
Transkript
Emanuele Orlandi, Vatikan'da üst düzey bir yetkilinin kızıydı.
22 Haziran 1983 tarihinde bir anda ortadan kayboldu.
O zamanlar 15 yaşında olan kız müzik dersinden evine dönüyordu.
Her ne olduysa bir daha da görülmedi.
Profesyonel bir flüs sanatçısı olmak istiyordu.
Müzikle böylesine ilgilenmesi sebebiyle ailesi onu bir müzik okuluna yazdırmıştı.
Emanuele haftanın 3 günü bu müzik okuluna gidiyordu.
Kendisini geliştirmeye çalışıyordu.
O günde yine dersine katılmaya müzik okuluna gitmişti.
Dersleri bitince okuldan arayıp ablasının eve geleceğini söylemişti.
Maalesef o gün evine dönemedi.
Bu telefon görüşmesi Emanuela'nın sesinin duyulduğu son konuşmaydı.
Aile kızlarının akıbetini öğrenmek için müzik okulunun müdürünü aradı.
Ama okuldan da kimsenin haberi yoktu.
Aslında arkadaşlarıyla bir yere takılmıştır düşüncesiyle akşamı beklemeye karar vermişlerdi.
O akşam eve dönmeyince de ertesi sabah solumu polis merkezinde aldılar.
Kızları Emanuela kayıptı.
Hemen kayıp ihbar yapıldı.
Vatikan'da üst düzey bir yetkilinin kızı olunca soruşturmanın önemi de artmıştı.
Araştırmalar başladıktan hemen sonra polislere çok sayıda ihbar geldi.
Bunların çoğu yalan olsa da aralarında önemli ipucuya sahip bilgiler de vardı.
Çıkan bazı haberlere göre kaybolduğu gün müzik okulundan çıktıktan sonra BMW marka bir arabaya binmişti.
Kızın kaybolmasından 2 gün sonra 25 Haziran'da polisler kendisini Pierluigi diye tanıtan birisinden telefon aldılar.
Telefonun diğer tarafındaki adam kaybolduğu gün kızı gördüğünü söylüyordu.
Aktardığı bilgilere göre o gün kızı Roma'da elinde flütüyle görmüştü.
Hatta kızı gördüğünde üzerindeki kıyafetleri de hatırladığını söylüyordu.
Emanuela'nın evden kaçtığı ve ismini Barbarella olarak değiştirdiğini iddia etti.
Adamın söylediklerine göre kız kendi isteğiyle kaçmıştı.
Amacı da Avon markasının ürünlerini satmaktı.
Bu şekilde yaşamını kendisi idam ettirecekti.
Ama henüz 15 yaşındaydı.
Yetkililer bu ihbarın üzerinde durmaya karar verdiler.
Kız gerçekten kendisi kaçmış olabilirdi.
Emanuela'nın kız kardeşiyle konuştuklarında kaybolmadan önce kardeşine bu ürünleri satmak istediği söylediği öğrenildi.
Şimdi soruşturma daha da detaylanıyordu.
28 Haziran'da polislere başka bir telefon daha geldi.
Bu telefonda genç kızın Barbara adında bir kadınla karşılaştığı ve daha sonra kadının evinden kaçtığı söyleniyordu.
Bu ihbarı yapan da Emanuela'yı gittiği müzik okulunun yanındaki bir barda görmüştü.
Polisler olayın üzerine gittikçe başka teoriler de üretiyorlardı.
O sıralarda bir Türk olan Mehmet Ali Ağaca burada tutukluydu.
1981 yılında papayı öldürmeye teşebbüsten İtalyanlar tarafından yakalanmış 2 yıldır hapisteydi.
Polisler Bir anlığına kızı Türklerin kaçırmış olabileceğini bile düşünüyordu.
Emanuele'yi kaçırıp Mehmet Ali Ağaca için pazarlık yapacaklardı.
Kızın kaybolmasıyla teoriler polisleri sürekli farklı noktalara götürüyordu.
Ağaca'nın adı olayla ilgili geçtikten sonra polislere 6 Temmuz'da bir telefon geldi.
Bu kez de karşıdaki kişi Pierre Luyce ve 28 Haziran'da arayan Mario adlı kişinin aynı çeteye mensup olduğunu söylüyordu.
20 gün içinde Ağaca ile Emanuele'yi takas için masaya oturacaklarını iddia etti.
8 Temmuz'da bir telefon daha geldi.
Telefondaki kişi kızın elinde olduğunu söylüyordu.
Ağacayla takas etmeleri için son 20 günlerinin kaldığını aktardı.
