
Kurbanlarından Abajur Yapan Nazi Cadısı - Ilse Koch
23 Şubat 2022 · 9 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Ask Sherwin Williams and get 35% off emerald products and super deck stains May 19th through the 22nd.
That means 35% off our most popular color family, blue.
Psychologists have found it to be soothing and relaxing, which makes it especially great for bedrooms and bathrooms.
And of course, get 35% off all of our other colors.
Shop the sale online or visit your neighborhood Sherwin Williams store.
Click the banner to learn more.
Retail sales only. Some exclusions apply.
See store for details. İlze Nazilerin içerisinde o vicdansız erkekler gibiydi aynı.
Sanki hiçbir duygusu yoktu.
İnsanlara yaptıkları onun yıllarca lanetlenmesine sebep oldu.
Bu da adının Buhenval Cadısı olmasına sebep oldu.
İkinci Dünya Savaşı hem savaş sırasında yaşananlar
hem de savaşın yanında Nazilerin yaptıklarıyla geçmişin acımasız anlarından birisine sebep olmuştur.
Naziler Adolf Hitler önderliğinde Avrupa'da ilerleyişini sürdürürken, Tutsaklarını kamplarda topluyorlardı.
Kampların önemli çoğunluğu da Yahudilerden oluşuyordu.
Naziler bu toplama kamplarında tutsaklar üzerinde deneyler yapıyor, ağır koşullarda çalıştırıyordu.
Bu zor şartlar altında çoğu da hayatını kaybediyordu.
Tabi sadece bu şekilde ölmüyorlardı.
Bir de Nazilerin yaptığı özel gaz odalarında yaşamlarına son veriliyordu.
İşte bu kampların birisinde Joseph Mengele gibi son derece acımasız birisi daha vardı.
Nazi partisine ömrünü vermiş Ilseko.
Ilse bir kadın olarak Nazilerin içinde adeta erkek gibi davranıyordu.
Vicdan duygusu diye bir şey yoktu.
Bu da onu gelmiş geçmiş en kötü kadınların arasına sokuyordu.
Ilse köhler 22 Eylül 1906'da Dresden'de dünyaya geldi.
Babası emekli bir komutandı.
Çocukluğu sıradan ama babası yüzünden askeri disiplinle geçti.
15 yaşında muhasebe dersleri almaya başladı.
Daha sonra liseyi bitirdikten sonra sekreter olarak da çalışmaya başladı.
Elza 26 yaşındayken yeni kurulmuş Nazi partisini duydu.
Adolf Hitler'in kısa zamanda insanları etkileme özelliğinden o da etkilenmişti.
1932 yılında Nazi partisine giderek üye oldu.
Elza'nın ikinci hayatı işte burada başlıyordu.
26 senelik yaşamında daha önce yapmadığı şeyleri yapacaktı artık.
Nazi partisine girmesiyle kariyerinde de yükselmeye başladı.
1933 yılında Adolf Hitler ve partisi iktidarı kazanınca iktidardan önce partiye katılması ona bazı ayrıcalıkları sağladı.
Partide sekreter olarak çalışmaya başlamıştı.
Çalışma yeri de 1934 yılında Sachsenhausen toplama kampıydı.
Hitler ve partisi iktidarı ele geçirir geçirmez faaliyetlerini devreye sokma konusunda hiç gecikmemişlerdi.
İktidarı gelirken söz verdikleri gibi Yahudiler konusunda adımlar atılmaya başlanmıştı.
Tabi bu toplama kampları daha sonradan kurulacak olanlar kadar kötü değildi.
O zamanlar Naziler yeterince sertleşmemişlerdi.
Tabi sertleşmeleri çok da uzun sürmedi.
Birkaç yıl içinde tüm dünyada ayıplanacakları eylemleri yapmaya başlayacaklardı.
Elise Sachsenhausen toplama kampına geldikten sonra 1934 yılında o kampın komutanı Karl Otto Koch ile evlendiler.
Kamp komutanı gibi SS'lerin ileri seviye bir askeri ile evlendiği için haliyle onun da statüsü artmıştı.
1937 yılına kadar bu toplama kampında yaşadılar.
Daha sonra 1937 yılında Karl Koch'un tiny Buchenwald kampına çıkınca ailecek oraya taşındılar.
İşte Ilze Kok'un gerçek yüzünün ortaya çıkacağı yer de burasıydı.
1937 yılında artık Ilze parti ve askeri içerisinde daha güçlü konumdaydı.
Ne isterse yapabiliyordu.
Zaten Nazilerin cinayetlerinin en önemli bölümü de onun gibi insanlar yüzünden işlenmişti.
Toplama kamplarında yaşanan olayların çoğu denetlenmezdi.
Bu yüzden oradaki sorumlular içlerindeki vahşeti rahat rahat ortaya çıkarabiliyordu.
Ilze Kok, Buchenwald kampında kaldığı sürede yaptıklarıyla cadı lakabını almıştı.
Yaptığı şeyler akıl alır gibi değildi.
