
Transkript
Heaven's Gate kültü 1970'lerde ABD'de Marshall Applewhite ve Bonnie Nettles tarafından kuruldu.
Liderlerin öğretileri Hristiyanlık, yeni çağ inançları ve UFO teorilerinin bir karışımını içeriyordu.
Grup üyeleri dünya dışı bir varlığa kavuşarak evrenin daha yüksek bir seviyesine ulaşabileceklerine inanıyorlardı.
Marshall Applewhite ve Bonnie Nettles 1972'de Teksas'ta bir hastanede tanıştılar.
Applewhite O dönemde zihinsel sağlık sorunları yaşarken Nettles hemşire olarak çalışıyordu.
İkili arasında güçlü bir bağ oluştu.
Birlikte spritüel bir yolculuğa çıkmaya karar verdiler.
Applewhite ve Nettles kısmen Hristiyanlık ve yeni çağ inançlarından esinlenerek dünya dışı varlıkların insanları dünya dışı bir seviyeye taşıyabileceğine inanmaya başladılar.
İkili kendilerini bu yüksek düzeye ulaştıracak olan dünya dışı varlıkların elçisi olarak görüyorlardı.
Heaven's Gate kültü Hristiyanlık ve yeni çağ inançlarından etkilenmişlerdir.
Kültün inanç sistemi kıyamet sonrası kurtuluş ve dünya dışı varlıklarla birleşme gibi Hristiyanlıkla bağlantılı kavramları içeriyordu.
Ayrıca Applewhite ve Nettles kendilerini İsa'nın ikinci gelişinin habercisi olarak görüyor ve bu rolü üstleniyorlardı.
Heaven's Gate İncil'den ve Hristiyan teolojisinden bazı unsurları benimseyerek kendi inanç sistemine adapte etmişlerdir.
Bu unsurlar kültün düşüncelerinin temelini oluştururken aynı zamanda daha karmaşık ve daha özgün düşünceleri belirlemiştir.
Örneğin Applewhite ve Nettles İsa'nın ikinci gelişini dünya dışı bir varlık olarak belirlemiş ve bu inancı kültün temel öğretilerinden biri haline getirmiştir.
Ayrıca kült üyeleri dünya dışı varlıkların yardımıyla kurtuluşa ulaşacaklarına inanıyorlardı.
Bu düşünce Hristiyanlıktaki kurtuluş kavramıyla paralellik göstermektedir.
Ancak Heaven's Gate kültü Hristiyanlığı tamamen benimsememiştir.
Kültün inançları, yeni çağ düşünceleri ve UFO kültürü gibi farklı alanlardan etkilenmişlerdir.
Bu nedenle Heaven's Gate'in inanç sistemi Hristiyanlıkla bağlantılı olsa da özgün ve farklı bir yapıya sahipti.
1970'lerin ortalarında Applewhite ve Nettles kendi öğretilerini yaymak için ABD'de dolaşmaya başladılar.
İkili konferanslar ve toplantılar düzenleyerek Do ve Ti adlarını kullanarak insanları etkilemeye çalıştı.
Bu dönemde bazı insanlar onların öğretilerine ilgi gösterdi ve grup kısa sürede küçük bir takipçi kitlesi edindi.
Heaven's Gate kültünün liderleri takipçilerinin dünyevi bağlantılarından kopmalarını istiyor ve topluluğu sıkı disiplin ve düzen kurallarına tabi tutuyorlardı.
Grup üyeleri mal varlıklarını ve aile bağlarını terk etmek zorundaydı.
Kült bu dönemde daha organize hale geldi ve üyeler Liderlerinin talimatlarına uyarak yaşamaya başladı.
Heaven's Gate üyeleri dünya dışı bir varlık olan Do olarak bilinen Marshall Applewhite'a sadık bir şekilde bağlıydılar.
Grup katı disiplin ve düzen kurallarına sahipti.
Üyelerin cinsel ve duygusal ilişkileri terk etmeleri gerekiyordu.
Heaven's Gate kültü bazı ritüel ve ayinlere sahipti.
Ancak bu ritüeller diğer bazı kültlerde olduğu gibi şiddet içermiyor veya çok gizli yapılmıyordu.
Kültün ayinleri ve ritüelleri daha çok düzenli toplantılar, meditasyon ve grup içindeki eğitimler şeklinde gerçekleşiyordu.
Heaven's Gate kültü liderlerinin öğretilerini benimseyen ve bu inançları yaşamalarının merkezine yerleştiren bir topluluktu.
Üyeler dünya dışı varlıklarla iletişim kurmaya çalışırken aynı zamanda dünyevi bağlantılarından kopmayı amaçlıyorlardı.