Konuyla ilgilenmesi için Vatikan Dışişleri Bakanı devreye sokuldu.
18 Temmuz'da başlayan rehine deyiş tokuş konuşmaları sonuçsuz kaldı.
Vatikan kanadı durumun yalan olduğunu düşünerek daha fazla ilerlememeye karar verdi.
Nitekim öyle de oldu. Hiçbir sonuç çıkmadı.
Emanuele kısa süre içerisinde bulunamayınca ortaya bir de mafya dedikodusu çıktı.
Roma'da faaliyetlerini yürüten bir grup olan Banda Della Magliani Vatikan'a borç vermiş ve geri ödemesini alamamıştı.
İddiaya göre bu grup Vatikan'dan birisinin kızını kaçırarak fidye karşılığında parasını geri almak istiyordu.
Tabi hemen bu mafya grubunun çökmesini isteyenler bu teoriyi doğrular nitelikte açıklamalar yapmaya başladılar.
Grubun lideri Enrico Del Pedi hakkında bu iddialar sürerken 1990 yılında hayatını kaybetti.
2005 yılında da bazı deliller bulunabilir diye mezarının açılmasına karar verildi.
DNA örnekleri alınsa da daha sonra davayla ilgili önemli bir delil ortaya çıkmadı.
2008 yılında da grubun lideri olan Enrico'nun kız arkadaşı da kızın sevgilisi tarafından kaçırıldığını duyduğunu söyledi.
Fakat yine ortada somut bir delil yoktu.
Bu yüzden polisler delil yetersizliği nedeniyle bu iddiaların da üzerinde durmadılar.
Yıllarca dedikodularla soruşturma devam etti durdu.
Hiçbir sonuç alınamamıştı.
2012 yılında başka birisinin iddiasına göre Emanuela seks partileri veren birileri tarafından kaçırılmış zorla çalıştırılıyordu.
Hatta daha da kötüsü büyük elçiliğin de işin içinde olduğunu söylemişti.
Ama bunun da doğruluğu kanıtlanamadı.
2018 yılında Vatikan'daki Roma Büyükelçiliği binasında inşaat çalışması yapılırken çok önemli bir şey bulundu.
Zeminde yapılan kazı çalışmasında insan kemiklerine rastlandı.
İlk testlere göre kalıntılar bir kadına aitti.
Hemen bunun yıllar evvel kaybolan Emanuela Orlandi olabileceği üzerinde duruldu.
Ancak adli tıp uzmanlarının incelemeleri detaylanınca 1983 yılından çok daha önce hayatını kaybetmiş birine ait olduğu anlaşıldı.
Kayıp olayının üzerinden yıllar geçmesine rağmen dava hala devam ediyordu.
Araştırmalar sürdükçe Emanuela'nın en azından cansız bedeni bulunmaya çalışılıyordu.
2019'un Temmuz ayında Orlandi ailesinin avukatına bir mektup geldi.
Mektupta Emanuela'nın kalıntılarının olduğu bir mezar işaret ediliyordu.
Mektubu yazana göre genç kız hayatını kaybetmiş ve yanında heykel olan bir mezara gömülmüştü.
Bu mezar alanı yoğun araştırmaların sonunda tespit edilebildi.
Mezar isimsizdi ama üzeri çiçeklerle doluydu.
Birileri sık sık bu mezara gelip çiçek bırakıyordu.
Aynı yıl alınan mahkeme kararıyla mezarın açılma süreci başlandı.
Bir umut içinde Emanuele Orlandi çıkabilirdi.
Ama kazanan mezar bomboş çıktı.
Genç kız burada da yoktu.
Daha sonra yanında bulunan mezarın da açılması kararlaştırıldı.
Açılan iki mezar da boş çıktı.
Netflix'te bu olayın dizisi yayınlandıktan sonra olay Vatikan'da yeniden gündeme geldi.
Dizinin etkisiyle dava dosyası tozlu raflardan tekrardan indirilerek Araştırmalar yeniden başladı.
2023 yılının hemen başında 9 Ocak'ta olayla ilgilenmesi için Vatikan'da Adalet Savunuculuğu Ofisi bu göreve atandı.
Bu kararı verenin Papa Francisus olduğu biliniyor.
Böylece kayıp vakasının üzerinden tam 40 yıl geçmesine rağmen soruşturma yeniden başlamış oldu.
Alınan ilk haberlere göre savcılık kayıp kızın abisi Pietro Orlandi ile konuşarak ondan alınan bilgileri değerlendirecek.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
