
Bu bölüm gizemi hala devam eden ve tüm Hindistan’ı etkisi altına alan Talwar Ailesi Cinayetini konuştuk.
Transkript
Olay Yeri: Suç Hikayeleri Podcast'ine hoş geldiniz.
2008 yılının sıcak bir Mayıs sabahı, Hindistan'ın Noida kentindeki bir apartman dairesinde dehşet verici bir keşif yapıldı.
14 yaşındaki Avruji Talvar, kendi yatak odasında boğazı kesilmiş halde kanlar içinde bulundu.
Ailesinin tek çocuğu olan bu genç kızın hunharca öldürülmesi, ilk bakışta evin hizmetlisi Hemraj'ı işaret ediyordu.
Zira kendisi ortadan kaybolmuştu.
Olay yerine koşan anne ve baba, Gözyaşları içinde çevredekilere bakın hemraj ne yaptı diyerek şok içinde hizmetçilerine sesleniyorlardı.
Ancak bu trajedi yalnızca bir başlangıçtı.
Ertesi gün evin terasında bulunan ikinci bir ceset bu olayı tekil bir cinayet olmaktan çıkarıp ülke tarihinin en gizemli çifte cinayet vakalarından birine dönüştürdü.
Hindistan'ı sarsan bu esrarengiz dava yıllar boyunca manşetlerden düşmeyecek aile sırları, polisiye hatalar ve medya tarafından çörüklenen komplo teorileriyle örülebilir muamma.
hala dönüşecekti. Talvar ailesi toplumda saygın bir konuma sahip, orta sınıfın üstünde bir hayat süren eğitimli bir aileydi.
Dr. Rajeş Talvar ve eşi Nupur Talvar, başarılı birer diş hekimi olarak Delhi yakınlarındaki Noida'da tanınıyorlardı.
Tek çocukları Aurişi, arkadaşları ve ailesi tarafından sevilen, 13 yaşını bitirmek üzere olan bir öğrenciydi.
Aile, Noida'daki güvenlikli bir sitede kendi klinikleri ve rahat bir yaşamlarıyla dışarıdan bakıldığında örnek bir aile tablosu çiziyordu.
Evin içinde yıllardır onlarla birlikte yaşayan 45 yaşındaki...
Hemraj Benjat ev işlerini ve yemekleri yapan adeta ailenin bir parçası haline gelmiş bir hizmetliydi.
Hiç kimse bu mutlu aile görüntüsünün ardında böylesine korkunç bir felaketin yaşanacağını tahmin edemezdi.
Ne var ki 15 Mayıs'a 16 Mayıs'a bağlayan gece Talvar ailesinin evinde karanlık bir sır perdesi aralandı.
Avruş'u yaklaşan 14.
yaş gününden önce son akşamını ailesiyle geçirmiş, babasının hediye ettiği yeni fotoğraf makinesiyle birkaç aile fotoğrafı çekilmişti.
Gece 11 civarı anne baba kızlarına iyi geceler dileyip kendi odalarına çekildiğinde Her şey olağan görünüyordu.
Talvarların ifadesine göre Avruşi en son odasında kitap okurken görülmüş ve odasının kapısı kilitlenmişti.
Zira Avruşi gece yatarken Dış kapıyı içeriden kilitler, anahtarları da ailesinin odasına bırakırdı.
O gece kapıyı kilitleyip kilitlemediğini Nupur Talvar hatırlamadığını söyleyecekti.
Baba Rajesh ise gece yarısına dek bilgisayarında e-postalarını kontrol etmiş, son e-postasını saat 23.57'de gönderip ardından uykuya daldığını ifade edecekti.
Ancak gecenin ilerleyen saatlerinde evde korkunç olaylar yaşandı.
Tahminen gece 12 ile 1 arasında Avriş'i yatak odasında vahşice öldürüldü.
Başına sert bir cisimle darbe almış ardından boğazı kesilmişti.
Gece yarısından sonra evde neler yaşandığı tam bir muammaydı.
Garip şekilde evin internet yönlendiricisi sabaha karşı 03.43'de kapatılmıştı.
Bu detay katil hala evde miydi sorusunu akıllara getirdi.
Router'ı kapatan kişi ya odadaki kan gülünü fark etmeyecek kadar ihmalkardı ya da zaten cinayetlerin failiydi.
Tüm bu bilinmezlerin arasında ev sakinleri gece boyunca hiçbir şey duymadıklarını iddia edecekti.
Anne ve baba kapıları kapalı ve klima açık uyuduklarını bu yüzden ne bir çığlık Ne de bir kavga sesi duymadıklarını söylediler.
16 Mayıs 2008 sabah saat 6 sularında Talvarların kapı zili ısrarla çalmaya başladı.
Her zamanki gibi hizmeci Hemraj kapıyı açmak için ortada görünmediğinde diğer hizmetli Bahar kapıda kaldı.