Kampa yeni gelenleri bir sıraya girmelerini emrediyor, daha sonra önlerinden yürüyordu.
Tutsakların üstlerinin çıplak olmasını istiyordu.
Vücutlarında dövme olanları bir kenara ayırıyordu.
İşte cadılığı burada başlıyordu.
Dövmelerini beğendiklerini kenara ayırıyor ve onları öldürtüyordu.
Daha sonra da dövmelerinin olduğu bölümü aldırıp onlardan abajur, albüm kapağı, eldiven, çanta gibi şeyler yaptırıyordu.
Bunları kendi evinde kullanıyordu.
İnanılmaz bir dehşetti bu.
İlze için ise çok normaldi.
Bu Envat kampında bu yaptıklarından sonra tüm tutsaklar ondan korkuyordu.
Çünkü yanlışlıkla ona bakan bir erkek saatlerce dövülüyordu.
Ve bu olay yaşanırken karşılarında onları da izliyordu.
Tutsakların ona bakmasını saygısızlık olarak değerlendiriyordu.
Bu arada kocası Carl da onun gibiydi.
Yanından geçtiği mahkumların köpek pozisyonunda durmasını emrediyordu.
Eğer o şekilde durmazlarsa onlar da saatlerce dövülüyordu.
Ezekop sadece bunları yapmıyordu.
Kampta şehvet düşkünlüğüyle de biliniyordu.
Kamptaki SS askerleriyle ve mahkumlarla cinsel ilişkiye giriyordu.
Bunu da sürekli yapıyordu.
Kendisini asla durduramıyordu.
Yaptıkları yüzünden korkan mahkumlar tabii ki onu reddedemiyordu.
Ne derse yapmak zorundaydılar.
1942 yılına kadar her şey istediği gibi gidiyordu.
Tabii eşi Carl Koch için de bu böyleydi.
Ama Carl yaptığı yolsuzluktan dolayı Gestapo tarafından tutuklanınca işler değişti.
Karl Koch spor salonu yapılırken devletin parasını çalmıştı.
Naziler de bu affedilmezdi.
Ortaya çıkınca mahkeme sonucunda idam cezasına çarptırıldı.
1943 yılına kadar İlze Koch için yakalama kararı çıkarıldı.
Yolsuzlukla yargılandıktan sonra berat ederek yeniden bu Henwald kampına döndü.
O sırada mahkeme tarafından asıl yaptığı kötülüklerden yargılanmıyordu.
Naziler ne kadar toplama kamplarında dehşet görüntüleri sergilemiş olsa da...
İlze'nin yaptığı gibi yapmak yine de suçtu.
Zaten gaz odaları da bu yüzden vardı.
Beraat aldıktan sonra hakkındaki dedikodular bir anda artmaya başladı.
İnsandan abajur yaptığı sık sık dile geliyordu.
SS'ler içerisinde bunun cezası hapisti.
Hiç kimse kendi zevki için cinayet işleyemezdi.
İlze Kok'un gerçekten yargılanması ancak 1947 yılında savaşın bitmesiyle oldu.
Almanya savaşı kaybedince savaş suçları işleyenlerle ilgili mahkemeler kuruluyordu.
Bu mahkemelerden birisi de Daho'daki Amerikanların kurduğuydu.
Ilze Kok bu mahkemede yargılanıyordu.
Ama yine abajur gibi yaptığı eşyalardan değil, diğer SS'lerin yaptığı gibi toplama kampındaki faaliyetlerden yargılanıyordu.
1947 yılında mahkeme ömür boyu hapis cezası verilmesini uygun gördü.
Daha sonra bu cezası 4 yıla düşürüldü.
Ilse hapishanedeyken bir gardiyanla ilişkiye girerek hamile kalmayı başarmıştı.
Bu da cezasının hafifletilmesine sebep oldu.
Tabi bunlar yaşanırken Wohenwald toplama kampında derilerden yapılmış abajurlar, eldivenler, çantalar da ortaya çıktı.
Haliyle bir anda kamuoyu şok içinde kalmış, cezanın hafifletilmesini sert bir şekilde eleştirir olmuştu.
Gazetelerde paylaşılan fotoğraflar herkesi dehşete düşürüyordu.
Sonunda 1950 yılında bölünen Almanya'nın batı tarafındaki hükümet İlze Kok'un yeniden yargılanmasına karar verdi.
Bu yargılamaların sonunda da bir kez daha ömür boyu hapis cezası aldı.
İlze Kok cezayı aldıktan sonra sürekli temiz başvurusunda bulundu.
Amerikanların yargılaması gibi yeniden yırtabileceğini düşünüyordu.
Bu kez kolay olmayacaktı.
Zaten beklediği temiz başvurusu bir türlü gelmeyince de sonunda 1967 yılında kaldığı hücrede kendi canına kıyarak dünyaya veda etti.
Elize yaptığı kötülüklerden sonra kendi ipini de kendisi çekmişti.
Onun yüzünden bu Henwald kampında düzinelerce insan çok kötü zamanlar geçirmişti.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
