
Peggy Hettrick Cinayeti - Çözülememiş Cinayetler
10 Temmuz 2021 · 12 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Peggy Hetrick Amerika'nın Wyoming eyaletinde Lowell şehrinde doğmuş bir kadındı.
Kızıl saçlıydı ve minyon bir yapısı vardı.
37 yaşındaki Peggy Fort Collins Colorado'da alışveriş merkezi içinde bir butik işletiyordu.
Aynı zamanda yazmaya meraklıydı ve bir gün yayınlanmasını hayal ettiği bir roman üzerinde çalışıyordu.
11 Şubat 1987 günü gece saat 1'de bir bardan ayrılıp yalnız başına evine yürümeye başladı.
Ancak o gün evine hiç ulaşamayacaktı.
Aynı günün sabahı saat 7 sularında Lanewood Hodgin isimli bir bisikletli işe doğru gitmekteydi.
O sırada yolun yanındaki büyük tarlanın ortasında bir şey fark etti.
Yavaşlayarak durduğunda kaldırımda bir kan havuzu olduğunu ve bu havuzdaki kan izlerinin tarlada gördüğü nesneye doğru ilerlediğini gördü.
Tarladaki nesnenin yanına geldiğine korkunç gerçekle karşılaştı.
Bu bir kadın cesediydi.
Hemen bisikletiyle en yakın arkadaşının evine geldi ve 911'i arayarak durumu bildirdi.
Olay yerine gelen polis kadının peki hetrik olduğunu tespit etti.
Kadının gömleği ve ceketi yukarı doğru serilmiş, pantolonu çıkarılmıştı.
Omzunda bir çanta vardı.
Cesedin üzerinde iki saç deliği, etrafında da kanlı ayakkabı izleri bulundu.
Bunlar şık bir kıyafet altına giyilen erkek ayakkabılarıydı.
Sıradan bir sokak serserisinin giyeceği türden değildi.
Ayrıca bir tane de spor ayakkabı izi bulunmuştu.
Peggy'nin cüzdanı ve mücevherlerine dokunulmamıştı.
Bu durum bunun bir hırsızlık cinayeti olmadığını gösteriyordu.
Adli tıptan gelen bilgilerse cinayetin boyutunun nedenli korkunç olduğunu ortaya çıkaracaktı.
Adli tıpta yapılan incelemeye göre Peggy sırtından bıçaklanmış, daha sonra kollarından tutularak yaklaşık 100 metre mesafeden tarlanın ortasına doğru sürüklenmişti.
Yanaklarında bazı kesik ve çizikler tespit edildi.
Olay yerinde bulunan ayakkabı izleri katilin Peggy'i sürüklerken geri geri yürüdüğünü gösteriyordu.
Peggy sırtındaki bıçak darbesinin sonucunda ölmüştü.
Cesette kan donduran bir detay daha vardı.
Peggy'nin göğüs uçları ve cinsel organı ince bir işçilik ve ustalıkla kesilerek çıkarılmıştı.
Kesikler kusursuz derecede simetrik ve muntazamdı.
Bu tarz cerrahi bir müdahalenin uzman biri tarafından yapıldığı düşünülüyordu.
Yetkililer parça kesme işleminin kadın öldürüldükten sonra gerçekleştiğini tespit etti.
Dedektifler olayla alakalı soruşturma başlatarak kadının son saatlerinde neler yaptığını araştırdılar.
Peggy o gece saat 9 civarı butiğinden çıkıp evine gelmişti.
Daireyi bir arkadaşıyla paylaşıyordu.
Eve geldiğinde kapının kilitli olduğunu fark etti.
Ev arkadaşını güvenerek anahtarı yanına almamıştı.
Kapıyı çalsa da cevap bulamadı.
Çünkü ev arkadaşı içki içtiği için sızmıştı.
Bunun üzerine Peggy yakınlardaki bir bara gitti.
Orada bir şeyler içerken çevresindekilere ev arkadaşı kapıyı açmadığı için kızgın olduğunu söyledi.
Bar telefonundan birkaç kez evi aradı ancak yine de cevap alamadı.
15 dakika sonra buradan ayrılıp yakınlardaki The Prime Minester isimli başka bir pub'a geçti.
Peggy burada da çevresine sitem etti ve evi aramayı sürdürdü ancak yine telefonlarına cevap alamadı.
15 dakika sonra da burada kalan Peggy sonrasında saat 10 sularında pubdan ayrıldı ve gece yarısına kadar görülmedi.
Saat 10 ile gece yarısı arasında Peggy'nin ne yaptığı bilinmiyor ancak eski erkek arkadaşı Matt Zollner'ın evine gittiği tahmin ediliyor.
İddiaya göre Peggy Matt'in evine geldi ancak Matt orada yoktu.
Bazı görgü tanıkları Matt'in yaşadığı apartmanın otoparkında Peggy'e benzeyen bir kadın gördüklerini söylemişlerdi.