Nihayet uyanan Nupur Talvar balkona çıkarak aşağıdaki Bahar'a anahtarı attı.
Zira giriş kapısı içeriden kilitliydi.
Bahar içeri girdiğinde beklenmedik bir manzarayla karşılaştı.
Normalde sabahları geç kalkan Rajeş ve Nupur çoktan ayaktaydı ve panik içindeydiler.
Çift kızları Avruşi'nin odasında ağlıyor hemrajın yaptığına bakın diye feryat ediyordu.
Hizmetçi odaya koştuğunda genç kızın cansız bedenini yatakta hareketsiz yatarken buldu.
Boğazı derin bir kesikle boydan boya kesilmiş çarşaflar kan içinde kalmıştı.
Bahar şok içinde dışarı koşup komşuları yardıma çağırdı.
Ancak Avruşi için artık yapılabilecek hiçbir şey yoktu.
Saat 7 civarında polis olay yerine ulaştığında Talvar çifti yakın çevrelerine haber vermiş olduğundan ev adeta bir izdiham yerine dönüşmüştü.
Salon endişeli akrabalar ve komşularla dolmuş 15'ten fazla kişi evin içinde toplanmıştı.
Hatta bazı meraklı komşular dedikodu amaçlı yatak odalarına kadar girmişti.
Bu kargaşa ortamı henüz işlenmemiş bir cinayetin en kritik delillerini...
Kurumasız bıraktı. Olay yeri korunmadı.
Odalar kalabalık tarafından çiğnendi.
Eşyalar yerinden oynatıldı.
Polis geldiğinde evdeki izlerin çoktan bozulmuş olduğunu fark etti.
Alınan 28 parmak izi örneğinin çoğu silikleşmiş, işe yaramaz hale gelmişti.
Bu ihmaller zinciri soruşturmanın en başından büyük bir talihsizliğe işaret ediyordu.
Polis ilk incelemelerinde evde zorla girildiğine dair bir belirti bulamadı.
Apartmanın kapıları kilitli ve pencereler sağlamdı.
Bu da cinayetin evin içinden biri tarafından ya da kapıyı kolayca açabilecek biri tarafından işlendiği şüphesini uyandırdı.
Ancak o an için eldeki en bariz şüpheli ortadan kaybolan hizmetli hemrajdı.
Talvar ailesi de polise verdiği ilk ifadede kızlarının katili olarak hemrajı işaret etti.
Dr. Rajesh Talvar polise açıkça Hemraj'ın peşine düşmeleri gerektiğini, evde vakit kaybetmemelerini söyledi ve hatta ekiplere Hemraj'ı ülkesinde Nepal'de yakalamaları için 25 bin rupi para teklif etti.
Bu noktada olay klasik bir uşak yaptı senaryosu gibi görünüyordu.
Polis bile başlangıçta Hemraj'ın alkollü halde gece Avruş'un odasına girip ona zarar verdiği, kız direnince de elindeki bir kukri bıçağıyla onu öldürdüğü teorisini benimsedi.
Hatta resmi bir açıklamayla hemrajın yakalanmasına yardımcı olacak bilgi getirenlere 20 bin rupi ödül bile konulduğunu duyurdu.
Avrişin'in cansız bedeni sabah 8.30'da adli tıp incelemesi için evden çıkarıldı.
Talvar ailesi kızlarının cenazesini aynı gün içinde kaldırmak için acele ediyordu.
Öğleden sonra saat 4'te dini tören için Avruş'un bedeni yakılmak üzere krematoryuma götürüldü.
Ailenin bu hızlı tutumu da daha sonra şüpheyle karşılanacaktı.
Kimilerine göre Talvarlar delillerin yok olmasından memnundu.
Kimilerine göre ise sadece geleneklerine uygun şekilde bir an önce kızlarına veda etmek istemişlerdi.
Polis de o an için cesedin daha fazla incelenmesine gerek kalmadığını onaylamıştı.
Talihsiz bir şekilde soruşturmanın ilk saatleri ve günlerinde bir dizi polis hatası yaşandı.
Öncelikle olay yeri muhafaza edilmedi ki bir cinayet soruşturmasında en kritik adımlardan biri Polis ekipleri geldiğinde evin kalabalık oluşu, cesedin etrafında onlarca kişinin dolaşması,
delillerin toplanmadan etrafa saçılmasına neden olmuştu.
Daha da kötüsü polis evin terasını kontrol etme konusunda ciddi bir ihmale imza attı.
Avruş'un odası, salon, diğer odalar didik didik incelenirken Hemrajın ortada olmayışı katil kaçtı şeklinde yorumlandı ve evin kilitli durumdaki çatı katına ilk gün hiç bakılmadı.
Halbuki bir polis memuru terasa çıkan merdivenlerde ve kapı tokmağında bazı kırmızı lekeler fark edip uyarmıştı.
