
Transkript
Leszek Pekalski 12 Şubat 1966 yılında Polonya'da Bajtov şehrine ait Oseki köyünde dünyaya geldi.
Daha doğduğu andan itibaren hayatı çok kötü başlamıştı.
Küçük bir köy yerinde annesine birisini tecavüz etmesi sonucu doğmuştu.
Doğduktan sonra babası ona asla sahip çıkmadı.
Annesi de onu böyle bir ilişkiden doğurduğu için çok mutsuzdu.
Bu yüzden çocuğunu hiç sevmiyordu.
Ona çocuğu gibi hiç davranmadı.
Evde birlikte yaşadıkları büyük annesi de aynı şekilde davranıyordu.
Pekalski sevgiden uzak bir çocukluk geçiriyordu.
Ayrıca annesi ve büyük annesi tarafından sürekli azarlanıyor ve şiddet görüyordu.
Her gün aynı şeyleri yaşıyordu.
İnanılmaz kötü günler geçiriyordu.
Annesi erkeklere olan nefretini oğlundan çıkarıyordu.
Bu şekilde büyümeye devam ederken sokaklarda yaşıtlarından ve büyüklerinden de aynı davranışı görüyordu.
Yani Pekalski'nin gidecek bir yeri yoktu.
Onun için her yer şiddet doluydu.
Bakımsız bir çocuk olmasıyla sürekli alay ediliyordu.
Sürekli dayak yediği için doğru düzgün konuşamıyordu bile.
O da içinde insanlığa nefret biriktiriyordu.
Çünkü insanlığa dair hiç iyi bir şey görmemişti.
Onun için insanlar nefret edilecek kadar kötülerdi.
Annesi ondan kurtulmak için birkaç kez başka ailelerin yanına verdi.
Hep geri döndüğünde bu kez de yatılı bir okula gönderdi.
Resmen yalnız başına terk edilmiş bir çocukluk geçiriyordu.
Bu yüzden insanlarla ilişki de kuramıyordu.
Kuramadıkça daha da saldırganlaşıyordu.
Büyüdükçe artık kendisine zorbalık yapanlara karşılık veriyordu.
Pekalski kavgacı bir tip olmuştu.
Okulda sürekli problem yaşıyordu.
Kızlarla zaten ilişki kuramıyordu.
Kimse onunla olmak istemiyordu.
Resmen bir cehennem hayatıydı.
Kız arkadaşı olması için artık çare olarak kendisine gazete ilanlarını bulmuştu.
Ama o da işe yaramıyordu.
Gazete ilanında bulduğu kızlar onu görür görmez kaçıyordu.
Sivilceli, doğru düzgün konuşamayan, bakımsız bir erkekle beraber olmayı tercih etmiyorlardı.
Cinselliğin ne demek olduğunu tatmak için yapacak tek şey kalmıştı.
Şişme bebek almak.
Çalışarak biriktirip bu amacına da ulaşacaktı.
Parayı da neredeyse biriktirmişti.
Ama yastığının altında sakladığı parasını üvey kız kardeşinin eşi bulunca tüm parayı bir barda harcadı.
Pekalski öfkeden deliye dönmüştü.
Herkesten nefret ediyordu.
Artık burada daha fazla durmak bile istemiyordu.
18 yaşına gelince yaşadığı yeri terk ederek Baytov şehrine gitti.
Yeni geldiği şehirde inşaatlarda çalışmaya başladı.
İnşaat işinde de ustalaşıyordu.
22 yaşına kadar çalışarak düzgün bir hayat yaşadı.
Ama onun kötü şansı peşini bırakmıyordu.
İnşaatta geçirdiği bir kaza yüzünden çalışamaz raporu almıştı.
İşsiz ve bomboş kalmıştı.
Şimdi çalışırken içinde dizginlediği duygularını açığa çıkaracaktı.
Tüm Polonya'yı dolaşmaya karar verdi.
Tabi bu normal bir gezi olmayacaktı.
Her gittiği yerde birini öldürüyordu.
