
Transkript
1800'lü yılların ortalarında Avrupa'nın büyük şehirlerinde nüfus giderek artıyordu.
İngiltere'nin Londra şehri de diğerlerinden farksızdı.
Özellikle bölgeye İrlandalı ve Yahudi göçmen geliyordu.
Londra'nın doğu yakasında bulunan Whitechapel mahallesi de daha fazla kalabalıklaşıyordu.
Gelen insanın önü alınamıyordu.
Bu yüzden hem çalışma hem de barınma sorunu ortaya çıkmıştı.
Halk ciddi bir fakirleşme yaşıyordu.
İnsanlar ailelerini geçindiremiyordu.
Ortam böyle olunca bazı kadınlar geçinebilmek için hayat kadınlığı yapmaya başladı.
Bunun yanında erkekler tarafında da alkol ve şiddet eğilimi gittikçe artmıştı.
Yani bölgede durum çok vahimdi.
İnsanlar ortaklaşa tuttukları pansiyonlarda yaşıyorlardı.
Böyle sıkıntılı zamanlardan geçen Whitechapel halkına bir de tehlikeli birisi dadanmıştı.
Sokaklarda kadınlara saldıran bu adam kendisine karın deşen Jack diyordu.
Sokakları Komple ele geçirmişti.
7 Ağustos sabaha karşı saatlerde bölgede ardı arkası gelmeyecek ilk cansız beden bulundu.
Martha Tabram adındaki kadın hayat kadınlığı yapıyordu.
Onu bulan komşusu oldu.
Otopsi sonucuna göre boynunda ve karnında çok fazla kesik vardı.
Bu olay yıllar içerisinde hep muallakta kaldı.
Bunu yapan karın deşen Jack miydi değil miydi sorusu akılları hep kurcaladı.
Ama olaya bakıldığında yöntem direkt aynıydı.
Tam 24 gün sonra 31 Ağustos'ta bir başka beden daha bulundu.
Bu kez durum çok daha vahşiceydi.
7 Ağustos'ta hayatını kaybeden Martha Tabram'la benzerlikler vardı.
Mary Ann Nichols sabaha karşı 03.40 civarında Box Row sokağında bulunduğunda boğazında soldan sağa iki tane düzenli kesik vardı.
Ve karnı açılmıştı.
Ayrıca genital bölgesinde de kesikler vardı.
Onu sokakta işe gitmekte olan iki işçi buldu.
Adamlar hayatlarında ilk kez böyle bir şey görüyordu.
Adli tıp uzmanı olay yerine sadece 20-25 dakika sonra vardı.
Yaptığı incelemeye göre bu olay sadece yarım saat evvel gerçekleşmişti.
Vücut hala sıcaktı.
Demek ki katil yakınlarda olmalıydı.
Ama olay yerinde hiçbir delil bırakmamıştı.
8 Eylül sabaha karşı 1 saatte Henböl sokakta bu kez de Annie Chapman isimli 47 yaşındaki kadın cansız olarak bulundu.
Her şey bir önceki ile aynıydı.
Whitechapel için 1888 yılının son ayları berbat geçiyordu.
Arka arkaya inanılmaz şeyler oluyordu.
Olay başındaki şahıs arkasında pek bir delil de bırakmıyordu.
Polisler sadece onun arkasını toplayabiliyordu.
Bu yüzden elleri kolları resmen bağlıydı.
Polisler karşılarındaki tehlikeli bir adamla uğraştığının farkındaydı.
Soruşturma sırasında Elizabeth Long, Annie Chapman olayında bir adam gördüğünü açıkladı.
Annie Chapman hayatını kaybetmeden önce sokakta 40'lı yaşlarda bir adamla konuşurken görülmüştü.
Kahverengi saçlı ve kahverengi geyik avcısı şapkası takıyordu.
Ayrıca olay yerinde belki alakalı veya alakasız bir deri önlük bulundu.
Tarif edilen eşkalden dolayı bölge halkı Polonyalı bir Yahudi olan John Pizer hakkında dedikodular çıkarmaya başladı.
John Pizer bot yapımcısıydı.
Bu yüzden deri önlük giyiyordu.
Kısa zamanda deri önlük diye bir hikaye uydurdular.
Ama John Pizer'ın olaylarla hiçbir ilgisi yoktu.
Sadece etnik kimliğinden dolayı hedef haline gelmişti.
Polisler onu şüpheli sıfatıyla tutukladılar.
