
Kadınları İncil İle Kandıran ve Yakalanmayan Seri Katil
26 Ekim 2021 · 13 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Bu podcast'a başlamadan bugün size yeni duyduğum Hayvel isimli uygulamadan bahsedeceğim.
Hayvel, psikolojik destek sağlayan bir uygulama.
Bugün birçoğumuz dertlerimizi arkadaşlarımıza ve ailemize anlatıyoruz.
Ama profesyonel bir destek almak aklımıza gelmiyor.
Bunun sebeplerinden birisi maddi sebepleri olabilir, diğeri ise o an yaşadığımız duygudan dolayı yerimizden kalkıp bir yere gitmek istemiyor olabiliriz.
İşte bizim burada imdadımıza Hayvel yetişiyor.
Hayvel uygulaması içerisinde profesyonel klinik psikologlar bulunuyor.
Ücretsiz olarak indirip yine ücretsiz olarak ilk 15 dakikası olacak şekilde bir terapi alabiliyorsunuz.
Ve size verdiğim High On indirim koduyla devam etmek isterseniz %10 indirim alacaksınız.
High Well uygulaması psikolojik desteği evinize getiriyor.
22 Şubat 1968 günü 25 yaşında esmer ve güzel bir hemşire olan Patricia Rose Ducker dansa gitmek üzere evden ayrıldı.
Patricia eşinden yeni boşanmıştı.
Eşi Alex hava kuvvetlerinde askerdi ve İngiltere'ye atanmıştı.
Ailece yeni taşındıkları yerde duramayınca evlilikleri sona ermişti.
Glasgow'a yeniden döndüğünde anne babasının evine yerleşmişti.
Patricia o gece 4 yaşındaki çocuğunu ailesine teslim etti.
Buz gibi bir gecede evden çıkmadan önce anne ve babasına Majestic Ballroom adlı mekana gideceğini söyledi.
Aslında ailesine yalan söylemişti.
Asıl gideceği yer...
Genelde evli erkeklerin eşini aldattığı Barrel Lane adlı bir bardı.
Kısacası buraya takılmaya gelenlerin niyeti belliydi.
Cinsel ilişki kurmak.
Barda eğlence başlamış, Patricia da eğlencenin doruklarını yaşıyordu.
Sabahın erken saatlerinde işe gitmekte olan bir marangoz Carmichael Lane bölgesinde bir garaj kapısı önünde yerde cansız duran bedenle karşılaştı.
Ancesörlü telefondan hemen polislere haber verdi.
Olay yerine gelen dedektifler genç kadının Hayatını kaybettiğini, yanında kişisel eşyalarının olmadığını çeşvetti.
Kadının üzerinde kıyafetleri yoktu.
Yalnızca ayağında kırmızı topuklu ayakkabıları vardı.
Yüzünde yumruklanma ve tekmelenme izleri gözüküyordu.
İncelemeye göre ölüm sebebi boğulmaydı.
Adli tabi boğulmanın bir kemer aracılığıyla olduğunu söyledi.
Ortada bir cinayet vardı.
Beden donmuş olduğu için detaylı incelemeden önce birkaç saat önce hayatını kaybettiğini düşünülüyordu.
Dedektifler etraftaki evleri tek tek gezip görgü tanığı aramaya başladılar.
Kimse bir şey görmemişti.
Yalnızca bir kadın gece yarısı yardım isteyen sesler duyduğunu dile getirdi.
Civarda yapılan incelemeler sırasında kanlı bir pet bulundu.
Patricia ölmeden önce Regli olduğu belirlendi.
Adli tıp araştırmasında da cinsel saldırıya uğradığı ve sperm örneklerinin olmadığı ortaya çıktı.
Adli tıpta yapılan araştırmalarda kimliğinin Patricia Rose Ducker olduğu da bulundu.
Öldüğü yer evine çok yakındı.
Dedektifler kimlik belirlendikten sonra ailesini ve arkadaşlarını tek tek sorguya aldılar.
Herkes o akşam başka bir yerde olduğunu kanıtlayabiliyordu.
Anne ve babası o akşam kızlarının majestikle dansa gittiğini söyledi.
Aile habersizce dedektifleri yanlış yönlendirmişti.
Kızlarının gerçekte Barrowland'e gittiğini bilmiyorlardı.
Dedektifler kadının izini yanlış yerde ararken gerçekten bir ara Majestey'e gittiğini öğrendiler.
Burada kısa süre durduktan sonra saat 10.30'larında Barrowland'e gittiği anlaşıldı.
Çalışanlara Patricia'yı görüp görmedikleri sorulunca önemli bir cevap alamadılar.
Aradan geçen birkaç gün sonra kadının bazı kişisel eşyaları, bulunduğu yerin, 15 kilometre uzaklığında bulundu.
Hiçbir delil olmayınca dosya şimdilik rafa kaldırıldı.
Tam 18 ay sonra yeni bir cinayet daha işlendi.