Ne var ki bir diğer görevli bunları kan değil...
pas lekesi sanarak önemsemedi.
Olay yerindeki ekiplere göre katil büyük ihtimalle terasa kaçmaya çalışmış ama kapıyı kilitli bulunca geri dönmüştü.
Ev sahipleri Rajeş ve Nupur Tal varsa polisin bu teras merakını yatıştırmaya uğraşıyordu.
İddia göre bir memur Rajeş'ten terasın anahtarını istediğinde anahtarı arama bahanesiyle içeri girip uzun süre çıkmamıştı.
Sonunda polisler nasıl olsa hemraş kaçak Teras kilitli açmaya gerek yok diyerek orayı o gece açmadan evden ayrıldılar.
Bu sırada Talvar çifti ertesi sabah kızlarının küllerini Ganj nehrine dökmek üzere evden uzaklaştı.
Polis ihmalleri bununla da bitmedi.
Olay yerinde kritik delillerin korunması bir yana temizlik yapılmasına dahi izin verildi.
Evin hizmetlileri ve aile dostları daha cenaze işlemleri bitmeden Avriş'in odasındaki kan izlerini silmeye, duvarları ve zemini sabunlu suyla temizlemeye koyuldu.
Hatta kanlarla kaplı şilte polis gözetiminde ikiye kesilip bir parçası delil torbasına konduktan sonra kalan kısmı paketlenip çöp gibi evden çıkarıldı.
Rajeş Talvar'ın şoförü bir komşudan anahtar rica ederek bu kanlı yatak parçasını...
komşunun terasına bırakmak istedi.
Neticede komşu kendi terasının kapısını açıp yardım etti ve şilte oraya kondu.
Kimse bitişikteki Talvarların terasına şöyle bir göz atmamıştı.
Ta ki ertesi güne kadar.
Ertesi sabah 17 Mayıs'ta evde taziyeleri kabul eden aile üyelerinden biri olan Rajeş'in kardeşi Dineş Talvar nihayet terasa açılan kapıdaki kurumuş kan lekelerini fark etti ve bir polis müdürüne haber verdi.
Bunun üzerine polis ekipleri öğleye doğru gelip kilitli kapıyı kırdılar.
Saat 10.30 sularında terasta bir çarşafa sarılı halde çürünmeye yüz tutmuş bir erkek cesedi bulundu.
Bu Hemraj Benjad'ın cesediydi.
Böylece polisin ilk gün atladığı terasta aranan katilin aslında ikinci kurban olarak yattığı ortaya çıktı.
Bu andan itibaren tüm soruşturma seyri...
Terasta hemrajın bulunması polisin ihmallerine yönelik tepkiyi iyice arttırdı.
Basın mensupları ve kamuoyu ilk günden hemrajı suçlu ilan eden polisin burnunun dibindeki cesedi fark edememesini eleştiriyordu.
Nitekim polisin en üst düzey yetkilileri bile daha sonra ilk gün olay yeri fena halde bozulmuştu.
Bu da soruşturmamızın en büyük zafiyeti oldu diyerek hatalarını kabul edeceklerdi.
Hemraj'ın cesedi dışarıda iki gün sıcakta kaldığı için bir dizi bulgunun kaybolmasına yol açtı.
Sonradan yapılan otopside Hemraj'ın ölüm saati ve ayrıntıları tam saptanamadı.
Ayrıca cesedin etrafında toplanması gereken kan örnekleri ipuçları zamana yenik düştü.
Dahası 16 Mayıs günü evdeki içki dolabında bulunan ve mutfak tezgahı üzerine bırakılmış bir viski şişesi üzerinde Avruş'u ve Hemraj'ın kan izlerini taşımasına rağmen polis tarafından doğru dürüst incelenmeden
geçiştirildi. Oysa bu şişe katillerin cinayet sonrası eve ait bir içkiyi tükettiğine dair bir işaret olabilirdi.
Nitekim sonraki incelemelerde şişenin üzerinde hem Avruşi'nin hem Hemraj'ın kanı olduğu ortaya çıkacaktı.
Ne yazık ki polis o an bu detayı bile...
gözden kaçırdı. Avrişi ve Hemraj cinayetleri kısa sürede ülke çapında manşetlere taşındı.
İlk etapta zengin bir ailenin evinde yaşanan esrarengiz cinayet hikayesi gazeteciler için bulunmaz bir malzemeydi.
Özellikle ikinci cesedin ortaya çıkmasıyla birlikte dava adeta bir kim yaptı bulmacasına dönüştü.
Fakat medya işin içine düştükçe olayın etrafında rahatsız edici bir söylenti çemberi oluşmaya başladı.
Bazı gazeteler ve TV kanalları sansasyonel iddialarla izleyici çekmeye çalıştı.
13 yaşındaki Avruşi'nin kendi hizmetlisiyle uygunsuz bir ilişki yaşadığı, bu yüzden öldürüldüğü gibi asılsız ve toplumda infial yaratan dedikodular manşetlere taşındı.
