
Transkript
Terminatör lakaplı Anatoly Onoprienko 25 Temmuz 1959'da o zamanlar Sovyetler Birliği'ne bağlı Ukrayna'da Kiev'in 145 km batısına bulunan Zaytomir şehrinde
doğdu. Ailenin iki oğlundan en küçüğüydü.
Abisiyle arasında 13 yaş vardı.
Baba Yuri Onoprienko 2.
Dünya Savaşı'nda gösterdiği üstün başarıdan dolayı cesaret maddesi almıştı.
Savaş görmüş, sert bir adamdı.
Anatoly daha 4 yaşındayken annesiz kaldı.
Henüz hayatının başındayken ağır bir acıyla yüzleşti.
Artık hayata sevgi ve şefkat olarak eksik devam edecekti.
Zaten babası da ona bakmayarak büyük babası ve teyzesini yanına gönderdi.
Bir süre onlar tarafından bakıldıktan sonra yetimhaneye verildi.
Baba Yuri Anatoly'nin abisine bakarken küçük oğluna bakmayı tercih etmemişti.
Bu da yıllar boyunca Anatoly'nin içinde öfkenin artmasına sebep oldu.
Bu öfke büyüdükçe büyüdü.
Anatoly yaşı ilerledikçe hayata daha başka türlü bakmaya başladı.
30 yaşına geldiğinde de ilk defa suç arenasına birlikte çıkacağı Sergei Rogozin ile tanıştı.
Yeni arkadaşı Sergei Rogozin ile spor salonunda çalışırken tanışmıştı.
İkili kısa sürede yakın arkadaş oldular.
Bu arkadaşlık çok geçmeden suç ortaklığına dönüştü.
Birlikte Ukrayna'nın köylerinde hırsızlık yapıyorlardı.
Eğer ev sahibi tarafından yakalanırlarsa kendilerini savunmak için silah da taşıyorlardı.
Ukrayna'nın batısında Bratkovice kasabasında bir köyde silahları kullanmak zorunda kaldılar.
Gittikleri köyde evi soyarken ev sahibi aile tarafından fark edildiler.
Karşı tarafta hırsızları def etmek için silahlıydı.
Anadolu ve arkadaşı Sergei oradan çıkabilmek için tüm aileyi ortadan kaldırdı.
2 ebeveyn ve 8 çocuktan oluşan aile yok olmuştu.
İkilinin suç ortaklığı hırsızlıktan başka bir boyuta geçmişti.
Ama bu olay Sergei Rogozin'e ağır gelmiş olacak ki ikili yollarını ayırdı.
Anatoly Onoprienko tek başına ilerleyecekti.
Aynı yıl içinde başka bir olaya daha karıştı.
Yaptığı şeyin tadını almıştı.
Yol kenarında gördüğü bir arabayı soymak istiyordu.
Arabanın içinde 5 kişinin uyuduğunu fark etti.
Bu onu yolundan geri çevirmedi.
5 kişilik aileyi de ortadan kaldırdı.
Arabayı sadece soymak için çıktığı yolda yine daha büyük bir suça karışmıştı.
Bu yıl içerisinde olayları devam ediyordu.
Anatoly yok edici demek olan Terminatör lakabını almaya doğru ilerliyordu.
Son olayından sonra uzun süre sessiz kaldı.
Tam 6 yıl boyunca başka da kimsenin canına kıymadı.
1995'te Yavori ve taşınarak kuzeni Piotr Onopryenko ile birlikte yaşamaya başladı.
Yeni taşındığı bölgede eylemlerini devam etmek için doğru anı kolladı.
24 Aralık 1995'de Armarnia'da Zaychenko adlı bir öğretmene ait olan evi gözüne kestirdi.
Yanında taşıdığı tüfekle eve giren Anatoly gözünü kırpmadan 4 kişilik aileyi de yok etti.
Daha sonra evdeki değerli eşyaları çalarak ateşe verdi.
Bir yangın gibi gözükmesini istiyordu.
2 Ocak 1996'da hiç ara vermeden soygunlarına ve cinayetlerine devam etti.
Girdiği bir evde aynı şeyleri yaptı.
Bu kez evden çıkarken onu gören bir görgü tanığı vardı.
İşini riske atmayan Anatoly onu da ortadan kaldırdı.
Bir gecede 6-7 kişinin yaşamına son verebiliyordu.
Bir vampir gibi avına saldırıyordu ve gözü doymuyordu.
6 Ocak'ta eve girmek yerine başka bir yöntem denemeye karar verdi.
Otoyol üzerinde durarak gelen arabaları soymak istiyordu.
O yolda durdurduğu arabalardan birisinde de Rus ordusundan az teğmen kasaydı nasibini almıştı.
Ona Priyanko için öldürmek güçlü bir histi.
Kendi söylediklerine göre bunu yapamadan duramıyordu.
Bu olayı bir av gibi görüyordu.
Otururken bir anda gelen bu hissi yerine getirmek için harekete geçiyordu.
Ona bunu yaptıran da Tanrı'ydı.
Tanrı'nın kendisine kalk ve harekete geç dediğini hissediyordu.