16 Ağustos 1969 Cumartesi akşamı Cemima McDonald 3 çocuğunu da kız kardeşi Margaret'a bırakarak Barlowland'e gitti.
Ertesi gün ortalıkta yoktu.
Kardeşi çocukları almaya gelmeyince durumdan şüphelenmeye başlamıştı.
Pazartesi gününe kadar bekledikten sonra Kötü haberi sokaktaki insanlardan duydu.
McKee Caddesi'nde terk edilmiş bir evde cansız bir beden bulunmuştu.
Margaret merak edip görmeye gittiğinde yerde yatanın kardeşi Jemima olduğunu fark etti.
Yarı çıplak duran kadın kendi giydiği çorapla boğulmuştu.
McDonald'ın yüzünde yumruklanma ve tekmelenme izleri vardı.
Aynı Patricia'da olduğu gibi.
O da cinsel saldırıya uğramış ama üzerinde sperm yoktu.
Garip bir şekilde McDonald'da Regli dönemindeydi ve yanında pet bulunmuştu.
Glasgow'da işler karışıyordu.
Detektifler kadının cumartesi akşamı Barland'e gittiğini öğrendiler.
Bu kez onu gören birileri vardı.
Görgü tanığı ifadelerine göre 25-30 yaşlarında bir adamla sabaha kadar dans etmişlerdi.
Kızıl saçlı yakışıklı adam saçlarını yana doğru taramıştı.
İnsanların son gördüğü birlikte bardağın çıkmışlar.
Mekkit Caddesi'ne doğru yürümüşlerdi.
Detektifler şüpheliyle ilgili eşkale sahip olunca robot resminin çizilmesine karar verdi.
Titizlikle çizilen robot resim gazetelerde ve sokaklarda görünmeye başladı.
Cem İmamek'den altın ailesi katille ilgili bilgi verebilecek insanlara 100 poundluk ödül teklifinde bulundu.
Polisler sürekli bar olayında bekliyor kızıl saçlı adamın yeniden dönmesini istiyorlardı.
Haliyle barın işleri de önemli ölçüde düşüş yaşadı.
Ama katil gelmiyordu.
Polisler bir süre daha bekledikten sonra sonbaharda şüpheli şahısın kaçmış olabileceğini düşünüp sonuçsuz beklemeleri bitirdiler.
Katil cadılar bayramında yeniden ortaya çıktı.
30 Ekim 1969'da Helen Patrick ve kız kardeşi Jenny'ni dans etmek için Barland'e gittiler.
İkili barda otururlarken kendisini John olarak tanıtan kızıl saçlı bir adam Helen'ı dansa kaldırdı.
John hiç içmiyordu.
Dışarıdan bakıldığına göre son derece centilmen bir erkekti.
Şık giyimli adam, bakımlı ve kibirli bir yapıya sahipti.
Janine'nin partneri olan erkek bu adamın gizli görevde olan bir polis olduğunu ve ona güvenmediğini söyledi.
Dört kişilik grup yeterince eğlendikten sonra saat 11'de mekandan ayrılmaya karar verdiler.
Gitme saatine doğru John'un ruh hali değişmeye başlamıştı.
Bir anda sinirli, tahammülsüz bir insan gelmişti.
Böyle alkolün fazla tüketildiği mekanlar için İncil'den günah olduğuna dair alıntılar yapıyordu.
Helen ve Janine bu duruma çok şaşırmışlardı.
Partnerinin bir anda katılaşmaya başlamasına şaşırınca neden böyle yaptığını sordu.
O da cebinden çıkardığı kimliği Helen'a gösterdi.
Janine de kimliği görmek istedi ama göremedi.
Adamın kimliğini gören tek kişi Helen'dı.
Jenny'nin partneri onlardan ayrılıp bir taksiye binip evine gitti.
Geriye üçü kalmıştı.
Onlar da birlikte taksiye binip evlere dağılma kararı aldılar.
Taksinin içindeyken John daha da duygusuz bir insana dönüştü.
Bardaki nazik adamdan eser yoktu.
Yolculuk sırasında sürekli dinden bahsediyor, İncil'den alıntılar yapmaya devam ediyordu.
Eğlenceyle başlayan ortama soğuk hava hakim olmuştu.
Janine adamdan daha çok tedirgin olmaya başlamıştı.
Taksi ilk önce Helen'ı bırakacaktı ki John aniden önce kız kardeşinin bırakılmasını istedi.
Janine evine bırakıldıktan sonra John ve Helen'ın bindiği taksi karanlıkta gözlerden kayboldu.
Ertesi sabah erken saatlerde Helen Potter'ın cansız bedeni Earl Caddesi 95 numaranın arka bahçesinde bulundu.
Onu sabah saatlerinde köpeğini gezdirmeye çıkaran bir komşusu bulmuştu.
Hemen polislere haber verdi.
Olay yerine gelen ekipler kadının yaşamadığını tespit etti.
Boynuna sarılı bir kadın çorabı vardı.
Helen'ın yüzünde darp izleri de vardı.
Suratı neredeyse tanınmayacak şekilde şişmişti.