Öte yandan Rajesh Talvar'ın evlilik dışı bir ilişki yaşadığı ve hem Raj'ın bunu bildiği için şantaj yapması üzerine cinayetlerin işlendiği gibi spekülatif senaryolarda dolaşıma girdi.
Bu durum halk arasında büyük bir kutuplaşma yarattı.
Kamuoyunun bir kısmı gazetelerde çıkan haberlere dayanarak Talvar çiftini peşinen suçlu ilan etti.
Öfkeli yorumcular bunun bir namus cinayeti olduğunu, ebeveynlerin aile onurunu kurtarmak için kızlarını öldürdüğünü iddia ediyordu.
Diğer yandan özellikle Talvar ailesinin yakınları ve destekçileri polisin beceriksizliğini ve gerçek katillerin dışarıda olabileceğini savunarak bir karalama kampanyası yürütüldüğünü dile getirdi.
Hemraj'ın cesedinin bulunmasıyla birlikte polis cinayet senaryosunu yeniden değerlendirmek zorunda kaldı.
Artık evdeki iki ölümden de sorumlu olabilecek fail ya dışarıdan girmiş biri ya da evin içinden biriydi.
Zorla giriş emaresi olmaması ve kapının dışarıdan kilitlenmiş bulunması polis için içeriden biri ihtimalini güçlendirdi.
İlk günlerin telaşı geçtikten sonra dedektifler gözlerini yavaş yavaş Talvar ailesini üzerine çekmeye başladı.
Nitekim cinayetlerin üzerinden daha bir hafta geçmeden 23 Mayıs 2008'de Dr.
Rajeş Talvar polis tarafından tutuklandı.
Bu tutuklanma haberi ülkede şok etkisi yarattı.
Daha birkaç gün önce kızını kaybetmiş bir baba şimdi hem kızının hem de çalışanının katil zanlısı olarak kelepçeleniyordu.
Peki polis neden böyle ani bir yön değiştirdi?
Aslında 18 Mayıs gibi erken bir tarihte yani olaydan 2 gün sonra bazı yetkililer cinayetlerin cerrahi hassasiyetle işlendiğini, failin tıbbi bilgiye sahip biri ya da kasap kadar bıçak kullanmaya
aşina biri olabileceğini söylemişti.
Bu yorumlar Talvar çiftinin diş hekimi oluşuyla halk arasına hemen bağdaştırıldı.
Dahası kızın boğaz kesiminin son derece temiz ve tek hamlede yapılmış olması katilin soğukkanlı ve denemli biri olabileceğini işaret ediyordu.
Polis ayrıca evde hiçbir zorlama izi olmamasını, katilin evin içinde rahatça dolaşabilmiş olmasını önemli bulgulardan saydı.
Avruşi'nin odasının kapısının normalde geceleri kilitli olması gerektiği halde o gece muhtemelen kilitlenmemiş veya içeriden bir anahtarla açılmış olması da içeridekilere şüphe yöneldi.
Tüm bu çıkarımlar okların Talvar çiftine dönmesine yol açtı.
Bunun yanı sıra polis Rajeş Talvar'ın davranışlarında çelişkiler gördüğünü ileri sürdü.
Örneğin Rajeş'in polis gelince ısrarla hem Rajeş'i bulun demesi, terasa bakılmasına engel olmaya çalışması ve hemen cenaze işlemlerine geçilmesi için acele etmesi kuşku uyandırmıştı.
Ayrıca soruşturma sırasında ortaya çıkan bazı özel bilgiler de polisi aile üzerinde yoğunlaşmayı sevk etti.
Avruşi'nin telefon kayıtlarına bakan dedektifler son 1,5 ayda kızın bir erkek arkadaşıyla tam 688 kez telefonda görüştüğünü öğrendi.
Bu bilgi babasının bu durumdan rahatsız olup töre sahikiyle cinayete kalkışmış olabileceği teorisini güçlendirdi.
Totuklanmasının ardından Rajeş Talvar hakkındaki iddialar giderek daha da ağırlaştı.
Polis kaynakları medyaya Rajeş'in kızı Avruşi ile Hemraj'ı yatakta mahrem bir halde yakaladığı ve öfke krizine kapılıp golf sopasıyla ikisini de darp ettikten sonra boğazlarını kestiği senaryosunu sızdırdı.
Alternatif olarak dile getirilen bir diğer motivasyonsa Rajeş'in iddia edilen bir yasak ilişkisinin Hemraj tarafından öğrenilmesi ve Hemraj'ın bunu patronuna karşı kullanmaya kalkmasıydı.
Bu durumda Rajeş'in hem şantajcı hizmetliği hem de olaya tanık olan kızını ortadan kaldırdığı öne sürülüyordu.
Hiçbiri kanıtlanmamış bu iddialar televizyonlarda hararetle tartışılıyor.