Bu nedenle ayinler ve ritüeller de bu düşünce yapısını destekleyecek şekilde düzenleniyordu.
Kült üyeleri genellikle toplu halde yaşarlardı ve ayinlerini de bu ortamlarda gerçekleştirirlerdi.
Özellikle 1990'ların başlarında üyeler Kaliforniya'da birlikte yaşamaya başladılar.
Bir dizi evde ortak yaşam sürdüler.
Bu evlerde düzenli toplantılar ve ritüeller yapıyorlardı.
Son dönemlerinde kült üyeleri San Diego yakınlarında bulunan bir malikanede yaşamaktaydı.
Bu malikane üyelerin yaşamlarına son verdikleri ve toplu intiharın gerçekleştiği yer olacaktı.
Kültün son dönemlerinde gerçekleştirilen ritüeller ve ayinler üyelerin dünya dışı bir varlığa kavuşma ve dünyevi yaşamlarını geride bırakma inancı etrafında iyice şekilleniyordu.
Applewhite karizmatik bir kişiliğe sahipti ve insanlarla kolaylıkla iletişim kurabiliyordu.
onun takipçilerini etkilemesine ve bağlılıklarını sağlamasına yardımcı oluyordu.
Applewhite ikna kabiliyeti yüksek biriydi ve kendince özgü bir düşünce sistemi oluşturarak bu sistem içinde insanları yönlendirebiliyordu.
İnsanlar onun öğretilerine, dünya dışı varlıkların varlığına inanmaya çoktan başlamışlardı.
Applewhite müzik ve tiyatro alanında da eğitimliydi.
Bu alanlarda başarılı bir geçmişi vardı.
Ayrıca insanların dikkatini çeken ve düşündüren felsefi ve dini konulara yönelik bilgiye sahipti.
Bu da onun insanların ilgisini çekmesine ve etkilemesine yardımcı oluyordu.
Applewhite ve Bonnie Nettles insanların ruhsal arayışlarını, aidiyet ihtiyaçlarını ve anlam bulma çabalarını hedefleyerek onların bu ihtiyaçlarına hitap eden bir inanç sistemi sunuyorlardı.
Bu sayede insanlar onların öğretilerine daha rahat bağlanabiliyorlar.
kendilerini bu düşüncelere adamaya karar verebiliyorlardı.
Heaven's Gate kültü üyelerine güçlü bir topluluk duygusu sunuyordu.
İnsanlar birbiriyle yakın ilişkiler kurarak aynı hedeflere yönelik birlikte çalıştıklarını hissediyorlardı.
Bu da Applewhite'ın liderliği altında daha kolay bir şekilde örgütlenmelerine ve onun etkisi altında kalmalarına yardımcı oluyordu.
Tüm bu faktörlerin birleşimi Applewhite'ın insanları etkileme, ve onları Heaven's Gate kültüne dahil etme konusunda başarılı olmasını sağladı.
Bu başarı sadece onun zekası ve bilgisiyle değil aynı zamanda insanların duygu ve ihtiyaçlarına ne ölçüde hitap ettiğiyle de doğrudan ilişkilidir.
Bonnie Nettles da 1927 doğumlu bir hemşireydi.
Nettles Applewhite ile birlikte kültü yönetiyor ve öğretilerini paylaşıyordu.
O da Applewhite gibi karizmatik bir kişiliğe sahipti.
ve insanları ikna etme konusunda etkiliydi.
Nettles'ın spritüel ve astrolojik bilgileri insanların dikkatini çekmekte ve onları kültün inançlarına dahil etmekte başarılıydı.
Nettles ve Applewhite birbirlerini tamamlayan bir liderlik ortaklığı oluşturdular.
Nettles kültün teolojik yönünün daha çok geliştirilmesine katkıda bulunurken Applewhite da çok insanları yönlendiren ve onların bağlılığını sağlayan bir liderdi.
İkili düşüncelerini ve öğretilerini birlikte yayarak insanların ilgisini çekmeyi ve onları etkilemeyi başardılar.
Bonnie Nettles 1985'te kanser nedeniyle hayatını kaybetti.
Ancak onun ölümü kültün sonunu getirmedi.
Applewhite, Nettles'ın yokluğunda kültü yönetmeye devam etti.
Nettles'ın ölümü Applewhite ve diğer üyeler için dünya dışı varlıklarla birleşme inancını daha da güçlendirdi.
Kültün sonunu hazırlayan olaylar zincirinin başlangıcı bu olmuştu.