Pizer o saatlerde başka bir yerde olduğunu kanıtlamayı başarınca serbest kaldı.
Kendisini doğrudan suçlu ilan eden gazetelere de hakaret suçlamasıyla dava açtı.
Bölge karmakarışık bir hal almıştı.
Bu yüzden yerel halk da kendisini soruşturmaya dahil etti.
Bazı esnaflar işlerin kötüye gitmesinden dolayı bir araya gelerek geceleri sokaklarda gezecek bir grup kurdular.
Elleri sopalı insanlar sokaklarda devriye gezip düzeni korumaya çalışıyorlardı.
Bu da işe yaramış olacak ki bir süre hiç olay yaşanmadı.
27 Eylül'de Londra Merkez Haber Ajansı'na çok ilgi çekici bir mektup geldi.
Mektupta kendisinin suçlu olduğunu söyleyen bir adam asla durmayacağını ima ediyordu.
Sokakları temizleyeceğini söylüyordu.
En önemlisi kendisinin kim olduğundan da bahsetmişti.
Karın deşen Jack.
Artık karşılarındaki adamın bir adı vardı.
Ve bu ad yıllar sonra bir efsaneye dönüşecekti.
Polisler ilk başta mektubu okuduklarında inanamadılar.
Birisinin oyun oynadığını düşündüler.
Mektuptan 3 gün sonra yeni bir vaka yaşandığında her şey netleşti.
Çünkü mektubun sahibi yapacağı şeyler hakkında ipucu vermişti.
Sözünü de tuttu.
Tam Whitechapel halkı rahatlamaya başlamıştı ki 30 Eylül'de iki kişi birden bulundu.
İlk olarak gece bir sularında Elizabeth Stride adındaki hayat kadını bulundu.
Bundan 45 dakika sonra da Mider meydanında Catherine Adolfs cansız olarak bulundu.
Adolfs'un böbreği ve rahmi alınmıştı.
Ayrıca yüzünde de kesikler vardı.
Gerçekten isminin anlamını yerine getiriyordu.
Onları deşiyordu.
Görüntüler çok korkmuştu.
Bitmek bilmeyen bir korku vardı.
Catherine Eddowes'un bulunduğu yerin yakınlarında iki önemli delil vardı.
Galston sokağında kanlı bir önlük bulundu.
Ayrıca kadının bulunduğu yerdeki duvarda Yahudilerle ilgili bir de yazı vardı.
Yahudiler hiçbir şey için suçlanmayacak adamlar diye yazıyordu.
Yazı şans eseri mi oradaydı yoksa bunu katil mi yazmıştı?
Bu sorunun cevabını vermek çok zordu.
Zaten bölgede Yahudilere karşı olan tutum da belliydi.
Bir infial yaratabilirdi.
Amir Thomas Arnold yazının ne zaman yazıldığından emin olmadığı için her türlü olaya karşı silinmesini istedi.
Mektubun halk arasında yayılmasıyla işler tamamen karıştı.
Polislere sürekli farklı mektuplar geliyordu.
Herkes olaylı dalga geçiyordu.
Polislerin de işi zorlaşıyordu.
Hangisinin gerçek, hangisinin sahte olduğunu ayırt etmek çok zordu.
Karın deşenecek popülerliği gittikçe artıyordu.
Ekim ayında sokaklarda nöbetçiler için kurulan komitenin başı George Lask'ın evine cehennemden başlıklı bir mektup geldi.
Mektubun yanında bir de böbrek vardı.
Lask hemen polislere haber vererek adli tıpta incelenmesini istedi.
Herkesin düşündüğü Adolfs'a ait olduğunun ortaya çıkmasıydı.
Ama adli tıp uzmanları tespit edilemeyecek durumda diye raporladı.
Olayla ilgilenen adli tıp doktorları ve polisler bunun da bir şaka olduğuna karar verdiler.
İnsanlar soruşturmayı sabote etmeye devam ediyordu.
9 Kasım 1888 günü bilinene göre karın deşenecek son kez ortaya çıktı.
İrlandalı bir hayat kadını olan Mary Jane Kelly ev sahibi tarafından evinde feci halde bulundu.
John McCarthy kapıyı çaldığında karşılık alamayınca camdan içeriye doğru baktı.
Bakar bakmaz korkudan ölecek gibi oldu.
Kelly yatakta tanınmaz bir halde duruyordu.
Aynı hızla koşarak polislere haber verdi.
Olay yerine polisler ve adli tıp uzmanı da geldi.