Talvar ailesi kamuoyu nezdinde yargılanıyordu.
Anne doktorunu Pır Talvar da bu süreçte şüpheli hale geldi.
Ancak o dönemde tutuklanmadı ve dışarıda kalarak eşini savunmak için çaba harcadı.
Soruşturma derinleştikçe dava dosyasına giren adli tıp raporları ve fiziksel deliller büyük önem kazandı.
İlk otopsi raporunda Avriş'in başına sert bir cisimle vurularak bayıltıldığı ardından boynunun kesildiği belirtildi.
Kafasındaki kırık izlerinin bir golf sopası darbesiyle uyumlu olabileceği değerlendirmesi yapıldı.
Nitekim Rajeş Talvar amatör bir golf oyuncusuydu ve evinde golf sopaları bulunuyordu.
Polis bu olayı hemen sahiplendi ve soruşturma sırasında Dr.
Rajeş'e ait golf sopalarına el koydu.
Daha sonra adli analizde bu sopalardan bazılarının diğerlerine göre aşırı temizlenmiş adeta yeni gibi göründüğü belirlendi.
Sanki üzerlerinde bir iz kalmasın diye özel bir temizlik yapılmıştı.
Ne var ki yapılan incelemelerde golf sopaları üzerinde ne kan ne de DNA izine rastlanabildi.
Eğer gerçekten cinayette kullanıldılarsa bile bunu kanıtlayacak bir bulgu kalmamıştı.
Evde herhangi bir bıçak bulunamamıştı.
Ancak Rajesh'in asistanının odasında yapılan aramada lekeli bir Kukri bıçağı ele geçirildiği basına yansıdı.
Bu bıçak adli teste alınsa da sonuçlar kamuoyuyla paylaşılmadı ve Kirişna daha sonra serbest bırakıldığında Kukri'nin de dava dosyasında belirleyici bir kanıt olamadığı anlaşıldı.
Adli tıp uzmanları kurbanların boğazlarındaki kesiklerin bir kukriyle de keskin bir cerrahi bıçakla da uyumlu olabileceğini bu nedenle kesin aletin saptanamadığını bildirdiler.
Olay yeri incelemelerinde dikkat çeken bir başka unsur Avruş'un odasının ve cesedinin kasten temizlenmiş olabileceği şüphesiydi.
Otopsiyi gerçekleştiren Dr.
Sunil Dohre yıllar sonra mahkemede verdiği ifadede Avruş'un genital bölgesinin alışılmadık şekilde temiz ve düzenli görüldüğünü belirtti.
Kızda herhangi bir meni izi ya da cinsel saldırı bulgusu yoktu.
Hemrajın otopsi bulguları da ilginç detaylar içeriyordu.
Vücudunda özellikle dirseklerinde yerde sürüklendiğine dair sıyrık izleri vardı.
Bu da cesedin başka bir yerde öldürüldükten sonra terasa taşınmış olabileceği ihtimalini doğurdu.
Ancak evdeki diğer odalarda hemraja ait kan izine rastlanmadığı için muhtemelen cinayet terasta işlenmiş ardından ceset orada bırakılmıştı.
Hemraj'ın midesinin neredeyse boş olması da gece yemek yemediğini, Ağrış ile birlikte öldürüldükleri gece aç olduğunu gösterdi.
Nitekim 15 Mayıs akşamı hemraj için hazırlanmış yemeğin mutfakta dokunulmadan durduğu tespit edildi.
Toplanan tüm bu adli tıp detayları ve deliller net bir tablo çizmekten uzaktı.
Fiziksel kanıtlar her iki teoriye de çekilebilecek şekilde muğla kalmıştı.
Örneğin golf sopası ve becerikli boğaz kesme hem babayı hem de evdeki diğer şüphelileri suçlamak için kullanılabiliyordu.
Eldeki bilimsel veriler ne Talvar çiftini kesin suçlu ilan edebiliyor ne de tamamen aklayabiliyordu.
Bu belirsizlik ortamında Hindistan'ın merkezi soruşturma kurumu olan CBI devreye girerek düğümü çözmeye çalışacaktı.
Yerel polis teşkilatının yetersiz kaldığı düşünülerek Hindistan hükümeti soruşturmayı cinayetten birkaç hafta sonra merkezi soruşturma bürosuna devretti.
CBI olaya el koyduğunda Ortada iki olası senaryo belirmişti.
Birincisi evin içinden bir aile cinayeti, ikincisi ise evin çalışanları ve onların çevresinin dahil olabileceği bir dışarıdan komplo.
CBI'nin ilk ekibi olaya daha taze bir gözle baktı ve Talvar çiftinin suçlu olmayabileceği ihtimalini değerlendirdi.
Temmuz 2008'e gelindiğinde CBI müfettişleri Rajesh Talvar'ı tutuksuz yargılamak üzere serbest bıraktı.