Peggy'nin kullandığı markaya ait bir sigara otoparkta bulunmuştu.
Ayrıca kadının çantasında Matt dışarıda kaldım gecenin içerisinde kapını çalarsam endişelenme yazan bir not bulunmuştu.
Gece arası civarı Peggy sonunda ev arkadaşının kapıyı açması sonucu evine girebilmişti.
Üzerini değiştiren kadın daha sonra yeniden evden çıkmış ve saat 12.30'da tekrar The Prime Minester Pub'a gelmişti.
Görgü tanıklarına göre Peggy burada Matt'le buluşmuştu.
Tanıkların ifadesini dikkate alan polis eski erkek arkadaşı Matt Zollner'ı sorgulamak için gözaltına aldı.
Matt o gece pubda ismi Dawn olan başka bir kadınla randevusu olduğunu, Peggy'nin içeri girdiğini görünce yanına gittiğini ve konuştuklarını söyledi.
Daha sonra Dawn ile ayrı bir masaya geçmişlerdi.
Dawn'ın ifadesini göre Matt sürekli Peggy'i izliyor ve tuvalete gidip duruyordu.
Ayrıca kadın Peggy'nin tüm gece bir grup erkekle konuştuğunu iletti.
Matt polise verdiği ifadesinde Peggy'e onun evine bırakabileceğini söylediğini ancak kadının bunu reddettiğini bildirdi.
Peggy daha sonra gece saat 01 ile 01.30 arasında yalnız başına pubdan ayrılmıştı.
Matt de Downey ile birlikte kendi dairesine gitmiş orada saat 03.00'e kadar oturduktan sonra kadın evine bırakmıştı.
Adam hakkında geçerli bir delil bulunamadığı için serbest bırakıldı.
Bu sırada dedektiflerin radarına 15 yaşındaki lise öğrencisi Tim Masters girdi.
Tim babasıyla birlikte cesedin bulunduğu tarlayı görebilen bir karavanda yaşıyordu.
Okula gitmek için her gün yürüyerek tarlanın yanından geçiyor ve otobüs durağına gidiyordu.
Genç o gün tarlanın ortasında bir şey gördü ve yanına gitti.
O sırada spor ayakkabısının izini bıraktı.
Daha sonra bunun bir manken olduğunu ve birilerinin şaka yapmaya çalıştığını düşünerek yoluna devam edip otobüs durağına yürüdü.
O sebeple durumu polise bildirmedi.
Polis civardaki evleri sorguladığında Tim'in babası oğlunun her gün oradan geçtiğini söyleyince Tim ifade için merkeze çağrıldı.
İfadesi sırasında cesedin gerçek olmadığını düşündüğü için haber vermediğini ve bu sebeple pişman olduğunu dile getirdi.
Bisikletlinin gördüğü kan havuzunu görmediğini belirtti.
Cesedin yakınına gitmediğini söylese de spor ayakkabısının izi olay yerindeki izle eşleşmişti.
Polis daha sonra Masters ailesinin karavanında bir inceleme yaptı ve ilginç detaylarla karşılaştı.
Tim'in okul dolabı ve karavandaki odasında yapılan incelemede 2200 sayfalık şiddet içerikli yazı ve çizimler bulundu.
Çizimlerde cinayet ve pornografi tasvir ediliyordu.
Kesilen cinsel organlar, oklarla delikleşik edilmiş kadınlar çizimlerden sadece bir gıcıydı.
Bir kadın vücudunu sürükleyen erkeği betimlediğini düşündükleri bir çizim de yapılmıştı.
Ayrıca Tim'in bir bıçak koleksiyonu da vardı.
Odada cesedin bulunduğunu anlatan bir gazete parçası da bulundu.
Ancak polis yaptığı derin inceleme sonucu karavanda ve bulunan materyallerde Peggy'nin kanına, saçına ve DNA'sına dair bir iz bulamadı.
Ceset üzerinde bulunan saç telleri de Tim'inkiyle uyuşmuyordu.
Tim cinayetle hiçbir ilgisi olmadığı yönünde ısrar ediyordu.
Polis genci cinayetle birinci dereceden ilişkilendiremediği için serbest bıraktı.
Cinayetten 5 yıl sonra 1992'de Tim Masters yeniden gündeme geldi.
Arkadaşlarıyla yaptığı bir görüşmede Peggy Hedrick'in kesilmiş cinsel organıyla alakalı detaylı bilgiler aktarmıştı.
Arkadaşı bu konuşmayı polise bildirdi.
Kesiklerle alakalı detaylar kamuya hiç paylaşılmamış ve Tim'in avukatlarına da ifşa edilmemişti.
Müfettişler bilgilerin sadece katil tarafından bilinebileceğini düşündüler.
Bunun üzerine o dönem Amerika Deniz Kuvvetleri'nde görev alan Tim Masters yeniden sorgulandı.
