyla para gönderdi.
Hemen havalimanında bir doktora görünmesi gerekiyordu.
Eğer doktor izin verirse uçabilirdi.
Sandra bir gece önce kendisine otobüs bileti de almıştı aslında.
Uçuş bir şekilde uygun olmazsa otobüsle gelmesini istiyordu.
Lars Mithank havalimanında yaşadığı problemle ilgili Dr.
Kostov ile görüşmeye gitti.
Dr. Kostov ona uçamayacağını söyledi.
Bu halde uçmasının çok tehlikeli olduğunu anlatmaya çalışıyordu.
Ama Lars burada bir dakika bile durmak istemediğini söylüyordu.
Dr. genç adamı uçma konusunda ikna edemeyeceğini anlayınca tüm sorumluluğun kendisinde olduğuna dair bir feragatname imzalattı.
Tam o sırada doktorun odasına bir inşaat işçisi girmişti.
Lars adamı görür görmez bir anda odadan fırladı ve koşmaya başladı.
Doktor ne olduğuna şaşırmıştı.
Hiçbir eşyasını almadan tüm hızla koşuyordu.
Havalimanı içinde son sürat koşusu kamera görüntülerine de yansımıştı.
Lars içeriden çıkarak yolun karşısındaki çitlerden atlayıp bir ayçiçeği tarlasında gözlerden kayboldu.
Bu Lars Mithank'ın dünyada son kez görülmesi olmuştu.
Bir daha onu kimse ne gördü?
Ne de duydu. Sandra oğlundan haber alamayınca konsolosluğa başvurarak yardım istedi.
Anında bir kayıp ihbarı oluşturuldu.
Hem Bulgaristan'da hem de Almanya'da.
Lars'tan hiçbir iz yoktu.
Sandra Lars'ın bulunması için özel dedektifle anlaştı.
Bir yandan resmi dedektifler genç adamı ararken diğer yandan özel dedektif onu arıyordu.
Olay Bulgaristan'da çok ciddi ses getirmişti.
Herkesin dilini kameralara yansıyan son görüntüsü vardı.
Bu genç. Nereye koşuyordu?
Bölgede sayısız arama çalışmaları yapıldı.
Lars'tan tek bir iz bulunamadı.
Çantasını, cüzdanını, pasaportunu bırakarak yokluğa karışmıştı.
Bu yokluğa karışmasının sebebi olarak bazı teoriler ortaya atıldı.
Teorilerden birisi peşine takılan insanlar Bulgar mafyasıydı.
O gece barda kavga ettiği insanların böyle tanıdıkları vardı.
Lars da bu yüzden çok korkuyordu.
Teoriye göre Lars'ı uyuşturucu ticaretine bulaştırmışlardı.
Bu yüzden arkadaşlarının kalmamasını istemişti.
Havalimanında da her neyden şüphelendiyse kaçmaya başlamıştı.
Ama bilinene göre Lars'ın çantalarında yasa dışı hiçbir madde yoktu.
Bazı komplo teorisyenlerine göre hepsini yutmuştu.
Peki eğer böyle bir durum içinde kaldıysan neden polise gitmemişti?
Zaten aldığı darbelerden dolayı yalan söylemeyeceği de açıktı.
Polise gitmeyip riske girmiş olabilir miydi?
Belki de havalimanı doktoruyla konuşurken kaçmasının sebebi bu olabilirdi.
Büyük bir riske girmişti ve korkuyordu.
Aldığı mallarla ülke dışına çıkmasını isteyen birileri arkasındaydı.
Doktorla konuşurken içeriye giren inşaat işçisini havalimanı güvenlik görevlisi zannetmiş olabilirdi.
Bir odada sıkışmış hissettikten sonra da ani bir kararla kendisini dışarıya atmıştı.
Başka bir teoriye göre de akıl hastası olma ihtimali vardı.
Lars'ın akıl hastalığını kullandığı ağır antibiyotikler tetiklemişti.
İlaç aldıktan sonra değişen hareketlerinin nedeni bu olabilirdi.
Gece annesiyle konuşurken bir ara ona ilacın ismini söyleyerek ne olduğunu öğrenmek istemişti.
Aldığı ilaçlar ciddi yan etkilere sahipti.
Yan etkilerin en önemlisi halüsinasyonlardı.
Normalde bu etkiler kolay kolay gün yüzüne çıkmazdı.
İlacı kullanan yanında eğer alkol gibi bir şeyler içmişse iş değişebilirdi.
O zaman şiddetli yan etkileri devreye sokmuş olabilirdi.
Bu yüzden peşinde insanlar olduğunu görmüştü belki de.
Yıllar içerisinde asılsız bir sürü ihbar geldi.
Popüler bir kayıp vakası olduğu için insanlar hikayeler uyduruyordu.
Yalnızca 2019'da gelen bir ihbar önemliydi.
Olaydan 5 yıl sonra bir kamyon şoförü Dresden'de kimliği belirsiz bir otostopçuya almıştı.
Berlin'in kuzeyine kadar götürdü.
Kamyoncu o sırada Lars Mithang olayından habersizdi.
Otostopçu bıraktıktan sonra bu haberi görünce bir anda aklına o otostopçu geldi.
Kamyoncuya göre Şildov kasabasına bıraktığı otostopçu Lars'ın yaşı ilerlemiş haliydi.
Şoförün anlattığına göre saçları uzun, sakallı ve gözleri yorgun duruyordu.
Sandra Mithang bu bilgiye tutunarak o bölgede her yere afiş astırdı ve Facebook sayfasını bölge halkına iletilmesini sağladı.
Anneye göre oğlu artık hafızasını kaybetmişti.
Bu nedenle o kendi başına geri dönemezdi.
Birilerinin ona yardım etmesi gerekiyordu.
Bulunacağına dair umutları da bu yüzden gitgide azalıyordu.
Şu an internet üzerinde mantıksız teorilerde dolaşmaya devam ediyor.
Bunlardan birisine göre Kanada'da birisi tarafından görülmüştü.
Lars Passport'unu havalimanında bırakıp kaçtığı için Bulgaristan'ın dışına çıkmış olması imkansızdı.
Hele ki okyanusun öbür tarafına geçmesi daha da imkansızdı.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