Çünkü eldeki kanıtlarla onu mahkum ettirebilmeleri mümkün görünmüyordu.
CBI ilk etapta dikkatini Kirişna Tadarayi adlı bir şüpheliğe çevirdi.
Kirişna Dr.Racic'in klinikte çalışan asistanıydı ve olay gecesi izinliydi.
Onun dışında Talvar ailesinin yakın dostları Durrani'lerin evinde çalışan Rajkumar ve civardaki bir başka hizmetli Vicay Mandal da soruşturmada mercek altına alındı.
Bu üç kişi hem Raj'da arkadaşlık ilişkisi olan sık sık bir araya gelebilen kişilerdi.
Soruşturma hipotezine göre belki de Hemraj bu tanıdıklarını gece evin boş olduğunu düşünerek davet etmiş, birlikte alkol alırlarken bir şekilde Ağrışı'ya zarar vermişlerdi.
CBI Kirişna'yı yoğun bir sorguya aldı ve hatta yalan makinesi ve narkoanaliz denilen ilaçla hipnozlu sorgu yöntemlerini kullandı.
Kirişna'nın verdiği tutarsız ifadeler üzerine Raşkumar ve Vicay da gözaltına alındı.
Bu üçlüye yapılan sorgularda çelişkili de olsa bazı itiraf niteliğinde sözler elde edildi iddia edildi.
Basına sızan bilgilere göre Kirişna ve arkadaşları suçlu bulunmaya çok yaklaşmıştı.
Güya Kirişna sinir krizinde cinayetin nasıl işlediklerini anlatmış hatta Ağrış'ı öldürdükten sonra...
uçağı yakalayıp tuvalete attık, Hemraj'ı terasa sürükleyip orada öldürdük gibi detaylar vermişti.
Bu senaryoda Avruşi'nin bir cinsel saldırı girişimi sırasında susturulduğu, Hemraj'ın da tanık olduğu için ortadan kaldırıldığı öne sürülüyordu.
Fakat ortada büyük bir sorun vardı.
Bu itiraflar mahkemede geçerli olabilecek sağlam deliller değildi.
Narkoanaliz ve poligraf gibi yöntemlerle alınan ifadeler Hint yasalarına göre itiraf sayılmıyordu ve gerçekte doğruyu yansıttığı da şüpheliydi.
Kaldı ki bu üç şüphelinin hiçbirinin üzerinde de kanıt olabilecek fiziksel bulgu tespit edilememişti.
Sonuçta Kirişna, Raşkumar ve Vicay delil yetersizliğinden birer birer serbest bırakıldı.
CBI içerisindeki bu ilk ekip Talvar ailesini aklama eğilimindeydi.
2009'a gelindiğinde hazırladıkları raporda talihsiz bir polis soruşturması yüzünden gerçek katiller bulunamadı.
Eldeki bulgularla dava kör düğme girdi diyerek davayı çıkmasa soktuklarını belirttiler.
Ancak aynı raporda tamamen de boş durmadıklarını göstermek istercesine bir suçlu profili çizdiler.
Dr. Rajesh Talvar'dan şüphelenmeye devam ettiklerini ancak aleyhindeki delillerin kritik boşluklar içerdiğini vurguladılar.
Başka bir de işte CBI bir yandan Talvar çiftini doğrudan suçlamaktan vazgeçmiş öte yandan da asıl katil muhtemelen baba ama ispatlayamıyoruz diyerek davayı kapatmaya yeltenmişti.
Nihayet 2010 sonunda Allahabad Özel Mahkemesi CBI'nin davayı kapatma isteğini geri çevirdi.
Hakim dosyada çözülmemiş noktalar olsa da mevcut bulguların Talvar çiftine karşı bir dava açmak için yeterli olabileceğine hükmetti.
Böylece 2011 yılı başında Rajeş ve Nupır Talvar resmi olarak çifti cinayet sanığı sıfatıyla yargılanmak üzere mahkemeye çıkacaklardı.
Talvar çifti bu karara itiraz edip bir süre yargı sürecini geciktirdiyse de en sonunda tüm hukuki yollar tükenince dava görülmeye başlandı.
Cinayet davasının yargılanması 2012 yılında özel CBI mahkemesinde başladı.
Dava boyunca dinlenen tanıklar, sunulan deliller ve savunma makamının çabaları medya tarafından yakından izlendi.
Turuşma salonunda CBI savcıları yıllar içinde birikmiş yüzlerce sayfalık raporu ve dolaylı delilleri öne sürerek Talvar çiftinin suçlu olduğunu kanıtlamaya çalıştı.
Savcılığın senaryosu daha önce medyaya yansıyan namus cinayeti iddiası ile büyük ölçüde paraleldi.
Nisan 2013'te mahkeme sunulan argümanda Avruşi ve Hemraj'ın uygunsuz bir pozisyonda yakalandıkları ve bu nedenle Rajeş ve Nupır Talvar tarafından öldürüldükleri öne sürüldü.