Yapılan incelemeye göre gece saatlerinde bu hale getirilmişti.
Kelenin kalbi dışındaki tüm organları dışarıdaydı.
Sadece kalbi ortalıkta yoktu.
Son olayı da hepsinden daha kötüydü.
Karın Deşen Jack adlı adamın eylemleri bir anda durdu.
Arkasında düzgün bir delil bırakmadan kayıplara karışmıştı.
Gerçek kimliğinin ne olduğunu hala kimse bilmiyordu.
Ondan sonra aynısı olmasa da benzer olaylar yaşandı ama herkes taklit olduğunu farkındaydı.
Asıl adam durmuştu.
Profil uzmanı Dr. Thomas Bond ilk 5 olayın failinin karın deşen lakaplı adam olduğuna inanıyordu.
Hepsi birbiriyle aynıydı.
Her yerde kasaplar ve doktorlar soruşturmaya dahil ediliyordu.
Kesiklerin düzgün olmasından dolayı Jack'in bu meslek gruplarından olduğunu düşünüyordu.
Anatomi bilgisinin iyi olduğu belliydi.
Ayrıca oluşturduğu profile göre dönem dönem aşırı cinsel istek duyma hastalığına sahip olduğunu ortaya attı.
Tam bu zamanlarda saldırıya geçiyordu.
Dr. Bond adamın sessiz, sakin, göze batmayan bir tip olduğunu da söyledi.
Ve çok büyük ihtimalle aynı bölgede yaşıyordu.
Olayın başına getirilen eski Whitechapel polisi Frederick Eberlein de hep bunun üzerinde duruyordu.
Ama Eylül ayından bu yana polisler sürekli halkın ve basının dezenformasyonuyla uğraştığı için bir türlü ilerleyemiyordu.
Yıllar içerisinde ortaya birden fazla suçlu teorisi atıldı.
Bunlar arasında ilgili veya ilgisiz çok sayıda insanın adı söylendi.
Mesela bunlardan birisi Montague John Durit adlı bir avukattı.
Eşcinsel olduğu için avukatlıktan atılmış ve psikolojik problemler yaşamaya başlamıştı.
Mary Jane Kelly olayından tam sonra tesadüfü olarak Thames nehrine kendini atarak canına kıymıştı.
Hayatını kaybetme zamanının olayların da bitme zamanına denk gelmesi insanlara bu konuda düşündürmeyi etti.
Ama gerçek bir kanıt yoktu.
Başka bir iddiaya göre Rus yazar Rasputin bir kitap yazmış ve kitabında Alexander Pedaçenko adındaki adamın karın deşen Jack olduğundan bahsetmişti.
Pedaçenko Çarlık tarafından Londra'ya gönderilmiş ve bu olayları yaparak İngiliz hükümetini küçük düşürmeye çalışmıştı.
Tabi bu iddia da asla kanıtlanamadı.
Çok daha ilginç bir teoriye göre aranan adam Dr.
Robert Stephenson'dı.
Kendisi karabüyü gibi konularla ilgilenen bir gazeteciydi.
Yaptığı karabüyülerin cinayetleri neden olduğunu söylemişti.
Kısa süreliğine adı karakollarda geçse de pek akla yatkın bir şey olmadığı için onu da elediler.
Bazılarına göre çok zengin bir adamdı.
Mesela Clarence Duke'ü Prince Albert Victor'dı.
Franky'den çıldırmış ve sağa sola saldırmaya başlamıştı.
Ama sokaklara bu denli inip inmediğinin kanıtı yok.
Bazılarına göre ise de intikamcı bir adamdı.
Polonyalı olan Severin Klosowski 3 eşini de zehirlemişti.
Kadınlara duyduğu kinden dolayı sokaklarda bu eylemleri yaptığı düşünüldü.
Yine net bir kanıt yoktu.
Sadece tahminler vardı.
Karın deşen Jack ile ilgili yüzlerce şüpheli ismi geldiği geçti.
Hiçbirisi gerçek kimliğinin ortaya çıkmasını sağlayamadı.
Tüm teoriler sadece birer iddiadan öteye gidemedi.
Bulunamadıkça neredeyse her erkek şüpheli konumuna gelmişti.
Küçük bir olay yaşamış bir insan bile olayla ilgili anılıyordu.
Hatta Whitechapel'li bir kadın olması ihtimali bile ortada vardı.
Teorisyenlere göre bölgede ebelik yapan birisiydi.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