Kadınlara cinsel saldırıda bulunuyor ve eğer onu teşhis edebileceğini düşünüyorsa yaşamına son veriyordu.
Farklı bölgelerde farklı cisimlerle cinayetlerini işlediği için kimse bunun tek bir kişi tarafından yapıldığını düşünmüyordu.
Bu sayede rahat rahat trenle yoluna devam edebiliyordu.
Canını aldığı insanları bazen gömüyor, bazen uçurumdan atıyor, bazen de olduğu gibi bırakıyordu.
Bu seri katilin hiçbir standartı yoktu.
Zaten bu yüzden farklı insanlar olduğu düşünülüyordu.
Tam bir organize olmayan seri katil örneğiydi.
Onun yaptığı şey kendisine acı yaşatan insanlıktan intikam almaktı.
Kendisini bu şekilde teselli ediyordu.
Yanlış bir şey yaptığını düşünmüyordu.
Saldırdığı kadınların kilotlarını yanına alarak ganimet gibi saklıyordu.
Gittikçe bu işte de uzmanlaşmıştı.
Sürekli farklı yöntemler deniyordu.
Can'a nasıl isterse o şekilde saldırıyordu.
1990 yılına kadar hep bu şekilde devam etti.
Bu yıl bir hata yaptı.
Paytov şehrine geri dönmüş, burada bir evde yalnız olan kadına saldırmıştı.
Kadının kafasına demir bir çubukla vurduktan sonra öldüğünü düşünüp evden uzaklaşmıştı.
Ama kadın yaşıyordu.
Daha da önemlisi pek askıyı teşhis edebilmişti.
Bunun üzerine yakalanıp gözaltına alındı.
Polisler etrafta adamı tanıyanlarla konuşup böyle bir şey yapıp yapmayacağını öğrenmek istiyordu.
Gittiği bir kilisedeki rahibe zihinsel özürlü olduğunu ve zararsız olduğunu söyledi.
Hakim yine de ona 2 yıl hapis cezası verdi.
Pekaskı cezayı almasını aldı.
Ancak önce psikiyatrlar tarafından incelenip raporların gelmesi için ceza ertelendi.
Reşek Pekaskı ilk cezasından yırtmıştı.
Yeniden sokaklardaydı.
Tabi ki bu durmasına sebep olmadı.
Aynı şekilde Polonya'yı dolaşmaya devam etti.
Bazı olaylarda yanlış insanlar tutuklanıp hapishanenin yolunu tutuyordu.
Polisler yaşamını kaybeden kadınların evinde araştırma yapınca kocalarını tutuklayacak sebepler buluyordu.
Pekalski hep dört ayağının üzerine düşüyordu.
Bakıyor ki bir şey olmuyor o da devam ediyordu.
Durması için bir sebep yoktu.
Genelde organize olmayan seri katiller kolay kolay durmazlar.
Ya yakalanmaları lazım ya da ölmeleri.
1992 yılına gelindiğinde Pekalski arkasında onlarca cansız beden bırakmıştı.
Görünen o ki bırakmaya da devam edecekti.
1992 yılının Aralık ayında Slabs şehrine gitmişti.
12 yaşındaki Bernardetti adlı genç kıza saldırmış, tecavüz etmiş ve canına kıymıştı.
Kızı evine yakın bir ormanlık alanda bırakıp uzaktan insanların kızın cansız bedenini bulmasını izlemişti.
Slavsk bölge savcısı bu davaya kafayı takıp yapanı bulmak istiyordu.
Civarda buna benzer bir olay yaşanmış mıydı araştırmak istiyordu.
Araştırma sırasında karşısında Baytov şehrinde birine saldırmaktan yargılanmış olan Leşek Pekalski ismi çıktı.
İki olayda da kızlar başına vurulan demir çubuklu hayatlarını kaybetmişlerdi.
Savcı bu adamın araştırılması için bir ekip görevlendirdi.
Ekip Pekalski'nin o sırada Slabs şehrinde bir akrabasının evinde olduğunu öğrendi.