Savunma avukatları CB'nin getirdiği her iddiaya karşı kapsamlı bir çapraz sorgu yürüttüler ve delillerle çelişkileri vurguladılar.
Örneğin savunma cinayet aleti bulunamadığını, otopsi raporlarının yorumlanış şeklinin keyfi olduğunu ve polisin ilk günden itibaren olay yerini mahvetmesi nedeniyle bilimsel delillerin güvenirliğinin kalmadığını
mahkeme önünde defalarca dile getirdi.
Ayrıca savunma CB'nin ilk ekibinin dahi Talvar ailesini aklediğini, gerçek katillerin izinin kaybolmasında polisin hatalarının payı olduğunu hatırlatarak müvekillerinin masumiyetine gölge düşüren somut bir
kanıt olmadığını savundu.
Davanın görülmesi aylar sürdü.
14'den fazla tanık dinlendi.
Sonunda Kasım 2013'te karar aşamasına gelindi.
25 Kasım 2013'te mahkeme kamuoyunun merakla beklediği hükmü açıkladı.
Rajeş ve Nupır Talvar kızları Avrişi ve hizmetlileri Hemraj'ı öldürmekten suçlu bulundu.
Hakim cinayetler için kesin bir motivasyon belirtmemekle birlikte dolaylı ve durumsal kanıtların bir bütün halinde Talvar çiftinin suçuna işaret ettiğini söyledi.
Ertesi gün 26 Kasım'da her iki sanık içinde ayrı ayrı ömür boyu hapis cezası verildiğini ilan etti.
Bu karar açıklandığında mahkeme salonunda ve ülke genelinde büyük yankı uyandırdı.
Bir kesim adalet yerini buldu diyerek rahat bir nefes aldı.
Dava büyük ölçüde dolaylı kanıtlara dayanmıştı.
Ne cinayet silahları bulunabilmiş ne de olay anını gören bir tanık vardı.
Kararın hemen ardından Talvar çiftinin avukatları bu hükmün hatalı olduğunu ve hemen temize gideceklerini açıkladılar.
2014 yılında Talvar çiftinin temiz başvurusunu ele alan yüksek mahkeme alt mahkemenin verdiği mahkumiyet kararını bozdu.
12 Ekim 2017 tarihinde mahkeme heyeti Rajesh ve Nupur Talvar'ı beraat ettirdiğini duyurdu.
Kararda 3 temel noktaya vurgu yapıldı.
İlki delil yetersizliği.
CBI Talvar çiftini suça doğrudan bağlayan tek bir kesin delil sunamamıştı.
Ortada ne cinayet anına tanık bir görücü şahidi ne de sanıkların cinayeti işlediğini gösterecek DNA, parmak izi, bilimsel kanıt mevcuttu.
İkincisi motive eksikliği.
Mahkeme ebeveynlerin çocuklarını öldürmesini gerektirecek makul bir motivasyonun kanıtlanamadığını belirtti.
Savcılık tarafından öne sürülen namus meselesi veya şantaj teorileri spekülasyon düzeyinde kalmış, bunları destekleyecek somut veriler getirilememişti.
Üçüncüsü şüphe ve ihtimaller.
Elde kalan delillerin her biri alternatif açıklamaları açıktı.
Yani aynı delil hem Talvarların suçlu olabileceğine hem de olamayacağına dair farklı ihtimalleri göz önüne getiriyordu.
Bu durumda evrensel hukuk prensibi gereği şüpheden sanıkların yararlanması gerektiği ifade edildi.
Bu tespitlerle yüksek mahkeme Talvar çiftini serbest bıraktı.
4 yıl cezaevinde kalan Rajeş ve Nupır Talvar sonunda Özgürlüklerine kavuşurken kızlarını kaybetmenin hüznünü ve hala katilin kim olduğunu bilememenin huzursuzluğunu taşıdıklarını dile getirdiler.
Talvar ailesinin beraatiyle sonuçlanan bu uzun hukuk mücadelesi bile Avruşi Hemraj cinayetinin cizemini tam olarak çözmüş değil.
Aksine karar sonrasında kamuoyunda peki o halde katil kim sorusu daha da yüksek sesle sorulmaya başlandı.
Talvar çiftine inananlar da onlara şüpheyle bakanlar da kendi teorilerini savunmaya devam ediyorlar.
İşte bu vakada bugün bile tartışılan bazı çelişki ve teoriler.
Kilitli kapı muamması.
Katilin evden çıkarken dış kapıyı kilitleyip gittiği anlaşılıyor.
Talvar ailesinin anahtarları...
içeride bulunmuştu. Öyleyse katil ayrı bir anahtarla kapıyı dışarıdan kilitleyip gitti.
Bu da akla katilin evin çok yakınında birisi olduğu ihtimali getiriyor.