Sorgusunda bu bilgileri olay yerinde polise yardım eden bir arkadaşından öğrendiğini söyledi.
Bu bilgi müfettişler tarafından yapılan araştırmada doğrulandı.
Tim yine serbest kalmıştı.
1995 yılında cinayetle alakalı bir başka gelişme yaşandı.
Polisin dikkatini başka bir şüpheli çekmişti.
Bir göz doktoru ve cerrahı olan Richard Hammond.
Richard kendi ailesindeki kadınlar dahil evlerine gelen tüm kadınları gizli kameralarla izledi, tespit edilince tutuklandı.
Adam tuvaletlere yerleştirdiği kameralarla kadınların cinsel organlarını kayıt altına alan bir sapıktı.
Ofisinde yapılan araştırmada kilitli bir kasada binlerce dolar değerinde pornografi koleksiyonu bulundu.
Doktor kadın cinsel organına takıntılıydı.
Ayrıca cerrah yeteneğine ve ekipmanlarına sahip olması Peggy Hetrick'in Cesedin içine benzer yaraları kolaylıkla açma olasılığını yüksek kılıyordu.
Soruşturmadaki müfettişler doktorun yatak odası penceresinin cinayet mahallini rahatlıkla görebildiğini fark ettiler.
Richard'ın Peggy Hedrick cinayetinden bir gün sonra tüm randevularını iptal ettiği ve evinden çıkmadığı ortaya çıktı.
Bu durum onun Peggy Hedrick'in katledilmesiyle bir bağlantısı olabileceği düşüncesini akıllara getirdi.
Ancak kendisi cinayetle ilgili sorgulanmadan korkunç bir şey yaşandı.
Dr. Richard Hammett tutuklandıktan birkaç gün sonra siyanür dolu bir iğne kullanarak intihar etmiş ve hayatına son vermişti.
Aradan zaman geçiyor ancak vakada ilerleme kaydedilemiyordu.
Bu durum müfettişlerin, savcıların ve avukatların sinirlerini geriyordu.
Elde kesin bir delil ve yeni bir şüpheli olmadığından müfettişler yeniden Tim Masters'ın üzerine yollaştı.
1997 yılında bir adli psikolog olan Dr.
Reed Mallett, Tim Masters'a ait çizim ve yazıların katilin o olduğunu gösterdiği sonucuna vardı.
Bunun üzerine 10 Ağustos 1998'de Tim Masters tutuklandı ve dava süreci başladı.
Savcılık mahkemede Tim'e ait çizimlerin, yazıların, bıçak koleksiyonunun ve cinayetin detaylarını bilmesinin onu suçlu gösterdiğini iddia etti.
Olay yerindeki spor ayakkabı izlerini de delil olarak sundu.
Ancak savunma avukatları bu delillerin sadece iddia olduğunu ve Tim'i cinayete bağlayan kesin bir fiziksel kanıt olmadığını ifade ettiler.
Buna rağmen jüri ikinci dereceden birçok delilin sanığın suçlu olduğunu kanıtladığına hükmetti ve Tim Masters 26 Mart 1999'da P.C.
Hedrick'i öldürmekten müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Yapılan itirazlar üst mahkemelerce 2001 ve 2002 yıllarında reddedildi.
Mahkeme kararında daha sonra yıllar içerisinde DNA tekniğinde gelişmeler yaşandı.
Tim Masters'ın avukatları davanın bu teknoloji ışığında tekrardan değerlendirilmesi talebinde bulundular.
Bu talep onaylandı ve Peggy Hetrick'in kıyafetleri üzerinde yeniden detaylı bir DNA testi yapıldı.
Yeni testler sonucu cinayeti Tim ile ilişkilendirebilecek hiçbir kanıt bulunamadı.
Bunun dışında Tim'in avukatları polis ve savcıların soruşturmayla alakalı 4 önemli belgeyi mahkemeden gizlediğini ortaya çıkardı.
Bunlar dava ile ilgili başka şüphelilerin de olduğunu kanıtlayan gizli belgelerdi.
Göz cerrahı Richard Hammett'ın şüphelilerden biri olduğu ilk o zaman ortaya çıktı ve Tim'in avukatları intihar eden ölü doktorun cinayetten yargılanmasını talep ettiler.
Aynı zamanda belgeleri inceleyen polis ve savcılara karşı dava açtılar.
22 Ocak 2008 tarihinde mahkeme Tim Masters'ı Peggy Hedrick cinayetinden suçsuz buldu ve Masters 10 yıl sonra beraat ederek serbest kaldı.
Böylece polisin elinde başka şüpheli kalmadı ve bu tarihten sonra kimse bu cinayetten yargılanmadı.
Vahşice katledilen talihsiz Peggy Hedrick'in katil veya katilleri günümüzde hala ceza almış değil.
Bu cinayet dosyası faili meçhul olarak karanlık tarihin tozlu sayfalarına kaldırıldı.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