Bölgede yapılan incelemelerde bir kadın kasiyerle olaylarla ilgili konuştuğunu da öğrenilince evinde arama yapılmasına karar verildi.
19 Aralık 1992 günü polisler arama izniyle Pekalski'nin evine bir baskın düzenledi.
Odasına girdiklerinde hayret içinde kaldılar.
Onlar sadece Bernardetti ile ilgili delil bulmayı umuyorlardı.
Ancak içeride çok daha fazlası vardı.
Çekiçler, demir çubuklar, kadınlara ait iş çamaşırlar, bıçaklar.
Hemen bu adamın tutuklanması gerekiyordu.
Karakola götürülürken de yolda her şeyi itiraf edeceğini söylemişti.
Pekalski karakola geldiğinde karışıklık olmasın diye olayları yazmak istedi.
Günlerce cinayetlerini yazıyordu.
Sayı 83'e geldiğinde hakim durmasını emretti.
Bunlar doğru muydu yoksa bir delinin saçmalıkları mıydı?
Söylediği şeyler akıl almaz derecedeydi.
Hakim psikiyatrik inceleme istedi.
Aynı zamanda itiraf ettiği olayların gerçekten yaşanmış olup olmadığının da incelenmesini istedi.
Polisler Pekalski'yi yanına alarak 3 ay boyunca Polonya turu yaptı.
Onun gösterdiği yerler teker teker inceleniyordu.
28 farklı suç mahalline ulaşıldı.
Doktorlardan gelen raporlar da adamın aklının başında olduğunu kanıtlıyordu.
Yani yalan söylemiyordu.
Her şey gerçekti.
Mahkemede eğer deli taklidi yaparsa kurtulabileceğini düşünüyordu.
Polonya'nın gördüğü en büyük seri katilin bu saçma savunması mahkemeyi kandırmaya yetmiyordu.
İşaret ettiği yerlerde yapılan incelemeler de doğru çıkmıştı.
Kurtulma şansı yoktu.
Onun çok ağır bir ceza almasını engelleyecek tek şey delillerin yetersiz olmasıydı.
Evet işaret ettiği yerlerde cansız bedenler bulunuyordu.
Ama polisler bu suçlarla ilgili yeterince delil toplayamamıştı.
Hataları yüzünden Pekalski büyük bir vahşet sebebiyle yargılanmayacaktı.
Mahkemede delillerin yetersiz olduğu anlaşılınca kamuoyunda ciddi bir tepkiye neden oldu.
Dava böyle ilerleyince 1994 yılına kadar mahkemeler devam etti.
Psikiyatrlar bu adamın durmak bilmez bir cinsel açlığı olduğunu raporladılar.
80'den fazla kişinin hayatına mal olmuş ama sadece 17 taneden yargılanıyordu.
Daha da kötüsü sadece bir cinayette kesin deliller vardı.
Bu gibi saçmalıklar yüzünden sadece bir cinayetten ceza aldı.
Ondan da 25 yıl yüksek güvenlikli bir akıl hastanesinde yatmasına karar verildi.
2007 yılından başlayarak her yıl şartlı tahliye talebinde bulundu.
Daha öncesinde hiç bulunmamıştı.
Ama doktorlar bunu kabul etmediler.
Henüz iyileşmemişti.
2017 yılında cezası tamamlanmasına tamamlandı.
Ancak yine de serbest bırakılmadı.
Aslında ceza süresi bitmişti.
Adam da iyileşmemişti.
Bu yüzden ghost dininde bulunan bir kapalı merkeze yerleştirilmesine karar verildi.
Bugün 55 yaşında olan Leşek Pekalski şu an yeni yerinde serbest kalmayı bekliyor.
Toplum için hala tehlike arz ettiği düşünüldüğü için serbest kalması bir hayli zor gözüküyor.
Normalde cezası bitip serbest kalacakken İstisnai bir durum söz konusu olduğundan ek kararla bir süre daha gözetim altında tutulması istendi.
Leşek Pekalski bir gün serbest kalırsa yeniden aynı şeyleri yapacak mı?
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