Anahtarın kopyası bir çalışan ya da aile dostunda mıydı?
Yoksa... O telaş anında kapıyı aslında içeriden kilitleyip balkon veya başka bir yoldan mı kaçtı?
Bu sorular asla yanıt bulamadı.
Sessizlik ve zamanlamalar.
Anne baba gerçekten de o gece hiçbir şey duymadılar mı?
Yoksa duyup da inkar mı ettiler?
Evin içinde iki kişinin öldürülmesi eğer ebeveynler uyurken olduysa katilin çok sessiz ve profesyonelce hareket ettiğini gösteriyor.
Fakat evin internet yönlendiricisinin 03.43'de kapatılması gibi tuhaf ayrıntılar içeride biri dolaştığını ima ediyor.
Talvar çifti bu saatte derin uykuda olduklarını iddia etti.
Kimileri katil nasıl oldu da evde bu kadar zaman harcadı diye soruyor.
Belki de katil zaten evde yaşayan biriydi.
Yani ebeveynlerin ta kendisi.
Delillerin yönlendirilmesi.
Davayı takip eden bazı gözlemcilere göre ilk günden Rajaş Talvar'ın Hemraj'ı hedef göstermesi ve dikkatleri evin dışına çekmeye çalışması manidardı.
Rajaş'ın polise para teklif edip Nepal'e kaçmıştır orada arayın demesi onun gerçekten Hemraj'ı suçlu bildiği için mi yoksa kendi suçunu örtme refleksiyle mi böyle söylediği tartışma konusu oldu.
Diğer yandan eğer anne baba masumsa bu davranışları travma halindeki şaşkın insan tepkileri olarak da yorumlanabilir.
Alternatif fail ihtimali.
Bugün bile bazı insanlar Kirişna, Raşkumar, Vicay üçlüsünün suçlu olduğuna inanıyor.
Gerçek katiller parayla kurtuldu, faturayı aileye kestiler diyen komple teorisyenleri özellikle Kirişna'nın narkotestinde söylediklerinin yabana atılmayacağını düşünüyor.
Bu teoriye göre belki de güçlü birini tedavi eden zengin bir doktor olan Rajesh Talvar'ı zora sokmamak için CBI ilk başta gerçek katilleri bıraktı ama halk baskısı gelince geri adım attı.
Resmi soruşturma böyle bir iddiayı hiçbir zaman kabul etmedi ancak komple teorileri durulmuyor.
Kimse Avrişi'yi öldürmedi paradoksu.
Yüksek mahkemenin beraat kararıyla ortaya tuhaf bir durum çıktı.
Bu karara göre hukuken Avrişi ve Hemraj'ı öldüren kimse yok.
Zira tek yargılanan sanıklar aklandı.
Bu durum 2000'lerde Delhi'deki Jessica Lal cinayetindeki ünlü No One Killed Jessica manşetini andırırcasına No One Killed Avruşi başlıklarına yol açtı.
Hemraj'ın eşi ve bazı akrabaları bizim yakınımızı kim öldürdü o halde diyerek isyan ettiler.
Hatta Hemraj'ın karısı yüksek mahkemenin beraatine itiraz ederek 2018'de Hindistan Yüksek Mahkemesi'ne temiz başvurusu yaptı.
Yine CBI'nin aynı yıl içinde beraat kararını yüksek yargıya taşımak için girişimde bulundu.
Bu temiz süreçlerinin sonucu henüz kesinleşmedi.
Dolayısıyla dosya kağıt üstünde hala kapanmış sayılmasa da fiilen bir ilerleme yok.
Bu da davayı yasal anlamda da belirsizlikte bırakıyor.
15 yılı aşkın süre geçmesine rağmen Talvar ailesi cinayetinin etrafındaki sis perdesi tam olarak aranabilmiş değil.
Gerçekten de bu vaka son dönemdeki en tartışmalı gerçek suç olaylarından biri olarak zihinlere kazındı.
Öyle ki olay pek çok kitaba, belgesel, filme ve dramatik uyarlamaya konu oldu.
Geriye dönüp baktığımızda elimizde acı bir gerçek kalıyor.
Hayatının baharında bir genç kız ve güvenilir bir aile dostu hunharca katledildi fakat adalet arayışı tartışmalarla gölgelendi.
Talvar çiftinin masum mu suçlu mu olduğu konusu belki hiçbir zaman toplumsal uzdaşıya kavuşamayacak.
Ancak kesin olan bir şey var ki Avruşi Talvar ve Hemraj Benjad'ın anısı adalet arayışının bitmek bilmez çabasında hep yaşayacak.
Gerçek hikayelerin peşinden giden bizler içinse bu vaka kapalı kapılar ardında neler olabileceğine dair sarsıcı bir ders niteliğinde.
Dinlediğiniz için teşekkürler bir sonraki bölümde görüşmek üzere kendinize iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