1997 yılında Hale-Bopp kuyruklu yıldızının dünya yakınından geçeceği biliniyordu.
Heaven's Gate lideri Applewhite, kuyruklu yıldızın arkasında dünya dışı bir uzay gemisinin olduğunu ve bu geminin onları evrenin daha yüksek bir seviyesine götüreceğini iddia etti.
1997'de Hale-Bopp kuyruklu yıldızının dünyamıza yaklaşması kült üyeleri ve liderleri için bir işaret olarak kabul edildi.
Bu inanç kült üyelerini toplu intihar eylemine hazırlamaya başladı.
Toplu intihardan önce Applewhite ve diğer üyeler videolar çekerek kendilerini ve düşüncelerini kararlarını açıkladılar.
Applewhite videolarda üyelerin dünya dışı varlıklarla birleşmek üzere insan seviyesini terk etmeye hazır olduklarını ve bu kararın onların özgür iradeleriyle alındığını
ifade etmelerini sağladı.
Ayrıca kült üyeleri yıllarca süren izolasyon ve sıkı disiplinle birlikte yaşamışlardı.
Bu durum grup içindeki baskının artmasına ve üyelerin liderlerine daha fazla bağlılık göstermelerine yol açtı.
Bununla birlikte üyeler arasında güçlü bir topluluk duygusu mevcuttu.
Bu da toplu intihar kararının kabul edilmesinde etkili oldu.
1997 yılında Kaliforniya'da bir malikane içerisinde 39 Heaven's Gate üyesi zehirli bir karışımı tüketerek yaşamlarını son verdi.
Heaven's Gate kültürünün toplu intiharı 1997 yılında Kaliforniya'nın Santa Fe bölgesinde bir malikhanede gerçekleşmişti.
İntihar süreci aşamalı olarak ve birkaç gün boyunca gerçekleşti.
Kült üyeleri bu sürecin başlamadan öncesinde vasiyetnamelerini yazdılar.
Dünya dışı varlıklarla birleşmeye hazırlık olarak nesnelerini ve kişisel eşyalarını temizlediler.
Ayrıca her üye kıyafetlerini değiştirerek siyah dökümlü ve Nike markalı spor ayakkabılar giydi.
Olaylar 3 grup halinde gerçekleştirildi ve her grup birkaç üye içeriyordu.
İlk olarak üyeler barbiturat içeren bir kokteyl içtiler ve ardından plastik torbaları başlarının üzerine geçirerek oksijensiz kaldılar.
Bu hem zehirlenmenin etkisini hem de boğulma hissini arttırmıştı.
Süreç boyunca Her gruptan hayatta kalan üyeler diğer grupların intiharını düzenlemeye ve izlemeye yardımcı oldular.
Bu her üyenin sürecine katıldığından ve sürecin düzgün bir şekilde yürütüldüğünden emin olmak için yapılıyordu.
Gruptaki son üyeler de işini bitirdikten sonra cesetler üzerinde mor renkte örtüler bulunan yataklarda düzenli bir şekilde dizildiler.
Bu düzenleme kült üyelerinin dünya dışı varlıklarla birleşmeye hazır olduğunu simgelemekteydi.
Bu toplu canına kıyma olayının ardından kültün eski bir üyesi olan Rio D'Angelo bir video kaset ve mektup aldı.
Bu mektupta kültün toplu intiharını ve cesetlerin bulunduğu yeri öğrendi.
D'Angelo polislere haber verdi ve polis malikaneye giderek 39 kült üyesinin cesedini buldu.
Bu olay dünya çapında büyük yankı uyandırdı ve Heaven's Gate kültünün trajik sonunu ortaya çıkardı.
Bu trajik olay dünya genelinde büyük bir şok etkisi yaratırken Heaven's Gate kültünün gerçekte ne olduğuna dair meraklar uyanmıştı.
Heaven's Gate olayının ardından medya dünya genelinde bu trajik olayı ve kültün arkasındaki inançları konuşuyordu.
Kült üyelerinin veda videoları ve intihar notları halkın ilgisini çekti.
Bu olayın etkisi uzun süre sürdü.
Bu dikkat çeken olay kültler ve manipülasyon konularının önemini bir kez daha vurguladı.
Heaven's Gate olayının üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala ilgi çeken, araştırılan bir konu olarak kalmıştır.
Kürtler ve psikoloji ve sosyoloji alanlarında çalışan uzmanlar için önemli bir vaka çalışması niteliğindedir.
Bu tür olaylar insanların manipülasyona ne kadar açık olduğunu ve bazılarının nasıl körü körüne bir liderin peşinden gidebildiğini göstermektedir.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