Ayrıca bileğinde diş izleri vardı.
Şüpheli Helen'ın bileğini sertçe ısırmıştı.
Koltuk altına sıkıştırılmış bir de pet buldular.
Yine regli döneminde bir kadındı.
Katil sanki bilerek denk getiriyordu.
Diğer iki cinayette de olduğu gibi el çantası kayıptı.
En önemlisi bu kez sperm bulunmuştu.
Adli tıp çalışanları cinayetin 7 saat önce işlendiğine kanaat getirdiler.
Cinsel saldırı izleri vardı.
İlk başta Helen'ın eşi George da şüpheli sıfatına sahipti.
Ama adam eşinin önceki gece dans parçasına kız kardeşiyle gittiğini söylediğinde detaylar ortaya çıktı ve aklandı.
Dedektiflerin elinde artık gerçek bir isim vardı.
İncil John. Dedektifler o gece bindikleri taksi şoförüne ulaşmayı da başardı.
Taksici John ve Helen'ı Earl Caddesi 95 numarada indirdiğini anımsadı.
Bunun dışında başka görgü tanıkları da meydana çıktı.
Bazıları adamı gece yarısı o caddede yürürken görmüşlerdi.
Adamın gözünün altında ayırt edici bir yara izi vardı.
Dedektifler o gece Barrowland'e dans etmeye giden yaklaşık 300 kişiden %95'ini sorgulamayı başardı.
Onların gördüğü doğru düzgün bir şey yoktu.
Janine dışında John'u en iyi analiz eden tek bir kişi vardı.
O da Jenny'nin partneri.
Ama adam hiçbir şekilde ortaya çıkmadı.
Polisler de o sırada herhalde eşini aldatıyordu ve bu yüzden gelip ifade vermiyordu diye düşündü.
Jenny'nin verdiği ifadelere göre dedektif Joe Beatty katille ilgili bazı öngörülerini ortaya koydu.
Kadın, Joe'nun otoriter bir tavrı olduğunu söylemişti.
Bunun üzerine dedektif, adamın doktor, papaz, itfaiyeci veya asker olabileceğini düşünüyordu.
Janine'nin verdiği ifadelerden sonra daha ayrıntılı bir eşkali ortaya çıkartıldı.
Glasgow polisi yaşanan cinayet olaylarıyla alakalı bir basın toplantısı da düzenledi.
Olaydan 4 gün sonra da bir gazetede İncil'den alıntı yapan katil başlığıyla halka adamın profile duyuruldu.
Şüpheli şahsı 25-30 yaş aralığında 1.75-1.80 boylarında kısa kesilmiş yana yatırılmış kızıl saçlara sahip orta yapılı bir adam.
Gri mavi gözleri olan Bir dişi dışında diğer dişleri üst üste binmiş, düzgün dişli, ince yüz hatlarına sahip, modern, yakışıklı göründü.
Polisler vaftiz adının John olduğunu düşünüyordu.
Çıkarılan profile göre iki kişilik bir ailesi olabiliyor deniyordu.
Etrafta onunla sohbet edebilecek insanlara dikkat etmesi gerektiği özellikler daha da sıralanıyordu.
Katı bir şekilde yetiştirildiğinden bahsedebilirdi.
İncil'den alıntılar yapan, Konuşması düzgün olan birisiydi bu.
Son olayda yaptıklarından sonra ellerinde yara izleri olabilirdi.
Aylarca süren soruşturmalar sonuçsuz kalıyordu.
Dinci John'a dair yeni bilgiler gün yüzüne çıkmıyordu.
Bir ara adamın nerede olduğunu bulmak için medyum bile tutsalar da bir sonuç alınamadı.
1960'larda Glasgow'da yaşamış seri katil Peter Tobey'nin İncil John olabileceği ortaya atıldı.
1990'larda işlediği suçlardan sonra İngiltere'ye kaçmış, orada yakalanıp yeniden İskoçya'ya gönderilmişti.
Peter Tobey'nin bilindiği üzere 1960'larda Burlent'e birkaç kez gitmişti.
Bazı araştırmacılar onun gerçek İncil John olduğuna inansa da yapılan incelemelere göre olmadığı anlaşıldı.
Bunun gibi birkaç şüphelinin ismi daha olayla anıldı.
1980'de kendi bileklerini keserek hayatını kaybeden John Irvin McInnes mezarından bile çıkarıldı.
Helen Patrick olayında bulunan spermle DNA karşılaştırılması yapılsa da eşleşme olmadı.
Dinci İncil John olarak bilinen seri katil 1960'ların sonunda yaptıklarından sonra ortalardan kaybolmayı başardı.
Dedektifler işin üzerinde ne kadar gitmeye çalışsa da ellerinde doğru düzgün şüpheliler hiçbir zaman olmadı.
Glasgow şehrinde arkasında çözülemeyen cinayetler bıraktı.
Bugün daha hala dava açık.
Davayla ilgili pek bir bütçe olmasa da gelebilecek ihbarlar üzerinde durulmaya devam ediliyor.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