O da böylece harekete geçiyordu.
17 Ocak 1996'da ilk cinayetini işledi Brad Kovici'ye yeniden gitti.
Pilot ailesinin evine zorla giren Anatoly tüm aileye saldırdıktan sonra evi ateşe verdi ve kaçtı.
Yine kaçarken onu gören görgü tanıklarının da yaşamına son verdi.
30 Ocak'ta başka bir aile 19 Şubat'ta başka bir ailenin evine girdi.
Hepsinin sonu aynıydı.
Son olayı ise Mart 1996'daydı.
Yine girdiği bir evde herkesin canına kıyarak evi ateşe verdi.
Ukrayna'da yaşayan köylüler korkuyla yüz yüzeydi.
Birisi veya birileri arkasında delil bırakmadan kısa süre içerisinde birçok kişiyi öldürüyordu.
Kimse köylerinden dışarıya çıkamıyordu.
Herkes evlerinin kapısını kilitliyordu ama bunlar Anatoly'i durdurmaya yetmiyordu.
İşler daha da kötüye gidince bölgede devriye gezmesi için asker gönderildi.
Polisler ve askerler çaresiz bir şekilde adamın yeniden ortaya çıkmasını bekliyordu.
Bu sıralarda polis memuru Igor Kuno'ya bir telefon geldi.
Telefonu eden kişi Anatoly'nin kuzeni Piotr'dı.
Polise evinde yaşayan kuzeninin bir sürü silahı olduğunu söyledi.
Kuzeni Anatoly'nin bir şeyler karıştırdığını fark etmiş, onu evden kovmuştu.
Evden kovulan Anatoly de kuzenini tehdit ederek oradan ayrılmıştı.
Ayrıldıktan sonra Zitor Mirskaya'da bir kadının yanına taşınmıştı.
Bu bilgiyi alan Kuney, komiser yardımcısı Sergei Kuryakov'a haber verdi.
O da Lvov polis şefi Bogdan Romanyuk'a haber vererek bir tim oluşturulması, Ve Anatoly'nin yaşadığı eve baskın yapılmasını istedi.
Fazla zaman kaybetmeden 20 polislik bir tim kuruldu ve eve baskın yapıldı.
Kapı açılır açılmaz Anatoly Onoprienko kelepçelenerek tutuklandı.
Evde yapılan aramalarda girilen evlerden birçok kanıt vardı.
Ele geçirdiği tüm eşyaları saklamıştı.
Polisler evde arama yaparken kullandığı TOS-34 model tüfeği de buldu.
Her şey açıkça ortadaydı.
Şimdi Anatoly'nin itirafları gerekiyordu.
İlk başta çoğu seri katil gibi işbirliği yapmayı kabul etmedi.
Ama sorgu konusunda uzman Bogdan Teselya onu çözmeyi başardı.
Ona Prienko konuşmaya başladığında bir deli olduğu ortaya çıkıyordu.
Söylediğine göre kozmik bir güç tarafından ele geçirilmişti.
O kozmik güç ne derse onu yerine getiriyordu.
Tüm emirleri Tanrı'dan aldığını iddia ediyordu.
Ayrıca hayvanlarla telepatik bir bağ kurabildiğini anlattı.
İsterse hayvanların kalbini uzaktan durdurabiliyordu.
Kendisinin şeytanın yaratığı olduğunu söylüyordu.
İfadelerine göre daha önce şizofreni teşhisiyle Kiev'de bir psikiyatri tesisinde yatmıştı.
Doktorların onun içinde bir katil olduğunu bildiğini ama bir şey yapmadığını açıkladı.
Sorgulamalar tam 12 gün sürdü.
Sorgular sırasında Bogdan Teselya onun gerçek bir deli olduğunu anladı.
1998'de psikiyatristler yargılanamayacağını söylese de teselli onun bir şekilde yargının önüne çıkarılmasını sağladı.
12 Şubat 1999'da da başlayan duruşmalarda inanılmaz ağır kanıtlar sunuluyordu.
Bu sırada Anatoly Oneprenko'yu da demir bir kafesin içine koymuşlardı.
Mahkemeyi takip eden halk tarafından tepki çok büyüktü.
Mahkemenin sonunda vurularak idam edilmesine karar verildi.
Ama halkı kızdıracak bir karar değişikliğine gidildi.
Çünkü Ukrayna 1995'te Avrupa konseyine girmişti.
Konseye girme kuralları içerisinde idam cezası verilemezdi.
O yüzden Anatoly için idam cezası müebbet hapse çevrildi.
İlginç bir şekilde Anatoly bu karardan memnun olmadı.
İdamı hak ettiğini söyledi.
Eğer serbest kalırsa eylemlerine devam edeceğini ve bu sefer daha güçlü geleceğini söyledi.
Alanında rakibinin olmadığını ifade ediyordu.
53 kişinin yaşamına son verdiğini itiraf eden Anatoly Onoprenko doğduğu şehir Zaytomir'de cezasını çekerken 27 Ağustos 2013'te kalp yetmezliğinden 54 yaşında
hayata gözlerini yumdu. Arkasında fazlasıyla kederli aile bıraktı.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
